Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-08-2007, 03:12
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Cihat'ın Tarihi

"History of Jihad" adlı sitenin ana sayfasındaki bu yazının yararlı olacağını düşünüyorum. Parça parça çevirmeye çalışacağım.


Burada Arap yarımadasında yaşayan Bedevi Arap’larla ilgileneceğiz. Bu bölgede atalarımız bir uygarlık geliştirdiler, özellikle de bugünkü Yemen’in sahil bölgeleri ile Mekke ve Yatrib’in (daha sonra adı Medine olur) geniş vahalık kesimlerinde.

7. yüzyılda karizmatik fakat sadist ve acımasız bir lider olan Muhammet’le karşılaşana kadar çağdaş uygarlık ile bir ilişki göremiyoruz. Muhammed’in hikayesi M.S. 570’de doğmuş üstün yetenekli fakat çarpıtılmış bir dahinin hikayesidir. Kendisi doğmadan önce ölen Abdullah ile Emine’nin çocuğudur. Abdullah, Muhammed doğmadan *Emine hamileyken yolculukta ölmüştür. Muhammed ibn Abdullah, Abdullah’ın oğlu Muhammed anlamına gelir.

Muhammet Neden Allah’ı Tanrı Olarak Seçti?


İslamiyet öncesi Arap toplumu Allat, Al-Uzza ve Menat gibi tanrıçalarından da anlaşılacağı gibi büyük ölçüde anaerkildi. Fakat Arap toplumu aynı zamanda ataerkil öğelerin güçlü baskısı altındaydı. Bunu Araplarda isimlerin anneden değil babadan gelmesinden anlıyoruz.

Babasını kaybedip öksüz *kalan Muhammed babasının anısını ebedileştirmek istemiştir. Babasının adı Abdullah Abd ve Allah *sözcüklerinin birleşmesinden oluşur ve“Allah’ın kulu” anlamına gelir.Muhammed’in İslam öncesindeki birçok tanrı arasından, sadece Allah’a ibadet edilmesini istemesinin nedeni budur. İslamiyetin merkezine niçin Bēl, Bēl-Šamīn, Abgal, Aglibol, Wadd, and Yaghūth gibi birçok başka İslamiyet öncesi Arap tanrısının değil de, Allah’ın yerleştirildiğine birçok tarihçi pek önem vermemiştir. (Bu tanrılardan son ikisinin adına Kuran’da da yer verilir. Nuh suresi 23. ayet:"Ve dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, ne Ye'uk'u ve ne de Nesr'i.")

Hatta İslam öncesi Mekke’nin en önemli tanrısı olan Baal (Hubal olarak da bilinir) İslam’da hiç yer bulamaz. Muhammed’in İslam’ında sadece Allah yaşama şansına sahip olur. Yani Allah, Muhammed’i seçmez, tersine Muhammed Allah’ı seçer. Babasına allahın kulu adı verilmesine *benzer şekilde, Muhammed de Allah’ı seçmiştir tanrı olarak. Bazı tarihçiler Hubal ile Allah’ın aynı tanrı olduğunu ileri sürerler.Fakat hiçbir tarihçi İslam’ın merkezine niçin Allah’ın yerleştirilmiş olduğuna dikkat çekmemiştir.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-08-2007, 03:13
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Cihat'ın Tarihi

Bir meleğin ona Kuran’ı getirdiği halüsinasyonunun arkasında Muhammed’in epilepsi krizleri var

Muhammed kişiliğinde bir askeri stratejisti, bir psikologu, bir lideri ve bir komutanı birleştiren paranoid, ihtiraslı bir dahiydi. Ailesini kaybettiği zorlu geçen çocukluğu yüzünden yaşıtlarından çok daha erken hayata atılmıştı. Fakat çocukluktan yetişkinliğe geçişine eşlik eden zorluklar onu sara hastası yapar. Epilepsi krizleri sonraki yaşamında oldukça merkezi bir rol oynar, tanrının bazen onunla konuştuğu şeklinde halüsinasyonlar görür.

