Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Diğer Bilimler

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 13-07-2007, 01:18
bilge bilge isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2006
Mesajlar: 43
Standart Bilim Dini

Din fikrine karşı çıkanlar, en büyük sebep olarak dinlerin akli sorgulamayı engelledikleri iddiasını dile getirir ve dinlerin dogmatik olduklarını söylerler. Dinlerin bir çok konuda önkabulle hareket etmesini ve "inanma"yı ön plana almasını bir eksiklik olarak değerlendirenler, buna karşılık bilimin herşeyi sorgulayan, hiç bir şeye inanmayan ama bir duyusuyla müşahade edebildiği ya da bir deney ortamındaki tetkiklerine aldığı tepkilerle farkettiği şeylerin varlığını ve işlevini kabul eden yapısını öne çıkarırlar. İnananları dinlerini ve kitaplarını sorgulamamakla itham ederler ve aslında sorgulasalar ve "inanmayı" bırakıp akıllarıyla hareket etseler "doğru"yu bulacaklarını iddia ederler.

Durum tersinden bakıldığında da ilginçtir. Zira dine ve dindarlara yöneltilen ithamlar aslında bilim ve "bilim inananları" için de benzer düşmektedir. Bilim de bir çok önkabul ve varsayımla hareket eder. Örneğin "yaratılışın olmadığını" varsayar. Bunu henüz ispatlamamıştır, ancak tüm mantığını bu temel taş üzerine bina eder. Bu yüzden kendince en makul varoluş "teoremi" olarak "büyük patlama"yı varsayar ve varlığın başlangıcını bu olaya dayar. Ve tüm bilim ve bilimsel önermeler bu mantık üzerine yapılır.

Dini fikirler çok ender yalanlanır ve aksi ispatlanırken, bilim zaman zaman bizzat kendini tekzip ederek o ana kadarki bir bilimsel "inanışın" yanlış olduğunu, "artık" doğrusunun başka birşey olduğunu açıklamaktan gurur duyar. Ancak bundan "bilim inançlıları" hiç hicap duymazlar, bilakis o zamana kadar sahip oldukları yanlış inanışa bakmaksızın, "artık bu sefer kesin doğruya inanıyoruz" düşüncesiyle hep daha mutlu olurlar. Bu açıdan bakıldığında dindeki kararlılık, bilimde yoktur. Yüzlerce yıl öncesinin bazı bilimsel inanışları, şimdi gülüp geçilinecek şeyler olabilirken, bir çok dinin binlerce yıldır inanılan fikirleri hala her ırktan, meslekten milyonlarca insan tarafından ciddiyetle savunulup yaşanmaktadır. Yüzlerce yıl önce dine karşı bilimi savunan bilim inananlarının yanıldıklarını bir zaman sonra kendi torunları itiraf ederken, aynı zamanlarda yaşayan dindarların söylemleri hala aynıdır ve hala aynı söylemlerle bilim inananlarıyla tartışabilmektedirler.

Kendi kitaplarını okumamakla itham ettikleri dindarlar gibi, bilim inananları da genelde inandığı bilimin akli izahından uzaktır. O kafasına yatan birkaç matematiksel formülü görüp, bilime iman etmiştir artık. Bilim inananı için bir profesörün ağzından çıkan laf, dindar birinin bir imamdan duyduğu lafla çok benzer nitelik taşımaktadır. Bilim 8 gezegenimiz var der, o hemen "bilim, ne kudretlisin" deyip iman eder. Sonra bilim pardon, 1 gezegen daha varmış der, ama inananının imanı kavidir; "bilimim, sen ne büyüksün, bir o kadar da mütavazı" der ve hemen ona da iman eder. Böylece bilmin devamlı değişmesine rağmen, bilim inananı aynı şeye inandığı inancını asla kaybetmez.

