
11-06-2007, 13:02
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Jun 2007
Mesajlar: 3
|
|
İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
yeni üye oldum önceden bu sorularımın cevapları verilmişse de üzgünüm haberim yok..imanı olmayan arkadaşlar merak ediyorum neden dünyadasınız ya da dünya nedir ya da siz nesiniz amacınız ne adalet nedir?olmalımıdır?nasıl sağlanır(!)kısacası değerlerinizi ve neden yaşadığınızı meRak ediyorum?
|

11-06-2007, 13:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
Hoşgeldin Sade..
İnanmayanların neden inanmadıklarını merak ettiğin anlaşılıyor.
Bu tür sorular polemiklere yol açabilen sorulardır. Halbuki forumda birçok başlık altında merak ettiğin konuda inanmayanların ne düşündüğünü, ne ileri sürdüklerini bulabilirsin.
Örneğin;
Neden Kur'an'a, İncil'e, Tevrat'a inanmıyorlar?
Bununla ilgili olarak çelişki iddialarını, akıldışı, bilimdışı ayet iddialarını okuyabilirsin.
Eğer bu konuda neler söylendiğini biliyor, sadece inanmayanların manevi anlamda düşüncelerini merak ediyorsan yani hayat, ölüm, dünyada barış, adalet, huzur vb. konulardaki görüşlerini de arama butonundan elde etmen mümkün.
Çünkü sorduğun sorular çok geniş anlatım gerektiriyor. 2 satırda sorulan soruların 3-5 sayfa yanıtı vardır. Ama sen de 2 satırda kısa yanıtlar istiyorsan kısaca şöyle yazabilirim:
Dünyada yüzlerce çeşit din ve inanç şekli vardır. Bunların hiçbiri Tanrıdan değildir, kitaplar ve peygamberler de öyle. Bunlar ispatlanabilir ama Tanrı konusu kişi inancına kalmış. O'nun olmadığının ispatı olmaz. Olduğunun ispatı da yapılamaz.
Dünya ise Evrende sadece bir toz zerresi gibidir. Evrende dünya gibi septilyonlarca, nobilyonlarca gezegen ve gök cismi vardır. Nobilyon nedir bilir misin?
1 Nobilyon = 1.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000
Bu durumda kim takar dünyayı diye de düşünenler çoktur.
Yani birileri dünyayı bir merkez gibi ve gökteki tüm yıldızları, gezegenleri dünyaya, insanlığa hizmet eden varlıklar olarak görürken, kimileri ise dünyayı gökte önemi dahi olmayacak basitlikte bir gezegen olarak görür.
Dünyadaki yaşamın güzelliği, insanlar arasında huzur, barış, adalet ise gökten ya da dinlerden beklenemez. Bunu başaracak olanlar insanlardır. Bu da ancak sevgi ile, barışla, bilimle olur. Hurafelerle, korkularla, tehdit ve baskılarla değil. Şimdilik bu kadar.
|

11-06-2007, 13:31
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
-
* * * sayın sade
* * * aramıza hoşgeldiniz.
* * * hiç bir insan isteyerek ve dileyerek dünyaya gelmez, böyle bir tercih şansı yoktur. Ebeveynlerin eylemi sonucunda meydana gelir, bunu nedeni de gen terapisi dir. Bir canlının dünyaya geliş nedeni eski neslin genomundaki bozulma olasılıgına karşı tamir ve düzenleme eylemidir ki yeni nesiller daha saglıklı genlere sahip olabilsin ve gen halkalarındaki muhtemel olumsuz mutasyonlar engellenebilsin.
* * * Bu soruya cevap ararken bence bebekler insan mıdır sorularına da yanıt aramanızda fayda var. Yeni dogmuş bir çocuk sizin yukarıda belirttiginiz sorulara cevap verip, sorgulayabilir mi.
* * * saygılarımla
|