Bir olay Muhammed’in mental hastalığı hakkında bilgi veriyor bize. Bir keresinde Muhammed çölde sütkardeşi ile oyun oynamaktadır. Birden sütkardeşi koşarak sütanneleri Halime’nin yanına gelir ve Muhammed’in hastalandığını söyler. Yanına gidildiğinde Muhammed bir çalının arkasında elbiseleri çıkarılmış olarak bulunur. Cinsel tacize uğramış olması olasıdır; ancak çok daha sonra kısmen Muhammed tarafından bir efsane yaratılır: Gri elbiseli iki melek gelmiş, birisi göğsünü açıp içinden kalbini çıkarmış ve siyah bir pıhtıyı çıkarıp atmış, tartsalar Muhammed’in bütün evrenden daha ağır olurmuş! (Bu öykünün bir başka versiyonunda da melek Muhammed’in kalbini çıkarıp, bir parçayı atar ve bunun şeytanın payı olduğunu söyler, sonra da kalbi yıkayıp tekrar yerine koyar.. Muhammed öldürüldü söylentisi dolaşır, çocuğun beti benzi atmıştır.
http://kalbinhuzuru.azbuz.com/readAr...00000002978409 )

Çocukluğunda cinsel tacize uğramış olma ihtimali, onun daha sert bir insan olmasına ve mental hastalığına daha çok vurgu yapılmasına neden olmuş gibi görünüyor, fakat buna karşın inanılmaz bir manipülasyon yeteneği ile sonuçları kendi lehine çevirmeyi başarmıştır. Büyük olasılıkla Muhammed’in mental hastalığı paranoid şizofreninin şiddetli bir hali olmalıdır.

Daha sonraki yıllarda, “vahiyler” alırken bebek doğuran bir deve gibi sesler çıkarır. Epilepsi krizleri geldiği zamanlarda etrafındakilere üzerine siyah bir örtü örtmelerini söyler ve hatta bu yüzden sürekli siyah bir örtüyü yanında taşır. Bu hikaye çağlar boyunca müslüman Arap folkloruna yerleşmiş ve gelişmiş tarihsel gerçeğin özüdür.

Erken yaşlarında yaşadığı bu zorluklara ek olarak bir epileptik olmanın talihsizliği onu ateşli ve kararlı bir adam yapmıştır. Ve için için lider olma arzusuyla yanmaktadır. Erken yaşta başladığı kervan yolculukları içinde yaşadığı toplumun psikolojik yapısını daha derinden anlamasını sağlamıştır.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04-08-2007, 03:48
InVitatio
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Cihat'ın Tarihi



Hz Vikipedia bu konuda ne diyor

Allah

Etimoloj

Dilbilimciler, sözcüğün kökünün İlah'tan (el-ilah) ya da (el-laha)dan gelmiş olabileceğini söylerler. Sami dillerinde "(En üst ilah) anlamına gelir" demişlerdir. Arapça ile akraba olan dillerde de kelime benzer şekillerde seslendirilir. İbranice tanrı anlamına gelen Eloah אלה, Keldanice Alaha laha ya da Aramice Elāhā Süryanice ܐܠܗܐ Alāhā İbranca/İbranice Tevrat'taki Yahudiler'e göre anlamı "ilahlar" olan, "eloahim" "אלהמ" sözcüğü de Arapça Kur'an'daki "Allah'ım" anlamına gelen "allahümme" "اللاهم" sözcüğü de birdir, ama nedense Yahudiler bu sözcüğün bu anlamı ile "çoktanrılılık"tan demek olmasına rağmen, sözcüğün İbranca olmadığını kabul etmezler, böylece de Tevrat ile Kur'an'ın bu ortak sözcüğü belki de yanlış anlaşılmaktadır.

Bir başka sava göre; "Lat" adlı tanrının adının artikel/harf-i tarif ile yazılışı "Al-Lat" sözcüğünün yazılışında sonundaki t ت harfinin Sami dilleri'ndeki h ه harfine dönüşen t ة harfi olarak yazılışı sanılmasıdır. Buna göre "Al-Lat" ile "Al-Lah" sözcüğü aynı sözcük olur. Öte yandan gene bu; h ه harfine dönüşen bu t ت harfi, Sami dilleri'nde "dişilik eki"dir. Ama Al-Lat unu tere yagla Lat yapan (karistiran) gelir. Hacilara bu isi Allah rizasi icin yaptigindan, o sahsa Al-Lat denir. Yani Lat yapan. Allah ve Lat arasinda mana bakimindan hic bir baglanti yoktur.

