Sevgili İmhotep;
Konu başlığı "Sosyalist kime denir?" ama imzası Gökçe Fırat olunca, "sosyalizmi mi konuşalım yoksa Gökçe Fırat'ı mı?" diye çelişkide kalıyor insan. Ve Gökçe Fırat nedeniyle sosyalizm hakkında konuşmaya dili varmıyor insanın.
Türk Solu'nda çok değerli insanlar da var, fakat bazılarının yazdıkları karşısında dikkatli olunması düşüncesindeyim.
Sosyalist insan asla ırkçı olmamalıdır. Şoven olmamalıdır. Bir şehrin insanını, bir bölgenin insanını, bir başka ulusu topyekin kötü görüp aşağılamamalıdır.
Örneğin bir sosyalist şu tür sözler sarfedecek düşünce yapısında olmamalıdır:
Türk,
* Kürt dizisi izlemez.
* Kürtçe müzik dinlemez.
* Kürtçe müzik çalan barlara gitmez.
* Kürtçe konuşulan minibüse binmez.
* Kürtçe kaset satan dükkandan alışveriş yapmaz.
3- Türk, ancak modern şehir hayatında kendini ifade edebilir. Türk medeniyeti, köyden gelen etkilere kapatılmalıdır. Köy, her halükarda Kürtçülüğün yaşam alanıdır.
Yıllarca İstanbul’da Sivaslı, Erzincanlı, Malatyalı, Tokatlı Alevi kitlenin yarattığı köy ortamı, Kürtçülüğü güçlendirmiştir. Türk’ü saza mahkum eden köylü kafası, bugün şehirleri Kürt kültürüne teslim etmiştir.
4- Türkler, yemeklerine sahip çıkmalıdır. Türk’ün damak tadı, Kürt yemekleri ile yer değiştirmektedir. Türk’ü kebaba, lahmacuna mahkum eden anlayışla mücadele edilmelidir. Yemek, kültür savaşının bir parçasıdır. Mc Donaldslar ne kadar tehlikeli ise Kürt mutfağı da o kadar tehlikelidir.
Başka kültürlerin yemeklerini yiyen kültürler asimile olur. O nedenle Türk, Türk mutfağına sahip çıkmalı, başka şeyler yememelidir.
5- Her şeyden önce Türk üremelidir. Artan her bir Türk bebesi, bizi Ergenokan’dan çıkartacak bir kurtarıcıdır.
Yukarıdaki sözler bir sosyaliste değil, bir Atatürkçü'ye, hatta bir Türkçü'ye ait olamaz. Olsa olsa ırçı-Türkçü geçinen ve asıl amacı Türkiye'de etnik çatışma çıkarmak isteyen bir ajan provakatöre yakışır.