Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kadın & İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 18-09-2008, 22:37
pervane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pervane pervane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
Standart Boşanma Sonrası Anne, Baba, Çocuk.

Kur’an’ın Türkçe mealini ilk ve aynı zamanda son olan okuma maceramı siteye geldikten sonra hatırladıkça hep kendi kendime güldüm. Lise yıllarımdı Karadeniz'li Sünni bir arkadaşım sürekli Aleviler ile ilgili sorular sorup duruyordu. Bir süre sonra karşılıklı Alevi-Sünni inanışı bilgi alış verişine dönüştü konuşmalarımız. Birbirimizi hiç kırmadan, eleştirmeden sadece sizde nasıl? Hangi ibadet ne amaçla yapılıyor türünden konulara değiniyorduk. Kendime tez elden bir Kur’an edindim. Okudum ama Kur’an’ın Allahı da canıma okudu. Ödüm kopmuştu tırnaklarımı kemire kemire devam ettim okumaya, sağdan soldan azap yağıyordu, kendimi tehdit altında hissetmemiştim. Sadece Ana-Baba hakkı ile ilgili kısımda ağzımdan şu sözcüklerin döküldüğünü hatırlıyorum. Bu satırları öksüz biri yazmış olmalı, bir tek Ana-Baba dokunulmazdı.
İslam dininde boşanma sonrası kadının durumu ile ilgili merakım beni boşanma konusunun geçtiği ayete götürdü ama o da ne!

Talk 3.
Ve onu hiç ummadığı bir yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, Allah ona yeter. Allah, hükmünü kesinlikle yerine getirir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.

Talak 6’da
Boşadığınız kadınları, gücünüz yettiği kadar oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıştırmak için onlara zarar vermeyin. Eğer hamile iseler doğum yapıncaya kadar geçimlerini sağlayın. Eğer sizin için çocuğu emzirirlerse, ücretlerini verin. Meselelerinizi aranızda güzellikle halledin. Eğer bir güçlükle karşılaşırsanız çocuğu babası hesabına başka bir kadın emzirir.

Eski toplumda kadının kendi doğurduğu çocuğu emzirmesi haram ve çocuğun anası olarak kabul edilmiyor. Genelde erkek çocukların anneleri, onları doğuran kadın değil, kadının kocasının aile birimine ait kadınlar yani halalar olmalı, halalar tarafından emzirilen çocuk süt yoluyla baba aile birimine ait olabiliyor. Hala tarafından emzirilen çocuk, hala çocuklarıyla kardeşleşiyor ve süt kardeşle evlilik yasağı bu süt kardeşleşmesinden geliyordu. (çocuğu baba hesabına başka bir kadının emzirmesi! Babası hesabı derken banka hesabından mı? yoksa çocuğun babaya ait olduğundan mı bahsediyor? Pante,Okinono,mhmmd belki aydınlatırlar beni bu konuda. Elinin kafirliğiyle inanır işine karışma Pervane! ) İslamiyette süt kardeşler ile evlenme yasağının da kaynağını hatırladım bu arada.





Talk 7.
Geniş imkanı olan nafakayı imkanına göre versin……
Ve 8. ….Azaba uğratmıştık.
Ve 9. ….Sonu hüsran oldu….
Ve 10. ...Bir azap hazırlamıştır…
Ve 11 …. Altından ırmaklar akan cennetlere sokar ( Cenettler ? tercüme hatası galiba?)
Ve 12 …. Allah, yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratmıştır…….. Allah’ın emri, göklerle yer arasında devamlı inmektedir.



Konu boşanma ama her zaman olduğu gibi asarım keserim, ırmaklar cennetler. Daldan dala, bir konuyu da şöyle baştan sona anlasam hemen Müslüman olacağım walla.
K.C'den de ses çıkmadı. Kolay değil tabi her satırda ne anlatmak istiyor diye anlam çıkarabilmek
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-09-2008, 23:11
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