Allah ismi arapça Elif, Lam, Lam ve He harfleriyle yazılır. Ebced'deki "Cümel-i Kebir" adlı düzenine göre sayı değeri 66 dır. ((Elif=1)+(Lam=30)+(Lam=30)+(He=5)=66



http://tr.wikipedia.org/wiki/Allah




sevgili sargon
tercüme ettigin adam bu "Allah" konusunda epeyce zirvalamis gibi....
onunla da kalmamis , var olan bir Allahi var olani tebilg etmekle yükümlünün hal ve hareketlerinden dolayi inkar ettirmek istiyor....
soncuta bu büyük emek vererek tercüme ettiklerin bir tanri elestiri ve reddinden cok
tanrinin elcisi olani elestirmekle yetinmis simdilik....
yani öyle büyük yeni bilgiler degil bunlar , bu ve benzeri anti-muhammedci yorumlari cok kez hepimizin okudugundan hic süphem yok.

islam icinde bugün var olan "kara carsaf" ise islamin sii yorumunda genellikte vardir,
ve bunun nedenleri ise islam icinde yasanan o üzücü olaylardan sonra , bitmeyen dinmeyen bir matemin ayakta tutulmasidir.
yani bunu da gidip müslümanlarin peygamber kabul ettigi adamin hastalingin sonucuna baglamak her ne kadar sözüm ona önemnli önmeli sözler ile yazilmissada , son derece basit ve ici bos yorumdur.

ama bu adamin zirvaliklarinin *tercümelerini devamini *takip etmek isterim.....
yani elciye zeval olmaz misali sen devam et tercüme etmeye
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04-08-2007, 07:14
3.yol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
3.yol 3.yol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2007
Mesajlar: 1.165
Standart Re: Cihat'ın Tarihi

Himmm
Abdullah = servant of Allah ( Allah'in hizmetkari) demekse eger, Ve Muhammed'in babasinin
adi da oysa eger, demekki Allah Muhammed peygamber olmadan once de bilinen bir tanriydi.
Makaledeki bir cok sey sacma olsa da bu cikarim gercekten ilginc, onceden hic dusunmemistim.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04-08-2007, 10:43
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart Re: Cihat'ın Tarihi

Bazı yerlerde yapmış olduğumuz yorumların değerlendirmesini yapan arkadaşlar;
-Yine demagoji yapıyor. Diye bizi tarif ederler.

Ne hikmetse konu yabancı bir kaynak, yabancı bir literatür olunca bu yorumlar, bırakın demagojiyi en ileri bilimsel temel olur.

Yazarın yorumlamaları! gerçekten de enteresan.
Epilepsi hastalığının kaynağı ve bu hastalığın insan üzerindeki etkilerini sunma şekli dahi enteresan.

Bir yazarımızın dediği gibi, Hz. Wikipedia bu konuda ne diyor bir bakalım.

"Epilepsi (sara), tekrarlayan kronik (herhangi bir uyarı olmaksızın)havale episodları ile karakterize bir nörolojik durumdur. Beynin normalde çalışması ile ilgili elektriğin aşırı ve kontrolsuz yayılımı sonucu oluşur. Sıklıkla geçici bilinç kaybına neden olur. Epilepsi nöbetleri farklı şekillerde ortaya çıkar. Bazı nöbetlerden önce bir korku hissi gibi olağandışı algılamalar ortaya çıkarken, bazı nöbetlerde kişi yere düşebilir, bazen ağzı köpürebilir."

Nedenleri ise;
"-Tümör
-İskemik lezyon: Beyne giden kan akımı azaldığında (iskemi), beyin dokusundaki besin maddeleri ve oksijen azalır. Bu da hücre hasarına ve epilepsi nöbetine yol açar.
-Konjentinal malformasyon: Doğuştan gelen bozukluklar.
-Gebelik döneminde annenin ilaç ve alkol alımı, bebeğin gelişimini etkileyecek mikrobik hastalıklar epilepsi nedeni olabilir.
-Doğum sırasında oluşabilecek beyin zedelenmesi, kanaması, beynin oksijensiz kalması epilepsiye neden olabilir.
-Doğum sonrası menenjit, beyin iltihabı gibi rahatsızlıklar epilepsiye neden olabilir.
-Febril konvulziyon: Ateşe bağlı istem dışı şiddetli kasılmalar.
-Enfeksiyon: Tüm vücudu etkileyen ya da şiddetli olan enfeksiyonlar Febril konvulziyon'a neden olabilir.
-Troid hastalıkları: Troid bezi vücuttaki sıvı dengesinin kontrolünde önemli bir rol oynar. Sıvı dengesi ise Epilepsi eğilimini belirleyen bir faktördür. Genellikle troid sorununun tedavi edilmesiyle *Epilepsi de düzelir.
-Beslenme: Bazı insanlarda Epilepsi'nin nedeni olarak B6 vitamini eksikliği saptanmıştır."

