Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 22-09-2008, 03:25
imhotep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
imhotep imhotep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
Standart Cevab Veremedi

Kopma garantili bir kitap öneriyorum sizlere. Kitabın adı "Cevab Veremedi".

bikac ornek;

"bir def’asında da, bir parça ekmekden yüzseksen kişi yidi, ekmek yine de artdı. bir def’a da, bir parça ekmek ve pişmiş bir kuzu ile, yüzotuz kişiyi doyurdu. kalanını da deveye yükleyerek götürdüler."

"çeşidli yerlerde resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” (mubârek parmaklarından su fışkırma) mu’cizesidir. o mubârek sudan içerek, bir kaç yüz sahâbî susuzluklarını giderdiler. hudeybiye günü ise, hâzır bulunup da, bu mubârek sudan içen eshâb-ı kirâm, bin kişiden ziyâde idi. ayrıca mataralarını da doldurmuş idiler. bu mu’cize, medîne çarşısında, buvat gazâsında, tebük gazâsında vedahâ pek çok yerlerde görülmüşdür. hattâ, hudeybiyede su, mubârek parmaklarından musluklardan akar gibi akdı. susuz olanlar içdikden sonra, hayvanlara dahî yetişmişdir. bunlar, çok sağlam rivâyetlerle, mu’temed [çok güvenilir] siyer âlimleri tarafından ittifâk [sözbirliği] ile bildirilmişdir."

"(selâm ve şehâdet-i eşcâr) mu’cizesidir. resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” kendisinden mu’cize isteyen bir a’râbîye cevâb olarak, yolun kenârında bulunan bir ağacı çağırdı. ağaç köklerini toplayıp, sürüyerek resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” huzûruna geldi ve peygamberliğine şehâdet etdikden sonra, yerine geri gitdi."

"...bir def’a da, bir hurma ağacı peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” peygamberliğini tasdîk etmiş, sonra tekrâr eski yerine dönmüş idi."

"medîne-i münevverede, mescid-i nebevî içinde dikili bir hurma kütüğü vardı. bu hurma kütüğü resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” ayrılığından inlemeğe başladı. ya’nî kütükden ağlama sesi geliyordu. bütün cemâ’at işitdi. peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, yeni minberden inip hannâneye sarıldı, sesi kesildi. "

"gözleri iyice görmez olmuş ve beyâzlaşmış bir ihtiyârın gözlerine, mubârek nefesleri ile üfleyince, derhâl şifâ bulup, o ihtiyâr kendi elbisesini diker oldu."

"muhammed bin hâtib diyor ki, küçük idim. üstüme kaynar su döküldü. vücûdum yandı. babam resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” götürdü. mubârek elleri ile tükrüğünü yanan yerlere sürdü ve düâ buyurdu. hemen yanıklar iyi oldu."
eksisozlukte manyak geyiği yapılıyor.

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp...a=&all=&v=&p=1

Şu linkten indirebilirsiniz;

http://rapidshare.com/files/14728633...emedi.pdf.html

Konu imhotep tarafından (26-09-2008 Saat 15:28 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-09-2008, 03:26
imhotep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
imhotep imhotep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
Standart

- sordum sari cicege annen baban .... ?
- cevab veremedi?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-09-2008, 03:45
-InVi- -InVi- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
-InVi- - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart


inna minna
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-09-2008, 05:17
Aydınus
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

En hoşuma giden şu oldu :

"...bir defasında da bir hurma ağacı peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” peygamberliğini tasdîk etmiş , sonra tekrâr eski yerine dönmüş idi ."

Desene , bu hurma ağacı da böylelikle müslüman olma şerefine nail oldu !

Ne mutlu ona !

Bir hurma ağacı kadar olamadık anasını satiim !


***

Bir de ''kütüğün ağlaması'' hikayesi vardır , belki de bilirsin İmhotep .

Muhammet , ezanı arasıra bir kütüğün üzerine çıkar okurmuş veya okuturmuş .

Fakat daha sonra müslümanlar camiler inşaa etmeye başlayınca kütük anlamış ki , ayrılık vakti geldi .

Ne yapmış , biliyor musun ?

Oturmuş , hüngür hüngür ağlamış .

Ağlayan kim ?

Kütük ...

Devamı daha matrak , dinle hele ...

Kütüğün salya sümük ağlamasına dayanamayan Muhammet , gitmiş kütüğü teselli etmiş , ''üzülme '' felan gibilerinden teselli sözleri söylemiş de kütük ağlamayı kesmiş .


