Ted Bundy adında bir seri kadın katili.
Cinayetlerine 60'lı yıllarda başlıyor, 1972'de şüphe üzerine içeri atılana kadar devam ediyor.
İçerden iki defa kaçmayı başarıyor, her kaçtığı bir hafta, iki ay içerisinde kadınları öldürmeye devam ediyor.
Resmi açıklamaya göre öldürdüğü kadın sayısı 30 kişi, dedektiflerin araştırmasına göre ise yüzün üzerinde olduğu iddia ediliyor. İlginç olan ise katil öldürdüklerinin otuzunu hatırlayabiliyor.
Üstelik katil bir hukuk öğrencisi, kendi avukatlığını da kendisi yapıyor ve işin bir başka ilginç tarafı da cezaevinde kaldığı on yıl boyunca daha net kanıtlar bulunamıyor, ancak katil on yıl sonra itiraf ediyor, itirafından bir kaç gün sonra da 1979 yılında idam ediliyor.
Konu başlığı Ted Bundy adında ABD'de bir seri katil, ancak asıl konumuz bu değil.
Asıl konumuz, ABD gibi bir ülkede bir kaç yıl içerisinde en az yüz kadını öldürme olayında nasıl olur da net kanıtlara ulaşılmaz?
Üstelik cezaevinden kaçtığı zamanda cinayetler işlemesine rağmen net kanıtlar bulunamaması bana çok komik ve düşündürücü geliyor.
Hani Hindistan, Türkiye gibi ülkeler olsa bir nebze anlaşılır ama dünyanın en geniş güvenlik ağına sahip olan ABD'de bunun olması inandırıcı gelmiyor.
Üstelik katliamların hiç birinde izleri silmek gibi öyle ciddi bir şeyler de yapmıyor, sıradan şeylerden ibaret.
Kadınların çoğunu da kendi arabası olan şu kaplumbağa arabada öldürüyor.
O araba da sonradan müzeye alınmış.
Dünyanın öbür ucunda uçan kuştan dahi haberi olan ABD burada ne yapmaya çalışmış yoksa güvenlik ağı bilinenden çok mu zayıf, bizlere güçlü bir güvenliğe sahipmiş gibi mi gösteriliyor, nedir?
https://en.wikipedia.org/wiki/Ted_Bundy