Başlıktaki sözü İtalya'nın bir komutanı söylemiş.
Bu komutanla bir Türk komutanı arasında şöyle bir diyalaog geçmiş.
Sorunun nasıl çözüleceğini ise 1989 yılında, İtalya Carabinieri (Jandarma) Genel Komutanı Roberto Jucci, o zaman Roma'da yarbay rütbesiyle askerî ataşe olan emekli tümgeneral Osman Özbek'e, söyledi. Görüşmenin ilgili bölümü şöyleydi:
"Roberto Jucci: Ağrı'ya mı atandınız? Çok dikkat etmelisiniz. O bölgede PKK çok etkindir.
Osman Özbek: PKK'nın nerede ne kadar etkin olduğunu bilecek kadar Türkiye ile ilgilisiniz demek…
Roberto Jucci: Bilgim şuradan geliyor: Bizde her Salı günü İtalya Millî Güvenlik Kurulu toplanır, ben de görevimden dolayı bu toplantılara katılırım. Toplantılarda Türkiye konusu da beş dakika konuşulur. Bu beş dakikanın üç-dört dakikasında uzmanlar PKK eylemleri hakkında bilgi verir.
Osman Özbek: Peki sayın komutan, Türkiye bu mücadeleye 1984'te başladı. Beş yıl oldu, henüz terörü sona erdiremedik. Sizin böyle bir sorununuz olsa ne yapardınız?
Roberto Jucci: Osman Bey, bizdeki verilere göre PKK bir ABD projesidir. Türkiye, İtalya gibi bir NATO üyesi olduğuna göre bu sorunu ABD ile görüşerek çözebilir. Örgütün arkasında ABD olduğu ve bunu yok saydığınız sürece terörü bitiremezsiniz…
PKK, AKP iktidarının Suriye politikası sayesinde Suriye'nin kuzeyinde ABD desteğiyle 100 bin kişilik ordu haline geldi!
Türkiye, ABD'yi bu işin peşini bırakmaya mecbur etmedikçe, sorunun çözümü mümkün değildir."
PKK-AKP-MHP bunların zaten ABD projesi oldugu malum, bu diyalog ise olaya bir başka netlik kazandırıyor.
Surekli her kotulugun basi ABD odakli yaklasiyorsun, ama dikkat etmedigin sey, meseleyi asiri dar bir cerceveden okuman.
ABD de, diger tum devletler gibi, insanlarin olusturdugu buyuk bir organizmadir. Devletlerin iyi veya kotu olmasi, aslinda bireylerin dogasindan gelir. Insan dedigimiz varlikta da hem iyi hem kotu potansiyel var. Iste bu nedenledir ki tarih boyunca haksizlik, somuru, siddet, hukuksuzluk ve gucu elinde tutanin zayifi ezmesi hep var olmustur. Bu belirli bir ulkenin veya belirli bir cagin uretimi degil. Bes bin yil once de boyleydi, bugun de boyle, yarin da boyle olacak. ABD yokken de insanlar birbirini olduruyordu; ABD ortadan kalksa da bu gercek degismeyecek. Bu nedenle her ne kadar siddeti ve hukuksuzlugu organize eden devletler olsa da, insan dogasini merkeze alarak dusunmek, cok daha saglikli ve gercekci bir yaklasim olur. Cunku devlet ancak onu olusturan toplumun yansimasidir.
Ayni durum PKK meselesinde de gecerli. PKK denen olgu, dis gucler tarafindan paketlenmis sihirli bir proje degil; uzun yillara yayilan toplumsal, kulturel, ekonomik ve kimlik catismalarinin bir sonucudur. Anadolu topraklarinda yuze yuze gelen Turk ve Kurt toplumlari, tarih boyunca guc dengesizlikleri, kimlik catismalari yasamislar, hak talepleri bin yillara dayaniyor. Daha guclu olanin daha zayif olani baskilamasi, zayif olanin ise bu baskidan dogan kimlik bilinciyle direnis gostermesi, tum dunya tarihlerinde oldugu gibi burada da milliyetciligi tetiklemis, bugun gordugumuz silahli catismalara kadar varmis. Bu dinamik ABD ortaya cikmadan cok once de vardi. Bu nedenle artik tum sorumlulugu dis guclere atmak yerine, daha buyuk duzeyde dusunmek ve insan dogasinin, guc mucadelesinin ve kimlik siyasetinin bu sureci nasil sekillendirdigini anlamak gerekiyor. Bu bakis acisi gercegi daha net gormeyi saglar.
