TBMM çatısı altında kurulan komisyonla yürütülen süreci eleştiren KCK Eş Başkanı Bese Hozat konuştu.
''PKK kadroları, bu Hareket'in kadroları af maf istemiyor. Eve dönüş yasası falan istemiyor. Bir grup için yasa istemiyor. Bilmem şu suç, bu suça göre şey istemiyor. Hiç kimse suç işlememiş, suç işlemediği için de af istemiyor. Af, suç işleyenler için yapılır. Biz suç işlememişiz ki af isteyelim.'' https://halktv.com.tr/gundem/pkk-af-...onustu-989669h
Kürtler de ne istediklerini bilmiyorlar zaten. Bölünmüş durumdalar.
İran, suriye, türkiye, ırak kürtleri bir bütün halinde hareket edemiyorlar. Bir bölümü diğer bölümüne söz geçiremiyor.
Bu yüzden kürtlerle diplomatik ilerleme sağlanamıyor, çünkü anlaşma yapılabilecek bir bütün yok.
Bir parçasıyla anlaşıyorsun, diğer parçası ona uymuyor.
Kürtler de ne istediklerini bilmiyorlar zaten. Bölünmüş durumdalar.
İran, suriye, türkiye, ırak kürtleri bir bütün halinde hareket edemiyorlar. Bir bölümü diğer bölümüne söz geçiremiyor.
Bu yüzden kürtlerle diplomatik ilerleme sağlanamıyor, çünkü anlaşma yapılabilecek bir bütün yok.
Bir parçasıyla anlaşıyorsun, diğer parçası ona uymuyor.
Kaldı ki asıl muhatabınız bu konuda ne Türkler, ne de Kürtler değil, bu tür şahsileştirici yaklaşımlar sorunları çözmez(Kürtler de böyle, şöyle, sanki Türkler farklıymış, uzaydan gelmiş, fabrikadan döküm olağanüstü, kutsal, insan üstü bir varlıkmış gibi süreğen ayrıştırıcı, ırkçı hamasetler.. Homo Sapienslersiniz özünde ve hayattaki bütün yapay ayrıştırmalar harami saltanatları, menfaatçi hokkabazlar, menfaatçilerin menfaat işi. Sosyo-kültürel yani edinime dayalı doğal FARKLAR ise, AYRILIK değil, türde sosyal motiftir denebilir). Muhatap -> HUKUK, asıl muhatap budur bunun dışında hiç bir eylem çözüm getirmez, ancak sorunun süregiderliği içinde bir taraf yok etme, diğer taraf var olma savaşı verir...
Sorunlar sorunların içinden veya bir parçası veya sorunun parçası muhataplarla, birine ayrıcalık, diğerine bilmem ne tavrıyla çözülemez(ikisini de aşan, laik, hukuki bir zemin olmalı!)... Burada kastettiğim teati muhataplığı değil, objektif olarak sorunun ne olduğu ve çözümün nasıl sağlanacağı esasıyladır, teati burada sosyal hukuk normlarındaortaklaşmaktan geçer, gerçek olan budur, bunun üzerinde yürümezse, hikaye... Yani teati de muhataplıkta yine HUKUK namına olmalıdır, hasımlar muhataplığı, itişme biçiminde değil...
Kısaca Türklük, Kürtlük demeyi bırakıp öyle bakmak gerekir ve genelde çözümler basittir ancak cehaleti kırmak, çeşitli haydut bürokrasileri kırmak, onalrın afyonuna dokunmak, işte asıl zor olan budur. Bu ülkeye en büyük zararı veren İttihatçılıktır ve bu yapı sanıldığı gibi öyle yurtsever, halkı düşünür, hatta milliyetçi de değil, esasen feodal entrika modeli üzerine kurulu olan ve mümkün mertepe her tür yöntemi kullanan haydut bürokrasisidir(hem milliyetçi hem de dinci egemen bürokrasi bu anlayıştadır, farkıdna olsun, olunmasın, bu asalak mantarı, kalıtsal miras gibi).