Tarihte gelmiş geçmiş dindar bir çok bilim adamı vardır, ama bu bilim inananını şüpheye götürmez. "Onlar da aslında pek inanmıyordu" diye düşünür. Kendi ürettiğine tapma gafletine her çağda düşmüş insan, bir zamanların putperestleri gibi, bilim putunu da anlatırken "aslında biz onun içindeki mantığa inanıyoruz" der ve bilmin hatalarını, eksiklerini hoşgörüyle karşılarlar.

Şimdilerde durum daha da vahimdir. Zira bilme bir de teknoloji diye birşey monte olmuştur. Teknoloji ki, gücünü savaşlardan alır, silah sanayii ile büyür, tüketim baskısıyla insanlarda güven oluşturur. Bu yoğun kuşatma da artık insanı sorgulamaya gerek bırakmadan bilimin kucağına atmış ve doğuştan bilim inananları olarak yetiştirmeye başlamıştır. Artık insanlar bilmi sorgulamayı dahi düşünmez. Çünkü "yok artık"tır, "bilim de sorgulanır mı, başına bilgisayar düşer"dir.

Ve böylece roller değişilir. Dindarlar bilim inananlarını aklını kullanmaya davet etmektedir artık. Önkabullerini bırakıp, dinin söylediklerini objektif olarak dinlemesini ve üzerine düşünmesini, inandığı bilimi sorgulamasını talep ederler. Fakat bilim inananları bilimi sorgulayabilecek yeterlilikte değildir, sorgulamak da uzun iştir zaten.

Hikaye böyle gider... Ancak özetle söylemek gerekirse, bilimle dinin 2 temel farkı vardır:

1. Bilim yaratılışın olmadığını varsayarak başlar herşeye. Dinse yaratılışın var olduğu önkabulüyle başlar. Yani önce bir Yaratıcı'nın varlığının kabul edilmesi beklenir.

2. Bilim tüm sorularına cevap bulabileceğini ve aklının her soruya cevap vermeye muktedir olduğunu iddia eder ve herşeye sorar. Ancak aldığı cevaplardan sadece 5 duyu organıyla algılayabildiklerini kabul edecektir. Din ise insana bir çok sorunun cevabını baştan verir. Araştırması, üzerine ilmetmesi gereken noktaları da belirtir. Aklını kullanacağı noktaları belirtir. Ayrıca aklının almayacağı noktaları da baştan söyler ve boşuna onu düşünmeyin der.

Bu 2 temel fark da birer önkabuldür. Kimse biliminki daha mantıklı öteki değil diyemez. Çünkü ikisinin de "bilimsel" ispatı mümkün değildir. İşte burada "inanç" devreye girmiştir. Bilme inananlar bilim tarafını seçmiş, dine inananlar da dinin dediklerine göre hükmetmişlerdir.

Zannımca meselenin özü budur. Sürç-ü lisan ettiysek affola...

Bilge

Bazen hakikati görmek için gözleri kapatmak gerekir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13-07-2007, 01:47
InVitatio
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Bilim Dini

sevgili bilge
iletini severk okudum ve kendim adina konusmam gerekirse, sonucta bilim de din de var olana bir yorum getirmekten ibaret....
var olan birsey var ortada birileri bunda allah'in vahdeti vcucudu ile kendisini gösteriyor diye yorumluyor digeri ise bunun doganin kendi dialektigi ile ortaya ciktiginin yorumunu yapiyor.....
ama isin asli ise "Gercegin" ne oldugu sorusudur....
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13-07-2007, 01:55
bilge bilge isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2006
Mesajlar: 43
Standart Re: Bilim Dini

Sevgili InVitatio,
Düşüncelerimi sıkmadan aktarabildiğime sevindim. Söylediklerinde haklısın. Benim de aktarmaya çalıştığım insanların içinde bulunduğu çelişkiydi. Gerçeğe ulaşmak için ne yapılması gerektiği düşünülürken bilim ve dinin vadeddiklerinin iyi değerlendirilmesi, bundan sonra birini seçmek gerekiyorsa seçilmesi ancak bu seçimin içinde "inancın" ve önkabulün varlığının inkar edilmemesi gerektiği düşüncesini aktarmaya çalıştım. Ne kadar başarabildiğimden emin değilim.
Sevgilerimle...

