Tek bir gece içinde yüz binlerce insanın yanarak ölmesine yol açan ve çok büyük yangınlara neden olan bir yangına yol açan araçlar... Sıçratan muhteşem bombalar... Kara mayınları... Atom bombaları... Hidrojen bombaları... Nötron bombaları... Bunlardan nasıl bir anlam çıkarırız?
Ordu ve CIA uzmanları, James A. Dunnigan ve Albert A. Nofi, ordunun harcamalarını analiz etmiş ve kültürümüzün gerçek amacını fazlasıyla ortaya çıkaran karşılaştırmalar yapmışlardır:
"Dünyada her 2,5 saatte bir 'savunma' için harcanan parayla, ki bu yaklaşık olarak 300 milyon Amerikan dolarıdır, çiçek hastalığı yetmişli yılların sonlarında elimine edilebilirdi.
Tek bir yeni nükleer-saldırı denizaltısının, 726 milyon ile l milyar Amerikan doları arasındaki değeriyle, Üçüncü Dünya ülkelerinde yaşayan 5 ila 7,5 milyon arasındaki çocuğu bir yıllığına okula gönderebilirdik.
Yaklaşık olarak 285 milyon Amerikan doları ederindeki tek bir B-1 bombardıman uçağının parası ile dünyada yaklaşık 575 milyon çocuğa yoksun oldukları suçiçeği, difteri ve kızamık aşıları benzeri temel bağışıklık tedavilerini sağlayabilir, böylece her yıl 2,5 milyon kişinin yaşamını kurtarabilirdik.
Dünyada her kırk saatte bir savunma için harcanan yaklaşık 4,6 milyar Amerikan doları ile temiz sudan yoksun olan her insana su sağlanabilir.
Buna bir başka yönden bakarsak, Birleşik Devletler'in 1990 yılında savunma için harcadığı yaklaşık 290-300 milyar Amerikan doları:
• Amerikalıların her yıl yardım derneklerine bağışladıklan yaklaşık
100 milyar Amerikan dolarını bulan toplam miktardan,
• Eğitim için ABD merkezi hükümetinin, eyaletlerin, yerel yönetim
lerin, halkın ve özel kişilerin yaptıkları yaklaşık 150 milyar Amerikan
doları ederindeki toplam harcamalardan,
• NASA'nın 7,6 milyar Amerikan doları ederindeki tüm bütçesinden,
• Muhtaç çocukları olan ailelere yapılan 16,3 milyar Amerikan dola
rı ederindeki merkezi hükümet ve eyalet yardımlarından,
• Tüm merkezi hükümet yargıçları ve Adalet Bakanlığının bir arada
5,5 milyar Amerikan dolannı bulan masraflarından,
• Merkezi hükümetten eyalet ve yerel yönetimlere yapılan 17,5 mil
yar Amerikan doları ederindeki taşıma yardımından daha fazladır...
Tek bir Stinger füzesinin bedeli 40.000 Amerikan doları veya ortalama bir Amerikan ailesinin gelirinden yaklaşık yüzde 30 daha fazla, ortalama bir siyah tenli Amerikan ailesinin gelirinin neredeyse iki katından fazla ve yoksulluk sınırından hemen hemen yüzde 400 daha fazla eder... ve yaklaşık 480 Amerikan doları olan 2.000 atışlık 7.62-mm tüfek veya makineli tüfek mermilerinin ederi, Sosyal Güvenlik yardımından faydalanan bir kişinin her ay eline geçen ortalama paradan biraz daha fazladır." Zihnimizde bu önceliklere nasıl yer açarız?
Ya da plütonyumu ele alın. Plütonyum yapılmasını nasıl açıklarız? Plütonyum temelde insanoğlu tarafından üretilen bir elementtir. Her ne kadar çok az bir miktarı doğal olarak uranyumun içinde bulunsa da, nükleer silahlar ve güçte kullanılması kimya kitabımın da ortaya koyduğu üzere, "büyük miktarlarda üretilmesine" neden olmuştur. Bu durumda, sözünü ettiğimiz büyük miktarlar hemen hemen 260 metrik ton*(* 1 ton = 0,984 metrik ton.) plütonyum-239, ek olarak plütonyumun diğer on beş izotopundan**( ** izotop; bir elementin aynı kimyasal özelliklere sahip, fakat atom ağırlıkları farklı iki ya da daha fazla atomundan herhangi biridir.)yaklaşık bin tondur. İki yüz altmış metrik ton iki yüz altmış bin kilogram, iki yüz altmış milyon gram, iki yüz altmış milyar miligram eder. Bu miligramlardan birkaçının solunması ki bu gözle zar zor görülür bir zerredir, akciğer dokularında alfa ışıması bombardımanı sonucunda iz bırakan yaralar oluşması ve kana sağlanan oksijenin kesilmesi nedeniyle, birkaç ay içinde iç boğulma yoluyla ölüme neden olur. İki yüz altmış milyar miligram, iki yüz altmış trilyon mikrogram eder. Bu mikrogramlardan birkaçının solunması--ki çıplak gözle görülmesi, insan tarafından tat veya koku yoluyla hissedilmesi olanaksızdır *alfa ışı masıyla zarar görmüş hücrelerin denetlenemez biçimde çoğalması sonucunda beklendiği gibi on veya yirmi yıl içinde öldürücü akciğer kanserine neden olur; karşılaştırılabilir miktarlardaki plütonyumu solumaya zorlanan denek tazı cinsi köpekler arasında akciğer kanserine yakalanma oranı yüzde 100'dü. İki yüz altmış trilyon mikrogram, iki yüz altmış katrilyon nanogram eder. LD-50 plütonyum için yapılan en iyi tahmin veya kurbanların ölme olasılığının yüzde 50 olduğu doz, on nanogram civarındadır.
Plütonyumun öldürücü dozlarından on üç katrilyonun kasıtlı üretimi, kültürümüzün davranışının amacından saparak yok edici tek bir belirgin düşünceye yöneldiğini anlamaya ve düşünceleri birleştirerek bir sınır belirlemeye başlayabilene dek bana anlamsız gelmişti. Gezegenin tarihindeki en büyük kitle imhası... Pek çok sayıda veya yüz milyonlarca insanın ölümünde rol oynayan, aynı anda her yerde görünen soykırım... Bir kez daha pek çok sayıda veya yüz milyonlarca insanın ölümüne neden olan ve ırkı temel alan kölelik... Sınıfı temel alan kölelik... Çocuk köleliği... Kitlesel tecavüzler... Açımlama... Fabrikamsı çiftlikler... Akla uygun olmayan, öldürücü ve yok edici ordu bütçeleri ve politikaları...
http://www.turandursun.com/modules.p...r=asc&start=45
Tüm bunları birlikte gördüğünüzde ortaya nasıl bir resim çıkar?
İsaac ASIMOV dan "AHMAKLAR"
Bu bir hakaret değil,tamıtamına,içinde hepimizi barındıran "GERÇEĞİN" bir başka şekilde ifadesidir *

*

*