Düşünüyorum.
Yukarıdaki sebeplerden herhangi birinin sonucu olarak bir insan Epilepsi (sara)hastası olabilir. Olabilir olmasına da bu hastalığın sonucu olarak;
"epileptik olmanın talihsizliği onu ateşli ve kararlı bir adam yapmıştır. Ve için için lider olma arzusuyla yanmaktadır. Erken yaşta başladığı kervan yolculukları içinde yaşadığı toplumun psikolojik yapısını daha derinden anlamasını sağlamıştır."

İşte bu çıkarım imkansızı ister bizden.
Bir hastalık düşünün ki normal insan performansının da üstünde ve olumlu bir etkisi olsun. Gerçekten de enteresan.

Epilepsi hastalığının hiç mi iyi tarafı yoktur derseniz. Vardır elbette derim. Ve de sıralarım.

1-Stres kesinlikle yasak olduğundan ailenizden istediğiniz konuda izin almanız her zaman daha kolaydır.
2-İlaçların yan etkisi sayesinde geçmişte sizi üzen olay ve kişileri rahatlıkla unutursunuz.
3-Diğer insanlar vücutlarından elektrik atmak için bir ton para,zaman harcarken size 2-3 dakikalık bir nöbet yeterlidir.
4-Karşı cinsi etkilemek için tarihteki epilepsi hastası dahilerden bahsedebilirsiniz.
5-Sizi sinirlendiren bir insanı "epilepsi hastasıyım ceza ehliyetim yok"diye tehdit edebilirsiniz (Bu konu hakkında bilgisi olmadığından inanacaktır.)
6-Eve gelip gitmek bilmeyen misafiri "epilepsi hastasıyım uykusuz kalmam yasak"diyerek evden göndere bilirsiniz.
7-Alkol,Sigara;kahve,kola gibi maddelere vücudunuz tepki vereceği için bunları istesenizde çok kullanamaz ve bağımlı olamazsınız.
8-Hayatınız diğer insanların hayatından her zaman daha heyecenlıdır.Çünkü ne zaman nerde nöbet geçireceğinizi bilmezsiniz.
9- Çevrenizde sizi sizden daha iyi anlayan kimse olmadığından kendinizle her zaman barışıık olursunuz.
10-Hayatta bir çok şey size yasak olduğundan hayattan daha çok zevk alırsınız.(yasaklar her zaman daha güzeldir..)

Diye bir alıntıyı verebiliriz. Ama bu konuda çok daha bilgi sahibi olmak istiyorsak, bu alıntının da kaynağı olan;

http://www.epilepsiveben.com/
adresine bir müracaat etmemizde fayda var derim...

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 04-08-2007, 11:25
HarunKAHYA HarunKAHYA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Jun 2007
Mesajlar: 227
Standart Re: Cihat'ın Tarihi

Kurana inanmayın, Muhammedi saymayın-sevmeyin,nefret edin. Kabul.
Ama asla sersem olmayın.
Bu kadar karizmatik ve güçlü bir insanın gücünü,
çocukluğunda tecavüze uğradığı iddiasına
ve zorlu epilepsi hastalığına bağlayacak kadar sersem olmayın..

Bu görüşte olanlar...
İmzamın tarif ettiği insanlar içindesiniz...
üzgünüm ama... asıl gerçek burdan başlıyor..

Lütfen.... imza dışına davetlisiniz..

HaKa... *:wink:

Not: Bu iddiam *asla konuyu tercüme eden sn. sargon ile ilgili değil.

