
15-04-2008, 18:52
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Bilim ve Ütopya Dergisi
Sevgili Forum Üyeleri,
Dinlerden özgürlüğü, bilimsel çerçevede savunduğumuz için bilimsel bilgi, araştırma ve yorumlara ulaşabilmemiz ve onlardan yeteri kadar istifade etmemiz gerekmektedir.
Dörtbir yanımızın tarikat ağları ve yayınlarıyla çevrildiği günümüz Türkiye'sinde bu bilgilere ulaşmanın zorluğunun bilincindeyiz. Bilimi yok sayamayacağını anlayan din, artık tezlerini bilim gibi sunma gayreti içerisindedir.
Bu sebepten ötürü, sitemizin tavsiye ettiği iki bilimsel dergiden biri olan Bilim ve Ütopya'nın okunması ve okutulması bize, ülkemizde ciddi bir açık olan bilimsel kültürü yaşatma şansı verecektir.
http://bilimutopya.com.tr/taslak/ind...tpage&Itemid=1
Bilim ve Ütopya dergisinin içeriği
* ** Bilim ve Ütopya dergisi her ay bir konuyu odak noktasına alarak kapak dosyası olarak belirler ve derinlemesine işler.
* ** Bu kapak dosyası güncel bir konu olabileceği gibi (Kuş gribi, Sars vs) daha genel (enerji, bilim tarihi, felsefe, siyaset bilimi, sosyoloji, fizik, kimya, biyoloji, vb) içerikli de olabilir.
* ** Dergimizde kitap tanıtımları için tam dört ayrı bölüm vardır. Birincisi; Arkeoloji sabit bölümümüzün içinde “Arkeo Kitap” bölümümüz, ikincisi daha güncel yayınların tanıtıldığı “Kitap Kurdu”, üçüncü bölümümüz artık kitapçı raflarında bulunmayan bilim kitaplarımızın yer aldığı “Sahaf” ve dördüncü olarak a bir kitabın derinlemesine eleştirel bir tutumla tanıtıldığı “Kitap / Eleştiri” bölümümüz.
* ** Yine her ay meraklıları için ödüllü olan “bulmaca”mız ve Çetin Ceviz Problemleri" adlı köşelerimiz mevcuttur.
* ** Bilimsel anlamda ufuk turu olarak kabul edebileceğimiz “Bilim ve Teknoloji Güncesi” adlı sayfalarımızda ülkemizde ve dünyada son bir ayda yapılan buluşlar, icatlar yer almaktadır.
* ** “Bilim Tarihinde Bu Ay” köşemiz kendine has üslubuyla bilim tarihimizdeki bir gelişmeyi yıl konu ederek anlatmaktadır.
* ** “Satranç” ve “Matematiğin B&Ü'sü” köşelerimiz okurlarımızın beğeniyle izledikleri ve gelişmeleri farklı bakış açısından değerlendirme şansı buldukları iki ayrı köşemizdir.
* ** Forum sayfalarımızda okur görüşlerimize ve son bir ay içinde yapılan bilimsel etkinliklerin değerlendirilmesine yer vermekteyiz.
* ** Arkeoloji sayfalarımız, ülkemizin bir açık hava müzesi olmasından kaynaklanan bir köşemizdir. Geçmişe Arkeoloji, Bilim Tarihi ve daha pek çok disiplinin ortaklığında yaklaşan bu sayfalarımız dergimizin en çok takip edilen sayfaları içindedir.
* ** Çeşitli zamanlarda yayınladığımız “İz Bırakanlar” köşemiz bize bilim tarihimiz hakkında bir hafıza tazelemenin yanında edebi bir lezzeti de tattırmaktadır.
Bilim ve Ütopya Dergisi Abonelik İşlemleri
S.S Ütopya Kooperatifi
Türkiye İş Bankası
Beyoğlu Şubesi
1022 0778251
Abonelik Bedelleri
6 Aylık (Türkiye) * 30 YTL
1 yıllık *(Türkiye) * 60 YTL
1 Yıllık (Avrupa ve Ortadoğu) *50 €
1 Yıllık (ABD ve Uzakdoğu) *100 $
Adres:
İstiklal Caddesi, Deva Çıkmazı, No: 7/2 Galatasaray-Beyoğlu / İstanbul
Telefon:
(0.212) 244 23 61
(0.212) 244 23 72
E posta:
posta@bilimutopya.com.tr
Aydınlık Günlere...