http://pante.blogcu.com/islam-da-bosanma_528972.html

http://www.turandursun.com/forumlar/...hp/t-2047.html

Eski toplumda kadının kendi doğurduğu çocuğu emzirmesi haram ve çocuğun anası olarak kabul edilmiyor. Genelde erkek çocukların anneleri, onları doğuran kadın değil, kadının kocasının aile birimine ait kadınlar yani halalar olmalı, halalar tarafından emzirilen çocuk süt yoluyla baba aile birimine ait olabiliyor. Hala tarafından emzirilen çocuk, hala çocuklarıyla kardeşleşiyor ve süt kardeşle evlilik yasağı bu süt kardeşleşmesinden geliyordu. (çocuğu baba hesabına başka bir kadının emzirmesi! Babası hesabı derken banka hesabından mı? yoksa çocuğun babaya ait olduğundan mı bahsediyor? Pante,Okinono,mhmmd belki aydınlatırlar beni bu konuda. Elinin kafirliğiyle inanır işine karışma Pervane! ) İslamiyette süt kardeşler ile evlenme yasağının da kaynağını hatırladım bu arada.
Bir islami siteden:

Çocukları Sütanneye Verme Âdeti

Mekke'nin havası sıcak ve sıkıntılı idi. Çocukların körpe vücudlarına yaramazdı ve onların sıhhatli büyümelerine ve gürbüz yetişmelerine elverişli değildi. Çölde ise hava güzel, su tatlı ve temiz, hayat serbest, iklim ise mutedildi. Ayrıca çölde yaşayan bazı kabilelerin dilleri de çok daha düzgün ve pürüzsüzdü. Asliyet ve tazeliğini koruyordu. Ahlâkları da temizdi.
İşte buna binâen, o sırada Kureyş eşrafı ve ileri gelenleri daha sıhhatli ve gürbüz yetişmeleri ve ayrıca düzgün, aslına uygun Arapça öğrenip konuşabilmeleri için Mekke'nin dışında çölde yaşayan kabile kadınlarına ücretle emzirmek üzere çocuklarını teslim etmeyi bir âdet haline getirmişlerdi. Çocuk 2-3 sene, bazen daha fazla sütannenin yanında kalırdı.
Bu sebeple de yaylalarda yaşayan birçok kabile, bilhassa Sa'd bin Bekr kabilesi kadınları senede birkaç sefer kafile halinde Mekke'ye inerler ve yeni doğan çocukları emzirmek üzere yanlarına alıp tekrar yurtlarına dönerlerdi.


Muhammed'in süt annesi de Sa'd kabilesinden Halime adında bir kadındı.

Süt Hısımlığı:

http://yozgatnur66.blogcu.com/sut-hi...i_3687719.html
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-09-2008, 23:21
rahatsiz rahatsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Sep 2008
Mesajlar: 27
Standart

Sayin Pante,
Yazmis oldugunuz bilgi icin tesekkur ederim.
Ancak son linkte evrdiginiz sayfayi okuyunca, kusura bakmayin gulme krizine tutuldum.
Bilgilerden degil,ama sut kelimesinin sIkligi,buyuleyici.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19-09-2008, 21:59
pervane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pervane pervane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
Standart

Sevgili Pante;


“Halka göre galatı meşhur lugati fasihadan evla, alimlere göre de lugati fasiha galatı meşhurdan evladır” gibi bir söz hatırlıyorum eğer yanlış yazmadıysam.

Süt hısımlığı ile ilgili açıklamalar bana bu sözü hatırlattı. Çöl havasının faydalarını bilemem ama birçok yörede başlık parasının yanında evlenecek kızın annesine özel olarak verilen bir “süt hakkı” parası var neden veriliyor diye merak etmiştim bir zamanlar, yolum süt kardeşliğine kadar uzanmıştı. Alimlerimizin çöl iklimi şartlarını detayları ile biliyor olmaları da ayrıca dikkate değerdir.


İslam’da boşanma ile ilgili ayrıntılı bilgiler için ayrıca teşekkürler ama merakım bitmedi. Nekahat döneminin bitmiş olacağını düşünerek birkaç sorum olacak, Apranax kullanmaya başladıysanız vazgeçebilirim. Bu arada Saygıdeğer Evrensel-İnsan bu başlıkta soruları ben sorarım! Peşin peşin söyleyeyim.

İslam da boşanma olayı gerçekleştikten sonra;
1- Allahın rızıklandırmasını bekleyeceğiz.
2- Boşanan kadın hayatına eski koca evinde devam edecek.
3- Çocuklar unutulacak.
4- Nafaka için koca’nın keyfi önemli.