Sadece kendini akıllı sanan salaklara bayılıyorum..
Onlar olmasaydı hayatımız ne kadar renksiz olurdu..
A.Einstein (Yaw benim böle bi lafım yokk..kim uydurdu bunu.. )http://image.donanimhaber.com/image....miley/hiho.gif
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-08-2007, 11:29
InVitatio
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Cihat'ın Tarihi

Ya arkadaslar
sargon sadece yüksek bir caba harcayarak var olan birseyleri tercüme ediyor,
aslinda iyide yapiyor ! cünkü bu sayede ipe sapa gelmez metodlar ile bir yorumu okumus oluyoruz.
bu anti-muhammedci site , neye hizmet etmektedir ?
bu anti-muhammedci sitenin "dinlerden" özgürlük adina , kendi mensup olduklari toplumlarin din yapilarina ne gibi bir tepki vermektedir ?
birde burada müslümanlarin kabul ettigi hep var olduguna iman ettigi Allah elestirisi yerine
onun bir kulunun hayati ve hal ve hareketleri icgüdüsel bir mekanizma ile elestirilmekte,
bence biraz basit bir mantik.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-08-2007, 12:32
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart Re: Cihat'ın Tarihi

Benim dedem Sara hastası idi.

Çocukluğunda götürüldüğü Dini bütün ve namı yüce hocaların O'nun kafasındaki cini çıkartmak için direğe bağlayıp dövmelerini nasıl açıklayacaksınız acaba ? hemde 20. yüzyılda

Şimdi ben konu içeriğini olasılık dışı görmüyorum ama olasılık olmasınıda kesinlikle böyledir deme noktasındada görmüyorum. Yani bütünsellik dahilinde ele alınmalı diyorum. Yinede konu sadece olası sebepler yada olası pozitif destekler olarak düşünülebilir. Kişi bu durumunu kullanmış olabilir...

Yine bir soru daha soruyorum hani tanımlamalarda başvurduğumuz bilimsel metod gereği;

"Muhammed’in kalbini çıkarıp, bir parçayı atar ve bunun şeytanın payı olduğunu söyler, sonra da kalbi yıkayıp tekrar yerine koyar."

Bu alıntıladığıma inanıyormusunuz boşverin inanmak evrensel bir kriter olmaz, böyle bir şey mantıklımıdır, mantığa sığar mı? Buyrun bilimsel olarak bir kalbin sökülüp yerine konması ile kişi nasıl yaşıyor mantıkla yada günümüz sağlık bilimi ile açıklayın?

Gelelim olasılığın olasılığına, 20.Yüzyılda sara hastalarına uygulanan Cin çıkartma operasyonlarına, bu inanış Anadoluya Arap kültüründen gelmedir. Geriye doğru gittiğimizde ise kaynağa ulaşıyoruz, şairlerin dahi cinlerinin olduğu ve şiirlerin cinler yada insan ötesi güçler tarafından iletilen "söz" ler olduğu, şairlerin ise bunları "okuduğu" inancına ulaşıyoruz. Nerede Arapyarımadasında. İnanışın böyle olduğu bir toplumda elbette Sara Nöbetleride insani yada insansı bir tanımla açıklanamazdı, yoksa insan neden olağan üstü(doğal olmayan!) bir titreme ile eli, ayağı dili korkunç bir güçle kilitlensin ki? Hele ki o elin açılamaması ve insan gücünün buna yetmemesi başka nasıl açıklanabilirdi. O halde bu durum ilahi güçler ile açıklanırken yine bu duruma konu olan kişilerde aynı tanım dahilinde, ilahi güçlerin etki alanında açıklamasına pekala rahatlıkla girecektir ve toplum dahilinde diğer insanlar üzerinde etki oluşturacaktır. İnanışlar ve bilinç gereği başka türlüsüde mümkün değildir. Olasılığın gerçekleşmesi sara hastalığından dolayı değil, inanışlar gereği kaçınılmazdır. Kişi gaipten sesler duymasada böyle bir iddiada bulunmasa da!!! toplumun görüşü böyle olacaktır, cin, ilahi güçler..... Vahy gelişinde Muhammed'in yaşadığı şiddetli sarsıntı ve şiddetli pres(sıkılma) genel geçer inanışlar temelinde sara nöbeti ile kaçınılmaz olarak aynı noktada buluşabilir, öylede görülüyor.