Saygılar
|

15-04-2008, 19:00
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Re: Bilim ve Ütopya Dergisi
Bilim ve Ütopya'nın Nisan Sayısı Çıktı.
Türkiye'nin enerji politikaları
Haluk DURAL
Kimya Yüksek Mühendisi
İşçi Partisi Ulusal Strateji Merkezi - USMER Yürütme Kurulu Üyesi
Günümüz Türkiyesi’nde enerji politikaları tartışmaları, genel olarak 1980 sonrasında Özal tarafından başlatılan, o tarihten beri tüm iktidarlarca sürdürülen ve ABD kaynaklı IMF dayatmalarıyla şekillendirilen serbest piyasa ekonomisi kalıpları arasına sıkıştırılmaktadır.
Enerji üretimindeki kaynak ve yöntem tartışmaları, ABD’nin dayattığı enerji özelleştirmelerinin perde arkasındaki emperyalist politikalar irdelenmeksizin çevre, alternatif enerjiler ve enerji tasarrufu gibi ikincil öneme sahip alanlara kaydırılarak, enerji piyasasında yaratılmış olan kaotik ortamın sınırları içinde çözüm üretmekten uzaklaşmaktadır.
Toprak enerjili ısı pompası sistemleri
Prof. Dr. Rasim KARABACAK
Arş. Gör. Şengül GÜVEN ACAR
Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü
Ülkemizi yönetenler kirletmeyen ve doğa dostu olan enerji projelerine sübvanse edici yasal uygulamalar sağlayabilirlerse, enerji maliyeti düşecek, dışa bağımlılık önlenecek ve fosil yakıtlardan kaynaklanan çevre kirliliği oluşumu azaltılarak, küresel ısınmanın önüne de geçilmiş olacaktır.
Güneş Hidrojen hibrid enerji üretim sistemi
Doç. Dr. Harun Kemal ÖZTÜRK
Doç. Dr. Olcay Ersel CANYURT
Araş. Gör. Ahmet YILANCI
Araş. Gör.Engin ÇETİN
Araş. Gör.Sinan KIVRAK
Pamukkale Üniversitesi Temiz Enerji Evi
Sanayileşme, artan nüfus, konfor anlayışının değişmesi ve gelişmesi, genç nüfusun yoğunluğu gibi birçok parametre, hem dünyada hem de Türkiye’de enerji tüketimini artırmaktadır. Enerjide artan talebi yerli kaynaklarla karşılayamadığı için, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı her geçen gün artmaktadır.
Genetik Algoritma Araştırma Tekniği ile ihtiyaçların belirlenmesi
Doç. Dr. O. Ersel CANYURT
Doç. Dr. Harun Kemal ÖZTÜRK
Pamukkale Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi
Enerji planlama, enerji üretimi ve tüketiminde karşılaşılan problemler, mühendisler ve bilim adamları tarafından günümüzde yaygın olarak en çok tartışılan konu olmaya devam etmektedir. Uygulama alanlarında yapılabilecek iyi bir modelleme, planlamalar ve oluşturulacak politikalar için çok faydalı katkılarda bulunabilmektedir.
Yenilenebilir enerji kaynakları
Doç. Dr. Tanay Sıdkı UYAR
TÜRÇEP Türkiye Çevre Platformu koordinatörü
Marmara Üniversitesi öğretim üyesi
EUROSOLAR - Avrupa Yenilenebilir Enerjiler Birliği başkan yardımcısı
Ekolojik denge için kaynakların yenilenebilir olması gerekiyordu. Bir şeyin sürekliliği, sürdürülebilir olduğunu göstermiyordu. Sürdürülebilirlik, bütün açısından ancak yenilenebilir olursa mümkündü. Bu nedenle enerji sistemlerinin sürdürülebilir, enerji kaynaklarının yenilenebilir olması gerekiyor.
Ayrıca;
* *
* ** Yenilenebilir enerji kaynağı olarak ormanlar
* ** Türbanı ve simge özelliği taşıyan giysileri tanıyalım
* ** Darwin'in evrim kuramı ve Tanzimata etkileri
* ** Niyazi Berkes'te toprak reformu
* ** Oyalı, hayvancılıkta rekor verimler elde etmeyi sağlayabilir mi?
