Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Aktüel Haberler

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 06-11-2019, 22:38
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart Müslümanlar çocuk üretme fabrikalarıdır

“Müslüman aleminin başlıca üretimi çocuk üretimidir!
Müslümanların evleri çocuk üretme fabrikaları gibidir!
Müslüman alemi bilim, teknoloji üretmez.
Bunları üretmek için kafa yormaz, çaba sarf etmez.
Oysa Hıristiyanlığa inanan Amerikalılar, Avrupalılar, Ruslar bilim, teknoloji üretir.
Şintoizme inanan Japonlar bilim, teknoloji üretir.
Yahudiliğe inananlar bilim, teknoloji üretir.
Budizme inananlar bilim, teknoloji üretir.
Dinlere inanmayan Deistler bilim, teknoloji üretir.
Allah’a inanmayan Ateistler bilim, teknoloji üretir.
Bisikletten uçağa kadar, televizyondan cep telefonuna kadar, robotlardan yapay zekaya kadar, insanların hayatını kolaylaştıran araç gereçleri bunlar üretir.
Hastalıklara derman olan, insanları sağlığına kavuşturan ilaçları, tıbbi araç gereçleri bunlar üretir.
Müslümanlar ise sadece çocuk üretir.
O kadar ki Müslüman alemi içinde bulunduğu savaş ortamında bile bol bol çocuk üretir.
Düşünün ki Afganistan’dan Irak’a, Suriye’den Yemen’e kadar Müslüman ülkelerde çatışmalar, savaşlar sürüyor.
Ama savaş ortamında bile Müslümanların çocuk üretimi azalmıyor.
Müslümanlar ülkelerinden kaçıp başka ülkelere sığındıklarında da çocuk üretmeyi tam gaz sürdürüyor.
Mesela ülkelerindeki savaştan kaçıp ülkemize sığınan Suriyelileri ele alalım.
Çocuk üretme durumlarına bir bakalım.
Ülkemize sığındıklarında çoğu Suriyelinin yarım düzineye yakın çocuğu vardı.
Bu çocukların bir kısmı da savaş ortamında üretilmiş çocuklardı.
Ancak belli ki bu kadar çocuk onlara yetmedi.
Suriyeliler ülkemize sığındıktan sonra da çocuk üretmeye devam etti.
Beş çocukla ülkemize gelen bir Suriyeli, buna üç çocuk daha ilave etti.
Ülkemizde çok sayıda Suriyeli bebek doğar hale geldi.
Resmi rakamlara göre, yılda 187 bin Suriyeli bebek doğar hale geldi.
Ama sığınmacı oldukları halde çocuk üretmeyi sürdürenler, belli ki bu çocukların nasıl besleneceğini bir an bile düşünmedi.
Çünkü Müslümanlar ha bire çocuk üretirken, bu çocukların nasıl besleneceğini düşünmezler.
‘Saldım çayıra, Mevlam kayıra’ zihniyetiyle hareket ederler.
‘Allah onların rızkını verir’ derler.
Oysa Birleşmiş Milletler’in raporuna göre, bugün dünyada her dokuz kişiden biri açlık yüzünden ölüm riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Bugün dünyada her beş saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor.
Bu ölenlerin tamamına yakınını da Müslüman ülkelerdeki çocuklar oluşturuyor.
Müslümanların çocukları açlıktan kırılıyor; topluca telef oluyor.
Örneğin Yemen’de 85 bin çocuk açlıktan öldü; bir milyon çocuk açlıktan ölümün eşiğinde, dört milyon çocuk da açlık nedeniyle ölüm riski taşıyor.
Ama bu gerçeğe rağmen Müslümanlar, ürettikleri çocuklar için, ’Allah onların rızkını verir’ diyor.
Çünkü Müslüman ülkelerde din adamları ile dini kullanan devlet adamları, ’Çocuk doğurmaktan korkmayın; çok çocuk sahibi olun; Allah onların rızkını verir’ diyor.
Çocuk üretimini pompalayıp teşvik ediyor.
Yeri gelmişken ’Allah rızkını verir’ konusuyla ilgili bir anımı kısaca da olsa anlatmadan geçmeyeyim.
Bir gün bir imamla görev yaptığı caminin avlusunda Hükümet’in icraatları konusunda konuşurken, kendisine ’Hükümet’in yaptığı hiç yanlış iş yokmuş gibi konuşuyorsun’ demiştim.
Bu çıkışmam üzerine imam arkadaşın fevkalade tedirgin olduğunu hissetmiştim.
Sağa sola bakmış, bizi duyma mesafesinde kimsenin olmadığını görünce adeta fısıldayarak ’Hükümet’in yaptığı yanlış işler var. Ama Hükümet’i tenkit ettiğim duyulursa sürülürüm; işimden, ekmeğimden olurum. O zaman çoluk çocuk ne yaparız; bize kim bakar’ demişti.
Kendisine ’Biraz önce camide cemaate ‘Rızık Allah’tandır; Allah herkesin rızkını verir’ diye konuşuyordun. Oysa şimdi ‘Rızık Hükümet’tendir’ der gibi konuşuyorsun. Demek ki kendi söylediğine kendin inanmıyorsun. Allah’tan korktuğundan çok Hükümet’ten korkuyorsun’ diyerek çıkıştığımda sessizliğe bürünmüş; benim bu çıkışımı sessiz sedasız geçiştirmişti.

