
10-08-2008, 00:56
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Mühendis Ahlakı Üzerine
Bu yazıyı Sargon'a ithaf ediyorum. Kendisi Ahmet İnam'ı sever, ayrıca da tartışılmasını diliyorum.
GÖNÜLDEN BİLİME
Ahmet İnam
Ahlak soruları, Batı düşüncesinde bir yaşam sorusuydu. Yani ahlak sorusu, "Nasıl yaşamalıyız?" sorusudur. Ben çocukken, ahlakı, birtakım yaşlı başlı, sakallı, büyük ölçüde de dindar insanların, "Bunu yapma, bu ayıp, bu günah, bu yasak" diye kafamıza sokmaya çalıştıkları ve bizim yaşama sevincimizi ortadan kaldıran, bizi o güzelim özgürlüğümüzden ve hayatımızdan alıkoyan, hayatı kurutucu ve tepeden inme birtakım kurallar olarak görürdüm.
Okudukça, ahlakın böyle hacı hoca takımının veya yaşlanmış, gençliğinde her türlü ahlaksızlığı yapıp, sonra ahlak üzerine nutuk atan, vaaz veren insanların tekelinde olmadığını, ahlakın aslında bir yaşama problemi olduğunu anladım. Çok ilginç, ahlak, belki bir anlamda, bir yaşama mühendisliğinden başka bir şey değil. "Nasıl yaşayacağım, insan gibi nasıl yaşayacağım, nasıl insan gibi insan olacağım, nasıl güzel insan olacağım? Nasıl güzel, adil, zulmün ve sömürünün daha az olduğu bir dünyada daha güzel bir insan olarak yaşayacağım?" sorularının tartışıldığı alan diye anlamak gerektiğini düşünüyorum.
Son zamanlarda mühendislik odalarının zaman zaman çağrısıyla yaptığım konuşmalarda, çağımız bilgesinin, bilge insanının mühendisten çıkabileceği gibi bir iddiam olmuştu. Belki çoğu mühendis arkadaşlarım buna hafifçe güldüler, belki bir kısmı anlayamadı, ama şunu demek istedim: Her çağın bilgeleri var. Bilge, hikmet sahibi insan. Bilge demek, bilgisini parayla satan insan değil; bilge demek, yaşam deneyimini biriktirmiş, o yaşam deneyimiyle kişiliğini birleştirmiş, yaşam deneyimini özümsemiş ve o birikimiyle toplumuna, insanlara, insanlığa hizmet eden insan. Bilge bu. Bilge, zaten felsefe sözcüğünün içinde olan bir sözdür. Felsefe, bilgelik sevgisi demek. Sözcüğün Eski Yunanca'da karşılığı Philosophia.. Felsefe kelimesinin kökenindeki philia, sevgi, dostluk; sophia, bilgelik demek.
Çağımızın bilgelerinin mühendis olması gerektiği düşüncesi ütopik bir düşünce. Tek tek mühendisler olarak okuldan mezun olmuşken, hiçbir gücümüz yok ki. Bir işe girmek, geçimimiz kazanmak zorundayız. O işi, o düzeni yöneten patronlar var ve bunların bilgelikle falan hiç ilgisi yok; bu düzeni sömürmeye, bu düzende olabildiğince çok kazanç elde etmeye çalışan ve bu kazançları için de herkesi sömürmeye hazır insanlar. Düzenin tümüne baktığımız zaman, durumun vahim olduğunu görüyoruz.
Ama şöyle bir sorun da var: "Düzen böyle, ben ne yapayım?" düşüncesi de, düzene teslim olmak için bir bahane olmaya başlıyor. Düzenin çok büyük bir düzen olduğunu ve büyük bir dev olduğunu biliyoruz; ama devlerle mücadele edebilmek için, bireysel atılımları da küçümsememek lazım. Mühendisin sorumluluğu içerisine, düzeni dönüştürme sorumluluğunu da katmak lazım. "Ben nasıl düzeni değiştireyim ki? Asgari ücretle beni işe alıyorlar ve patronun dediğini yapmazsam da beni kovuyorlar. Benim düzeni değiştirme gibi nasıl bir gücüm olabilir" düşüncesinin doğru olmadığını, dolayısıyla mühendisin sorumluluğunu -belki çoğunuz tarafından gerçekçi görülmeyecek- abartmak gerektiğini düşünüyorum. Abartmak da değil, belki hakkını vermek.
Eğer çağımızın bilgeleri mühendis olacaksa -ki, mühendis olacağını düşünüyorum- birkaç gerekçem var. Eski çağların bilgeleri, sakallı, yaşlı başlı, oturduğu yerden kalkmayan, büyük ölçüde dini kökenli ve ağzından ilahi laflar çıkan insanlarmış. Ama çağımız mühendisinin donanımına baktığımız zaman, hem doğa bilimleriyle haşır neşirdir, hem bunun matematiksel modellemesini yapabilir. Ayrıca uygulamaya yönelik olduğu için, pratik becerisi, uyguama, ortaya çıkarma, tasarlama,imâl etme zekâsının olması gerek. Teknoloji insan yaşamıyla ilgili olduğu için, toplumu, kültürü, ekonomiyi, piyasayı, yönetimi bilmesi zorunlu.
Neyi bilirsek bilelim, matematiksel bilgide, teknolojik bilgide, araştırmayla ilgili bilgide, tüm bu bilgileri işlerken, tavrımızda etik duyarlılık olması lazım. "Ben bu bilgiyi niçin biliyorum, niçin mühendis oluyorum? Mühendis olacağım da ne olacak? Bütün bu bilgiler ne adınadır? Ben niçin varım? Mühendis olmak ne demektir?" Birinci sınıfta etik dersi verdiğiniz çocuğun mühendislik anlayışı, kavrayışı bilinci ne kadar olabilir, o da tartışmalıdır. Benzer problem tıp fakültelerinde de var. Birinci sınıfta deontoloji dersi okutuyorlar doktorlara; ama daha doktorluğun ne olduğunu bilmeden, "Türkçe dersi gibi, devrim tarihi gibi bir şeydir ve palavradır" diye geçip gidiyor çocuk. Etik duyarlılık yaşam içinde,teknik bilgi öğrenilirken verilmeli.
Hem uygulamayı, insan yaşamını hem de doğa bilimlerini, matematiksel düşünmeyi tanıyan mühendis geleceğin bilgesi olamaz mı?
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