PKK degil de, baska bir acidan sunu soylemem gerekiyor:
Turkiye'deki bu asiri milliyetcilik ve dincilik, suan Amerika'nin en istemedigi sey. Amerika dedigim insanlar; hergun yuz yuzu gorustugum, konustugum insanlar. Hem birey, hem devlet duzeyinde insanlar rahatsiz. Turkiye'deki milliyetciligi ve dinciligi koruklemek onlarin umrunda degil. Turk toplumunu suanda yobaz, mafya ve hirsizlar yonetiyor; daha kolay yonetilebilmeleri icin de insanlara milliyetcilik ve dincilik gazi veriliyor. Turk toplumunun cok buyuk bir cogunlugu da dusuk zekali, hirisiz, ahlaksiz, yobaz, tembel, ikiyuzlu oldugu icin de ortaya cikan durum otomatik bu.
Toplumun kendisi pislik oldugu icin, pislik insanlari 20 yildir, 30 yildir, 60 yildir bas taci ediyorlar. Yani mal bu, ortaya cikan sey bu. Yillardir, bu cirkin, ahlaksiz insanlara kulluk ediyorlar. Toplumun kendisi pislik. Bu pislik toplumdan, bu pislik siyasetciler cikiyor. On kere soyledim, daha nasil anlatabilirim.
Bu yönüyle olmasa bile güncel poltika seyri açısından, BOP'a çalışıyorsun... Aslında Türkçülük, ırkçılık yapmak, emperyalizme ve kapitalizmin işbirlikçi ağalarına şovenizm üzerinden hizmet etmek gibi bir duruma da dönüşüyor (Toprak değil(zaten halkın da değil, çiftlik sahiplerinin), aslolan toplumsal bütünlüktür, ya sağlanır, ya da parçalanır, başka türlü yürümez, yürüse de işte böyle Ortadoğu, Somali toplumu, anlayışı, cehaleti, mankurtluğu dahilinde rezilce bir yere kadar sürünür. Ayrıca solun milliyetçisi hele bizdeki ırkçı türü(bizdeki ırkçılık) olmaz, olmuşsa o sol değil, sağ veya aşırı sağdır... Anti-emperyalizmin milliyetçiliği olmaz, olmuşsa o emperyalizme hizmet içindir, aksine anti-emperyalizm milliyetçiliğin böylece toplumsal kamplaştırmaların da önünü almayı, işçi, emekçi, memur kim olursa, bu tür yapay araçlarla bölünmelerinin ve birbirine karşı kullanılmasının da önünü alarak bilinçlenmeye, birliğe, esas olanın sermaye ve emek, ayrıcalıklılar hukuku ile sosyal hukuk, sosyal devlet vb. arasındaki mücadele olduğunun görülmesinin sağlanmasını da kapsar. Gerçek demokrat, sol vb. ırk, din, mezhep devletlerini değil sosyal devleti esas alır, bu bir çok yönden değerlendirilmelidir.
İzah etmem gerekirse bin kere açıklamışımdır...
Türkiye= ABD projesidir.
Darbeler = ABD Projesidir.
AKP = ABD Porjesidir(düşünün 20 yıldır iktidarda!!!).
MHP = ABD Projesidir(düşünün ırkçı ve iktidar ortağı).
Vatan Partisi = ABD Projesidir.
FETÖ; Tarikatlar = İngiliz, ABD projesidir.
Türkiye'de ırkçılık= İttihatçı faşizm, İngiliz, ABD projesidir.
Türkiye'de dincilik= İngiliz, ABD projesidir.
PKK = ABD Projesidir.
Çok uluslu toplumlara Irkçı, dinci rejimlerin dayatımı = ABD projesidir.
Toplumsal kamplaştırmacı anlayışlar = ABD projesidir.