Kardeşlerim; gerçeklere gözlerimizi kapatarak uçuruma yuvarlanmaktan, bataklığa saplanmaktan başka bir sonuç elde edemeyiz.
Her konuda olduğu gibi bu konuda da bir zihniyet devrimi gerçekleştirebilmeliyiz.
Din adamlarının, dini kullanan devlet adamlarının ’Allah rızkını verir’ diye konuştuğu Müslüman aleminde, açlıktan yüz binlerce çocuğun öldüğü gerçeğini görmeliyiz.
Yapabileceğimiz kadar değil, bakabileceğimiz kadar çocuk üretmeliyiz.
Kaldı ki tek sorun çocukları bakıp beslemek de değildir.
Çocuklara iyi birer eğitim vermek de gereklidir.
Onlara insanca yaşayabilecekleri iyi bir gelecek vermek de gereklidir.
Çok çocuk değil, iyi eğitimli, nitelikli çocuk önemlidir.
Nitekim gelişmiş ülkelerin insanları bu zihniyetle hareket etmektedir.
Aç sefil yaşatacağımız değil, insanca yaşatacağımız kadar çocuk üretmeliyiz.
‘Yapabileceğin kadar çocuk, çok çocuk’ zihniyetini acilen değiştirmeliyiz.
Nerde çokluk orda yokluk deyip, bakamayacağımız, insanca yaşatamayacağımız kadar çok çocuk üretmeye son vermeliyiz.
Çocuk üretmek için değil, bilim, teknoloji üretmek için gayret sarf etmeliyiz.”
https://odatv.com/muslumanlar-cocuk-...-31101915.html
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07-11-2019, 07:49
Turdur Turdur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2017
Mesajlar: 1.822
Standart

Ahlaksız; bu yazıyı sen yazdın sandım ve sana hitaben yorum yapacaktım az kalsın. Odatv adresini görünce girdim bunu hangi çaylak yazmış, Odatv abutur saputurda bu kadar saçma bir yazara yer vermez dedim, sayfayı açınca yazarın resmini gördüğümde şok oldum. Köşe yazarı zaten eski Vakit yazarıymış. Kısacası bu adamın hayatında kapitalizm, biyoloji ve evrim bilgisi-merakı sıfır. Hiç okumamış araştırmamış.
Bu kadar saçma, sırf yazmak için yazmak adına yazılmış bir köşe yazısına çok seyrek denk geliriz. Adamın yazısının içeriği kof, sırf independent siparişi üzerine yazılmış bir yazı gibi duruyor.

