Çok eski çağlar için yeterli bilgi bulamadım.
Ama şu adreslerde (
Alman Bakır Enstitüsü ve
Bilimsel Çalışma Yöntemleri ) verilen genel bilgiler yeterli.
Bakır muhtemelen ilk kullanılan madendir. Yaklaşık 9000 yıldan beri biliniyor. Şimdi kullanılan ismini Antik çağda almış: ciprium = Kıbrıstan gelen maden. Tabiatta maden olarak bulunduğu haller:
Bornid (Cu5FeS4) * *,
Chalkopyrit (CuFeS2 *) * *, *
Cuprit (Cu2O *) ,
Malachit (Cu2[(OH)2/CO3]) * *ve çok nadiren olsada; yüksek oranlı *
"gediegen" bakır .
Büyük bakır madeni yataklarının bulunduğu yerler: Arizona, Montana, Utah, New Mexico, Chile, Peru, Kaukasus, Filipinler, Avustralya, Iran, İspanya, Portkiz, Polonya ve Almanya.
Bu sayfalarda verilen bilgilere göre barut kullanımı sayesinde 17. yüzyılda maden üretimi bir
devrim yaşadı. Buna rağmen, barutu yerleştirmek için gerekli olan mesela 50 cm derinliğinde bir deliği bir usta yaklaşık
yarım günde kazabiliyordu. Bu patlatmadan elde edilen, içinde bakır madeni bulunan, taş-kaya miktarı (bakır miktarı değil. İçinde % 0,5 - %4 oranında bakır bulunan maden miktarı) bir kaç kiloydu. (
Şu fotoğraf daki kayayı göz önüne getirirsek nedeni anlaşılır herhalde.) Madenler toplanıp at, eşek ve öküz arabalarıyla ırmak kenarlarına kurulu maden öğütme değirmenlerine götürülmeleri gerekiyordu. Su gücüyle çalışan değirmenlerde
öğütülen taşlar * ;
yıkama işleminden geçiyor, bu sayade taş-toprak ve maden birbirinden ayrılıyordu. Elde edilen bakır madeni
odun ocaklarında kızartılılıyor, bakır oksit *(Cu2O) edilliyordu. Bu bakır oksit, indirgenmesi için, daha yüksek sıcaklık üretebilen,
körüklü ocaklarda eritilmesi gerekiyordu. Kömür indirgeme işlemi için kullanılırken, kireç bakırın erime sıcaklığını düşürüyordu. Bu işlemin sonucu elde edilen
kara bakırın bakır oranı % 30 ile % 50 arasıydı. *Bakırın yüzdesini artırmak için bu işlem 5 – 10 sefer *tekrarlandığında % 95 oranında bakır elde etmek mümkündü. (16. yüzyılda bakır üretimi ile ilgili bir
Hendrick met de Bles * *tablosu.)
Bunlar ancak 17. yüzyılda mümkün olan şeyler.
Burada Freiburg Üniversitesinin makalesinde 3. - 4. yüzyıldan sonra 500 yıl boyunca, Almanya Griessbach maden ocaklarında, endüstriyel bir şekilde üretilen demirin miktarı toplam olarak 3800 ile 5400 ton arası tahmin ediliyor. Yani senelik üretim 7,6 ile 10,8 ton arası.
Belirtmem lazım; demir madeni içinde % 48 ile % 75 arasında demir bulunmakta. Yukarda belirtildiği gibi bakır için bu oran % 0,5 ile % 4 arası.
Bu bilgilerde hemen göze çarpan bir kaç nokta:
İran hariç, bakır yataklarının bulunduğu ülkeler orta doğu ülkeleri değil. Orta doğuya çok çok uzak ülkeler. Çoğunluğu ile arasında deniz ve/veya okyanus var.
Pekii bu Süleyman o “oluk oluk” akıttığı bakırı nereden getirdi? Neyle getirdi?
Bakırdan sadece ve sadece 100 m^2 lik bir ev yapmak için 500 ile 1000 ton (kg değil ton) arasında bakır gerekiyor. Bu ev yukarda verdiğim, 17. Yüzyılın Griessbach maden ocağının ortlama üretimi ile ancak 50 ile 100 yıllık bir sürede tamamlanacaktır *Sayısız havuzlar, heykeller vs. için oluk oluk akıtılan bakır madeni ise... Ve bütün bu yapıtlar M.Ö. 9000-10000 yılın teknolojisi ile...
