Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-03-2008, 23:46
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

Yine bir gece gelen telgraf olayı..

TSK'nın bu akşam geç saatlerde yaptığı bir basın açıklaması gündeme bomba gibi düştü. 5 maddelik açıklamanın 3. ve 4. maddeleri şöyle:

3. * Tüm bu iyi niyet ve şeffaflığa rağmen, 04 Mart 2008 günü basın dışından Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan söylemler, ülke adına terörle mücadele eden ve şehitler veren bir kuruma haksız ve seviyesiz saldırılar olarak değerlendirilmektedir.

4. * Siyasi kişi ve kurumlarla hiçbir zaman polemiğe girmek istemeyen Türk Silahlı Kuvvetleri, 24 yıldan bu yana devam eden terörle mücadele sürecinde, ilk defa bu tür anlamsız saldırılara hedef yapılmak istenmektedir. Bu saldırılar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele azmine, hainlerden daha fazla zarar vermektedir.


Genelkurmayın 4 Mart tarihli basın açıklaması

4 Mart günü "basın dışından" yapılan açıklamalar diyerek kastedilen ise kara harekatı ile ilgili olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklaması. Peki neydi bu açıklama. *MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Genelkurmay'ın 29 Şubat tarihli açıklamada kullanılan dili eleştirmiş ve "Bu çerçevede, komuta merkezi, muhabere ve lojistik tesisi ve mürettebatı olan uçaksavar mevzii gibi terimlerin, teröristlere savaş hukuku kapsamında savaşan taraf statüsü atfedecek nitelikte olduğunu düşünmekteyiz. Düzenli bir muharip güç için kullanılması doğal olan bu nitelendirme ve atıfların, terör örgütünün hak etmediği bir imaj ve prestij kazanmasına ve kendisine büyük bir güç vehmedilmesine hizmet edebileceğinin bu kapsamda hatırda tutulması da yerinde olacaktır" demişti.

Devlet Bahçeli'nin 4 Mart konuşması

Bahçeli'nin eleştirisinin nedeni olan Genelkurmay açıklamasında şöyle deniyordu:

Harekat süresince bölgedeki 60 hedef grubuna (272 hedef) hava taarruzu icra edilmiş; ayrıca Kara Kuvvetleri ateş destek vasıtaları tarafından 517 adet muhtelif hedef ateş altına alınmıştır.

* * * * Harekatın başından itibaren, manevra birlikleri ve uçaklar tarafından 126 mağara, 290 barınak ve sığınak, 12 komuta merkezi, 11 muhabere tesisi, 6 eğitim tesisi, 23 lojistik tesis, 18 ulaştırma tesisi, 40 hafif silah mevzii ve 59 uçaksavar mevzii kısmen ya da tamamen tahrip edilmiştir.



Genelkurmayın 29 Şubat tarihli açıklaması

Genelkurmay "4 Mart tarihli" ve "basın dışından" dediğine göre sadece MHP'yi kastediyor olmalı. Aslında 2 Mart'ta da Deniz Baykal bazı eleştiriler yapmıştı. Onu da kısaca aktarayım. Deniz Baykal aslında TSK'yı çok daha yumuşak bir dille eleştirmişti. *Kara operasyonunu bir ameliyata benzeterek ve dikkatsiz yada acemice yapılan yapılan ameliyatlarda hastanın içinde makas, sargı bezi falan bırakılmasını ima ederek "içerde parça bırakıldı" demişti.
Baykal'ın 4 Mart açıklaması

Evet şimdi "Siyasal Çözüm"e karşı olanlar birbirlerine saldırıyorlar. Hem de oldukça ağır bir dille. Hainlik giderek herkesi kapsar hale geldi. Diyalog dilini yoketmenin ve sadece hainler, satılmışlar vb. diliyle konuşmanın varacağı yer neresi olacak bakalım.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-03-2008, 00:01
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

Bu *mesele gittikçe Kürt Meselesi olmaktan çıkyor ve bir Türk Meselesi haline geliyor. Gerçekten de bu ülkeye ve bu topraklar içerisinde yaşayan halka yazık oluyor.