Madem kendisi mutlaka rızıklandırmayı düşünüyor neden eski kocaya çeşitli önerilerde bulunup sonra dediklerimi yapmazsan fena yaparım bak diye kızıyor bu anlaşılır da; Ben ikinci maddeye takıldım. Kadının evlendikten sonra baba evi ile bağı tamamen kesiliyor mu? boşanma sonrası kadın tamamen yalnız görünüyor. Neden boşandıktan sonra da koca evinde tutulması isteniyor. Acaba? Bu kadar sık evlenme boşanma olayının yaşandığı bir toplumda kadın eski kocasının evinden mi başka bir erkeğe eş olarak gidiyor? Yeniden evlenmekten başka da seçeneği yok anlaşılan. Nafaka yerine evde tekrar hizmetlerinden faydalanarak karın tokluğuna hayatına devam ettiriliyor herhalde.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-09-2008, 22:21
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Elmalı Eski Meal-- Talak(6) O kadınları gücünüzün yettiğinden sâkin olduğunuz yerin bir kısmında iskân ediniz, ve üzerlerine tazyık yapmak için onları ızrara kalkışmayınız ve eğer yüklü iseler hamillerini vaz'ı edinciye kadar nefakalarını verin, sonra sizin hisabınıza emzirirlerse o vakit de ecirlerini verin ve aranızda iyilikle emr edin ve eğer zorlaşıyorsanız o halde baba hisabına diğer bir emzikli emzirecektir


أسكنوهن من حيث سكنتم من وجدكم ولا تضاروهن لتضيقوا عليهن وإن كن أولات حمل فأنفقوا عليهن حتى يضعن حملهن فإن أرضعن لكم فآتوهن أجورهن وأتمروا بينكم بمعروف وإن تعاسرتم فسترضع له أخرى

.......
Burada kadının kendi ailesi tarafından boşanmış olduğu için kabul edilmeyeceği toplumsal kuralına karşı, kadını korumak amacı ve boşanmanın keyfi olarak ekonomik gerekçeler ile baştan atılma haline gelmesini önlemek için bir uyarı olduğundan söz edebilimiyiz acaba?

Yoksa bu zorlama bir yorum mu olur?

Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19-09-2008, 22:25
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Eski toplumda kadının kendi doğurduğu çocuğu emzirmesi haram ve çocuğun anası olarak kabul edilmiyor.

Buradaki "Eski Toplum" ibaresini ataerkil toplum olarak düzeltmek gerekiyor. Eski toplum ana erkildir ve bu toplumda soy anne tarafından devam eder. Çocuklar annenin klanına ait olarak görülür ve çocugun babası ve babalık olayı bilinmez.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19-09-2008, 22:36
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

İslam da boşanma olayı gerçekleştikten sonra;
1- Allahın rızıklandırmasını bekleyeceğiz.
2- Boşanan kadın hayatına eski koca evinde devam edecek.
3- Çocuklar unutulacak.
4- Nafaka için koca’nın keyfi önemli.

Madem kendisi mutlaka rızıklandırmayı düşünüyor neden eski kocaya çeşitli önerilerde bulunup sonra dediklerimi yapmazsan fena yaparım bak diye kızıyor bu anlaşılır da; Ben ikinci maddeye takıldım. Kadının evlendikten sonra baba evi ile bağı tamamen kesiliyor mu? boşanma sonrası kadın tamamen yalnız görünüyor. Neden boşandıktan sonra da koca evinde tutulması isteniyor. Acaba? Bu kadar sık evlenme boşanma olayının yaşandığı bir toplumda kadın eski kocasının evinden mi başka bir erkeğe eş olarak gidiyor? Yeniden evlenmekten başka da seçeneği yok anlaşılan. Nafaka yerine evde tekrar hizmetlerinden faydalanarak karın tokluğuna hayatına devam ettiriliyor herhalde.
Kur'an'dan anladığım kadarıyla yanıtlamaya çalışayım sevgili Pervane.

1- Rızıklanmadan kastedilen, kadının bir ekmek kapısı bulmasıdır. Kadının evlenmesi, baba evine dönmesi, bir yakınına sığınması veya ummadığı başka bir rızk.

2- Baba evine dönme, istenmeyen bir durumdur. Hala geçerlidir.
Kadın için kurtuluş yeni bir kocadır. Çünkü varlıksız ve sahipsiz bir kadının tek çaresi gibidir. Dul yaşama lüksü yok gibidir.

