Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Aktüel Haberler

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-10-2024, 21:39
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart Terör saldırısı sonrası bant daraltma!

Ankara'da Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı (TUSAŞ) Tesisi'ne yönelik terör saldırısının ardından sosyal medyada erişim sorunu yaşanmaya başladı. Popüler sosyal medya platformu X ve Instagram'da bağlantı kesintileri yaşandı. Sosyal medya kullanıcıları "X ve Instagram'a erişim engeli mi geldi, bant daraltma mı uygulanıyor ve X ile Instagram'a girilebiliyor mu" sorularını merak etmeye başladı.

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde bugün Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı (TUSAŞ) Tesisi'ne yönelik terör saldırısı düzenlendi. Saldırıda 5 kişi şehit olurken, 22 kişi de yaralandı. İki teröristin öldürüldüğü duyuruldu.

Saldırıdan birkaç saat sonra mahkeme kararıyla yayın yasağı alırken, sosyal medyaya yönelik bant daraltma uygulanması dikkat çekti.

Sosyal medya kullanıcıları saat 17:50 itibariyle X ve Instagram'a erişim sorunu yaşamaya başladı. Sosyal medya platformalarına erişimi sağlamak için birçok kişi VPN kullanmaya başladı.

Hem X'te hem de Instagram tamamen kapatılmazken, sitelerin çok ağır çalıştığı ve bağlantı sürelerinin uzadığı görüldü.
https://www.dunya.com/gundem/son-dak...-haberi-750863
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-10-2024, 21:56
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.673

Onur Üyeliği 

Standart

Elini, kolunu sallayarak kapılardan silahla, teçhizatlarla geçmişler...

Ülke ve kaynaklarını talan üzerine kurulu AKP rejimi olduğu sürece, TUSAŞ da tüm diğer kamu kurumları gibi dolaylı, dolaysız bir çok saldırıya maruz kalır, kaldı, kalacaktır.

Buralarda dönen alavereleri de -TUSAŞ'ın açık, gizli birikimi, projeleri vb. özellikle bir kuruma(damada!) aktarılmıştı, belki öğreneceğiz belkide bilmeyeceğiz, ama bildiklerimiz de var. FETÖ, MÖTÖ diye bilenleri susturup sürdüler vb. ancak bakalım gerçekler ne zaman, ne kadarıyla ortaya çıkacak.

Konuyla ilgili ise doğru bir bilgiye sahip değilim, olacağımızı da sanmıyorum, olmaması için de yayın yasağı kor, bir dolu bulgu, bilgi, belge karartılır demiştim ki, zaten anında geldi...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25-10-2024, 14:34
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Kapitalist sistemde ülke kaynaklarının özel mülkiyet altında ve kâr amacıyla işletilmesi normaldir; kaynakların satışı, kapitalizmin temelinde vardır. Bu sistemde üretim araçlarının özel mülkiyeti ve serbest piyasa ekonomisiyle kaynakların dağılımı ve kullanımı piyasa dinamiklerine ve kâr maksimizasyonuna dayanır. "Satıldı, edildi" şeklindeki eleştiriler genellikle belirli bir siyasi partiye değil, kapitalist sisteme yöneliktir.

BRICS Zirvesi sırasında gerçekleşen saldırının zamanlaması, bu iki olay arasında nedensel bir ilişki olduğu yönünde yorumlara yol açmıştır. Terör örgütlerinin saldırı amaçları arasında siyasi mesaj vermek, dikkat çekmek, korku yaratmak ve belirli bir grubu hedef almak gibi unsurlar bulunur. BRICS Zirvesi'ne gözdağı vermek de bu amaçlardan biri olabilir. Öcalan meseleside TUSAŞ saldırısına sebep olarak görülebilir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 25-10-2024, 20:10
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.673

