
11-09-2008, 23:30
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 153
|
|
Evet evrimci arkadaşlar...
Evrim teorisini çürütmek adına birçok kanıt sunuluyor ama bu evrimci arkadaşlarda hiçbir tesir yapmıyor.Ben de size soruyorum evrimci arkadaşlar, ikna olmak için nasıl bir delil istersiniz_?
Allaha inanan biri olarak benim allaha inanmamı vazgeçirecek nasıl bir gelişme olmasını isterdin diye sorsalar birkaç şey isterdim.
Mesela bilimin ilerleyerek ölümü ortadan kaldırması.Ölüm olmazsa ahiretin bir anlamı olmayacağından inanmaktan vazgeçebilirim.
Ya da cansız maddelerden doğadaki herhangi bir canlıyı yaparlarsa bilim adamları, benim tanrıya olan inancım büyük ölçüde kaybolabilir.
Bu örnekler çoğaltılabilir...Peki sizin beklentileriniz nedir bilimden evrim teorisinden vazgeçmek için_?
Bilim neyi ispatlamalı ki evrim teorisini çürütsün_?
Evet cevaplarınızı merakla bekliyorum arkadaşlar...
Prof. Dr. Ali Demirsoy (Biyolog, Hacettepe Üniversitesi):
Özünde bir Sitokrom-C'nin dizilimini oluşturmak için olasılık sıfır denecek kadar azdır. Yani canlılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm evrende bir defa oluşacak kadar az olasılığa sahiptir denebilir. Ya da oluşumunda bizim tanımlayamayacağımız doğaüstü güçler görev yapmıştır. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun değildir. O zaman birinci varsayımı irdelemek gerekir... Sitokrom-C'nin belli bir aminoasit dizilimini sağlamak, bir maymunun daktiloda hiç yanlış yapmadan insanlık tarihini yazma olasılığı kadar azdır (maymunun rastgele tuşlara bastığını kabul ederek).
Edit: kenny, affına sığınarak yazıyı okunur hale getirdim. Saygılarımla. delx.
Az felsefe insanı Tanrıtanımazlığa, derinlemesine felsefe de Tanrı'ya götürür. Bacon
Konu serüvenci tarafından (12-09-2008 Saat 10:14 ) değiştirilmiştir.
|

11-09-2008, 23:39
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Aug 2008
Mesajlar: 228
|
|
ALLAH istemedikçe iman edemezler kardeşim Hidayette dalalette ALLAH"tan
LaMevcud Diyor ki Gerçekler Hayaldir; Hayallerse gerçek. Ama Tekbir HAKİKAT vardır. O
|

12-09-2008, 01:32
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Oct 2006
Mesajlar: 24
|
|
kenny´isimli üyeden Alıntı
Evrim teorisini çürütmek adına birçok kanıt sunuluyor ama bu evrimci arkadaşlarda hiçbir tesir yapmıyor.Ben de size soruyorum evrimci arkadaşlar, ikna olmak için nasıl bir delil istersiniz_?
Allaha inanan biri olarak benim allaha inanmamı vazgeçirecek nasıl bir gelişme olmasını isterdin diye sorsalar birkaç şey isterdim.
Mesela bilimin ilerleyerek ölümü ortadan kaldırması.Ölüm olmazsa ahiretin bir anlamı olmayacağından inanmaktan vazgeçebilirim.
Ya da cansız maddelerden doğadaki herhangi bir canlıyı yaparlarsa bilim adamları, benim tanrıya olan inancım büyük ölçüde kaybolabilir.
Bu örnekler çoğaltılabilir...Peki sizin beklentileriniz nedir bilimden evrim teorisinden vazgeçmek için_?
Bilim neyi ispatlamalı ki evrim teorisini çürütsün_?
Evet cevaplarınızı merakla bekliyorum arkadaşlar...
Prof. Dr. Ali Demirsoy (Biyolog, Hacettepe Üniversitesi):
Özünde bir Sitokrom-C'nin dizilimini oluşturmak için olasılık sıfır denecek kadar azdır. Yani canlılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm evrende bir defa oluşacak kadar az olasılığa sahiptir denebilir. Ya da oluşumunda bizim tanımlayamayacağımız doğaüstü güçler görev yapmıştır. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun değildir. O zaman birinci varsayımı irdelemek gerekir... Sitokrom-C'nin belli bir aminoasit dizilimini sağlamak, bir maymunun daktiloda hiç yanlış yapmadan insanlık tarihini yazma olasılığı kadar azdır (maymunun rastgele tuşlara bastığını kabul ederek).
|
Evrim teorisini çürütmek adına ortaya hiçbir kanıt konmuyor. eğer konsaydı çürürdü zaten. senin kanıt zannettiğin şeyler sadece birer safsata. subjektif yorumlardan ibaret. bilimsel teoriler, kuramlar yine bilimsel metodlarla çürütülür ya da doğrulanır. biyolojik evrim kurumanı yanlış olduğunu gösteren bilimsel metodla ispatlanmış bir argüman olsa idi bugun dünyada milyonlarca bilim adamı bunu kabul etmezdi, binlerce universite bu kuramı biyolojinin temeli olarak okutmazdı.
millet sizin kadar zeki değil napacaksın..
|