Boşanan kadının eski kocasının evinde yaşaması belirli bir müddet içindir.
Boşandıktan sonraki ilk 3 ay zorunludur. 3 adet döneminin geçmesi ve kadının hamile olmadığının anlaşılması içindir.
Bu 3 aylık müddetten sonra kadın isterse ayrılabilir.
Ancak ayrılabileceği bir yere sahip değilse ve kalmak isterse koca buna itiraz edemez. Kaldığı müddet içinde nafaka almadan ihtiyaçları karşılanır. 1 yıldan sonra kadını nafakasını vererek evden çıkarabilir.
Zina nedeniyle boşanmalarda iddet müddeti geçersizdir. kadın hemen kapı dışarı edilebilir.

3- Çocuk konusunda erkeğin kararı önemlidir. Yeniden evlenen kadına eski kocanın rızası olmazsa çocuk verilmez. Kadın çocuğa bakabilecek durumdaysa ve eski kocası razı olursa çocuklarını alabilir. Kadın da kocası da çocuğu almak istemediği takdirde kadı'nın (mahkemenin (kararı geçerli olur.

4- Nafaka için bir ölçü konulmamıştır. Hal böyle olunca, nafaka miktarı kocanın insafına bırakılmış oluyor.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 20-09-2008, 23:00
pervane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pervane pervane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
Standart

okinono´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Elmalı Eski Meal-- Talak(6) O kadınları gücünüzün yettiğinden sâkin olduğunuz yerin bir kısmında iskân ediniz, ve üzerlerine tazyık yapmak için onları ızrara kalkışmayınız ve eğer yüklü iseler hamillerini vaz'ı edinciye kadar nefakalarını verin, sonra sizin hisabınıza emzirirlerse o vakit de ecirlerini verin ve aranızda iyilikle emr edin ve eğer zorlaşıyorsanız o halde baba hisabına diğer bir emzikli emzirecektir


أسكنوهن من حيث سكنتم من وجدكم ولا تضاروهن لتضيقوا عليهن وإن كن أولات حمل فأنفقوا عليهن حتى يضعن حملهن فإن أرضعن لكم فآتوهن أجورهن وأتمروا بينكم بمعروف وإن تعاسرتم فسترضع له أخرى

.......
Burada kadının kendi ailesi tarafından boşanmış olduğu için kabul edilmeyeceği toplumsal kuralına karşı, kadını korumak amacı ve boşanmanın keyfi olarak ekonomik gerekçeler ile baştan atılma haline gelmesini önlemek için bir uyarı olduğundan söz edebilimiyiz acaba?

Yoksa bu zorlama bir yorum mu olur?
Sevgili Okinono; Bu ayetinin eski meal'inin tamamını asmabilirmisiniz?
Bir de varsa eğer ayetin iniş sebebini rica edebilir miyim? hani işte günlerden bir gün biri, Peygambere bir konu için soru soruyor veya bir olay oluyor da ertesinde ayet iniyordu. Bu ayetin bilinen böyle bir hikayesi var mı? Hadis kısmı için hazırlıklı olun aklımda başka bir konu var.

Saygılar.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 20-09-2008, 23:04
pervane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pervane pervane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
Standart

dilaver´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eski toplumda kadının kendi doğurduğu çocuğu emzirmesi haram ve çocuğun anası olarak kabul edilmiyor.

Buradaki "Eski Toplum" ibaresini ataerkil toplum olarak düzeltmek gerekiyor. Eski toplum ana erkildir ve bu toplumda soy anne tarafından devam eder. Çocuklar annenin klanına ait olarak görülür ve çocugun babası ve babalık olayı bilinmez.

saygılarımla

Sevgili Dilaver;
Düzeltme için Teşekkür. Anaerkil toplum ile ilgili Okinono duymasın, açık vermemek lazım. Meaculpa, K.C ve beni hiçte hayra alamet olmayan günler bekliyor.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 28-09-2008, 22:02
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Sevgili Okinono; Bu ayetinin eski meal'inin tamamını asmabilirmisiniz?
Bir de varsa eğer ayetin iniş sebebini rica edebilir miyim?

................

Bu soruyu henüz gördüm. Gecikme için özür dilerim.

Bir türlü alışamadım yeni forma. Angutluk bedava işte benden belli

Gelelim sorunuza Sevgili Pervane;

"asmabilirmisiniz" kelimesini asabilirmisiniz diyerek anladığımı baştan belirteyim.

Bu anlamaya göre;

Razi'den Nüzul sebepleri.