11-06-2007, 14:12
|
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
Sevgili sade,
oncelikle dinlerin ve tabularin ozgurce tartisildigi TD sitesine hosgeldin. Oncelikle basliga deginmek isterim. Baslik kismen dogru, bazi seyleri gormek icin inanmak gerekir. Eger birseyin varligina inanmis yada inandirilmissak, bir sure sonra o sey bize gore gercek olur. Mesela zaman kavrami, ugur getiren esyalar. Bilim ise inanmak ile bilmek arasindaki farki koyar, nesneleri ve birbirleri ile iliskisini analiz eder. Bu aciklamadan sonra sorularina gelmek istiyorum. Bu sorular hatta daha fazlasi, hem de ayr ayri basliklarla aciklandi, ama ziyani yok bir de boyle anlatalim. Zira biz oyle "qardesh sormadan once ara pls" diyen kek tarifi forumlarindan degiliz.
Bu yazinin amaci sorular degil daha cok onceden onyargi ile tespit edilen cevaplar. Yani sorulara cevap aramiyoruz, cevaba sorular ariyoruz. Tabi bu sorulari sormak icinde inanmak gerekiyor, insan inancini pekistirince bu tur sorulari tanriyi bulduran ilahi sorular gibi gelir.
"Neden bir gaz bulutu uzay boslugundadir?" "Neden Saturn'un cevresinde kusak var", "neden afrika turpa benziyor", "neden italya cizme gibi", evren bu gibi sorularla dolu ve cevap sayisi herzaman soru sayisindan daha az, bilimin ivmesi de budur zaten. Bilimin ivmesi olan "bilinmeyen" ise, inancin kalkanidir. Hepsini bir yaraticiya baglayalim olsun bitsin adalet mi? Peki sonuc nedir? Diyelim ki bu sorularin cevabi Allah, peki insanoglunun ve bilimin bir sonraki adimi ne olucak?
Zihnimize, vicdanimizin istedigi cevaplar icin sorular buldurmak, bizi biryere goturmez. Bunun yerine insanin karsisina cikan sorulara cevap aramak daha faydali olur.
"neden dunyadayiz": Dogruldugumuz icin.
"dunya nedir": Gunes sisteminin bir gezegeni.
"biz neyiz amacimiz ne": Dusunen canlilariz, amacimiz soyumuzu devam ettirmek.
"adalet nedir": Gorecelidir, kiminin umudu, kiminin mali, kiminin yasam bicimi.
"olmalımıdır?nasıl sağlanır(!)" Olmalidir tabi ve elimizden geldigi kadar saglanir.
Diger onemli bir husus, adalet arzusu. Adalete herkesin biryerlerde birsekilde ihtiyaci olmustur. Eskiden tanrilarin temsilcisi krallar vardi, halkin gorevi tum hayatlarini krallarina adamakti, hayat adaletsizdi. Bu sebeple, cennet cehennem mantigi, kullariyla oldukten sonra hesaplasan tanri, adaleti er yada gec uygulayan tanri kavrami kolay kabullenildi. Diger bir deyisle, ilahi adalet nesnel bir gercek degil, ihtiyacin sonucudur.
Son paragraf aslinda sorularin yetersiz oldugunu aciklamaya yetiyor *ama yinede tek tek cevap verdim, ama -siniz degil -iz olarak cevapladim. Lakin cevaplar tum insanlar icin gecerli.
|

11-06-2007, 23:22
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Jun 2007
Mesajlar: 3
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
tanrının varlığına inandırıldım bu öğrenilmiş bişi.belli bi yaşa kadar bu gerçekler mi inandırıldı,inandırılanları gerçekmi zannettim bilincinde olmadan yaşadım ama düşünmeye başlayınca sorgulayınca yargılayınca da tanrı hala var benim için bu ispatlanabilir ya da ispatlanamaz herneyse..
bunu mantığım ve ruhum kabul edio..bazen inanmak istediğim için inanmak istiyorum buna ihtiyacım olduu için..adalet olmalıdır tabi elimizden geldii yere kadar demişsin sevgli respendial elimizin gelmedii o kadar çok yer varki..tanrının varlığını sorgularken empati yaptığım zamanlar da oldu..kendimi stalinin toplama kamplarına koydum,karşı komşumuzun üvey kızının yerine,taksimdeki tinercilerin,ıraktaki insanların,hitlerin vs vs..türk filmleri acıklı sahnelerine çevirmişim gbi görüneblr ama bunlar gerçek ve tanrı olmalı.tanrı olsun.tanrı var.nobilyonlarca gökcismini tanrının kudreti olarak da görebiliriz dünyanın nobilyonlarca raslantısal oluşumdan biri olduğnun kanıtı olarak da..bilim 'inanmakla bilmenin arasındaki farkı koyar da diyebilirz;öğrendiğimz her bilimsel bilgiyle inanmayı kaçınılmazlaştırır da diyebilirz.bakış açısı...(!)şimdikinden daha kötü bi durumda olsaydınz da acaba hala sığınabilceimiz,adaletini beklediimiz bi yaratıcını varlığını inkar mı ederdinz.. bilemiyorum sizden daha mı zayıf karkterliğim de buna ihtiyacım var ama yüksek ihtmalle bildğinz üzere inandığım dinde tüm kulların acizliğinden sözedilir.belki de aciz olduğm için inandığımı düşünmem bilinçaltıma öğretilmiş olan inanmanın sağladığı kabulleniştir ama böyle mutluyum.saygı çerçevesinde belirteceiniz her düşüncei dinlemek isterim..polemiğe falan yol açma gbi bi amacım yok pante bilgine..inançsız arkadaşlarım var ama bu tür konuları onlarla konuşmaktan hoşlanmıyorum sadece değer yargılarınızı,yaşamınızı neye göre belirlediğinzi merak ediyorum o kadar çok inanmayan var ki dünyada bu yanılmaysa da önemsenmiyecek bi yanılma deil.bi de düşünen canlılar olarak amacımız soyumuzu devam ettrmekse yani nie soyumuzu devam ettrelim ki ne gerek var
|