Öncelikle yoğun nüfus artışı sadece müslüman ülke diye adlandırılmış ülkelerde yok, fakir ve katledilen toplumlarda var. Bunun sebebi insanların yaşama ve üreme güdüsünden geliyor. Soykırıma uğrayan her kitle iç güdüsel olarak daha çok üremeye çalışır. Almanya dünya savaşında 10 milyon civarı kayıp verdi ama bu sayıyı kısa sürede geri kazandı, ekonomik bölüşüm sonrası kapitalizmin Avrupa atölyesi bu işgal edilmiş ülkeye kurulunca Almanlar maddi refaha kavuşmaya başladılar ve bu sebepten dolayı Türkiye gibi ülkelerden işçi alımına karar verdiler. Bugün Suriye'de ki bazı büyük katliamların sebebi Almanya'ya ucuz Suriyeli işçi aktarmak amacıyla yapılmıştır. Önce genç Suriyeli aktarımı Almanya'ya yapıldı, bu ucuz işçi aktarımı başarılı oldu şimdide Suriyeli kadınları aktarıyorlar. Japonya'nın nüfusu geçen yıl ilk kez azaldı. Güney Amerika nüfus artışı çok yoğun orada müslüman ülke yok.
Bugün soykırım-katliama uğrayan Suriyelilerin artı çocuk yapmaları doğaya aykırı değil. Fakir ülkelerde nüfus artarken maddi refahı yüksek ülkelerde nüfus artışı seyrelmekte. Rusya çocuk başına maddi yardım öngörüyor ama Çin devasa kapitalist bir güç olduğu halde hala çoğalıyor.
Bugün Türkiye müslüman ülkeler arasında sayılıyor ancak hiç evlenmemiş veya tek çocukla yetinmiş on milyonlar var. Bu yazıyı yazan kişi kaba saba müslümanlığa saldırmış. Hiç bir alt yapısı yok. Bu gibi düşünceleri ben yıllar önce merak ediyordum, neden köylüler şehirlilerden daha fazla çocuk sahibi olmaya çalışırlar? Neden Kürtler 6-7-8-9-10 çocuk yaparlar, hatta neden Mahsun Kırmızıgül gibi bazı örnekler 22 kardeş oluyor diye. Yemen'de 85.000 çocuk açlıktan öldü diyor, kesinlikle nüfus artışıyla alakalı bir durum değil. Bu Amerikan emperyalizminin en gözde uşağı Suud prenslerinin pislik politikalarıyla alakalı. Olayın inanç boyutu dışında bir çok etkeni varken böyle abuk bir yazı neden yazılmış acaba.


"İçinde ışığı olmayan insanlar, kalabalığa karışıp ışık edinmeye çalışırlar."
Arthur Schopenhauer
-
"İtin kuyruğuna basma, arkandan havlar durur."
Tecrübe
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07-11-2019, 09:44
Akhshaa Akhshaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 May 2019
Mesajlar: 25
Standart

Birileri "Müslümanlığa saldırmış" diyerek İslam'ın avukatlığına soyunmuş. İslam'ın nasıl bir ölüm programı olduğunu ve cahilliğin vücut bulmuş hali olduğu gerçeğini göz göre göre gözardı etmiş. İslam gibi insanlık dışı,doğa düşmanı bir ölüm programından iyi meyveler vermesini beklemek ahmaklık olurdu. Bu ölüm programının amacı kurmaca put Allah'a sorgusuz sualsiz ibadet etmek ve onun senin bebek bakıcın olup "her rızkını vermesi" yalanına inandırmak olduğu açıktır. Böyle oluncada İslam tarafından cahil bırakılmış kitlenin çocuk yapma makinasına dönüşmesi kaçınılmazdır. Bu gerçeği gözardı edenler ya gerçekten cahil ya da doğa düşmanı bir ölüm programını savunmaktan haz duyarak insanlığa ve medeniyete olan kinini tatmin ediyor.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07-11-2019, 10:24
Barlas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Barlas Barlas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Jun 2015
Mesajlar: 4.072
Standart

İlaveten Türkiye, bir de "imam" üretiyor...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 07-11-2019, 10:31
Turdur Turdur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2017
Mesajlar: 1.822
Standart

