Valla arkadaşlar Genelkurmay bu konuya müdahil olursa vay geldi halimize.
Hatırlarsınız;
Sunalp paşanın başını çektiği Horoz partisi vardı. 12 Eylülün partisi hani. Silme götürecek deniyordu ve hatta milet üye olmak için araya adam falan koyuyordu. Özal'ın adı sanı yoktu.
Sayın Evren tam hatırlamıyorum ama büyük bir şehirde, Sunalp paşayı yanına alıp budur işte dedi. Ve konuşmasını dini motiflerden güya süsledi. Aslında metnin tamamı olsa da bir okusak. Hayal meyal hatırlıyorum.
Ama konuşma bittikten sonraki anektot çok meşhurdur.
Evren paşa konuşmayı yapıp bitirdikten sonra kürsünden inmiş ve muzaffer bir eda ile, "Nasıl Sunalp beğendin mi konuşmayı tahminin ne olur bu konuşmadan sonra seçimde" demiş.
Sunalp paşa; "Paşam bir seçimin içine ancak bu kadar sıçabilirdiniz. Biz bittik " demiş.
Halkın reflekslerini ahenkli bir harekete geçirmek için apolet kullanılmaması gereken tek unsurdur.
Bu nedenle, Fethullah Gülen'in, zaten amacı belli. Genelkurmayın bu çıkışı halkın din merkezli düşüncelerini fethullah'a yöneltmekten başka birşey değil.
Bu kötümü ? Bence çok kötü. Türban'ı okullarda olmaz ise olmaz diyerek kendi siyasi simgeleri olarak güç unsuru haline getiren bir cemaatin, daha sonra hiç utanmadan ve özür beyan etmeden çark etmesinden bu kötülüğün ne olduğunu çıkarmak hiçte zor değil oysa.
Oynan içi boşaltılmış ve sinirleri harap olmuş bir halkı diz üstü çökertmek ve 2029 Urfa da mezopotamya adı altında yahudi vaatlerinin islam adı altında gerçekleşmesini sağlamak. Vatikan ile Rotshield ailesi arasındaki finans bağının ne olduğuna bakınca , bu çok ama çok absurt görünen kimin eli kimin cebinde fotoğrafı daha bir netleşiyor.
Ben iddia ediyorum. Bugün başörtüsü dini bir simge olarak kabul edilirken, elli yıl sonra başörtüsü dinsiz dindarların simgesi olacaktır.
Yine iddia ediyorum ki, başörtüsü dini bir mesele değildir. Bugün feri bir meseldir diyerek çark eden cemaat lideri , bu konuyu imani bir meseledir diye başlatarak, toplumun gündemine sokup insanların yaşamlarının yönlendirmesinin hesabını nasıl verecektir.
Tabii Allah'a inanıyorsa. İşte bunu iddia edemiyorum, O'da dinim gereği maalesef.
Bu nedenle sevgili Vartor abinin fethullah'ın konuşması bana yakın göründü demesi aslında çok doğru ve yerinde bir tespittir.
Sayın Cemaat liderinin bir gözü kör mü değilmi siz ona bakın.Çektirdiği resimlerdeki profillerine bakın. Bu çok ama çok önemli bir ipucudur.
Diyanet'in zaten esamesi halkın dini yönlendirilmesinde, cemate cenaze namazı kıldırmaktan öte gitmemiştir ve asla da gidemez.
Dini amaçsız bir vecibe olarak tanıyan herkes bu nedenle, kendine yalan söyleyemez ilkesi doğrultusunca, kendine riyanın tillahını yapar ve bir zaman sonra yüzleri kararır. Bir camiye gittiğinizde; hani yolunuz düşerse; *, imamın alnına bakın. bu da tiyo
-İyi de Oki, önerin ne. Bir şey anlamadık yazından.
---Önerim şu; en büyük silah tepkisizliktir. Zembilli paşa kıssasını unuttumu bu millet yav.
-Yok yaaa, tepki göstermeyimde hakkımı gasp ettireyim öylemi. Çok uyanıksın.
---Evet doğru bir önerme gibi duruyor ilk bakışta. Diyorsun ki etki tepkiyi doğurur. Bende diyorum ki; Tepki bir işe yaramayınca bu kez ne doğar? elcevap; mağlubiyet.
...
Ordu 18 asker olayı ile tuş olmuştur. İnanmayan hapisteki askerlerin savunmalarını ve avukatlarının iddialarını okusun.
Bu sistem kendi kuyruğunu yiyen yılan misali kendi kuralları ile mat oldu. Bu saatten sonra tek bir çıkış var O'da satranç tahtasını kırmak.
Halktan sistemi korumak için değildir ordular. Halkı var etmek içindir. Hiç bir sistem yoktur ki silah ile uzun süre korunabilsin.
Bu nedenle dizginlerini halkın eline veremeyen bir ordu halka ait değildir.
Selamlar.