Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 19-02-2008, 21:12
thunderpoint - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thunderpoint thunderpoint isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jul 2007
Mesajlar: 2.842
Standart İslamcı Masonlar..

"Dinci basının nakaratı günlerdir sürüyor: "Masonlar düğmeye bastı!" "Laiklik mitinglerinin arkasında Mason Locaları var!" "Başörtüsü yasağını mason biraderler savunuyor!"

Hiçbir belge ve bilgiye dayanmadığı halde bu iddiaları sürekli tekrarlayan dinci basın bu topraklara Masonluğu kimlerin getirdiğini ve önde gelen bazı din adamlarının mason olduğunu biliyor mu?

Sürekli alıntı yaptıkları, mücadelesinden övgüyle bahsettikleri bazı "İslamcı mücahitlerin" Mason Locaları'na kayıtlı olduğundan haberdar mı? Başörtüsü konusunda mason din adamlarıyla aynı görüşte olduklarını tahmin edebiliyorlar mı? Tarihleriyle yüzleşmeye hazırlar mı? İşte soruların yanıtları...



Yukarıda sunulan görüşler ve aşağıdaki araştırma Hürriyet Gazetesi yazarı Soner Yalçın'a ait. Açılım sağlayacağı düşüncesiyle...


İşte ünlü İslamcı Masonlar...

BUGÜN Türkiye'de başörtüsü merkezli tartışmaların benzerini tam 100 yıl önce Osmanlı'nın gazete ve dergileri de yaptı.

23 Temmuz 1908 tarihi, kimilerine göre sadece II. Meşrutiyet'in ilanıdır; kimilerine göre ise bir burjuva devrimidir ve Kemalist devrimlerin temelidir.

II. Meşrutiyet, Osmanlı'nın siyasal ve kültürel hayatında köklü dönüşümlere neden oldu.

En büyük devrim ise kadının toplumsal hayattaki yeri konusunda oldu.

Kadın sokağa çıkmaya, çalışmaya, dergi/gazete çıkarmaya, dernekler kurmaya, dükkánlar açmaya, sinemaya-tiyatroya gitmeye başladı.

Bu durum tartışmaları da beraberinde getirdi.

Dönemin yayın organlarında kadın merkezli tartışmalar oldu.

Üç grup vardı: Batıcılar, Türkçüler ve İslamcılar...

Musa Kazım Efendi



ÖRTÜNMEYİ SAVUNAN MASON DİN ADAMI

İslamcılar, kadınların evden çıkmalarından hiç hoşnut değillerdi.

Bunlardan biri de, Şeyhülislam Musa Kázım Efendi'ydi:

"Şeriatımızda emredilen şeylerden biri de Müslüman kadınların kendilerine mahrem olmayan kimselerden örtünmeleridir ki; o da saçları dahil vücutlarını ziynetten (süsten) arındırılmış bir şeyle, şehveti celp etmeyecek bir elbiseyle örtmekten ibarettir."

"Eve ait vazifeleri kadına, ev dışındakileri kocaya yüklemek gerekir. Bunun aksi olamaz."

"Bir de kadınların yaratılış gayeleri, onların sırf dünyaya çocuk getirmeleri ve o çocukları terbiye etmelerinden ibarettir."

"Çok kadınla evlilikte, insanlığa ve medeniyete aykırı bir şey yoktur."

(Sırat-ı Müstakim, sayı 1, 2, 3; yıl 1908; Aktaran İ. Kara, Türkiye'de İslamcılık Düşüncesi, I)

Bu sözlerin sahibi Musa Kázım Efendi (1858-1920) bir Şeyhülislam'dı.

Ve aynı zamanda masondu.

Osmanlı'nın "ilerici partisi" İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesiydi.

Nakşibendi'ydi...

Türkiye'nin en büyük mason kuruluşu, "Hür ve Kabul Edilmiş Büyük Mason Locası" belgelerinde, mason olan ünlü din adamları arasında sadece Şeyhülislam Musa Kázım Efendi yoktu.

Üç şeyhülislam vardı... *
Mustafa Sabri Efendi



Osmanlı Devleti'nin 118. Şeyhülislamı Mehmed Ziyaüddin Efendi (1846-1917) de masondu...

