Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Tarih

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 13-05-2008, 22:48
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Serif Mardin: Jon Turklerin Siyasi Fikirleri

Bugun okullarda, universitelerde «Cumhuriyet Tarihi» adinda yakin donem anlatilmaya calisiliyor. Halbuki Ataturk’un 1919 Mayis’inda Samsun’a cikisi ile baslatilan Nutuk ardili tarih algisi bize hicbirsey anlatmiyor. Turkiye’nin tarihini anlamak icin en onemli surec olan 1908-1920 arasi donem onemsizlestirilerek bir tur sozumona “Cahilliyye Arabistan”i efsanesi yaratilmaya calisiliyor. Gecmisinden kopartilan bir gelisme sureci ya ulvi bir gucun bir kitap indirip, bir de peygamber salarak isler kotardigina inanan bir zihne ya da karanliklar icinden birdenbire cikivermis bir kahramanin herseyi adim adim ve buyuk fedakarliklarla kotardigina inanan bir zihne ozgu olabilir. 1920 sonrasini anlayabilmek icin anahtar olan surec 1908-1920 arasidir. Bu surecte 1908 devrimi olmus, Osmanli Birinci Dunya Savasina katilmis, 700 yillik impararatorluk parcalanmis, Balkanlar ve Kafkasya’dan yakin tarihin en buyuk Turk gocleri yasanmis, buna karsilik Anadolu’daki Rum ve Ermeni nufus surgun ve mubadele yontemleri ile Anadolu’dan atilmis, nufusun ucte biri yer degistirmis, tum toplum yapisi degismistir. Butun bu surecte kuskusuz en onemli tarihsel rol Ittihat ve Terakki’ye aittir. Serif Mardin’in kitabi, Ittihat ve Terakki’nin dusunsel olusumunu derinlemesine inceleyen bir eser oldugu icin ovguye layiktir. Ben eserdeki bazi noktalari paylasarak, buna ozetleme de diyebiliriz, kitabi okumamis olanlarin sureci daha iyi anlamalarini saglamaya calisacagim.

Giris

Herseyden once Mardin’in Tarik Zafer Tunaya’nin da katildigi bir tahlilini aktarmak gerekiyor. “Jon Turklerin hicbiri derin bir teori, ozgun bir siyasi formul veya zihinleri devamli olarak ugrastirmis bir ideoloji ortaya koymamistir.” (age, s. 24) Bunlardan bir tek Prens Sabahattin’i ayirmak gerekir. Yukardaki genellemeye Prens Sebahattin de dahil edilmis olmasina karsin yazar ona ayri bir yer ayirir: “Prens Sebahattin’in goruslerinin gercekten hayatimizin en derin koklerine dokunmus olmasi ve bu bakimdan kendi kendini elestirmeyi ancak yuzeysel bir anlamda anlayanlari rahatsiz etmis olmasidir. Gercek sudur ki Prens Sebahattin, bazilarinca, toplum “tabu”larimiza dokundugu icin begenilmemistir.” (age, s.292)

Yazar 1876-1895 arasinda Turkiye’de beliren Hurriyetci hareketlere dair bir girisle kitabina basliyor. Yeni Osmanlilarin devam eden etkileri, Scalieri komiteleri (Ali Sefkati Bey’in Istikbal gazetesi, Sait ve Cemal Beylerin Sadakat’i, Hilmi Hakki Beyin Curet’i ve Gencine-i Hayal ve Muruvvet gibi gazeteler), Georgiades (Tevfik Nevzat’in Hizmet’i, Refik Nevzat’in Sosyalist’i), Selim Faris (Hurriyet) ve Halil Ganem ( Turk-Suriye Islahat Komitesi) anlatiliyor. Bunun disinda Bulgaristan’daki falliyetler(Tarla, Dikkat, Serbest Bulgaristan, Ittifak, Sebat, Gayret, Muvazene, Kuvvet ve Tuna gibi gazeteler) ve Gaspirali Ismail Beyin Kazan’da cikardigi Tercuman’dan da bahsediliyor.