Bazen hakikati görmek için gözleri kapatmak gerekir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13-07-2007, 02:04
InVitatio
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Bilim Dini

Aslinda burada asil is Evrimcilere düsüyor , yani bir bilim dalinin ön yargisiz var olani irdeleyip arastirmaktir ilk görevi yoksa tanrinin yoklulugun kaniti degil....
Yani evrimci arkdaslarin asli görevi bilimsel olurken , tanri yoktur önkabulden cok, ortada neyin var oldugunu , ve bu ortada var olani arastirip, degerlendirip, yorumlamali....
bir tanrinin varligi aslinda sadece iman edeni ilgilendirir , ilgilendirmeli, ama ne yazik ki evrimcilik adina "ateist"ce bir tavir sergilenmekte ve tabiki diger tarafdanda kisisel dini tercihleri ile toplum hayatinin yönlendirmesi gerektigini yorumlayan insanlarin cikardigi sorunlardir var olan sorunlar.....
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13-07-2007, 13:05
thunderpoint - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thunderpoint thunderpoint isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jul 2007
Mesajlar: 2.842
Standart Re: Bilim Dini

Sevgili bilge,

Yazınızın başındaki anketi niye koyduğunuzu anlayamadım. Ayrıca bu kadar hedeften uzak tutucu bir anket de görmedim! Şayet ispatlamak istediğiniz şey 'din karşıtları bilime taparlar' tezi ise oturun ve daha başka bir soru yazın oraya. Çünkü şu an aldığınız cevap hiç bir şeyin belirleyicisi değildir.

"İnananları, *dinlerini *ve *kitaplarını *sorgulamamakla *itham *ederler *ve *aslında *sorgulasalar *ve *"inanmayı" *bırakıp *akıllarıyla *hareket *etseler *"doğru"yu *bulacaklarını *iddia *ederler." cümlesindeki 'itham' sözcüğüne takıldım. Yani "aslında sorguluyorlar ama" diyorsunuz. O zaman ya 'sorgulama'nın anlamını bilmiyorsunuz ya da dinlerin; bence bir araştırın... *

Bilim bir temadır ve gerçeğe ulaşmanın en doğru yoludur. Bu yüzden bilimciler yola çıkarken her türlü ön yargıdan uzak durmaya özen gösterir. İspatlayamadığı olguların 'yok' olduğuna inanmak yerine parçalara ayırır ve hem 'var' hem de 'yok' hali üzerinde çalışmalar yapar.

'Büyük Patlama' bir teoridir; varsayı yani... Eğer "yaratılış olmadığı düşüncesi gerekçe gösterilerek bu teoriye tutunulduğunu" söylüyorsanız ya bu konudaki bilgileriniz -her ne kadar 'bilge' ismine yakışmıyorsa da-çok yüzeyseldir ya da bu fikre muhalefet edebilmek için böyle davranıyorsunuz demektir. *

Görüyorum ki 2006 Eylül'ünden beri aktif üyesiniz. Hal böyleyken "Dini fikirler *çok *ender *yalanlanır *ve *aksi *ispatlanırken" diyebiliyorsanız siteye çok bağlanmıyorsunuz ya da rastgele konuşuyorsunuz demektir.

Anketinizin anlamsızlığına yaptığım vurguyu aslında bir cümleyle siz de itiraf etmişsiniz: "Bilim *zaman *zaman *-bizzat *kendini *tekzip *ederek- *o *ana *kadarki *bir *bilimsel *inanışın *yanlış *olduğunu, artık doğrusunun başka birşey olduğunu *açıklamaktan *gurur *duyar."
Gurur duyar çünkü 'bilim' 'din' gibi saplantılı değildir ve gerçeğin peşindedir. O yüzden anketinizde yapmaya çalıştığınız "bir çoğunun bir çokları hakkında 'bilimi din gibi algılıyorlar' diye düşünmesi sonucundaki *"o zaman dinler ve Tanrı'ya inanmayanlar aslında bilime tapınıyorlar" zorlaması arzunuz olsa gerek...