Mason şeyhülislamlardan biri de Mustafa Sabri Efendi (1869-1954) idi.

Kadınların bırakın çalışmasını, tek başına sokağa çıkmasına bile karşıydı.

Yani, kadın toplum hayatı içindeki yeri konusunda "mason biraderi" Şeyhülislam Musa Kázım Efendi ile aynı görüşteydi.

Ama ayrı oldukları konular da vardı:

"Biraderi" Musa Kázım Efendi'nin üyesi olduğu İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne muhalifti.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın üyesiydi.

Bu farklılığı yazmamın nedeni var:

Dinciler, tüm masonları aynı siyasal görüşte sanıyor!

Bunun örneklerini görmeye devam edeceğiz...

Bugün birçok masonun, "biraderleri" Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi'nin şu görüşlerini öğrendiklerinde çok şaşıracağına eminim:

"Benim elimden gelse Türkleri Arap yaparım, diğer Müslümanları da. Bunların vaktiyle Araplaşmadığına da çok eseflenirim. Arap dili, ne Türk diliyle ne de Çerkez diliyle kıyas kabul etmeyecek derecede üstünlüğe sahip olduğundan, insanın, milliyetin küçüğüne sahip olup da onunla iftihar edeceğine büyüğüne sahip olarak onunla iftihar etmesi daha kárlı ve makul olur." (Yarın Dergisi, 14 Nisan 1930)

Bu düşüncede bir din adamının, Kuvayı Milliyecilere karşı fetva vermesine, Sevr Antlaşması'nı savunmasına şaşırmıyorsunuz.

Ve dolayısıyla Mustafa Kemal'in, Şeyhülislam Mustafa Sabri'yi 150'likler listesine koyup yurtdışına kovduğunu da anlayabiliyorsunuz.

Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Türkiye'deki Gümrük ve Tekel Bakanlığı ve Başbakanlık yapmış olan Suat Hayri Ürgüplü'nün babasıydı.



Başbakan Ürgüplü de masondu.

İşin garip yanı, kardeşi gibi, siyasetle ilgilenen ve Demokrat Parti'den milletvekili olan Münip Hayri Ürgüplü'nün de ağzından İslam, Müslümanlık vb. sözcükler düşmezdi!

Hür ve Kabul Edilmiş Büyük Mason Locası belgelerinde, mason olan din adamları listesi; Müderris Mahmud Esad Efendi, Berlin Sefareti Başimamı Mustafa Hafız Şükrü, Sefaret İmamı Haşim Veli, bir dönem Darülfünun'da rektörlük yapan Babanzade Ahmed Naim Bey dile sıralanıyor.

Bu isimler öyle sıradan kişiler değildi.

Örneğin; Babanzade Ahmed Naim Bey (1872-1934), siyasal İslamcı düşünürlerin önde gelen isimlerindendi. İslamcı fikir hayatının oluşmasında büyük payı vardı.

Milliyetçiliğe karşıydı:

'TÜRKLÜK DEĞİL MÜSLÜMANLIK ÖNEMLİ'

"İrşadlarınız, hizmetleriniz 'Türklük' adına değil 'Müslümanlık' adına olsun. 'Türkler' hitabı yerine daima 'Müslümanlar' hitabını kullanınız. Cengiz'in yasasını bilmek, İlhan'ın yurdunu tanımak, Altınordu'yu anmak bize lazım değil. Bize Muhammed'in şeriatı, İslam yurdunu, İslam mücahitlerini bilmek, tanımak lazım gelir." (Ahmed Naim, İslam'da Dava-yı Kavmiyet. s. 1 *

Laikliğe karşıydı:

"Hükümeti, dini korumak ve emirlerini yerine getirmekle şeran vazifeli bilen halkımız, hükümetin bu vazifeden imtina ettiğini hoş gördüğü gün, diğer dini vazifelerini de buna bağlı olarak ahlaki davranışlarını da, içtimai vazifelerini de ihmal eder." (Sebilürreşad Dergisi, 1918)

Siyasal İslamcı Babanzade Ahmed Naim, son devrin mutasavvıflarından Fatih Türbedarı Ahmed Amiş Efendi'nin de damadıydı.