* ** Fizikte yeni bir çağ açan buluş: Kuantum Kuramı (5)
* ** Evren kuram ve modelleri
|

02-06-2008, 06:11
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Bilim ve Ütopya'nın Mayıs Sayısı
21. yüzyılda ulusal ve aydınlanmacı sosyoloji
Dr. Mehmet Devrim TOPSES
Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
Sosyolojinin genel amacı, toplumsal sorunları saptamak ve bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmektir. Ortaya çıktığı tarihsel koşullar bunu göstermektedir. Sosyolojiyi Batı Avrupa’da ortaya çıkaran temel neden, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da yaşanan hızlı sosyal değişim sürecinin yarattığı toplumsal sarsıntılara çözümler üretme çabasıdır. Feodal imparatorluklar yıkılmakta, ülkeler siyasal birliklerini tamamlayarak merkezi ulus devletlere dönüşmektedirler. Sosyoloji, söz konusu büyük toplumsal dönüşümlerin yarattığı sosyal içerikli sorunlarla ilgilenecek bir bilime duyulan ihtiyacın bir ürünü olarak doğar.
Aynı süreç Türkiye için de geçerlidir. Türkiye’de sosyolojinin kurumsallaşması ve gelişmeye başlaması 20. yüzyılın hemen başına denk gelir. Çünkü bu dönem, Türk toplumunun bir millet olma sürecinin başlangıcıdır.
Batıda sosyolojinin sonu ve Türk Sosyolojisinin ufukları
Prof. Dr Ertan EĞRİBEL
İstanbul Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü
Yrd. Doç. Dr Ufuk ÖZCAN
İstanbul Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü
Son dönemde genel olarak bilime ve bilim anlayışına belli eleştiriler yöneltilmektedir. Bu eleştiriler özellikle XIX. yüzyılda köklenen modern bilim anlayışına odaklanmıştır. Modern bilim anlayışının otoriter, mutlak, standartlaştırıcı, cinsiyetçi, diğer bilgi biçimlerini dışlayıcı olduğu vurgulanarak bilim ve bilim açıklamaları üzerine kuşkular getirilmektedir. Giderek bu eleştiriler bilim karşıtı bir tutuma dönüşmektedir. Bilime yönelik bu eleştirilerden yola çıkılarak varılan diğer bir sonuç da bütünsel dünya görüşlerinin, toplumun, toplumsalın reddedilmesidir.
İçtimai aynalarda bir temaşa-i ilmiye
Dursun AYAN
Sosyolog
Kıyısından kulağından, nereden bakılırsa bakılsın iki yüz yıldan fazladır sosyoloji adı/kavramı dünya gündemine düşmüş bulunuyor. Türklerin bu kavramla/meslekle tanışmaları ise hatırı sayılır bir durumda. Dünyada sosyolojiyi ikinci veya üçüncü olarak üniversite eğitim programına alan bir duyarlılık. Sosyoloji, göçebe Türkün (!) pek çok Avrupalıdan önce sahiplendiği bir disiplindir. Zaman zaman bazı üniversitelerde zayıflayıp güçlense de bu bayrağı taşıyanların sosyolojik işlevi sosyoloji kadar önemli görünmekte. Hatta şimdilerde dünyayı kurtaracağı söylenen sivil toplum hareketi çerçevesinde bakılırsa, adını Türkiye’nin kaderinde etkin olan İttihat ve Terakki gibi bir örgüte esinletecek kadar da erken benimsenmiş bir sivil toplum hareketi. İttihat ve Terakki, hani Comte’un düzen ve ilerleme (progress en ordre) diye şekillendirdiği ilkenin Osmanlı düzeninde ve dönemindeki ifadesidir.
Türkiyede sosyoloji ve sosyoloji eğitimi üzerine düşünceler
Yrd. Doç. Dr. Halim ÇAVUŞOĞLU
Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
Türkiye’de üniversitelerdeki “sosyoloji” bölümlerinin eğitim-öğretim proglamları Türkiye’yi, özel olarak Cumhuriyet’i, çevre ülkelerdeki Türk toplulukları olarak “soydaşlar”ı, Türk cumhuriyetlerini, komşu ve bölge ülkeleri ve toplumları ile dünyayı gören ve kapsayan dersler, seminerler ve “zorunlu” kuramsal-uygulamalı araştırmalarla
donatılmak durumundadır.