Yazınızın sonraki bölümlerinde ithamlarla suçladığınız bizlere ithamlar yağdırmışsınız. Bunu titiz bir ev hanımının koca evi temizlerken araya bir de çamaşır-bulaşık sıkıştırıvermesine benzettim. Yani zoraki! Canınız sıkılmış, yapacak birşey bulamamışsınız ve "girip birşeyler haykırayım" der gibi yazmışsınız.Sürç-ü lisan etmişsiniz ama merak etmeyin biz yine de affettik!

Sevgiler...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13-07-2007, 14:54
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart Re: Bilim Dini

Russel Alan Hulse ve Joseph H. Taylor jr. *Beraber *nobel fizik ödülünü kazanan *iki astronom. 1993 Fizik Nobelinde şu kısa açıklamayla yer alırlar: "Kütleçekim çalışmaları için olanaklar yaratan bir buluş olan yeni bir tip pulsarı keşfi için" Aslında bu kısacık cümleye sığdırılan *başarı bilge arkadaşımızın uzun yazısına kısa bir cevaptır.

Her iki bilim insanının yola çıkış nedenleri aynıdır : “Einstein ustanın” genel görelilik kuramını test etmek ve mümkünse yanlışlığını ortaya koymak.. Çıkan sonuç “şimdilik” ustanın haklı olduğudur.

Kepler güneş sisteminde gezegenlerin yörüngesini hesapladığında şöyle diyordu:”Doğanın gerçeğini arayıp durdum, elimden kaçırdım, sonra onun arka kapıdan kıyafet değiştirerek gelip kendini kabul ettirişini gördüm..Ah ne budalalık ettim, bir daldan ötekine konup asıl dalda kalmayı beceremedim.” Kepler’i bu kadar hayıflandıran ön kabuller neydi ki *gezegenlerin eliptik bir yörünge çizdiğini anlaması bu kadar uzun sürdü ? Kendi öcülleri olan üstadların bir yargısı; Pitagor,Batlamyus, Galileo, Kopernik *hemen hepsi gezegenlerin dairesel bir yörünge çizdiğine inanırlardı. Hele Kopernik “ en iyi yaratılışa başka türlüsünü yakıştırmak olanaksızdır” diyordu. Neden peki ? Çünkü daire kusursuzdur ve tanrı kusursuz görünümleri sever !!!

Bilim insana ait bir çabadır. En önemli özelliği sorgulamasıdır. Bu özelliği kendini de sürekli
sorgulamayı *zorunlu kılar. Bilim insanlarını karakterize eden ortak bir özellik bulmak zordur.
Yaşadıkları dönemin kültürel, ahlaki, dini ön kabulleriyle sınırlı ve tanımlıdırlar. Ve çabaları
Keplerin yukarıdaki cümlesinin başında söylediği “Doğanın gerçeğini” aramaktan başka bir
şey değildir. Her keşif , bulgu sonsuz büyüklükte bir denizde minnacık bir adanın büyütülmesi
için insanın *naif çabasıdır. Bilinmeyenin sonsuz bilinenin sınırlı olduğu bir *evrende yazgısını
değiştirmeye çalışan tuhaf canlılarız.

Bilim yanılabilir !! Doğru yanılabilir. Peki yanıldığını kim bulur ? Einstein genel görelilik kuramına *göre uzay-zamanda büyük kütlelerin uzay-zamanı büktüğünü ileri sürer. Bu çıkarım *Russel Alan Hulse ve Joseph H. Taylor jr. *tarafından *sınanacaktır. Ama bu sınama bir başka bilinmeyene kütle çekime *yeni bir bakış açısı getirmekle sonuçlanır. Yarın birileri büyük ustanın yanıldığını isbat etmek için yeniden kolları sıvayacaktır. Bu çabaya girişenler ister tarihe adını yazdırmak isteyen “kusurlu” insanlar, ister Tanrıyı keşfetmeye çalışan dini inançları tam birisi, isterse Tanrıyı aklına bile getirmeyen “kaçık” bir bilim insanı *olsun ne değişir ? Bulguları insanın iki ayak üzerinde durmayı becerdiğinden bu güne süregelen anlama çabasına küçük bir katkı olacaktır.