Sebilürreşad Dergisi'nin yazarlarındandı.

Sebilürreşad Dergisi deyip geçmeyiniz, bugün yayın hayatını sürdüren dinci gazete ve dergilerin temeli orasıdır!

Peki, Sebilürreşad nasıl doğdu?

Ve masonlarla ne ilgisi vardı?

Dinci basının arkasındaki masonlar

Sebilürreşad, "Müslümanların uyandırılması ve yüceltilmesi için" çıkarıldı. Derginin adı konusunda Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa bir teklifte bulundu: "Kuran'dan bir sayfa açalım, ne isim çıkarsa oradan alalım." Besmeleyle bir sayfa açtı. "İttebiuni ehdiküm Sebilürreşad" ayeti çıktı ve isim bulundu: Sebilürreşad. *

Abbas Halim Paşa

Aralıklarla da olsa 1908'den 1965 yılına kadar yayımlanan dinci Sebilürreşad'ın mali kaynağı Kavalalı Ailesi'ydi.

Osmanlı'nın son yıllarını okuduğunuzda karşınıza sık sık "Sadrazam Mısırlı Said Halim Paşa"; "Vezir Mısırlı Halim Paşa"; "Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa" gibi "Mısırlı Paşalar" çıkar.

Ancak bu aile "Mısırlı" değildir!

Kavala Ailesi'nin atası ünlü Osmanlı paşası Selanik/Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ydı.

Aile Mısır'a hákim olduktan sonra "Kavalalı" adını bırakıp "Mısırlı" adını kullanmaya başladı.

Sebilürreşad Dergisi'nin isim babası ve finansörü Abbas Halim Paşa, Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın torunu; Abdulhalim'in oğluydu. *
Said Halim Paşa


Abbas Halim Paşa'nın ağabeyi ise ünlü bir isimdi: İttihat ve Terakki döneminde, dört yıl (1913-1917) sadrazamlık yapan Said Halim Paşa.




Sadrazamlıktan önceki görevi, İttihat ve Terakki Cemiyeti Genel Sekreteri'ydi; yani öyle sıradan bir İttihatçı değildi.

Kardeşi Abbas Halim Paşa ise İttihat ve Terakki döneminde önce Bursa Valisi, sonra Nafia Nazırlığı yaptı!

Ne diyor siyasal İslamcılar: "İttihatçıların arkasında masonlar vardır!"

Sanki dinci Sebilürreşad'ın arkasında yoklar.

İslamcı Sebilürreşad'ın yazarı Sadrazam Said Halim Paşa (solda) aynı zamanda masondu! (İlhami Soysal, Türkiye'de ve Dünyada Masonlar, s. 380.)

İngiliz kaynaklara göre iki kardeş de masondu:

İngiltere'nin İstanbul Büyükelçisi Sir G. Lowtherin, İngiltere Dışişleri Bakanı Sir C. Harding'e gönderdiği "gizli" mahreçli raporlarda, İttihatçı-Yahudi ve Mason ilişkisini isim isim anlatmaktadır. (Prof. Eli Kidor, "Arabic Political Memories and Other Studies" Londra 1974; Aktaran, Gündüz Gazetesi, 19.5.1998.)

Durun bitmedi. Ailece masondular!

Abbas Halim Paşa ile Said Halim Paşa'nın babaları Prens Muhammed Abdülhalim Paşa da mason idi.

Üstelik Fransız Yüksek Şûra (Büyük Doğu/Grand Orient) üyeliğine kadar yükselmiş önemli bir masondu.

Mason olmakla kalmadı; 1861'de Fransa Maşrık-ı Azam'ından patent alarak, "Şûra-yı Ál-i Osmani" adında Osmanlı locasını kurdu!..

Türkiye'deki masonlar aynı zamanda iyi bir Müslüman'dır. Ama gel gör ki dincilere bunları anlatmak zordur.