Türkiyede sosyoloji - ihtiyaçlar ve cevaplar
Yrd. Doç. Dr. Yıldız AKPOLAT
Atatürk Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü
Giriş
Sosyolojinin kurumsal kronolojisi 1887’de Durkheim’ın Bordeaux Üniversitesi’nde, Fransız Devrimi’nin ardından henüz gerçekleşemeyen bir ideali, yani devlete laik bir ahlak anlayışı ile bağlı vatandaşlar yetiştirmek üzere, öğretmen adaylarına pedagoji dersleri vermesi ile başlar. Bu derslerde Durkheim, doktora tez konusu olan toplumsal dayanışma’yı(1893) anlatacağını beyan etmiştir (Tiryakian, 1997; 201-203). Daha sonra ise Durkheim, dünyada ilk sosyal bilim (sosyoloji) kürsüsünü 1897’de Bordeaux Üniversitesi’nde kurmuş ve 1902 yılında Sorbonne Üniversitesi’nde ahlaki eğitim kürsüsüne geçmiştir.
Daha Fazla...
* Yaşadığımız dünya, ülkemiz ve kitle iletişim araçları
* Reyting, temsil, halka istediğini verme, oto denetim ve RTÜK
* Yeni nesil metal katalizörler
* CHOMSKY: Dev küçük adam
* Hollanda'nın uyuşturucuya bakışı ve esrar ekonomisi üzerine
* Coğrafya, Darwin ve insanın evrimi
* Düşünce ve eylemde tarih bilinci ile tarih bilimi
Konu imhotep tarafından (27-07-2008 Saat 18:13 ) değiştirilmiştir.
|

27-07-2008, 06:23
|
|
|
1.Dinlerden özgürlüğü, bilimsel çerçevede savunduğumuz için bilimsel bilgi, araştırma ve yorumlara ulaşabilmemiz ve onlardan yeteri kadar istifade etmemiz gerekmektedir.
2.Dörtbir yanımızın tarikat ağları ve yayınlarıyla çevrildiği günümüz Türkiye'sinde bu bilgilere ulaşmanın zorluğunun bilincindeyiz. Bilimi yok sayamayacağını anlayan din, artık tezlerini bilim gibi sunma gayreti içerisindedir.
3.Bu sebepten ötürü, sitemizin tavsiye ettiği iki bilimsel dergiden biri olan Bilim ve Ütopya'nın okunması ve okutulması bize, ülkemizde ciddi bir açık olan bilimsel kültürü yaşatma şansı verecektir.
1ve 2. maddede olabildiğine haklısın ama 3. maddeyi sen düşün imo?
reklammı?korkumu?çıkarmı?tavsiyemi?
eğer işin ucunda par varsa söyle her sitede bende derginin reklamını yapayım ?
banane senin i.partisi derginden görüşlerimiz belli yere kadar aynı diye i.p limi olayım bende?
yazarları arkadaşım diye hemi diyeyim tüm saçmalıklara?
Konu kaancan tarafından (27-07-2008 Saat 06:27 ) değiştirilmiştir.
|

27-07-2008, 06:29
|
|
|
sevgili imo her akademisyen he demez atatürk bile olsa yanlışa yanlış derdi bunu untma sana karşı değilim benim düşmanlığım de-empozisyona 
basitçe herkeş kendine güsel
Konu kaancan tarafından (27-07-2008 Saat 06:31 ) değiştirilmiştir.
|

27-07-2008, 18:05
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Sevgili kaancan,
Kimse sana İP'li ol demiyor. Bunu benim söylediğimi ima etmeye çalışıyorsan bunun için başta benim İP'li olmam gerekir. Ama değilim pek muhterem forumdaşım.
Bak ben ne demişim?
sitemizin tavsiye ettiği iki bilimsel dergiden biri olan Bilim ve Ütopya'nın okunması ve okutulması demişim değil mi?
Peki neden bunun altında siyasi bir şeyler arıyorsun?
Yoksa bütün site İP'li mi?
Bilim ve Gelecek dergisi de sitemizin tavsiye ettiği bir dergidir. Dilersen onu da al. Dilemezsen ikisini de alma. Bu başlık bir tavsiye başlığıdır. Kimse bana bunun için para vermiyor. Aynı şekilde Dilaver'e de kimse Bilim ve Gelecek başlığı için para vermiyor. Ama sen istersen yine de bu dergilerle reklam için anlaşmalar yapabilirsin elbet.