Onur Üyeliği 

Standart

Araştırma önergesi, AKP-MHP oylarıyla RET EDİLDİ. Yani .... neyse, mesele kaptializm böyledir meselesi değil, öyle olması başka, o öyleliğin içinde, sistemin, toplumların usülleri dışında HARAMİLİK, sistemce de tanımlı ve hukuk dışı görülen biçimde dolandırıcılık, sömürü, hırsızlık, hukuk dışılık vb. gayr-ı meşruluk başkadır. Kısaca verili durumda toplumun yetersiz bilinci, istismarlarla kandırılabilir, dolandırılabilirliği, sistemin verdiği olanaklar vb. AKP'ce kurulan kleptokrasi rejimi başka, sistemin ne olduğu, olmadığı başkadır. Bilinçli bir toplum ve ülkede olsak AKP iktidarı men edilir ve muktedir düzeyde bir kaç bin kişi ya idam edilir, ya da ömür boyu hapsi boylar, ülke tarihinde ülkenin ve tüm kaynaklarının(TUSAŞ dahil!), örgütlü, harami bir çete tarafından bu denli sistemli, soyulmuşluğunun tarihte -Menderes dönemi uzun vadeli olmadı- bir örneği yok... Kişilerin yolsuzluklarını konuşmak başka, örgütlü bir yapının, hükümet olanaklarını ele geçirip(!), top-yekün talan etmesi, yolsuzluk, hırsızlık rejimi kurması başkadır. Şu ya da bu oranda, etki oranı bakımından mafya, çete, dolandırıcı oranın %10 olması ile %100 olması ve mafya, çetenin dışarıda değil, bizzat hükümetin kendisinin çete olması arasında fark var. Hiç bir biçim, lafızla meşrulaştırılamaz, meşrulaştırmaya(!) çalışılmamalı, bu tür alçaklıklara girilmemelidir(!).

Ali Baba'da feodal bir sistemdedir, ancak 40 Haramiler sorundur. AKP değil Türkiye, Ortadoğu coğrafyası içinde gelmiş, geçmiş en önemli sorunlardan birisidir ve oluşturduğu soygun, hırsızlık, düzenbazlık, talan ve teleflerin heleki milyonlarca halkın yaşadığı acı tablonun telafisi çok zor. Eskiden şöyleydi, böyledi deniyor, -ki çoğu yalan, ülke tarihinde ülkenin bu denli zenginleşip, hasıla toplayıp, halkın bu denli yoksullaştığı başka bir dönem yoktur, olmamıştır. Hasılanın yarısı olduğu dönemlerde dahi emekli maaşı, asgari ücet günümüzdekinden 2,3 kat daha yüksektir. Hasıla yarısı, teknoloji çok daha gerilerde olmasına rağmen... buradan bile AKP soygun ve dolandırıcılığının ulaştığı aşama konusunda bir kanı oluşturulabilir. Araştırma önergesine neden ret verdiklerine dair de.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26-10-2024, 22:17
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Siyasi sistemler dinamik ve sürekli değişken olduğundan, kleptokrasi veya demokrasi gibi rejimlerde yapılan yorumlar kişilere göre değişebiliyor. Partiler, rakiplerini yolsuzluk suçlamalarıyla itibarsızlaştırarak kendi siyasi çıkarlarını koruma eğiliminde olabilmekte. Bu suçlamalar, güç ve çıkar dengesi gözetilerek her partiyi farklı biçimde etkileyebilir. Bu nedenle, suçlar bireysel olarak ele alınmalı, genelleme yapılmamalıdır.

Mecliste tartışmaların ve kavgaların olduğu bir ortamda, çoğunluktaki üyelerin önergeleri reddetmesi normal. Düşmanca tavır ve suçlamaların artması, işin etik ve nezaket boyutunu zedelemektedir. "Siz busunuz, söyleminiz budur" gibi ithamlar havada uçuşmaktadır. Böyle bir ortamda önergelerin anlamı ve değeri kalır mı? Siyasi partiler, önergelerin kabulünden çok, konu üzerinden siyasi kazanç sağlamaya çalışabilir. Önergenin reddedilmesi, yanlış olduğu anlamına gelmez.

Kimi zaman önergenin eksiklikleri veya süren bir soruşturma nedeniyle reddedilebilir; hatta bu durum, kamuoyunda güvensizlik yaratma amacıyla bile yapılmış olabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 27-10-2024, 00:39
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.673

