Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 05-02-2008, 03:16
imhotep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
imhotep imhotep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
Standart Din ve Bilim

Din ve Bilim

Genetik bilimi bireylerin ve toplulukların soyağaçlarını çıkarıyor. 'Nereden geldik, atalarımız kimlerdi?' sorularına bilimsel bir yanıt veriyor. Bu bulgular gittikçe artan biçimde şunu söylüyor: "Ey insanlar, sizin dedeleriniz milyonlarca yıl önce Afrika'nın göbeğinde yaşamış olan bir ön insan türüydü!"

Eğer öyleyse, Afrikalı dedelerimizin sarışın, mavi gözlü olma ihtimalleri pek yok. Dedelerimiz düpedüz zenciymiş demek ki!

Bu haber, en çok beyaz ırkın üstünlüğüne inanan, kendilerinin seçilmiş olduğunu düşünen, 'soyluluk' iddiasında bulunan kişileri yaralamalı. 'Soyluluk' iddiasında bulunanların pek çoğu Darwin'in 'kalıtım' kuramına da karşı çıkmışlardı: 'Ne yani bizim atalarımız maymun mu şimdi?'

Durum gittikçe vahimleşiyor: Dedelerimizin hem maymun, hem de zenci olduğu anlaşılıyor!

Kuran'da da, İncil'de de geçen bir söz vardır: "Allah insanı kendi sureti üzre halk etti!" Yani insanlar Tanrı'ya benzer!

Bu nedenle olmalı, Tanrı'nın resmini yapmaya kalkanlar (bunların çoğu Hıristiyan kâfirlerdir kuşkusuz) onu iriyarı, ak sakallı bir erkek olarak resmettiler. (Anaerkil toplumlarda elbette Tanrı bir kadın biçiminde resmedildi. Anadolu'nun koca memeli tanrıçası Kibele gibi!) Bana sorarsanız ben de Tanrı'nın ille de bir cinsiyeti olacaksa onu erkek değil, kadın olarak düşünmenin daha doğru olacağına inanırım. Zira, kadın yaratılışın gizemini taşıyandır. Bu işte erkeğin pek küçük bir payı var.
Zaten bilim adamları pek yakında kadınların erkeksiz de çocuk sahibi olabileceğini iddia etmiyor mu?

Bilimsel çalışmalar her şeyi karıştırmaya devam ediyor! Bilimsel çalışmaların zaman içinde kültürü ve dini inanışları etkilemesi olasıdır. Dünya görüşümüz, dünyayı algılayış biçimimize bağlıdır. Dünyayı algılayışımızı da gittikçe artan biçimde bilim belirlemektedir.

Bu gelişmelerin sonucunda geleceğin ressamları Tanrı'yı zenci bir kadın olarak çizmeye kalkarlarsa hiç şaşmamalıyız!

Ve gizli veya açık ırkçılık, sona erebileceği gibi tersine de dönebilecektir: Belki de geleceğin dünyasında zenciler 'üstün ırk' olduklarını ileri sürecekler, kim bilir!

Dinler ve ahlak anlayışı gelişen teknolojiye ayak uydurmak zorunda kalacak: Kafa veya beden naklinin yol açabileceği ahlaki sorunları düşünürsek işin ciddiyeti ortaya çıkar. Henüz cinsiyet değiştirmenin yarattığı sorunlarla bile baş edemedik!

Belki din ve Tanrı kavramları değişecek, ama ortadan kalkacaklarını sanmıyorum. Bilim ne kadar gelişirse gelişsin, açıklayamadığı şeyler kalacak. Tam tersine, bilimin gelişmesi doğadaki olağanüstü dengeleri ve ihtişamı gözler önüne serdikçe Tanrı kavramına duyulan ihtiyaç belki de her zamankinden daha fazla olacaktır.

Belki de bilimin, dinin, Tanrı'nın birbirini dışladığı değil, desteklediği bir dünyaya doğru gidiyoruz. Uzak bir gelecekte de olsa!

