İkikereiki kaç eder?hala karar veremediğim zamanlar oluyor.dört mü beş mi?
Siteyle ne zaman tanıştım,hatırlamıyorum,geceleri uyuyamadığım bir dönem vakit geçirmek için dinler konusunda interneti tarayıp okuyacak bir şeyler ararken,dört mü beş mi diye tartarken herhalde,pantenin yorumlarını,psikokemoterapinin kelimelerden eski dilini ve yazılarından okuyup hissettiğim kadarıyla zihnini çok sevdiğim sodomonun mesajlarını okuyarak başladım bu siteyi takip etmeye. yazmayı hiç düşünmedim,çünkü bugüne kadar internetdeki pek çok aykırı forumu takip etmeme karşın herhangi bir yerde yazmışlığım yok.
sanırım Atatürk konusunda bir başlığı görünce dayanamayıp kendimi cevap yetiştirir buldum ve ne yazık ki hanım bir üye olduğumu açıklamak durumunda kaldım. kimdi hatırlamıyorum birisinin *‘’yürü türkoğlu türk kim tutar seni’’diyen bir değişini burnuma doğru sallanmış kırmızı pelerin zannedip türk kızıyım diye halt edip yanıtlayıverdim.cinsiyetsiz ve sadece insan olarak yazmak istediğim halde şimdi bir parça hanımca olmak zorundayım.
dinler ve inançlar kendimi bildim bileli üzerine kafa yorduğum konulardan biridir.yaratanı sorgulamadığım gün herhalde yoktur.sadece yaratanı değil her konuyu sorgulamak gibi kötü bir alışkanlığım var,sorgulamak ve kendimce doğru ama herkesce tuhaf yanıtlar bulmak beni her zaman yalnız bıraktı.çocukluğumdan beri akan suyun tersine yürüdüğümü hissetmişimdir.yürüyemediğimde ise kenarına oturup suyun akışına bakmışımdır,nedense suyun içinde olmayı bir türlü başaramadım.liseyi sağ görüşlü bilinen bir okulda okudum.orada beni solcu zannettiler,çünkü aralarında olmadığım gibi karşı da çıkıyordum.üniversiteyi ise sol görüşlü bir okulda okudum,orada da sağcı zannettiler,sol görüşlü hocalarımızın kendi siyasi görüşleriyle yorumladıkları bazı dersleri bir türlü veremedim çünkü dikte ettirdiklerini aklıma yatmadığı için sınav kağıdına bir türlü yazamıyordum .aynı dersi iki sene almak zorunda kaldım,bilmediğim için değil istenileni yapmadığım için,sonra hocası değişti öyle geçebildim.keşke değişmeseydi.kendimi hala yenilmiş hissederim hatırladıkça.çünkü dersimizin inanılmaz yakışıklı hocası hem komünistti,hem kız öğrenci peşinde koşardı,hem de burlington çorap giyerdi.içmediği zaman klasik müzik dinler,kafayı bulduğunda ise arabeske dönerdi.özümsenmemiş,yaşanmadığı halde savunulan her fikri o zaman olduğu gibi bugünde saygıya değer bulmam.
İnançlarını semboller,geleneklerle paketleyip,şekliyle uğraşmaktan içini göremediklerinden inananların arasında yalnızdım.hala yalnız mıyım ? belki eskisinden daha yalnızım ama artık hiçbir aykırı fikrim için yandaş aramıyorum.fikirlerinden çoğunluk oluşturup diğerlerine öbür taraf diye bakanlardan da hoşlanmıyorum.fikirler kalıplara dökülüp dondurulunca daha kolay yandaş buluyor ama hapsedildikleri büyüyüp gelişemedikleri için ona körlemesine bağlanmış yandaşlarıyla kokuşmuş ve zararlı artıklara dönüyorlar.dinler içinde,tüm gelişmeye kapalı görüşler içinde aynı şeyi düşünüyorum.güzel olan bugün böyle olanın,yarın başka bir renk ve lezzetle başkalaşıp gelişebilmesi. Burada bulunurken bile dünkü ikikereiki değilim bugün düne göre bir ufak adım daha attım ileriye doğru.inancımı kaybetmedim merak etmeyin,üzgünüm sayıca size artı bir sağlayamadım sevgili dinlerden özgürlük grubu arkadaşlarım.
Kimseyi inanışıma ortak etmek gibi bir niyetim yok.kimin neye inandığıyla ilgilenmiyorum .sadece inanmayan birisinin neden inanmadığını anlayıp öğrenmeye çalıştığım için buradaki tüm inançsız arkadaşların yazılarını zihinlerine sızmaya çalışarak ve merakla okuyorum.arada ben de kendi zihnimden bir iki parça bir şey akan suya atıyorum.
Kimliksiz,suretsiz,etiketsiz,ve keşke mümkün olsa önyargısız,sadece zihinsel paylaşımlarımızı aktardığımız bu sitede yazmayı üzerime yapışmış olan ne varsa atmak istediğim isyankar anlarımda daha çok seviyorum.