* * Artık insanlar ogullarını savaşa yollamamayı tartışıyorlar. Mehmetler askere aglayarak gidiyor. Geçen asalım keselim diyen iki arkadaşıma sordum, oglumu askere göndermem dedi ikisi de. Yalnız biri oglumu göndermem kendim giderim dedi.

* * *Önümüzdeki günler çok şeylere gebe. Aklı selimin galip gelmesi umuduyla.

* * * saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05-03-2008, 00:49
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

TSK kara harekatı yapmakla hata etmiştir.
Karakışın ortasında, bu olumsuz koşullarda verilen harekat iznini uygun zamanda kullanmak üzere kabullenmeli ya da reddetmeliydi.
Doğrusu, mevsimi ne olursa olsun bir kara harekatının (savaşa gider gibi) yapılmamasıdır.

Dünyayı ayağa kaldıran bir harekat, böylesi basit sonuçlar ve eldeler için olmamalı.
Herhalde TSK da bu eldeleri sağlayacak bir sonuç amaçlayarak başlamamıştır harekata.
Harekat sürerken hedefler de halka basın yoluyla iletilmiştir. Terör örgütünün belini kırmak!
Örgütü bitirmek mümkün olmasa da ağır bir darbe vurmak!

Şok eden bir erken dönüş kararı halkı hayal kırıklığına uğratmıştır.
Üstelik de ABD'nin harekata son verilmesini istediği günün ertesinde.

Halkın gözünde ABD bağımlılığı tescil edilmiştir bu kararla.
Ve asıl önemlisi aylardır kuşku ile baktığı Genelkurmay hakkındaki karamsarlığı artmıştır.

Eleştiriler yerinde ve haklıdır. Tepkiler doğaldır. Daha önce Ordu'ya destek verenlerin eleştirilmesi gereken noktada yaptıkları bu eleştiri objektifliklerini göstermektedir. Demek ki bağnaz bir ordu savunuculuğu söz konusu değilmiş. Gerektiğinde ordu da eleştirilebilirmiş.

Farzedelim ki gerçekten Genelkurmay harekatı bitirme kararı almıştı ve o sıra ABD'nin "harekatı bitirin" talebi geldi.
Genelkurmay'ın bir yanlış anlaşılmayı önlemek açısından bitirme kararı aldığı harekatı 3-5 gün daha sürdürmesi gerekirdi.
Ya da "kısa süre izafidir. 1 günde olabilir, 1 yılda" konuşmasını yaptığı gün bitirme kararını zaten verdiklerini açıklamalıydı. "Açıklanırsa, dönüşte tuzak kurarlarmış" palavrasını çocuklar dahi yutmuyor. O gün reddedilen savunma bakanının ardından akşam devreye Bush girip te her ne söylediyse ani dönüş kararı alınmıştır. Bush'a verilen olumlu yanıtın haberi de Irak'a ve Roj tv'ye ulaşmış, insanlar geri dönüş haberini bunlardan duymuştur.

Benim gözümde artık Büyükanıt, Çiller döneminin Doğan Güreş'ini andırmaktadır.
Genelkurmay ise, İsmail Hakkı Karadayı öncesi yapıyı.
Karadayı dönemi ile başlayan bağımsızlıkçı, anti-emperyalist ve yurtsever çizgi değişimi ve "Mustafa Kemal'in askerleri" ne dönüşüm, şimdi geri dönüşe geçmiştir.