Türker Alkan
22/07/2007
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-02-2008, 03:38
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Din ve Bilim

sayın imhotep

* site tüzügü uyarınca 10 mesaj kotasını doldurmadan başlık açamazsınız. Açaçagınız başlık ancak Tanışalım Forumunda kendinizi tanıtma amaçlı olabilir. 10 mesaj sayısını doldurunaya kadar başlıgınızı kilitliyorum. Site tüzügümüze bir göz atmanızı çneririm.

* *saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06-02-2008, 20:47
thunderpoint - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thunderpoint thunderpoint isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jul 2007
Mesajlar: 2.842
Standart Re: Din ve Bilim

Mesaj kotasının dolmasından ötürü güncelleme...

Düşünebildiklerinin hepsini düşünülebileceklerin tamamı zannetme!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07-02-2008, 01:07
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Din ve Bilim

başlıkta bilim olduğu için eklendi.




*
Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 07-02-2008, 13:08
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Din ve Bilim

Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), Celal Şengör'ü oybirliği ile YÖK üyeliğine aday gösterdi. Şengör, Rusya Federasyonu Doğa Bilimleri Akademisi ve ABD Ulusal Bilimler Akademisi yabancı üyesi. *Fransız Bilimler Akademisi tarafından yerbilimleri dalında büyük ödül (Lutaud Ödülü) ile taltif edilen Şengör'ün jeoloji alanında 6 kitabı, 175 bilimsel makalesi ve 137 tebliğ özeti var.

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=3579
http://www.mines.itu.edu.tr/geol/aka...lal_sengor.htm

Celal Şengör'ün çarpıcı mektubu şöyle:


'Temsilciniz olmamı isteyerek bana verdiğiniz şerefin her türlü sevinç
ve tatmin hissinin üzerinde olduğunu belirtmiş, bunun yaşamımda bana
verilen en büyük mükafat olduğunu arzetmiştim.

Bunu çok zor bir zamanda, uygarlığa karşı yöneltilmiş saldırıların
fütursuzca geliştiği bir ortamca cesaret ve haysiyetle yaptınız. Bu
saldırıların en son örneği Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi
Hareket Partisinin ortaklaşa başlattıkları üniversitelerde türban
serbestisi atağıdır. Bunu yakından izlemekteyim. Bizim açımızdan,
üniversitelere dini bir sembolün girmesinin hukuk cephesinin,
kamuoyunda öne çıkartıldığı kadar belirleyici olduğunu sanmıyorum,
çünkü hukuk nihayet aksiyomatik bir sistemdir. Baştan kabul edilen
aksiyomlara bağlıdır. Bu açıdan hukukun rölativist bir temeli vardır
ve bu temel onu bazı durumlarda pek tehlikeli bir tahakküm aracı
yapabilir. Bunun en meşhur misalleri Katolik Engizisyon Mahkemeleri
olmakla beraber, onu aratmayacak güncel örnekleri, Sovyetler
Birliğinden Nazi Almanyasına, Çin Halk Cumhuriyetinden Amerika
Birleşik Devlelerine kadar değişen çok geniş bir yelpazede görülmüş,
pek çok insanın en feci şartlarda katledilmesine, toplumların sefalet
ve felaketine neden olmuştur.

Halbuki üniversitede dinin 'şakırdatılması', bizzat üniversite
kavramıyla çelişir. Dünyada katolik, protestan veya islami
üniversitelerin olması veya üniversitelerin Orta Çağ'da dinsel
kurumlardan türemiş olması bu gerçeği değiştiremez. Din, belirli
dogmalar çevresinde kurulmuştur ve yanılmaz olduğu iddia edilen bir
veya birkaç tanrının vahiyleri olan dogmalarından vaz geçemez. Bilim
ise sürekli olarak gerçeği arayan ve gerçekle bağdaşmayan hiçbir şeyi
kabul etmeyen bir düşünce sistemidir. Bilim, bitmeyen bir
deneme-yanılma süreci içerisinde daima yanlışları eleyerek hakikate
asimtotik olarak yaklaşır. Ancak hepinizin bildiği gibi, tek bir ters
veri en ihtişamlı teoriyi çöpe atmaya yeterlidir. Dinin pek çok
dogması bilimin isbatları karşısında bu şekilde çöpe gitmiştir. Bugün
artık ne dünyanın yedi günde yaratıldığına, ne Nuh Tufanına, ne de
Havva ile Adem masalına inanmak mümkündür. ´Üniversitede yasak olmaz'
diyenlerin, üniversitede yanlışlığı isbat edilmiş fikirlerin artık
kullanılamayacağını ve öğretilmeye devam edilmelerine izin
verilemeyeceğini anlamış olması gerekir. Bu nedenle coğrafya
derslerinde düz bir dünya veya fizik derslerinde Aristo fiziği
öğretmeye kalkan hocalara izin verilemez.

