Bin yıllık tarihi, alevilerle paylaşan *sünniler, hiç bir zaman alevileri ''kendinden'' görmemiş üstüne üstlük akıl almaz iftiralarla, bu insanları (alevileri) *dar alanlarda yaşamaya zorlamışlardır.
Anadolu'da ki sünnilerin beynine, o kadar silinmesi zor iftiralar yerleştirilmiştir ki, hala aleviler bu
iftiraları cahil *sünni beyinlerden silememişlerdir.Bunlardan biri
''alevilerin pişirdiği yemek yenmez'', çünkü onların yaptığı mundardır. Çünkü aleviler gusul abdesti al-
madıkları için, cünüb! dolaşırlar. Çünkü peygamberleri demiştirki '' Cünüb olarak yere basanın şerrinden, arşı -ala titrer'' *şeklindeki paganist fenomendir
ikincisi ve en iğrenci MUM SÖNDÜ yalanıdır.
Esasında bu mum söndü yalanı pagan Romalılardan kalmadır.
Neron'un valisi kudus'ü yakınca ,ordan kaçan hrıstiyanlar Anadolu'nun çeşitli yerlerine ,bir kısmıda kapadokyaya sığınmışlardı. kapadokya'da kendilerine, bir yer altı şehri kurmuşlardı.
Kendilerine barınma yerleri, kilise, vaftiz yerleri ,toplantı salonları, havalandırma bacaları, zor
durumda kaldıklarında kendilerini gizleyecek kapaklar ve saklanma yerleri yapmışlardı.
Oraya yerleşen hrıstiyanlar, orda yerleşik pagan Romalı'ların ne dini ritüellerine, nede *eğlencelerine karışmadılar. Savaşmayıda reddettiler.
Sabaha karşı , Romalı'lara yakalanmamak için, mum ve meşalelerini söndürerek ibadet
ettikleri için,ora halkı ''onların toplu sex''yaptıklarına inandılar. Ayrıca, HRISTİYANLARIN birbirlerine ''kardeş'' diye hitap ettikleri için, paganlarca ''ensest ilişkiye'' girdikleri * olarak yorumlandı. Artık ne Roma, ne paganlar var ama, o çağlardan kalan *tortular, *hem alevilerin üstüne, hemde bugün sabataycıların üstüne yamandı.
Yavuz Selim Çaldıran savaşının hazırlıklarını yaparken Şah ismail'le gönül bağı olduğunu bildiği, Anadolu
alevilerinin, savaş esnasında'' kendisini arkadan vurmasını'' önlemek için, kurmaylarınında yönlendirmesiyle , alevileri, sünni halkın gözünden düşürmek için bu 1500 yıllık yalanı *gündeme getirip, alevilerin üstüne yapıştırmıştır.Bu propaganda, sünni kesime ''aleviler toplanıp ana bacı ayırdetmeden *''mum söndü'' yapıyorlar YALANINI YAYDILAR. Bu yalan, alevi ve sünni insanlar arasında, büyük bir ayrışmayı sağlamış, günümüze *kadar gelen, kin tohumlarının ekilmesine neden olmuştur.
Son bir kaç yıldır, belirli çevrelerce, bir ''Sabatayist'' gündemi yaratılmakta bu insanlara ''belden aşağı vurulmaktadır''
Bu acar! *kesimler ,Sabataycıların, ülkemizin altını oyduklarını ve aslında ''mum söndünün'' Sabetaycılara ait olan, dini! bir ritüel olduğunu *söylemektedirler.
Aşağıdaki yazıya bir bakın.aklı başında bir insan veya azıcık vicdanı olan bir insan böyle şeyler yazabilir mi? Yorum size kaldı.
''Yanlış olarak Bektaşilere mal edilen “mum söndü” olayı da aslında Sebataylara ait dini bir ritüeldir. “Dört Gönül Bayramı” veya “Mum Söndü” diye de bilinen Kuzu bayramı 22 Adar’da (Mart) yapılır. Her sene kuzu eti ilk defa bu bayram münasebeti ile ve hususi merasimle yenir. Bu merasimde en aşağısı ikisi erkek ikisi kadın olmak şartıyla evli dört kişinin bulunması lazımdır. Bu çiftlerin sayısı artırılabilir. Kadınlar iyi giyinmiş ve süslenmiş oldukları halde sofra hizmetinde bulunurlar. Yemekten sonra biraz eğlenilir ve muayyen zamanda ışıklar söndürülerek karanlıkta kalınır…
Bu bayram vesilesi ile doğacak çocuklar bir nevi kutsiyeti haiz tanınırlar.” (Gövsa, Sabatay Sevi, S. 64) Ilgaz Zorlu da “toplu seks ve mum söndü olayının Tanah’taki birtakım dualardan kaynaklandığını” vurgulamakta, (Zorlu, Evet Ben Selanikliyim, S.51), hatta; “bazı Sabataycı din adamlarının Lut örneğinden hareketle ensest ilişkiyi meşru kabul eden kararlar verdiklerini” ifede etmektedir. (Zorlu, a.
“Mum söndü”yü Sebataycılar “Sevi Mesih”in gelmesi için dini bir rükün olarak yapmaktadırlar. İnançlarına göre günahlar ne kadar yayılırsa kurtarıcı Mesihin gelmesi o kadar kolaylaşacaktır. Bundan dolayı ahlaksızlıkların ve dejenerasyonun arkasında bu kesim bulunmaktadır
http://anonymizer.nntime.com/script/anonymizer.php