Cenâb-ı Hakk, "Ey peygamber, kadınları boşayacağınız vakit..." buyurmuştur. Enes (r.a)'dan şu rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber (s.a.s), Hz. Hatsa (r.a)*yı boşadı. O da ailesine gitti. Bu ayet işte bunun üzerine nazil oldu. Şöyle de denmiştir: "O, çok namaz kılıp, çok oruç tutan bir hanım olduğundan Hz. Peygamber onu tekrar nikahlamıştır." Binâenaleyh Hz. Hafsa (r.a)'nın evinden çıkıp, baba evine gitmesi üzerine bu ayet nazil oldu. Hz. Peygamber (s.a.s) onu boşadığı zaman, Allah Teâlâ işbu "kendileri de (evlerinden) çtkmasmlar" ayetini inzal etti."

Kelbî "Hz. Peygamber (s.a.s), Hz. Hafsa (r.a)'ya bir sır söyledi. O da onu, Hz. Aişe (r.a)'ye anlattığı için, Hz. Peygamber (s.a.s) öfkelenip, Hz. Hafsa (r.a)'yı boşadı Bunun üzerine bu ayet nazil oldu" demiştir.

Süddi ise, bu ayetin hanımını hayızlı iken boşadığı için, Abdullah b. Ömer (r.a hakkında nazil olduğunu söylemiştir ki bu hadise meşhurdur. Mukâtll de şöyle der "Bir takım kimseler de, Abdullah b. Ömer'in yaptığını yaptılar. Bunlar, Amr b. Sa'îd b. el-As ve Utbe b. Gazvân'dır. İşte bu ayet, bunlar hakkında nazil oldu."

Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 21/530.
..........
Not: Razi'nin ne şiş yansın ne kebap tarzı tefsirini hiç ama hiç önermem. Ama bu tür bilgileri derli toplu bulundurduğu için oradan yazayım dedim.
.............

Birde Et-Tefsirül Hadis'den yazarsak yeterli olur sanırım.



İbn Kesir Enes'ten şöyle rivayet etti: "Allah Rasulü zevcesi Hafsa'yı boşadı. Hafsa ailesine geldi, bunun üzerine Allah "Ey Nebi kadınları boyadığınız zaman..." mealinde*ki ayeti indirdi ve Rasulü'ne, O'nu geri çevir çünkü o çokça oruç tutan, çokça namaz kılan ve cennetteki zevcelerindendir" denildi. O'da Hafsa'yı geri çevirdi.[2]

Bu nass sahih hadis müsnedlerinde yoktur. Ancak Hz. Hafsa hakkında bu konuda ri*vayetler var: Ebu Davud ve Nesai Hz. Ömer'den rivayetle, "Allah Rasulü Hafsa'yı bo*şadı, sonra geri çevirdi" denilmekte, ancak bu rivayette ayetlerin inişi ile ilgili herhangi bir işaret bulunmamaktadır.

Bu ayet ve onu takip eden altı ayet aynı konuyu işliyor. Bunlarda bir kaç meselenin izahı vardır. Şöyle demek mümkündür. Konu, Rasulullah'ın bazı zevcelerini boşamasını aşan bir konudur. Öyle görünüyor ki, değişik olaylar meydana gelmiş Bakara'daki talak ayetleri için ilahi vahyin hikmeti bu ayetlerin inişini gerektirmiştir. Allah daha iyi bilir.

İbn Kesir "Onları iddetleri içinde boşayın" cümlesinin boyutunu izah sadedinde şöyle bir hadis rivayet etmiştir: "Ömer bin el-Hattab oğlu Abdullah'ın karısını hayızlı iken boşadığını Peygamber'e anlattı. Allah'ın Rasulü buna kızdı ve "onu geri çevirsin yanında tutsun, ta ki, temizlenip sonra hayız görüp tekrar temizleninceye kadar" dedi. Eğer boşamaya niyet ederse onu temiz iken ve kendisine temasta bulunmadan boşasın. İşte bu Allah Teala'nın kadınlar için boşanmalarını emrettiği iddettir."[3] dedi. Zemahşeri de aynı konu hakkında bir hadis rivayet etti. Darekutni bu hadisin sabit olduğunu belir*terek diyor ki, Allah Rasulü İbn Ömer'e hayızlı iken karısını boşadığı için dedi ki: (Al*lah sana onu temizlik halinde boşamanı emretti.