Karşımıza dinin dogmalarını reddeden bilimi öğrenmek için geldiğini
iddia ederken, o dogmalara bağlı olma sembolünden inatla vaz
geçmeyenlerin bilimsel dürüstlük ve samimiyetine nasıl inanacağız?
Akla açık bir ihanet olan bu davranışın temsilcilerini, aklın ve
bilimin geliştiricisi olan üniversitelerimize nasıl alacağız? Böyle
kişilere, öğrettiğimiz bilimi öğrendiklerine itimad ederek nasıl not
veya diploma vereceğiz? Günün birinde öğrendiklerini, aklı ve bilimi
ve dolayısıyla insan uygarlığını boğmak için kullanmayacaklarına nasıl
güvenebileceğiz?
Bu nedenle üniversite tüm dogmatik inanç sistemlerini işlevine temel
yapmayı reddeder. Onları bilimsel olarak inceler, ancak temsilcilerini
üyeleri olarak kabul etmez. Militan dogmatiklerin üniversite bünyesine
kabul edilmemelerinin nedeni budur. Kimse bize bu açıdan
´bilimperestlik yapıyorsunuz' diye bir eleştiri yöneltemez, zira,
büyük felsefeci Lord Bertrand Russell'ın dediği gibi, insanlığın
gerçekten bildiği fakat bilimin bulmuş olmadığı hiçbir şey yoktur. Bir
başka deyişle, bilim dışında insanlığın hiçbir bilgi kaynağı yoktur.
* *Türban yasağının kaldırılmasını temelde yalnızca bu nedenle kabul
etmemiz mümkün değildir. Bu konuda ne karşımıza çıkarılacak hukuk
sistemleri, ne de dünyadan gösterilecek örnekler bizi ikna edebilir
(sui-misal, misal olamaz). Bizim düşüncemizin ve faaliyetimizin temeli
eleştirel akılcılıktır. Aklı ve eleştiriyi kabul etmeyen hiçbir
sistemi üniversite kapısından içeri alamayız.

İcab ederse, ülke yöneticileri akıllarını başlarına alana kadar o
kapıları kapatırız. Bu bizim tarihsel geleneklerimizden gelen hakkımız
ve hem insanlığa hem de öğrencilerimize karşı görevimizdir.

Bu düşüncelerimi muhterem kurulunuza en derin saygılarımla arzederim.'

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 07-02-2008, 16:10
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Din ve Bilim

Karşımıza *dinin *dogmalarını *reddeden *bilimi *öğrenmek *için *geldiğini
iddia *ederken, *o *dogmalara *bağlı *olma *sembolünden *inatla *vaz
geçmeyenlerin *bilimsel *dürüstlük *ve *samimiyetine *nasıl *inanacağız?
Akla *açık *bir *ihanet *olan *bu *davranışın *temsilcilerini, *aklın *ve
bilimin *geliştiricisi *olan *üniversitelerimize *nasıl *alacağız?
........................

Hah işte 12 den konuşmuş. Helal olsun adama. Kıvırtmadan doğrudan asıl meseleyi yazmış.

Demek ki günümüz bilimi inancın her türlüsünü bilim ile çelişir diyerek ret ediyor.

Bu tespit ile bugünden tezi yok, E=MC2 iflas etmiştir.

Ya da Mendelin eşeylemesi

Ya da Darwin'in türlerin kökeni.

İki ıkınmayla Marksizm bile gümledi diyebiriz.

Aspendos'un Prof olmuş haline herhalde Celal Şengör diyorlar..

Buraya 2004 de yapılmış bir röportajından pasaj alıyorum.

Şengör- Ee tabii böyle giderse zor.


Gezeteci-* Allah yardımcımız olsun...

