
26-11-2007, 18:50
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Sanal kişilik..
" Sular yükseldikce balıklar karıncaları yer, sular çekildikce de karıncalar balıkları yer. Kimse bu günkü üstünlüğüne gücüne güvenmemeli... Çünkü; kimin, kimi yiyeceğine, suyun akışı karar verir" Afrika Atasözü
Günümüzün içindeki değerli saatlerini verdiğimiz bu sayfa ve sanal alem için değil de bu alemlerdeki kendilerimiz ve bu kendilerimizin kişilikleri için biraz düşündüm.
Başlarken özellikle belirtmeyim ki; maksadımız sataşmak, kavga ve cevap vermek değildir.
Öncelikle, ''kişilik nedir'in'' peşine düşmek lazım. Bilen bir siteden aşağıdaki kopyayı sunuyorum.
"KİŞİLİK NEDİR: İnsanları birbirlerinden farklı kılan , kendisi ve çevresindekilere bakış açıları, onlarla kurabildiği ilişki düzeyleri ve tepkilerini kapsayan çeşitli ortamlarda kendini gösteren bedensel, düşünsel ve ruhsal özelliklerdir."
Bu özelliklerimizin rengidir kişiliğimiz. Bu renklerin flulaşması ise çeşitli rahatsızlıkları beraberinde getirir. Aynı kaynağa devam;
"Bu özelliklerin kişinin çevreye uyumunu bozup, günlük işlevselliğini bozması, kendinde gerilim-kaygı hali oluşturup, içinde yaşanılan kültürün beklentilerinden sapma gösteren ,süreklilik taşıyan bir hal alması durumunda kişilik bozukluğundan bahsedilir."
Kişilik bozukluğu göstergeleri olarak da çok önemli dört alan gösterir bu kaynak;
"Bu bozukluk kendisi, başkaları ve olayları algılama ; verdiği duygusal tepkilerin uygunluk, değişkenlik ve yoğunluğu ;kişiler arası işlevsellik ; öfke, heyecan, aşırı isteklerin,dürtülerin kontrolü olarak sınıflayabileceğimiz dört alanın en az ikisinde kendini gösterir. Başlangıcı ergenlik ya da genç erişkinlik hatta bazen daha küçük yas gruplarına dek uzanır. Bu durum başka bir ruhsal,fiziksel hastalığın ya da bir maddenin etkilerine bağlı olarak gelişen bir durum değildir."
Kaynak, http://www.psikiyatrist.net/kisilik.htm
Tanımdan da anlaşılacağı gibi, birbirimizden farklı olan yönlerimizi gösterdiğimiz, bedensel, düşünsel ve ruhsal özelliklerimizdir kişiliklerimiz. Bu kişiliklerimizi de birbirimize gösterme alanımız bu site için düşünsel olmaktadır.
O halde; Sanal dünyadaki kişiliğimizden bahsedebilmek için üst tarafta yapmış olduğumuz tanımdan, "beden"(bire bir görüşemediğimiz için) ve "ruh"(Hele hele ki; T.D. sitesinde kıyametler koparacağından dolayı :wink: ) kelimelerini silersek kalanı için halimiz ortaya çıkar.
Devam edecek...
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
|

26-11-2007, 20:09
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
|
|
Re: Sanal kişilik..
sanal kişilik
bu sitede zaman içinde herkes birbirini tanır
bu site arkadaş bulma sitesi değil
iyi kötü herkes bişeyler yazıyor insan neyi anlatır?
kendini
Yaşar kemal e soruyorlar niye hep çukurova diyorki ben kendimi anlatıyorum
insan yaşamadığı bilmediği bi şeyi anlatamaz fikirlerimiz bu sitede yazdıklarımız biziz
ben 50 gündür sitedeyim çoğunu çok iyi tanıyorum çünkü kendilerini ifade ediyorlar
|

26-11-2007, 20:23
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Re: Sanal kişilik..