Bugün yağmur yağdıysa = ABD projesidir, yağmadıysa da ABD projesidir, her durumda ABD projesidir...
BOP'un en ileri taşeronları, dinciler, ırkçılar, milliyetçilerdir... Hepsi de ABD projesidir....
Şimdi ABD projesi olan hırsızlar çadırı T.C devletinin, resmi rejimi, "Terörsüz Türkiye" diye bir şey çıkarttı, ırkçılar, asıl konuyu(toplumsal kamplaştırmanın giderilmesi) tartıştırmamak namına süreğen sabote etme derdinde, yoksa BOP'a nasıl hizmet edecekler, ABD porjesine uygun olacaklar değil mi?, bardaktan boşanırcasına sabote, manipüle, kara propaganda yükleniyor ve sonunda savaş çığırtkanlıkalrı yapacaklar ve olan olacak. Kürtler'e yaşam hakkı tanımayan bu faşist mankurt zihniyetinden dolayı ve gerekçe olarak da ve HAKLI OLARAK DA Kürtler ayrılığı sececek(önünd eya da sonunda), savaş, topyekün soykırım heveslilileri, başka ülkelere girmeyi kendine hak gören de ve bu meseleyi de bu şekilde faşist, şeriatçı kafayla sürdürdüğü sürece kendisine de girilmesi için sağladığı meşruiyet, masa başında kişisel mefaatler için nara atmaya, kafasına tencere geçirip, ele kılıç almaya benzemez. Ya aileyi bütünleştirmenin yolu bulunur ya da bu kafayla bu aile yürümez ve suçluyu dışarıda, buzağıyı öküz altında aramanın zırvalığının da anlamı yok, dünya sadece Türkiye'den ibaret olsaydı, bu ırkçı, dinci kafayla yine sorun aynı sorun olurdu...
Beri yanda BOP'un ırkçı kanadı olamakla zaten daha baştan BOP'a hizmet edenler hamasi nutuklarla aynı tezgahı çevirmekte... Buradan bu provokatörler payına ne çıkar? Hayli sükse yaparlar, prim toplarlar, kahraman ilan edilirler, mafyaları artar, SÖMÜRÜLER, İLİK BİLE BIRAKMALZAR, hep yaptıkları gibi, SÜRÜ HAZIRDIR vs. ama bölge ve ülke namına boku çıkar, müstehak...
Çünkü ele alınması gereken anlayıştır, bu kafayla bu topluma ancak ABD'nin sadık köpekliği birde çiftliği olarak toprağın bekçi köpekliği aşılanabilir. Çünkü her şey ABD projesi, ABD projesi olamayan bir canımız var, ama henüz bir beynimiz yok ne yazık ki...
Peki Türkiye'de hukuk olsaydı biz bugün bunu tartışyıor olur muyduk? ABD, BOP toplumsal kamlaştırma olmasa, kamplaşma olmasa birbirlerine karşı kullanma şansı edinebilir miydi? Kısaca sadece 2 paragafv olan bu basit gerçeği kabullenemenin altında yatan ya pespaye dinciliğimiz ya da pespaye ırkçılığımzıdır(ki bunun rezaletini temizlemek, kırmak, aşmak dincilikten zor, öyle bir mikrop ki, her kılıfa, kılığa giriyor), haliyle sonuç; müstehak, beter olsun .... .
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Abd yokken Osmanli vardi; padisahindan halkina ayni pislikti. Bir tek adi degisikti. 1071'den beridir devam ediyor. ABD ile alakasi yok. Abd kullanir; asil pisligi yapan bizimkiler. 20 yildir kim oy veriyor? Halkin kendisi pislik. Gulenci diye soykirim yapiliyor; kim sesini cikariyor? Halkina darbe yapiyor. Halkini katlediyor; halk alkisliyor. 3 kitayi 600 yil kesip kana bulamislar. 600 yil. Binlerce aleviyi ayni anda canavarca kesen padisahlarimiz var. ne ABD'si…
Muslumanlarin seytani; solcularin abd'si. Emevilerden tut, simdiye kadar hep ayni pislik.