Akhshaa´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Birileri "Müslümanlığa saldırmış" diyerek İslam'ın avukatlığına soyunmuş. İslam'ın nasıl bir ölüm programı olduğunu ve cahilliğin vücut bulmuş hali olduğu gerçeğini göz göre göre gözardı etmiş. İslam gibi insanlık dışı,doğa düşmanı bir ölüm programından iyi meyveler vermesini beklemek ahmaklık olurdu. Bu ölüm programının amacı kurmaca put Allah'a sorgusuz sualsiz ibadet etmek ve onun senin bebek bakıcın olup "her rızkını vermesi" yalanına inandırmak olduğu açıktır. Böyle oluncada İslam tarafından cahil bırakılmış kitlenin çocuk yapma makinasına dönüşmesi kaçınılmazdır. Bu gerçeği gözardı edenler ya gerçekten cahil ya da doğa düşmanı bir ölüm programını savunmaktan haz duyarak insanlığa ve medeniyete olan kinini tatmin ediyor.
Hadi oradan aklı karışık tanrıperest. Senden ala İslamofobik mi var burada. Ne bilim umurunda ne biyoloji ne evrim. Ne anti-emperyalist olursun ne anti-kapitalist. Senin gibi tipler bu forum ve benzeri platformları sırf müslümanlara hakaret etmek, ona buna çamur atmak için kullanırlar.
Adam Akit gazetesinden dönme birisi, bir yazı ile sizi nasılda şahlandırıyor. Ne tarih bilir bunlar ne insan doğası. Dümdüz yazarlar ve kendi gibilerinide peşlerine takarlar.
Sen buraya kinini tatmine gelmişsin, bütün mesajların böyle, kendinde itiraf ediyorsun zaten. Bu site İslamofobik sitesi değil, adresini şaşırmışsın.


"İçinde ışığı olmayan insanlar, kalabalığa karışıp ışık edinmeye çalışırlar."
Arthur Schopenhauer
-
"İtin kuyruğuna basma, arkandan havlar durur."
Tecrübe
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 07-11-2019, 11:02
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Medeniyet, siyasi, ekonomik ve hukuki temelde bir insan topluluğunun organizasyonudur. Bu nedenle İslam topluluğuda bir medeniyet olarak kabul edilebilir. Yöntem veya uygulama tartışılabilir, ama bu medeniyet oluştura bildiği gerçeğini değiştirmez.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 07-11-2019, 11:50
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Hangi Havrada bilim üretildi Yoksa her hangi Kilisede bilim üretildi de bizim haberimiz mi olmadı. Rızk allahtan sözü sadece camiye ait değil kilisede havrada bunu söylüyor.
İslam ülkelerinde çatışmalar varmış aç tarihi gör Latin Amerika yı, Avrupayı, K.Amerika yı Çin i Hindistan ı çatışmanın insan ticaretinin katliamların ne olduğunu görürsün.
İşte onların yapabildiğini İslam ülkeleri yapamadı Dini camiye kapatamadı Dini siyasetten uzaklaştıramadı Konu sadece bu başka değil diğer dinler de masum deyil .

Tek sorun dini din mekanına hapsetmek . İşte o zaman insan tanrının yerine geçecek işte o zaman İnsan aklının ne kadar değerli olduğu anlaşılacak. Yani sorun din değil sorun devlet anlayışı,insanın önemi.

Bütün ülkelerde yer yüzü cenneti zenginlere ait yer altı cenneti fakirler aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07-11-2019, 18:28
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Sn.Turdur;konunun psikolojik yanı tartışılır..Tartışalım..Dediğiniz gibi,sürekli üremek bir tepki olabilir ama şöyle bir şey de var;Travma yaşayan insan,bırakın seks yapmayı,yemek bile yiyemez..
Suriye'lilerin sürekli çocuk yapmasını sadece savaşa endeksleyemezsiniz..Bunlar savaşıyorlar veya savaştan kaçtılar,bu savaşa tepki olsun diye sürekli çocuk yapıyorlar filan..Böyle bir şey yok..Suriye'de savaş olmasaydı da,Suriye'liler yine böyle çocuk yaparlardı..

Suriye'den savaştan kaçıp Türkiye'ye gelmişsin..Artık savaş içinde değilsin..Huzurlu bir ülkedesin,4 tane de çocuğun var ama sen durmadan karını hamile bırakmaya devam ediyorsun..''Katliama uğrayanlar daha çok çoğalır'' diyorsunuz da,bu söylediğim ne olacak?Katliam/savaş bitmiş ama her sene hamile kalıyorlar..!
Yahu,durun işte..Durmuyorlar..Ne savaş umurlarında,ne ekonomi..!