İşte bu açıklamadan sonra "Onları iddetleri içinde boşayın" diye zikredilen cümle, bu hadislerin ışığı altında şer'i boşamanın birbirini takip eden temizlik hallerinde birer ric'i boşama olduğunu vurgulayan Kur'anî ikinci bir delil olduğunu, bir kerede kesin ta*lak vermenin şer'i ve Kur'anî bir hüküm olmadığı imajını veriyor. Birinci delil ise, Ba*kara/229, "talak/boşama iki defadır" cümlesinde ifadesini bulduğu hükümdür. Yani bo*şama bir defadan sonra bir defa daha olur. 227. ayette boşanan kadının iddetinin üç "ku-r" (bekleme vakti) olarak tesbit edilmesi, bu müddet zarfında boşanan eşlerin tekrar ev*lilik hayatına dönebilme imkanını sağlamak içindir.

Zemahşeri tabiin ulemasından biri olan Nahai'den "Rasulullah'ın ashabı, zevcelerini bir talaktan fazla boşamayı istemezlerdi, sonra iddetleri bitmeden ikinci bir boşama ver*mezlerdi. Onların nezdinde en güzel talak/boşama şekli üç talakı üç temizli halinde ver*mekti. Sünnete uygun talak (boşama) bir talaktan başkası değildi. En çirkin talak ise, is*ter bir defada ister ayrı ayrı zamanlarda olsun üç talakla boşamaktır" diye rivayet etmiş*tir. Ve şunu da rivayet etmiştir: Adamın biri karısını üç talakla boşadı, Allah Rasulü bu duruma kızarak şöyle dedi. "Ben aranızda bulunduğum halde Allah'ın kitabı ile oynuyor musunuz? Başka biri ayağa kalkarak, "Ey Allah'ın Rasulü onu öldürelim mi?" dedi[4]

Bazen kesin boşama, başka bir ifade ile üç talak, bir konumda ve bir kerede olur. Bu da boşamadan güdülen gaye ve hedefe ters düşmez. Boşamadan gaye, uyum sağlama ortadan kalkmış ise ayrılmaya kesin karar vermektir. Allah Rasulü'nün Rukane'nin ka*rısını boşadığında ona bunun sebebini sorarken, ayrılmaya tamamen karar verip verme*diğini öğrenmeyi istiyordu. Rukane Allah Rasulü'ne "ben kararımı kesin verdim" dedi*ğinde Allah Rasulü, bununla bir talak mı niyet ettin diye yemin ettirdi. O da yemin edince, öyle ise "niyet ettiğin şey vardır" buyurdu. Nitekim Bakara sûresinin tefsirinin siyakında bu rivayeti kaydetmiştik[5]. Aynı konunun devamında tesbit ettiğimiz üzere Hz. Ömer (r)'i bir mecliste bir defada karısını üç talakla boşayan adamın boşamasını kesin ve nihai olarak itibar ejmesine sevkeden düşünce de bu olabilir.[6] Bunlardan öte İbn Kesir'in rivayet ettiği şu hadis de bunu destekliyor. "Fatıma binti Kays'ın kocası Rasulullah'ın zamanında Fatıma'yı boşuyor, iddeti bitmeden onu evden çıkarmak isti*yor. Fatıma Nebi'ye şikayette bulunuyor. Allah Rasulü ona şöyle diyor. "Nafaka ve mesken hakkı ancak bir kere daha karısını geri çevirme yetkisine sahip olan kocaya ge*rekir. Sen çık ve falan kadının yanında kal. Sonra dedi ki, hayr İbn Ümmü Mektum'un yanında kal, çünkü o kördür seni görmez".[7]

Eğer hadis sahih ise bir defada verilen üç talakın geçerli olduğuna dair nebevi tasvip sözkonusudur. Birbiri ardına gelen bütün talakları amaçlayan bir kelime değildir.

Ancak aşamalı boşama, inancımıza göre riayet edilmesi gereken bir husustur. Çünkü bu, hem Bakara sûresinde "talak iki kezdir" ayetiyle hem de bu sûredeki ayetle sabit olan Kur'anî bir emirdir. Aynı zamanda senedi sahih Peygamber öğretileriyle de sabit*tir. Hatta ayrılmaya kesin karar verilmiş olsa bile. "Belki Allah bundan sonra (yeni) bir iş ortaya çıkarır" cümlesi, aşamalı boşamanın gerçek nedenini muhtevasında taşımakta*dır. İllet, üç temizlik veya üç ay kadar bir süre (iddet) içinde boşanma isteğini ortadan kaldıracak bir durumun doğabilme ihtimalidir. Boşama konusunda şahit tutmak, iddeti saymak, gereği üzere şahitlik etmek ve bunların gözardı edilmemesi gereken Allah'ın sınırları olduğuna dikkat çekmek şeklinde de ifadesini bulan hükümler de bu söyledik*lerimizi desteklemektedir. Ayrıca insanları günaha girmekten sakındırmak, talak sayısı*nı ve boşama sürecini dakik bir hesaba tabi tutma amacını da gütmektedir.

