sevgili sargon
* *öncelikle ilkel insanların tanrı fikrine sahip olmadıklarını savunuyorum ama bir inaca mutlaka sahiptiler ve bunun ismine din denilebilir ve diyoruz. Bu din ise totemizmdi.
* *Şimdi olguyu baştan alalım. İnsanlıgın ortak atadan evrimini kabul ediyorsak insanların hayvansı bir dönemi olması gerkiyor. Bu dönemde insanlar düşünemz ama düşüncenin ilk nüvelerini elde etmeye başlarlar. İnsanlık geliştikçe ki bu düşüncenin gelişimidir ilk düşünceleri somutdur. Düşüncenin gelişimi ise konuşmaya baglıdır. Konuşmadan kavramları yerlerine oturtabilmek mümkün degildir. O halde ilk düşünce biçiminin somut olması gerekiyor.
* * Varlık düşünceyi belirliyorsa eger, insanlar varlıgı algılamadan düşünce üretemezler. O yüzden ilk düşünce biçimi somuttır ve soyutu içermez. Bu yüzden en ilkel avusturalyalı kabilelerin dillerinde yuvarlak, sert gibi kavramlar yoktur. Bu kavramları işaret edebilmek ve belirtebilmek için yuvarlak ya da serti gösterebilecek maddeleri işaret ederek onlara atfen betimleme yaparlar. Yeni dogan bir çocugun düşünce biçimi ile eilkel düşünce biçimlerini kıyaslayabilmek mümkündür. Elbette *ebeveyn ve toplum etkisi ile çocuk çok daha çabuk soyutu ögrenirse de ilkellerin bunu algılamasının çok uzuzn süre sürdügünü düşünmemeiz için bir sebep yoktur. Çocuk hazıra konar ilkeller ise bu süreci yaşayıp inşa etmek zorundadırlar.
* * *Kramerin araştırmalarının tamamının neolitige ait oldugunu düşünüyorum. Tarım zamanıdır ve tarim kültünü içerir. Tüm eski Mısır ve Sümeri ele alanların ortak yanılgısı medeniyeti ve dini gelişimleri bu medeniyetlerle açıklama çabasında yatmaktadır. Halbuki 196. 000 senelik homo sapiensin bundan evvelki 190 bin senelik bir dönemi vardır ve bu dönem de avcı ve toplayıcılıkla geçmiştir.
* * * Göbeklitepe kazılarını tartışmıştık. Bu kazılarda ortaya çıkan hep yabani hayvan figürleridir ve yabani totemlerdir. Totem ise kabilenin ortak atasıdır, ortak ruhudur. Sümerler buna Me derler, Mısırlılar *ise Ka, malenezya Hawai de adı Mana dır, Çin de ayrı bir şey. Fakat hepsinin ortak kökeni tüm canlılarda ortak olan bir töz olmasıdır. Ölümsüzdür, atadan toruna geçer. Bu yüzden de ilkeller ölümden korkmazlar. Ekonomik hayat avcılıga dayandıgı için korkusuzluk ve rekabet esastır. Kendilerine yaşam saglayan bitki ya da hayvanla kendilerini özdeşleştirmişlerdir ve bunun ismi ise totem olmuştur.
* * * Totem hem kutsaldır, hem de tabudur. Ancak toteme etki edilebilir, ortak ruha söz geçirilebilir. Buna ise büyü diyoruz. Totemizmde etkili olan dinden ziyade büyü olmuştur. Bir kutsaldan medet ummanın yerine doga üstüne etki edebilme vardır. Bu yüzden Çinde yagmur büyüsü olarak kkutsal ejderha dolaştırılır, yagmur yagdırması için ayinler yapılır, göge sular atılır. Şayet üçüncü günün sonunda yagmur yagmazsa totem olan ejderha bir temiz dayak yer.
* * * *Afrikada yerliler rüzgarı engellemek için ipler gererler ve onlara mızraklarla saldırırlar. İlkellerde dogayı etkileyeceklerine dair inanç vardır ve bu büyü ile temsil edilir.
* * * *Süreç içerisinde senin başarı ile ifade ettigin erginlik törenleri ve inisiye törenleri gizli kült törenleri haline geldi ve sırlarla dolduruldu. Bu tanrıların ortaya çıkışındaki ilk aşamadır. İlkel nüyünün dogayı degiştirme çabası daha sonra bilime yol açtı ve onun önceli oldu. İlkel büyünün mistik ve törensel kısmı ise dinlerin habercisi oldu.
* * * Gizli ritüel törenlerinin oluşumu aslında sınıflaşma ile de paralel gider. Sınıflara ayrılmamış hiç bir toplumda tanrıyı bulamayız, totem vardır. Tanrıyı buldugumuz her yerde ise bir şefe, tanrının prototipi olan bir mutlak iradeye rastlarız. Zaten tanrı kavramının önseli de tanrı krallardır. Önce insanlar tanrılaştırımış daha sonra da bu tanrı soyuta dönmüş ve ismi Yahve, Zeus, Allah olmuştur.
* * * İnsanların maddeci olmadıgını kabul eden bir zihniyet idealizme düşmüştür ve hala tanrının insanların beyninde baştan beri varoldugunun etkisinden kurtulamamıştır. Bu sorunun cevabuıçok açıktır. Madde mi bilinci, bilinç mi maddeyi belirler. Şayet madde yani varlık bilinci belirliyorsa insanların tanrıyı yaratmadan evvel prototipini gözlemeleri gerekir. Yok tanrı fikri baştan beri varsa ve maddeyi belirliyorsa o zaman yapılacak şey hatim indirmektir. *
* * *Dinlerin degil ama tanrı ve tanrıların sınıflı toplumlarla oluştugunu iddia ediyorum. Din ise bir inaçlar bütünüdür. Toplumu ayakta tutan gelenekler bütünüdür. Din ile tanrıyı birbirinden ayırmak gerekiyor.
* * *saygılarımla