Bugun bir taksiye bin; hele ki yurtdisi kapisindan cik havalimaninda, donuna kadar soyup dolandirirlar adami. Camiye gider namaz kilarlar, kapidan cikinca cocugu, torunu yasindaki cocuga niyet koyarlar, kahvede oturup, komsu karisini nasi beceririm diye plan kurarlar, kendisini dodnuna kadar soyan adama hayranlik duyup padisahi ilan ederler, ozgurluk, hak hukuk dusmanidirlar. Emeginin karsiligini isteyen adama zorlalik yapip, perisan ederler. Allah deyip kafa keserler, tuzak kurarlar. Giderler inege, kopege, su bidonuna tecavuz ederler. Kimi nasil s.kerim diye yaklasirlar. Kitap okuyan adamdan korkarlar.
Boyle bir pisligiz iste. Yok efendim abd, yok efendim nato..Pisligiz biz pislik. En azindan 700 yildir hic durmaksizin pislik yapiyoruz. Dinlerin anlattigi seytan var ya. Varsa seytan, o seytan bu iste. Saygisiz, ikiyuzlu, sevgiden yoksun, kaba, iyi olan ne varsa dusmaniz. Efendilerimize kulluk etmeyi marifet sayiyor, allah demeyi hakikat sayiyoruz.
Apo teroristtir diyorlar, alkisliyoruz; sayin Apo diyorlar yine alkisliyoruz. Boyle ikiyuzluyuz.
Asgari ucret arttirilsin diyen adami sokak ortasinda darp edip hapse atiyoruz. Boyle barbariz iste. Barbarlik 1000 yildir iliklerimize islemis. Sucu dis guclere atip, rahatliyoruz. Dis gucleri suya diye gorutup, tecavuz eder, geri getirip namaz kilariz biz.
Diğer yandan da, insanın doğası demek meşrulaştırmak da oluyor. Oysa görüyoruz ki, insanın doğası herhangi bir olumsuza saltıklaştırılamaz. İnsanlık tarihi boyunca, son 150 yıldır bilhassa, insanın doğasından ziyade sistemin doğası sorgulanmalı(bu sınıflar çıkmadan önce toplumlar böyle değildi, hatta hala daha kapitalizmle kirlenmemiş toplumlar incelendiğinde, bu insanların hırsızılık, paylaşmamak, diğrenin sırtından kazanmak, elde olana çökmek, tecavüz vb. kavramını bilmedikleri görülür, münferit, psikolojik, biyolojik rahatsızlıkalr ise genellenemez, bunlar olur ama geneli belirlemezler).
ABD halkı elbette herhangi başka bir halkın çok da özelde neyci olduğu ile ilgilenmez, ABD halkı aslında ABD ile bile ilgilenmez(onlara bu konuda verilen etkin empozlardan bayrak fetişizmi, meta fetişizmi, büyüklük kompleksi), onlar dünyayı yiyen bir sermyanein kölesidirler ve o sebeple biraz daha ayrıcalıklı, hayli boş şeylerle empoze edilmiş köledirler...
İnsanın doğası toprak gibidir, ne ekilirse o biçilir. İnsanın doğası toprak gibidir, hangi iklimdeyse, öyle serpilir... Çölde çilek olmaması gibi... Bu sistremde toplumları biçimlendiren ayrıcalıklı sermaye, hırsız sermaye, mafya-çete sermayesi ve çıkarları, özünde hepsi çetedir, ancak yansıma da ve meşruiyet de farklı biçimler(rejimler) alabilirler, kısaca kralı, saltanatı görmeden, devirmeden, sermaye oligarşisini devirmeden veya olabildiğince kısıtlamadan, en azından bunun kadarını sağlayacak toplumsal bilince erişilmeden bir dirhem dahi ilerleme olmuyor...
