
05-08-2007, 05:08
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Oct 2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 315
|
|
Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
Mümin, bir *delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.
Evet, bilimsel çalışmalar bize gösteriyor ki; gerçekten de bir mümin aynı yanılgıya iki defa düşmüyor. Bir grup mümin üzerine yapılan deneyde müminler kandırılarak oyları istenmiştir. İlk seferinde kömür yardımıyla yanılgıya düşen müminler, ikinci seferde ise kömür yardımını yememişlerdir. Pışşşık yapmışlardır. Bunun üzerine ikinci seferde kömür yerine erzak yardımı yapılmıştır. Aynı şekilde İslamı holdinglerde paraları hortumlanan müminler de bir daha bu holdinglere paralarını kaptırmamışlardır.
* * *Bu olay gösteriyor ki mümini bir kere kandırırsın. Avrupalı birçok ateist bilim insanı bu hadis karşısında ne yapacaklarını şaşırmışlardır.
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248
* *Evet, bugünkü bilimsel çalışmalar sonucu en güçlü kaslara sahip organımızın dil olduğu tespit edilmiştir. Yani elinle düzeltemediğin işi dilinle düzet derken kastedilen bizzat bu kuvvetli organımızdır. Kalbimizin ise ayrı bir özelliği vardır. Çizgili kas gibi olmasına rağmen düz kas gibi sürekli çalışır. Burada da kalbin karşı koyma işlemlerindeki sürekliliğini gösteriyor. Şüphesiz ki bu bilgilerin binlerce yıl önce bilinmesi imkânsızdı.
Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) *
cennete giremezler.
Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79 *
* * *Evet, bugün bilimsel çalışmalar bize gösteriyor ki; söz taşıyan dedikoducular bırakın cenneti kahveye bile giremezler. Kahvelerde yapılan araştırmalarda hiçbir müminin dedikoducu olmadığı sonucuna varılmıştır..
* * * Bu hadis ise eski bir incelememdir.
İnsanda *bir *organ *vardır. *Eğer *o *sağlıklı *ise *bütün *vücut *sağlıklı *olur; *eğer *o *bozulursa *bütün *vücut *bozulur. *Dikkat *edin! *O, *kalptir. *
Buhârî, *Îmân, *39; *Müslim, *Müsâkât, *107. *
*
Yani *burada *bize *kalp *sağlığından *haber *verilmiş. * Bugün *de *bilim *bize *gösteriyor *ki *kalbi *sağlıklı *olanların *herşeyleri *sağlıklıdır. *Bilim *insanları *ve *doktorlar *da *buna *dayanarak *hastaların *sadece *kalbini *inceliyor. *Eğer *kalp *sağlıklı *ise *"Bütün *vücudun *sağlıklıdır." *raporu *veriliyor. *Böylece *tıpta *mükemmel * bir *çözüm *elde *edildi. *Bu *sayede *hastanelerde *günlük *bakılan *hasta *sayısı *8-10 *katına *çıkarıldı. *Hastanelerde *sıra *sorunları *kökten *çözüldü. *Sağlık *sistemi *mükemmel *işliyor.
* * Bu ünlü 40 hadisten 4 tane bilimsel hadis çıkıyor. Yani on hadisten biri *bilimsel. Bilimsel araştırmalar bugün bize gösteriyor ki; her on kadından biri meme kanseri. Bu da peygamberimizin kadınlara verdiği değeri gösteriyor.
En Allah'sızca hareketler Allah'lı insanlardan gelir. Çünkü 'Allah' onların kriteridir.
|

05-08-2007, 07:17
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2007
Bulunduğu yer: yurtdisi
Mesajlar: 95
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
Ne alemsiniz..muminin iki defa yanilgiya dusmemesi konusundaki yorumunuza cok guldum..
|