12-06-2007, 00:47
|
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
Sevgili sade,
"amacımız soyumuzu devam ettrmekse yani nie soyumuzu devam ettrelim ki ne gerek var"
cok hakli bir soru aslinda bu. Bu sorunun cevabinin bir kismini, ben de burada buldum. Sevgili liopleurodon bu konuya vakif. Canlilarin varolus sebebini ve ureme isteklerini tam anlamiyla kavramak icin biyoloji ve kimya bilmek gerekiyor. RNA'nin yapisi, polimerlesme ve kendini kopyalayan molekuller 8O . Benim agnostik suphelerimi yokeden TANRI VARDIR ve TANRI VAR(MI)DIR2 isimli basliklara gozatmani tavsiye ederim. Bana orada agzimin payini veren arkadaslarin cevaplari mevcut  .
"şimdikinden daha kötü bi durumda olsaydınz da acaba hala sığınabilceimiz,adaletini beklediimiz bi yaratıcını varlığını inkar mı ederdinz.."
Gercek soguk ve karanlik, dunya adaletsiz ve insan zayif, kuskucu, merakli. Biz ne dusunursek dusunelim, nesnelerin dunyasinda umuda yer yoktur. Maddenin dunyasi rasyoneldir, inanmak yada birseyleri farkli gormek olaylarin akisini degistirmez. Adalet sirf umduk yada bekledik diye gelmez, bazen hic gelmez.
Adapazarinda deprem oluyor, binlerce kisi beton bloklar altinda eziliyor, yikilan yapilarin muteahitleri dinci sirket ve kisiler. Canli canli yanan insanlar tvlerde. Sonra bir hoca cikiyor, Adapazarlilar solcuydu, laikti diyor. Buna ilahi adalet diyor hoca kilikli insan bozmasi. Iste herkesin adalet beklentisi farkli, dogal olarak tanri anlayisida. O bloklarin arasinda kafasi ezilmis 8 aylik bebeklerin hicbiri onun evladi degil. Yukardaki bahsettigin durumda ben de kaldim, tanriya varolmadigi icin cok kizdim, gercek olan caresizligi kendime tanri yaptim. Gercek soguk ve karanlik ama baska gercek yok.
|

12-06-2007, 00:58
|
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
" yüksek ihtmalle bildğinz üzere inandığım dinde tüm kulların acizliğinden sözedilir.belki de aciz olduğm için inandığımı düşünmem bilinçaltıma öğretilmiş olan inanmanın sağladığı kabulleniştir ama böyle mutluyum.saygı çerçevesinde belirteceiniz her düşüncei dinlemek isterim."
Inan sevgili sade, bununla kimsenin bir sorunu olamaz.
Ama;
gidip yayinevi basip insanlarin bogazini kesme
yazarlari vurma
calistigin yerde dinci kadrolasma yapma
kadinlari recm etme
seriati getirmek icin mucadele etme
...
...
bilimin ve teknolojinin imkanlarini reddetme, cunku bunlar insanligin ortak mirasidir. Inan dostum, bunun ne zarari olabilirki. Ama bana dersen ki, ben inaniyorum sence var mi, hayir yok derim. Bu cevaba da hazir ol.
|