Varın siz düşünün müslüman alimlerinin/Kuran yorumlayıcılarının yalanın büyüklüğünü.
Sadece ve sadece taşıma işi için yüzbinlerce binek hayvanı (eşek, at, deve), bir o kadar insan ve on binlerce gemi yüzyıllarca çalışmış olmalı ki...
Bakır madenini değirmende öğütmek için gerekli insan sayısı yine bir o kadar.
Yıkamı işlemi için keza...
Kızartma ocaği için gerekli insan sayısı...
İndirgeme ocağı içi gerekli insan sayısı...
Ve kızartma-indirgeme işleminin 5 – 10 sefer tekrarlanması için gerekli insan sayısı...
Bu insanların ihtiyacını karşılayacak (yemek, içecek, elbise...) gerekli insan sayısı...
O kadar ocağı kurmak için gerekli insan ve malzeme (ağaç, taş, odun kesimi, taş işleme...)...
Kızartma – indirgeme ocaklarında yakılması için gerekli *yüzbinlerce ton (kg değil ton) ağaç ve bu ağaçları kesip işleyecek milyonlarca insan...
Ve bütün bu zahmet ne için dersiniz?
Sadece 100 m^2 lik bakırdan bir ev yapımı için.
Peh peh peh...
Ve deeee. Üstüne tuz biber olsun diye 0 (sıfır) yıllarında Dünya nüfusunun 200 - 300 milyon olduğu tahmin edildiğini göz önüne alırsak...
Gelelim elektrik kullanımına.
Bakır, elektrik sanayiinde genellikle elektrik iletimi kullanılır. Bunun haricinde aklıma gelen kullanma alanı bobin, transformator ve elektrik motoru/jeneratoru (ki yine bobin diyebiliriz) yapımı.
Elektrik üretimi için: Elektrik jenaratörü lazım. Jeneratörün içinde bakır sadece bobin olarak kullanılabilir. Bakır harici ve bakırdan daha fazla miktarda magnetizmaya duyarlı demir, çelik vb., makina yağı ve bunların boyutlarının hassas bir şekilde üretilmesi gerekli. Bu materyaller ama MÖ 9000-10000 yıl önce bilimiyordu.
Mesela aydınlatma işlemi için (elektrik lambası): Cam veya aynı görevi görecek saydam başka materyaller lazım. Ayrıca lambanın içinde ısınarak kor haline gelen materyaller ( tungsten gibi) gerekli. Bakır ile olmaz. Bu materyaller ise MÖ 9000-10000 yıl önce bilimiyordu.
Mesela ısıtma işlemi: Bakır ile ısıtma işlemi sadece bir yere kadar. Fakat işe yaramaz. Bakır tel kor haline gelince dayanmaz, hemen kopar. Yine MÖ 9000-10000 yıl önce bilimiyen materyaller gerekli.
Mesela mekanik enerji için (hareket, taşımacılık, fabrika...) : Yine bol miktarda demir, çelik gerekli...
Mesela haberleşme: Hadi canım sende... Camın bile olmadığı yerde elektrik tüpleri ne gezer. Demirin, aluminzumun bilinmediği zamanda rezistans (elektrik direnç), kondansatör ne gezer. Ayrıca camın bilinmediği bir zamanda mercek ne gezer. Merceğin olmadığı yerde yarı iletkenler teknolojisi (diyod, transistor, chips...) ne gezer.
Geriye ne kaldı? MÖ 9000-10000 yıl önce bakırdan yapılmış evler, surlar, havuzlar, heykeller...
Bakırdan ev hiç bir işe yaramaz. Yazın sıcaktan, kışın ise soğuktan içinde durulmaz.
Yukarda sadece bir ev için gerekli bakır miktarını görmüştük: 500 ile 1000 ton arası. Surlar havuzlar... da cabası.
Peki MÖ 9000-10000 yıl öncesine ait olan ve bu kadar bakırın bir arada bulunduğu herhangi bir tarihi kalıntı var mı?
Tabi ki hayır!
YOK!
YOK! YOK!
YOK! YOK! YOK!
YOK! YOK!
YOK!
Sevgiler