Çifte Standart
Çifte Standart
Yıllar öncesiydi .
Oturmuş televizyonun karşısında bir o kanaldan diğer kanala zaplayıp duruyordum .
Gerçi şimdi çanak antenim yok ama , o sıralar vardı ; arasıra Türk kanallarını , arasıra da Alman kanallarını seyrederdim .
Türk televizyon kanallarının sırf reyting ve reklam uğruna birer birer , hatta neredeyse hepsinin dedikodu üreten bir iletişim aracına dönmesine kızarak o zamanlar yüklüce bir para vererek diktirdiğim çanak antenini daha sonra kendimce protesto etmek amacıyla geri indirmek zorunda kalmıştım .
Neyse de , o saatlerde bir baktım ki Alman kanallarının neredeyse hepsi ağız birliği etmişçesine birer birer aynı haberi 'flaş haber' diye yayımlayıp duruyorlar .
''Noluyoruz yahu '' demişim kendi kendime , ''Almanya'da deprem felan mı oldu , bu ne heyecan , bu ne flaş flaş flaş ...''
Yok , ne deprem olduğu vardı ne de sel baskını .
Bütün Alman kanallarının aynı anda ve büyük bir heyecanla flaş haber diye geçtikleri ve her saat başı çevirip çevirip gösterdikleri olayda , izinsiz gösteri yapan yüz-yüzelli kişilik bir PKK'lı grubu , kendilerini durdurmak isteyen iki Alman polisinin ağız ve burunlarını fena halde kırmışlardı . Olayda polis otosu da zarar görmüş , göstericiler polis otosunu da ellerindeki sopalarla tıpkı Alman polislerinin suratına çevirmişlerdi .
İşte bütün olay buydu .
Almanların özel televizyon kameramanları anında olay yerine yetişmişler ve PKK'lı göstericiler tarafından fena halde ıslatılmaları sebebiyle ağızlarından burnundan kan gelen iki Alman polisinin perişan halini çevirip çevirip gösteriyorlardı . Heleki kanalın biri , yakın çekime aldığı az gelmiş olsa gerek , sanki bir futbol müsabakasının tartışmalı bir pozisyonunu yavaş çekime alıp gösterdiği gibi bu durumu gösteriyordu ki , makaraları o saat koyuvermiştim .
İki Alman polisinin böylesine tartaklanması Almanların o meşhur gururunu fena halde yaralamış , sorumlu arıyorlardı , hem de derhal .
Tabii bu arada kameramanlar bol bol , yerel giysiler içerisindeki kadınlı-erkekli ve ellerindeki sarı kırmızılı sözde Kürt devleti bayrağı ile , ne dedikleri anlaşılmaksızın ''Ulolöee , hololeöee '' diye bağırıp çağıran PKK'lı göstericileri de pek bir demokrat (!) Alman milletine o biçim jurnalleyip ifşaa ediyorlardı :
'' Bakın işte ey Alman milleti ; bu Kürt teröristleri var ya , işte bunlar böyle insanlardır , bakın ve ibret alın !.. ''
Vay canına sayın seyirciler ; demek bu PKK'lı teröristler sizlerin polislerinin ağzını burnunu kıracak kadar acımasız insandılar ha ! Yok canıım , adamların günahına giriyorsunuz , onlar cici çocuklardır , resmen haksızlık bu rica ederim , hiç onlar öyle tu-kaka şeyler yaparlar mı , na bitteschön um Gottes Willen !
Ben bu işten , ne yalan söyleyeyim artık iyice keyif almaya başlamıştım ; görüntüler karşısında şaşkınlığa düşen Alman milletinin şok olmuş o pembe suratı gözümün önüne geliyor , içimden kıs kıs gülüyordum .
Gecenin bir yarısına kadar iki de bir çevirip çevirip gösterilen bu haberi ve arkasından gelen açıklamaları birer birer üşenmeden izledim :
Aman Allah ; bir taraftan bölge Emniyet müdürü , diğer taraftan da Alman İçişleri Bakanı açıklamalarda bulunuyor , konunun uzmanları ile bir o kanaldan diğerine açık oturumlar ve özel proğramlar düzenleniyor , PKK hakkında ne varsa anlatılıyordu ; Türkiye'de ne haltlar karıştırdıkları , nasıl terör estirdikleri , kaç insanın canına kıydıkları görüntüler eşliğinde teker teker ortaya konuyordu .
Olan bitenler evlere şenlik tam bir curcuna idi ; seyret seyret gül , öbür Alman kanalını çevir bir daha gül !
''Haşşöyle '' diyordum içimden , ''Kendine demokrat Almanlar sizi , biraz hizaya gelin , yıllardır bu çıngıraklı yılanları içinizde beslediniz , ne zamanki size de tııısss diye o çatallı dilini ve zehirli dişlerini göstermeye kalkıştı , bunların gerçekte ne kadar zehirli olduğunu az biraz da olsa anladınız ve bu sayede aklınız da az biraz başınıza geldi , iyi iyiii ''
Peki daha sonra , izinsiz gösteride bulunan ve kendilerini de engellediler diye PKK'lılar tarafından dayak atılan polis haberleri neticesinde Almanya'da ne oldu dersiniz ?
Evet , doğru tahmin ettiniz ; o zamana kadar Almanya'da , güya demokrasi adına her türlü örgütlenmelerine izin verilen Türk pasaportlu PKK'lıların kurdukları ne kadar dernek varsa Alman kamuoyunun o şiddetli baskısı altındaki o zamanın Alman hükümetince resmen birer birer mercek altına yatırıldı ve bazılarının da kapısına kilit vuruluverdi .
Fakat bu , sırf kamuoyunu yatıştırmak için PKK'ya verilen sadece göstermelik bir gözdağı idi :
''Git , Türkiye'de ne yaparsan yap , Türk askerini , Türk polisini vur kır öldür , bizi hiç ilgilendirmez , ama Almanya'da bir polisin dahi kılına bir daha böyle zarar verirsen seninle külahları o dakika değişiriz , o kadar ! ''
İşte size kendine demokrat , ülkelerinde şu an terör belası nedir bilmeyen , tuzu da kuru mu kuru , çifte standartlı bir Alman , daha doğrusu Batı demokrasisi .
Bütün bunlar , bizim ağzı açık ayran delilerine , liberallere , şeriatçılara , romantik solculara , komünistlere ibrettir ama , ne yaparsın işte .
Peki onlar , Batı demokrasisinin gerçekte böylesine çifte standartlı olduğunu bilmezler mi ?
Bilmez olurlar mı ; bilirler de , bunu açığa verdiklerinde ne yazıp ne çizecekler ?
Kolay mı , onlar da ekmeğini çifte standartlı işte bu Batı demokrasisini savunarak kazanıyorlar , mesele de burada düğümleniyor zaten !
Bile bile lades diyerek aynı tiyatroya devam ediyorlar hala , kimi zaman nalına vurarak kimi zaman da mıhına :
Demokrasi , gelişmiş Batı standartları , AB normları , halkların kardeşliği , çiçekler , böcekler , kelebekler , çocuklar da şeker yiyebilsinler , aşk , meşk , rakı , balık , şarap , lay lay lay lom ...
Aydınus
|