Şengör- Ben Allah'a inanmadığım için bunu diyemem. Ama tabiat, tesadüfler bize bu zamanı tanıyabilir. Karşıdan üzerine 100 km hızla bir araba geliyor... Sen yolun ortasında duruyorsun. O arabanın durma ihtimali nedir? Herhalde sen 'Nasıl olsa durur' diye düşünüp orada durmaya devam etmezsin herhalde... Kaçmayı düşünürsün değil mi? Tabii ki o ihtimal her zaman var, durabilir de araba... Ama böyle düşünüp bekleyecek miyiz? Araba tam gaz üzerimize geliyor. Biz de bekliyoruz. Hatta o sırada bu akşam evdeki partide çayın yanına ne verelim diye düşünüyoruz. Şu anda Türkiye'de durumumuz bu.


Gazeteci-* Vallahi ben dua ediyorum...

Şengör- Tabii dua ediyoruz. Hiç bilmediğimiz kuvvetlerle uğraşıyoruz. Ama tam gaz geliyor karşıdan araba. Bir laf vardır biliyorsun. Allah'a güven ama atını sağlam kazığa bağla derler. Herhalde peygamber kalksa hepsini sopayla kovalar politikacıların. Çünkü aklın yolu bir!... Bunu ben bilim adamı olarak değil normal vatandaş olarak söylüyorum. Yolun ortasında birisi tutuyor seni işin kötüsü. Sen durmak istemiyorsun, birisi seni tutmuş ama araba geliyor üstüne, o durumdasın sen. Ne yaparsın?


gazeteci * Kurtulmaya çalışırım...

Şengör- Evet değil mi? Bu kadar basit. Artık bu kadar çıplak bir gerçeği göremeyecek kadar aptal mıyız biz milletçe.


Gazeteci- * Peki siz depremden korkuyor musunuz?

Ödüm patlıyor. Çünkü nerede olacağım belli değil. Oğlum var, karım var, anam babam Yeşilköy'de oturuyor. Ailemin serveti Marmara'nın etrafına dağılmış vaziyette. Ödüm patlıyor. Yer yarılmış patlıyor bu şaka değil. Bu yüzden hükümete ateş püskürüyorum. Adam ilk iş MTA Genel Müdürü Namık Kemal Pak'ı görevden alıyor. Tarihin en başarılı adamı. Alırken benim emniyetimle oynuyor. Ne hakkı var ya? Demokrasi ne demek? Halk sana yetki vermiş. 'Bu yetkiyi benim adıma en iyi şekilde kullan' diyor. Sana itimat etmiş sen bunu yapmazsan demokrasiye aykırı davranıyorsun demektir.


................http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=141225 *.............

Yazıyı *Bernard Russell den bir cümle ile bitirelim.

"Zeka düzeyi elverişli olanlar, hayal güçlerini o günkü toplumsal güçleri daha üretken biçimlerde kullanma ya da bu güçlerin kullanılacağı yeni yollar bulma yönünde teşvik edilmelidir.." * *Bernard Russel,Eğitim Üzerine,Çev.Nail Bezel,Say yy.II.Basım,İst.,1993,s.101-102


Sayın Şengör, Lahana turşusu perhizi yapıyor sanıyorum. Üfff bi koktu ki...

Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 07-02-2008, 19:01
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Din ve Bilim

Celal Şengör aydın bir bilim adamı. Dogmalara sarıldıklarını ve bunu yaşam biçimi olarak kabul ettiklerini söyleyenleri üniversitenin kapısından almayız diyor. Evet çok sert bir açıklama yapmış. Aslında dogmalara sarılanların kendileri üniversiteden içeri alınıyor. Örneğin başına peruk takıyor, yada herhangi bir başka sembol taşıyorsa onla girmiyor. Ama içeri giriyor insanlar. Kafalarında ırkçı, fanatik islamcı yada başka türlü saldırgan ideolojilerle giriyorlar ve hatta tepelere kadar yükseliyorlar. Sembolleri kullanmazsan, takiyye yaparsan bu yol açık. Zaten bunu engellemenin olanağı yok, beyin kontrolü yapamayacağına göre. Ayrıca üniversitenin görevi bu beyinleri akıl ve bilim ışığında eğitmek olmalı.