***

Bende Hüseyin Hilmi Işık'ın Saadet-i Ebediyye ( Sonsuz Mutluluk ) adlı bir kitabı var ki , tamamen böyle hikayelerle dolu ve ne zaman canım gülmek istese arasıra açar okurum .

Fakat sonra , sadece kütüklere hitap eden bu hikayelerin ciddi ciddi okunduğu düşüncesinden hareketle katıla katıla gülmem bir anda kesilir ve ciddi ciddi sövgüye dönüşür .

Muhammet günümüzde yaşasa ve bu durumlara şahit olsaydı , herhalde şöyle demekten kendini alamazdı :

- Yahu , ben kendi zamanımın bedevi kütüklerine yalan attım ama , benden sonraki güya benim izimden giden namussuz yalancılar ise işi hepten abartmış , resmen cılkını çıkarmışlar . Bu alçaklar böyle giderse namusuma da sövdürecekler .
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-09-2008, 22:28
kandahar
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Aslına bakarsanız ben bu kitabı okudum, kitabın asıl adı "Diya-ul Kulüb" yani "Kalplerin Işığı" hiç de değersiz ya da dalga geçilecek bir kitap olduğunu sanmıyorum, yazılma amacı ise Hristiyan misyonerlere cevap vermek. Kitapta bazı kısımlar Hüseyin Hilmi Işık tarafından sonradan eklenmiş. Bu kısımları ayırmak gerek, bu da ciddi ciddi oturup okumuş olmayı gerektirir. Şahsen pekçok şey öğrendim. Yazılan bazı mucizeler tartışmaya ve bir Müslüman tarafından bile reddedilmeye müsait meselelerdir. Fakat bunun dışında çoğu doğru ve isabetli tespitlerle dolu bir kitap.

Verilen sözlük sitesi ise bir cehalet yuvası olup ciddi hiçbir insana öğreteceği bir şey yoktur, ilkel hurafeciliği küçümseyen bir insanın bu tip modern çağ hurafeleri (şehir efsanesi deyince daha karizma oluyor ama) ile bir paylaşım merkezine itibar etmemesi beklenir.

Öte yandan kitabın yazarı da Hüseyin Hilmi Işık değildir. Seadet-i Ebediyye'ye gelince, evet, bu kitabın H. Hilmi Işık tarafından yazılmış kısımlarında ciddiye alınacak pek bir şey yoktur. Fakat ben yine bu kitaptan da pekçok şey öğrenmişimdir. Sözün kısası dalga geçmek kolay, öğrenmek çaba gerektiriyor.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-09-2008, 23:02
çakırcalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
çakırcalı çakırcalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Aug 2008
Mesajlar: 467
Standart

İnanmazsınız, ben de bu akşam dört bira aldım, 100gr da leblebi. Biraların üçünü içtim, baktım dördüncü fazla gelecek, onu içmedim. Allah sizi inandırsın, 10 dakika sonra evde bir ağlama, bir feryat figan ki, yer gök inliyor. Hızla oturma odasına fırladım. Olağanüstü tek şey aile fertleri de aynı şaşkınlıkla oturmuş bana bakıyorlar. Önce ailece ne olduğunu anlayamadık. Herkes sus pus olmuş birbirine bakıyor, oğlum odasından koşa koşa geldi, "Babişim, noluo ya" (internet çocuğu ya) diyerek. Korkmuş yavrucak işte. Bir ara panik havası geçer gibi oldu ve sesin mutfaktan geldiğini anladım. Tüm cesaretimi toplayıp mutfağa yöneldim, koridorun ve hatta banyo ve tuvaletin dahi ışıklarını yakarak. Mutfağa girdim ve ışığı yaktım. Ama etrafta kimsecikler yok. Oysa o tüyleri diken diken eden, duyanın ciğerini sızlatan ağlama ve hıçkırık sesleri daha bir net duyuluyordu.