Saygılar
|

27-07-2008, 18:12
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Bilim ve Ütopya'nın Haziran Sayısı
Moleküler veriler ışığında insanın evrimi
Prof. Dr. Fevzi BARDAKÇI
Adnan Menderes Üniversitesi, Biyoloji Bölümü
Prof. Dr. Battal ÇIPLAK
Akdeniz Üniversitesi, Biyoloji Bölümü
İki farklı canlıda aynı veya benzer bir özelliğin oluşumu, her ikisinde de aynı veya benzer DNA dizisinin bulunmasını gerektirir. İki ayrı canlıda 100 amino asitten oluşan bir proteinin oluşması, en az 3x100=300 bazlık aynı bir DNA dizisinin bulunmasını gerektirir. DNA 4 farklı bazdan oluştuğuna göre, her iki canlıda bu dizinin oluşma olasılığı kabaca (1/4x1/4x1/4x……..1/4300)X(1/4x1/4x1/4x……..1/4300) =1/4600’dür. Ancak, ortak bir atadan miras yoluyla kalıtılması söz konusu olursa -bir atadan döllerine aktarılması gibi- bu olasılık çok çok daha yüksektir. Bu nedenle DNA baz dizisi benzerliği, evrimsel akrabalık saptamada çok güçlü bir metottur. Yaklaşık 3 milyar bazdan oluşan insan genomu ve yakın akraba türler için bir olasılık hesabını yapmak ilginç olacaktır!
Her canlının belirli özellikleri vardır.
Yeni bir bölüm tasarımı: Bilim Tarihi Bölümü
Bilimin gelişimini bütün yönleriyle aydınlatmaya çalışan ve ülkemizde yeterince tanınmayan bilim tarihi, esasen Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki Felsefe Bölümleri içinde anabilim dalı olarak etkinliklerini yürütmekte olan bir eğitim ve araştırma alanıdır. Bütün mevcudumuzun, halihazırda dört profesör, üç doçent, bir yardımcı doçent ve üç araştırma görevlisi olmak üzere toplam on bir kişiden ibaret olmasına karşın, söz konusu birimler, özgün nitelikte kitap ve makale yayımlarının yapılması ve ulusal ve uluslararası kongre, sempozyum ve panel gibi bilimsel oturumların düzenlenmesi bakımından oldukça faaldir.
Aydın Sayılının dünya kültürüne katkısı
Melek Dosay Gökdoğan
Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
Bilim Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyesi.
Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı’nın (1913-1993) bilim tarihçisi olarak dünya kültürüne katkısı, ilk planda Türklerin dünya bilimine katkılarını ilk defa tespit etmek ve bunları yayımlamak suretiyle dünyayı haberdar etmekten oluşur. Bu yöndeki çalışmaları, Harvard Üniversitesi’nde hazırlamış ve savunmuş olduğu doktora tezi ile başlar. “Ortaçağ İslam Dünyası’nda Bilim ve Öğretim Kurumları” başlıklı doktora tezinde (1942) rasathane, medrese, hastane ve kütüphane gibi uygarlık kurumlarının İslam Uygarlığı’nda ortaya çıkışını incelerken, Türklerin de bu kurumları kurma etkinliklerinde oynamış oldukları rol üzerinde durur ve o sıralarda ve sonraları kaleme almış olduğu pek çok makale ve bildirisinde bu konuyu ayrıntılı olarak işler.
Türk Müziğinin kültür ve uygarlık evrenine katkıları
Dr. Yavuz DALOĞLU
Müzikolog
Türklerin kültür ve uygarlığa, buna koşut olarak müziklerinin kültür ve uygarlık evrenine pek çok katkısı olmuştur. Bunlardan ikisi çok önemli ve özgündür: Kültür evrenine katkı açısından “Aksaklar”, uygarlık evrenine ise “Alla Turca” biçemi, kültür ve uygarlık tarihi açısından üzerinde dikkatlice durulması gereken iki konudur. Türk Müziği’nin kültür ve uygarlık evrenine yaptığı katkılar nedir, sorusuna yanıt vermeden önce, bu başlık altındaki bazı temel kavramlar ile değişkenleri tanımlamak gerekir.