Evet, önümüzdeki günler çok şeylere gebe.
Ama aklıselim mi galip gelir, aklıevvel mi bilinmez..
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 05-03-2008, 02:43
metalheart
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

ülke dört bir yandan amerikan emperyalizminin esiri olmuşken .....

kimsenin etkilenmemesi mümkün değildir...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05-03-2008, 03:42
Safirat Safirat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Feb 2008
Mesajlar: 51
Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

İnsanların komplo teorilerinden başka bir şeye inanmaması ne kadar tuhaf. Acaba bu insani bir durumu mu? Bir insani zaaf mı?

Arkadaşlar harekat önceden nasıl planlandıysa öyle bitirilmiştir.
Amerika'lıların açıklamaları sadece kendi karizmalarını kurtarmaya dönük diplomatik kurnazlıktır.
Eğer bir kaç gün daha uzasa belki de binlerce askerimiz donarak şehit düşecekti.
O zaman bunun hesabı kime sorulacaktı?
O zaman da hesap sorulmayacak mıydı?
Problem nedir?
Tatminsizlik mi yoksa TSK ile dalga geçmenin verdiği dayanılmaz tatmin duygusu mu?

Hadi tescilli Pkk sempatizanı TSK düşmanlarını anlıyorum da kendisine Kemalist diyenlere ne oluyor?

Evet, bence bugünlerde sorulması gereken en önemli soru da budur.
Kemalistlere, milliyetçilere, vatanseverlere ne oluyor?
Pkk ile aynı tonda TSK aleyhtarlığı yapmak kime hizmet etmektir?

Ayrıca bir not daha: Bizim "Kürt sorunu" adıyla maruf bir sorunumuz yoktur. Sadece bazı Kürtlerin sorun olduğunu ve bunu da onların anladığı dilden çözdüğümüzü söyleyebiliriz.

Diyalog yolu da teröristlere kapalıdır. Terörsitler görüldüğü yerde kafası ezilecek olan insanlardır. Hatta insan bile değillerdir, katil sürüleridir. Katiller ile dialog olmaz.
Katilin katli vaciptir.

Bebek katillerine övgüler düzenler bize İNSANLIK adına hiç bir şey öğretemezler.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 05-03-2008, 03:53
Safirat Safirat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Feb 2008
Mesajlar: 51
Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

Genelkurmay'ın bir yanlış anlaşılmayı önlemek açısından bitirme kararı aldığı harekatı 3-5 gün daha sürdürmesi gerekirdi
Mesela bu cümle bile ne kadar basit analizlerin yapıldığının en tipik kanıtıdır.
3-5 gün daha diyor arkadaşımız.

Ne kadar kolay sıcacık sobanın başında otururken bunu söylemek değil mi?
Peki, sadece 1 gün uzadığında bile binlerce askerin kitlesel olarak soğuktan donarak ölebileceğini bilmiyor musunuz siz? Üstelik teröristlerle de sıcak temas kesilmiş iken.
(Son günden önce 7 son gün ise sadece 3 terörist öldürüldü. Bu bile sıcak temasın kesildiğinin en basit kanıtı dışarıdan bakanlar için)

O zaman da askerleri soğuktan donarak öldürdü diyerek Genelkurmayı eleştirmeyecek miydiniz?
Gerçekten bunlar ard niyetli yaklaşımlar. Çünkü bir insanın bu kadar basit yaşamsal realiteleri değerlendiremeyecek, göremeycek kadar bilgisiz olması beklenen bir durum değildir.

Komplo teorilerinde uzmanlaşmak basit realitelerin gözden kaçmasına neden olabiliyormuş demek ki.

Bebek katillerine övgüler düzenler bize İNSANLIK adına hiç bir şey öğretemezler.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 06-03-2008, 20:25
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

Nereden nereye..
Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı, Türkiye'nin genelkurmay başkanından randevu alıp görüşebilmek için ABD savunma bakan yardımcısına aracı olması için ricada bulunuyordu.

http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=42534

Bugün gelinen noktada ise muhalefete karşı başbakanı savunmak Genelkurmay'a düştü.
Başbakan o mektubu nedeniyle vatan hainliğiyle suçlanıyordu.
Şimdi ise muhalefet sınır ötesi harekatla ilgili eleştirileri nedeniyle benzer suçlamayla karşı karşıya.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10-03-2008, 03:57
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

Saygideger arkadaslar;

Ulkemizi,toplumumuzu,uniter yapimizi,birlik ve beraberligimizi,bolunmez butunlugumuzu v.s. butun bunlari kim koruyacak?

