Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-06-2008, 08:21
milomanara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
milomanara milomanara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
Standart Ölüm tehlikesi karşısında kıvıran ateist

Bilmiyorum aranızda hiç ölüm tehlikesi geçiren oldu mu? O anda tanrıdan merhamet dileyen? Ben deniz iki kez oldukça yaklaştım ölüme, üçüncüde kesin nalları dikiyorum Paylaşmak isterim; Bir keresinde Thailand'ın başkenti Bangkok'dan İstanbul'a dönüş yolunda THY uçağına bindim(sene 2003) yaklaşık bir saat sonra dehşetli bir sarsıntı başladı. Türbülans falandır derken kaptan hoparlörden "cabin crew emergency situation(kabin ekibi acil durum)" anonsu yaptı. Hemen arkasından çığlıklar, bağrış çağırış... Zaten bu sırada yukarıdan oksijen maskeleri de indi ve o zaman oksijen tüplerinden kaynaklandığını bilmediğimiz bir yanık kokusu sardı etrafı, akabinde uçak yanıyor diye bağıran dangalağı dün gibi hatırlıyorum. O saniyeler iflah olmaz bir ateist olduğumun kanıtıdır çünkü tanrı manrı aklımın ucundan bile geçmedi. Nedendir bilinmez annemi düşündüm, binlerce kilometreden düşüp kurtulma şansımı, tabiki düşseydik şimdiye çoktan kadar Myanmar'da bir kurbağanın sindirim siteminde işlenip dışarı atılmıştım bile. Herneyse daha sonra uçağın basınç aygıtlarının bozulduğunu ve pilotların çok hızlı irtifa kaybetmek gerektiğinden bir kaç bin metre koca uçağı daldırdığını öğrendik. Uçak Bangkok'a geri döndü biz de yırttık. Ölüme en çok yaklaştığım an budur. İkincisi geçen kış gazetelere konu olan bir zincirleme otobüs kazası, ama önceki kadar korkunç değildi.

Benzer durumda kalmış tescilli ateistleri yada o noktada tanrıyla ateşkes ilan etmiş inançlı arkadaşlarımı paylaşmaya davet ediyorum.

Sevgiler,
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-06-2008, 08:41
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

Ateistlerin ölümden diğer insanlara göre daha az korktuklarını düşünüyorum.
Korkuyor olsalar ,öbür dünya vaad eden inançlardan birine yönelebilirlerdi.
Aksine yaşamın ve ölümün doğal olduğunu kabul ettiklerinden doğal bir şeyden de korkmamaktadırlar.
Bir gün öleceğimizi bilerek yaşamaktayız,istediğim ölümümün uygun zaman ve mekan koşullarında olmasıdır.
Er veya geç olmasın zamanında zemininde ölebileyim isterim.
Birçok kez ölümle yüzleştim.
Halen yaşıyor olmam da mucizedir zaten

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04-06-2008, 08:57
atheist87 atheist87 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Mar 2008
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 222
Standart

inananlar ölümden korktuğu için mi inanıyor?

ölüm mü zor yaşam mı? bence zor olan yaşam yaşamdan korkmadığım halde neden ölümden korkayım ki

Konu atheist87 tarafından (04-06-2008 Saat 09:29 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04-06-2008, 09:16
aparain - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aparain aparain isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 225
Standart

sevgili ateist87;

yaşayış biçimi açısından baktığımızda bugünün ortalama inananının dinlere meyletmesinde toplumsal ve sosyal ihtiyaçları ve adetlerinin yanında, ölüm ve bilhassa ölümden sonrası oldukça önemli bir yer tutuyor.eğer, inananlarla aktif bir tartışmaya girdiysen konunun bir yerden sonra "aman, inanmazsan inanma. tanrı yoksa ben birşey kaybetmem, varsa sen çekeceğin azabı düşün" noktasına geldiğini görmüşsündür.

Burada değinmek istediğim husus,ölümün insanların büyük çoğunluğu için belirleyici bir nitelik taşıdığıdır.Örneğin Muhammed bir hadisinde şöyle bahseder ölümden:

"Ölümün mü'mine verdiği acı ve ızdırabın şiddeti, üç yüz kılıç darbesinin ızdırap şiddetine eşittir." (İbn Ebi'd-Dünya)

Bir gün Hz. Ömer (R.A) Ka’b (R.A)’a “Ey Kaab, bize, biraz ölümden söz et.” deyince, Ka’b şunları söylemiştir: “Ölüm, insan oğlunun içine sokulmuş bir diken ağacına benzer. Bu ağacın her dikenli ucu, adamın damarlarından birine batmıştır. Bir süre sonra çok kuvvetli bir insanın o ağacı geri çektiğini düşün! Ağaç geri çekilince kopardığını koparır ve bıraktığını da bırakır.”

Tanrı, bilinmeyenlerin üstüne örtülmüş bir gölgeden ibarettir.