06-08-2007, 19:45
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Oct 2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 315
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
3853 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Eti bıçakla kesmeyin. Çünkü bu, yabancıların işidir. Siz dişlerinizle kemirerek yiyin. Çünkü bu, sıhhat ve afiyet için daha iyidir."
(Ebu Davud, Et'ime 21, (3778).)
* *
* * *Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, eti kemirmek özellikle diş sağlığı açısından çok faydalı bir unsurdur. Ayrıca kemrilen etin besin değeri korunduğu için çok da faydalıdır, kemirilen etin kabızlık sorununa da çok iyi geldiği birçok bilim insanı tarafınfan onaylanmıştır. Eti bıçakla kesenlerin birçoğunun kabız, ishal gibi sorunlarla karşılaştığı bilimsel araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Şüphesiz bu bilgilerin binlerce yıl önceden bilinmesi ancak bir mucizedir.
3886 - Rezin rahimehullah Hz. Cabir radıyallahu anh'tan naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm çekirgelere beddua etti ve dedi ki:
"Allah'ım! Çekirgeleri helak et, büyüklerini öldür, küçüklerini helak et, nesillerini kes, ağızlarını geçimliğimiz ve rızkımızdan (uzak) tut. Sen duaları işitensin."
(Orada bulunan) bir adam:
"Ey Allah'ın Resûlü! Çekirgelere nasıl böyle beddua ediyorsunuz, onlar ki Allah'ın ordularından bir ordudur" dedi. Aleyhissalatu vesselam da cevaben:
"Çekirge, denizdeki bir balığın hapşırığıdır" buyurdular."
( Tirmizi, Et'ime 23, (1824); İbnu Mace, Sayd 9, (3221) ) .
* * *Evet, yapılan araştırmalar gösteriyor ki çekirgeler, bilimsel adı allostoro pidosko olan bir balığın hapşırması sonucu ortaya çıkmıştır. Balık öyle sert hapşırmıştır ki, bundan dolayı çekirgeler kendilerini zıplamaktan alıkoyamamaktadır. Yine Avrupalı birçok ateist bilim insanı bu hadis karşısında ne yapacaklarını şaşırmışlardır.
En Allah'sızca hareketler Allah'lı insanlardan gelir. Çünkü 'Allah' onların kriteridir.
|

07-08-2007, 23:37
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Oct 2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 315
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
3741 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Bazen Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) cenabetten yıkanır, sonra (üşümüş olarak gelip) bana sokulup benim ısıtmamı isterdi, ben de O'nu bağrıma bastırıp ısıtıyordum. Bundan dolayı ben ayrıca yıkanmıyordum."
* * * Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki; yeni yıkanmış bir kişiyi ona sokularak ısıtmak en az yıkanmış olmak kadardır. Bu hadisi müslümanlardan önce farkeden Avrupalılar, bu yöntemi kullanarak, *kuraklık ve su sıkıntısı sorunlarını tamamen çözdüler. Yine Avrupalı ateist bilim insanları bu hadis karşısında ne yapacaklarını şaşırmıştır.
En Allah'sızca hareketler Allah'lı insanlardan gelir. Çünkü 'Allah' onların kriteridir.
|