Hemen akla gelen ilk cevap;iktidar ve onun hukumeti ve devleti yonetimi.Peki basarabiliyormu?Eger kendi oz dusuncesi olmayan koltuk ve ekonomik cikar pesinde kosan ustelik amerikan idealizmi direktifiyle ic ve dis politika izleyen bir iktidar ve yonetimikoruyacak diyorsaniz,eyvallah.Yok hayir diyorsaniz,

O zaman TSK mi koruyacak 84 yilda uc darbe uygulayip ulkeyi her defasinda en az 30 yil geriye ceken TSK hic hesaba almadigi demokrasiyi simdi hesaba aliyor olmaliki hic ses-soluk yok,eger TSK koruyacak diyorsaniz,eyvallah.Yok, o da korumuyor diyorsaniz,

Aydinlarimiz veya muhalefet bizi koruyacak,muhalefet sikayetten elestiriden baska ya iktidara destek veriyor ya sessiz kaliyor.Ne kendine ait bir acilimi bir gorusu halka sunacagi bir plani var.Muhalefet koruyacak diyorsaniz,eyvallah.Yok,hayir diyorsaniz.Bugunun aydinlari kendi derdine dusmus kendilerini savunmak kollamakla mesgul,hangisi halka bir yol gosteriyor,bilgi veriyor ,onunu aciyor,bilinclendiriyor-istisnalar kaideyi bozmaz-.Eger gunumuz aydinlari koruyacak diyorsaniz eyvallah,yok hayir diyorsaniz geriye ne kaldi,peki.

GERIYE BIZ KALDIK,BIZIYINE BIZ KURTARACAGIZ O YUZDEN KURTARILMAYI BEKLEMEYI BIRAKIP KENDI KENDIMIZI ORTAK BIR NOKTADA BIRLESEREK KURTARMAYA BAKALIM.IS BASA DUSTU ARKADASLAR,BUNUN BILINCINDE OLALIM VE ARAMIZDAKI KUTUPLASMAYI BIRAKIP TURKIYENIN SELAMETI ICIN ORTAK BIR NOKTADA BIRLESELIM.TEK KURTULUSUMUZ BU.BIZI BIZDEN BASKASI BOZAMAYACAGI GIBI;YINE BIZI BIZDEN BASKASI KURTARAMAZ.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 10-03-2008, 18:40
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

Ne Oluyor - Ahmet Altan


En kuvvetli üç müttefik birbirlerine girdiler.

MHP, CHP, ordu, karşılıklı çok sert “muhtıralar” yayınlayarak birbirlerini hırpalıyorlar.

Benim kanaatim, bu savaştan MHP kazançlı çıkar, CHP ile ordu kaybeder.

Geçen yıl 27 Nisan’da ordu kendi gücünün abartarak yapmaması gerek bir şey yaptı.

Kalktı hiç üstüne vazife olmadığı halde hükümete “muhtıra” verdi.

Tayip Erdoğan, o muhtıraya karşı dik durdu.

Ve, seçimlerde oyları topladı.

Halk, ordunun tavrından hoşlanmamıştı.

O kavgada orduyu destekler gibi duran iki “merkez sağ” parti, ANAP ile DYP, siyaset sahnesinden silinip gittiler.

Olup biteni en iyi değerlendiren parti MHP oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de, türban kavgasında da ordudan uzak durdu.

Kuzey Irak’a yapılan son kara operasyonunun “tuhaf” bir şekilde bitmesi üzerine de orduya karşı sert bir saldırıya geçti.