Bunu sadece Suriye'liler için de söylemiyorum..Türkler de öyle..Akp zamanında kapitalizm insanları çok kötü sıkıştırdığı için,doğum oranları düştü ama biraz ekonomi düzelse,Suriye'liler gibi her sene doğururlar..Niye doğurmasınlar ki?Nasılsa Allah rızkı verir,nasılsa Muhammed'de çoğalın diye bir sürü söz söylemiş,toplumsal baskı da var zaten..Sürekli doğurmamaları için bir neden yok,aksine teşvik var..

Müslümanlar niye böyleler?
Göçebe ve yarı göçebe bir hayat yaşayan samiler için,ailenin kalabalık olması demek,büyük sürülerin daha iyi kontrol edilmesi veya büyük sürülere sahip olmak demektir..Yani aileniz ne kadar büyükse,siz de o kadar zengin olabilirsiniz..Ayrıca ailenin büyük olması demek,sizin daha güvende olmanız demektir..
Binlerce yıldır bu minvalde yaşayan insanların torunları,bugün habire doğurmaya devam ediyorlar..Bunun bilinçle filan bir alakası yok,bu bir kültür..

Din de çok etkili tabi..Muta/cariye/hülle/becayiş/zina/recm gibi kavramlar hep seksle ilgili..Çok kadınla evlenmek ve çok çocuk yapmakla ilgili bir sürü hadis var..Bu metinleri okuduğunuz zaman,müslümanlar üzerindeki bu inanılmaz baskıyı hissedersiniz..Bir de gerçek hayattaki baskı var..Bekarlara olan baskı,evlilerin çok çocuk yapmaları üzerine baskı filan..

Şu yazdıklarınız da komplo teorisi;
-Bugün Suriye'de ki bazı büyük katliamların sebebi Almanya'ya ucuz Suriyeli işçi aktarmak amacıyla yapılmıştır.
-Yemen'de 85.000 çocuk açlıktan öldü diyor, kesinlikle nüfus artışıyla alakalı bir durum değil. Bu Amerikan emperyalizminin en gözde uşağı Suud prenslerinin pislik politikalarıyla alakalı.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-11-2019, 18:50
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hangi Havrada bilim üretildi Yoksa her hangi Kilisede bilim üretildi de bizim haberimiz mi olmadı. Rızk allahtan sözü sadece camiye ait değil kilisede havrada bunu söylüyor.
İslam ülkelerinde çatışmalar varmış aç tarihi gör Latin Amerika yı, Avrupayı, K.Amerika yı Çin i Hindistan ı çatışmanın insan ticaretinin katliamların ne olduğunu görürsün.
İşte onların yapabildiğini İslam ülkeleri yapamadı Dini camiye kapatamadı Dini siyasetten uzaklaştıramadı Konu sadece bu başka değil diğer dinler de masum deyil .

Tek sorun dini din mekanına hapsetmek . İşte o zaman insan tanrının yerine geçecek işte o zaman İnsan aklının ne kadar değerli olduğu anlaşılacak. Yani sorun din değil sorun devlet anlayışı,insanın önemi.

Bütün ülkelerde yer yüzü cenneti zenginlere ait yer altı cenneti fakirler aittir.
Sevgili kartopu
eğer tanrı sonsuz = biçimsiz ise, o zaman ebedi, zamansız olur. Bu nedenle, tanrı'yı insanla eşitlemek felsefi olarak yanlıştır. Zamansal zeminde başlangıcı ve sonu olan insanoğlu, varlığını, zihinsel olarakta maddeye/form/yapıya indirgeyerek, kendisi ebedi olan ile zaten eşlene bilir değildir.

Bilim üretilmesine gelince, islam dünyasında bilimin olduğu bir zaman vardı. Ortaçağ'da "medicus" gibileri , bilim karşıtı olan katolik avrupa'dan arabistan'a gitmek zorunda kaldılar. Bu konuda ibni sina: Hekim, filmini izleye bilirsin.