"Mısırlı" ailesinde mason çoktu:

1909'da kurulan Türkiye Büyük Locası'nın kuruluşuyla ilgilenmesi için Avrupalı "büyük üstadlar" kimi görevlendirdi dersiniz: Mısırlı Prens Aziz Hasan Paşa'yı!

Yani Abbas Halim Paşa ile Said Halim Paşa'nın amcaoğlunu...

Sadrazam Said Halim Paşa, Sebilürreşad'da bakın neler yazdı:

"Müslümanların kurtuluşu ve saadeti onların tam olarak İslamlaşmalarındadır." (Aktaran Kara, cilt I s 114)

"Osmanlı siyasi birliği, Avrupa Hıristiyan hükümetlerinde olduğu gibi milliyet esasına değil, İslam birliği ve kardeşliği esasına dayanmaktadır. (...) Kanun-u Esasi'mizi seçerken çok aldanmış olduğumuzu itiraf etmemiz lazım gelir." (İbid s. 144-145)

Sadece Sebilürreşad'ı desteklemediler.

Abbas Halim Paşa, Prof. Ömer Ferit Kam gibi "İslamcı düşünürleri" eğitim öğrenim için Avrupa'ya gönderdi. Mehmet Akif Ersoy'un Mısır'daki finansörüydü.

İlginçtir: Her taşın altında mason parmağı arama paranoyaklığı Sebilürreşad ile Türk basınına girdi. Sebilürreşad hem masonlardan para aldı hem de her taşın altında mason aradı!

Dün bugünden farklı değil.

Dinci gazeteler masonları önce en yakınlarında aramalıdır! Soğuk savaş ürünü İlim Yayma Cemiyeti, Komünizmle Mücadele Derneği ve Aydınlar Ocağı kadrolarına bakmalıdırlar.

İşe, İlim Yayma Cemiyeti başkanlığı yapmış, hac ticaretiyle ilgilenmiş ve bu arada 9 Kasım 1967 tarihinde Murad Locası'na kaydolmuş bir dinci kardeşleriyle başlayabilirler. Bu kesmezse, dinci önderlerinin hayatlarını incelesinler.

Hadi ikisini biz yazalım.

Mason İslamcı lider

DİNCİ Sebilürreşad'ın káğıdı ve parasının nereden/kimlerden geldiği ortada. Bunu öğrendik... Peki...

Bu derginin düşünce ideoloğu kimdi: Cemaleddin Efgani... *
Cemaleddin Efgani



Said-i Nursi, Mehmet Akif, Eşref Edip, Şemsettin Günaltay, Said Halim Paşa gibi dergi yazarları en çok ondan etkilendi. Cemaleddin Efgani ve öğrencisi Muhammed Abduh'un makaleleri Sebilürreşad'da sık sık yer aldı. Ama nedense "Doğu'nun Çırpınan Şahini" Efgani ve öğrencisinin gizli kimlikleri bu yayınlarında pek geçmedi...

Oysa...

Cemaleddin Efgani masondu!

Kahire'deki Şarkın Yıldızı Locası'na 7 Temmuz 1868'de girmişti.

Numarası 1355 idi.

"Mısır'da kurulan mason localarının başına Cemaleddin Efgani ve ondan sonra Muhammed Abduh getirildi. Bunlar Müslümanlar arasında masonluğun yayılmasına çok yardım ettiler." (Yahudilik ve Masonluk s. 350) *
Muhammed Abduh




"Efgani'nin talebesi Abduh gibilerin kimler tarafından destek gördüğüne dair zamanında İngiltere'nin Mısır sömürge Valisi Lord Cromer'in söylediği şu söz ibretliktir: Kuşkusuz İslami reformist hareketin geleceği Şeyh Muhammed Abduh'un çizdiği yolda ümit vaat ediyor. Ve o yolun yolcuları Avrupa'nın her türlü yardım ve teşviklerine layıktırlar." (M. Muhammed Hüseyin, Modernizmin İslam Dünyasına Girişi, s. 9192)

Mason Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de, Abduh ile ilgili şunları söyledi: "Üstadi Efgani vasıtasıyla, masonluğu Ezher'e idhal (sokan) eden odur." (M.Sabri Efendi, Mevkıfu'l-Akl ve'l-ilm ve'l-Alem, Beyrut 1314, c. I s. 133)" (21.10.2004)

Tarihte sürpriz çok!