Bilim bilinmeyenle bilinen arasındaki sınırda sürdürülen sonu asla gelmeyecek bir çabadır.
Çünkü nesnel evrenin çelişkileri sonsuzdur ve anladığınız,kavradığınız her çelişki yeni bir sorunun yeni bir bilinmeyenin *labirente benzeyen kapısını açar.

Bilim iyi ki yanılır. Aksi durumda evreni toptan açıklayan bir dogmaya dönüşürdü...

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14-07-2007, 00:56
bilge bilge isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2006
Mesajlar: 43
Standart Re: Bilim Dini

thunderpoint";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yazınızın başındaki anketi niye koyduğunuzu anlayamadım.
Yazının başındaki ankette sorulan sorunun "evet" cevabının benim yazımın bir özeti olduğunu düşünmekteyim. Fikrim hakkında cevap yazmayanların da katılabileceği bir anketle, özet bir görüş alabilmek istedim. Tutucu bir soru olduğunu da sanmıyorum. Soru gayet açık, seçenekler de olabildiğince geniş bence.

thunderpoint";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
"İnananları, *dinlerini *ve *kitaplarını *sorgulamamakla *itham *ederler *ve *aslında *sorgulasalar *ve *"inanmayı" *bırakıp *akıllarıyla *hareket *etseler *"doğru"yu *bulacaklarını *iddia *ederler." cümlesindeki 'itham' sözcüğüne takıldım. Yani "aslında sorguluyorlar ama" diyorsunuz. O zaman ya 'sorgulama'nın anlamını bilmiyorsunuz ya da dinlerin; bence bir araştırın...
Ben dindarlar sorgular demek istemedim aslında. Bilim inananları dindarları dinlerini sorgulamamakla "itham ederler", yani "suçlarlar". Öyle ya, hayatını adadığı şeyi hiç sorgulamamak bir eksikliktir, bu iddia da bir suçlamadır. Suçlama onun yapıldığına veya yapılmadığına dalalet etmez. Suçlanır, sonra irdelenir ve itham doğru mu değil mi anlaşılır. Burada bir yönlendirme yok dolayısıyla...

thunderpoint";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bilim bir temadır ve gerçeğe ulaşmanın en doğru yoludur. Bu yüzden bilimciler yola çıkarken her türlü ön yargıdan uzak durmaya özen gösterir. İspatlayamadığı olguların 'yok' olduğuna inanmak yerine parçalara ayırır ve hem 'var' hem de 'yok' hali üzerinde çalışmalar yapar.
Bizim yaratılış üzerine kafa yoran ve bunun "akla uygunluğunu" sorgulayan bilim adamları göremeyişimizin sebebi nedir acaba? Neden mesela büyük patlama bir teori olarak "bilimsel" olarak görülürken, "Tanrı'nın ol emriyle kainatın varolması" bilimsel bir teori olarak hiç ele dahi alınmamıştır?

thunderpoint";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Görüyorum ki 2006 Eylül'ünden beri aktif üyesiniz. Hal böyleyken "Dini fikirler *çok *ender *yalanlanır *ve *aksi *ispatlanırken" diyebiliyorsanız siteye çok bağlanmıyorsunuz ya da rastgele konuşuyorsunuz demektir.
Kusura bakmayın sayın thunderpoint ama, örneğin İslam ve gelmiş geçmiş milyonlarca müslüman 1400 yıl önce söylediklerini hala aynı şekilde savunurlarken, 1400 yıl önce bilim adamlarının dedikleriyle şimdikilerin dedikleri arasında dağlar kadar fark vardır. Bu sitede verildiği iddia edilen ispatlar, aslında hiçbirşeyin ispatı değildir. İnanmayanların inançsızlıklarını kavileştirmek adına birbirine verdikleri teselliler ispat sayılamaz.