Ne yazık ki Güngör'ün söylediği birşey var ki, toplumsal ciddiyetini sürüdürüyor: "Günün birinde öğrendiklerini, aklı ve bilimi ve dolayısıyla insan uygarlığını boğmak için kullanmayacaklarına nasıl güvenebileceğiz?"

Gayet doğru. Bunun hiçbir güvencesi yok. Güngör'ün yaklaşımından dolayı Einstein, Darwin vb. iflas etmiyor. Ama Marksizm'in de Kemalizm'in, İslamcı ideolojilerin de üniversite kapısından içeri giremeyeceği anlamına geldiği şeklinde yorumlanabilir. Akıl ve bilim, ideolojileri baz almaz diyor. İdeolojiler ve dinler akıl ve bilimden yararlanırlar ama öğrendiklerini kendi sistemlerini kurmak için ve sonunda da akıl ve bilimi boğmak için kullanırlar. Tarih bunun örnekleriyle dolu. Ne yazık ki, günümüz toplumu ideoloji ve dinlerle çevrelenmiş durumda ve bu ilkeler çerçevesinde hareket edilirse üniversiteler muhtemelen öğrencisiz ve öğretmensiz kalacaklardır.

Konuya başka bir yerden daha bakalım. Başörtüsü yada türban bir sembol ama neyin sembolü? Bunu "dinsel inancımın gereği" olarak açıklamak bana yetmiyor. Öyle olsaydı sadece son yıllarda ortaya çıkan bir sorun olmazdı. Bu, aynı zamanda kadın haklarına bir saldırı niteliğindedir. Neden başka bir dinsel gereklilik değil de "türban" önplandadır şu anda. Bir örnekle açıklayayım. Bugün Türkiye'de din alanı Diyanet'in kontrolündedir. Diyanet kendi anlayışı çerçevesinde bir din sunumu yapmaktadır. Hatta kimi zaman fetva sayılabilecek açıklamalar yapmaktadır. Ve bu kurum tamamen devlet kontrolündedir. Halbuki bu yapı İslam'a uymaz. Birçok tarikata da uymaz. Bir sürü İslamcı grubun Diyanet'in kaldırılmasını ve din işlerinde özgürlük istediklerini duymadım ben. İstiyorlarsa da bunu bir politika haline getirip faaliyette bulunmuyorlar. Halbuki bu gerçekten de dine uygulanan bir baskıdır. Bir devletin kendi kanunları çerçevesinde faaliyetleri kontrol etme yetkisi vardır ama dini yönlendirmeye yetkisi var mıdır?

Neden islamcı gruplar bunu savunmazlar da gidip türban meselesini kaşırlar sürekli. Halbuki türban konusu hiç de bir "özgürlükler" konusu değildir. Kadın haklarını yoketme çabasıdır. Özünde yatan anlayış gericidir. Kadının erkeklerin şehvetini artırmaması için, iffetişni koruması için vb. kapatılması gerekmektedir. Buna paralel olarak mirastan yarım hak (?), erkeklerin çok kadınla evlenme "hakkı" (?), iffetinden şüphlenildiğinde dayak hakkı (?) gibi "hak"larla tamamlanmış bir "hak"tır. Çağdaş bir dünyada böyle birşey bir "hak" olarak, bir "özgürlük" olarak kabul edilebilir mi? Neden islamcılar türban gibi bir "hak ihlal"ine sarılmış durumdalar? Neden özgürlük tanımlarını, inançlarını kontrol altında olmaktan kurtulmak üzerine değil de, birilerini baskı altına almak, kapatmak, zorlamak üzerine kurarlar?

