
23-08-2005, 23:49
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Apr 2005
Mesajlar: 611
|
|
HODRİ MEYDAN......
Yaz ayları başladı başlayalı şikayetlerimde arttı.Sabah kalktığımda bir kaşıntı tutuyor; kaşı kaşı sanki durmayacak bu kaşıntı..Sinirlenecek oluyorum bu küçük mahlukata ama yaptığı işi görünce insan şapka çıkartıyor;helal sana diyesi geliyor..Bende derin saygılarımı ileteyim ayrıca bu işi nasıl yapıyor bir öğreneyim diye kanımdan karnını doyuracak kadar alması koşuluyla bir anlaşma yaptım..
Dedimki,yaptığın iş harikulade Hz.Musa(a.s) gibi asanı derime vuruyor;hiç hissettirmeden kanımı alıyorsun.Afiyet olsunda bu işi nasıl yapıyorsun bir anlat dedim..Ondan cevap beklerken demesin mi:
-Ey insanoğlu bana taktirlerini sunmaya gelmişin ama, bu işi nasıl yaptığımı ben bilmiyorum, dedi..
-Nasıl bilmezsin,sen yapmıyormusun?dedim hayretle..
-"Sen" dedi, allame kesilerek;kalbinin nasıl çalıştığını,böbreğinin nasıl süzdüğünü,gözünün nasıl gördüğünü bilmiyorsan,benimde bendeki cihazlardan haberim yok..Nasıl çalışırlar bilmiyorum.Taktirlerini,saygını bana sunma, dedi..Bu sorunun cevabı bende yok...
Bende soruma cevabımı alamayınca sinirlendim, yinede kanımdan verdim,gitti...
Ne yapsam? bu küçük yaratığın ustalıklı sanatını görmezden mi gelsem?Pöh!..mü?desem..yoksa sormaya, merak etmeye devam mı etsem..Çünkü her gittiğim 400 bin(?) civarında mahlukattan da aynı cevabı alacağımı biliyorum;hatta bitkilerden, çiçeklerdende..Hiçbirisi yaptığını ben yapmıyorum,ne yaptığımı bilmiyorum deyip,bana kendiminden örnek verecekler..Ne yapsam acaba?
|

24-08-2005, 01:14
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Aug 2005
Mesajlar: 52
|
|
Re: HODRİ MEYDAN......
|
ensareo Diyor ki
Yaz ayları başladı başlayalı şikayetlerimde arttı.Sabah kalktığımda bir kaşıntı tutuyor; kaşı kaşı sanki durmayacak bu kaşıntı..Sinirlenecek oluyorum bu küçük mahlukata ama yaptığı işi görünce insan şapka çıkartıyor;helal sana diyesi geliyor..Bende derin saygılarımı ileteyim ayrıca bu işi nasıl yapıyor bir öğreneyim diye kanımdan karnını doyuracak kadar alması koşuluyla bir anlaşma yaptım..
Dedimki,yaptığın iş harikulade Hz.Musa(a.s) gibi asanı derime vuruyor;hiç hissettirmeden kanımı alıyorsun.Afiyet olsunda bu işi nasıl yapıyorsun bir anlat dedim..Ondan cevap beklerken demesin mi:
-Ey insanoğlu bana taktirlerini sunmaya gelmişin ama, bu işi nasıl yaptığımı ben bilmiyorum, dedi..
-Nasıl bilmezsin,sen yapmıyormusun?dedim hayretle..
-"Sen" dedi, allame kesilerek;kalbinin nasıl çalıştığını,böbreğinin nasıl süzdüğünü,gözünün nasıl gördüğünü bilmiyorsan,benimde bendeki cihazlardan haberim yok..Nasıl çalışırlar bilmiyorum.Taktirlerini,saygını bana sunma, dedi..Bu sorunun cevabı bende yok...
Bende soruma cevabımı alamayınca sinirlendim, yinede kanımdan verdim,gitti...
Ne yapsam? bu küçük yaratığın ustalıklı sanatını görmezden mi gelsem?Pöh!..mü?desem..yoksa sormaya, merak etmeye devam mı etsem..Çünkü her gittiğim 400 bin(?) civarında mahlukattan da aynı cevabı alacağımı biliyorum;hatta bitkilerden, çiçeklerdende..Hiçbirisi yaptığını ben yapmıyorum,ne yaptığımı bilmiyorum deyip,bana kendiminden örnek verecekler..Ne yapsam acaba?
|
Sen "tanrına", vaybe tanrı(Japonlar) neler yapıyor, diye hayret et. Biliminsanları ise onun bunu nasıl yaptığını araştırır. İşte bir teistin niçin biliminsanı olamıyacağına dair, çok güzel bi' örnek.
|