Örneğin feodalizmde de sistem nazarında amaç katletmek değil, feodal toplumlar ganimet ekonomileridir, toprak hem ganimettir, hem de sömürünün ana unsurudur, çünkü zenginlik tarıma dayalıdır. Hal böyle olunca ancak bir feodal egemenlik(toplamda servet egemenliği, yani derebeyi, ağalar egemenliği) hem varlığını hem de servet çoğaltımını, ancak diğerlerinin toprağını almak veya onlara karşı kendi toprağı, servetini korumak üzerine rekabet halindedir. Bir bölgeyi ele geçirmenin ve ileride tekrar kafa çıkartamamasının veya kabullenmesinin yolu da yağma, talan, ganimet ve yer yer katliamlardan geçer. Oysa çoğunluğu üretici, maraba olan köylünün, bu eylemlerde cehaletten kaynaklı rolü, silah zoruyla asker ve lojistik sağlamaktan, sömürülmekten öte değildir. Feodal devlet onlara biz sizi sömürüyoruz, biz hükmediyoruz, sizde kölemizsiniz demeyeceğine göre, o halde ne yapacak? DİN VERECEK, SOYDAN GELME vb. gibi kimlikler verecek alın bunun için varsınız, bunun için varız diyecek, dedirtecek(yersen ve evet topluca yenir, kraldan çok kralcı kesilir çünkü krallar, ağalar gerçeği bilir, kendilerine empoze, gaz verme, ajite yapmazlar!).
Kısaca dönelim şimdiye, şimdi servetin yerini sermaye aldı, zenginliğin kaynağını tarım değil sanayi, yani meta aldı, rekabetin koşulu servet ve toprak sahipliği değil, sermaye ve birikimi aldı ve para da değişen koşulun işlemesini sağladı. Toprak bir yerden alınıp, başka yere nakledilemez, ama para 1 günde bütün dünyayı dolaşabilir...
Evet ABD ve aslında Başta İngiliz vb. sermayesi, bütün dünyanın içinden geçti... Burada ülke isimleri ile kastedilen toplum değil elbette ve bunun sebebi de insanın doğası değil, sistemin doğasıdır, hangi mevsimi, hangi toprağı sağladığı ve ne ekip ne biçtiğidir.
Örneğin İran, Afganistan, Ortadoğu'da geçmişte model alınan rejim biçimi laik ve iyi kötü parlamenter, iyi kötü üniter devletti, elbette 200 yıl evvelde, feodalizme karşı anlamı olan ulus(ırk biçimiyle algılayan) devlet modeli etkisi de vardı vs. vs. İngiltere ve ABD sermayesi o korkunç medyası ve sermaye ve sistemden beslenen çeşitli kurumlarıyla, CIA, sözde bazı toplumsal vakıflar(derin devlet bileşenleri), bu bölgelerde olası en kolay ve en verimli sonuç alıcı enstrümanı, afyonu kullanarak, çok çeşitli paravan yapılanmalar oluşturdu... Afganistan'da Taliban'ı düşünün...
PKK ise Türkiye'de bu sebep ve koşullarla ortaya çıkmıyor, çeşitli ülkelerle iişkisi olabilir bu kaçınılmaz ancak temelde yatan toplumsal mesele, kaçınılmaz olarak örgütlenmeye varacaktı. Sebebi açık, bir topluma hukuken kendisini temsil şansı verilmediği koşulda, o toplumun hakkını arayacağı bütün kapılar kapatılmış demektir ve bunu yapanlar hatta Kürtler'e burası Türk devleti, beğenmiyorsan terket ya da bizim devletimiz var(ıkrçı devlet), senin de devletin olsaydı da sende dilini konuşabilseydin demiştir(yani hırsız sermaye yolunu böyle bir devletle buluyor, sosyal devletle değil çünkü, insanların dillerini konuşup, toplumun kamplaştırılmadığı ve bunların da salatanat gibi güç süremeyecekleri koşullar, zararlarına oluyor, esasen toplumun özünde bundan haberi bile yok ve ABD'de de bunlara bak sana izin veriyorum, zaten sana desteği veren de benim vb., ama karşılığında yaptırımları sıralıyor. Zaten biliyor ki, bu çeteler için dert edecekleri tek şey para, güç ve rahatça sömürebilmesi, çökebilmesi ve özel ayrıcalıklı olabilmeleri, toplumsal kampalştırmalardan yararlanma, istismar, toplumusürüeleştirebilme, hukuku geçersiz kılabilmeleri vs.). İngiliz ve Fransızlar vb. Arap coğrafyaları Osmanlıdan ayırırken, zaten ele geçirdiği Osmanlı eyaleti olan ve Kürt bölgesi olan yerlerin bir kısmı Türkiye, diğerleri Irak, Suriye vb. parçasında kalacak şekilde çekildi ve Kürtleri dışında tuttu?