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Siyasi sistemler dinamik ve sürekli değişken olduğundan, kleptokrasi veya demokrasi gibi rejimlerde yapılan yorumlar kişilere göre değişebiliyor. Partiler, rakiplerini yolsuzluk suçlamalarıyla itibarsızlaştırarak kendi siyasi çıkarlarını koruma eğiliminde olabilmekte. Bu suçlamalar, güç ve çıkar dengesi gözetilerek her partiyi farklı biçimde etkileyebilir. Bu nedenle, suçlar bireysel olarak ele alınmalı, genelleme yapılmamalıdır.
Meseleler ne çarpıttığın gibi(çarpıtmak, yalan, dolan, talan yaşam biçimin olmuş) ne de kleptokrasi, yolsuzluk, hırsızlık, dolandırıcılık genel, kaide olarak KİŞİLERE GÖRE değişmez. Kaldı ki ilgili ülkelerin KAİDELERİ önemlidir değil mi? Anayasada yolsuzluk, dolandırıcılık, istismar suç sayılmıyor veya serbest mi? E, ne saçmalıyorsun? Geç bunları, kaç tane maaşlı veya teşvikli aktrol olduğundan, trol medya havuzundan ve sana anlatılanların %99 yalan, yalan propagandalar olduğundan haberin var mı?(yüzbin civarı, adet aktrol, üstelik asli ağızlardan veya bizzat trollerin kendi ifadeleriyle dile getirilmiştir, + bankamatik memurları vb. her alanda örgütlü yolsuzluk say, say bitmiyor). Yollar, yöntemler, coğrafyalar, rakamlar, kişiler, içerik vb. elbette değişebilir, ancak kaideler veya kaide olmuşsa kişilere göre değişmez, emsal teşkil etmez(kaldı ki biliyoruz ki kleptokrasilerin görülen ortak özelliklerinden birisi, din, ırk vb. aidiyet istismarı üzerinden dini veya ırkçı bir grubun ülke kaynaklarını sistemli bir biçimde soyması, öcenlikle kolay yolsuzluk oalrak tarımın çökertilmesi-ki 15 yıl oldu!-, sonra sanayi, kamu mallarının yağmalanması, çökertilmesi -15 yıl oldu! vb., hukuk ve adaletin bitirilmesi -10 yıl oldu- vb. -ki Türkiye de bariz örneklerden birisi haline gelmiştir. Her sistem gibi kapitalizminde yolları, yöntemleri, hukuku vardır ve kapitalizmde de tüm evvel sistemler gibi, sistemin yolalrı dışında kalan her türlü dolandırıcılık, yolsuzluk suç sayılmıştır, hukukta yeri olur. Sömürüye dayalı her sistemin MEŞRU yolları -üretim ilişkielri dahili- vardır ve yolsuzluk, dolandırıcılık gayr-ı meşru sayılır ve yasalarca da işlenir, kişiye göre değişirmiş vs. bırak yalan, dolan, talan edebiyatını, kaide önemli...
Kapitalist ülkelerin hangisinde yolsuzluklar, hırsızlıklar, dolandırıcılığın heleki KAMUNUN ve yine kamu kurumları ve yetki, gücüyle yapılabileceği, serbest olduğu, kişilere göre değiştiği, bu sebeple de hukukun konusu olamayacağına dair bir madde yer almaktadır? Bir tane örnek göster de görelim! AKP=yolsuzluğun, istismarın, hırsızlığın, kaçakçılığın, dolandırıcılığın, SOYGUNUN vb. kleptokrasiye hayat verdiği bir yapıdır, nesini savunuyorsun(vay başkalrı vb. BU SAFSATADIR, sinek bok yiyor diye sen yemiyorsun değil mi? Başkasının yapması, berikinin yaptığı gerçeğini değiştirmediği gibi meşrulaştırmazda, yani safsataya gerek yok). Demek ki bütün söylemin yalan, dolan, talan yanlış, bu ülke bir insnın ne düzeyde aşağılık, boktan aşağı bir duruma düşeceğini aktrollerle gördü, tanıdı, aynaya bakmıyor musun?
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Mecliste tartışmaların ve kavgaların olduğu bir ortamda, çoğunluktaki üyelerin önergeleri reddetmesi normal. Düşmanca tavır ve suçlamaların artması, işin etik ve nezaket boyutunu zedelemektedir.
Bu safsataların, gerekçe edilemez olduğu gibi yine YALAN, DOLAN,ÇARPITMAKLA kendinle çelişecek kadar tutarsızsın. sahte gerekçe üretiyorsun, eline ne geçiyor, asıl bunu da irdelemeli, zira AKP+MHP, bu alçak, taşeronluk kokan operasyon ve saldırının araştırılmasını ret ediyorsa, demek ki;;; parmağı, kirli ilişkileri var veya böyle bir iddianın daha ağır olduğu, ancak araştırma önergesine ret vermeyerek saf dışı bırakılabileceği gerçeği aklına gelmiyor mu? Yani, bu tür elelştiriler, iddialar doğru olmalı ki, ret verdiler! Yaaa işte öyle, aktroller akıl, mantık, zeka dışı laflarla herkesi aldatabileceğinizi sanıyorsunuz.. Meclislerin işleyişi de, araştırma önergeleri de, araştırma kurulları vb. de, senin iddia ettiğin gibi değildir. Bu önergenin ve tüm diğerlerinin ret edilmesinin sebebi, AKP+MHP'nin, yıllar var ki çevirdiği dolaplara dair çekincesindendir.