13-08-2008, 19:12
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Neredeyse (malûm nedenlerle) sitede felsefe ile ilgili yazılara hiç bakmaz olmuştum. Ahmet
hocam'ın yazısı çölde susuz kalmışlara vaha zerafetiyle geldi. Gönlümüz açıldı ne dediğini
anladık.
(Ancak yazının vgm'yi kapsamadığını belirtecek bir ibare koymalıydı Ahmet İnam. Koymamış)
saolasın dilaver.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

14-08-2008, 00:20
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
|
|
|
Bir işe girmek, geçimimiz kazanmak zorundayız. O işi, o düzeni yöneten patronlar var ve bunların bilgelikle falan hiç ilgisi yok; bu düzeni sömürmeye, bu düzende olabildiğince çok kazanç elde etmeye çalışan ve bu kazançları için de herkesi sömürmeye hazır insanlar. Düzenin tümüne baktığımız zaman, durumun vahim olduğunu görüyoruz.
Ama şöyle bir sorun da var: "Düzen böyle, ben ne yapayım?" düşüncesi de, düzene teslim olmak için bir bahane olmaya başlıyor. Düzenin çok büyük bir düzen olduğunu ve büyük bir dev olduğunu biliyoruz; ama devlerle mücadele edebilmek için, bireysel atılımları da küçümsememek lazım. Mühendisin sorumluluğu içerisine, düzeni dönüştürme sorumluluğunu da katmak lazım. "Ben nasıl düzeni değiştireyim ki? Asgari ücretle beni işe alıyorlar ve patronun dediğini yapmazsam da beni kovuyorlar. Benim düzeni değiştirme gibi nasıl bir gücüm olabilir
|
Sayın Ahmet İnam sorunu çok güzel tespit etmiş.Genç mühendisler zor bir testten geçiyorlar.Bir yanda inadıkları degerler bir yanda ekonominin gerçekleri bu zor sınavda ahlaklı kalabilen mühendislerin ahlak konularında ahkam kesme hakları bencede olur.
Ayrıca ahlak konusunu yanlızca dinin kapsamında gören anlayışa bende karşıyım.Hatta iköğretim ve orta öğretimde ahlak derslerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri biçimde degilde ayrı bir ders olarak okutulması fikrinede katılıyorum.
Konu frodo tarafından (14-08-2008 Saat 14:40 ) değiştirilmiştir.
|

14-08-2008, 14:44
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
|
|
Ben mühendislerin acıklı tercihleri ile ilgilenmiyorum. Bunlar yapılacak olan hatalara kılıf hazırlamaktan başka bir halt değildir. Çünkü mühendis hatasını gördüğü anda kabul eden ve çözüm üreten insan demektir. Nasıl çözülmez üzerine konuşma hakkı yoktur.
Aslında benim üniversite yıllarımdan beri söyleyegeldiğim bir söz vardır; temel bilimler bilinmeden filozof olunmaz, felesefe bilinmeden de bilim insanı olunmaz.
Ne yazık ki mühendisliklerde ve tıpta felsefe okutulmaz, felsefe bölümünde de temel bilimler yoktur.
Mühendisliğin genel tanımlarına bakarsak; "Engineering is art and science." Mühendislik sanat ve bilimdir.
"Engineering is judgement." Mühendislik muhakeme veya sezgidir anlamında. Hal böyle olunca felsefe kaçınılmazdır.
Felsefe çok önemlidir fakat elinizdeki malzeme de iyi olacak, öğrenci, öğretim görevlisi. Bunun böyle olmamasının nedenleri herkesce malum zaten.
Selamlar.
|