Jon Turklerin olusumunda iki okulun buyuk onemi var. Birisi Askeri Tibbiye digeri ise Mulkiye Mektebi. Jon Turklerin genelinde gorulen ve “biyolojik materyalizm” olarak adlandirilabilecek akimin koklenmesinde Askeri Tibbiye’de edinilen birikim onemli bir yer tutar. Askeri Tibbiye ogrencilerine “hayat” ve “sihhat” dini izahlarla degil biyolojik dengenin sonucu olarak anlatiliyordu. Yeni Osmanlilarda onemli yer tutan ve Suleyman Pasa araciligiyla askeri okullarda asilanmaya calisilan “vatan” ideolijisine ek olarak biyolojik-materyalist bir dunya gorusu, Jon Turklerin geleneksel-toplumsal manevi baglardan kolay kopuslarini aciklar. O yillarin dunyasinda diyalektik materyalizm cok populer bir akim olmasina karsin, Jonturkler bu akimi adeta yok sayarlar.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13-05-2008, 22:51
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Mulkiye Mektebi ise Avrupai bir “irfan ocagi” haline gelmisti. Burda Murat (Mizanci) Bey, Mihail Portakal Pasa, Sakizli Ohannes Efendi ve Recaizade Ekrem’in dersleri ogrencileri dunya tarihi, dusunce akimlari, ekonominin onemi, edebi akimlari gibi konularda sayisiz tartismaya sokmustu. Mulkiye’nin getirdigi yeni dunya gorusunde iki nokta one cikiyordu, genis anlamda “pozitivizm” denebilecek bir tabiat anlayisi ve “realizm” denebilecek ve toplumun iktisadi unsurlarini kabul eden bir anlayis. Buna Osmanli edebiyatinin kaliplarini elestiren modern edebi egilimler ve Turkcecilik’i de ekleyebiliriz.

Mulkiye’deki egitim sisteminin ogrencilerde bir takim “hareketlenmelere” yolactigi ihbarlari uzerine Abdulhamit, “Mizanci” Murat ve Recaizade’nin isine son verdi ve egitim ve basin kurumlarini siki bir denetime aldi. Mulkiye ile Askeri Tibbiye arasindaki onemli bir farka da deginmek gerekli. Mulkiye’de Askeri Tibbiye’dekinden daha yuksek entellektuel nitelikler ortaya cikmasina karsin, askerler harekete gecmekte daha kararli, cesur ve atak davraniyorlardi.

Bu arada Ahmet Mithat Efendi’nin Turkce’deki ilk iktisat kitabini yazmis olmasina da deginmek gerek. Gerci Jonturkler hicbir zaman ekonomi ile ilgilenmediler, Ahmet Mithat’in dedigi gibi “Harbiye ogrencileri icin ilerleme, bir hesap tutma sorunu degil, bir cagri, bir maneviyat ve bir ‘hurriyet’ sorunuydu.” Yine bu donemde ilk Turkculuk hareketlerinin de dogdugunu soyleyebiliriz. Turkculuk henuz irk acisindan degil kulturel ve dilsel acidan ele aliniyordu.

Jon Turklerin sosyal yapisi ise kisaca “tasrali” olarak ifade edilebilir. Askeri Tibbiye ogrencileri “tasrali” ve “Istanbullu” diye gruplara ayrilip kavga ediyorlardi. Ittihat Terakki’nin kurucularinin hepsi bu “tasrali” gruptandi. Ittihat Terakki’nin en azindan baslangictaki onemli bir destekci grubu ise ulema’dan olusuyordu. Bunun nedeni kuskusuz Abdulhamit’in ulema’yi tamamen gucsuz birakmaya donuk politikalari idi.

1895 yilinda Ahmet Riza Mesveret’i cikarmaya basladiginda (ilk Ittihat Terakki Kongresinin yapilmasindan yedi yil once) dort hatta bes Jon Turk grubunun oldugu soylenebilir. Birincisi Hurriyet’in ve Selim Faris’in cevresinde toplananlar. Bunlar Ingiliz hukumetine yakin olduklari izlenimi veriyorlardi. Ikincisi Turk-Suriye komitesi. Ucuncusu uc aydindan, Riza, Ganem ve Fua’dan olusuyordu. Dorduncusu Istanbul’da olusan tam anlamiyla askeri bir gruptu. Bu grubun baskanligini bir ara Mizanci Murat yapacakti. Besinci grup olarak da ulemadan bir grubu sayabiliriz. Bu gruplarin cesitli ayriliklar ve catismalarla beraber ancak 1902’de bir araya geldiklerini gorecegiz.

