Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 07-06-2007, 21:34
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart Akıllı Tasarım Savı Neden Bilimsel Değildir? ...

Akıllı Tasarım Savı Neden Bilimsel Değildir?
Akıllı tasarımı savunanlar, teorinin bilimsel olduğunu iddia etseler de, teori bilim çevrelerinden pek ilgi görmüyor. Bunun nedeni ‘akıllı tasarımcı’nın doğada deneysel olarak test edilemeyen, yanlışlanamayan ve sorgulanamayan bir kavram olmasıdır. Tüm canlı organizmaları ve doğayı karmaşıklık ve tasarım kavramlarıyla açıklamayı hedefleyen akıllı tasarım hareketi, doğa bilimlerinin temeli olan doğal seçilimi ve rasgele mutasyonları da reddediyor. Halbuki mutasyon, doğal seçilim, genetik sürüklenme ve gen akışı doğada gözlemlenebilirken tasarım savındaki ‘akıllı tasarlayıcı’ doğada gözlemlenebilen bir olgu değildir. Tasarım savının öncülerinden Michael Behe’nin de itiraf ettiği gibi akıllı tasarım deney yoluyla ispatlanamayan bir kavramdır. Bu veriler göz önüne alındığında akıllı tasarım savı bilimsel bir teori olmaktan çok bir inanç sistemini ifade ediyor. İleri sürüldüğü ilk günden beri teknoloji hayranlığına dayanan ve makine ‘mükemmeliği’nden esinlenen tasarım hareketi, insan ürünü araçları örnek göstererek canlı organizmalarla makineleri aynı kefeye koyuyor.
Gözlemlenemeyen, deneysel yöntemden uzak bir tasarımcı fikrine dayandığı için dogmatik inanç ve düşünce sistemi olarak nitelendirilen akıllı tasarım savı iki temel dayanak noktası üzerine kurulmuş: İndirgenemez karmaşıklık ve özgül karmaşıklık. İndirgenemez karmaşıklık kavramını ortaya atan Alman biyolog Ludwig von Bertalanffy’ye göre karmaşık biyolojik sistemler parçalanamaz, indirgenemez ve bir parçası dahi eksik olsa çalışamayan sistemlerdir. Hareketin en önemli sözcülerinden Michael Behe, Moleküler Makineler kitabında indirgenemez karmaşıklığı şöyle açıklıyor: “indirgenemez karmaşıklık, birçok uyumlu ve etkileşimli parçadan oluşmuş ve basit bir görevi yerine getiren bir sistemi anlatır. Öyle ki bu sistemden bir parça bile çıkarılırsa sistem tümüyle işe yaramaz hale gelir.”
Akıllı tasarım için gösterilen kanıtlardan biri de özgül karmaşıklıktır. Bir matematikçi ve din adamı olan William Dembski, kavramı şöyle açıklıyor: “Alfabedeki her harf özgüldür fakat karmaşık değildir. Harflerin rasgele yan yana gelmesiyle bir karmaşıklık oluşur ama bu da özgül değildir. Harflerin bilinçli bir şekilde yan yana getirilmesiyle oluşan edebi bir eser hem karmaşık hem de özgüldür. Biyolojik sistemler de (örneğin DNA) buna uygun olarak hem karmaşık hem de özgüldür ve bir tasarımcının varlığını gösterirler”
Doğada karmaşıklığın (kompleksliğin) tesadüflerin sonucu ortaya çıkamayacağını belirten Dembski, ortaya attığı yeni bir kavramla, teoriye bilimsel bir kılıf geçirmeye çalışmış. Evrensel olasılık bağı olarak adlandırdığı bir oran (1/10150) ortaya koyan Dembski’ye göre evrende ‘özelleşmiş olay’ların kendiliğinden ortaya çıkma olasılığı 1/10150’dir. Akıllı tasarımı savunanlar, evrensel olasılık bağı oranından daha sık görülen ‘özelleşmiş olay’ların bir tasarımcının varlığına işaret eder.

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07-06-2007, 21:35
el-alem el-alem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2007
Mesajlar: 138
Standart Re: Akıllı Tasarım Savı Neden Bilimsel Değildir? ...