14-08-2008, 14:59
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Jun 2008
Mesajlar: 64
|
|
Çok güzel bir yazı....
|

14-08-2008, 15:55
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Mühendisliğin açılımı ve ahlak ile ilişkilerinden öte ahlak teriminin açılımı daha çok dikkatimizi çekti.
Nasıl yaşamalıyız?
Her yönü ile hesap kitap işi değildir nasılın açılımı.
Yaşam matematik üzerine kurulu olsa da ahlak için buna zorunlu olduğumuzu düşünmüyoruz.
Nasıl'ın açılımı daha basit olması gerekir.
Basitlikte maksat sığlıktan öte kapsamının genişliğidir.
Herkesi kapsamalıdır.
Bir eli ile ciğer verdiği kedi yavrusuna diğer eli ile vurmayacağını bilen bir çocuğu kapsar.
Pür dikkat seyrettiği ustasının her lafını havada kapan ve saygıda kusur etmeyen eğitimsiz çırağı kapsar.
Bakkalın uzattığı para üstünün fazlalığını fark edince, iade için evinden geri dönen ev hanımını kapsar.
Terazisinin tam olduğundan emin olmasına rağmen tarttığı malzemeye bir avuç daha ilave eden esnafı kapsar.
Kapsar da kapsar.
Nihayetinde belki şu sonuca ulaşmak da mümkün.
Her mühendis ahlaklı olmalı lakin her ahlaklı olanın mühendis olması beklenemez.
Yazarın;
" çağımız bilgesinin, bilge insanının mühendisten çıkabileceği gibi bir iddiam olmuştu."
Görüşü üzerine kurguladığı yazısının bölümlerine itirazımız var.
|

15-08-2008, 02:04
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
|
|
Mhmmd bu yazı sokaktaki adamı kapsamaz. O nedenle bakkal, çocuk, esnaf konu dışıdır. Son paragrafı bir kez daha okursanız kastımı anlarsınız.
Selamlar.
|

15-08-2008, 04:55
|
|
|
Ahlak felsefesinin temel sorusu "nasıl yaşamalıyız" mı imiş? Hahahaha ilahi...
Her neyse, hocanın önermesine katılmıyorum. Bilgeler sisteme en az entegre olmuş insanlardan çıkar, sistemin üretim dişlisinin tam göbeğinde yer alan kimselerden değil. Eğer "bilge" (bilge filozof mudur? o da ayrı soru, bence filozof=bilge değildir, hocanın bilge tanımına da katılmıyorum) bir grup/sınıf olacaksa ya da ağırlıklı olarak o sınıfa mensup olanlardan çıkacaksa, bu sınıfın mühendisler ya da bilim adamları gibi sermayedarın sağ kolu olmuş gruplardan çıkmayacağını kesin olarak söyleyebilirim.
|

15-08-2008, 11:13
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
|
|
Eğitim cehaleti alır eşeklik baki kalır 
Nice okumuş cahil gördüm,
nice okumamış insan gördüm
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Konu aydoe tarafından (15-08-2008 Saat 11:22 ) değiştirilmiştir.
|

15-08-2008, 12:59
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger arkadaslar;
Bilimle ugrasan insanlarin, maalesef sorgulama yapisi yoktur. Bilhassa pozitif bilimde, hersey veridir ve formuldur. Onlara sadece bu verileri, uygulamak ve test etmek ve gozlemlemek duser. Bilim adamlari, taki yeni bir formul elde edilene kadar, verilenle yetinirler.
Iste o yuzden, bilim ve felsefenin farki burdan gelir. Felsefe, herseyi hem sorgular, hem nedenler, ustelik her kanitlanmis konuya supheci yanasir. Bilim gibi verilerle yetinmez. O verileri ayni zamanda curutmeye calisir. Felsefe adami dusunen adamdir. Bilim adami da verileri uygulayandir.
Eger, bir bilim adaminin felsefi bir yonu varsa, o da zaten epistemolojik temelde, ya bir eski verinin curutulmusu, ya da yeni bir veri olarak yansir. Hem felsefeyi, hem bilimi birlestirebilmek ise, en idealidir. Iste ben ancak bu kisiye, bilge diyebilirim. Bir cesit, bilim adami da, ayni dindarin dinine teslim oldugu gibi, o da bilimin kurallarina verilerine ve sorgulanmazlarina teslim olmustur.
Ustelik, 21.yuzyilda artik, bilim de, ya tikanmis, ya da cikarci zumrelerin elinde bir koz haline gelmistir. Bunun tek sebebi, verilere tabi kalan bilimin, ancak deney ve gozlemle, tesbitidir. Ama bilim maalesef, bunun disinda artik uretememekte, gelisememektedir-ki ben teknikten bahsetmiyorum. Bilhassa da sosyal bilimden bahsediyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:15 .
|