Bilim ve Ütopya’nın önceki sayılarında Türklerin kültür ve uygarlık evrenine ne tür katkılar sunduğu konusu üzerine değişik açılarla, kiminde de salt müzik sanatını merkeze koyarak birkaç makale yazmıştım. Ayrıca son birkaç yıldır katıldığım bazı ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılarda da hep bu ana fikirle ilgili bildiriler sundum.
Bu makalede, genel anlamda ve en çarpıcı örneklerle, Türklerin müzik gelenekleriyle, bir başka söyleyişle müzik türleriyle kültür ve uygarlık evrenine sunduğu katkılara değineceğim.
Türk kültürünün Çin kültürü üzerindeki etkileri
Yüsüpcan YASİN
Çin Sosyal Bilimler Akademisi
Türkler ile Çinlilerin ilişkileri beş bin yıla yakın bir tarihe sahiptir. Bilindiği gibi, Orta Asya’nın ilk sakinleri olan ve yüksek düzlüklerde oturan Türkler, MÖ 3. bin yılın ortalarında bugünkü Shensi ve Kansu eyaletlerini, kendi kültürlerinin merkez sahası durumuna getirmişlerdir. Türk kültürü başlıca olarak bozkır hayatı üzerine kurulmuş ve gelişmiş; aynı kültür, sırf yerleşik hayata dayanan Çin kültüründen birçok bakımdan ileri gitmiştir. Dolayısıyla Çinliler, Türklerle ilk temasa geçtiği devirlerden itibaren Türk kültürüne merak duymuşlar ve tarih boyunca aynı kültürün koyu etkileri altında yaşamışlardır. Tarihin her çağında harp bakımından yükselmek ve refah içinde yaşamak isteğinde olan Çinlilerde, Türk kültürüne sıkı bir biçimde bağlanmak önemli bir araç olarak seçilmiştir.
Daha Fazla...
*Kanuniden Lale Devrine kadar Türk geleneklerinin Avrupaya tesirleri ve Türk kültür öğelerinin tesi
*Dünya tarihinin kavşağı Anadolu: Anadolu Türklüğünün uygarlık tarihine katkıları
*Türklerde çağdaş devrim birikimi olarak imparatorluk mirası
|

17-08-2008, 01:06
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Bilim ve Ütopya'nın Temmuz Sayısı
Sağlık sistemleri ne zamandan beri var?
Dr. Deniz AKGÜN
Halk Sağlığı Uzmanı
Kendi geleceğini inşa edebilmek için her kuşağın, geçmişinden faydalanmayı ve ondan kurtulmayı öğrenmesi gerekir.
Michael DAVIS
Günümüzde diğer ülkelerde yürütülen sağlık reformları için örnek olarak gösterilen Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), asgari koşulları karşılayan bir sağlık sisteminin bulunup bulunmadığı konusu tartışmalıdır. Örneğin ABD’de halkın ilk aşamada başvurması gereken 1. basamak sağlık kuruluşları ve buna göre işleyen bir sevk zinciri yoktur. Dolaylısıyla 2. ve 3. basamak kurumlar olması gereken hastanelerin görev tanımları tam olarak yapılmamıştır ve sağlık hizmeti veren çeşitli kurumların çalışmaları sırasında organizasyonel bir işbirliği bulunmamaktadır.
Hititlerde tıp
Dr. Leyla MURAT
Ankara Üniversitesi DTCF Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Hititoloji ABD
Dr. Fehmi KATIRCIOĞLU
Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp- Damar Cerrahisi Bölümü
Tıp, pek çok bilimin ortaya çıkış temelini oluşturan günlük ihtiyaçlardan doğmuştur ve önceleri bilim dışı unsurlar olan din ve büyü ile iç içe olup zamanla tamamen modern tıp seviyesine ulaşmıştır.
MÖ 2 bin yılında Anadolu’da büyük bir devlet kuran ve yüksek bir medeniyete sahip olan Hititler, tıp konusunda Mısır ve Mezopotamya gibi büyük medeniyetlerin gelişmelerinden faydalanmışlardır.
Radikal evrimci insanbiliminde insan devrimi yaklaşımı
Efe Can Gürcan
Bilim ve Ütopya Yazı Kurulu Üyesi
Cem İsmail Savaş
Bilim ve Ütopya Yazı Kurulu Üyesi
Ülkemizde evrim tartışmalarının halâ gündemde olduğu şu sıralar, çağdaş Darvinciliğin önemli mevzilerinden evrimci insanbiliminin önerdiği insan devrimi yaklaşımının gündeme taşınmasının bu tartışmalara farklı bir yön daha katacağını düşünüyoruz.