Bu bir yasa, politika oylaması değil, bu bir OLAYA dair araştırma önergesidir, demek ki bu kurumlarla ilgili [B]AKP+MHP'nin kirli işleri var, yani buradan bu sonuç çıkartılır, kişiler tartışır vs. Kısaca gerekçen ile söylemlerinin %100 çeliştiğini bilerek akıli, mantık dışı davranışları savunman sahtekarlıktır. TUSAŞ'ın 1990'laredan bugüne gelen gizli, açık ne kadar birikimi, tecrübesi, projesi varsa el altından DAMAT BAYRAKTAR'A akıtıldığı, çeşitli projelerinin, ihalalerin BAYRAKTAR yararına gömüldüğü, bozulduğu vb. bilinen bir gerçektir, lakin söyleyenin -ki belgeleriyle bile- hayatını karartıyorlar. toplum sizler gibi onursuz, haramilerin etkisinden kurtulur da, iyi kötü işleyen bir süreç mümkün olursa, tümü de açığa çıkacak, o gün geldiğinde itler, kesilen-artık elde edemedikelri kemikleri ve kendi çıkarları için muktedirleri satacaklardır(ikinci asıl korkuları da bu). Ülkenin her bir karışının, halkın her bir nefesinin, dolaylı değil hükümet+paydaş+yandaşlar olarak bir kaç bin kişi ve elbette eşraflarıyla da -bir kaç yüzbin kişi!- tarafından, dolaylı, dolaysız yolsuzluklar, insan, madde kaçakçılığına değin nasıl da soydukları ortaya çıkacak, toplum tarafından anlaşılacaktır(ki artık toplumun yarısı zaten bunu biliyor). Şu an kim ki bunların hırsızlık, yolsuzluk, soysuzluklarını belgeler veya dile getirir, anında FETÖ, FÜTÜ diyerek hayatlarını karartmaktalar, ancak artık nafile(toplumun çoğunluğu ne mal olduğunuzu gördü, anladı-, iki yüzlü, sahtekar taktikler, söylemlerle harami, yolsuz, istismarcı, hırsız, yolsuzlar saltanatını boşa savunuyorsun!

SONUÇ:TUSAŞ'ın araştırılmasını istemiyorlar çünkü arka planda yürütülen kirli pazarlıkları, gaspları vb. ortaya çıkabilir. Tüm bu ve benzer olaylar, yolsuzluk davaları, 20,30,40 suç, yolsuzluğu, dolandırıcılığı olmasına rağmen, ucu muktedirlere dokuanacağı için serbest bırakılanlar vs. vs. Mecliste ret ettikleri önergelere dikkat ederseniz tümünde AKP+MHP'nin hırsızlığı, yolsuzluklarının açığa çıkacağı telaşı yatar, akıli mantık, izan dışı gerekçe üretmenin lüzumu, artık anlamı yok.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 27-10-2024, 15:44
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Baykar ve TUSAŞ ile ilgili iddianın geçerli olabilmesi için bilgi aktarımına ilişkin sağlam ve objektif kanıtlara ihtiyaç duyulur. Var mı? Yoksa sadece söylemden mi ibaret? Kanıt, öznel olduğu kadar objektif de olmalı ki anlam ifade etsin; söylemekle olmuyor. Kir, yalan dolan da olabilir. Söyleyen dine mine ciler taraftar olabilir, koltuk sevdasına Spartacusculara çamur atmış olabilir. Yanlışlar, Spartacus partisinin alın yazısıymış gibi bir görüntü veriyorsun. Dine mineciler bu çıkar dünyasında banın oğlumu? Oysa merkezde doğruyu da yanlışı da insan yapar. Genellemeler ve kadercilik tümevarımlar saçmalıktır. Öyleyse, yanlışı kim yaptıysa onunla ilişkilendirip konuları kişiler üzerinden ele almak gerekir. Spartacuscuların üç tanesi tüm Spartacuscuları bağlamaz, bağlayamaz. Bu nasıl bir hak ve hukuk anlayışı? Sen neredeyse "adamların geninde bu var" diyeceksin. Böyle saçmalık olabilir mi?