12-09-2008, 01:36
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Oct 2006
Mesajlar: 24
|
|
ayrıca harunyahyanın o sahte bilgilerini, cımbızladığı, çarpıttığı bilgilerini okuyup zehirlenmek yerine, gerçekten ali demirsoyun kendi yazdığı kitapları baştan sona okusaydın belki o zaman anlaydınlanabilirdin.
siz bilimi, HY gibi sahte bilimcilerden öğrenmeye çalıştıkta hiçbir zaman anlamamaya devam ediceksiniz.
|

12-09-2008, 02:09
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Mar 2007
Mesajlar: 433
|
|
kenny´isimli üyeden Alıntı
Mesela bilimin ilerleyerek ölümü ortadan kaldırması.Ölüm olmazsa ahiretin bir anlamı olmayacağından inanmaktan vazgeçebilirim.
Ya da cansız maddelerden doğadaki herhangi bir canlıyı yaparlarsa bilim adamları, benim tanrıya olan inancım büyük ölçüde kaybolabilir.
|
Ölüm varsa Tanrıda vardır. Ölüm yoksa Tanrıda yoktur. Kendini fazla zorlama eğer, kafan
almıyorsa. Seninle aramızdaki fark, ben inançlı olmanın ne demek olduğunu biliyorum ve seni
çok iyi anlıyorum ama, sen inançsızlığın ne demek olduğunu asla anlamayacaksın,
gelebiliceğin en son nokta buraya kadar.
|

12-09-2008, 02:29
|
|
|
kenny´isimli üyeden Alıntı
Allah'a inanan biri olarak ''benim Allah'a inanmamı vazgeçirecek nasıl bir gelişme olmasını isterdin ?'' diye sorsalar birkaç şey isterdim : - Bilimin ilerleyerek ölümü ortadan kaldırması ... ( Ölüm olmazsa ahiretin bir anlamı olmayacağından inanmaktan vazgeçebilirim . )
- Ya da cansız maddelerden doğadaki herhangi bir canlıyı yaparlarsa bilim adamları , benim Tanrıya olan inancım büyük ölçüde kaybolabilir .
Bu örnekler çoğaltılabilir .
|
Sayın kenny !
Sanırım siz bu sitenin gerçek misyonunu anlayamamışsınız .
Kimse burada ateizm , deizm veya agnostizm TEBLİĞCİLİĞİ yapmıyor . Hiç kimseye de ''gelin , bizim gibi düşünün'' diye yalvarmıyor . İnsanlar istediği gibi düşünmekte özgürdür ; siz de , biz de ...
Sitedeki ateist , deist , agnostik arkadaşlarımızın yaptıkları yorumlarda bir satır da olsa ''n'olur , bizden olun , aksi takdirde başınıza şunlar şunlar gelir'' diye bir satır da olsa karaladığını okudunuz mu ?
Kaldı ki TD sitesinin öyle bir misyonu olsaydı , siz bu yorumu yazabilir miydiniz ?
Ama şunu canı gönülden isteriz : İnsanlar aydınlansın , korkmadan ürkmeden özgürce düşünebilsin ...
Şahsen kendi adıma konuşmak gerekirse ; namuslu , samimi , dürüst bir müslümanı ; riyakar , tutarsız , habire gel-gitler yaşayan bir ateiste yeğlerim .
***
Alıntısını yaptığım ve bizlere yönelik olarak sorduğunuz her iki sorunun da gerçekte sizin Allah'a (veya Tanrı'ya) olan inancınızın tamamen çıkar-menfaat ilişkisine dayalı olduğunun açık seçik bir itirafının olduğunun da farkında mısınız ?
Bu , sizdeki nasıl bir Allah inancıdır ki , bir gün gelecek bilim ölüme çare bulacak ve siz de o dakika Allah inancından vazgeçeceksiniz ?
Bu , sizdeki nasıl bir Allah inancıdır ki , ''ölüm olmazsa ahiretin bir anlamı olmayacağından inanmaktan vazgeçebilirim'' diyebilme hakkını size veriyor ?
Bu , güya elde ettiğiniz nasıl bir Kuran öğretisidir ki , ''bilim adamları cansız maddelerden doğadaki herhangi bir canlıyı yaparlarsa , benim Tanrı'ya olan inancım büyük ölçüde kaybolabilir '' diyebiliyorsunuz ?
***
Size birşey söyleyeyim mi ?
O , güya iman ettiğiniz Kuran ve Allah'ın tabiriyle siz tam bir münafıksınız .
Alıntıladığım yazınız ve bizlere yönelttiğiniz sorularınızı bu sitedeki tebliğci müslümanlara havale ediyorum .
Allah'a havale edemem , çünkü ne kendisi var ne de sopası .
Oysa ''keşke hem kendisi hem de bir sopası olsaydı'' demişimdir hep .
|