Bütün ülkelerde yer yüzü cenneti zenginlere ait dediğin bağlantıyı, dini topluluklara nasıl ilişkilendirdiğini de pek anlayamadım. Tersine değilmiydi. Faiz sistemden kaynaklanmaktadır değip, yeryüzünü cenneti aleme dönüştürme adına haksızlığı sistem üzerinden meşrulaşdıran ve insanları merkezi bir otoriteye boyun eğdirmeye çalışan materialist görüşünüz değilmiydi. Kusura bakma ama, üstüne basa basa haksız emeği = yani faiz yemeyi yasaklayanlara haksız zenginliği yedirmeye çalışmanı doğru bulmuyorum. Batı senin doktrininle çıkarlarını meşrulaşdırıb diktatörlüğünü kurmayı başardı ve şimdi müslümanlara zulm ediyor, bunu unutma. Geride kalmış veya felsefi olarak yanlış olabilirler, ancak dünyanın sorunlarıyla onların hiçbir ilgisi yok. Suçu, menfaati artı değer olarak belirleyib faizi meşrulaştırmış olan peygamberiniz de arayın.

İşçi edinimi, kazanı mı…. her iki tarafın fiyat konusunda hemfikir olduğu yasal bir "ilişki edinme" sürecidir. Bu yasal süreçte, geleneksel kölelikte olan "zorunlu" bir durum yoktur. Bu bakımdan kimse kimsenin malı mülkü değildir. Marksizm, anlaşmalı ilişki sürecini satın alma prosedürü olarak tanımlasada, bu anlaşmalı ilişki süreci kesinlikle hiçbir savunma mekanizması bulunmayan, klasik anlamdaki kölelik iliskisi ile karıştırılmamalı. Kazanç eşitsizliği üzerinden özgür ilişkilerden dogan hareketlerin dengelenmesi veja planlanmasi bizi Avrupa misali dünya diktatörlüğüne götürür. Bu tür perde arkasindan yönetilen ve baskıcı bir komünizmi anarşizm kabul edemez. Anarşizm insan özgürlüğünün simgesidir. Dinci olup olmamanız önemli değil. Bizden olabilmeniz icin insan olmaniz yeterlidir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 08-11-2019, 13:37
Turdur Turdur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2017
Mesajlar: 1.822
Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Şu yazdıklarınız da komplo teorisi;
Komplo teorisi değil. Yemen İran'ın siyasi etkisinin kırılması adına balistik füzelerle bile vuruldu. Bir ülkeye ambargo veya ekonomik yaptırım uygulandığında ilk ölenler çocuklar oluyor. Yemen'in tarihinde 85.000 çocuk ölümü hiç yaşanmış mıdır? Burada Amerika ve Suud prensinin savaş politikası yüzünden insanlar katlediliyor. Bunun neresi komplo teorisi, Amerika Yemen'i vuruyor sen buna komplo diyorsun.

Almanya'ya ucuz işçi aktarımı içinde komplo teorisi demişsin, bu da komplo değil gözümüzün önünde yaşanan bir gerçek. Halep Rus hava kuvvetlerinin en ağır bombalarıyla neden vuruldu, orada bir batarya veya cephe mi vardı? Bildiğin sivil bir yerleşim merkezi haritadan silindi. Halep'in havadan çekilmiş görüntülerini hiç mi görmedin? Deaş ve Rus ordusu bu bölgede ki demografik yapıyı neden değiştirdi sanıyorsun, ABD rahat petrol çeksin veya YPG kantonlar kursun diye mi? Alman ağır sanayisi Çin ile rekabete giremiyor çünkü ucuz işçisi yok. Bu ağır sanayinin büyüklerinin ortaklaşa bir kararıdır. Büyük fabrikalar bugün dahi Balkanlara, Çek Cumhuriyetine hatta Türkiye Manisa'ya taşınıyor. Neden? Ucuz işçi için. Bu böyle giderse Alman üretim hatları dağılacak. İlk etapta 800.000 Suriye'li genç alındı şimdide kadınlar alınıyor. Bu insanları Almanya'da böyle topluma kazandıracaklar. Evlenmeleri lazım, yoksa suç oranlarını arttırırlar. Peki neden Rusya Alman ağır sanayi devlerine bu göç için yardım etti? Rusya Avrupa'da aşırı sağ ve ırkçı hareketlenmelerden politik olarak nemalanıyor. Bu bilgiler Tiranlık Üzerine ve 11 Eylül'den Trump'a kitaplarında yazıyor. Bu kitap Türkiye'de Erdoğan ve Binali Yıldırım'ı dava açması sebebiyle daha basılmadan yasaklandı. İnternette bir PDF dosya olarak var. Bu kitaplar Suriye'li kadınların Almanya'ya aktarımından önce yazılmış kitaplar ve şu an bu aktarım devam ediyor. Heralde bunların yazarları kahin değildir. Sadece bizler olan biteni okuyamıyoruz.