Soruşturmada dediğim gibi, meseleyi "saldırının araştırılmasını reddediyorsa, demek ki parmağı, kirli ilişkileri var" demeye getirmek. Konu üzerinden siyasi kazanç sağlama olabilir demem bu yüzden zaten.Siyasi hamledir aslında. Bir iktidarın terör olayını araştırma önergesini kabul etmemesi doğaldır çünkü bu, kendi içinde bir güvenlik sorunu olduğunu kabul ettiği anlamına gelirdi. Ancak bu, olayın araştırılmayacağı anlamına gelmez. Muhalefetin önergesi, algıyı şekillendirmek ve siyasi strateji oluşturmak amacıyla yapılmış olabilir. Bu tür durumlarda, siyasi partiler genellikle kendi çıkarlarını korumak ve rakiplerini zayıflatmak için stratejik hamleler yaparlar. Bu, siyasetin doğasında olan bir durumdur.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 27-10-2024, 19:35
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.673

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dine mineciler bu çıkar dünyasında banın oğlumu? Oysa merkezde doğruyu da yanlışı da insan yapar. Genellemeler ve kadercilik tümevarımlar saçmalıktır. Öyleyse, yanlışı kim yaptıysa onunla ilişkilendirip konuları kişiler üzerinden ele almak gerekir. Spartacuscuların üç tanesi tüm Spartacuscuları bağlamaz, bağlayamaz. Bu nasıl bir hak ve hukuk anlayışı? Sen neredeyse "adamların geninde bu var" diyeceksin. Böyle saçmalık olabilir mi?
Yalan, dolan, talan, işin bundan ibaret, bu tür çarpıtmalarına dair tek bir ifadem yok, sadece yalan, dolan, talan,,,, kısaca aynı bokun parçasısın. İşte kanıtın: aşağıda;
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Soruşturmada dediğim gibi, meseleyi "saldırının araştırılmasını reddediyorsa, demek ki parmağı, kirli ilişkileri var" demeye getirmek. Konu üzerinden siyasi kazanç sağlama olabilir demem bu yüzden zaten.
Hırsızlık, yolsuzluk, dolandırıcılık, yalan, dolan, talan üstelik bir ülkede hükümet imkan, olanaklarını ele geçirmiş, sistemli olarak o ülkenin kaynaklarını talan eden, halkı(milyonlarca) insanın emeği, hakkı, hukuku, kazancı, inancına, umutlarına değin, çeşitli meşru gösterdikleri(holdingler, ihaleler, geçiş garantileri vb.), meşru, gayr-ı meşru yollarla ÇALAN, kısaca sistemli biçimde ülkeyi talan eden bir mafya-çete iktidarının olduğu bir yerde, kişileree göre değişir diye meşrulaştırdıktan sonra yine verdiğin şu cevapla gördün mü ne olduğunu, yaptığını?. Adi herif belge istiyormuş("paraları sıfırladım babacığım", Telekom, Halkbank, Ziraat Bankası, holdingler üzerinden holding vurgunları ve gerçeği belge değil mi, nesini savunuyorsun o halde?), zor yollarla elde edilen onlarca belge, haber var(AKİT OKUYUP AKİTLEŞECEĞİNE, tetikçi, yandaş-çetenin enformasyon büroları- medya dışındaki yayınları oku) ve elbette gazetelere, haberciye cezalarla birlikte içeriklerin çoğu yasaklanmış, engellenmiş durumda(buz dağının görünen yüzü!), istedikleri kişiyi, istedikleri isnatla hapse atıyorlar, ülkenin gerçeği bu(leşe çökmüş akbabalar), arsızlığın lüzumu yok..