Sevgili aydoe, yani insani demek istedin. Zaaflariyla, kiniyle, nefretiyle, sevgisi, akilciligi veya hayalperestligiyle. Baskalariyla empati kurmak, kendimizi de tanimamiza yardim ediyor. Bence bu da sitemizin guzel tarafi. Farkinda olmasak bile, birbirimizden ogreniyoruz.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

28-11-2007, 21:20
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: Sanal kişilik..
Sn. aydoe,
Yazdıklarımızı okuyup da mı yazdınız?
Zira anlatmak istediğim esas konu, yaklaşık üç bölüm sonra olacak!
Birinci yazımızda, esas konuya hazırlık safhası olsun diye, terimsel incelemede bulunmaktayız henüz.
|

28-11-2007, 22:09
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: sanal kişilik..
İlk yazımızdaki tanımdan sonra, Kişilik Bozukluklarına biraz daha yakından göz atmakta fayda olacaktır.
Yine aynı kaynağın yoluyla devam edeceğiz
1. Asosyal Kişilik
Ergenlik yaşlarından itibaren süren başkalarının haklarını saymayıp, diğerlerinin haklarına saldırı ile kendini gösteren kişilik bozukluğudur. Erkeklerde %3, kadınlarda %1 oranlarında görülür.
İnsan ya da hayvanlara yönelik saldırganlık, mala zarar verme, başkalarına ait şeyleri çalma ve sahtekarlıklar yapma(ev-okuldan kaçma,hırsızlık) ve kuralları, disiplini önemli derecede bozma türü davranışlar sürekli olarak kendini göstermektedir. Bu kişiler yasadışı isler peşinde koşarlar. Başkalarının düşünceleri onlar için önemli değildir.
2. Bağımlı Kişilik
Erişkinliğin erken dönemlerinde başlayan, uysal, adeta başkalarının kuyruğu gibi olmaya ve insanların kendisini terk edeceği korkusuna neden olacak şekilde aşırı düzeyde başkalarının varlığına ihtiyaç duyma ile seyreden kişilik bozukluğu durumudur.
Ailenin en küçük çocuğunda ve erkeklere göre üç kat daha fazla oranlarda görülmektedir.
3. Borderline Kişilik
Genç erişkinlik döneminde başlayan, kişilerle olan ilişkilerde, kendilik algısında ve duygulanımda tutarsızlıklar ve ani dürtüsel davranışlarla karakterize bir durumdur.
Bu kişiler için" insanin kendi kendine ettiğini 7 mahalleli etmez "sözü çok uygun düşer.Kendilerine maddi ve manevi acıdan zarar verir, başladıklarını bitiremezler, "yüzüp kuyruğuna gelseler bile"
4. Çekingen Kişilik
Erken dönemlerinde başlayan yetersizlik duyguları, sosyal acıdan kendini geri çekme ve başkalarınca olumsuz değerlendirilmeye aşırı duyarlı olma, fazla incinme ile seyreden bir kişilik bozukludur. Utangaç, ürkek, yalnız, kendini gizlemeye çalışan, sesi soluğu çıkmayan, kendini frenleyen kişilerdir. Olağan şeylerden bile bir çok tehlikenin oluşabileceğini düşünüp, hayatlarını alıştıkları ortam ve kişilerle geçirmeye çalışır, "kozaları içinde yasamaya çalışırlar".
5. Histrionik Kişilik
Erişkinliğin erken evrelerinde başlayan ,aşırı duygusallık ve sürekli kendisiyle ilgilenilmesi çabası ile devam eden bir bozukluktur. Karşı cinsten arkadaşlarını duygu sömürüleri yaparak ya da cinsel çekiciliklerini kullanarak elleri altında tutmaya çalışırlar. Sürekli ilgi beklentileri ve yaklaşım tarzları nedeniyle çevreleri tarafından yanlış anlaşılıp, terk edilebilirler.
