
09-03-2008, 01:33
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
Saygideger arkadaslar;
Evrensel ve tarihsel anlamda toplumlarin tarihine bakildiginda;ilk ortaya atilan konu tanri konusu olmustur.Bu konunun tartismasina girmeyecegim.
Daha sonra sinifli topluma gecisle birlikte din olgusu olusmus dini sistemler topluma yerlestirilmistir.14 uncu yuzyila kadar dini toplumlar uzerinde zorunlu bir sistemli baski olusturmustur.14 uncu yuzyildan Fransa ihtilaline kadar olan surecte toplum ve fertleri cesitli cikislarla dinin hakimiyetine muhalefet olmuslardir.17 inci yuzyildaki (Ingiltere ic savasi da buna dahildir.)Fransa ihtilali ile birlikte dinin toplum uzerindeki baskisina karsi olarak hem laiklik(devletin din kurumlarindan bagimsizlasmasi ve toplum uzerindeki dini zorunlulugun ortadan kaldirilmasi) hemde sekuler(dini goruste mevcut olan oteki dunya,ahret,cennet,cehennem v.s nin,kisacasi oteki dunyanin ortadan kaldirilip dunyeviligi one surmek) anlayis ve Darwin’in ortaya attigi dine karsi cikan koken farki ve dinsizlik hatta tanrisizlik anlamindaki ateism anlayisi.Fransa ihtilalinin digger getirdigi (ingiltere ic savasininda etkisinde kalarak)anlayis milliyet,millet ve milliyetcilik anlayisidir.Bu anlayistir ki Balkan topraklarini Osmanlilardan koparmistir.
Burada bir parentez acip kendimi bir MILLI KOKENI OLMAYAN OSMANLI TORUNU VE ANADOLU COCUGU OLARAK TANITMAK ISTIYORUM.Bana gore tum anvatanda balkanlarda rumelide ve orta dogudaki her toplum kendisini ister turk ister kurt ister ermeni ister yunanli ister irakli ister bulgar ister alevi ister sunni ister sii ister yahudi ister hristiyan nasil tanimlarsa tanimlasin butun bu farkli tanimlamalarin osmanli torunu tanimlamasi oldugu kanaatindeyim(dunya miliyetcilikle 18inci yuzyilda tanistigi icin osmanli oncesine gitmeye gerek gormedim).Bu arada bir parantez daha acip ermeni konusuna deginmek istiyorum.Osmanlilar son donemlerde Balkanlardaki topraklarini kaybederken kaybettigi topraklar savaslarini ayni kurtulus savasinda oldugu gibi milliyetci temelde vermislerdir.Ermeni meselesini bu cercevede algilamak gerekir.O zamanki Rusya’ninda verdigi milliyetci bilincle ermenilerde ayni yunanlilar,makedonyalilar,bulgarlar gibi anadolu da Ermeni bagimsizligi icin savas vermislerdir.Ama tarih oyle veya boyle onlara yunan ve bulgarlara sagladigi gibi anadoluda ki bu bagimsizligi saglamamistir.
Tekrar felsefe ve tarihe donersek; bilindigi gibi evrensel anlamda toplumsal ayrimciligin en genisini ve sonuncusunu Marxism ortaya atmistir.Genel tanimlamayla emek-sermaye,burjuvazi(ki fransa ihtilaliyle olusmus kole sahiplerinin feudal bey ve agalarin yerini almistir)-isci sinifi(bunuda eski koleler daha sonrada yasama ve gecim icin calismak zorunda olan kendisine taninan ve “layik”gorulen Ekonomi, yasal haklar ve ozgurluklerle yasayan kesim.)