Not: Bu arada, yeni editoru begenmedim. Giris bolumu 2 word sayfasi tutuyordu. Tek bir mesajda atamadim, ikiye bolmek zorunda kaldim. Bir de yazilarda italik, koyu, buyuk kucuk basliklar yapamiyoruz galiba.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-05-2008, 07:18
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart

Sevgili sargon editörüne tekrar bir bak.(gelişmiş seçeneğinden)

Sevgiler.

(Not çıkmak zorunda olduğum için yazınla ilgili değerlendirme yapamıyorum. Ama epey itiraz noktam var.)

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-05-2008, 09:04
meaculpa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meaculpa meaculpa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
Standart

sargon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ittihat Terakki’nin en azindan baslangictaki onemli bir destekci grubu ise ulema’dan olusuyordu. Bunun nedeni kuskusuz Abdulhamit’in ulema’yi tamamen gucsuz birakmaya donuk politikalari idi.
Sayın Sargon;

Yazının devam edecegini biliyor, aynı zamanda affınıza sıgınarak; abdulhamit in ulemayı neden güçsüz bırakmak istediğini sormak istiyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14-05-2008, 09:13
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Sevgili Sargon;

Jön Türkler söz konusu olunca sanırım bu link önem kazanıyor.

http://home.arcor.de/abdulhamidhan/d...abdulhamid.pdf

İnanın ben belki 5 senedir bu konuda müteakip zamanlarda o kadar kişi ile konuştum, işin aslını anlayamadım. En son bir dini gazete de köşe yazarı olan birisi ile tartışırken bana dediki, "kardeşim sen beş sene diyorsun ben 35 senedir bişey anlamadım ki sen anlayacaksın" jön türkler ile birlikte iyice beliren deliğin açılmasında adı geçen ulemaları da bir yazarsanız sanırım olay daha da netleşecek. Zira o kadar çok ihtilaf var ki.

Akabinde 31 Mart vakası ve hala anlayamadığım yer olan Selanik sürgünü. Bu konular hakkında o kadar çok kitap var ki, ama hangisini okusanız kafa allak bullak oluyor. Biri demişti sanırım Türkiye'nin karanlıkta bırakılan 20 yılı diye bu sitede.. Aynen öyle.

Mesela Nurcular bu dönemi duyunca abovvv köpürüler. M.Kemalciler abovvv köpürürler. Osmanlıcı var mı bilmiyorum onlar zaten köpürmek zorunda. İyi de madem bu kadar karanlık öyleyse Türk Edebiyatında aydın diye niye okuturlar jön türkleri onu da anlamak mümkün değil.

Belki herkes anlıyordur da ben anlayamıyorumdur o da ayrı konu. Kafa artık basmıyor bazı şeylere bunu da kabul etmek lazım.

Yav bu konuları hazır Türkiye'ye gelmişken Kraliçe Elizabet'e mi sorsak ne yapsak

Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14-05-2008, 09:24
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart

sevgili meaculpa aşağıdaki linlere bakarsanız sorunuzun cevabını sanırım alırsınız.

http://www.cemaat.com/?q=node/2826

http://www.bisav.org.tr/yayinlar/bul...1&yayin_sayi=9

daha geni bir malumat istersen şuraya bakmanı öneririm


http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/214.pdf

sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14-05-2008, 09:29
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

sevgili meaculpa,

soruna direk olarak Serif Mardin'in kitabindaki ilgili bolumu aktararak cevap vereyim. Olay buyuk olcude Abdulhamit'in ulemadan kuskulanmasi ile ilgili gibi gorunuyor.

Ilmiye en cok "uvey evlat" muamelesi goren kurumdu. Abdulhamit ulemadan son derece kuskulaniyordu ve sokakta Seyhulislam'a rastlayanlar onu gormezlikten gelmek zorunlulugundaydi. (Kaynak: Tahsin Pasa, Abdulhamit, s.36-37)

"Devr-i Hamidi"nin bir baska ozelligi medreslerin islahi ve modernlesmesi icin hicbir tertibat alinmamis olmasiydi. Suleyman Pasa'nin daha once softalara ve askeri ogrencilere yabanci dil ogretmek icin kurdugu kurum yok edildi. (Kaynak: Ergin, Turkiye Maarif Tarihi, s.539) Turk egitim tarihinin uzmanlarindan birinin ifadesiyle: "hatta bu devirde ogrenci askerlikten istisna edilelerek medreseler bir asker kacagi yuvasi ve bir cehalet ocagi haline getirildi. (age. s. 93)