6. Narsistik Kişilik
Erişkinliğin erken dönemleri de başlayan, üstünlük hisleri, beğenilme ihtiyacı ve kendini başkasının yerine koyamayıp, insanlara uygun yaklaşımlarda bulunamama ile seyreden bir rahatsızlıktır.
7. Obsesif Kişilik
Erişkinliğin erken dönemlerinde başlayan , kişisel ilişkileri, kişinin verimliliğini etkileyen bir şekilde aşırı düzenlilik, mükemmeliyetçilik, içsel ve dışsal kaynaklı olayları ve ilişkileri kontrol üzerine aşırı yoğunlaşma ile giden bir kişilik bozukluğudur. Daima kendi yaptıklarının en doğru olduğuna inandıkları için başkalarının yardım ve önerilerini dikkate almazlar.
8. Paranoid Kişilik
Genç erişkinlik döneminde başlayan ,başkalarının davranışlarını kotu niyetli şeklinde yorumlayıp, devamlı olarak güvensizlik ve kuşku duyma halidir. Bu kişiler başkaları tarafından plancı, içlerini açmayan, kapalı kutu, pireyi deve yapan, kıskanç, tartışmacı kişiler olarak görülebilirler. Sürekli gergin olup, kendilerini rahat ve gevşek bırakamazlar. Çevrelerinde huzursuzluk yaratırlar. Aşırı temkinli davrandıklarından girişkenlikleri kısıtlıdır.
9. Şizoid Kişilik
Genç erişkinlik döneminde başlayan , devamlı suretle kendini belli eden toplumsal ilişkilerden kopma ve kalabalık ortamlarda kısıtlı bir duygu ifadesinin olduğu bir kişilik sorunudur. Toplumsal becerilerden uzak, içine kapanık kişiler olarak yasarlar. Karşılaşmalar esnasında gülümseme, tokalaşma, başla selamlama gibi davranışlar nadirdir. Üzerlerine gidilip, kışkırtılsalar bile öfke ve gerginliklerini göstermekte güçlük çekerler.
*
10. Şizotipal Kişilik
Genç erişkinlik döneminde başlayan düşünsel ya da algısal çarpıklıkların ve olağandışı davranışların yani sıra yakın ilişkilerde aniden rahatsızlık duyma, sıcak ilişkilere girme becerisinde azalmanın olduğu sosyal ve kişiler arası yetersizlikler durumudur.
Bu yazıyı yazarken birden mhmmd nin kişiliği/sanal kişiliği aklıma geldi. Her bir başlığa girerken kendimden izler bulmadım desem yalan olur. Ancak bunun kötü bir şey olduğunu da düşünmüyorum.
Tüm bu kişilik bozukluklarını az yada çok, biri ya da birkaçı ile kendimizde bulmamız olasıdır. Hatta bulmamamızda bir problemin varlığı kendisini gösterir. Ancak bu davranışların sürekliliğidir Kişilik Bozukluğu teşhisini sabitleme. Yoksa gelip geçen ve baskınlık göstermeyen davranışlar patalojik sonuçlar doğurmaz diye de düşünüyorum.
Devam edecek...
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
|

03-12-2007, 00:40
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: Sanal kişilik..
"Müzik değiştiğinde dans da değişir."
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Japon ata sözü
"Sanal" sözcüğünün çok farklı anlamları olmakla birlikte, son zamanlarda "makinalar yardımıyla yaratılan,yapay olan" anlamında "sanal gerçeklik" terimi içinde etkin biçimde kullanılıyor. Almancası "virtuell", Fransızcası "virtuel", İngilizcesi virtual". Yaratılan gerçeklik de verilmiş gerçekliğin bir parçasıdır. Geliştirilen özel aygıtlar, bedeninize bağlanıp, yerleştirilerek, sizde gerçekliği yaşıyormuş duygusu uyandırıyor. Fenomenolojik açıdan bu gerçekliği yaşıyorsunuz, örneğin, bir gül bahçesinde dolaşıyorsunuz, ama ortada, uzam ve zaman içinde gül bahçesi yok.