Cemil Meriç "Umrandan Uygarlığa" kitabında şöyle yazdı:

"Zavallı Türk intelijansiyası! Kimlerin peşinden gitmemiş. Düşmanları dost, dostları düşman olarak tanımış. Peygamber'in adını anmaya cesaret edemeyen bir Efgani'yi Peygamber kadar saygıya layık görmüş."

Bugün durum farklı mı sanki?

Daha ayrıntılı bilgi isteyenler, "Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı/Efendi 2" kitabıma bakabilirler

Düşünebildiklerinin hepsini düşünülebileceklerin tamamı zannetme!
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19-02-2008, 21:47
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: İslamcı Masonlar..

Evet, Tarihe meraklı site müdavimleri ve yöneticilierve misafirler;
işte size en büyük balık.

Thunderpoint öyle bir konuyu gündeme taşıdınız ki, İster ateist olsun isterse inanır,bu toprakların üzerinde yaşayan her bireyin gerçek inancını test edeceği terazi bu zamanda bu konu bence.

Sonunda ateistler inanırda olabilir, inanırlar ateistte. Hiç kimse kendine güvenmesin, benden söylemesi.

Benim düşüncem bu.

Ben canımı acıtacak bir söylem olmadığı sürece izlemede kalacağım.

Bu başlık yeterince ilgi görmez ise, valla hiç kusura bakmayın ateistim diyene de inanmam, inanırım diyenede. Çünkü bu konu gerçeğin nah ortası.

Bu çok eski ve çözülmüş bir konu olmakla birlikte, Soner Yalçın halkın bilgisine ancak sundu. Sebebi ise, bu konunun yazılması gizli kurallar ile yasaktı.

Neden şimdi yazıldı ile ilgili,bir ipucu vereyim. Bir lion, yani aslan; kendini emniyete almadan asla harekete geçmez. Doğanın bir kanunudur bu. *Bu yüzden aslan yavruları lionslar hep beraber gezerler. Ta ki seçilip büyüyüp hakimiyeti kendi ellerine alana kadar.
........

-Oki kıllık yapma, biliyor havasıyla konuşupta hiç bir şey yazmaman bilmediğine delil olabilir.

---Valla umurumda değil. Böyle bir testırı bulmuşken kendi bilgimi yazacağım diyerek ziyan edemem. Hiç kusura bakmayın.


Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19-02-2008, 21:59
asinar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
asinar asinar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2007
Mesajlar: 428
Standart Re: İslamcı Masonlar..

Çok ilginç... Teşekkürler thunderpoint. Tanıdığım birkaç mason (lion, lioness, leo) var. Bunlar *islamcılar için, "Bunlar güzelim dinimizi kendi kafalarına göre yorumlayan yobazlardır. Bizim dinimiz onların dediği gibi değil," diyerek islamı savunuyorlar, kendilerine kur'andaki çağdışı, çelişik ifadelerden söz ettiğimde, islamın tam da bu yobazları *doğrulayan bir din olduğunu anlatmaya kalktığımda, yüzleri öfkeden alı al, moru mor oluyor ve benimle tıpkı bir yobazın tartıştığı gibi tartışıyorlar. Kim demiş masonlar dinsiz diye? Masonlar da bizim gibi düşünüyor olsalardı hiç de fena olmazdı doğrusu. O zaman sırtımızı dayayacak sağlam bir kaya olurdu (!)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19-02-2008, 22:06
asinar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
asinar asinar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2007
Mesajlar: 428
Standart Re: İslamcı Masonlar..

Okinono, ben zaten 59 yaşıma gelince hidayete ereceğim ve kendimi dine verip Allah'a adayacağım. Şunu şurasında 4 yılım kaldı.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-02-2008, 22:15
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart Re: İslamcı Masonlar..

ya fehmi koru ? * bilderberg toplantısına bile çağrıldı. islamın güneşini arşa yazdı! bildergber'de

sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 20-02-2008, 11:42
Query Query isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Jun 2007
Mesajlar: 10
Standart Re: İslamcı Masonlar..