24-08-2005, 11:51
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Apr 2005
Mesajlar: 611
|
|
Caner konuyu berbat etme!...Konu bu değil..Zaten sizin görmenize imkan yok..Sivrisinekle,japonların yaptığını bir tutmuşun,aferin hangi mantıkla eşit tuttun..
Elbette nasıl yapıldığına bakarız,ama hayranlığımızı da sanatkarına sunarız..
|

24-08-2005, 12:51
|
|
|
Ensareo,
Senin ve diğer pek çok dinlinin bence en büyük yanılgısı şu: Evrene, doğaya, insana bakıyorsunuz ve hayretler içinde bunların nasıl oluştuğunu düşünüyorsunuz. Buraya kadar her şey normal ve senle mutabıkız. Ayrımımız bundan sonra başlıyor.
Evrenin muhteşem yapılarına bakıp, düşünüp, "bunu bir yaratan olmalıdır" demek ile "bunu bir yaratan vardır ve şudur" demek farklı şeylerdir. Biz, yaşama ve evrene bakarak "bunu bir yaratan olmalı" diyebiliriz ancak. "Olmalı" demek ile "var ve o işte allah.." diye başlayıp kesin tanımlama yapmak arasındaki farkı sanırım ifade edebilmişimdir.
Ayrıca bir diğer ayrımımız şu: Evreni yaratan semavi dinlerinki gibi bir tanrı mı, arşında oturmuş kral (melik) tanrı? Yoksa atomların henüz keşfedemediğimiz en küçük parçalarına nüfuz etmiş ve henüz çözemediğimiz bir yerinde organize olmaya başlayan doğal bir oluşummu? Bir başka deyimle ruhsal değil de maddesel temeli olan bir "yaratıcı" olamaz mı? İşte bu soruların yanıtı günümüz bilimi ve teknolojisi tarafından henüz açıklanamamış noktalar. Hepsi bir teorem bile değil sadece hipotez.
Sana şu noktada katılıyorum, insan organizması muhteşem, diğer canlılarda muhteşem, en basitlerini bile teknoloji yapamıyor henüz. yaşam bir mucize gibi. Peki tüm bunları yaratan ne? Bunun yanıtını insanlık henüz çözememiş. Dinliler, "kutsal" kitaplarda iddia edilen ve hiç bir bilimsel, akılsal desteğe sahip olmayan yaratılışa inanıyor koşulsuzca. Böyle koşulsuz inancı kabul edemem ben. Bilim de henüz bu soruyu doyurucu şekilde yanıtlamış değil. Evrim teorisi henüz emekleme aşamasında. Önümüzdeki yüzyıllar belki de binyıllar ne gösterecek bilemeyeceğiz. Çok büyük ihtimalle bu sorunun yanıtını öğrenemeden hepimiz öleceğiz.
Psikoloji biliminin de belirttiği gibi insanoğlu belirsizliği sevmez (Homeostaz). Aslında sanırım heindenberg yasasına göre tüm varlıklar belirsizlikten kurtulma eğilimindedir. Bu nedenle insan, "ben nasıl varoldum?" veya "yaşamın amacı nedir?" gibi sorularına belirli yanıtlar bulmak ister. Oysa bu soruların belirli yanıtları yoktur. Bu durum insanda bir tür iç gerilime yol açar. Buna varoluşsal gerilim (veya anksiyete) diyoruz. İnsanoğlunun bu varoluşsal gerilimle yaşaması zordur ve belirginliğe eğilimi vardır. Dinler belirgin "çözümler" sunar. Ve bu iç gerilimi çok aza indirger. Bu nedenle dinler sıkça insanlara huzur verir. Bu doğrudur. Ancak bu huzur, gerçeklerden yüz çevirme pahasına oluşmuştur.
Bu durumda şu ikilemle karşılaşıyoruz: Huzuru mu seçmeli yoksa gerçeklerle yüzleşmeyi mi? Belirginliğin ılıman limanına mı demir atmalıyız yoksa belirsiz denizlere, gerçeği bulma uğruna açılmalı mıyız?
|

24-08-2005, 13:20
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Aug 2005
Mesajlar: 52
|
|
|
ensareo Diyor ki
Caner konuyu berbat etme!...Konu bu değil..Zaten sizin görmenize imkan yok..Sivrisinekle,japonların yaptığını bir tutmuşun,aferin hangi mantıkla eşit tuttun..
Elbette nasıl yapıldığına bakarız,ama hayranlığımızı da sanatkarına sunarız..
|
İroni yaptığımın farkında bile değilsin. Orada genel türk deyişi "Japonlar neler yapmış" sözüne gönderme var.
Ayrıca böyle bir sözü söylemiş kişi araştırmaya gerek duymaz.
|

