Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 12-10-2008, 20:42
sinner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sinner sinner isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Sep 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.493
sinner - MSN üzeri Mesaj gönder
Arrow Kafirun Suresi ve Suredeki Mantık Hatası

Kafirun suresinde Allah, peygambere Kureyşli kafirlere söylemesi için şöyle buyuruyor : (üff yoruldum şu cümleyi yazana kadar)

1- De ki: Ey kâfirler,
2- Sizin taptıklarınıza ben tapmam.
3- Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.
4- Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
5- Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
6-Sizin dininiz size, benim dinim banadır. (Elmalı Meali)


Surenin başında "deki" olmasaydı, peygamber doğrudan kafirleri hedef alarak onlara meydan okuyor anlamı çıkardı.(Mantıken de öyle olmasıicap eder.) Surenin "deki"li anlamında ise, Allah, peygamber adına konuşuyor anlamı çıkar. Ancak, kitapta Allahın kendini bir insan yerine koyup söz söylemesi açıkçası tuhaf bir durum oluşturuyor.
Bunun yerine şöyle seslenseydi daha doğru olmaz mıydı ?
Ey kafirler ! Muhammed sizin taptıklarınıza asla tapmaz.
Siz de onun taptığına tapmazsınız...
Ya da:
(Ey muhammed!) Sen onların taptıklarına tapma !
Onlar da senin taptığına zaten tapmaz.
Senin dinin sana, onların dini onlara ait olsun .
(Böylece kimse kimsenin dinine karışmaz.)

Kısaca Muhammed Kuranda Alllahı kendi adına konuşturma çabasına girmeseydi böyle bir mantık hatası yapmayacaktı.

Ayrıca surede 4. ve 5. ayetler 2. ve 3. ayetlerin tekrarıdır ki ne gerek vardır anlamak güç.

Bir de müşriklere karşı "Sizin dininiz size, benim dinim banadır" (Kimse kimsenin tavuğuna kışt demezse gül gibi yaşayıp gideriz)tavrına değinelim ki ilerde şuna evrilecektir:

...Onları nerede yakalarsanız öldürün (Bakara-191)...fitne kalmayıp, din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. (Bakara-193)

Konu sinner tarafından (12-10-2008 Saat 21:11 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-10-2008, 21:05
K.C. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
K.C. K.C. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 02 Jun 2006
Mesajlar: 4.587
Standart

De ki: ... sizin dininiz size, benim dinim banadır.

bence burada bir mantık hatası yok.

okurken acaba dedim, tüm bu de ki'ler sonradan mı yazıldı acaba?

YILDIZLAR ATEŞ BÖCEĞİ SANILMAKTAN KORKMAZLAR

http://kadinislamadalet.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-10-2008, 21:10
sinner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sinner sinner isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Sep 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.493
sinner - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

K.C.´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
De ki: ... sizin dininiz size, benim dinim banadır.

bence burada bir mantık hatası yok.

okurken acaba dedim, tüm bu de ki'ler sonradan mı yazıldı acaba?
Benim vurgu yaptığım yer orası değil yalnız.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-10-2008, 22:16
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Bu mantıksızlık mıdır ya da ne derece mantıksızlıktır bilemem ama Kur'an'da bunun benzeri çok ayet var ve Muhammed bunu yöntem edinmiş.

Kafirun suresinde bir mantıksızlık vardır ama bu değil.
Asıl mantıksızlık "Ben sizin taptıklarınıza tapmam, tapmayacağım, siz de benim taptığıma tapmazsınız, tapmayacaksınız." ayetlerindeki yanlıştır.

Kur'an'da tasdik eder ki, putperest Arapların inandığı yaratıcı ve en büyük ilah Allah'tır. Başka tanrılara ve putlara da tapınırlar ama en çok Allah'a tapınırlar. Diğer putları Allah'a aracı ve yaklaştırıcı olarak kullanırlar.

Muhammed de tek ilah olarak Allah'ı edindiğine ve ona tapındığına göre putperestlerle ortak bir ilahları vardır sonuçta.
Dolayısıyla ayette vurgulanan yanlıştır.
Muhammed de Allah'a tapıyor putperestler de.