12-09-2008, 03:17
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Sayın kenny
Öncelikle evrimin ne oldugu ile işe başlamanızda fayda vardır. Evrim teorisinin tanrı ile ya da benim deyimim ile bir başlatıcı ile alıp veremedigi yoktur. Orayla ilgilenmez bile. Geçekten bir başlatıcı her şeyi de başlatmış olabilir, bunu bilemiyoruz ve şu anki bilgilerimizle buna gerek de duymuyoruz. Çünkü 10-43 sn den sonrasını açıklayabiliyoruz. Her ne kadar kurama dayansa da Cern deneyi biraz da bunun için yapılıyor. 10-43 sn den sonrası için bir başlatıcıya ya da müdaheleciye bilim gerek görmüyor. Bir başlatıcı varsa da 10-43 sn nin arkasına saklanmıştır ve oradan izlemektedir.
Ancak evrim teorisinin Muhammed ile yani sizin efendiniz ve onun putu Allah ile sorunu vardır. Çünkü evrimsel süreç içerisinde Muhammede yer yoktur. Muhammedin şahidi de yoktur, belgesi de. Kendi zamanına ait bir tek yazılı kaynak da yoktur, hepsi hurafedir. Onun için siz evrim teorisi içinde Muhammede yer bulamadıgınız için spekülatif olarak bir Tanrı üretip sondan başa dogru giderek sözde ispatlar getirmeye çalışıyorsunuz. Tarihsel süreç içerisinde Tanrıdan vahy alan, birbirine şahit olan iki kişi gördünüz mü, duydunuz mu. Ancak Muhammede gelen vahyin kendisinin yazdıgı bir şiir oldugunu iddia eden ve bu yüzden İslamiyetten çıkan, bunları Muhammed uydurdu diyen bir şair olmalı, her halde pante bunun ismini ve kıssasını verecektir, benim şimdilik hatırımda degil.
Tarım öncesi toplumlar ölümü hiç de sizin gibi karşılamıyorlardı. Üstelik onların bir tanrı inancı da yoktu. Onlar ölümü bir ölüm, dogum, yeniden yaşama dönüş süreci olarak görüyorlardı. Bu yüzden de ne cennet vardı, ne de cehennem. Yani onlara göre hiç de korkulacak bir şey yoktu. Dikkat ederseniz ve inceleyebilirseniz ahret inancı dayanılmaz koşullarda madenlerde çalışan köleler arasında dogmuştur ilk, ve bunlara vaaz edilmiştir. Bakın size İÖ 1 yy dan kalma Diodorus'un köle madenlerini anlatışını alıntılayayım.
Mısır'ın kıyılarında ve Arabistan ile Etiyopya'nın komşu bölgelerinde büyük emek ve para harcanarak yogun bir biçimde işletilen bir çok geniş altın madeni vardır. Kayalar simsiyah ve yarık, mermerin damarları öyle göz kamaştırıcı bir beyazlıkta ki, aydınlıgı yeri gögü tutuyor. Maden gözetleyicilerin bir çok işçiyle birlikte altını hazırladıkları yer işte burası. Mısır kralları, hüküm giymiş suçluları, savaş esirlerini, bir de yanlış suçlamaların kurbanı olmuş ya da krallıgın hoşuna gitmedigi için hapsedilmiş kişileri, kimi zaman bütün hısım, akrabasıyla bu madenlere gönderir, böylece bunlar hem suçlarının cezasını çeker hem de onların emeklerinden çıkar saglanmış olur. Bunlar, orada zincirlere baglanmış olarak gece gündüz aralıksız çalıştırılırlar. Dinlenme diye bir şey yoktur, kaçma yolu yoktur; çünkü çeşitli diller konuştuklarından, muhafızları dostça konuşmalar ya da kimi sevecenlik gösterileriyle aldatamazlar. İçinde altın olan kayanın çok sert oldugu yerlerde, kaya önce ateşle yakılır, zorlamalara dayanamayacak kadar yumuşadıgında da bu talihsiz zavallıların binlerce ve binlercesi, kayayı inceleyen ve nereden başlayacaklarını söyleyen ustaların yönetiminde, demirden yapılmış taş keskileriyle kayanın üzerinde çalışmaya sokulur. Bu talihsiz çalışmaya sokulmuş insanların en güçlüleri, içinde altın parçacıkları bulunan mermeri yontar. Oyuklar düz bir çizgi üzerinde gitmez, parlayan taşın damarlarını izler. Taş ocagının kıvrımları, dönemeçleri, gün ışıgını kapattıgı yerde, alınlarına baglanmış lambalar taşırlar, ve orada vücutlarını kayanın çevresine göre egip bükerek, koparılan parçaları yere atarlar, acımasız gözetleyicilerin kırbacı altında çabalar da çabalarlar. Ufacık çocuklar kuyulara, topragın karnına inerler, sökülüp yere atılmış taşları bin bir zahmetle toplayıp kuyunun