Karmaşıklık İndirgenebilir mi?
Tasarımcıya kanıt olarak gösterilen karmaşık organların başında insan gözü geliyor. Bunun nedeni, Türlerin Kökeni kitabında Darwin’in bu konuya tam bir açıklık getirememesinden kaynaklanır. Darwin de o dönemde göz gibi karmaşık bir organın evrimsel süreçte eksik olmasının canlıya hiçbir faydası olmayacağını düşünüyordu. Peki gerçekten de gözümüzün bir parçası eksik olursa tamamıyla işlevsiz hale gelir mi? Tabii ki hayır. Örneğin merceği olmayan göz, ışığa duyarlı retina tabakası aracılığıyla rahatlıkla ışığın miktarını, rengini ve yönünü algılayabilir. Bazı nemertin ve annelidler bu ‘eksik’ gözü günlük periyodu algılamak için ya da tehlikenin nereden geldiğini anlamak için kullanabilir hatta optik çukur sayesinde görüntü oluşumu da sağlayabilir. Evrimsel süreç göz önüne alındığında, doğadaki karmaşıklık indirgenebilir olmakla birlikte biyolojik bilimlerde ‘indirgeme’ yöntemi genellikle kullanılmaz. Tam tersine evrimsel süreç ancak canlıların sistematik açıdan basitten karmaşığa doğru incelenmesiyle anlaşılabilir. Kısacası, gözleme dayanan ampirik bilimler tümevarım yolunu izlerken dogmatik yargılar (ve tabii ki akıllı tasarım savı) sabit ve değişmez olan ‘bir’den tümdengelim yöntemiyle oluşturulur.

Karmaşıklık İmkansızlık Anlamına mı Gelir?
Tasarım savının en çok eleştirilen yönü de özgül karmaşıklık kavramıdır. William Dembski’nin ortaya attığı evrensel olasılık bağı doğada gözlenemediği ve sınanamadığı için bilimsel bir anlam taşımıyor. Aslında akıllı tasarım hareketi için böyle bir oranın uydurulması gerekiyordu çünkü en başından beri evrimsel süreci hiçe sayan akıllı tasarım düşünürleri için bilimsel görünmenin tek yolu bilimsel (!) bir hesaplama ile yola çıkmaktı. Fiziksel ve kimyasal hiçbir geçerliliği bulunmayan bu matematiksel hesaplamanın geçersiz olduğunu şöyle sınayabiliriz: Tahminlere göre evrende 125 milyar galaksi ve bunların içinde de ortalama 100 milyar yıldız bulunmakta. Her yıldızın etrafında birkaç tane gezegen olabileceği göz önüne alınırsa, dünya gibi bir gezegende milyarlarca yıl sonucu biyokimyasal organizmaların gelişmesi olasılık dışında değildir. Daha basit bir ifadeyle piyangoda büyük ikramiye kazanma olasılığı çok düşüktür ama her zaman bir kazanan olur.

Sermayeye selam, tanrı'ya devam...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07-06-2007, 21:36
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart Re: Akıllı Tasarım Savı Neden Bilimsel Değildir? ...