Kaynak, http://www.biltek.tubitak.gov.tr/mer...5&soru_id=3474
Kısaca sanallık için: gerçekte olmayan bir şeyin, olduğu/varlığı sanısını vermek hali de diyebiliriz.
Bilgisayar vasıtası ile yapılan tüm işlemler için (hareketli hale dönüşmediği sürece) sanal dememiz bundandır.
Sanal dünyada pek çok iletişim, ikili ya da çoklu ve etkileşimli olarak zaman içinde sürdürülmektedir.
Sürdürülen bu iletişimlerin renkleri, ahenkleri iletimde bulunanlar hakkında bizlere bilgiler verir.
İşte bu bilgiye sanal kişilik denir.
Daha özele inerek incelememizi sürdürür isek;
T.D. sitesindeki tüm lakaplar, sanal birer kişiliktir.
Bu sanallık kişilikler karşılıklı etkileşimlerinde temelde iki farklı görüntü sergilerler. Daha doğrusu gerçek kişilikler, oluşturdukları sanal kişilikleri karşı tarafa gösterirler.
1. Gerçek kişilik özellikleri (bozuklukları dahil) gösterir.
2. Gerçek kişilik özellikleri (bozuklukları dahil) göstermez.
Bir üçüncü yol daha vardır. (Bu, bizim Sn. ucuncuyol değildir *  )
Kimi zaman gerçek kişiliklerine yakın sanal kişiliklerini gösterirken, kimi zaman da farklı kişilikler oluştururlar.
Şimdiye kadarki yazdıklarımız, iletim içindeki kaynağın kendisini ifade şekilleriydi.
Bir de alıcının, kaynaktan algıladığı iletim vardır. Ancak konumuz şu anda bu değildir.
Sanal kişiliklerin gösteriminde, gönderilen iletimler ve bu iletim içindeki kelimelerin rolleri birincil derecede göstergedir.
Birinci yazımızda da açıkladığımız şekli ile karşılar isek: kişiler arası işlevsellik, öfke, heyecan, aşırı isteklerin,dürtülerin kontrolü olarak sınıfladığımız özelliklerimizi aşağı yukarı algılıyoruz ki, bunlarda zaten kabul ettiğimiz kişisel özelliklerimizdir.
Elle tutulur örnek vermek gerekir ise;
Sn. psikokemoterapi; Hümanizmin ışığında, kritiklerini mantıkla yapabilen bir heyecan
Sn. mep; Nüktedan, tezatları birleştirebilen bir mantık
Sn. cemal; Gerçekciliği ironi ile verebilen, bir dost
Sn. aldostu; Gerçekle algı arasını birleştirecek kadar yaklaşmış, bir sakinlik
Sn. pante; Çok yönlü ve inceden düşünen tarafsız bir akıl
Sn. vartor; Belki de yaşının verdiği olgunluğun ağırlığında bir denge
Sn. dilaver; Oturmuş düşüncede bir güven
Sn. spartacus; Pozitivizmin karşılaştırmalı yorumunda bir bilgi
Sn. ozgur_beyin; Geçmişin hüznünde bir şen
Sn. okinono; Düşünceli bir isyan
Şu an aklıma gelen, değerli arkadaşların kişisel özellikleri olarak gösterebiliriz. (Diğer arkadaşları hatırlamadığımızdan değil zamansızlıktan alamadığımızı belirtelim.)
Bir sonraki yazımızda, kişik bozuklukları şekillerinin, sanal ortamdaki iletim şekilleriyle nasıl anlaşılır olduğuna değineceğiz.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
|

01-01-2008, 22:51
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: Sanal kişilik..
"Acele hareket, yalnızca sinek yakalamaya yarar."
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Rus Atasözü * * * *
Kişilik bozukluğu ve çeşitlerini iki önceki yazımızda genel olarak vermiştik. Şimdi de bu bozukluklara derinden bakmayı ve sanal ortamdaki yansımalarına göz atacağız.