başına, açık havaya taşırlar; orada otuz yaşın üzerindeki adamlar bunları alır ve demir tokmaklarla taştan havanlarda bakla iriligindeki parçalara ayırırlar. Sonra bu parçalar kadınlara ve daha yaşlı erkeklere teslim edilir, onlar sıra sıra dizilmiş bileyi taşların üzerine sererler, bu parçaları, ikili üçlü gruplar oluşturarak en has bugday unu inceliginde bir toz haline getirene kadar döverler. Bu zavallıların bakımsızlıgını, sefaletini kimse durup seyredemez, kıçlarını örtecek bir paçavra bile yoktur üzerlerinde, bu kötü durumlarına acımaz kimse zaten. hastadırlar ya da sakatlanmışlardır, ama hoşgörü yoktur, dinlenme yoktur,. Hepsi birden kırbaç altında çalıştırırlar durmaksızın , ta ki zorluklara yenilip işkence altında ölünceye kadar. Yoksullukları öylesine büyüktür ki, şimdikinden çok daha kötü bir şey olacagından korkarlar, cezalar o kadar şiddetlidir ki, ölüm yaşamdan daha arzu edilir bir şey olarak sevinçle karşılanır.
Bunlar da İspanya için yazdıkları : Bu madenlerdeki işçiler sahipleri için akıl almaz kazançlar saglarlar, fakat kendi yaşamları yeraltında maden ocaklarında gece gündüz bedenlerini yıpratarak, tüketerek geçer. Birçogu ölür, çektikleri o denli büyüktür. İşlerinden biraz olsun ayrılma, dinlenme diye bir şey yoktur. Gözetleyicinin kırbacının onları boyun egmeye zorladıgı sıkıntılar o derece şiddetlidir ki, beden güçleri ve ruh yücelikleri kendilerine dayanma gücü veren bir kaçı dışında hayatı terk ederler, ölüm daha yeg görünür onlara çünkü.
Dikkat edebilirseniz bu insanların yaşamak için bir öbür dünya inancına ve öbür tarafta mutlu bir hayata inanmaktan başka çareleri yoktur, ve bu insanları daha çok çalıştırabilmek için bu ideoloji geliştirilmiş ve desteklenmiştir. Bu şartlarda, ölümün tercih olacagı hissedilen şartlarda , bu hayatın bir sınav ve gerçek kurtuluşun ahret oldugunu düşünmeyen ve inanmayan insanların dayanabilmesi mümkün müdür.
Evrim gerçeklgini çürütmek için bize insanın ne zaman nerede, nasıl yaratıldıgını açıklarsanız bir adım atmış olursunuz. Var olan pek çok fosil örnekleri vardır. Şimdi evrimi boş verin ve bize insanın yaratılışını bilimsel olarak açıklayın.
- İlk insan nerede, hangi zaman aralıgında yaratıldı ve bunun arkeolojik verileri nedir.
- İlk insan yaratıldıgı zaman hangi yaşam sanatlarını biliyordu.
- İlk insanı yaratırken tanrı örnegin gözü nasıl yarattı. Ol dedi ve bu karmaşık göz kendi kendine bir araya gelen cansız maddeden mi oldu. Yoksa teker, teker deneyerek mi oldu.
- İnsanın beynini proglamlarken evrilmesine izin verdi mi, onun için mi beyinsel ve entellektüel evrim binlerce sene sürdü. Beyinsel ve kültürel gelimeye evrim demezsek ne diyecegiz. Adem'in beyni ile şimdiki beyinler aynı mıydı. Yok degilse bu süreç nasıl gelişti.
- ilk insanı yaratırken şayet ol dedi olduysa burada cansız madde nasıl hareket etti de canlı hale geldi. Hani cansız maddeden canlı olmazdı. Yok, kolu bacagı, organları teker teker ve sırayla yaptıysa bunun evrimin ta kendisi oldugunu göremiyor musunuz.
- Evrimi reddetmeye çalışırken bile evrimi savunuyor ve farkında olmadan onun verilerini kullanıyorsunuz. Allah ol dedi ve olduysa cansız madde canlıya dönüşmüştür, o zaman sakın bir daha cansızdan canlı olur mu diye sormayın, demek ki olmuş.
- Yok Allah cansız maddeden sırayla mütekamile dogru hareketle yarattıysa o halde yaratılış evrimdir. Başka bir yaratılış seçenegi sunabiliyor musunuz.
Bilim evrimi çürütmek için hiç bir şey ortaya koyamaz, çünkü bilim evrimin ta kendisidir. Bilim ancak evrim gerçekliginin evrilmesine yol açabilir. Şimdiki bilgilerimiz daha çok geliştirebilir.
Yukarıda puntolarla belirttigim sorularıma cevap almayı umut ediyorum.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
Konu dilaver tarafından (12-09-2008 Saat 03:57 ) değiştirilmiştir.
|