Yani bizdeki toplumsal kamplaşmalar, azınlıkların varlıklarını temsil hakkı talebi, bir rejimi değiştirip, yerine şeriat vb. rejim kurma meselesi değil, oysa ABD sermayesinin önderliğinde kullanılan bütün dinci ve ırkçı oluşumlar, paravanlara baktığımızda ise gördüğümüz REJİM MESELESİDİR, REJİMİ DEĞİŞTİRMEK, YENİ KUKLALARI iktidar yapmak. Bunlar nasıl kalıcı olabilirdi. İşte Türkiye modeli, dinci veya ırkçı olmalı, rejim ve devlet modeli de dinci veya ırk devleti modeli olmalı(Irak'ta yapmadılar bin pişmanlar, ama Suriye'de yapıyorlar işte, aslında Esad CIA darbesiyle devrildi(Putinle de anlaştılar) ve Şara'da oraya ABD eliyle yerleştirildi)...
İşte tam da bu sebeple bizim meselemizle, diğerleri aynı ve özdeşmiş gibi ele alınamaz... Bizdeki köhne ırkçılar diyor ki, Suriye'de Kürtler'in varlığı kabul edilemez diğer yandan sadece Kürtler değil, Dürziler, Aleviler de kabul edilemez çıtasında. E ne yapacaksın? YOK ETMEKTEN ÖTE SAVUNDUĞU ne olabilir? Kısaca tezatın bini bin para...
Sonuç: Toplum neden böyle? feodal toplumda maraba neden öyle idiyse o sebepten böyle, insanın doğasından değil, işleyen sistemden... Köleliklerinin nişanesi olarak onlara verilen mezhep, din, ırk ve tam da bunlar üzerinden sürüleştirilmiş durumda. Ama ABD'de insanlar daha iyi yaşıyor denebilir, ben her kölenin aynı koşulda olacağını zaten iddia etmiyorum, orada sermaye ve mefaatleri namına iklim ılıman geçiyordur, daha ılıman iklim sağlar, ne de olsa başka ülkelerin toplumlarını da, kaynaklarını da hasat ediyorlar(buralarda oluyor çöl iklimi) ve bu böyle sürdüğü sürece kölelerine daha iyi davranacaklar. İnsanın doğasından ziyade, canı var, emeği var, beyni de var, ama empoze ile dolmuş, hasılı ne ekilmişse, o hasat ediliyor... Kısaca dünya sermaye ve menfaatin çiftliği, toplumlar ise hasat edilen ve ABD, İngiltere Ortadoğuyu hasat etmek istiyorsa, madem Osmanlı demişsin, Osmanlı gibi fethetmek zorunda, ama bu fetih feodal servet edinimi gibi düşünülmemeli. Sermaye birikimi, kaynak sömürüsü şeklinde, para nasılsa dolaşımda, üzerinde oturması gerekmiyor, yani servet değil artık geçerli olan sermaye egemenliği. Tam da bu yüzden emperyalizm geç de olsa kendine yakışanı yapmayı öğrendi, şimsi gidip Suriye'yi işgal etse, ne kadar kalıcı olabilecek? Kalıcı olmak için süreğen harcamak zorunda olduğu maliyet ne? Getiri, götürü hesabında bu maliyet sömürgeyi de aşırı verimsiz hale getiriyor, o halde ne lazım? Kukla bir hükümet, peki orada ne var? Dinci ayrılıklar, ırkçı ayrılıklar(ve iktidarı da bunlara teslim eder, Esad'ı ise kuklaları yapamamışlardı, asıl sorun da buydu), e bu kadar etkili afyonu kullanmayacak da ne yapacak? Dikkat edilirse ben yaratır demiyorum, dinci, ırkçı ayrımlar yoksa da zaten yaratır(para, medya elinde) o ayrı, ama atıyorum Türkiye için böyle bir maliyete girmesi zaten gerekmiyor, zaten hakim olan ıkrçı, dinci yapı ve zaten kukla rejimi, ÜS. Ha bunun panzehiri nedir diye sorulursa da, toplumsal anlayışın, dincilik ve ırkçılıktan kurtulması, bu afyonlardan, kamplaştırılmadan sıyrılıp, en azından bu çetelere istismarından yedeklenmemesi, oy tercihlerinde biraz daha bilinçli davranması, getirdiği cehaleti ve felaketi görmesi. Peki bu mümkün mü? Bu şartlarda pek de mümkün görünmüyor, ağır KÖKLÜ bir ırkçılık ağır bir dincilik egemen(ABD Türk-İslam sentezi ve darbelerle pekiştirilmesi gereği de, kısaca köle birinden sıyrılsa, diğerine çarpıyor ya da her ikisine birden.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (09-12-2025 Saat 07:24 ) değiştirilmiştir.