ANTİSOSYAL KİŞİLİK
Asosyal kişilik bozukluğu ya da Antisosyal kişilik bozukluğunu daha önceki yazımızda başkalarının haklarını saymayıp, diğerlerinin haklarına saldırı ile kendini gösteren kişilik bozukluğu şeklinde özetlemiştik. Bu sonuca varabilmemiz için aşağıdaki göstergelerden birkısmını kişilik üzerinde saptamamız gerekir. Bunlar:
"1-Tutuklanmasına yol açacak davranışlarda ısrar ile kendini gösteren yasalara uygun, sosyal davranışlara uyamama,
2-Devamlı olarak yalan söyleme, farklı takma adlar kullanma, zevk ya da kişisel çıkarı için başkalarını aldatma gibi dürüst olmayan davranışlar,
3-Aniden sonucunu düşünmeden yapılan davranışlar,gelecek için planlar yapmama,
4-Tekrarlayıcı kavga, dövüş, saldırılar ile birlikte öfkelilik hali,
5-Kendisi, yakınları ya da başkasının güvenliği ile ilgili umursamazlık hali.
6-Bir isi yürütememe veya parasal sorumluluklarını yerine getirmeme ile giden sürekli bir soru suçluk durumu,
7-Başkasına zarar vermiş, fena davranmış birşeyler çalmış olmasına rağmen duruma ilgisiz kalıp, kendini hakli göstermeye çalışmak ve bundan vicdan azabı duymamak."
http://www.psikiyatrist.net/kisilikasosyal.htm (01.01.2008)
Bu tip davranışları göstermenin nedenlerini uzmanlara göre genetik olmayıp beyinde salgılanan serotonin salgısının anormalliği imiş.
Sosyal tetikleyiciler ise; erken çocukluk dönemlerinde ebeveylerin maddi ya da manevi yokluğu ve cezalandırıcı, aşağılayıcı tavırlar sergilemesi olarak verilmiş.
Antisosyal kişiliklerin sanal ortamdaki yansımaları ise:
1. Kendisi gibi düşünmeyenlere karşı aşırı saldırgan yazılar.
2. Karşıt görüşlere verilen cevapların içeriklerinde çoğunlukla küfür, alçaltıcı terimler, küçümseme belirtileri.
3. Site kurallarını çok iyi bilmelerine rağmen kasti olarak uymazlar. Ceza almak için ya da atılmak için bu kuralları çiğnerler.
4. Bu kural tanımazlık sonucu sık sık siteden atılabilir ve değişik nick ler ile tekrar siteye girmeye çalışırlar.
5. Kendi bildiği düşüncenin farklı bir versiyonuna bile tahammülleri yoktur. Ve diğer görüşleri yok sayarlar. Ona göre, diğer görüşler önemsiz ve gereksizdir. *
6. Gerçek hayatta da olduğu gibi sanal kişiliklerinde, belirgin bir tarzları yoktur. Bir gün efendi ve sakin yazısını okurken ertesi gün küfürlü ve düzeysiz yazısını okuyabilirsiniz.
7. Yazılarında yalana ve hileye bolca başvururlar.
8. En yakın fikirdaş arkadaşlarını bile rahatlıkla kırabilirler.
9. Kibirle yazarlar.
10. Ve herşeyden önce de yazdıkları hiçbir yazıdan ötürü pişmanlık duymazlar.
Bu tip sanal kişilikler gerçekte ve genellikle sosyoekonomik düzeyi düşük ve kırsal kökenli kişilerde, erken çocuklukda başlayıp 40 yaşlarından sonra etkinliği azalan bozukluklardır.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
|

02-01-2008, 00:19
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
Re: Sanal kişilik..
sevgili muhammed, yazı için teşekkürler.
sanal ortamdaki bozukluklar sanki bir *şablon gibi oturmuş. bazı aklı -evvellere
sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
|

02-01-2008, 11:07
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: Sanal kişilik..
"Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa o yerde güneş batıyor demektir."