İşte o an sesin buzdolabından geldiğini farkettim. Çekine çekine yaklaşıp kapağını araladım. İçersinde biri mi vardı acaba? Olur a, komşu çocuklardan biri haberimiz yokken gelip muzırlık yapmak istemiş olabilirdi. Hiçbir şey yoktu, tabii bir buzdolabında olması gerekenlerden başka. İşte o an dolabın meşrubat rafında tek başına kalmış bira şişesini farkettim. Tüylerim resmen tiken tiken olmuştu. O bira şişesi (SAV), olduğu yerde zangır zangır titriyor, ağlamaktan bihal olmuş, boncuk boncuk terlemiş, rafın içersinde kapağını raf kenarlığına vurup duruyordu. Yaptığım hatayı anladım ve usulca uzanıp şişeyi raftan aldım. Avucumda tirtir titriyordu zavallı. Hemen açacağa uzanıp aceleyle kapağı açtım ve bir yudum aldım. O an tüm hıçkırıklar kesildi, sevinç gıygıylarına dönüştü.

Ben mutlu, bira mutlu, kapıya döndüm ki ne göreyim; tüm aile efradı mutfak kapısına birikmiş ve gözleri yaşlı bir halde ben ve bira şişesinin vakt-i saadetine tanıklık ediyorlardı. Ben de duygulanmıştım. Babam yıllar sonra ilk kez bana o sevecenlikle yaklaştı ve elini omzuma koyup "Oğlum, seninle gurur duyuyorum." dedi. Bunu gören oğlum da koşup bacaklarıma sarıldı ve "Babişim ben de senle guLuL duyuyoLum" dedi.

Bira şişesi elimde, gururla odama yöneldim ve pc başına geçtim. Pc bile gözüme farklı görünüyordu artık...

Şimdi konuyu görünce içim bir tuhaf oldu. Bunda da bir hikmet var mıdır acep?...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-09-2008, 00:29
placebo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
placebo placebo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Dec 2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.924
Standart

Sevgili imhotep nereden buldun bu kitabı allah aşkına !!Gülmekten perişan oldum..Bunca yıllık müslümanlık hayatımda o kadar kitap okudum, böylesine acayip olanına ilk kez rastlıyorum..Cevab veremedi ...

Allahım sen beni doğru yoluna ilet..Bu mübarek kitabın sayesinde inşaallah..Okursam belki dinim imanım tekrardan yerine gelir..Öylesine etkilendim yani
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23-09-2008, 01:27
Aydınus
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

çakırcalı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İnanmazsınız, ben de bu akşam dört bira aldım, 100gr da leblebi. Biraların üçünü içtim, baktım dördüncü fazla gelecek, onu içmedim. Allah sizi inandırsın, 10 dakika sonra evde bir ağlama, bir feryat figan ki, yer gök inliyor. Hızla oturma odasına fırladım. Olağanüstü tek şey aile fertleri de aynı şaşkınlıkla oturmuş bana bakıyorlar. Önce ailece ne olduğunu anlayamadık. Herkes sus pus olmuş birbirine bakıyor, oğlum odasından koşa koşa geldi, "Babişim, noluo ya" (internet çocuğu ya) diyerek. Korkmuş yavrucak işte. Bir ara panik havası geçer gibi oldu ve sesin mutfaktan geldiğini anladım. Tüm cesaretimi toplayıp mutfağa yöneldim, koridorun ve hatta banyo ve tuvaletin dahi ışıklarını yakarak. Mutfağa girdim ve ışığı yaktım. Ama etrafta kimsecikler yok. Oysa o tüyleri diken diken eden, duyanın ciğerini sızlatan ağlama ve hıçkırık sesleri daha bir net duyuluyordu.

İşte o an sesin buzdolabından geldiğini farkettim. Çekine çekine yaklaşıp kapağını araladım. İçersinde biri mi vardı acaba? Olur a, komşu çocuklardan biri haberimiz yokken gelip muzırlık yapmak istemiş olabilirdi. Hiçbir şey yoktu, tabii bir buzdolabında olması gerekenlerden başka. İşte o an dolabın meşrubat rafında tek başına kalmış bira şişesini farkettim. Tüylerim resmen tiken tiken olmuştu. O bira şişesi (SAV), olduğu yerde zangır zangır titriyor, ağlamaktan bihal olmuş, boncuk boncuk terlemiş, rafın içersinde kapağını raf kenarlığına vurup duruyordu. Yaptığım hatayı anladım ve usulca uzanıp şişeyi raftan aldım. Avucumda tirtir titriyordu zavallı. Hemen açacağa uzanıp aceleyle kapağı açtım ve bir yudum aldım. O an tüm hıçkırıklar kesildi, sevinç gıygıylarına dönüştü.