Konu aparain tarafından (04-06-2008 Saat 09:19 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04-06-2008, 09:19
Squall - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Squall Squall isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Apr 2008
Mesajlar: 338
Standart

Ölüm sonrası yaşama inanmamakla birlikte zaman zaman ölümü arzulamış ve de ölüm sonrasını merak etmişimdir(sadece fantezi amaçlı)..ameliyat öncesi ölsemde kurtulsam dediğim bi anda narkoz etkisiyle nerdeyse boğulup nalları dikicektim..açıkcası o an tanrı ya da benzeri bi fikir aklımın ucundan bile geçmemişti..

Konu Squall tarafından (04-06-2008 Saat 09:27 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 04-06-2008, 09:35
atheist87 atheist87 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Mar 2008
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 222
Standart

aparain´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sevgili ateist87;

yaşayış biçimi açısından baktığımızda bugünün ortalama inananının dinlere meyletmesinde toplumsal ve sosyal ihtiyaçları ve adetlerinin yanında, ölüm ve bilhassa ölümden sonrası oldukça önemli bir yer tutuyor.eğer, inananlarla aktif bir tartışmaya girdiysen konunun bir yerden sonra "aman, inanmazsan inanma. tanrı yoksa ben birşey kaybetmem, varsa sen çekeceğin azabı düşün" noktasına geldiğini görmüşsündür.

Burada değinmek istediğim husus,ölümün insanların büyük çoğunluğu için belirleyici bir nitelik taşıdığıdır.Örneğin Muhammed bir hadisinde şöyle bahseder ölümden:

"Ölümün mü'mine verdiği acı ve ızdırabın şiddeti, üç yüz kılıç darbesinin ızdırap şiddetine eşittir." (İbn Ebi'd-Dünya)

Bir gün Hz. Ömer (R.A) Ka’b (R.A)’a “Ey Kaab, bize, biraz ölümden söz et.” deyince, Ka’b şunları söylemiştir: “Ölüm, insan oğlunun içine sokulmuş bir diken ağacına benzer. Bu ağacın her dikenli ucu, adamın damarlarından birine batmıştır. Bir süre sonra çok kuvvetli bir insanın o ağacı geri çektiğini düşün! Ağaç geri çekilince kopardığını koparır ve bıraktığını da bırakır.”
bu tür korkutup kandırma çok zekice tabiki ama fazla yaratıcı değil daha sadistçe hadisler yazılabilirdi aslında

Konu atheist87 tarafından (04-06-2008 Saat 19:13 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-06-2008, 10:39
aparain - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aparain aparain isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 225
Standart

Bu korkunun nedeni, yaşama içgüdüsünün varlığıdır. Bu içgüdüyü denetim altına alan her insan ölümden korkmamayı öğrenir. Yaşama içgüdüsünü besleyen en güclü insansal beklenti umuttur. Umudun bittiği yerde yaşama içgüdüsü de tükenir. Yaşama azmi azalırken, ölüm son çare olarak karşımıza çıkar, son umut olur........


Forumda dolaşırken hacı isimli bir arkadaşın yazısına rastladım.Oraya bakınca aslında inananlar için de belirleyici unsurun yaşamak olduğunu, ancak özellikle yoksul ve çile çeken insanların bu dünyada yaşama tutunabilmelerinin tek yolunun ölümden sonraki hayatı arzulamak olduğunu bir kez daha görmüş oldum.Cennet bir bakıma, insanların bu dünyada yaşayamadıkları tüm güzelliklerin simgesi inananların zihninde.Bağlar, bahçeler, altlarından ırmaklar akan cennetler, huriler, nuriler

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=85

Tanrı, bilinmeyenlerin üstüne örtülmüş bir gölgeden ibarettir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-06-2008, 11:07
Nxcore - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nxcore Nxcore isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2008
Bulunduğu yer: Eskişehir
Mesajlar: 43
Nxcore - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Din gözlüklerini çıkartıp baktıklarında korktuklarının ne kadar doğal olaylar olduklarını anlıyacaklar Ölüm ; inanın doğup, büyümesi, beslenmesi gibi doğal bir olay.. Bunun önceden hazırlığı yok, farklı bir boyuta geçiş değil lol: İşte bilinen ama üstüne çok konuşulan şeyler ne kadar da etkili oluyor hayatımızda? Ne mantıktır sevap-günah mantık hesaplamaları lol: Sevaplar benim cennet şarabı,hurisi,nehirleri,köşkü benim!! lol:
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-06-2008, 11:57
Lestat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Lestat Lestat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Mar 2008
Mesajlar: 520
Standart

Ben hiç böyle bir durumda kalmadım ama babamın ölümle yüzleşmesine şahit oldum ve o an tanrıya karşı büyük bir nefret duydum.o an ki duygum hala zaman zaman aklıma gelir.Merhamet dilemekse asla

Gerçeğin ne kadarına dayanabilirsin?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 11-06-2008, 12:19
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

"ve o an tanrıya karşı büyük bir nefret duydum"

Bu başlıktaki sorunun cevabı, ateist arkadaşlara ait değil miydi?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:15 .