Kalıntı ve Körelmiş Organlar
Karşısında Tasarımcı
Bir kereliğine akıllı bir tasarımcı olabileceğini düşünerek şu soruları cevaplamaya çalışalım: Eğer gerçekten akıllı bir tasarımcı varsa neden milyonlarca tür tasarlayıp bunların nesillerini sonlandırdıktan sonra yerlerine yenisini koymuştur? Neden bu işlem doğada tekrar tekrar gerçekleşiyor? Örneğin tasarımcı neden kivi kuşlarına küçük, işlevsiz kanatlar ve mağara canlılarına körelmiş gözler vermiştir? Ya da dev piton yılanlarına neden tamamen işlevsiz olduğu halde ayak benzeri yapılar vermiştir? Neden tasarımcı bize C vitamini yapmak için gerekli tüm enzimleri verdiği halde bunlardan birini işlevsiz kılarak bizi C vitamini sentezinden mahrum bıraktı? Peki neden bazı çocuklar kuyruklu doğar? Neden bazı insanlar timsah derisine sahiptir? Neden vücudumuzda kör bağırsak, yirmi yaş dişi, kuyruk omurları, rektus abdominalis ve pyramidalis kası gibi gereksiz organlar bulunur? Neden erkeklerde işlevsiz bir çift meme vardır?
Akıllı tasarım cephesinden bakıldığında bu soruların cevabı bulunamıyor. Ancak evrimsel açıdan ele alındığında, bu işlevsiz organlar, atasal kalıntılar ve adaptasyona bağlı körelmeler olarak karşımıza çıkar. Örneğin jeolojik süreçte türlerin yok olması ya da birdenbire çeşitlenmesi ancak mutasyon ve doğal seçilim mekanizmasıyla açıklanabilir. Kivi kuşunun körelmiş kanatları, mağara canlılarının körelmiş gözleri ve dev pitonlardaki ayak kalıntıları ise bu canlıların yaşam ortamına adaptasyonun bir sonucudur. Kör bağırsak, yirmi yaş dişi, kuyruk omurları, rektus abdominalis ve pyramidalis kası gibi gereksiz hatta bazen hastalıklara yol açan bu organlar ise bize primat atalarımızdan kalan işlevsiz miraslardır. Bazı doğumlarda görülen kuyruklu bebekler ve daha nadiren rastlanan timsah derisi özelliği ise kuyruklu bir atanın sürüngen bir atadan evrimsel olarak insana daha yakın olduğunu gösterir. İnsanların, primatların, bazı kuş ve kemirgenlerin C vitamini üretememesi de evrimsel süreçte bir mutasyona bağlı olarak L- gulonolakton-oksidaz enzimini üreten genin çalışamaz hale gelmesidir. C vitamini, yaşamsal öneme sahip olmasının yanında besin kaynaklarından alınabildiği için sentezlenme kusuru günümüze kadar taşınmıştır. Sadece bu örnekler bile doğanın tasarımdan ve mükemmellikten ne kadar uzak olduğunu, tam tersine milyarlarca yıllık bir evrim sürecine işaret eder.

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07-06-2007, 21:36
el-alem el-alem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2007
Mesajlar: 138
Standart Re: Akıllı Tasarım Savı Neden Bilimsel Değildir? ...

Evrim Karşısında Akıllı Tasarım
Sürekli olarak Darwin’in görüşlerine saldıran akıllı tasarım yandaşları, özellikle gözün evrimi konusundaki bilgisizliklerini sergileyerek evrim kuramını çökerttiklerinin iddia ediyorlar. Türlerin Kökeni eserini kaleme aldığı dönemde, gözün evrimsel gelişimi konusunda yetersiz bilgiye sahip olduğunu bilen Darwin, teorinin güçlükleri adlı bölümde tüm bu kaygılarını dile getirmiş ve eklemişti:
Eğer birbirini takip eden çok sayıda küçük değişiklikle, karmaşık bir organ oluşmasının imkansız olduğu gösterilirse, teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır. Ama ben böyle bir organ göremiyorum.
Doğa hakkındaki bilgilerimiz arttıkça ve gelişen genetik bilimi ışığında Darwin’in kaygılarının bilgi ve gözlem eksikliğinden kaynaklandığını görüyoruz. Ayrıca bugün, evrim sürecinin sadece küçük ve sürekli değişimlerle değil zaman zaman büyük ve köklü değişimlerle işlediğinin de farkındayız. Evrim mekanizmaları ile ilgili tartışmalar hiç şüphesiz ki uzun süre devam edecek ama tartışmaların bizlere öğrettiği en önemli gerçek, doğada değişmeyen tek kavramın değişimin kendisi olduğudur.

Sermayeye selam, tanrı'ya devam...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-06-2007, 14:59
NedimYilmaz NedimYilmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2006
Mesajlar: 406
Standart Re: Akıllı Tasarım Savı Neden Bilimsel Değildir? ...

Ayrıca şu linki sizlere sunmak istiyorum. Özellikle Akıllı Tasarımcı arkadaşlara;

‘En iyi açıklama Evrim Teorisi’

New York Eyalet Üniversitesi profesörü Dr. Douglas Futuyma, inanca dayalı Yaradılış düşüncesinin bilimin ortaya koyduğu birçok konuyu açıklayamadığını vurguladı.

New York Eyalet Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Bölümü profesörü Dr. Douglas Futuyma, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Evrim: Biyolojideki En Önemli Kuram’ başlıklı bir konferans verdi. Dr. Douglas Futuyma, “Evrim Teorisi, insan vücudu ve sağlığı başta olmak üzere bir çok konuda tatmin edici tek bilimsel açıklamadır” dedi.