12-06-2007, 01:06
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 May 2007
Mesajlar: 53
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
ben neden inanıyordum:
1. gücümün yetmediği şeyler karşısında her şeye kadir olan bir gücün beni görüp kollayacağını sanıyordum
2. kendimi bildim bileli müslüman olduğum söylendi, büyüklerim doğru söylüyordur dedim bu böyle süre geldi
3. okulda din dersleri aldım (bilim yuvasında da öğretiliyorsa gerçekten vardır dedim kendi kendime)
4. doğayı, canlıları gözlemledim; bilim dergilerinde yeni çekilmiş evren görüntülerini takip etim bu güzelliklerin hayretleri içerisinde kaldım ve islamda bahsedilen tanrıya inandım
5. dinimiz hakkında bazı şeyleri sorgulamak (eleştirmek) istiyordum ama şüphe duymak bile kafir olmak demekti bu yüzden bir türlü cesaret edemedim buna
ama şimdi kuranı özgürce sorgulayacak bir ortam buldum. islamı tek taraflı dinleyerek gerçeği bulamam. zaten islam tarihinde yaşanan bazı tezatlıklar adaletsizlikler beni dinden soğutmuş, kafamda eleştirel soru işaretleri doğmuştu. bu sitede ben de aktif değilim. sorularım hakkında özel başlık açmıyorum. sadece açılan başlıklarıdaki görüşleri dışarıdan takip ediyorum.
bu arada bazı dindar arkadaşlar ne işin var bu yaramaz boş sitede demiş. ama şunu da bilin ki bu konuları müslümanların arasında tartışmaya kalksam inan senin burda gördüğün iyimser muameleyi asla göremezdim.
|

12-06-2007, 01:08
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
Sade, düşüncelerini çok güzel ve sade bir şekilde ortaya koymuşsun.
Tanrı konusunda forumda ateist arkadaşlarla tartışabilirsin. Çünkü o konuda ben de senin gibi düşünmekteyim. Benim için yaşamımın en büyük merak konusudur Tanrı. Hatta yaşamımda düşünmeye ayırdığım zamanın belki de yarısından fazlasını Tanrı konusu kapsar. Dinlerin tanımladığı niteliklerden farklı da olsa bir Tanrının varolması gerektiğine inanırım ve yokluğu beni üzer. İyi bir insan olarak yaşamaya çalışırım. Sanki her davranışım gözetleniyormuş, banda alınıyormuşum gibi hareket ederim. Bunun sebebi korku değil, sorumluluk duygusu. Tanrının varlığından kötüler çekinsin. Benim çekineceğim herhangi bir şeyim yok.
Ama dinleri sorarsan eğer, tümünün özellikle ilahi olarak bilinen, kutsal addedilen kitaplara ve peygamberlere sahip dinler konusunda kesin bir yargıya sahibim ve kendimden eminim. Ama dinler , peygamberler gerçek değilse, kitapları Tanrı göndermediyse o halde Tanrı yoktur anlayışına karşıyım.
Tanrıya inananlara da inanmayanlara da eşit gözle bakıyorum, kötüler hariç.
Ve inanmayan iyilerin, inanan iyilerden daha makbul olduğunu düşünüyorum. Çünkü inananların büyük kısmı ya cehennem korkusu ya da cennet hayali ile iyi olmaya çalışmakta, ama inanmayan hiçbir beklentisi olmadan doğal bir sevgi, merhamet, vicdan, adalet duygularıyla iyi olmaktadır.
Bence insan sorgulamaktan, incelemekten, araştırmaktan çekinmemeli. Tanrıyı ayrı, dinleri ayrı sorgulamalı. Yani örneğin, bakalım gerçekten Tevrat'ı, İncil'i, Kur'an'ı Tanrı mı göndermiş diyerek bu kitaplar içinde Tanrının yapamıyacağı hatalar, çelişkiler aranmalı. Eğer hiçbir hata bulunamıyorsa, herşey doğru, mükemmel ve Tanrıya yakışır şekilde ise mesele yok. Ama tek ve kesin bir hata dahi bulunsa o kitap ya Tanrıdan değildir ya da tahrif edilmiştir. Tanrının kitabı tahrif edilebilir mi? Tanrı kendi gönderdiği kitabı korumaz mı? Neden birbiriyle çelişen ve değişik hükümlerin olduğu kitaplar gönderir. Binlerce yıl içki zararsızdı da son kitabında mı zararlı olduğuna karar verdi Tanrı?
Neden bir kitabında domuz eti, deve eti haram da diğer kitabında helal?
Neden bir dininde cumartesi kutsal, diğerinde pazar, öbüründe cuma?
Neden aynı kitabının bir bölümünde başka emrediyor, diğer bölümünde başka?
Tanrıyı aramak, bulmaya çalışmak kadar bu soruların ve daha yüzlerce sorunun yanıtını da doğru ve mantıklı vermek gerek.
Hatta bu soruların Tanrı tarafından sorulduğunu düşünmek gerek.
Yani farzedelim ki Tanrı soruyor:
" O kitabı ben göndermiş olsam hiç matematik hatası yapar mıydım? diye.
Tanrıya bu sorunun yanıtını ve nedenini doğru vermemiz gerektiğine inanıyorum.
Dileyen daha sonra Tanrıyı da sorgulayabilir. Herşeyi Tanrı yarattıysa Tanrı nasıl hep vardı, o nasıl hiçbirşey yok iken bu gücü, kudreti, bilinciyle mevcuttu? sorusuna yanıt arayabilir? Ya da tersi soruyu sorgulayabilir. Tanrı yaratmadıysa bu evren, bu varlıklar nasıl oluştu? İlk varlık, bu sonsuz enerji nasıl meydana geldi? sorusuna yanıt arayabilir. Dinlerin sorgulanmasında *neticeye ulaşabilmek çok basit de Tanrının sorgulanması ölene kadar sürer bence..
Bundan sonrasına arkadaşlar devam eder artık.
|