12-09-2008, 03:53
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
|
|
Bilim sonucta sonuclari itibari ile "üzerine örtülen örtüyü" kaldirmak ve örtünün altindakini yorumlamak ile mesgul, ben ise o örtüye kapatana teslimiyet icindeyim....
|

12-09-2008, 04:06
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger -InVi-
O ortuyu kapatan, insanoglunun dusunce siniridir. Sen, ortuye teslim olmaya devam et. Bense, o ortunun, ne oldugunu ve ne gibi bir sorun oldugunu ve bunun evrensel kokeni ve temelini ortaya koymaya.
Cunku, o ortuyu kaldirmak veya teslim olmaktan ziyade, ortuyu algilamak ve desifre edip curutmek; dusunen dusuncenin bir urunudur. Ne "teslim olmus" ne de "dogal " dusuncenin.
Ayrica, herhangibir dusunce tarzini elestirdigimi de sanma. Sonucta insanoglu "sorunu" algilayabildigi kadariyla gorur. "Sorunun" temeline inemedigi icinde, gorebildigi "soruna" getirecegi "cozum"; gorebilenler icin yeni bir sorundur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

12-09-2008, 14:21
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 153
|
|
Evet yeniden beraberiz..Yine fikir hücumuna uğramışız anlaşılan..Herkese tek tek cevap verecem arkadaşlar, bitirinceye kadar bir şey yazmazsanız sevinirim, malum hepinize aynı anda cevap yetiştiremem.
Az felsefe insanı Tanrıtanımazlığa, derinlemesine felsefe de Tanrı'ya götürür. Bacon
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:41 .
|