CHP hakkında mutlak butlan. Kılıçdaroğlu dönüyor.!
CHP'nin kurultay davasına yönelik mutlak butlan kararı çıktı. Kararın tedbirli olarak alındığı belirtildi.
CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da ‘mutlak butlan' kararı verdi.
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.
Öte yandan CHP İstanbul İl Başkanlığına 'kayyım' olarak görevlendirilen Gürsel Tekin'in görevine, Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararıyla da son verilmiş oldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in görevine son veren ve genel başkanlığı Kemal Kılıçdaroğlu'na iade eden mahkeme, CHP İstanbul İl Başkanlığına ise Gülsüm Hale Özcömert Coşkun'un görevlendirilmesine hükmetti.
Kılıçdaroğlu ise iktidara yakınlığı ile bilinen TGRT Haber kanalına konu hakkında yaptığı ilk açıklamada, "Mutlak butlan kararı Türkiye'ye ve CHP'ye hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
Akp'nin iktidara geldiği yıllar, Avrupa birliğine girme ihtimalimiz vardı. O yıllarda Akp, Chp ile hiç uğraşmıyordu. Ne zaman ekonomi kötüleşmeye başladı, ne zaman toplumsal kutuplaşma artmaya başladı, ne zaman Avrupa birliği hayalinden vazgeçildi, işte o zaman Chp ile uğraşılmaya başlandı. Akp yaklaşık 20 yıldır, Chp ile uğraşıyor.
Akp, Chp ile uğraşmaya başladığından beri iktidarda. Haliyle bugün Chp ile uğraşmasının en önemli nedeni, Akp'nin kendi varlığı. Akp, Chp ile var olmaya devam edeceğini biliyor ama Özgür Özel Chp'si ile değil. O yüzden bu karar çıktı.
Biraz Öcalan'la gündem meşgul ediliyor, biraz toplumsal olaylarla(Ordudan atılan teğmenler gibi). Öcalan gündemden düştü ve hemen gündem yine Chp'ye kaydı. Zaten belediyelere yapılan ortada, bir de Kılıçdaroğlu tekrar getirildi.
Yalnız bu kararlar ekonomiyi daha da kötüleştirecek. Her şey daha da kötüye gidecek ama kimin umurunda.
Diğer taraftan Kılıçdaroğlu ile seçim düşünülüyorsa, halk buna da bir çare bulur. Gider Zafer partisine, İyi partiye, hatta Saadet partisine basar oyunu. Bu kaçınılmaz.
Ben oyumu büyük ihtimalle Zafer partisi ya da İyi Partiye vereceğim. Ve Ümit Özdağ çok beğendiğim bir siyasetçiydi. Ve CHP'ye olanlara üzülüyorum. Ve bundan sonra CHP benim için tamamen bitmiştir. Bu kılıçdaroğlu'nun da ne bitmeyen koltuk sevdası varmış. Ben kendimi Türk milliyetçisi ve ulusalcı olarak tanımlıyorum. Ve iyi parti veya Zafer partisine oy vereceğim. Umarım İyi parti ve Zafer Partisi ortak olarak Türk milliyetçisi ve Atatürkçü aday çıkarırlar.Ve bu arada benim Cumhurbaşkanı adayı olarak Ümit Özdağ olmasını isterim. Çünkü Ümit Özdağ hem çok güvenilir, hem de gerçek Türk milliyetçisidir. Ve oldukça donanımlı Almanca biliyor ve İngilizcesi de gayet iyi ve öngörüleri yüksek ve vatanseverdir.
Türkçülük, Türk milletini yükseltmek demektir. Ziya Gökalp
Türküm ve Türklüğümle onur ve gurur duyarım.
Kılıçdaroğlu bugün genel merkeze geldi. Altta gördüğünüz gibi fetö filan demiş.!
CHP Genel Merkezi'nde partililere seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay süreci, parti içi tartışmalar ve yargı kararına ilişkin mesajlar verdi. CHP'de 'temiz kurultay' yapılacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, Özgür Özel yönetimini FETÖ üzerinden hedef aldı. https://tr.euronews.com/2026/05/30/k...ltay-yapacagiz
Kılıçdaroğlu bu sözleri ederken, Ankara Güvenpark'ta Özgür Özel konuşurken, bir anda sesi kesildi. Çünkü o anda elektrikler kesilmiş.!
Kılıçdaroğlu, ADALET diyerek Ankara'dan İstanbul'a yürümüştü. Akp'den adalet beklentisi yüzünden bu yürüyüşü yapmıştı. Bugün Akp'nin kararıyla Chp'nin başına geçti. İşte bu yüzden Kılıçdaroğlu hakkında menfi bir kelime ediliyor.
Bu U dönüşleri, Türk toplumunda inanılmaz bir travma yaratıyor bence. Kılıçdaroğlu'nun veya Bahçeli'nin iktidarın karşısında yer alırken, bir anda iktidardan yana olmaları, insanları demoralize ediyor.
Bugün siyasi bir lider olarak Özgür Özel'i veya Müsavat Dervişoğlu'nu veya Ümit Özdağ'ı destekliyoruz diyelim. Yarın bu desteklediğimiz isim, iktidardan yana tavır alabilir mi? Alıyorlar işte. O yüzden bu U dönüşleri halkın içine kapanmasına neden olur ki, bu da tehlikeli bir şeydir.
Ben en baştan beri(kaset olayı) Kılıçdaroğlu'nun bilerek veya bilmeyerek Akp adına hareket ettiğini biliyordum. Bu adam Chp'nin başında olduğu müddetçe, Akp'nin iktidardan gitmeyeceği çok barizdi. Öyle de oldu zaten.