24-08-2005, 15:56
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Apr 2005
Mesajlar: 611
|
|
Tamda ironi yapılacak konu CANER.Ebedi bir saadet veya ceza söz konusu ve çoğumuzun üstüne basa basa geçtiği bir konuyu öne getiriyorum sen ironi yaptı diyorsun.Araştırma yapma farklı,nasıl olmuş kim yapmış onu düşünmek farklı..Neden araştırma yapmayacakmışım... Hangi şey engelki araştırma yapmayayım aksine öğrendikçe insanın hayranlığı artıyor sende tutup böyle diyen kişi araşatırma yapmaz diyorsun.Yanlış bir yargı..
|

24-08-2005, 16:13
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Aug 2005
Mesajlar: 52
|
|
|
ensareo Diyor ki
Tamda ironi yapılacak konu CANER.Ebedi bir saadet veya ceza söz konusu ve çoğumuzun üstüne basa basa geçtiği bir konuyu öne getiriyorum sen ironi yaptı diyorsun.Araştırma yapma farklı,nasıl olmuş kim yapmış onu düşünmek farklı..Neden araştırma yapmayacakmışım... Hangi şey engelki araştırma yapmayayım aksine öğrendikçe insanın hayranlığı artıyor sende tutup böyle diyen kişi araşatırma yapmaz diyorsun.Yanlış bir yargı..
|
İroni ciddiyeti bozan bir üslup tarzı değildir.
Kimin yaptığını bildiğini iddia eden, ve bunu dogmalarla kanıtlamaya çalışan biri güvenilir bir araştırma yapabilir mi? Ancak kendi kendine "vaybe tanrı neler yapmış" der. Onun için kimin yaptığı değil, inandığını yüceltmek önemlidir.
|

24-08-2005, 16:27
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Apr 2005
Mesajlar: 611
|
|
Senin ve diğer pek çok dinlinin bence en büyük yanılgısı şu: Evrene, doğaya, insana bakıyorsunuz ve hayretler içinde bunların nasıl oluştuğunu düşünüyorsunuz. Buraya kadar her şey normal ve senle mutabıkız. Ayrımımız bundan sonra başlıyor.
Buraya kadar mutabıkız...
Evrenin muhteşem yapılarına bakıp, düşünüp, "bunu bir yaratan olmalıdır" demek ile "bunu bir yaratan vardır ve şudur" demek farklı şeylerdir. Biz, yaşama ve evrene bakarak "bunu bir yaratan olmalı" diyebiliriz ancak. "Olmalı" demek ile "var ve o işte allah.." diye başlayıp kesin tanımlama yapmak arasındaki farkı sanırım ifade edebilmişimdir.
Aslında bunu bir yaratan olmalıdırla,bunu bir yaratan ardır demek aynı şeyler cem..Tamam yalnız şuraya şunu ekleyebilirsin.."Var bir yaratan ama o ne olabilir,özellikleri ne olmalı?"
Herhalde buradada mutabık oluruz..
Ayrıca bir diğer ayrımımız şu: Evreni yaratan semavi dinlerinki gibi bir tanrı mı, arşında oturmuş kral (melik) tanrı? İslam'da öyle arşına oturmuş kral anlayışı yok Cem..Hırıstiyanlıkta ve Yahudilikte bu gerçek manada anlaşılabilir;haşa Hz.İsa(A.S)'ın Allah'ın oğlu demeleri gibi vs..Hatta resimlerindede sakallı bir yaşlı gibi tasvirleri onlara özgüdür.Fakat İslam'da Allah(c.c) in "leyse kemisluhu şeyun" yani "onun benzeri yoktur"..yani hayalinden benzer olarak ne geçiyorsa o değildir...İnsanların azameti iyi anlamları için hükümranlığı anlamaları için örnekler verilir..
Yoksa atomların henüz keşfedemediğimiz en küçük parçalarına nüfuz etmiş ve henüz çözemediğimiz bir yerinde organize olmaya başlayan doğal bir oluşummu? Bir başka deyimle ruhsal değil de maddesel temeli olan bir "yaratıcı" olamaz mı?
İşte bu soruların yanıtı günümüz bilimi ve teknolojisi tarafından henüz açıklanamamış noktalar. Hepsi bir teorem bile değil sadece hipotez.
Sende söylemişin sadece hipotez..Bilimkurgu filmi yapılabilir ama gerçeğe asla yaklaşmaz..Oysa bizim yaratıcıya ait delillerimiz var.Yani o yaratıcının özellikleri ne olmalıdır?Bir eseri inceleyerek onu yaratanın özelliklerini ortaya çıkaramazmıyız?
Dinliler, "kutsal" kitaplarda iddia edilen ve hiç bir bilimsel, akılsal desteğe sahip olmayan yaratılışa inanıyor koşulsuzca. Böyle koşulsuz inancı kabul edemem ben. Bilim de henüz bu soruyu doyurucu şekilde yanıtlamış değil. Evrim teorisi henüz emekleme aşamasında.
Tamamen bir hezeyan olan teoriler üzerinde gerçek gibi duruluyor neyseki sen bunlarında birşeyi ispatlamadığını dürüstlükle söylemişin....160 milyon yıllık fosiller var..60 milyon yıllık canlılar hiç değişmemişler..Dışarıdan ithal teoriler yerine kendi aklımızı kullanarak birşeyler yapmalıyız..Ve İslam buna engel değil,çünkü bulacağımız şeyler hiçbir zaman İslam'a ters olmayacaktır.Çünkü Kur'an Allah'ın kitabıdır..(başka forumda ispatını yapıyorsum) Bilime ters olan Hırıstiyanlık Yahudilikle İslam'ı bir tutmak doğru olmaz..Eldeki verileri değerlendirelim ve kendimiz düşünelim..Hani senin öne sürdüğün gibi teorilerden değil,ne bulduysak sırayla gidelim bakalım sonuç ne olur görürüz o zaman..Ayrıca insanların başka delilleri yokta yaratılış anlaşılıncaya kadar bekleyecekler mi?Cem birsürü delil var..Şimdi hikaye şeklinde verdiğim örneğin eğer derinlerine inersek bizi nelerin beklediğini de görürüz...
Dinler belirgin "çözümler" sunar. Ve bu iç gerilimi çok aza indirger. Bu nedenle dinler sıkça insanlara huzur verir. Bu doğrudur. Ancak bu huzur, gerçeklerden yüz çevirme pahasına oluşmuştur.
Cem arkadaşım,gerçek neyki yüz çeviriliyor.Gerçek Allah'ın olduğu ve ahıretinde olacağı..Asıl siz yüzçevirip,senin belirtiğin ve örnek verdiğin gibi delili olmayan hipotezlere inanmak size daha cazip geliyor nedense..Ama hipotezlere inanmayı hakkedecek ne gibi delilleri var..O olamaz mı şu olamaz mı?Bunalrın hepsi varsayım..Benim dediğim bakın madem bir yaratıcı var gelin onun özelliklerini eserlerinden çıkaralım..
|