Daha sonraki felsefi gelisme ise ayrimciligin dusuncedeki en genisini ve sonuncusunu ortaya atan Frederic Nietze ve onun felsefesi NIHILISM dir.Iste bu felsefe evrensel temelde bilinen ahlaki,dini,sosyal,ideolojik,geleneksel,etiksel,mi lli,hukuki, v.s. hicbir alginin ve toplumu sekillendiren konseptlerin ortak herkesin hemfikir oldugu bir DOGRULUK ve GERCEKLIK temelinin olmadigini ortaya atmistir.Bu dunyada once dusuncede ve sonrada toplumda yer etmis,yavas yavas hakkin,hukukun,adaletin ve buna benzer toplumlari yonlendiren ve yoneten temelleri rafa kaldirmis,GUC ve GUCLU OLMA herseyin ve her dusunce ve pratigin temeli olmustur.Yine nihilizmin bir gorusu olan overman toplumlara hizli bir sekilde yayilmis ve yoneten ve yonlendiren olmustur.Overman her bireyin olmak istedigi her guce ve beceriye sahip hayali ve doga ustu gercek disi yaratiklardir(ki bu yaratiklara Nietze olmasi gereken birey demistir.) Ornekmi! superman,spiderman,batman,harry potter,ve daha bilinen bilinmiyen sinema cizgi fim karakterleri.Nietze’nin yarattigi sadece bu degildir.Serial killerlar(Bir biri arkasina cinayet isleyen kisi) insani hice sayan ve kendi dogrusu ve inanci icin acimasizca yok eden kuruluslar orgutler ve bunlarin kullandigi bireyler nihilizmin bir urunudur.
Bugun evrensel anlamda dunyada bir AMERIKAN IDEALIZMI vardir.Bu ideoloji hem marxizmi hemde nihilizmi birlestirerek dunyaya meydan okumakta,”erkeksen gucun kuvvetin varsa karsima cik bana meydan oku aksi taktirde sus otur ve bana destek ol benim dediklerimi yap,yapmazsan sonun olur.”Ideolojisini savunmaktadir.Hatirlarsak marxismin Lenin adina ortaya attigi “ulkelerin kendi kaderlerini kendilerinin tayin hakki”amerikan idealizmi eliyle degistirilerek”senin kaderini tayin etmeni neden bekliyeyim seni en iyi en dogru ben dusunurum ozaman senin kaderini ben tayin etme hakkina sahibim” anlayisi ekonomik guclenmeyi de getireceginden once Afganistan’in daha sonar da Irak’in durumudur.Gelecekteki kisa veya uzun donemli planlarinda kimbilir daha hangi ulke ve toplumlarin kaderlerinin tayin hakki yer almaktadir.Amerikan idealizminin temeli BIREYCI dogruya guce ve bu dogru ve gucun yonetip yonlendirdigi herturlu kulaga hos gelen cazip olan ama aldatici ve teslim alici ideolojinin evrensel temelde orgutlenisidir.
Turkiye ozeline gelirsek; osmanli aliskanligindan kalma ve yer etmis aliskanlik hukum surmektedir.Yani BIREY YOKTUR ve YETISTIRILMEMEKTEDIR.bu su demektir;vatandas acisindan”vardir bir bildikleri,gelen agamiz giden pasamiz,benim bunlara aklim ermez,ben buyuklerimin dedigini yapar onlarin yaptiklarini uygularim.Devlete buyuklere karsi gelinmez,sen kizsin sacin uzun aklin kisa,ben senin abinim,amcanim,babanim,amirinim,buyugunum v.s bana karsi gelme,biz boyle yetistik boyle gorduk,eski koye yeni adet mi getiriyorsun.ve benzeri dusunceler aslinda ata sozlerine bakildiginda bu dusunceler butun ciplakligiyla ortaya cikar.
Iste boyle bir topllumda,tore cinayetleri vardir.Kadinlar ikinci sinif vatandas muamelesi gorur.NE kimse demokrasiyle,laiklikle,yani kisacasi yoneten ve yonlendirenlerin konusuyla ilgilenir,ne de bireysel hak ve ozgurluklerini savunurlar yada savunacak kuruluslari olustururlar.yonetilirler yonlendirilirler ve da ta birey olana ve bireysel bilince erisene kadar kaygi ofke tasirlar.O zaman gorev bireyi ve bireysel hak ve ozgurlukleri ogreten bu bilinci yerlestirecek sistemi ve ust yapiyi kurmak,devlet eliyle vatandas yetistirmeye son vermektir.
Buradaki en buyuk tehlike amerikan idealizmi tuzagina dusmemektir.Yani bireyin birey bilincini bireycilige,bireyci bilence tasimamaktir ki bu insanligin sonudur.