Yeni bir bilim dalı: Anatoloji!
Prof. Dr. Remzi DEMİR
Ankara Üniversitesi, DTCF
Bilim Tarihi Anabilim Dalı
Anadolu’da yaşıyoruz; ama onu ne kadar tanıyoruz? Şurasını yadsımak mümkün değildir ki özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde bilimin çeşitli alanlarında yetişmiş olan araştırmacılar ve bilginler tarafından Anadolu’yu bazı yönleriyle konu edinen çok sayıda inceleme yapılmış ve bu incelemeler sonrasında, Doğa Bilimleri ve Beşeri Bilimler ile ilgili birçok alanda çok büyük miktarda bir bilgi birikimi derlenmiştir. Hatta (bazıları için yeterli görülmekle birlikte) bu noktada da kalınmamış ve söz konusu birikimden yararlanmak suretiyle Anadolu’yu odağa alan bazı tarihi ve siyasi öğretiler de geliştirilmiştir.
Zihin maddeye ve başka zihinlere etki eder mi?
Dr. Sultan TARLACI
Parapsikoloji bilimsel yöntemi ve uygulaması, tartışılan birçok konuyu inceler. Bu alanda bilim insanlarından çok şarlatanların sesi çıkar. Toplum önünde de genellikle popüler olmaları nedeniyle şarlatanlar bulunur. Bilim insanlarının sesinin az çıkmasından dolayı da yanıtlardan çok sorulardan oluşan bir konudur. Parapsikoloji, tıpkı metafizik gibi kenarda olan ve tam bilim olarak olgunlaşmamış bir çalışma alanıdır ve kelime anlamı olarak psikolojinin ötesinde, ardında, kenarında bulunan manasındadır. Psikoloji ise parapsikolojiden tamamen farklıdır. Amerikan Psikoloji Birliği’nin 155 bin üyesi varken, Parapsikoloji Birliği’nin 250 kadar üyesi vardır.
Daha Fazla...
*DNA çalışmaları kıtalar boyunca insanlığın kökenlerinin izini sürüyor.
*Küreselleşmenin içyüzü
*Batı çizgi romanında gericilik
*Batı mı? Bir kusma kulübüdür!
*Prof. Dr. Aziz Konukman ile Türkiye İktisadı ve Türkiyede İktisat Biliminin durumu üzerine bir söyl
*Piyasacı sağlık politikası uygulayan ülkelerde
*Yeni bir bölüm tasarımı: Bilim Tarihi Bölümü
*Aydın Sayılının dünya kültürüne katkısı
*Türk Müziğinin kültür ve uygarlık evrenine katkıları
*Türk kültürünün Çin kültürü üzerindeki etkileri
*Kanuniden Lale Devrine kadar Türk geleneklerinin Avrupaya tesirleri ve Türk kültür öğelerinin tesi
*Dünya tarihinin kavşağı Anadolu: Anadolu Türklüğünün uygarlık tarihine katkıları
|

22-09-2008, 13:27
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Oct 2007
Mesajlar: 406
|
|
bilim ve ütopyaya değişik zamanlarda bilimsel çeviriler yaptım. yayınlandı. eğer bir fikriniz varsa, onlara karşı bile olsanız forumlarında yayınlıyorlar. bilim ve ütopya yöneticilerinden işçi partili olanlar var olmayanlar var. sadece iş amaçlı yapanlar var benim gibi gönüllü olarak çeviri yapanlar var. bu dergiyi okumak okutmak kimseyi işçi partili yapmaz. işçi partisiile ilgili bir sorununuz da varsa siyaset forumu orada duruyor. açın konuyu tartışalım. ben görüşlerinin % 90 ına katılıyorum. işçi partisi yöneticilerinin ve fikir babalarının da dünya devrim tarihinde türkiye için mihenk taşları olduğuna inanıyorum. siyasette saygı duyduğum nadir insanlar arasında doğu perinçek mehmet bedri gültekin ferit ilsever de var. yoksa sizde ergenekon yalanına inananlardan mısınız?
|

01-10-2008, 22:30
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Bilim ve Ütopya'nın Ağustos Sayısı
DNA Çalışmaları kıtalar boyunca insanlığın kökenlerinin izini sürüyor
DNA, Afrika'dan ta Güney Amerika'nın ucuna kadar süren binlerce yıllık yolculuğun gayet net olan resmini biraz daha parlattı.