12-06-2007, 02:05
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK
-
* *sevgili sade
* *bugün bilimin geldigi noktada yaygın kabul gören görüş evrenin sonsuz yogunluktaki özel tür bir enerjinin patlamasıyla meydana geldigi. Hiristiyan çevreler ise bir yaratıcının büyük patlamanın dügmesine bastıgını savunma egilimindedirler. Her iki taraf içinde bu teori yalnız ussal ve mantıksaldır. Bir büyük patlama ya da patlatılma olabilir, bilim bunu gözleyemedigi için böyle bir olasılıgı yok saymaz. Olabilir de ama gözlenebilecegi güne kadar pek de önemi yoktur.
* *Sizin tanrı dediginiz böyle bir yaratıcısı ise bunun kimse için bir mahzuru yoktur. Enerjinin maddeye dönüşmesi ile yaratma işi o noktada bitmiştir, en azından bundan sonrasının verilerini gözlemleyebiliyoruz. Gelişmenin tamamını ve her safhasını olmasa bile bir kısmını gözlemlerle açıklayabiliyor ve bu gözlermlerimizi her geçen gün yeni gözlemlerle kanıtlayıp teoriyi test edebiliyoruz, şimdiye kadar hiç bir gedik vermedi. Buna evrim diyoruz. Bu süreçte ise tanrının ya da yaratıcının hiç bir fonksiyonu yoktur, karışmak için bir bahanesi de yoktur. Bahane insanlar tarafından üretilir.
* * Büyük patlamada işlevini yitiren bir yaratıcı fikri hiç bir dindarın işine yaramaz. O zaman kutsal kitapları açıklama olanagını kaybederler ve şimdiye kadar inandıkları her şey tamamen çöker. Adem i , Muhammedi, vahyı, cenneti, cehennemi açıklama şansı yok olur. İşte tüm mesele burada dügümlenmektedir. Dinlerin insanı sömürmek amacıyla korkuyu yaşatmak ve zinde tutmak istegi ile aklın dünyayı kavrama ve gerçegi anlama istegi.
* * *Neden mutlaka kötü ve zalim bir yaratıcıya inanmak zorunlulugunda hissediyorsunuz kendinizi bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Neden varsa bir yaratıcı mutlaka insanları korkutmak zorunda olsun, zulüm önerisn ve her şeyi mükemmel yapabilecekken bunca kötülügün kaynagı olsun. Aslında böyle bakınca bile dinlerin insan imalatı oldugu ortaya çıkmakta.
* * *İnsanlık tarihi, ve insanı insan yapan şey cesaretle sorgulamakta ve korkusuzca tavır almakta yatıyor. İnsan sorunları çözebilmek için meselelerin üzerine gitmeseydi bugünkü uygarlık düzeyini yakalayamaz ve hala savanlarda kök topluyor olurduk. Demek ki üretebilme yetenegimiz bizim aczimizi yenmemizdeki en büyük silahımızdır. İnsan aciz degildir, aciz gösterilmeye çalışılır.
* * *İnsanlıgın büyük yürüyüşünün başlarında hiç bir tanrının rolü yoktur. Hatta tüm eski efsanelerde insanlıgın altın çagından bahsedilir ve burada dinler de yoktur, tanrılar da yoktur. Tüm mitolojinin ilk biçimlerinde insanlar ve tanrılar birdir, biraradadır, daha ayrışmamıştır. Ta ki insan uygarlıgı mülkiyet kavramını ve sömürüyü ögrenene kadar. İşte tüm dinlerin başlangıç noktası da burasıdır. Bu aşamada artık kabile totem, tanrı olmuştur. Dogal olan soyuya dönüşmüştür, elle tutulan erişilmez olmuştur. Biz olan ben olmuştur.
* * Bu sitede aklınıza gelen her soruyu tartışmaya açabilirsiniz, her konuyu tartışabilirsiniz. Yeterki amcınız ögrenmek, ögretmek ve paylaşmak olsun.
* * saygılarımla
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:09 .
|