Benim felsefeme gelince;American idealizmi bireyci aklin son cirpinislaridir.Sonunda hem kendini hem insanligi yok edecektir.Bence akil iflas etmistir.Dolayisiyla aklin urunu olan her turlu ayrimcilik veya ayri olani gale almama da iflas etmistir.Ya bu iflasa her birey ve toplumlar katilacak yada aklin disinda baska bir konsepti kendilerine rehber edinecektir.
Iste bana gore bu yeni rehber VICDAN(bu bizim anladigimiz gibi duygusal anlamda degil)ve madem hala akil ve onun ayrimciligi mevcud ozaman ikinci rehber de SAYGI dir(Bu da bizim anladigimiz anlamdaki “buyuge v.s. saygi”degil)
Genelde vicdan hem kendine hemde baskasina her turlu anlamda zarar vermemek demektir.Saygi ise farkin farkina varmak yani hem farki ayirmamak hemde gale almamazlik etmemek demektir.Tabi bu kisaca anlatilacak ve algilanabilecek bir konu degildir.Herseyden once birey olmayi basarmisligi ve obilinci geri donulemeyecek olcude almis olmayi icerir.Cozum bireyin birey bilincini aklina teslim edip bireyciligin her turlu ayrimciligina yol acmadan birey bilincini aklin ayrimciligi yerine vicdanin saygisina ve butunlugune donusturmektir.Iste amerikan idealizmine ve onun bireyci aklin her turlu getirdigi ayrimciligina karsi koyabilecek bireyi bireyci olmadan insanlastirabilecek cozum budur.Turkiye de ufak tefek vakalar gorulsede Turkiye henuz birey ve toplum olarak nihilism felsefesiyle tanismamis veyonetilip yonlendirilmemistir.nihilizme en guzel ornek Hitler,Mussolini,ve en son George Bush’dur.Her turlu terrorism mafia iliskileri,bireylerin eline silah alip baskalarini taramasi,toplumlarin gercekleri burakipta hayali kahramanlari ornek almasi,Harry potter kitabinin ve filminin dunya rekoru kirmasi hep nihilizmin urunudur.Umarim birileri Turkiye ve icinde yasayanlarini bu beladan korur.Aksi taktirde Turkiyenin gelecegi amerikan idealizminin cizdigi kadere mahkum edilecektir.Bu da inanin hic kimsenin beklemedigi ve istemedigi bir sonuc olacaktir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-03-2008, 04:28
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Feb 2008
Mesajlar: 208
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
İnsanlık tarihinin başlangıcındaki kanlı kavgaların sonunda köle ve efendi ayrımı ortaya çıktı.İşte bence tarih ister birey,ister toplum ya da uluslararası sistemler düzeyinde olsun,bu çelişkinin giderilme çabasıdır.Peki böylece ne oldu?Bu mücadeleyi kazanma gayesinde ortaya din çıktı,sanat çıktı,bilim çıktı,ulus ve ulusçuluk vs. vs. çıktı.Bildiğim tek gerçeklik önlenemez bir güç mücadelesinin olduğudur ve Amerikan idealizmi de,Sovyet komünizmi de ne iddia ederse etsin,sadece bu kavgayı yansıtır.Her ikisi de ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını tanımamış,tarih bizde bitiyor mantığıyla sözde onun akışına hız kazandırmaya çalışmışlardır.İşte burada nihilizmi devreye sokabiliriz sanırım.Nihetchze bu ufuksuzluğun farkına varmıştı ve bu tarihsel akışı anlamlandıracak bir durumun olamayacağına.''Evrensel insan'',çeşitli milliyetlerin osmanlı torunu şeklinde tanımlanabileceğinden bahsetmiş ve kendisini öyle tanımlamış.Ama maalesef tarihin geri döndürülemez bir özelliği vardır.İnsanlar yapay da olsa milliyetçilik ,din vb. kazanımlarını üzerlerinden atamazlar.Farzedelim ki 3. bir dünya savaşı çıktı ve dünyadaki bütün ibadethaneler altyapılarıyla beraber çöktü.(Savaş ta dini farklılıklar yüzünden çıkmış olsun).İnsanların zihninde bu farklılıklar mevcut olduğu için,her ne kadar rasyonel düşünenler çıkacaksa da,insanların birçoğu yeniden ibadethane yapımına yönelecektir.Bu davranış,o davranışa yönelmeyenleri de tetikleyecek ve doğacak rekabet eski düzeni geri getirecektir.Dolayısıyla aklın ayrımcılığın iflas etmesi için ''evrensel insan''ın dediği gibi aklın iflas etmesi gerekir.Böyle olursa yazının başında başlattığım ''mücadele tarihi ''son bulabilir.İnsanların toplum için(ki bu durum kendi yararlarınadır ve bencillik ortadan kalkmıştır)yaşadıkları bir dünya kurulabilirdi bu durumda.Ama ben bu kadar iyimser değilim,artık insanlık tarihi başlamıştır ve sonsuz çatışmalarla kendini ilerletmektedir.Böyle olmalı demiyorum,Darwin de böyle olsun dememişti,sadece varolanı gözlemlemişti.herkese mutluluklar