Özelde bununla, ötekiyle vb. hamaset, çatışmalar yerine hukuk esas alınmalıdır, toplumsal bilinç hukuk eksenli işlenmeli -ki özünde bir çok meselenin de çözümü buradadır, bir toplumda bu bilinç yoksa, o toplumların yemliği, eline ya dincilik ya ırkçılık verilir, sırtına semer vurulup eşek, koyun vb. edilir. Dünyaya gelişini dahi dini, ırkını yüceltmek, tapmak vb. emdeksleyen, insan olduğunu ve insani bütün talep, akıl mantığını unutacak denli sarhoş edilir, tarifi zor, holiganik, zombilik derecesinde bir durum......
Detay isteyen olursa İttihatçı bürokrasinin neden entrika çeteleşmesi üzerine kurulu bürokrasi olduğunu da detaylandırabilirim. Bu ülke ve halkın refahı, selahiyeti bakımından bir çok konuda mesafe almak istiyorsa, bu hakim haydut, entirkalı ve süreğen kamplaştırmalardan beslenen anlayışı kırmak zorunda... Bu sorunu çözmeme namına, bunca hukuk dışı direncin temelinde bu hakim ve hayli faşist anlayış yatmaktadır ve kırılmak zorunda... osmanlı imparatorluğunun dahi çöküşünde en büyük rol bunalra aittir(yanlış anlaşılmasın, örnek olarak veriyorum, bunlar sözde Osmanlıyı koruyanlardı, aslında ise her yere ayrılık tohumları eken, daima entrika ve provokasyonlar tertipleyen, en tepeden çeteleşme ögütü, çete iktidarıydılar ya da olmak için binbir yoldaydılar. O zamanlar aşırı Osmanlıcı takılırlar, herkese önce Osmanlıyım sonra olabilirsem, izin verirseniz insanım anlayışını, silahla, kılıçla hakim kılmaya çalışırlar, yoktan ayrılık üretir, faydalanırlardı...)
Sık sık Kanada vb. örneği veriyorum, neden? Çünkü işareti bellidir, hukuk ve hukuki normlar. Aslında çözümler bu denli basittir, bütün çözümler sorunu üreten sebeplerden daha basittir, ancak zor olan o sorunlar üzerinden kök salmış asalaklar ve ürettikleri kiri, hamaseti kırmaktır(zor olan bu, çözüm değil)...
Kısaca Türkler, Kürtler şöyle, böyle demiyoruz, karşımızda homojen bir şahıs yok, kim oldukları da önemli değil, dili, dini, cinsiyeti, mezhebi vb. bunlar ayrım oluşturmamalı, hukuk esasıyla düşünmeliyiz ->HERKES!...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Kısaca Türkler, Kürtler şöyle, böyle demiyoruz, karşımızda homojen bir şahıs yok, kim oldukları da önemli değil, dili, dini, cinsiyeti, mezhebi vb. bunlar ayrım oluşturmamalı, hukuk esasıyla düşünmeliyiz ->HERKES!...
Ama işte devletlerle ortaya çıkan ayrımlar var. Suriye var Türkiye var. Suriyedeki kürtler var türkiyedeki kürtler var.
Pkk var pyd var.
Pkk silah bıraksa Pyd bırakmıyor.
Apo ile anlaşsan Barzani ile anlaşamıyorsun.
Geçen gün Barzani provakasyon yaptı Şırnak'a peşmergelerle gelerek.
Bu yaptığı eleştirilince de hemen ''ırkçısınız'' diyor.
Akp'nin terörsüz türkiye adı altında başlattığı barış sürecini şu an tıkayan sorun bu. Kürtlerin parçalı hareket etmesi.
Türkiye bir devlet olarak mecburen olayın suriye ayağını da düşünmek zorunda.
Ama işte devletlerle ortaya çıkan ayrımlar var. Suriye var Türkiye var. Suriyedeki kürtler var türkiyedeki kürtler var.
Pkk var pyd var.
Pkk silah bıraksa Pyd bırakmıyor.
Apo ile anlaşsan Barzani ile anlaşamıyorsun.
Geçen gün Barzani provakasyon yaptı Şırnak'a peşmergelerle gelerek.
Bu yaptığı eleştirilince de hemen ''ırkçısınız'' diyor.
Akp'nin terörsüz türkiye adı altında başlattığı barış sürecini şu an tıkayan sorun bu. Kürtlerin parçalı hareket etmesi.
Türkiye bir devlet olarak mecburen olayın suriye ayağını da düşünmek zorunda.