Ilmiyeyi "korletme" politikasinin unsurlarindan biri siyasi fikirlerin tartisilmasina yardim edecek olan dini eserlerin okunmasinin yasak edilisi idi. JonTurklerle beraber calisan bir bilgin Padisah'in bu hareketinden soyle soz ediyordu:

"Zaman-i saadetten simdiye kadar hicbir Padisah vaktinde kutub-i ser'iye nushalarinin toplandigini isittiniz mi? Medereselerin harabiyetten, hayvan damlarindan farki kalmadi. Seyyahlar gelip goruyorlar, bari ecanibden hicah ediniz" (Kaynak: Seyh Muhittin Arizesi, Kanun-i Esasi, 28 Aralik 1896, s.2)

Kanun-i Esasi yayimcilarindan Hoca Muhittin ve Hoca Kadri ve Sada gazetesinden Ubeydullah Efendi gibi kimselerin JonTurklerle nicin isbirligi yaptiklari sorunu bu yonden degerlendirilmelidir.

Abdulhamir rejimine karsi ilk yafta yapistirma kampanyasi softalarin, bazi ulemanin ozendirmesiyle basladiklari bir harekettir. Bu protesto uzerine Abdulhamit iki bin kadar softayi Dogu Anadolu'ya surmustu. Bir sure sonra softalarin Ermeni komiteleriyle isbirligi yapmaya hazirlandiklari ihbari Abdulhamit'i onlari geri getirmeye mecbur etti.



Ayrica bir dipnotta da 1897 yilinda JonTurkler arasinda ilk tutuklamalardan sonra kurulan "Numune-i Terakki" grubunda ulemanin sayisinin oldukca kabarik oldugu belirtiliyor. Butun bunlara karsin, ulemanin JonTurk hareketi icinde buyuk bir oneme sahip olmadigi goruluyor.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14-05-2008, 09:51
meaculpa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meaculpa meaculpa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
Standart

Teşekkür ederim özgür_beyin, gayet açıklayıcı oldu. Son makale bayagı uzun ama en yakın zamanda onuda okuyacagım.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14-05-2008, 09:58
meaculpa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meaculpa meaculpa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
Standart

Özgür_beyin in yolladıgı linkler ile birlikte cevap daha da netlik kazandı Sayın Sargon.

Abdulhamit için tarikatlar yada şeyhlerin deger kazanıp ulemanın gözden düşürülmesi elbette bir sonuç, işin aslı ulemaya güvenenemesi oldugu noktasında daha şiddetli bir gerçeklik. Nitekim özgür ün vermiş oldugu linkte ubeydullah efendi gibi medreseli jon türk taraftarlarıda iyi irdelenmiş.

Yazının devamı ile başka sorularım da olabilir...Tekrar teşekkür ederim.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 14-05-2008, 10:30
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

sevgili ozgur,

verdigin linklerin birincisindeki Nadir Marmara'nin yazilarini okudum. Kesinlikle dikkatle uzerinde durulmasi gereken saptamalar var. Ben yaziyi oldukca begendim. Tabii yazarin tum dusuncelerine katilmiyorum, ama Abdulhamit'n nasil bir pan-Islamist politika izledigi muhtesem bir guzellikte aciklanmis. Aslinda burda sik sik gundeme getirdigimiz "Turk usulu Islam" olayinin arka plani o yazida cok guzel aciklanmis. Bence bu konuyu ayri bir baslikta tartismak gerekir. Hatta daha ileri giderek sunu da soyleyeyim. Turkiye'deki islami kulturu elestirmek, ayet, hadis, siyer vb. elestirilerinden daha onemli. Zira Zeyd ile Ali'nin nasil kelle kestigini, Muhammed'in "seyi" icin ayet indirdigini anlatiyoruz, insanlar da masal gibi dinliyorlar, ama aslinda asil dokuya fazla bir etkisi olmuyor bunun, cunku yeni inancin kumasi baska bir bezden orulmus durumda. Acikcasi, elestiriler kismen kavada kaliyor. Halbuki Abdulhamit ile birlikte orulen yeni Islami orgu, bugun en inancsiz kesimlerin bile mabede girer gibi saygi duyduklari birsey gibi duruyor. Cunku bu, bir tur, Batiya karsi, ecnebiye karsi durus dayanagi.

Umarim bu konuyu da birileri ele alip isler. Ben simdilik JonTurklere devam etmeyi dusunuyorum.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:34 .