|

09-03-2008, 05:15
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
Saygideger mutluluk35;
INSAN TARIHI BIREYIN BIR FELSEFI GERCEK OLUP HERSEYI SORGULAYIP-NEDENLEMESIYLE BASLAMISTIR.Tabi burda Darwin'in rolu buyuktur,cunku bireyci akilcilik tarihinde ilk defa dinsel-tanrisal teklige bir acilim getirmistir.Bura da onemli olan bireyin nihilizmin aklina uyup bireyci olmamasi ve bireysel kalmasidir.Bireysel kalanda kendi bireysel hak ve ozgurluklerini koruyup,baskasinin hak ve ozgurluklerine mudahele etmeyen saygi algisini korursa ve kendini birey ayrilmisligina dusunce de iten tum ayrimciliklarindan arinirsa iste o zaman insan butunune ulasir,bu benim felsefemde bireyin ozune donme-insan olma-devrimi ve bunu kendi kendine verme savasidir.Bu tip bireylerin cogalmasi ve yoneten yonlendiren kadrolarina gelmesi dunya da bir acilim saglayacaktir,ama once bireyci akilcilik felsefesinin ben temelli ve baskasini hice sayan dusunce yapisina sapmamasi veya sapmis sa bundan kurtulmasi gerekir.Bu ayni zamanda psikolojinin de sonu ve iflasi olacaktir.Insanin psikolojiye ihtiyaci yoktur.Burada bireysel akil degil;bireyci akilcilik iflas edecek ve akil bireyi insan yapma temelinde yonlenecektir.Insanlik tanimi yazimi okumanizi oneririm.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-03-2008, 19:20
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
sayın evrensel insan, Güncel Politika başlığında bana verdiğiniz yanıtta, bu yazınızla durumu açıkladığınızı söylemişsiniz. Ama bu yazıda da ben bir açıklık değil giderek karışan bir durum görüyorum. Orda şunu söylemiştim. "Doğu vicdanı", "özbenlik" gibi kavramlar tek başlarına bir açıklık taşımazlar. Siz bu kavramları siyasal düzlemde kullanıyorsunuz, bu yüzden de açıklamanız gerekir. Şimdi de bir "kimlik" kavramı geliştirmeye çalışıyorsunuz. "Osmanlı" diye bir kimlik bu. Belki 85 yıl önce işe yarardı, ama köprülerin altından çok sular aktı ve Osmanlı kimliği artık kimseye, hiçbirşey ifade etmiyor. Bu yüzden de bu kimlik genellikle milliyetçi yada islamcı ideolojilerle desteklenerek güçlendiriliyor.
Daha önce dediğim gibi Nihilizm ne ABD'nin felsefesidir ne de batı dünyasının değerler sisteminin temelidir. Darwin de bir din yaratmış değildir. Bunları nerden çıkarıyorsunuz, anlayamıyorum. Bir başka yazınızda da Nihilizm'in Marksizm-Leninizm'in devamı olduğunu iddia ediyordunuz. Burda da bunu sürdürüyorsunuz. Halbuki Nihilizm bir değerler sistemi kabul etmemek demektir. Halbuki Marksizm-Leninizm'de bir değerler sistemi vardır. Üstelik oldukça köklü bir değer sistemidir bu. Dinler eşitlik ve adalet sistemini öteki dünyaya ötelerken Marksizm bunu bugünün dünyasında yapmak gibi bir iddia ile çıkmıştır. Bu iddianın kendisi bile bir değerler sistemine yaslandığını gösteriyor. Marksizm'in değerler sisteminden yoksunluğunu bazı islamcılar iddia ederler. Tanrıtanımaz bir ideoloji olduğu için böyle düşünürler, çünkü tek değerler sistemi dinsel inançlarda olur. Bu anlayış Türkiye'de de uzun zaman varlığını sürdürdü. Bugün yanlış olduğu artık kabul ediliyor. Zaten güçlü etik değerleri olmayan bir akımın bu kadar kök salması düşünülemezdi.