Bu masonluğun ne olduğunu biri basit bir şekilde açıklayabilir mi?
Araştırma yaptım ama kafam dahada karıştı. Bazıları yahudi güdümünde,siyonist gibi nitelerken bazılarıda yukarıda ki metin gibi inançlıların müslümanların da mason olduğunu söylüyor.Derken *tapınak şovelyeleri ilimunati giriyor işin içine efsane midir, günümüz masonlarıyla ilgisi var mıdır bu kavramların yoksa komplo teorisi midir?
Masonların birbirlerini kollayan insan topluluğu olmaktan öteye bir amacı var mıdır?
Ne yaparlar , niye vardırlar ?

Cahilllik kutsaldır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 20-02-2008, 13:21
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: İslamcı Masonlar..


Masonluk nedir ? Mason kime denir ?
Mesela ben bilmiyordum.Çünkü hiç merak bile etmemiştim bugüne kadar.
Hz.Google'a yazdım karşıma çıkan şu oldu :

Hür Masonluk “Yüce Varlık’a İnanç” temeli üzerine kurulu bir “Kardeşlik Kurumu”dur. Kendilerinden başlayarak bütün insanlar arasında sevginin, toleransın ve kardeşlik bağlarının kurulmasını hedefler; tüm insanların hürriyet, barış, adalet ve huzur içinde gelişmesini ve yaşamasını amaçlar.

Bu çerçevede Hür Masonluk, toplumsal değil, bireysel bir öğretidir. Üyelerini toplu ya da tek tek, bir kanaat veya fikri kabul etmeye ve açıklamaya asla zorlamaz. Her Mason, bu temel ilkeler ışığında izleyeceği yolu, kendi aklı ve vicdanıyla saptar, böylece kendi Hakikati’ni araştırır.

Hür Masonluk, üyeleri arasında din, mezhep, ırk, dil, inanç, ünvan ve makam ayırımı yapmaz. Üyelerini inançlı, hür, namuslu, şerefli, haysiyetli, aydın ve iyi ahlâklı erkekler arasından seçer. Hiçbir inanç ve ülküye bağlı olmayan septikleri, arasına kabul etmez.

Kurulduğu ilk günden bu yana insanoğlunun fikren ve ahlâken kendini geliştirmesini ve insan zekâsının hürriyetini hedefleyen Hür Masonluk, bireyin gelişmesini engelleyen batıl inançların ve kör taassubun daima karşısında olmuştur. Bu ise, insanoğlunun fikrî ve ahlâki gelişimini kendi tekeli altında tutmak isteyen bazı şahısların ve kurumların Hür Masonluğa karşı temelsiz suçlamalarda bulunmasına yol açmıştır.

Dünyada Hür Masonluk kadar eski ve önemli olup da tam ve doğru anlaşılamamış başka bir kurum yoktur. Bu, yalnız ülkemizde değil, dünyada da öyledir.

Batıl inançlara ve taassuba tutsak olmuş bazı kesimlerce Masonlara yakıştırılan suçlamalar temelsiz ithamlardır. Böylesine ithamlarda bulunanlar, asılsız bir dedikoduyu seslendirdikleri için, her şeyden önce, kendi akıl ve vicdanlarına karşı haksızlık yapmaktadırlar. Masonlar bunu böyle düşünmektedir.

İşte bu yüzden Hür Masonluk, tarih boyunca, kendine karşı yapılan hiçbir saldırıya yanıt vermemiş, kendini savunma gereği duymamıştır. Çünkü şuna inanmakta ve bilmektedir ki, kendi akıl ve vicdanıyla hareket eden her objektif insanın yapacağı en küçük bir araştırma bile, Hür Masonluğun nasıl bir kurum olduğu gerçeğini derhal ortaya çıkaracaktır. Kişi isterse bunu benimser, istemezse benimsemez. Bu onun kendi kararıdır.

Hür Masonluk gizli değil, sadece üyelerine açık, üye olmayanlara ise kapalı bir topluluktur. Gizli bir topluluk olarak addedilmesinin nedenlerinden biri, üyelerinin çok eski zamanlardan bu yana geleneksel semboller ile tanışma işaret ve sözlerini kullanmalarıdır. Oysa Hür Masonluğun ülküsü, ilkeleri ve tüzükleri sır değildir.