"Ancak apaçık bir edepsizlik yaparlarsa başka" cümlesi zina etme anlamına geldiği gibi müfessirlerin İbn Abbas'a ve bir kısım tabiin ulemasına atfen[8], kocaya yahut koca*nın akrabasına karşı çirkin davranışlarda bulunma, onlara eziyet etme, kötü ahlak, kötü davranışlar sergileme gibi anlamlara da gelir. Artık bu durumda evden çıkarılmaları bir haktır. Çünkü onların bu edepsizliklerinden dolayı, belirttiğimiz gibi, kadınların kocala*rının evlerinde kalmalarından hedeflenen amacı, ortadan kaldırdığı için artık kadının evden çıkması veya çıkarılması kaçınılmaz bir şeydir.

Ayetlerde, Bakara sûresinin 229-231 ayetlerinde ifade edilen Kur'anî bir prensibin tekrarı sözkonusudur. O da iyilikle tutmak, veya iyilikle ayrılmaktır. Çünkü bunda; hem evliliği devam ettirmede, hem ayrılmada eşinin şerefini koruma, hak ve adalet üzerine bina edilmiş evlilik ilişkilerindeki bu prensibi kabullenmeyi pekiştirme sadedinde ilahi vahyin hikmetinin önemi yatmaktadır.

Müfessirler "Kim Allah'tan korkarsa (Allah) ona bir çıkış (yolu) yaratır. Ve onu ummadığı yerden rızıklandınr" ayetin bu bölümü konusunda şöyle bir rivayet zikreder*ler: Müslüman bir genç kafirlere esir düşer, gencin babası oğlunun durumunu, fakr-u za*ruretini Allah'ın Rasulü'ne arzeder. Allah Rasulü ona sabretmesini öğütler ve çokça "la havle vela kuvvete illa billah" zikrini tekrarlamasını tavsiye eder. O da Hz. Peygam-ber'in tavsiyesine uyar, çok geçmeden oğlu esaretten kurtulur, kendisini esir edenleri hemen Allah Rasulü'ne haber verir, bunun üzerine bu ayeti kerime iner.[9]

Bu bölüm ayetten bir parça, ayet de kendisinden önce gelen ayetlerin parçasıdır. Sözkonusu ayetlerden gözlemlenen, bölümün içerdiği anlam önceki ayetlerle ilintilidir. Çünkü burada kadınlarla geçinmek, onları boşamak, onların iddetleri, kadınları iyilikle tutmak veya iyilikle boşamak konusunda Allahtan korkmak emredilmiştir. Dolayısıyla bunun siyakında müslümanların, Allah'tan korkmaları, Allah'a tevekkül etmeleri, emir*lerini yürürlüğe koyup, Allah'ın sınırlarına sıkıca bağlanmanın getirdiği büyük faydala*rın şuurunda olup, ondan gaflet etmemelerinin ilahi vahyin hikmetinin bir gereği olduğu yer almaktadır. [10]

Et-Tefsirül Hadis. İzzet Derveze



Sanıyorum Hafsa'nın Aişe'ye söylediği Mariye olayını dile getireceksiniz.

Talak 6 ile Hafsa'nın evine döndüğünde Ömer'in hışmına uğrayacağı ve Ömer ile Peygamber'İn akrabalık bağının koparak hassas dengelerde yürüyen İslam'ın ilk dönemlerini göz önüne almak gerek sanırım.

Benim bulabildiğim ayetle ilgli hadisler bunlar.


Boşanmanın 3 aşamasınında da geçek sürenin kocanın yanında olması birleşmeyi yeniden sağlayabilecek bir önlem olarakta ele alınabilir sanırım.


Ama bu ayetin nüzulunda asıl sebep bence, Hafsa'nın durumudur.


Sizi dinliyorum.


Selamlar
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:06 .