AKP bakalım ne gibi düzenbazlıklar peşinde, bu ayrı. Barzani bunlardan farklı değil, burada yaptığım kıyas Türk, Kürt meselesi değil, Barzani kötü diye Kürtleri, AKP saltanatı kötü diye Türkleri değerlendiremeyiz, yani sosyo-kültürel edinimlerin belirleyen ölçütü bunlar olamaz...
Örneğin dil yasaklamanın, zulmetmenin, sonunda da olacağın, nereye varacağı belli olanın savunulacak bir yanı yok.
Barzani konusunda baştan protokol yapılmalı... Bu her yerde böyledir, yani bu sırf Barzani'nin değil, Türkiye'nin yanlışı, şartlarını koymalı, uymuyorsa kabul edilmemeli.... Kaldı ki işin kötü tarafı Türkiye'de oralara öyle gitmiş, gidiyor*, demek ki ikisi de yanlış. Bir ülke ziyaretine giden kim olursa olsun, çevre koruması ev sahibinin sorumluluğudur, bunun dışında gelen kişilerin ancak yakın koruması olabilir ve silah olarak tabanca taşıyabilirler... Ha 3-5 korumada hafif makineli olsa ne olur, belirleyici mi? Ama usülen verdiği mesaj rahatsızlık verdiği için kabul edilmez...
Bunun dışında Türkiye'nin Suriye gibi bir meselesi bu minvalde olamaz. Türkiye de hukuku icra etmek Suriye'ye bağlı değil. Aksine pozitif olur......
PYD silah bıraksa, Alevilerin(binlerce Alevi katledildi ve katleden 10 tümenin çoğu Türkiye destekli paravan ordu birlikleri), Dürzülerin durumuna düşmeyecek mi? Yani oranın sorunları orayla ilgili ve bana düşen görüş yine aynı, ya birlikte yaşamayı öğrenecekler, ya da bu şekilde olmaz... Sonra İsrail deniyor, burada utanması gereken kim? Kimse sahip çıkmayacak, kimse itiraz etmeyecekse, meydan kime kalacak? İlla insanlar mezhebi, dili yüzünden katledilmeli mi? Sebep, kim, hangi koşulda silah bırakacak(Türkiye'de zaten aslında savaş birimleri olarak falan yoklar, yalan, dolan, talan, yandaş gazetelere inanmayın. Öyle ki gittiler Suriye'de mağaraya kimyasal bomba attılar, sonra da hesapsız, kitapsız piyade yolladılar, o kadar askerin hayatına mal oldular, süreğen bir yerlere operasyon yapıyorlar ve haberlerde sanki saldırıya uğramışlar gibi gösteriyorlar. Türkiye, Suriye'de gerici, faşist paravan örgütler kurup, ortalığı karıştırdı, Türkiye'nin Suriye temsili de yine terörist denen örgütler değil mi?(işte tezat) 20 yıl bunu yaptılar ve PYD üzerinden de meşruiyet kasıyorlar, sırf bu yüzden süreğen operasyon halindeler ve muhtemel bu bir yerde ABD, İsrail'in bölge üzerinde kalıcılaşmasını sağlamak için süregiden taktik stratejinin, istikrarsızlaştırıp, mecbur bırakmanın bir parçası ve Şara'da, AKP rejimi de(karşılığında bir avuç hırsıza yeşil dolarlar sağlanacak, bazı ihale, vurgunlar bunlara verilecek) zaten ABD+İsrail taşeronu, bilinçli olarak Aleviler(daha çok Türkiye destekli tümenler kullanılıyor), Dürziler(Şara merkezli tümenler kullanılıyor), Kürtler üzerine(ki bunda da Türkiye'nin paravan örgütleri daha fazla kullanılıyor) saldırılar düzenlenip, bölgede ABD, İsrail'in söz sahibi olması yönünde girişimler sağlanıyor, yani normalleşmeye izin verilmiyor, pekiştirene kadar da verilmeyecek. AKP'nin savaş, uluslararası hukuk, hak ihlalleri, IŞİD'le ortalık vb. suçları vb. bin sayfa falan olmuştur, ama batı her zamanki gibi iki yüzlü, adi ve asıl sorun zaten bu toplumun kendisi, yoksa batı, matı hikaye...