Hür Masonluk yasal bir topluluktur. Türkiye'de faaliyet gösteren her dernek gibi, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Derneği de Devletimizin denetimi altındadır. Üstelik Kardeşliğimiz, üyelerinin birer vatandaş olarak ülkesinin yasalarına uymasını ve vatanına sadakat ve şerefle hizmet etmesini zorunlu tutar ve bunu kutsal bir görev sayar.

Derneğimiz kamu düzenine aykırı hareketten, yüz kızartıcı bir suçtan mahkûm olan veya bir Masona yakışmayan bir yaşam tarzı sergileyen üyesini de derhal bünyesinden uzaklaştırır. Ayrıca, kendi arzu ve iradesiyle Mason olmak isteyen ve bu sıfatı kazanan herkes, istediği zaman üyelikten ayrılmakta da serbesttir.

Derneğimiz, üyelerine Mason olduklarını açıklamaları ya da gizlemeleri için baskı yapmaz. Onları kendi akıl ve vicdanlarıyla baş başa bırakır. Buna göre, her üyenin, Mason olduğunu açıklama hürriyeti ve yetkisi vardır. Ancak bir Mason, başka bir üyenin Mason olduğu yolunda bir açıklama yapma yetkisini kendinde görmez.

Hür Masonluğun kapıları, Masonluğu yaşamak isteyen iyi niyetli, inançlı, hür, namuslu, şerefli, haysiyetli, aydın, iyi ahlâklı ve dürüst insanlara açıktır.

Salih EVCİLERLİ
Büyük Üstat

http://www.mason.org.tr/index.php?op...task=view&id=1

Bu "Beyan" ,büyük üstat tarafından edilmiş bir "Beyan".
Büyük üstadın bu beyan'ı,konuya daha da vakıf olan bir arkadaş değerlendirebilirse,beyan,samimi mi yoksa maskeli mi ? biz de arada bilgilenmiş oluruz.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 20-02-2008, 19:29
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: İslamcı Masonlar..

Hür Masonluk, üyeleri arasında din, mezhep, ırk, dil, inanç, ünvan ve makam ayırımı yapmaz. Üyelerini inançlı, hür, namuslu, şerefli, haysiyetli, aydın ve iyi ahlâklı erkekler arasından seçer. Hiçbir inanç ve ülküye bağlı olmayan septikleri, arasına kabul etmez.
*Bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu.
* Bu nasil bir tarif ben anlayamadim.
* Esas merak ettigim konu, bir yardimlasma kurumu mu, yoksa belirli bir amaci olan bir teskilat mi oldugu. Tabi ki hepimizi ilglendiren masunlugun amaclari, Kendilerini nasil yanlis tanittiklarini aciklanmis, ama kendi tanimini vermemis yukardaki aciklamalar.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 20-02-2008, 20:44
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: İslamcı Masonlar..

Vartor abi, 9 dan vurmuş.

Sevgili Psikokemoterapi' ye de yazı için teşekkür ediyorum.
Birkaç cümle yazalım da kafalar karışmasın, saflar dolaşmasın

Gizli olan hiçbir şey dine ait olamaz. Dinde saklılık vardır gizlilik yoktur.
Ve bu saklılık belirli bir zaman dilimi için geçerlidir. Şimdi Masonluğun kökü neredeyse Semavi dinlerin tarihine yaklaşacak kadar eski. Masonluk hep gelişen ve ayakta kalan ahlak kuramı olarak genç kalırken, bu sırada üç din eskitmiş ve diğerine de göz dikmiştir.

--İyi de Oki, hem öyle diyorsun hem böyle arkadaş seni çözmek mümkün değil. *Hem mason olmak için önce inançlı olmak lazımmış. Madem öyle nasıl olacak inançsız birisinin mason olması.

