Zeitgeist'de teknolojinin en yüksek olanakları kullanılmamış. Buna rağmen anlatımları görsel olarak destekleyecek pek çok küçük animasyon, fotoğraf ve grafik kullanılmış. Belgeselin başarısının en büyük nedenini argümanların kuvvetli olmasına ve iyi bir kurguyla dile getirilmiş olmasına bağlıyorum.
Acaba bizler de neden buna benzer başarılı belgeselleri hazırlayamayalım? Zeitgeist yapımcısının sahip olduğu ama bizim henüz sahip olamadığımız tek nesnel öğe filmi seslendiren mikrofonik bir sese sahip olmamamız.
Argümanlarımız en az zeitgeistdeki argümanlar kadar çarpıcı. Bu konuda sıkıntı yaşamayız.
Argümanların nasıl dile getireleceği konusu -ki be buna kurgu diyorum- üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken ve bence başarının anahtarı olacaktır.
Zeitgeist belgesilinin başlarında yer alan savaş sahnelerinde yüksek tempolu müzik arka fonu oluşturuyor. Diğer kısımlarda düşük tempolu ve konuşmaları boğmayacak, tezat oluşturmayacak enstrümental müzikler konulmuş. Belgeselin tamamında enstrümental müzik kullanılmış. Hiç bir yerinde şarkı yok.
Bölüm 1'de, Horus'un, Krişna'nın, Dyonysos'un, Mithra'nın benzerliklerinin anlatıldığı bölümde Virtual Camera kullanılmış. Böylelikle durağanlık yerine görsel hareketlilik belgeselin bu kısmını canlandırmış.
Belgesel felsefi sözlerle başlıyor. Ardından savaş sahneleri ve ölen yakınlarına ağlayan insan görüntüleri veriliyor. Bu kısımlarda konuşma veya altyazı yok. Yapımcı, izleyenlerin empatisini sağlamaya çalışıyor belli ki.
Ardından, bu savaşlara neden olan insanoğlunun para ve güç hakimiyeti sorgulanmaya çalışılıyor. I. bölümün sonlarında şöyle bir ifade geçiyor:
"Toplumsal kontrolü sağlamak için İsa'yı tarihi bir karekter haline getirmek, politik bir gereksinimdi."
Böylece belgeselin başlarındaki savaş sahnelerinin neden oraya konulduğu yavaş yavaş anlaşılmaya başlanıyor.
Uzun çalışmalarımız sonucunda bizim de benzeri bir belgesele imza atabileceğimize yönelik umudum var.
|