07-08-2007, 23:44
|
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
HADİSLERİN SAYISAL ÇOKLUĞU
Ahmed Emin, hadis uydurmacılığının tablosunu gösteren şu zeki tespiti yapar: “‹lginçtir ki eğer hadisleri açıklayıcı bir şekilde ele alacak olsak piramit biçiminde olduğunu görürüz. Piramidin tepesi Allah'ın elçisinin dönemi olup aşağıya indikçe piramidin eni artmaktadır. Piramidin temeline vardığımızda Peygamber döneminden ne kadar geniş olduğunu farkederiz. Halbuki makul olan tersidir. Çünkü Peygamber’in yanında olanlar hadisleri (Peygamber'in söylediklerini) en çok bilenlerdi. Sonra onların ölümüyle hadisleri bilenlerin sayısı azalacak ve bu şekilde üstteki piramit ters şekilde gelişecekti. Ama bizler Emevi dönemindeki hadislerin bu dönemdekilerden daha kabarık olduğunu görüyoruz.” (Ahmed Emin, Duhaul İslam) Bazı hadis bilginlerinin iddiasına göre 2 milyon hadis vardır. En doğru hadis kitabı olarak gösterilen Buhari'nin kitabındaki hadisleri 600 bin hadis arasından, Müslim'in ise 300 bin hadis arasından seçtikleri söylenir. Ebu Davut kitabındaki hadisleri 500 bin hadisten, mezhep kurucusu olan Malik Muvatta'sını 100 bin hadisten, İbni Hanbel ise Müsned'ini 750 bin hadisten seçtiği söylenir. Peygamberimiz'in aşağı yukarı 23 yıl Peygamberlik yaptığını düşünürsek: 23x365=8395 gün Peygamberlik yapmış olur. Toplam 2 milyon hadis olduğu söylendiğinde Peygamberimiz'in Peygamberlik yaptığı her gün başına 200'den fazla hadis düşer. Herhangi bir kişiye bir yıl önce en çok beraber vakit geçirdiği kişinin; babasının, çocuğunun, karısının veya kocasının hadislerini (sözlerini) ve yaptıklarını yazmasını söyleyelim. Aradan bir yıl geçmesine rağmen yazılan adetleri gördüğümüzde, Peygamberimiz'in vefatından iki yüz yıl sonra, gün başına iki yüz adet rivayet edilen sözlerin toplam sayısından bile bunların içinde ne kadar çok yalan olduğunu anlayabiliriz. Tüm bu hadis kitabı yazarlarının tüm bu hadisleri ezbere bildikleri ve kendilerince en doğru gördükleri hadisleri seçtikleri söylenir. Hadisçilerin kaç hadis bildiklerini söyleyebilmeleri için tüm hadisleri bir yere yazıp saymaları gerekirdi, yoksa kimse ezbere 600 bin hadis bildiğini iddia edemez. Türkçe konuşan bir topluluğa kaç tane kelimeyle Türkçe konuştuklarını soralım, aşağı yukarı kimsenin tam cevap veremediğini görürüz. Sayı 600 bin gibi rakamlara tırmandığında insanın ezberindekini sayması ise imkansızlaşır.
öncesi ve devami icin buyurun güzel bir calisma
http://kurandaislam.tripod.com/bolum...ncelenmesi.htm
|

08-08-2007, 00:19
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Jul 2007
Mesajlar: 2
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
müminler diyor dikkatinizi çekerim müslüman demiyor mümin ile müslüman arasında ki farkı bilip bunun üzerine yorum yapmak çok daha mantıklı olur.
|

08-08-2007, 00:22
|
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
benim bildigim müslüman allahin tevhidine iman etmis olana denir
ki bu günahkar olmadigi anlamina gelmez
mümin ise günahdan arinmis bir müslümandir
yaniliyor olabilirim....
|

08-08-2007, 00:29
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
|
benim bildigim müslüman allahin tevhidine iman etmis olana denir
ki bu günahkar olmadigi anlamina gelmez
mümin ise günahdan arinmis bir müslümandir
yaniliyor olabilirim....
|
Müslüman, tek bir yaratıcıya, Allah'a inanan ve İslam'a teslim olmuş olan demektir.
Mümin ise, peygambere tam bir iman ve bağlılık içinde olan müslüman demektir.
Günahkarlık ise her ikisine de mahsus olabilir.
Örneklersek,
Peygamber yaşıyorken bir mümine daha çok güvenir, itimat ederdi. Çünkü Allah'a inancının yanında kendisine de bağlılığı vardı. Ama müslümanın bağlılığı belirsizdir.
|

08-08-2007, 01:27
|
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
InVitatio,
HADİSLERİN SAYISAL ÇOKLUĞU çok güzel bir yazı.Allah razı olsun senden.
yalnız öncesi ve devamını okuyamadım inşallah sonra okurum oralarıda.
|

11-09-2007, 23:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Oct 2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 315
|
|
Re: Hadislere bilimsel açıdan yaklaşmak
3957 - Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ölüm dışında hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda onun için bir deva bulunmasın."
Buhari, Tıbb 7; Müslim, Selam 89, (2215); Tirmizi, Tıbb 5, (2042); 22, (2071).
* * Evet, çörek otunda bulunan kimyasalların ayrım olmaksızın her hastalığa iyi geldiği tespit edilince birçok bilim insanı şaşkınlığa uğramıştır. 8O *Avrupalı birçok ateist doktor, bu hadis karşısında ne yapacağanı şaşırdıktan sonra eli mahkum İslam'ı seçmiştir. Artık doktorlar ne reçeteyle ne de muayeneyle uğraşıyorlar. Gelene çörek otu, gidene çörek otu... * 8)
En Allah'sızca hareketler Allah'lı insanlardan gelir. Çünkü 'Allah' onların kriteridir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:58 .
|