Bu çıkışıyla hem Amerika’ya karşı olan ulusalcıların desteğini alıyor, hem ordunun fazlasıyla baskıcı tavrından hoşlanmayan muhafazakârları yanına çekiyor.

Orgeneral Büyükanıt’ın bu ağustosta emekli olacak olması da bu çatışmanın MHP açısından maliyetini azaltıyor.

Bu arada, AKP’yi de ordunun yanına koyup ona da vuruyor.

Her taraftan kazanıyor.

CHP ise kaybediyor.

Çünkü CHP, gerek cumhurbaşkanlığı meselesinde, gerek türban konusunda, gerekse darbeciliğe göz kırpan “laikçi” tavrında geniş kitlelerle bir işbirliğine gidemediğinden hep ordunun desteğini arayan bir parti.

Taraftarları da, muhayyel bir şeriat tehlikesine karşı ordunun siyasetin içinde güçlü bir biçimde bulunmasını isteyen kesimler.

Orduyu siyasetin içinden çekerseniz “CHP politikası” diye bir politika kalmaz ortada.

Gerek “367” saçmalığında, gerekse türban kavgasında CHP hep “orduyu” bir tehdit aracı olarak kullanmış, bütün stratejisini bunun üzerine yerleştirmiş bir parti.

Orduyla kapıştığında kendisi siyasetsiz kalıyor.

Ama böyle bir kavgaya girmezse ve Kürt meselesi “siyasetle” çözülürse bu sefer de, bütün siyasetini “siyasetsizlik” üzerine kuran CHP’nin varoluş nedeni ortadan kayboluyor.

CHP ne yapsa bu çıkmazdan kurtulamayacak gibi gözüküyor.

Bu ikilemden kurtulabilmek için kendisine ordu içinden “dost” bir cunta bulması gerekiyor ki böyle bir gelişmeye de dünya konjonktürü izin vermiyor.

Ordu ise bu kavgayla birlikte taa İttihatçılardan bu yana devam eden “dokunulmazlık” imajını kaybediyor.

27 Nisan’dan bu yana süren siyasetteki gerilemesi hızlanıyor.

E-muhtıra karşısında seçim sonuçlarıyla aldığı yenilgi, arkasından Gabar’daki hesabı verilememiş pusu, ardından Dağlıca baskınıyla ilgili soru işaretleri, son olarak da bu kara operasyonunun bitme tarzını izah edememesi orduyu “ülkenin tartışılmaz tek hâkimi” konumundan indiriyor.

“Ben kimseye hesap vermem,” rahatlığı sona eriyor.

Bir daha eski yerine gelmesi de imkânsız gözüküyor.

Çünkü artık bu çağda, üstelik de Avrupa’yla bu kadar yakınlaşan bir ülkede “ordu iktidarının” sürmesi mümkün değil.

Ordunun arka arkaya bu kadar çok darbe yemesi, hırpalanması da gelişmeleri kavramadığı için eski alışkanlıklarıyla davranmaya çalışmasından kaynaklanıyor.

Aslında “özleri” bir olan bu üç demokrasi karşıtı kurumun çatışması son tahlilde gene demokrasiye hizmet ediyor.

Birincisi, ordu bir demokraside ordunun olması gereken konuma itiliyor.

İkincisi, CHP her türlü demokratik gelişmeye karşı elinde tuttuğu ordu kartını elinden düşürüyor.

Üçüncüsü, MHP bu kavgadan kazançlı çıkarken, aslında karşı olduğu demokratik mücadelenin bir parçası haline gelerek kendi “antidemokratik” ideolojisiyle çelişiyor… Siyaseten kazançlı çıkabilmek için “demokrasi karşıtlığının” en kuvvetli kalesini yıkmak zorunda kalarak kendisini de müttefiksiz bırakıyor…

Bütün bu kavgalar, Türkiye’nin “siyasetsiz” bir dönemden “siyasetli” bir döneme geçişinin işaretleri gibi gözüküyor bana.