Benim yorumum şudur. İslam düşüncesi 9. ve 11. yüzyıllar arasında altın çağını yaşamıştır. Ve gerçekten de sayısız bilim adamı yetiştirmiştir. Dünyanın en özgür toplumları olmayı başarmış ve dört bir yandan bilim adamlarını eğitim merkezlerine çekmeyi başarmıştır. Buralarda bugünkü İslam yorumundan çok daha farklı bir yorum yapılmış olduğunu ve bugünküyle karşılaştırılırsa oldukça geniş bir özgürlük alanı bırakıldığını düşünüyorum. Kuran'da yer alan birçok kesin hüküm bile tartışılmış. Bugün birçoğunu kesin "kafirler" diye saldıracağı yazıları o zamanın İslam dünyasının en parlak isimleri yazıyorlar. İbni Haldun, İbni Sina, El Biruni'nin birçok yorumu şu anki Kuran ve hadis geleneği için oldukça absürd'tür. Ama bu özgürlük sayesinde İslam uygarlığı, İslam uygarlığı olmuştur.

Şu anda ise ortada bir İslam uygarlığı falan yoktur. Geriye sadece bir gericilik kalmıştır. Kadınları kapatan, taşlayan, aydınları vuran, düşünceyi ve aklı öldürmeye çalışan bir anlayış egemendir. Türban tartışması da bu anlayışın Türkiye cephesinde ortaya koyabileceği "özgürlük" anlayışının çapını göstermektedir.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07-02-2008, 20:16
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart Re: Din ve Bilim

Din pozitif bilimin konusu değildir.Din felsefenin konusudur.Felsefede de din ile bilim çatışmaktadır.
Bilim ilerledikçe yeni bilinmeyenlerin ortaya çıkması dini gerektirmez.
Bilim bilinmeyenlerin keşfine çalışırken uygarlığın gelişmesine yol açar.
Din ise kadercidir,sabit bir inanıştır insanlığı ortaçağa geri götürmeye uğraşır.

Türban kişisel hak ve özgürlük değildir.Din gereği kullanılan bir özgürlüğü kısıtlama aracıdır.
Türban siyasal islamcıların ümmetçilerin simgesidir.40 yıllık bir mücadelenin neticesi *Takkiyeli Akp yönetiminde Türkiye Cumhuriyeti'ne hükümet olmuşlardır.
R.T.Erdoğan,A.Gül,B.Arınç ve bir çoğu MTTB kökenli ümmetçilerdir.

http://www.enfal.de/tarih36.htm

M.Celal Şengör türbanın altınıda ,arkasınıda görmektedir.Türban üniversiteye girerken Türkiye'nin nereye gideceğini görmektedir.
İslamda kadın evinde oturur ,zorunlu olmadıkça dışarı çıkmaz.Başını örtecek kadar dini inancı olan kızın üniversitede ,kot pantollu genç erkeklerin arasında işi nedir?Günaha girer evinde otursun.
Esas amaç İmam hatiplilere yol açmak,her kurumu ele geçirmek.

Hangi ülkede Türkiye'deki kadar din adamı yetiştiren okul var, birmilyon üçyüzbin imam hatip mezunu var bunlar ülke yönetiminde.
Din bilimi sanatı denetler hale gelinecek.
Gerçek bilim adamları bu gidişatı görüyor ve karşı duruyor,ayağa kalkıyor.
Bazı satılmışlar ve özgürlük aldatmacasına inanıp örtünün altını ve arkasını göremiyenlerde Okinin dediği gibi gaz kaçıran tüpleşiyor.

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-02-2008, 20:31
spartan-troy spartan-troy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jul 2007
Mesajlar: 780
Standart Re: Din ve Bilim

Karşımıza *dinin *dogmalarını *reddeden *bilimi *öğrenmek *için *geldiğini
iddia *ederken, *o *dogmalara *bağlı *olma *sembolünden *inatla *vaz
geçmeyenlerin *bilimsel *dürüstlük *ve *samimiyetine *nasıl *inanacağız?
Akla *açık *bir *ihanet *olan *bu *davranışın *temsilcilerini, *aklın *ve
bilimin *geliştiricisi *olan *üniversitelerimize *nasıl *alacağız?



celal sengor bozuntusu mu soylemiş bunu...
bok yere evren tesadufen kendi kendine olustu demek herhalde bilim oluyor...

*yaww ne kadar yobaz serseriler ulkenin universitelerinde geziyor
topunu temizliyceksin bunların.

Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.(hicr-3)
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 07-02-2008, 20:37
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Din ve Bilim

Bravo Spartan, topunu temizle bunların. Kim tutar seni. *

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:54 .