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Bunu sadece Suriye'liler için de söylemiyorum..Türkler de öyle..Akp zamanında kapitalizm insanları çok kötü sıkıştırdığı için,doğum oranları düştü ama biraz ekonomi düzelse,Suriye'liler gibi her sene doğururlar..
Hayır. Bak sanat camiasına parayı bulmuş kaç sanatçının 3-4-5 çocuğu var? Hangisi o kadar çocuk yapıyor? Onlar müslüman değil mi? Neden Türkiye'nin batısında kardeş sayısı az iken doğusunda (buna doğu karadenizde dahil) kardeş sayısı fazla? Bunun ekonomik ve sosyolojik sebepleri var. Batı müslüman değil doğu müslüman diyemezsin. Sen bu konuyu araştırmamışsın. Parayı bulan çok çocuk yapmaz, Avrupa'da bu yüzden nüfus artışı azalıyor. Çok parası olan hayatını yaşar. Şahan Gökbakar keşke daha erken çocuğum olsaydı dedi dün, röportajını izledim. Bu kadar parayı bulmasaydı daha erken çocukLARI olacaktı. Mevzu ekonomik ve sosyolojik. Sanat dedikleri camianın içinde bir çok tiyatrocu, şarkıcı kadının 35 yaşında hala çocuk sahibi olmadığını görebilirsin, şimdi bu insanlar müslüman değil diyor musun?

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Suriye'den savaştan kaçıp Türkiye'ye gelmişsin..Artık savaş içinde değilsin..Huzurlu bir ülkedesin,4 tane de çocuğun var ama sen durmadan karını hamile bırakmaya devam ediyorsun..''Katliama uğrayanlar daha çok çoğalır'' diyorsunuz da,bu söylediğim ne olacak?Katliam/savaş bitmiş ama her sene hamile kalıyorlar..!
Yahu,durun işte..Durmuyorlar..Ne savaş umurlarında,ne ekonomi..!
Neden Kürtler çok kardeşli oluyorlar? Çiftçi ve kırsal yaşam insanı oldukları için. Köy ve kırsal yaşamda, ve çiftçilikte 1 çocuk neye yarar? Eskiden insanlar klan savaşları yaşadıkları ve hayvancılık-çiftçilik dışında meslek pek bulunmadığı için kendi işçisini kendisi yapıyordu.
Sen bugün büyükşehirde yaşayan evli birisi olarak kaç çocuk düşünürsün? Çok çocuklu olmaktan korunma ihtiyacı duyarsın, peki Şırnak, Şanlıurfa kırsalında yaşayan birisi olarak kaç çocuk düşünürsün? Büyükşehirde yaşayan müslüman "Allah rızkını verir" demiyor da kırsalda ki mi diyor?
Hindistan, Çin, Uzakdoğu ve Latin Amerika ne kadar müslüman? Ortak nokta ekonomik düşüklüktür. ABD zencileri ile beyaz anglo-sakson aileler arasında ki kardeş sayısı neden dengesiz?
Türkiye'ye bak, hiç bir holding sahibi veya veliahtını 5-6 çocuklu göremezsin. Peki bu adamlar müslüman değil mi, hemde Allah holding sahibi yapacak kadar rızık vermişken.
Çok çocuklu olmanın cinsel fantazi ile bir alakası yok. Burada ki çıkış ekonomik şartlarında desteklediği üreme güdüsü.


"İçinde ışığı olmayan insanlar, kalabalığa karışıp ışık edinmeye çalışırlar."
Arthur Schopenhauer
-
"İtin kuyruğuna basma, arkandan havlar durur."
Tecrübe
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:59 .