Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 11-03-2026, 17:57
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart Çin'i Anlamak : Çin'e Gözlem

Çin'den anladığım ya da Çin'i Anlamak ya da Yerli Çin'i Üretmek

Bu yazıda kimseye sosyalizm önermiyoruz ve sosyalizm dışında Çin gibi olmanın yolu olarak algıladığımız düşünceyi açıyoruz.

Çin'i hiç bir zaman ziyaret etmedim ancak sosyal medya yoluyla kısmen takip ediyorum. Bu derinlemesine bir araştırma değil ancak temel gözlemlerim var. Anladığım Çin şu

Sokaklarda birlikte dans edebilen tuhaf topluluk. Birlikte sabah sporu yapan tuhaf topluluk. Tuhaf bir şekilde birlikte hareket edebilen tuhaf topluluk. Havaya saldıkları droneların birlikte hareket edebildiği gibi topluluk. Ben buna kolektif vs adı takılmayacağım. En yakın benzetmede köylü imecesi gibi düşünmeyi yeğlerim. Bir kabilenin ortak hareketinin genişletilmesi gibi düşünmeyi yeğlerim. Çok fazla sinerji var ve çok fazla ortak hareket edebiliyorlar ve bu olağanüstü. Bunu bizim toplumlarımızda sadece çok fazla kaynaşıp kader birliği yapmış köy topluluklarında, yerel ailede, askeri birliklerde, Trabzonlular da (spor takımlarında) vb de görebilirdik. Trabzonlular istisna
Bir koro gibiler. Birlikte söyleyebilen bir koro gibi.

Pek çok arkaplanı olabilir ancak etnik birlik, benzerlik, dinsel dünya olmayışı ve çok fazla açık fark olmaması gibi pek çok şey yarar sağlıyor olabilir. Onun dışında durumun sırrının politik sistemde değil de eğitim sisteminde aranması gerektiğini düşünüyorum.

Çin'in takip edilmesini gerektiğine inanıyorum. Eğitim sisteminin incelenip modellenmesi hatta akademik düzeyde çalışılıp tartışılması gerektiğini düşünüyorum ve geç kalındığına inanıyorum. Ben bir devlet ya da eğitim sistemi yöneticisi olsaydım ders kitaplarını çoktan dilimize çevirmiştim. Tüm bunları eğitim sistemi yoluyla yapıyor olmalılar. İnsanların şartlandırmasına karşı biri olarak böyle yapalım demeden bunu hariç tutarak belirtiyorum ama Çin ne yapıyor, benzerini yapabilir miyizi anlamak isteyecekler için kendi algımı açıyorum.

Ders kitaplarında muhtemelen saçmalıklar yok. Saçma bir etnik üstünlükçülük öğretilmiyor olmalı. Çocuklar eminim boş savaş tarihlerimi kakalama yoluyla ezberlemeye uğraşmıyor olmalılar, bilemem

Eğitim sistemimiz naziler tarafından inşa edilmiş gibidir. Bu yeterince doğru bir tanımlamadır ve tersini tartışanla sade aksine ikna olduktan sonra bunu görüşmek isterim.
Yanlış bilgi yok, tahakküm olmayacak, işin tüm sırrı bu aslında. Eğitim bezdirme aracı olmamalı hatta ölçme aracı olmamalı.
Hatalı bilgi öğrenimi en temel hatadır ve ulusal bağlılık (birliktelik senkronizasyon) dışında ulus üstünlükçülük gibi fikriler ultra zehirli, hatalı fikirlerdir ve insanları zehirler, bu yolla zihni sınırlıyor

Çin kitaplarını Türkiye de okutsak -hatta Çin tarihi dahil- belki de 5 gömlek üstün nesil olurduk. Buna takılan varsa onların kung-fu'sunu almak, barutunu almak, ateşini almak , baharatını almak, tekniğini almak gibi düşünmeli. Eğitimde bir tekniktir. Yani bunun yapılmış vardır . Çin başarılıdır, bunun başarılmışı var ve onun yolu izlenmeli.