Başlıktaki sözü İtalya'nın bir komutanı söylemiş.
Bu komutanla bir Türk komutanı arasında şöyle bir diyalaog geçmiş.
Sorunun nasıl çözüleceğini ise 1989 yılında, İtalya Carabinieri (Jandarma) Genel Komutanı Roberto Jucci, o zaman Roma'da yarbay rütbesiyle askerî ataşe olan emekli tümgeneral Osman Özbek'e, söyledi. Görüşmenin ilgili bölümü şöyleydi:
"Roberto Jucci: Ağrı'ya mı atandınız? Çok dikkat etmelisiniz. O bölgede PKK çok etkindir.
Osman Özbek: PKK'nın nerede ne kadar etkin olduğunu bilecek kadar Türkiye ile ilgilisiniz demek…
Roberto Jucci: Bilgim şuradan geliyor: Bizde her Salı günü İtalya Millî Güvenlik Kurulu toplanır, ben de görevimden dolayı bu toplantılara katılırım. Toplantılarda Türkiye konusu da beş dakika konuşulur. Bu beş dakikanın üç-dört dakikasında uzmanlar PKK eylemleri hakkında bilgi verir.
Osman Özbek: Peki sayın komutan, Türkiye bu mücadeleye 1984'te başladı. Beş yıl oldu, henüz terörü sona erdiremedik. Sizin böyle bir sorununuz olsa ne yapardınız?
Roberto Jucci: Osman Bey, bizdeki verilere göre PKK bir ABD projesidir. Türkiye, İtalya gibi bir NATO üyesi olduğuna göre bu sorunu ABD ile görüşerek çözebilir. Örgütün arkasında ABD olduğu ve bunu yok saydığınız sürece terörü bitiremezsiniz…
PKK, AKP iktidarının Suriye politikası sayesinde Suriye'nin kuzeyinde ABD desteğiyle 100 bin kişilik ordu haline geldi!
Türkiye, ABD'yi bu işin peşini bırakmaya mecbur etmedikçe, sorunun çözümü mümkün değildir."
PKK-AKP-MHP bunların zaten ABD projesi oldugu malum, bu diyalog ise olaya bir başka netlik kazandırıyor.
Ayıca birde böyle bir video var.
R.T. E danmi ogreniyorsunuz bunlari?
Yoksa Ulu Basbugunuz, Fasist Irkci Ataturkun biraktigi mirasin sonucumudur?
Kendi burnunuzun dibindeki kan emici azili Irkci, Milliyetci ve Gerici Fasistleri gormuyorsunuz. Fasist dedikleri zaman Adolf Hitler veya Mussolini akliniza geliyor! bunlarin ustasi olan, Fasist anayasalari, Cinayetleri, Toplu Katliamlari ve Soykirim girisimlerini gormemezlikten geliyorsunuz.
Onun kurdugu bu kan emici fasist kohne duzenin, onun doneminde sure gelen DERIN DEVLETIN eli ile yapildigini bile bile. KENDI IRKCI, MILLIYETCI VE GERICI FASISTINI KORUMAK VE KOLLAMAK ICIN, HER TURLU CIRKEFLIGI YAPIYORSUNUZ.