Aslında Faşizm'i Nihilizm'le eşleştirmeniz de bence yanlış. Nihilizm bir değer yitimi, tüm değerlerin reddi olduğuna göre faşizmin bir değerler sisteminin olmaması gerekir. Halbuki faşizmde de bir değer sistemi vardır. Hitlere göre Alman ulusu üstün bir ulustu. Onun egemenliği sayesinde dünya kurtuluşa ulaşacaktı. Bugün bize akıldışı gelse de, her faşistin oldukça güçlü bir inanç duygusu vardır. Bunu bugünün Türkiye'sinde de görebilirsiniz aslında. Faşist olmadıklarını iddia eden, gerçekte herşeyiyle bir bir ırkçı düşünce yapısında olan bir sürü grup ve insan bir değerler sisteminin peşinde koşmaktadır. Büyük bir inançla ideolojilerini anlatıp duruyorlar.
Nietzche'nin faşizme düşünsel öncülük ettiği düşüncesi bence tam anlamıyla doğru değildir. Felsefiş açıdan bağdaşmayan birçok yanları vardır. Ancak her ideoloji bir başkasından bazı parçaları alıp monte edebilir. Faşizm de Nietzche'nin bazı argümanlarını alıp kullanmıştır.
Kendi görüşünüz olarak ise aklın iflas etiğini, buna karşı da artık toplumların akıl dışında bir başka *konsepti kendilerine rehber almaları gerektiğini söylüyorsunuz. Bence önce içinde yaşadığımız tabloyu yanlış çiziyorsunuz, sonra da burdan aklın iflas ettiği sonucunu çıkarıyorsunuz. Burdan da sanırım kolaylıkla akıldışı bir konsepte ulaşacağız. Ama aslında zaten bu konsepte gelene kadar ne yazık ki aklın yolunu izlediğimiz söylenemez.
|

09-03-2008, 19:48
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
Bireyleşme konusunda da bir iki şey yazmak istiyorum. Ortaçağ dünyasında birey kavramı önem taşımıyordu. Geçerli olan dinsel yapıydı ve bu tanrısal gücün karşısında bireyin hiç bir anlamı ve önemi bulunmuyordu. Bireyin önemi 13. yüzyıldan başlayarak gelişen hümanist ve aydınlanmacı akımlarla keşfedildi. Doğal olarak bu akımlar ilk çatışma alanı olarak karşılarında dini buldular. Başlangıçta dinsel yapının içinden gelişen ve "birey"i öne çıkaran yaklaşımlar giderek laik-seküler bir kimlik kazanmaya başladı. Bu gayet doğaldı, çünkü "bireyleşme"nin önündeki engel dindi. Birey düşüncesi aynı zamanda gelişen bilimsel yaklaşımlarla da güçlenmeye başladı. Bireyin karşısındaki dinsel tabuların gücü bilimsel buluşlarla kırılmaya başladı. Bu çatışma ilk olarak Darwin'le başlamadı. Darwin'den çok daha önce gökbilim alanındaki gelişmeler bir bilim-din çatışmasına tanıklık etmemizi sağladı. Bu çatışmada insan aklı ile tanrısal vahiyler karşı karşıya geldiler ve ilk raundu insan aklı kazandı. Bruno, Galileo, Kopernik, Kepler gibi isimler aydınlanmacıların öne çıkarmaya çalıştığı "insan aklı"nın ve "bireyin değeri"nin bilimsel alandaki temsilcileri haline geldiler. Kendilerinin böyle bilinçli bir yaklaşımları olsa da olmasa da gelişme böyle oldu.