Ama Muhammed Lat, Uzza, Menat'a, güneş tanrıçası Ba'al'e tapmıyor.
Surede vurgulanması gereken bu olmalıydı.
Yani ayetler şöyle olabilirdi:

1- De ki: Ey kâfirler,
2- Sizin taptığınız putlara ben tapmam.
3- Siz de yalnız benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.
4- Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
5- Siz de yalnız benim taptığıma tapacak değilsiniz.
6-Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13-10-2008, 02:36
sinner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sinner sinner isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Sep 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.493
sinner - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Dostlar burda Mantık dersi verip ukalalık yapmak istemem ama meramımı anlatamamışım demek ki

Mantık, doğru düşünmenin kurallarını koyan disiplindir. Doğru düşünme, kendini akıl yürütmede, verilen yargılardan sonuç çıkartmada gösterir.

Mantığın 3 ilkesi vardır:

Özdeşlik İlkesi : “Bir şey ne ise odur ya da bir şey kendisidir” ya da “A, A’dır” Özdeşlik ilkesine göre, akıl yürütme sırasında bir terime hangi anlam verilmişse sonuna kadar o anlama sahip kalınmalıdır. Bir nesne başka bir nesneye benzeyebilir ancak onunla özdeş olamaz. “İnsan taştır.” İfadesi özdeşlik ilkesine aykırıdır.

Çelişmezlik İlkesi : “Bir şey aynı zaman ve koşullarda hem kendisi hem başka bir şey olamaz” ya da “A, A olmayan değildir.” “İnsan hem ölüdür, hem canlıdır.” “Su hem sıvıdır, hem katıdır.” “Taş hem vardır hem yoktur.” Önermeleri çelişmezlik ilkesine ters düşer.

Üçüncü halin Olanaksızlığı İlkesi : “Bir şey ya vardır, ya yoktur, ortası yoktur”, ilkesi üçüncü halin yokluğu ilkesidir. Örnek, Şu insan ya ölüdür ya sağdır, bu sayı ya tek sayıdır ya çift sayıdır, bu önerme ya doğrudur ya yanlıştır.

Şimdi,
Kuran'ı okurken "deki"li ayetleri bu ilkelere göre okumalıyız.

Benim Kafirun suresinde mantıksız ve tuhaf dediğim durum:
Allah nasıl oluyorda bir insan gibi "Ben şuna taparım buna tapmam diyebiliyor!?

Yani Kuranda hitap eden ya Allahtır yada değil
Konuşan hem Muhammet hem Allah olabilir mi ?
Eğer onun Allah sözü olduğunu kabul ediyorsak
Hayır, bunlar imkansızdır.

Bu yüzden deki li ayetler insanların kafasını hep kurcalamıştır.
http://www.turan-dursun.com/forumlar...ead.php?t=7787
Kuranın o kadar tartışmalı ayeti vardır ki kim konuşuyor kimden bahsediliyor belli değildir.

Kuran kimin sözüdür ?
Cebrailin mi ?
Allahın mı ?
Peygamberin mi?
Üçü bir arada mümkün mü

Evet pante kesinlikle doğru!
Sanki müşrikler Allah'a tapmıyorlar anlamı var ki bu yanlış.

Konu sinner tarafından (13-10-2008 Saat 03:22 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13-10-2008, 09:15
K.C. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
K.C. K.C. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 02 Jun 2006
Mesajlar: 4.587
Standart

Kur'an'ın kendisi, Kur'an'ın Peygamber sözü olmadığını söylemektedir.
O halde "Kur'an kimin sözüdür?" sorusunun cevaplarından "peygamber" şıkkını çıkarmamaz gerekir.

Anladığım kadarıyla siz diyorsunuz ki mantık sistematiği gereği konuşan hep aynı kişi olmalı. Kur'an hep aynı kaynağın sözü olmalı.

Aslında evet, mantık bunu gerektirir.
Ancak İslami öğretide sanırım bazı ayetlerdeki çıkmazı gördüklerinden kah Allah, kah Cebrail sözüdür demek zorunda kalıyorlar. Bunu da olağanüstü bir hitabet dili olarak görenler var.

İlk mesajımdaki son cümleyi kullanış sebebim budur. Daha ilk dönemlerde bile ayetlerdeki bu "hitap eden kişi" sıkıntısını fark edip bazı ayetlerin başına "de ki" yazma gereği duydular.
Böylece bazı ayetleri mantıksızlıktan ve Kur'an'ın yüce bir varlık tarafından gönderilmediği, aradaki bazı ayetlerin insan sözü olduğu görüntüsünden kurtardılar.
Bunu yaparken de işi abarttılar. Keki kabarttılar, içine çikolata kattılar ama hiç gerek olmayan ayetlerin başına da "de ki"leri koyup iyice kafa bulandırdılar.