Yaşadığın yerde bu gün eline geçen nedir?
Peki, diyelim ki 4 kat azalırsa ve bunun da sebebi ülkeyi talan eden, ettiği de bilinen, söyleyenin de çeşitli isnatlarla hayatının karartıldığı bir yer ise, sen ALKILŞ MI TUTACAKSIN, işte bu kadar sahtekarsın, çarpıtansın.
İfadem birilerinin sözde siyasi menfaati için söylenmiş bir ifade değil, BİLİMSEL TESPİTTİR. Bir olayın araştılmasını kim istemez? kirli işleri, ilişkileri veya gizli, kapaklı bir şeyleri olan. Araştırılmasından zarar görecek olduğunu düşünen(demek ki işin için bir ya da bir çok ya da başka işler var). Bu durum bilindiği halde ret ediliyorsa, demek ki bilinmesini istemedikleri, ret etmenin bedelinden daha ağır sonuçlar doğuruyor, bu kadar basit ve bu fiadelerim SOMUT TAHLİLDİR, yaptığın, yapacağın hiç bir çarpıtma, saptırma, yalan, dolan lafazanlığının bir anlamı, değeri yok.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Siyasi hamledir aslında. Bir iktidarın terör olayını araştırma önergesini kabul etmemesi doğaldır çünkü bu, kendi içinde bir güvenlik sorunu olduğunu kabul ettiği anlamına gelirdi. Ancak bu, olayın araştırılmayacağı anlamına gelmez. Muhalefetin önergesi, algıyı şekillendirmek ve siyasi strateji oluşturmak amacıyla yapılmış olabilir. Bu tür durumlarda, siyasi partiler genellikle kendi çıkarlarını korumak ve rakiplerini zayıflatmak için stratejik hamleler yaparlar. Bu, siyasetin doğasında olan bir durumdur.
Ç.A.R.P.I.T.M.A, diyelim evine hırsız girdi, şikayetçi olmaz, araştırılmasını da istemez misin? Demek ki iki yüzlü sahtekarsın, hadi sen istemedin (anormal ve hatta aksine istersin) bu demek değil ki araştırılmasını istemek yerinde, doğru, hak ve NORMAL olmasın. Neden sırf senin iddia ettiğin ve aldatmaya çalıştığın gibi at yarışında olan 2 rakibin nal davası olsun? işte sahtekarsın, çarpıtmaktasın, aktrolsün(AKİT okuyup %99 yalan, dolan, talan akıl, mantık dışı propagandaları yayan, insanları, insanlığı kandırmaya çalışansın, bu akıl mantık, zeka dışı yaptıkların ve yöntemlerinle, senin menfaatin nedir? Asıl soru bu olmalı).

Örneğin burası yaşadığın ülke ALMANYA gibi olsaydı, zaten bunlar çoktan ömür boyu hapsi boylardı, bu forumda bile kaç tane belgeli, bulgulu olayın, haberini kaynak verdik, TUSAŞ'da dönen oyunlar(ki sözünü bile edeni FETÖ, FÜTÜ diye isnat edip, hayatını karartıyorlar!, yolsuzlukluklar da, ülkenin topyekün talan edilmesi gibi, ancak bu istismar, terörle yöneten, soyan, talan eden, faşist AKP+MHP rejimi düşürüldüğünde görülebilir, görülecektir ve "vay eskiden şu kişi de yapmış, etmiş anlam taşımaz. Onlar kişiydiler, bunlar yolsuzluk üzre hakim bir ÖRGÜT, çete haline dönüşüp toplumsal bilinçsizlik, din, ırk gibi istismarla hükümet olanaklarıyla, ülke kaynaklarını soyan MERKEZİ YAPILI BİR kurum(çete). Yani egemenliğin tüm alanlarına hakim olan çeteleşmişliğin, sistemli talan, soygun rejimi* başkadır, kişilerin cürümü kadar yere etki ettiği yolsuluzklar başka, ne anlatıyorum, ne diyorum, nerelere çarpıtıyorsun. *Hayatın tüm alanları ve herkesi etkiler, ücretler 3 kat düşer, düştü, tarım çöker çöktü, haki, hukuk, adalet kalmaz, kalmadı, halk açlık sınırı altına mahkum edilirken, ÇETE VE EŞRAFLARI HIZLA ZENGİNLEŞİR, bunlar bir kaç bin kişi ve eşrafıyla, kemiğiyle, nemalandırdıklarıyla bir kaç yüz bin hatta 1 milyon(soygundan, talandan toplam nemalanan oranı) kişi ederler, 1.000 yılda göremeyecekleri düzeyde para, serveti bir kaç yılda edinirler, edildi, ARAŞTIRMADAN, BORÇTAN, VERGİDEN, USÜLDEN vb. muaf tutulurlar, tutuldular, bırakın ayrı, ayrı her bir yolsuzluğu, sonuçları ortada.