“Siyasi çözümlere” karşı çıkanlar ya güçlerini yitirerek siyasetin dışında kalıyorlar ya da MHP gibi “siyasetin” bir parçası haline geliyorlar.

Önümüzde açılan yeni dönemde sorunlara “siyasi” çözümlerin aranacağını, tartışmaların siyaset içinde kalacağını sanıyorum.

Bu gelişmeyi engelleyebilmek için “demokrasi karşıtlarından” son bir saldırı gelebilir mi?

Şu sırada bunu aklından geçirenler vardır herhalde.

Ama böyle bir plan ne akla, ne zamana, ne dünyadaki gelişmelere uygun.

Aklından geçiren pişman olur.

Sanırım, bundan sonra Türkiye’de “siyasetin dışına” çıkılmasına pek izin verilmeyecek.

Siz bence kendinizi siyasi çözümlere hazırlayın.

Taraf Gazetesi, 6 Mart Perşembe

http://www.gazetem.net/aaltanyazi.asp?yaziid=333

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 10-03-2008, 20:21
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart Re: TSK: TSK'ya eleştiriler hainlerden fazla zarar veriyor

Oyun içinde oyun başladı!

Son olaylarda Türk Ordusunun, Kara-Hava Harekâtı, başarılı olsa da, şehit ve gaziler verilmesinden başka, milletçe yara aldığımız ortada... İletişim, halkla ilişkiler hataları yüzünden, “aksi tesadüf” *kamuoyuna, yeterince anlatılmadı, şüpheler, yanlış intibalar uyandırdı,
Bu izlenimlerin başında, arkasında Genelkurmayın asla alet olamayacağı ABD ile *“mutabakat” oyunları varmış şüphesi var!
Bu şüphelerin başında, Washington’da ABD Başkanı Bush ve T.C. Başkanı Gül ve daha önce Başbakan Erdoğan arasındaki, *“arka sıvazlamalı” *bir uzlaşma olduğu var! Kısacası sanki ABD, Gül ve Erdoğan’a, *“Size hava ve kara harekâtı için mahdut zamanlı ve kapsamlı, icazet ve istihbarat verelim... Ama bu harekât ’siyasi -barışçı çözümün’yolunu açsın.” demişler! *Sonraki gelişmeler; Talabani’nin Ankara’ya, davet edilmesi ve *“Barış Şartlarının” *bızim aydınların desteği ile dikte edilmesi, bu izlenimleri teyit ediyor. Kamuoyunda, hatta ılımlı çevrelerde, *“Kısır döngüyü kırmak lazım” *baskıları ivme kazanıyor! Bu konuda, “barışçı çözüm” *ilke olarak tamam da, şimdi iş pazarlığa ve sonunda eşkıya ile müzakerelere kalacak... T.C. ne kadar bedel ödeyecek! Zaten iş bu safhaya gelince, bölücülükle mücadele tavsamış demektir! Talabani’nin Ankara’ya davet edilmesi ardından onun *“şartı” olarak Barzani’nin de gelmesi ilk tavsama işaretleri. Talabani *“PKK ile mücadele edecegiz” *der, Barzani de belki diyecek, ama sonunda “Canım, artık PKK siyası parti oldu” *diyecekler. Ekıyayı terk etmeleri mümkün değil! *
Ve Amerika’da, dünyada *Kürt lobisi faaliyette; PKK’yı terörist değil *“özgürlük savaşçıları”, hatta *“barış gönüllüleri” *olarak kabul ettirmek için... Bakın, şimdi, bızim aydınların ve bir kısım medyanın görmezlikten gelecekleri bir röportaj yayınlandı Washington Post gazetesinde. Joshua Parlow adlı muhabir daha önce meslektaşları Ahmet Altan ve Yasemin Çongar şürekâsı gibi Kandil dağlarına, eşkıyanın inine gitmiş... Yazının başlığı yeter; *“Bir Askerler Derneği”... Terörist eşkıya PKK, oluverdi sanki *“Barış Derneği”.. Yazının içinde eşkıya Bahoz Erdal meydan okuyor ve açıkça diyor ki; *“(harekâtta) Türk ordusu başarılı olmadı. Topraklarımızı işgal edemedi. Üslerimizin bir tanesini dahi ele geçiremedi... Onlar saldırınca biz onları vurduk, kamp yaptıklarında gene vurduk... Geri çekilirlerken gene vurduk” ... Bu sözler boş propaganda olabilir ama muhabir; “Günlük harekât başladığı yerde bitti. ’Gerillalar’, binlerce kilometrelik dağlık arazinin mutlak hâkimleri” neticesine varmış. Yani başladığımız yere mi döndük şimdi, *yoksa *“barışçı çözüm” *sürecine mi zorlandık! Ben, yara aldığımıza yanmam, şimdi fare ve sincapların karşımıza geçmiş; *“Türk ordusu dediğiniz bu muydu” *demelerine ve Ordunun siyasette gerekli etkisini gene *“tartışmaya” *açmalarına yanıyorum! Ahmet İnsel *“Komutanlar AKP’yi (artık) kabul etmek zorunda kaldılar... AKP ile Genelkurmay arasında bir paslaşma var” *diyor! *Ben Ordunun AKP yörüngesine girdiğine, girebileceğine, asla ihtimal veremem, ama uyandırılan intiba, “maalesef” öyle!
Bunun karşısında PKK’ya karşı milli ortak mücadele, “aksi tesadüflerin” oluşturduğu, yanlış intibalardan ve gene maalesef, Yaşar Büyükanıt Paşa ile Baykal arasında yanlış anlaşılmalardan ve maksatlarını aşan sözlerden dolayı hasara uğradı! Hem de en fazla milli birliğe ihtiyacımız olduğu şu bağlamda. Şu sırada kazançlı taraf Ordu ve Milliyetçilik düşmanları ve bölücüler! Hasar “kontrolünün” ve “kriz yönetiminin” zamanıdır... Milli Birlik zamanıdır.