-Çok basit, Masonların içinden inancını yitirenler yükselirken, inançlı olanlar ördek olarak kalırlar. Takiyye yapmayı öğrendiniz mi iş tamamdır. Bakın Celal Bayar'a; galip hocadan fraklı cumhurbaşkanı oldu. Ooo sürüyle örnek var aslında da; gerek yok.

--Tamam, anlamadık ama eh şöyle böyle şekillendi bir şeyler sanki zihnimizde. Ama en önde giden dini şahısların, mason olması veya olmasa dahi adının bile anılmaması gerekirken, nasıl oluyor peki.

---Bu sorunun cevabı; canım istediği zaman

--İyi o zaman madem bu kadar naneyi biliyorsun da arkadaş nasıl Müslümanım diyorsun sen hala? Sahi Oki sen müslüman mısın?

---Yeni gelen arkadaşlar olduğu için belirtmekte fayda var. Ben elhamdülliah Alah'a ne için inandığını bilen bir Müslümanım.

--Lem söyle yoksa mason musun nesin sen...

--Değilim, olmam da, ama inançsız olsaydım kesin olurdum.
--Hasssss...lem; inançsız olsaymış.

Valla, insani bütün değerlerin uygulandığı dört dörtlük toplumsal fayda için çalışan adamlar bunlar. Eğer ahlaktan başka mihenk taşınız yoksa mason olmasanız da ameliniz masonlara yarıyor çünkü. Ben hasssir olur giderim ama gerçek bu.

--Ne yapacağız peki;
--Bir mihenk taşı bulacağız önce kimse ait olmayan ve gerçekte var olan. Buna bir ad vereceğiz sonra bu adın etrafında, bireysel ahlaktan, toplumsal kuşatıcı ortak ahlaka geçeceğiz.

--Yani!!!
---Yanisi manisi yok. İyiliği kendimiz için değil, insan olduğumuz için de değil, halk olduğumuz için söke söke alacağız.

--İyi de arkadaş şimdi döndün zırt; devrimci ağzına. Hiç devrimci Müslüman olur mu?
---Bende bunu anlamıyorum, Peygamber devrim yaptı diye eleştirilirken, Müslüman nasıl devrimci olmaz. Bana bu soruyu sorarken önce bunu bir cevaplasanız. Ya peygamber sevgi adamıydı mason eğilimliydi; ya da devrimciydi kılıç ile yeni bir düzen getirdi. Birini tercih edin ne olur.

Nerde görülmüş, şeyinin keyfine yola çıkan bir insanın hareketinin 1400 sene sürdüğü. Yapmayın el insaf yav.

--Lem Oki yine yazdın, yazdın ama bir şey yazmadın. Bu da ayrı bir meziyet herhalde.
---Nazar etme ne olur; çalış seninde olur, Benim Sazanım

Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 20-02-2008, 21:14
vgm.1 vgm.1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Oct 2000
Mesajlar: 834
Standart Re: İslamcı Masonlar..

"Dinde saklılık vardır gizlilik yoktur. " Okinono

Kasap Ayvaz. Ayvaz Kasap.

Kuran apaçık değildir. Her tarafı açık olsa noolur, kapalı olsa noolur.

Çok arıyon mu bunları, marcinal oki. Birde düşünerek yazmışsındır. Bu süreci bi anlatsan.

Nitel dönüşümler, nicel dönüşümlerden üstündür.

"Nerde görülmüş, şeyinin keyfine yola çıkan bir insanın hareketinin 1400 sene sürdüğü. Yapmayın el insaf yav. " okinono

* * *200 bin yıldır dünyanın düz olduğuna inanılıyordu. Reenkarnasyondan önceki hayatında sen de buna inanan biriydin, büyük ihtimalle de engizisyondaydın. Galileo yada nasıl olurda 200bin yıl süren bir inanışı yıkabileceğini zannedersin diye çıkışıyorsundur.

* * *Sen gene bir şey dememeye bak. Sana eza etmekten hoşlansamda, sırada başkalarıda var. Ayrı tatlar, başka heyecanlar var, mutlak konusu mesela. *

* * *Tarikatları başımıza saran zahir-batın değilmidir. Bun bir araştıralım sonra hepsini toparlayıp, Mutezile den devam edelim.

* * *Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:28 .