TUSAŞ konusu da (BİRİKİMLERİN BAYRAKTAR'A PEŞKEŞİ, ihalalerin, taleplerin bozularak BAYRAKTAR üzerinden nemalandırılması vb.! ki biliniyor ancak görevli ve yetkin personelden konuşan olursa FETÖ, FÜTÜ diyerek hayatlarını karartıyorlar, kimsenin değil hak, hukuk, mal, ülkede can güvenliği yok,) bilenler yok edilmez, hükümet değişirse, değişen hükümet bu gün zoraki gömülen talan yığınını açığa çıkartmaya girerse -girmese bile canı yanmış çok çeşitli meslek gruplarından binlerce mağdur var, kemğinden olan ve ötmeye başlayan bir dolu da soytarı da olacak-, burada çevirdikleri kirli işleri de açığa çıkacaktır(araştırıya RET vermelerinin sebebi).

Konusu değil yoksa dileyen AKP tarafından yapılan tohum, gübre yolsuzluğunu araştırsın, orada dahi TOSYALI ve Cengiz Holding paravanı üzerinden şok vurgunlar yaptıklarını görebilir. 2,3 paravana tohum, gübre işleri teşvikle devredilir, kamu kurumu çökertilir, çiftçiye tohum yasağı, hapis cezası getirilir, -ki bunlara mahkum olunsun, bunlar 2 yıl STOK YAPAR VE sonunda %500-800 arası ZAM YAPARLAR(özellikle 2021-2022 aralığında), bu korkunç bir vurgundur ve AKP, hükümet ve yandaş medya eliyle fiyat artışlarından marketler suçlanır(yolsuzlukları namına süreğen algılar oluşturur, alkışlatarak soyarlar, farkına varanları ise FETÖ, FÜTÜ, PKK vb. isnatlarıyla hayatlarını karartırlar, oysa bilinir ki kendileri FETÖ'ye ortaktır ve elbette ezan, bayrak istismarı, CIA enformasyon bürosuna tabi FETÖ ve ABD BOP planı destek, teşvikleri sayesinde de hayli yerlere gelmişler, övünerek destek alıp, vermişlerdir), öyle böyle değil, aklını ,onurunu seven öncelikle yandaş denilen medyadan -talan enformasyon bürolarından- uzak durmalı.

GARANTİLİ GEÇİŞ, HASTA(MÜŞTERİ), YOLCU vb: KORKUNÇ BÜYÜK vurgunlarını anlatmaya gerek yok, bilimsel hesapların 4 katı garanti verilerek, MİLYONLARCA HAYALİ GEÇİŞ, MÜŞTERİ, HASTA, YOLCU bedelleri halka ödetilir, para kimlere gider? ÇETE iktidarı, paydaşlarına

YER ALTI KAYNAKLARININ TALANI: yerleşkesi KANADA görülen, ama merkezi ABD olan paravan şirketler kurup, ülkenin altın, bakır gibi değerleri kaynakları, bunlara SİYANÜRLE! teşvikli peşkeş çekilir, Dünya altın rezervi bakımından 7. sırada olan Türkişye ihraç değil, ithal etmektedir, çünkü ülkeye ait kaynaklar bu paravan şirketlere 3'e taşınır, ardından tekrar bunlardan 5'e ithal edilir, bir de LOZAN engelliyordu yönlü yalan propagandalarla algı sağlanır ve yine talan, soygun, hırsızlıklarını alkışlatarak, siyanürle corafyayı zehirleyerek halkı soyarlar, kısaca bir kaç bin kişinin korkunç soygunu için sadece halk değil, coğrafyada zarar görmektedir. (et, gıda sektöründe de aynı durum gözlemlenebilir, hatta ihraç edilen ürünler zehirli oldukları için ilgili ülkelerce geri çevrilirken, bunlar o ürünleri halka pazarlar, yedirir!)

İNSAN KAÇAKÇILIĞI: MÜLTECİ akımı üzerinden yapılır, mültelik konusu da bvöylece istismar edilerek, çok çeşitli ülkelerden milyon insanlar taşınır, para kişmelre gider? Aynı yerlere.

AFYON TİCARETİ VE HAKİMİYETİ: Yien aynı çete tarafından örgütlenir, paralar döner, dolaşır yine aynı yerelere gider. Rakipler afyon, kaçakçılık operasyonu ile tutuklanırken, hem kamuoyu aldatılır hem de meydan bunalra kalır. S.Soylu bir çok karanlıkta kalan işleri şahsen yapmadı, bu örgütlü bir süreçtir.