Darwin'in ve Mendelyev'in bilimsel keşifleri ise bir başka alanda akıl-vahiy çatışmasını gündeme getirdi. Darwin, sizin dediğiniz gibi bir din kurmadı. Sadece aklın ve bireyin öne çıkmaya başladığı dönemin bir başka etkin bilim adamıydı. Tespitleri vahiycileri köşeye sıkıştırdığı için ona karşı saldırılar başladı.
Görüldüğü gibi bireyleşme dediğiniz şey aslında aydınlanma sürecinin bir ürünüdür ve dinsel dogmalar karşı verilen savaş sayesinde gerçekleşmiştir. Bu akıl ve aydınlanma süreci o kadar büyük bir etkiye sahip oldu ki artık yeni kurulan devletler bunu kuruluş felsefesi olarak kabul ettiler. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesinde de akıl ve aydınlanmanın yatıyor olması şaşırtıcı değildir. Tanrısal kurallar reddedilmiş ve insan aklı, onun adaleti, hukuku ilke olarak kabul edilmiştir.
Fransız devriminin sloganları olan eşitlik, adalet, özgürlük hala evrensel değerler olmayı sürdürüyorlar. Bunlara vicdan ve saygının eklenmesine bir diyeceğim yok. Hatta başka değerler de eklenebilir buna. Ancak bütün bu sürecin insan aklı ve onun bilinçli edimleri sayesinde sağlanmış olduğunu gözönünde tutmak koşuluyla.
|

09-03-2008, 20:19
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
ilk ortaya atilan konu tanri konusu olmustur.... *Daha sonra sinifli topluma gecisle birlikte din olgusu olusmus dini sistemler topluma yerlestirilmistir
* *sayın evrensel-insan
* *öncelikle burada bir yanlış anlaşılma var. Bu yanlış anlaşılma ise sadece sizin hatanız degil pek çok arkadaş da aynı hatanın içerisinde. Dinleri reddetmek tek başına yeterli olamıyor. Öyle ya da böyle o dinlerin bir türlü etkisinde kalıyoruz, özellikle de tanrı düşüncesinden bir türlü kurtulamıyoruz. Sanki başlangıçtan beri bir tanrı düşüncesi varmış zannediyoruz. Halbuki toplumların tarihi bunun tam aksini bize kanıtlıyor. Öncelikle Vikipedia dan dinin bir tanımını alalım :
Din, genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki öğeler taşıyan, çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar bütününe verilen isim veya tanımdır.
* * * * Bu tanım gördügünüz gibi bir tanrı içermiyor. Tanrısız inanç sistemleri olabilecegi gibi çok tanrılı inanç sistemleri de mevcuttur. Dolayısıyla tanrıyı dinden evvele yerleştirmek dogru degildir.
* * * * *Kutsal kitaplarda bize vaaz edilen başlangıçta bir tanrının oldugu şeklindedir ve bu düşünceden kendimizi kurtaramıyoruz. İnsanlıgın en ilkek inanç biçimi totemizm dir. Totemin ise tanrı ile bir alakası yoktur. Totem tüm kabilenin koruyucusu ve bir nalamda da ortaklıgıdır. Dogadır, doga ile içiçeliktir. Ortaklaşmacı bir topluma da böyle bir ortaklaşmacı inanç biçimi uygun düşer.
* * * * *Tanrı ise sınıflı toplumun ürünüdür. Şayet varlık bilinci belirlyor ise insanların tanrı fikrine ulaşabilmeleri için önlerinde bir protitipin olması gerekiyordu. Bu ise sınıflaşma ile birlikte tüm toprakların, mülkiyetin sahibi konumunadogru evrilen ve bu mülkiyet ilişkisi yüzünden mutlak iktidarı elinde tutabilen, ceza ve mükafat verebilen kabile şefi idi. Zaten ilk tanrılar da insandı. Büyüden dine geçiş aşamasında insanlar dogaya etki edebilme gücünü ve yetkisini tanrı krallara verdiler. O insanlar dogaya etki edebildikleri düşünüldügünden, ya da güçleri herşeye yetebildigi düşünüldügünden tapıma ugradılar ve tanrı oldular.