Kısaca Türkiye'nin iç meselesi Suriye'nin meselesi değil, Suriye'nin iç meselesi de Türkiye'nin iç meselesi değil, bunları ayrı tutmak gerekir. Türkiye bugüne kadar yaptığı hukuksuzluğa son vermeli, ha verir, vermez bu halde olmasının sebeplerinden birisi de bu olur ve böylesi toplumlar hiç bir zaman insanileşemez, insani yaşam normlarına sahip olamaz, bir avuç hırsız ülkeyi elinde çevirmeye devam eder, kamplaştır, hamasetini yap, nutuğunu at, her şeyi unuttur, süreğen dümeni, gündemi böyle tut kitleleri sürüleştir, vur semeri sırtına (yani artık bu toplum bunlardan da kurtulmak zorunda)... Toplum o bilinçte olsa zaten böyle olmaz, hukuk olsa zaten bu sorun da olmaz...
*
TÜRKİYE'NİN DE BÖLGEDE ZIRHLI TANKLARI YILLARDIR VAR
Türkiye'den giden tüm devlet büyüklerinin özel harekât korumalarının uzun namlulu silahlarıyla Irak'ın kuzeyine gittiğini herkes biliyor. Duhok'ta, Amediye'de Türkiye'nin tankları ve zırhlı araçları da yıllardır orada. [AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu]
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Kısaca Türkiye'nin iç meselesi Suriye'nin meselesi değil, Suriye'nin iç meselesi de Türkiye'nin iç meselesi değil, bunları ayrı tutmak gerekir.
Türkiye devletinin bu meseleyi sadece türkiyedeki kürtler diye ele alması mantıklı olmazdı.
Kendi güvenliği için suriyedeki kürtlerin durumunu da takip etmek ve hesaba katmak zorunda.
Şimdi Türkiyedeki kürtlere haklar, imtiyazlar verilse, hatta uzun vadede kendi dillerinde bölgesel yönetim vs gibi haklar tanınsa... Bunun devamında suriyede pyd güçlenerek özerklik ilan etse, suriye merkezi yönetimi zaten zayıf görünüyor, özerkliği tek başına engelleyemeyebilir. Bunun sonucunda türkiyede kendine haklar tanınan kürt bölgesi o özerkliğe biz de katılıyoruz diyebilir ve bu türkiyenin toprak bütünlüğünü tehlikeye atar.
Dolayısıyla t.c. devletinin olaya sadece türkiyedeki kürtler olarak yaklaşması beklenemezdi.
Bunu beklemek eksik yaklaşım olur.
Türkiye devletinin bu meseleyi sadece türkiyedeki kürtler diye ele alması mantıklı olmazdı.
Kendi güvenliği için suriyedeki kürtlerin durumunu da takip etmek ve hesaba katmak zorunda.
Hayır aynı şey değil, aynı şekilde İran, Yunanistan, Bulgaristan için de söyleyebilirsin. İç mesele ile dış mesele aynı şey değildir. Kaldı ki aynı şekilde Şara'yı da hedef alman gerekirdi, ne de olsa esası, temeli IŞİD, El Nusra ve şeriat rejimi... (mesele Türkler, Kürtler, Araplar meselesi değil, orada asıl mesele rejim meselesi)
Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı
Şimdi Türkiyedeki kürtlere haklar, imtiyazlar verilse, hatta uzun vadede kendi dillerinde bölgesel yönetim vs gibi haklar tanınsa... Bunun devamında suriyede pyd güçlenerek özerklik ilan etse, suriye merkezi yönetimi zaten zayıf görünüyor, özerkliği tek başına engelleyemeyebilir. Bunun sonucunda türkiyede kendine haklar tanınan kürt bölgesi o özerkliğe biz de katılıyoruz diyebilir ve bu türkiyenin toprak bütünlüğünü tehlikeye atar.
Suriye'de egemenliğin salt Araplar'da olması gibi ulvi bir ayrımı nereden koyuyorsun, kaldı ki imtiyaz denmez ona, ne imtiyazı, toplum içinde imtiyaz ifaden dahi hukuka uzaklıktan gelir. Kendini nasıl görüyorsan Kürt de öyle, göremeyeceksen ayrılma hakkını teslim edersin...