‘EVRİM OLMAZSA AÇIKLAYAMAYIZ’
Biyolojik fenomenlerin, fizik ve kimya temeline dayandığını belirten Futuyma, bütün organizmaların da çeşitli karakteristik nitelikleriyle biyo-kimyasal süreçlerin bir ürünü olduğunu söyledi. Canlıların anatomilerinin ekolojik dönüşümün özellikleri taşıdığını dile getiren Futuyma, “Evrime inanmazsanız birtakım karakteristikleri anlamak mümkün olamayacaktır” diye konuştu.

DOĞANIN YASASI: ‘DOĞAL SELEKSİYON’
Evrim Teorisi’ne ilişkin bazı bilimsel verileri anlatan Futuyma, evrim düşüncesinin ‘doğal seleksiyon’ ve ‘genetik sapma’ düşüncelerine dayandığını dile getirdi. “Bütün organizmaların ortak bir kaynaktan geldiğini; milyonlarca yıl içinde yeni türlerin ortaya çıktığını” söyleyen Futuyma, “Biyolojik anlamda insanın en yakın akrabası primatlardır” dedi.

‘AKILLI TASARIM’ BİLİMSEL DEĞİL, DİNSEL
Prof. Dr. Douglas Futuyma, ABD’de Evrim konusundaki tartışmalara değinerek, bu teorinin ‘Yaradılış’ düşüncesine sahip kişiler tarafından bilim dışı savlarla eleştirildiğini söyledi. ABD’de ‘Yaradılış’ düşüncesinin, ‘Akıllı tasarım’ kisvesiyle kamufle edildiğini savunan Futuyma, Akıllı tasarımda yaşam formlarının tümünü tasarlayan üstün bir varlığın esas alındığını ve bu düşüncenin dinsel bir doktrin olduğunu ileri sürdü.

‘YARADILIŞ’IN BİLİMDE YERİ YOK’
Futuyma, “Evrim, gerçektir. Tatmin edici ve bilimsel tek açıklamadır. Yaradılış, bilimsel sürecin tam zıddı ve inanca dayalıdır. Yaradılışın ve ‘Akıllı tasarım’ düşüncesinin, bilimde yeri yoktur” diye konuştu.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/news/372561.asp
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08-06-2007, 15:01
NedimYilmaz NedimYilmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2006
Mesajlar: 406
Standart Re: Akıllı Tasarım Savı Neden Bilimsel Değildir? ...

Akıllı Tasarım ve Evrim.

Önce hangisinin metafiziksel öğeleri taşıdığındna başlamalıyız. Hangisinin "Algılanabilir dünyada, algılanamaz bir varlık" olduğunu belirlememiz gerekiyor kanımca.

Hangisine Carl Sagan'ın ünlü sözü "İnanmak değil, bilmek istiyorum." mantığını kullanacağımızı belirlememiz gerekiyor sanırım.

Akıllı Tasarım birçok konuyu açıklamakta yetersiz kalıyor.

Örneğin Teloloji'de tüm canlıların bir görev için yaratıldığı söylenir ve tüm insanlar, hayvanlar, bitkiler buna dahildir. Bu görüşe göre (teoloji) bitkiler ve hayvanlar biz insanlığa hizmet için yaratılmışlardır.

Peki insanoğlu dünyada yok iken dinazorlar Dünya'da ne yapıyorlardı. İnsanoğlu yeryüzünde olmadığı için doğal olarak milyonlarca yıl b,ze hizmet edemediler. Akıllı Tasarım dinazorların yeryüzündeki varlığını açıklayamamaktadır.

-------------

Size bir anımı anlatayım. Bunu daha önce burda anlatmıştım

Bir gün Anatomi hocam ile evrim tartışıyor idik.

Bir *sürü *hararetli *tartışma *geçti. *Hocam, Akıllı Tasarımı savunuyor idi *ama *evrimin *bilimsel *kanıtlarını *haliyle *biliyordu *ve *bana *tartışmanın *sonunda *şunu *dedi;

"Ben *afrikada *çıkan *ilk *insansı *maymunun *Adem *olduğunu *düşünüyorum."

Eninde sonunda varacakları yer burasıdır sanırım.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:10 .