YILDIZLAR ATEŞ BÖCEĞİ SANILMAKTAN KORKMAZLAR

http://kadinislamadalet.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 13-10-2008, 11:17
mutluluk35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mutluluk35 mutluluk35 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Feb 2008
Mesajlar: 208
Standart

Ayrıca 5. maddedeki ''Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.'' ayetiyle kafirlerin müslüman olma yolu kapatılmış olup,6. maddedeki ''Sizin dininiz size, benim dinim banadır'' ayetiyle karşı kutbun inancı da sapıklık vs. değil din olarak muhatap alınmış bulunuyor gibi görünüyor.Ne sureymiş ama ,her tarafından çelişki fışkırıyor

''Filozoflar bugüne kadar dünyayı sadece değişik biçimlerde yorumladılar,oysa önemli olan onu değiştirmektir''...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 13-10-2008, 15:04
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Kafir'in kelime anlamı Gizleyen, örten, saklayan demektir. Kafir aynı zamanda Çiftçi de demektir. Ki o da tohumu toprağa gizler.

Kafirun süresindeki Kafirler hitabı,
a.- Allah inancı olan

b.- Bu inancı bir kendine ait bir delil ile kabul edip savunan

c.- Kendi inancını oluşturan kriterlere uygunluğu yeni peygamberde uygulayıp hata bulamayan ama yine de kriterleri eğip bülerek onları değiştiren

d.- Bulundukları zaman diliminde sözleri ile başkalarının inançlarına tesir edebilen

e.- İnancın esasında vahdaniyeti kabul edip, Vahdan'ın adına yetkinin kendinde veya temsil ettiği inanç silsilesinde kendi inancının en son olduğunu savunan

demektir.

Yukarıdaki özet tanıma göre Kafir aynı zamanda inkar eden anlamına da gelmektedir diyen çokça müfessirde vardır.

Ama İnkar iki türlüdür. Birincisi toptan ret etmektir. İkincisi ise gizleyerek kendisinin savunduğu deliller kriterine uymadığını söyleyip, kabul ettiğini deklare ettiği halde, nefsinin arzu ettğine bükerek daha sonra geleni inkar eden demektir.

Kuran da ben henüz toptan ret edenlere hitap olarak Kafir kelimesi kullanıldığını görmedim.

Burada genele "Kurumuş kemiklere bakarak, yeniden mi diriltileceğiz diye soranlar" ayeti akla geliyor nedense. Yendien dirilişi ve hesap günü inkar etmek Tanrıyı ret etmek ile aslında çok sonraları bağdaştırılımıştır.

Yani adam Tanrıya inanıyor ve diyordu ki; "Ben yaşadım ve öle4ceğim Tanrım beni hesaba çekmeyecek. " Veya Tanrı beni yarattı ve karışmadı. Güçlü olan kimse ben güçlüyü severim dedi. Veya, Ben öleceğim yeniden dirilmeden Lat beni günahlarımdan dolayı Tanrıya karşı koruyacak.

Ahiret inancı ise tamamen farklı bir şey söylüyordu oysa.

Herneyse, konumuz dağılmasın...


İşte Kuran'da; Hep hakkı kendi nefsi için gizleyen toplululardan söz ederek Kafirler hitabı yapılmıştır.

Öyleyse

Kul ya eyyühel Kafirun;

(Ey, Vahdan'a inandığınız halde bana inanmayanlardır.)

Bunun böyle olduğu zaten, suredeki "Sizin taptıklarınıza tapacak değilim" ile pekişir.

Dikkat edilmesi gereken hususu şudur sanıyorum.

Ateizm, insanlık tarihinde çok yeni bir kavramdır. Belki de bütün karışıklıklar Agnostik inancın ateizme temel yapılmasından ileri geliyordur; kimbilir...

Buugün ateist olan birisi ben kafir değilim dese doğrudur. Zira örttüğü ve gizlediği bir şey yoktur. İnancı budur.

Ancak, özellikle 1700 lü yıllardan sonraki aydınlanma adı altında ortaya çıkan fikir akımlarına karşı KAFİR'in Tanrı'yı ret eden olarak adlandırılmasını görüyoruz. Bunun sebebi de, Allah'ı Akıl ile anlamak gerekir, delili de kainattır diyen oryantalist inancın , Madem Tabiattan Allah'a varamadı. Bu kabul edilemez. Aslında bu inanıyor ama inanmadığını deklare ediyor diyerek her yanı düğüm olmuş bir dikteyi zorla inansalara kabul ettirmeye çalışmasıdır. Bu aynı zamanda kalplaer olanı bilmek iddiasıdır ki asıl sakat orada başlar.