Orta direk *
Türk Ordusu bu ülkenin, bu milletin, bu Cumhuriyetin temel taşıdır. “Orta direğidir” *binayı tutan “kolondur”... Bunlar yıkılırsa çatı hepimizin başına çöker! Genelkurmay, Komutanlar demokratik rejimlerde elbette eleştirilebilir. Ama gene demokrasi icabı Ordunun görevi, kamuoyunu tatmin etmektir. Ancak orduya garez olmak, hınç bağlamak ve fırsattan istifade, yıkıcı eleştirilerle gücünü kırmak doğru mudur?
Tehlike o kadar sinsi ve büyük ki bu süreçte, sloganı *“Türkiye Türklerindir” olan Hürriyet gazetesinin başı Ertuğrul Özkök, DTP’nin ve AB’nin istedikleri, “Eyalet Sistemi” de “tartışılmalı” diyor...
Turgut Özakman’ın, Çanakkale Zaferi konusundaki muhteşem eseri “Diriliş” yayınlandı... “Çılgın Türkler” şimdi kendi öz güçleriyle “dirilecekler” mi?
*Her tehdit ve tehlike karşısında, Mustafa Kemal’e sığınıyoruz... O’nu çok yorduk! O, Büyük Nutuk’unda, engin vizyonuyla, *“ilerde dahi, ahval ve şerait, umumi vaziyet” *diyor. İşte o gün, “ilerde dahi” dediği gün, şimdi ve “ahval ve şerait, umumi vaziyet” *bu!

Altemur Kılıç *Yeni Çağ *10.03.2008

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:37 .