24-08-2005, 16:39
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Apr 2005
Mesajlar: 611
|
|
İroni ciddiyeti bozan bir üslup tarzı değildir.
Kimin yaptığını bildiğini iddia eden, ve bunu dogmalarla kanıtlamaya çalışan biri güvenilir bir araştırma yapabilir mi? Ancak kendi kendine "vaybe tanrı neler yapmış" der. Onun için kimin yaptığı değil, inandığını yüceltmek önemlidir.
Caner tamamen kalıplaşmış cümleler kullanıyorsun..Bu manada militan gibisin..İyide benim yaptığım da şu ana dogmalık bir şey var mı?Bu hikayenin neresi dogma..Hikayeye itirazın varmı tabi anlatmak istediğim konu husunda da..
Burada diyorum ki şu kadar canlı var ve üzerlerindeki cihazlardan kendilerininde haberi yok..Bu cihazlar yok mu diyelim?görmezden mi gelelim?Buraya kadar anlatılan bu,bunlara itirazın var mı?Yoksa araştırmaya devamı edelim?
|

24-08-2005, 16:42
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Jul 2005
Mesajlar: 59
|
|
İlginç ...!
Bunun bir yapanı yoktur ve bu tesadüfen oluşmuştur yargısına kesin inanarak yapılan araştırma daha mı adildir sence? Eğer bu tip bir değerlendirme yapmaya kalkarsan bu seni de kapsar Caner. Nitekim sözlerine bakacak olursak senin yapacağın araştırma da kendi görüşünü yüceltmek için olacaktır.
Bundan daha doğal ne olabilir ki? Elbetteki bir yaratan vardır, canlı ve cansız bütün varlıklar da indirgenemez kompleks yapılarıyla ısrarla bir yaratıcı olduğunu söylemektedirler.
Tek bir DNA molekülündeki bilgilerin ortalama 600 GB veri kapladığını hesaba katarak, otur bir klavyenin başına ve günler geceler boyu, ekrana bakmadan ve tuşlara rastgele dokunarak tesadüfen neler yazabildiğine bir bak. DNA molekülü içerisindeki bilgi bir yana tek bir cümle oluşuyor mu??? Üstelik sen bilinçli bir varlıksın ve bilinçli olarak yapıyorsun. Ama bilinçli eyleminde bile tesadüfi bir cümle dahi oluşturamıyorsun... Fakat nedendir bilinmez, tüm canlı hücrelerinin temel yapı taşını oluşturan bu inanılmaz tasarıma tesadüf diyorsun... "
Bizlere yargısız araştırmayı öneriyorsunuz ama sizler haşa Allah yoktur yargınızdan asla vazgeçmiyorsunuz. Birde siz deneyin bakalım... Kim bilir belkide aydınlanan sizler olursunuz...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:38 .
|