Ben mutlu, bira mutlu, kapıya döndüm ki ne göreyim; tüm aile efradı mutfak kapısına birikmiş ve gözleri yaşlı bir halde ben ve bira şişesinin vakt-i saadetine tanıklık ediyorlardı. Ben de duygulanmıştım. Babam yıllar sonra ilk kez bana o sevecenlikle yaklaştı ve elini omzuma koyup "Oğlum, seninle gurur duyuyorum." dedi. Bunu gören oğlum da koşup bacaklarıma sarıldı ve "Babişim ben de senle guLuL duyuyoLum" dedi.

Bira şişesi elimde, gururla odama yöneldim ve pc başına geçtim. Pc bile gözüme farklı görünüyordu artık...

Şimdi konuyu görünce içim bir tuhaf oldu. Bunda da bir hikmet var mıdır acep?...
Olmaz olur mu sevgili Çakırcalı , hiç olmaz olur mu ?!

Kandahar kardeşimiz mevzubahis kitabı okumuş ve aynen şöyle diyor :

- Fakat ben yine bu kitaptan da pek çok şey öğrenmişimdir . Sözün kısası dalga geçmek kolay , öğrenmek çaba gerektiriyor .

Değerli Kandahar kardeşimiz madem ki bu kitaplardan pek bir şeyler öğreniyor , kendisine yardımcı olalım ve Hüseyin Hilmi Işık'ın sahte isimlerle çıkardığı diğer kitaplarını da tavsiye edelim ki , öğrenimi yarım kalmasın .

( Malum ; ''hurma'' veya ''kütük'' hikayesi türünden hikayeler oldukça öğretici olup pratik düşünmenin esaslarındandır ! )

1- Faideli Bilgiler ( Ahmet Cevdet Paşa ) Hüseyin Hilmi Işık

2- Hak Sözün Vesikaları ( Adbullah Süveydi ) Hüseyin Hilmi Işık

3 - Herkese Lazım Olan İman ( Kemahlı Feyzullah ) Hüseyin Hilmi Işık

4 - İslam Ahlakı ( M. Hadimi ) Hüseyin Hilmi Işık

5 - Eshab-ı Kiram ( Ahmed Faruk ) Hüseyin Hilmi Işık

6- Hebede hübüdü ( Mehmed Faruk ) Hüseyin Hilmi Işık

7- Cevab Veremedi ( Harputlu İshak Efendi ) Hüseyin Hilmi Işık

8 - Müjdeci Mektuplar ( Ahmed Faruk ) Hüseyin Hilmi Işık


Kolay gelsin !

Konu Aydınus tarafından (23-09-2008 Saat 03:43 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23-09-2008, 02:47
imhotep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
imhotep imhotep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
Standart

Sevgili Aydınus, ne dersin ki? Muhammed, kütükleri teselli etmede birebir.

eksisozluk'ten biraz daha paylaşım;

yer: bilgi yarışması

-soru: harputlu ishak efendinin en ünlü eseri nedir?
+(düğmeye basar.. trink!) cevab veremedi!
-efendim, sizin cevabınız varsa verin, diğer yarışmacımızla uğraşmayın lütfen..
+cevap veriyorum, cevab veremedi..
-efendim kıl mısınız?
+(diğer yarışmacı) aha cevab veremedi..
fr. "il n'a bas bu rébondre."
alm. konnte nichd andworden
italyanca: non podrebbe rispondere
hollandaca: hij kon nied andwoorden
rusça: on ne smog odvedid
japonca: kare ha kodaeru kodo ga deki nakadda
osmanlıca: telêsüm eddi
türkçe (alternatif versiyon): yanıdlayamadı
- buraya düggan açma, badarsın, rekabet edemezsin.
- allah rızıkını verir hergesin! badmam!

bir yıl sonra;
- ne oldu niye baddın, niye haczz edildin?
- sorma, iş yapamadık, baddık
- allah neyçün rızıkını vermedi?
... cevab veremedi.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-09-2008, 02:55
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart

bu hüseyin hilmi ışıkın kitapları bir zamanlar çok ucuz paralra kahvelerde bile müritlerce
getirilip satılırdı hemde çok ucuz fiayata bu kadar ucuz nasıl satarlarıd aklım sırrım ermezdi.
bu kadarnasihata rağmen damadı enver ören saf müslümanlardan1 milyar 300milyonu deve etti demekki damadı kayınpederini mezarda ters çevirmiş

sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:10 .