Amerikan TV'lerinin kapatılması ve Amerikan ajanslarının sesinin kısılması ve Amerika ajanslarından haber alınmasını durdurma ya da bunun yerine dengeli uluslarası ajans bohçası yapma ya da iki ayrı ülke ajansının aynı haberi nasıl yorumladığını farklı farklı aktarma. Amerikan ajansı tek haber kaynağı olmamalıdır. Bu biz ihtiyaç duyulan herşeyi açıklar. Dünyaya iki farklı pencereden bakış. Taraf seçmemek. Ya Çin doğruyu görüyorsa, onun kung-fu'su var.
Çin tekniğini diğer bir sırrı da budur. Dünyaya oradan bakmıyor ve Çin'in kendi bakış penceresinin gücü tekniğinde ve üretim yeteneğinde kanıtlanmıştır.

Fransız İtalyan okulları yerine Çin okulları ve Çin dostluğu geliştirme
Japon mühendisliği yerine Çin mühendisliği koyma, işbirliği koyma

Kısa kesiyorum. Şuraya geleceğim

Çin gibi üretken olmak için ille de sosyalist olmak gerekmeyebilir.
"Hukuk devleti" tanımı gereği tüm herşeyi sağlar. Hukuk devleti demek bir devletin ananaysa, yasa yaparak kendinin işleyişini düzenlemesi demektir. Hukuka herşey yazılabilir ve yönetme hukuktur ve asıl yönetici aslında hukuk kurallarının kendi olmalıdır.
Piyasa koşullarını yazabilirsiniz, sermayenin davranışını yazabilirsiniz, ulusal çıkarlardır ve bunları sınırlayan yoktur ,bunu yani yasayı sınırlayan bir ekonomik model ya da sistem diye bir şey yoktur ve yasanın sınırı yok. Yabancı para takasının sınırları yasaya yazılabilir , yurt dışına yine yurt dışından kazanç elde etmeksizin para çıkarmak sınırlanabilir. Bir ülke ve ekonomisi yasayla yönetilebilir, yeni yasayla geliştirilebilir. Bir yöneticinin bir işi yapmasından ziyade uygun işleyişe dönük yasanın, temelin ve çözümün kalıcı üretimine odaklanılmalıdır.

Esasen bunları yapabilecek ya da ulusal çıkarı kollayacak insanlar her ülkede mevcuttur. Neden başarısızız?
İyi bir yönetici Trump gibi biriyle yüzleşmek-eşleşmek istemez bu yüzden seçilmek istemez, bu yüzden politika istemez başka edim ilgisi bulurdu.

Çin'in sırrı değişmeyen yönetim ve yönetim anlayışı, sır bu. Yani iyi bir yönetim takımı var ve yıllardır aynı görevde sabit kalıyor.

Seçimler olan ülkelerde iyi bir takımın başa geldiğini düşünelim. Sadece 5 yılı var. Sadece 5 yıl. Bu çok az bir zaman. İşleri yoluna koymak için yetmeyebilir. Seçilme baskısı 10 yıl için planlayacağı bir şeyi dışta tutmayı sağlar. Diğer taraftan ABD gibi yapılar çalışkan yönetimleri deviriyor ve halkı onlara düşman ediyor ve tüm dünyada böyle.

Yani politikacılar yönetici olmamalı ve tüm süreçleri teknokratlar bağımsız yürütmeli ki arkada aslında onlar yürütüyor. Politikacılar denetçi, gözlemci ve kanun koyucuya, hakeme dönüşmeli.
Bir ulusal bilince sahip olduğumuzda bununla başa çıkabilirdik.
Politika yönetmek demek değildir. Yasama başkanı olmak yönetici olmak demek değildir. Bu halkı yönetmek değildir, yasayı -yasama yapım sürecinin işleyişini yönetmek olmalıdır. Bunlar hukuk devletine uygun kavramlar değildir. Devlet kendi halkına karşı bir egemenlik aracı değildir. Başkanın işi halkını yönetme ya da onlara egemenlik değildir. Bu krallık tanımı gibi.

Teknik, donanımlı bir yasama meclisi, yasa üreticiler gibi bir şeye sahip olmalıyız. Meclis yasa üreten arı kovanı gibi olmalı. Yasma meclisinin işi yasa üretmektir. Yerel temsil ayrı bir konudur ancak gerek bile kalmayacaktır. Eşit ve adil yasalara sahip olmalyız. Talimatların yerini genel yasalar almalı. . Yaşamı düzenleyen kurallar herşeyi tek başına yönetici olmadan bile yönetmeli. Sürekli olarak yasaları düzeltmek ve değiştirmek yoluyla daha adil bir toplum aramalıyız. Yani yönetim işimiz neredeyse tamamen ve tamamen "yasa yasa yasa" olmalı. Yasanın üretimi işi olmalı.