* * * * * Daha sonra ise muhtelif sebepler yüzünden tanrı soyuta gitti ve tek tanrı dogdu. Bu her kabilede farklı isimle anıldı. Yehova, Mitra, Allah gibi. Ancak evrimin başlangıcındaki bir insanın soyut düşünebildigini umamayız. Tanrıyı yaratabilmeleri için öncelikle soyut düşünebilmeleri gerekiyordu. Bunun tek şartı ise kol ile kafa emeginin ayrışması idi.
* * * * * Bu konuya güncel politika forumunda demokrasi ve komünizm başlıgında deginmeye çalışıyoruz. Diger yazdıgınız konuları daha sonra ele alabilmek ümidiyle bu yanılgıya parmak basmak istedim.
* * * * *saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

09-03-2008, 23:17
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
Saygideger arkadaslar;
Yazilarimin okunmasi ve tartisma yaratmasi beni ziyadesiyle memnun ediyor.Benim felsefem evrensel ve ulkemiz bazinda sorunlari tamamen bir resim olarak ortaya koymak ve gorunmesini saglamak benim yazilarim,benim goruslerimi degil;tum ayrilmislik yapisinin ayrimcilik temelindeki sorunun ne oldugunu ortaya koyuyor.ben kimlik sorunu vardir demiyorum sorunlardan da birinin kimlik sorunu oldugunu gosteriyorum.Benim yazilarim benim kisisel gorusumu degil,felsefemin sorunu resmiyle ortaya koyusudurSORUN-COZUM ILISKISI,SORUNLAR GORULEBILDIGI,ALGILANABILDIGI OLCUDE COZULUR.Ben bu resmi ortaya koyarken,kendi dusuncem ve algim temelinde ortaya koyuyorum,tabi ki kimlik bir kisinin dusuncesinde sorun olarak gorulmezse,sorun olarak algilanmaz.Ayrica benim kullandigim tum kavramlarin tek bir amaci var o da kavramlarin,ayrilmislik temelli ayrimciliga hizmet yerine;tum insanligi kucaklayan birlestirici ve butunleyici temelde vicdan da bu temelde kullanilmistir.
Tarih gelistikce ve toplumlar ilerledikce insan ve insanlik geriye gitmektedir,yani ters orantilidir.Bu temelde dogu toplumlari,bati toplumlarina nazaran gelismislik temelinde daha geride kaldiklarindan,insan ve onun insanlik yapisina daha yakinlardir.Benim yazilarim herkesimi ve herseyi icerdigi icin siyasi olamaz,cunku siyaset ayrilmisligin ayrimcilik temelinde bir taraf veya kesim gorusudur.Butunu icermez.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

14-04-2008, 03:42
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
Saygideger dilaver ;
Benim tanri konusunda ne dusundugum ve insanligin sorunu "Tanri nedir,kimdir"yazimda-ki bu yaziyi ben siteye uye olmadan once yazmistim-acik bir sekilde anlatiliyor.Okursan sevinirim.
http://www.turandursun.com/modules.p...ewtopic&t=7921
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

17-04-2008, 01:22
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Aug 2006
Bulunduğu yer: Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
Mesajlar: 1.692
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
Sayin Evrensel İnsan
Dediniz ki:
* * * * * * Bugun evrensel anlamda dunyada bir AMERIKAN IDEALIZMI vardir.Bu ideoloji hem marxizmi hemde nihilizmi birlestirerek dunyaya meydan okumakta,”erkeksen gucun kuvvetin varsa karsima cik bana meydan oku aksi taktirde sus otur ve bana destek ol benim dediklerimi yap,yapmazsan sonun olur.”Ideolojisini savunmaktadir
Soylermisiniz bugunun Amerikasi ile gecmisin Osmanlisi arasinda ne fark var?
Bedenimin her zerresi Anadoludur. Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
|

17-04-2008, 02:39
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Re: Simdiki zamanin,gecmisi ve gelecegi
Saygideger walla;
En buyuk fark aklin bilinc farki.Osmanlilar duygusal akla,amerikan idealizmi bireyci akilciliga sahip.Yani amerikan idealizmi ben kokenli aklin gelecegi enson nokta.Bu son noktanin en ayrimci temsilcisi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:04 .
|