PKK yi Amerika tarafindan kurulmusmus!!!!!!! boyle bir basligi yazan birisi, Bu fasist kohne duzenin koruyucusu ve taraftaridir.
Gunu gelecektir, INSANLIK SIZI HAK ETTIGINIZ YERE GONDERECEKTIR.
Basta Ataturk ve onun kurdugu fasist duzeni koruyup kollamak icin gorevlendirilen bu arkadaslara onerim sudur.
Kemalizmin 1923 de yassallastirdigi FASIST IRKCI YASALARIN KIMDEN ALDIGINI OGRENIN.
Bu Fasist Yasalarda Turkiye Halklari Icin Dogru Olan Bir Yasa varmidir?
Bunun organize ettigi Derin Devletin Osmanlidan gelen ve halen devam eden bu fasist yapilanmayi ogrenin.
Iste O zaman BOL, PARCALA VE YONET POLITIKASINI NASIL YASAMINA YANSITTIGINI
Sadece PKK degil, yiginla orgutlerin icine yerlestirdigi, MIT, AJAN, MUHBIR ve Devlet icin gonullu calisanlari da gormus olacaksiniz.
MILLIYETCILIKCOCUKLUK HASTALIGIDIR. INSANLIGIN DA KIZAMIGIDIR. EINSTEIN.
ADOLF HITLER VE MUSSOLINI GIBI IRKCILARIN USTASI, ATATURK`TUR
Amerikan halkı da trump'a oy veriyor.
Tr'de sağlam bir muhalif toplum var. %50'lik.
Rusya ve Çin'e kıyasla türkiye hala daha demokratik.
Türkiye'ye ve halkına karşı nefret beslediğini görüyorum.
Bu da muhtemelen tarafsız yaklaşmanı engelliyor.
Türkiye önemli bir devlettir.
Dünyanın en iyi 20 ekonomisinden birine,
en iyi 10-15 ordusundan birine sahiptir.
Dünyada en çok ziyaret edilen şehirleri listesinde ilk 10'a iki şehir birden sokmuş (istanbul,antalya).
Turistler taksicilerden şikayet etse de genel anlamda misafirperverliğimizi vurgularlar. (türklerin, kürtlerin birlikte misafirperverliği)
Ama medeniyet açısından türkler de kürtler de avrupadan çok ortadoğuya yakındır.
Mesele PKK nin kimin projesi olduğu değil. Mesele Kürt sorununun demokratik barışçıl yollardan çözülmesi. Kürt sorunu her ne kadar Osmanlıya kadar uzansa da asıl hüviyetine cumhuriyetle ulaşmıştır. Kürt sorununun ana temelini ulus inşasında demokratik parametrelerin kullanılmaması ve Kürtlüğün ulus inşasından dışlanması oluşturur.21.yüzyılda artık bu sorunun aşılması gerekir. Sorun aşılabilsin ki insanlar gerçek sorunlarını görebilsin.
Kürt sorunu cumhuriyeti ve demokrasiyi dışlayarak çözülemez. Kürt tarafında bazı kesimlerin veya kişilerin ortamı bulandırıp feodal zihniyetini dayatması sizi yanıltmasın. Cumhuriyetten ve demokrasiden geriye dönüş mümkün değildir. Kürt tarafına öncülük eden yapı ve kişiler aydınlanma devrimlerini tersine çevirme amacı gütmemektedir.
Türk tarafında da bazı kesim ve kişiler ideolojileri ve veya konforları ve veya statüleri sorgulanmasın diye ortalığı bulandırmaktadır. Tv. ekranlarında, sosyal medya platformlarında Kürtleri ötekileştiren onları dışlayan sanki Kürt kentlerini zorla alıkoymuşuz da bazı iktisadi nedenlerle veya ulvi nedenlerde çıkamayız tarzı yayınlar yapılabilmektedir. Aynı şekilde Kürt medyasında da Türkleri kırıcı aşağılayıcı yayınlar yapılabilmektedir.
Bu kesim ve kişilere karşı uyanık olmalı günümüzde Türk-Kürt tartışmasını gündemimizden çıkarmalıyız.