ÇEŞİTLİ SATIŞLAR, RÜŞVETLER, BABACIĞIM PARALARI sıfırlayım mı? Bunlar ise para üzerinden dönen işlerdir ki, ispatlıdır.
TELEKOM, Halkbank, Ziraat Bankası vb. vurgunları(milyar dolarlar!), Zerrab bunları da anlatmaya gerek yok.

Yüzlerce konu, talan, hırsızlık ve baskı rejimi... Ve sen Dine mine ne denen,,, insan, bilinç, hak, hukuk, vicdan, aydınlık düşmanlığı yapıyorsun, sebep? Bu boku savunma adına bunca karaktersizliği, adiliği kendine reva gördüğünde eline ne geçiyor?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (27-10-2024 Saat 20:53 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 27-10-2024, 23:20
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
.........Bu, siyasetin doğasında olan bir durumdur.
Türkiye'de siyaset İFLAS edeli çok uzun zaman oldu. Bu bahsettiğiniz hamleler siyasetin bir gereği değil. Bu insanlar önlerine konan her sorunun araştırılmasını reddediyorlar.
Araştırmak, öğrenmek, öğretmek, bilgilendirmek, açıklamak bu insanların bir misyonu filan değil.
Okullarda evrimi ve felsefeyi okutmayan siyasi anlayıştan, herhangi bir sorunun araştırılmasını istemekte abesle iştigal aslında. Nasılsa reddedecekler;
https://www.google.com/search?q=akp%...hrome&ie=UTF-8
Yeni doğan çetesinin araştırılmasını da reddettiler, Narin cinayetini de.!

Çünkü muhafazakâr kesim örtünür, örter, sansür uygular. Muhafaza kelimesi zaten 'korumak' gibi bir anlama geliyor. Korunan şey, insanlık, adalet filan değil, koltuklar.!
O koltukları muhafaza etmek adına, önlerine konan her şeyin araştırılmasını reddediyorlar.
Buna siyaset diyemeyiz işte. Siyaset başka bir şey. Siyaset denilen şey, ülke çıkarları adına hareket etmektir. Siyasetin misyonu budur. Türk siyaset anlayışı böyleymiş gibi davranmanın bir lüzumu yok.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 28-10-2024, 16:52
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkiye'de siyaset İFLAS edeli çok uzun zaman oldu. Bu bahsettiğiniz hamleler siyasetin bir gereği değil. Bu insanlar önlerine konan her sorunun araştırılmasını reddediyorlar.
Araştırmak, öğrenmek, öğretmek, bilgilendirmek, açıklamak bu insanların bir misyonu filan değil.
Okullarda evrimi ve felsefeyi okutmayan siyasi anlayıştan, herhangi bir sorunun araştırılmasını istemekte abesle iştigal aslında. Nasılsa reddedecekler;
https://www.google.com/search?q=akp%...hrome&ie=UTF-8
Yeni doğan çetesinin araştırılmasını da reddettiler, Narin cinayetini de.!

Çünkü muhafazakâr kesim örtünür, örter, sansür uygular. Muhafaza kelimesi zaten 'korumak' gibi bir anlama geliyor. Korunan şey, insanlık, adalet filan değil, koltuklar.!
O koltukları muhafaza etmek adına, önlerine konan her şeyin araştırılmasını reddediyorlar.
Buna siyaset diyemeyiz işte. Siyaset başka bir şey. Siyaset denilen şey, ülke çıkarları adına hareket etmektir. Siyasetin misyonu budur. Türk siyaset anlayışı böyleymiş gibi davranmanın bir lüzumu yok.
muhalefetin hukukun bağımsızlığını sorgularken aynı zamanda araştırma önergesi sunması çelişkili. Muhalefet, önerge kabul edilse de edilmese de siyasi kazanç sağlamayı hedefliyor. Önerge kabul edilmezse, hükümeti suçlayarak siyasi avantaj elde edecek.

Kabul edilse bile, istedikleri sonuç çıkmazsa hukukun bağımsızlığını sorgulayacak. Bu nedenle, önergenin kabul edilip edilmemesi, muhalefetin siyasi stratejisine hizmet edecektir. muhalefetin hükümeti suçladığı ve hukukun bağımsız olmadığını iddia ettiği bir durumda, aynı zamanda araştırma önergesi sunması çelişkili.

Muhalefet, hükümeti hırsızlık, yolsuzluk ve suçların üstünü kapatmakla suçlarken, aynı zamanda bu hükümete araştırma önergesi sunarak "çelişkisiyle" niyetini ifşa ediyor aslında.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:43 .