Gary STIX
Gazeteci
Çev.: Murat TATAR
Usame Bin Ladin'in üvey kardeşi tarafından yönetilen bayındırlık şirketi, geçen yıl Kızıl Deniz'in Hint Okyanusu'na çıkışı olan Babü'l Mendeb Boğazı üzerine bir köprü kurmak istediğini açıkladı. Eğer bu iddialı proje gerçekleştirilecek olursa, Mekke'ye gidiş yolculuğunda dünyanın en uzun köprülerinden birini geçen Afrikalı kalabalık hacı toplulukları, insanlık tarihindeki en unutulmaz yolculuğun muhtemel rotasının yüzlerce fit üzerinden geçecekler. Elli veya altmış bin yıl önce, Afrikalı küçük bir topluluk –birkaç yüz, en fazla birkaç bin kişi– aynı boğazı küçük kayıklarla geçti, hem de hiç dönmemek üzere.
Zihin maddeye ve başka zihinlere etki eder mi?
Dr. Sultan TARLACI
editor@neuroquantology.com
Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
Parapsikoloji bilimsel yöntemi ve uygulaması, tartışılan birçok konuyu inceler. Bu alanda bilim insanlarından çok şarlatanların sesi çıkar. Toplum önünde de genellikle popüler olmaları nedeniyle şarlatanlar bulunur. Bilim insanlarının sesinin az çıkmasından dolayı da yanıtlardan çok sorulardan oluşan bir konudur. Parapsikoloji, tıpkı metafizik gibi kenarda olan ve tam bilim olarak olgunlaşmamış bir çalışma alanıdır ve kelime anlamı olarak psikolojinin ötesinde, ardında, kenarında bulunan manasındadır. Psikoloji ise parapsikolojiden tamamen farklıdır. Amerikan Psikoloji Birliği’nin 155 bin üyesi varken, Parapsikoloji Birliği’nin 250 kadar üyesi vardır.
Yeni bir bilim dalı: Anatoloji
Prof. Dr. Remzi DEMİR
Ankara Üniversitesi, DTCF
Bilim Tarihi Anabilim Dalı
Anadolu’da yaşıyoruz; ama onu ne kadar tanıyoruz? Şurasını yadsımak mümkün değildir ki özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde bilimin çeşitli alanlarında yetişmiş olan araştırmacılar ve bilginler tarafından Anadolu’yu bazı yönleriyle konu edinen çok sayıda inceleme yapılmış ve bu incelemeler sonrasında, Doğa Bilimleri ve Beşeri Bilimler ile ilgili birçok alanda çok büyük miktarda bir bilgi birikimi derlenmiştir. Hatta (bazıları için yeterli görülmekle birlikte) bu noktada da kalınmamış ve söz konusu birikimden yararlanmak suretiyle Anadolu’yu odağa alan bazı tarihi ve siyasi öğretiler de geliştirilmiştir.
Radikal evrimci insan biliminde insan devrimi yaklaşımı
Efe Can Gürcan
Bilim ve Ütopya Yazı Kurulu Üyesi
Cem İsmail Savaş
Bilim ve Ütopya Yazı Kurulu Üyesi
Ülkemizde evrim tartışmalarının halâ gündemde olduğu şu sıralar, çağdaş Darvinciliğin önemli mevzilerinden evrimci insanbiliminin önerdiği insan devrimi yaklaşımının gündeme taşınmasının bu tartışmalara farklı bir yön daha katacağını düşünüyoruz.
Hititlerde Tıp
MÖ 2 bin yılında Anadolu’da büyük bir devlet kuran ve yüksek bir medeniyete sahip olan Hititler, tıp konusunda Mısır ve Mezopotamya gibi büyük medeniyetlerin gelişmelerinden faydalanmışlardır.
Daha Fazla...
* Sağlık sistemleri ne zamandan beri var?
* Küreselleşmenin iç yüzü
* Batı mı? Bir kusma kulübüdür
* Batı çizgi romanında gericilik
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:48 .
|