Merhaba Cem yine karşılaştık, sen kaçacaksın ben kovalayacam
"Muhammedin sünnet olduğuna dair hiç bir islami kaynak yoktur. Eğer böyle bir kaynak bulur da buraya koyarsanız ki -sanmıyorum- gerekli düzeltmeyi yaparız. "
Peygamber Efendimizin sünnet olduğuna dair hiçbir İslami kaynakta bilgi olmadığına dair bir hüküm kurman için öncelikle bütün İslam kaynaklarını araştırman gerekmiyor mu? Araştırdıysan sorun yok, araştırmadıysan sorun var.
Araştırdığını düşünmüyorum ama gene de az çok araştırma yaptığını varsayarak gözden kaçırdığın yerleri göstereyim:
İslami kaynaklarda sünnet kavramı yani erkeklik rüeme organının uç kısmındaki deri parçasının kesilip alınması hadisesi SÜNNET olarak geçmez, HİTAN olarak geçer. Sünnet, Hitan hadisesinin halk dilindeki adıdır.
Evet, Peygamber efendimiz hadislerinde "Ben sünnet oldum, sizde olun" diye birşey söylememiş. Ama bu Onun sünnet olmadığını göstermez. Sen bu tür apaçık bir ifade arıyorsan o başka. Onu bulsan da düşüncenden vazgeçeceğin yok ya herneyse.
Peygamberimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyuruyorlar: "Dört şey var ki, bunlar peygamberlerin sünnetlerindendir. Sünnet olmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Ahmed b. Hanbel, Müsned,).
Demek ki Sünnet(Hitan) Hz. Muhammedi'in de sünnetlerindendir, sünnet ise Peygamberlerin ya bizzat yaparak ya da sözleriyle tavsiye ettikleri söz veya tavırlar olduğuna göre Hitan(Sünnet) Peygamberimiz için de geçerlidir. Kendisi sünnet(hitan) olmayan bir Peygamber'in bu olayı kendi sünneti olarak söylemesi mümkün müdür?
Hz. Muhammed'in sünnetli doğduğuna dair (Sonradan sünnet olduğuna dair değil, doğarken sünnetli doğduğuna dair) kaynak istersen İbn Haldun, Mukaddime, İstanbul 1970, II, s. 400; Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, İstanbul 1972, I, 59 Bu kaynaklara bakabilirsin.
Buhârî'nin vahyin başlangıcına dair kitabında Şam piskoposu İbnu'n-Natur'un bir ifadesine yer verir. Buna göre yıldızlara bakarak kehanette bulunmada mâhir olan Herakelias bir gece "hıtan melikinin zuhur ettiğini görür. Tam bu sıralarda Hz. Peygamber'in elçisi kendisine gelmişti. Elçinin kendisi de sünnetli idi". Olay sünnetin İslam'ın ilk müesseselerinden biri olduğunu göstermektedir.
Hz. Peygamber, ileri yaşlarda müslüman olanlara, 80 yaşlarında da olsalar "Üzerinizdeki (İslâm'ın hoşlanmadığı) fazla kılları temizle, traş et ve sünnet ol" buyururdu (Kenzul-Ummâl, I, 263).
Usaym b. Kelib'in babasından, onun da dedesinden naklettiği rivâyete göre, dedesi demiş ki: "Peygamberimiz (s.a.s)'e geldim ve İslamiyeti kabul ettim. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdular: Kendinden küfrün kıllarını at ve sünnet ol" (Ahmed İbn Hanbel III, 415; Ebu Davud, Tahare, 129).
Ayrıca Efendimizin doğuştan değil sonradan sünnet olduğuna dair zayıf bir rivayet de var, dedesi Abdülmuttalib'in torunu Muhammed için düzenlediği sünnet merasimi pek çok Arap(İslam değil) kaynaklarında bulunabilir.
"Muhammed, 40 yaşına kadarki dönemde yahudi olmadığı için sünnet olduğu düşünülemez. 40 yaşından, yani peygamberliğini iddia ettikten sonra sünnet olsaydı mutlaka çeşitli hadislerde bu yer alırdı."
Efendimizin 40 yaşından önce sünnet olduğu yahut sünnetli doğduğu tartışma götürmez bir gerçeklik. Ayrıca sünnet senin dediğin gibi Yahudilerden falan kopyalanmış değil. Yani tarihte ilk sünnet olanlar yahudiler değil birader.
Rivâyete göre sünnet, Hz. İbrahim'in seksen yaşlarında kendine tatbikiyle başlamıştır. Bir rivayete göre İbrahim (a.s)'ın Kur'ân'da sözedilen bazı kelimelerle sınanması (el-Bakara, 2/124) temizliğe dair sorularla olmuştur. Bunların vücûda dair olanları sünnet olmak, koltuk altı ve kasık kıllarının kesilmesi, su ile istinca ve tırnakların kesilmesi gibi hususlardı.
Evet sünnet(Hitan) Hz. İbrahim ile başlamıştır, Yahudilerin peygamberi olan Hz. Musa ise Hz. İbrahimden yıllar sonra gelir.
Hadi-is Şerifte buyrulur ki ; "Hiç kuşkusuz ilk misafir edinen, ilk defa don giyen ve ilk kez sünnet olan Hz. İbrahim'dir" (Muvatta, Sıfatu'n-Nebî', 4).
Evet düzeltme yapmanı bekliyoruz Cem efendi. Fikrin namusunu kurtarmak için delikanlı gibi çık ve de ki "Arkadaşlar kusura bakmayın bu konuda yanlış biliyormuşum." Bu kendi aşağılaman anlamına gelmez. Yanlış fikrinde ısrar etmek daha aşağılayıcı bir durumdur.