thunderpoint";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
... Gurur duyar çünkü 'bilim' 'din' gibi saplantılı değildir ve gerçeğin peşindedir.
Eğer böyleyse, bilim hiçbir zaman gerçeğe ulaştığını iddia etmemelidir. Zira bunun garantisinin olmadığını bir çok kez tecrübe etmiştir. Ve dini fikirlere bilimsel antitez öne sürenler her cümlesinin başına "şu anki bilgilerimize göre..." diye başlamalıdır. Bilimsel tezler kesin gerçekler olarak sunulmamalıdır.

Sevgili frodo,
Bilim elbette ki güzel sonuçlar da üretmiştir. Kırık dökük ilerlese de insanlığa faydası da olmuştur, olmaktadır. Dinler de öyle değil midir? Sırf dini inancı için sağlığına dikkat eden, insanlara saygı gösteren, başkalarının hakkını gözeten insanlar yok mudur? Tamamen faydasız bir şey olamaz tabii ki ikisi de. Ama önemli olan iki olgunun çıkış ve hedef noktaları, ve bu hedefe ulaşmataki ana kriterleridir. Ben bilimin de tıpkı eleştirdiği dinler gibi bir "inanış" olarak uygulandığı ve bu şekilde kendini inşa etmeye devam ettiği fikrimi dile getirdim. Bilime "inanan" insanların var olduğunu ve sayılarının hızla arttığını iddia ediyorum. Sorgulamadığı dini reddedip, yine sorgulamadığı bilime kendini bağlayan insanlar...

Her ikinize de değerli vakitlerinizi ayırıp benimle bilgilerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Jest ve mimiklerden yoksun bu münazaramızda yazı kusurlarımı hoşgördüğünüz için de ayrıca teşekkür ediyorum.

Bazen hakikati görmek için gözleri kapatmak gerekir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14-07-2007, 04:12
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Bilim Dini

Bizim yaratılış üzerine kafa yoran ve bunun "akla uygunluğunu" sorgulayan bilim adamları göremeyişimizin sebebi nedir acaba? Neden mesela büyük patlama bir teori olarak "bilimsel" olarak görülürken, "Tanrı'nın ol emriyle kainatın varolması" bilimsel bir teori olarak hiç ele dahi alınmamıştır?

* * *sayın bilge

* * *nasıl böyle bir iddiayı dile getirebiliyorsunuz hayret ediyorum. İnsanlıgın tüm geçmişi bu sorgulamalarla dolu. Bilim şayet bugün bilim haline gelebildiyse ve dogmadan kurtulabildiyse bu sorgulamayı yapabildigi için dir. Eistein bile quantum fizigini bu yüzden kabul edememiştir. Gerekçesi tanrı zar atmaz olmuştur. Demek ki her şeye ragmen bilimsel kafa da dogmadan kurtulamayabiliyor.

* * *Bilimsel düşünüşün temelinde hiç bir biçimde dogmaya yer vermemesi yatar. Bilimsel düşünce ile inancın ise hiç bir biçimde bagdaşırlıgı olamaz. Siz varsayım ile inancı birbirine karıştırmışsınız.Bilim adamı bazı gözlemlerinden bir varsayım oluşturur, buna hipotez deniyor fakat bu varsayımının hiç bir biçimde inanmakla ilgisi yoktur. Daha sonra bu varsayımını sınar, sınamalarının sonucu varsayımlarını destekliyorsa ancak o düşünüş bir teori haline gelebilir ve geçerliliginin gözlemlenebilmesi için tekrar tekrar yeniden sınanması gerekir. Tüm sınamalardan başarı ile geçebilmiş bir teori ise bilimsel gerçek haline gelebilir.