Dünyada kapitalizm diye bir kavram var ve herkes bu kavram kapılmış durumda. Dünyanın durumunu kapitalizm kavramıyla inceliyorsak evet öyle diyelim ancak tüm sorun bu değil. Para sistemimizde hatalar var. Dolar altın gibi mal metaya dönüşmüştür. Bu uluslarası farkı çok fazla açıyor. Uluslarası para sistemi kapitalizmi yıkmadan da , değiştirmeden de düzeltilebiliyor.
Yine kapitalizmimiz, liberalizmimiz varken ve oradayken farklı bir para sistemiz olabilirdi ve bu her ülkenin parasının değerini eşit koruyabilirdi. Örneğin Araplar dolar yerine kendi parasıyla petrol satsa Amerika şu an ki durumunun yarısı kadar zengin olamazdı ve onlar şu olduklarından iki kat daha fazla zenginliğe sahip olacaktı. Amerikan parası dünyanın imparatorluk parası gibi olmayabilirdi. Dolar yoluyla haksız kazanç ve güç sağlamaktadır. Bir ülkenin parası menkul kıymet gibi satılmamalıdır.
Bunlar sosyalizm olmadan da tartışılabilir, sosyalist olunmadan da yapılabiliyor

Dünya birleşerek Amerikalıları batırmalıdır, işbirliği yapılmalı ve Amerika savaş istiyorsa savaş görmeli ancak kimse onunla birleşmemeli.
Tüm bunlar için sosyalist olmak gerekmez.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok

Konu "ictenlik" tarafından (11-03-2026 Saat 19:19 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-03-2026, 18:59
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

"ictenlik"´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Politika yönetmek demek değildir.

Yasama başkanı olmak. Bu halkı yönetmek değildir, yasayı -yasama yapım sürecinin işleyişini yönetmek olmalıdır.
Devlet kendi halkına karşı bir egemenlik aracı değildir.
Başkanın işi halkını yönetme ya da onlara egemenlik değildir. Bu krallık tanımı gibi.
.

Bir köyün muhtarını düşünün. Köylünün amiri, üstü ya da başkanı değil. Köyün sorunlarının çözümcüsü ya da idareye ileticisidir.
Yani bir muhtar amir olarak köylünün yaşamını denetlemez, sınırlamaz hatta düzenlemeye kalkmaz da.. Muhtarlar değiştiğinde köylünün yaşamında değişim olmaz

Bir ülkenin başkanı yaklaşık olarak o ülkenin muhtarıdır. Genel muhtar. Vatandaşın amiri değildir, üstü değildir, yöneticisi hiç değildir
İşlerin, sorunların ve onların çözümlerinin yöneticisidir. Takım kaptanı gibidir ancak takım kaptanı olarak bir yönetici değil ve yöneticilik halka karşı değil. Kamu hizmeti görene karşıdır. Kamu hizmeti görenlerin genel yöneticisidir. Halkın amiri başkanı genel başkanı değildir.

Ülke yöneticisi sanılan kişi kamu görev gücünün başkanıdır.

Modern yönetim, modern hukuk budur. Yani biz kabile, aşiret, boy, beylik, krallık, emaret değil de hukuk devletiysek yolu bunlar olmalıdır

Yaşamı düzenleyen yöneticiler değil yazılı olmayan kurallar, toplum arasındaki uyum ahenk birliktelik gibi şeylerdir.
Yöneticiler daha ziyade teknik süreçlerin kontrolorüdür.

ABD bir Çarlık gibi davrandığı için model olmamalı.

.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-03-2026, 19:57
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Platon'un devletinin zamanında değiliz

ve

Rousseau'nun devletinin zamanında değiliz, düşünün

Biz yeniyiz, yenileri bizler yazmalıydık ve gelecekte bizim isimlerimiz anılmalı ve yazdıklarımız okunmalıydı

Çin içimizdeki üreten ender topluluk, yönetiminin adına kızıp -bunu beğenmeyip- ona bozuk atamayız, başka öteki diyemeyiz ve hem onun kung fu'su var

Şimdi bizler zamanın Konfüçyüsleri, Da Vincileri, Decartesları, Farabileri gibi düşünmeliydik

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:39 .