10 sene önce Kılıçdaroğlu, Akp'nin mitingine katılmış ve yuhalanmıştı. O mitinge katılması anlamlıydı ama işte kim anlayacak bunları.
Ben anladım da ne oluyor? Ben de 2023'de bu ülkede oy kullanmanın anlamsız olduğunu bildiğim halde, Kılıçdaroğlu'nun Akp adına hareket ettiğini düşündüğüm halde, Kılıçdaroğlu'na oy verdim. Kaybedeceğini adım gibi de biliyordum ama öylesine verdim oyumu.
Seçimlerin çözüm olmadıgını anlatmaya yetmişli yıllarda başladık.
Aradan elli yıl geçti, kendini essahlı seçmen zanedenler halen bu gerçeği anlama bilincine sahip değiller.
Siyasiler de seçmenler de ellili yıllarda senaryosu hazırlanmış bir tiyatronun kuklalarıdır.
Otuna, pokuna varana kadar bağımlı bir ülkenin seçiminden medet ummak, ancak bizim gibi zırcahil bir ülkede mümkündür.
Atatürk karşıtı olmayı erdemlik sayan, boğuldugu denizi yüzme havuzu gören, celladını baştacı eden bir milletin seçimi de, siyasetçisi de ancak bu kadar olur.
Kılıçdaroğlu, Türkiyedeki Soros vakfının kurucusu dedik, kimse anlamadı. Kılıçdaroğlu akp iktidarının sac ayağı dedik, kendimiz dinledik.
Boşver, böyle millete böyle kafa çok bile.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi'nde yayımlanan röportajında Özgür Özel ile ilgili sert ifadeler kullanmıştı.
Bahçeli, "Özgür Özel'in Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Anıtkabir yürüyüşleri Türk siyasetinde gerilimli fay hatlarını tetikleyici bir harekete yöneliktir. Zira Gazi Meclis ve Anıtkabir, siyasetin aktüel tartışmalarının dışında, Türk milletinin birlik ve beraberliğini temsil eden millî hafıza mekânlarıdır." demişti.
"POLİTİK AMAÇLAR UĞRUNA MİLLİ KAHRAMANLARI SUİSTİMAL EDİLDİ"
Özel'in tehlikeleri davranışlara imza attığını belirten MHP lideri şöyle devam etmişti:
"Türk milletinin müşterek değerlerini ifade eden millî hafıza mekânlarında yaptığı politik açıklamalarla Özel, demokrasinin, hukuk devletinin ve Atatürk mirasının yegâne temsilcisi olarak kendisini göstermeyi amaçlamaktadır. Zira bütün Türk gençliğinin kalbine nakşettiği Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini, Anıtkabir'de okutması Atatürk üzerinden toplumu ayrıştırma politikasının ve mizanseninin tehlikeli bir parçası olmuştur.
Politik amaçlar uğruna millî hafıza mekanlarının ve millî kahramanların suistimali, bunlar üzerinden 'ya bizdensiniz ya da onlardan' mealinde toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup, iç cepheyi tahkim etmeye çalıştığımız bu dönemde, bölgemizdeki ülkeleri istikrarsızlaştırmaya dayalı emperyalist oyunun Türkiye'deki izdüşümünü teşkil etmektedir.
"NE ATATÜRK'ÜN MİRASÇISI, NE DE TÜRK GENÇLİĞİNİN LİDERİ OLMA POTANSİYELİNE SAHİP"
Özgür Özel ayrıştırıcı dil ve üslubuyla, Türkiye'nin istikrar ve güven ortamına mugayir hareketleriyle ve saatlerce sufle aldığı odaklardan gelen istekleri sorgusuz uygulama iradesiyle ne Anıtkabir'in bekçisi, ne Atatürk'ün mirasçısı, ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir. Bir dönem yönettiği CHP'de ortaya çıkan ve her biri ahlak ve etik sorunu olan meselelere karşı güçlü bir şekilde tavır almaktan imtina eden, partisine yönelik iddiaların üzerine gitmektense üstünü örtmeyi yeğleyen birisi Atatürk'ün mirasçısı ve Türk gençliğinin öncüsü olamaz.
"ERGEN DEVRİMCİLİĞİ"
Milletvekilliği, grup başkan vekilliği, grup başkanlığı ve genel başkanlık yapan Özgür Özel'in; devlet adabından, CHP'nin tarihî ve kurumsal kimliğinden kopuk; Türk siyasî hayatının hafızasını doğru okuyamayan ve Türk milletini politik ajandasındaki gündem maddeleri doğrultusunda provoke eden görünüşte 'ergen devrimciliği' ne CHP, ne de Türkiye için sorumlu bir siyaset anlayışını barındırmamaktadır."
-saatlerce sufle aldığı odaklardan gelen istekleri sorgusuz uygulama iradesiyle
-provoke eden görünüşte 'ergen
Bunlar çok ağır, iddialı laflar. ''Amerika'nın ya da Rusya'nın sana söyledikleriyle sokakta insanları kışkırtıyorsun'' dememiş mi? Ben böyle anlıyorum.
Bu lafları eden Bahçeli'nin yanına gülümseyerek gelip ellerini sıkması, çoook büyük soru işareti.
Siyasi nezaket mi bu?
Cumhurbaşkanı adayını hapse attılar, Chp'yi kapattılar, onlarca Chp'li belediye başkanını hapse attılar ve sen gelip iktidarın ortağıyla bu görüntüyü veriyorsun.