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Çin Atasözü
BAĞIMLI KİŞİLİK
Özet yazımızda; uysal, adeta başkalarının kuyruğu gibi olmaya ve insanların kendisini terk edeceği korkusuna neden olacak şekilde aşırı düzeyde başkalarının varlığına ihtiyaç duyma ile seyreden kişilik bozukluğu durumudur diye belirtmiştik.
"Bağımlı ve boyun eğen, kişilik yapısı belirgindir. Başkalarından öğüt ve destek alma ihtiyacı, sorumluluk alamama, muhalefet edememe, inisiyatif kullanamama, tek başına kalamama temel bulgularıdır. Kadınlarda sıktır. Temelde ayrılık kaygısı/bunaltısı vardır. Psikoterapi tedavide kullanılır."
http://www.armpsikiyatri.com/kisilik.asp (02.01.2008)
Bağımlı kişiliklerden bahsedebilmemiz için karşımızdakinde bulunması gerekli özellikler;
- Birine danışmadan karar verememe,
- Sorumluluk almaktan kaçınma,
- Kendi görüşünü açıklayamama,
- Herhangi bir işi tek başına gerçekleştirme isteksizliği,
- Taraftar toplama uğruna anlamsız eylemler gerçekleştirme,
- Tek başına kaldığında huzursuzluk,
- Biten dostlukların yerini aceleyle doldurma isteği,
- Devamlı bir şekilde yanlız kalma endişesi
Yukarıdaki özelliklerden birkaçtanesinin görülmesi üzerine, Bağımlı kişiliklerden bahsedebiliriz.
Bağımlı kişiliklerimizin sanal ortamdaki yansımaları ise;
1. Tepkisizdirler, ne sevinçlerini ne de üzüntülerini ne de kızgınlıklarını yazılarına pek yansıtmazlar.
2. Her konuda pasif yazılar yazarlar, bu yazılar da renksiz ve kokusuzdur.
3. Herhangi bir başlık açmak, tartışma başlatmak, konu incelemek yerine; başka başlıklara yazı yazma eğilimindedir.
4. Devamlı olarak övgü beklerler, diğer yazarların yazılarında, kendi isimlerini olumlu bir şekilde geçmesini gözlerler.
5. Siteden atılmak, ceza almak korkusu ile kızgın yazı yazamazlar.
6. Hiçbirşeye karşı gelene, aksi görüş ileri süren yazıları olmaz.
7. Aşırı tavizkardırlar. Kendilerine yapılan küfürlü yazıları görmez, tepki vermez, karşı gelmez.
8. Konu olgunlaşmadan yazı yazmazlar, her yönü ile konu ortaya çıkınca ancak görüşlerini ileri sürerler.
9. Kendilerini, değersiz, beceriksiz görür ve imza kısımlarında nick lerinde bunu belli ederler.
10. Fikirsel bazda bile arkadaşları, dostları yoktur.
11. Devamlı surette pesimistirler. Yazıları karamsar ve hüzünlüdür. Olaylara, devamlı olarak kötü yönlerinden bakan yazılar yazarlar.
12. Devamlı bir şekilde gelecek endişesi duydukları için, siteye aşırı bağlı olsalar da mutlaka, sitenin yok edileceği, yazıların silineceği korkusu vardır.
Gerçekte Bağımlı kişilikler gergin ve depresif olduklarından dolayı şikayette bulunur ve tedavi görebilirler. Bireysel terapilirden olumlu bir şekilde faydalanabilirler.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
|

02-01-2008, 11:49
|
|
|
Re: Sanal kişilik..
Sevgili mhmmd,
cok guzel bir calisma yapmissin (halen de yapiyorsun). Soyle bir baktigim zaman, ugradigim birtakim agresif kufurlu saldirilarin sebebini anliyorum. Faydali bir baslik, ellerine saglik.
Bu arada ben inceden obsesif'im, sen de inceden histrionik sin. Umarim bu tespitime alinmazsin.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:30 .
|