Farkındaysan tamamen akıl, mantık, bilim dışı gerekçe üretiyorsun, PYD orada sana rağmen, senden bağımsız güçlenir, sen Türkiye'de Kürt sorunu olmayan bir ülke de olsan bu gerçek böyledir. Türkiye bir İsviçre gibi olsaydı sence bu meselede Kürtler'in ayrıma maruz kalmasına engel olması zararına mı, yararına mı olurdu? Ne yani gidip Şara'yı mı destekleyecekti? Gerçekler başka sen başka teldesin...
Türkiye dediğin zaman ve iddia ettiğin gibi olsaydı, imtiyaz değil, YURTTAŞ, öyle bakmalısın.
Kendi kendine, olası en kötü ve akıl, mantık ile bağdaşmaz senaryo yazıp, üzerinden dilediğini söylüyorsun, tutarlı da değilsin, bu şekilde olmaz, burada senaryo, kurgu değil, anlayış üzerine yazıyorum.
Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı
Dolayısıyla t.c. devletinin olaya sadece türkiyedeki kürtler olarak yaklaşması beklenemezdi.
Bunu beklemek eksik yaklaşım olur.
Evet orada Kürtler'i desteklemeliydi, çünkü yok sayılıyorlardı, aksi yanlış olurdu ve şu an yanlışı yapan sensin... Burada mesele Kürtler vs. meselesi değil, Aleviler, Dürziler için de aynı sorun geçerli, nerede haksızlığa maruz kalan var mantıken ve doğrusu orada bu haksızlığın giderilmesi temelinde politka üretmektir.
Peki sen ne yaptın?
Bu saçma sapan senaryolarınla, İsrail, ABD için taşeronluk görevi üstlenmiş oldun(bölgede hak hukuk ve yurttaşlkık değil ayrımcı körüklemeleri canlı tuttun), Kürtler ve Alevilere topyekün soykırım müdahaleleri yaptın, kıçını yaladığın Şara'da Dürzilere aynısını yaptı, böylece paravanlık görevini layıkıyla yerine getirirken, yenilen bokun altında kalındı...
Bir ülkenin iç işlerine karışmak, gidip o ülkede şu ya da bu azınlığın tepesine bomba yağdırmak, soykırım denemeleri yapmak mıdır? Suriye'de PYD güçlenirmiş, güçlensin, orada hukuk yok şu an, sen hukukun olmaması için çalışıyorsun, ne yapacaksın takribi 5 milyon insanı yok mu edeceksin? Sebep, sana bu hakkı veren ne? Şara dediğin de özünde IŞİD'den gelme, gidip ona da aynı boku yesene o halde, madem bu senin güvenliğin için, saçma sapan senaryo, kurgu üretmeyin, akıl, mantık, objektif ve bilimsel düşünmelisin.
Ayrımclığı, bölücülüğü bırakmalısın, buradan sana eğer bundan nemalanan mafya, çete iktidarı isen fayda çıakr, toplum isen koyun gibi melersin...
Kürtler dediğin insan türünden ayrı ve senden farklı bir garabet falan değil... Bu faşsit kafaylada varacağın yer tam da kendi yazdığın kötü sernayoları yaşamak olacak, ve hali durumun da hiç umrumda değil, çünkü müstehaksınız... Geriye hüloooğ diye bağırmanız kalır... 21. Yüzyılda yurttaş demeyi başaramadın, tek isteğin bölmek, parçalamak sonra da sonuçalrından yakınmak, beklenen bir aferindir, o halde aferin...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (06-12-2025 Saat 17:47 ) değiştirilmiştir.
Mantıksız konuşan sensin malesef.
Diyorsun ki türkiye kendi içindeki kürtlere odaklansın. Pyd falan türkiyenin meselesi değil, suriyenin iç meselesi.
Ben de diyorum ki hiçbir devlet bu kafayla yaklaşmaz. Suriyedeki kürtlerin tavırları elbette türkiyeyi doğrudan ilgilendirir.
Türkiye orayı da hesaba katmak zorundadır.
Tamamen bilimsel konuştum, faşistlikle ilgisi yok. Duygusal tepki veriyorsun.
Bu arada ben de bir kürt olabilirim, söylemlerim değişmezdi. T.c. devleti açısından yaklaştım.
Tartıştığımız devlet Türkiye yerine Yeni Zelanda da olabilirdi. Tarafsız bakıp devletlerin stratejisi açısından değerlendirmek gerekir.