Herkesin düşüncesi ve görüşü vardır benim görüşümde din insanları belirli bir sistematik altında kullanıma ve sömürüye dayalı bir sistemler bütünüdür(kişiye göre değişeni eliyoruz-söz meclisten dışarı- bir bakıyoruz ki diğerleri tarihsel belgelerlede aynen böyle). Her sistematik örgütlenmeninde her daim temel önermede muhtaç olduğu gereçler, gerekçeler ve semboller vardır olmak zorundadır, bu anlamda temel gerekçesini(aracını) insanları şaşı, hayret ve korku yumağıyla örgüleyecek ilahi, fizik ötesi güçler(!) kullanılacak ve temel araç olacaktır, bu kaçınılmazdır. Hasan Mezarcı ne kadar Mesih ise Muhammed'de o kadar Peygamberdir aralarında temel fark yaşadıkları dönem ve toplumsal inanç ve bilinç düzeyi ve isimdir. Kısaca durum koca tesirli bir yalandan ibarettir ve büyücülerin olduğu kadar böyle bir gücü arkasına alarak belirli bir sitematik kuracak olanlarında somut emarelere ihtiyacı vardır. Vahy anı insan ötesi bir güçle sıkılıyor olmak çevredekiler için yeterli bir emaredir ve sara hastalığının kaynağında var olan ilahi güçlerin varlığı inancı ise bu emareyi nöbetin gerçekleştiği anda yaydığı etki gereği somut hale getirir. Heleki her şairin bile bir cini olduğunu düşünen bir toplumsal kültürde bu durum tereyağından kıl çeker gibi bir olaydır.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-08-2007, 12:44
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart Re: Cihat'ın Tarihi

Toplum içerisinde yalnızlaşmanın aslında toplumdan soyutlanma yada dışlanmanın, ötelenmenin yerine göre itilip kakılmanında böylesi sebepleri vardır. Dedeme Cinli ... diye hitap ederlerdi. Adının önüne cinli kelimesi gelirdi ki çocukluğumda da bana cincin derlerdi. Bu günün toplumunda oluşan olumsuzluğu devesi osursa cinden sayacak 15 asır öncenin Arap toplum yapısı ve inancı ve geleneklerine ve bilincine vurduğumuzda, toplumdan soyutlanmanın olası en önemli nedenlerinden birisi haline gelir cinli olmak durumu. Bu ya o toplumun inanç ve edinimleri(toplam bilgi) çerçevesinde toplum merkezli bir öteleme olarak savunulabilir(1) yada kişinin kendi başka "haklı" gerekçeler ile toplumdan soyutlandığı yada uzaklaştığı iradi söylemi ile savunulabilir(2). Böyle bir savunuyu alıntılanan konudaki ve milyonlarca insan için yüksek değer ve öneme sahip Kişi içinde görmek mümkündür ve tercih iki nolu savunu üzerine yapılmış gibidir. Yanlış anlaşılmaların önüne geçmen namına bir açıklama yapmam gerekirse; Görüldüğü gibi çevresel koşulları ele alıyoruz ve kesinlikle kişi odaklı yada bireysel hedefli bir düşünme biçimi yada amacında değilim, olasılık üzerinde fikir yürütüyorum.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-08-2007, 13:11
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart Re: Cihat'ın Tarihi

Olasılıklar,
Gerçekten de 1400 yıl öncenin tozlu raflarında bizlere sırıtan sayfalar için geçerli olan bir kuram.
Bu gün olmuş gibi bizlere aktarım yapanların düştüğü durumun, farklı benzeri de bu olsa gerek.
Çocukluğundaki cinsel istismar ve hastalığının sonucunda olan durum!
Toplumsal kabullerin çok çok ötesinde bir zorlama.

Farklı varlıkların varlığına inanan bir kültürün edimlerinden bahsetmiyorum. Bu edimlerin günümüz yansımalarından da bahsetmiyorum. (En azından, henüz konumuz bu değil...)

Konu; cinsel istismar ve Epilepsi hastası olan bir çocuğun her ne hikmetse, bu psikolojik yıkılmışlığının üzerine bir de fiziksel hastalık yıkımı sonrası durumu!!! (Sadece ve sadece iddia edenlerin mantığını yürüterek yazıyorum.)
Lider olma özelliği ile, ateşli ve dahi kararlı bir insan tipi oluşumu.
Bu kuram mantıklı değil.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:47 .