* * * *Ancak matematiksel ispatı olan şeyler kesinlik arzederler ve gerçektirler. Onun için de teorik fizikçilerin aslında son derece iyi birer matematikçiler olması gerekir. Bilimde olgular, gözlemler ve ispatlar rol oynar, inançlar degil. Bugün Adem' e inanarak fosil araştırması yapabilmek mümkün degildir, evrim araştırabilmek de mümkün degildir. Big bang teorisi ise bilim adamları öyle inandıgı için big bang olmamıştır. Patlamadan 300,000 yıl sonra ortaya çıkan atomların yaydıgı kozmik ışınım gözlenebildigi için, veri saglayabildigi için yaygın kabul görmüştür. Evrenin genişledigini açıklayabildigi için kabul görmüştür. Ama hala o kadar çok bilinmeyeni vardır ki, yarın başka bir teori ile daha ileri bir aşamada ele alınmaması için bir sebep yoktur. Ancak gelinen aşamada artık ol demekle hiç bir şey olmadıgı anlaşılmıştır. Ol demekle olunan şey bakın nereden alınmadır :

* * * *" Sonra tanrılar Marduk'un önüne bir giysi getirdiler ve gücünü kanıtlamak için bu giysiyi gözden kaybet ve sonra tekrar ortaya çıkar, gücünün büyüklügünü ortaya koy dediler. O zaman Marduk giysiye emretti : Kaybol, ve giysi kayboldu. Tekrar emretti : Ortaya çık, ve giysi tek parça halinde ortaya çıktı. Tanrılar onun sözlerinin gücünü görünce coşkuyla bagırdılar. Marduk kraldır. "

* * * * Enuma Eliş ten aldıgım bu pasaj pek de yabancı gelmiyor bana kalırsa. Bir de Marduk' un 50 sıfatının oldugunu da ekleyelim.


* * * * *saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 15-07-2007, 15:18
kucles kucles isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 May 2007
Mesajlar: 53
Standart Re: Bilim Dini

şimdi burda dinin hiç değişime uğramadığını, kesin olduğunu mu *kanıtlanmaya çalışıyorsun?
peki allah tarafından art arda indirildiği söylenen 4 kitaba ne diyeceksiniz? biri tutmamış yeni versiyonlarını göndermiş. demek ki allah da kullarından olan isteklerini zamanla değiştiriyor, o da bir değişim içerisinde; nasıl ki *önce israilloğullarına tevrat gönderildi, sonra aynı topluma zebur, sonra incil, sonra da tüm insanlığa kuran...
demekki dinler de zamanla yetersiz kalıyor, ve değişime ihtiyaç duyuyormuş.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 29-08-2007, 23:58
flzf flzf isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Aug 2007
Mesajlar: 34
Standart Re: Bilim Dini

yazı saçma sapan olmuş sevgili bilge bilim ve din karşılaştırılamaz ama niye çünkü bilim din diye bişiy tanımaz bilim tüm sömürü kölesahip ilişkilerini tanımaz bilim insanların doğayı anlama açıklama çabasıdır oysa din doğayı anlamama açıklamama çabasıdır bundandırki birçok bilim insanı dindar insanlar tarafından öldürülmüştür ve din son kozlarını oynamaktadır bilim karşısındaki ağır yenilgisi onu tarihin karanlık sayfalarına gömücektir bi gaf daha var yazında bilim bir tanrının olmadığını varsayar diye böyle birşey kesinlikle yok bilimin son noktası tanrıdır fakat tanrı bilimde işlenecek bir konu değildir şimdilik ve ikinci bir gaf din birçok sorunun yanıtını şimdiden verir demişsin kesinlikle hayır din bir takım uydurma vaadlerde bulunup farkında olmadan tanrının yüceliğini kirletir o kadar herkes yalan söyleyebilir özellikle din ama bilim yalanları yıkmaya çalışır bu şekilde bilim ve din bir kez daha karşı karşıyadır sana daha sayfalarca yazı yazabilirim ama ilk önce dinin ve bilimin ne olduğunu yaşayıp öğrenmen gerek şimdilik bu kadar
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:00 .