Evet bir insan algıları ile Tanrı'nın var olduğunu veya olması gerektiğini veya kainatı ihata eden bir kadiri külli şey'in var olduğunu düşündüğü halde, bunu dile getirmeyip, ben Tanrıyı ret ediyorum diyorsa Kafir tanımına girer.

Ama aynı kişi bu tür bir düşünce içerisinde hiç olmadan veya algıları ile böyle bir karara varamıyorsa ise ve bunuda da samimi olarak deklare ederek yardım talep ediyorsa, kendisine yardım edenlerinde o kişinin algısına yardımı olmuyorsa, bu kişi asla ve kata Kafir tanımına girmez.

İşte burada vicdan devreye girer. Kişi vicdani ile Adil bir karar verecek doneye sahip olduğu halde, nefsi ile günlük yaşamının şartlarına uygun olarak gerçeği gizlerse yine kafir olur.

Ama bir çok kişi tanırım ki, kendini ararken Tanrıyı ret etmişlerdir. Bu tıpkı hocanın karanlıkta kaybettiği yüzüğünü aydınlık diye dışarıda araması gibidir aslında.

Kişi kendini tanımadan Allah'ı tanıyamaz sözünün manası da budur.

Sitemizde, Allah'a olan inancını vicdanı ile tartıp ret edenlerin zahirde asla Kafir olarak sınıflandırılması söz konusu olamaz. Hatta o kişi ben kafirim dese dahi tanımı bilmediğine yorulur.

Kalplerde olanın açığa çıkacağı gün.... Kalplerde olanı Allah'tan başkası bilemez....

Bu iki manadaki ayetleri yanyana koyduğumuzda, günümüzün inanç silsilelerinde kafirin asıl kimler olduğunu anlamak zor olmasa gerek.

Tanrıyı ret etmek veya kabul etmek değil asıl mesele, kafir olup olmamakta değil aslında.

Asıl olan, sahibinin sesidir.

Bir zamanlar varmış böyle bir plak şirketi. Tam onikiden valla bence.

Sahibiniz kim ise söyleyen de odur.

Selamlar

Not: Kuran'da ki KUL ile başlayan ayetler konusunda aslında derli toplu bir çalışma yapmak için elimde bütün materyaller var.

Bir ara bütün Kul ile başlayan ayetleri asıp, ortak yanlarını veya zahirde tezat gibi görünen yerlerini beraberce inceleyebiliriz. İyi de olur bence.

Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 13-10-2008, 15:19
sinner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sinner sinner isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Sep 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.493
sinner - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

elturhani´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
size şaşıyorum be, kurana inanmıyorsunuz ihlas süresinin de ki sine kafayı takmışsınız hayret. Arapça dil bilgisini biliyormusunuz, peki inanmadığınız ayetlerin iniş sebebini biliyormusunuz ? Peki kafirün süresini biliyormusunuz !!!
Aslında bu konuyu açma sebebim @elturhani arkadaşın bu surede iddialı olmasıydı
Ancak görülüyor ki müslümanlara göre en sağlam sureler bile pek çok çelişkiyi barındırıyor.

@K.C. evet kaynak tek ise anlatıcı/hitap eden aynı kişi olmalı.
Tabiki bu anlatıcı (uslubunca) yeri gelir alıntılar yapabilir. Başka insanların sözlerini aktarabilir. Tarihten kıssalar anlatabilir. Öğütler verebilir vs.
Ancak belirttiğim gibi kimi ayetler var ki Allah cebrail vasıtasına başvurmadan doğrudan hitap ediyor. Kimi ayetler var ki Muhammed kendisi konuşuyor.

@mutluluk35 surenin şifrelerini çözmüşsün

Konu sinner tarafından (13-10-2008 Saat 15:29 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 13-10-2008, 15:33
sinner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sinner sinner isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Sep 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.493
sinner - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Kimi arkadaşlar şöyle diyecekler :
Kuran Cebrailin sözü kardeşim ne uzatıyorsun

O zaman şu tasnifi nereye koyacağız ?

Vahyin gelişi 7 çeşittir:
a- Rüya şeklinde
b- Melek görülmeksizin peygamberin kalbine bildirilmesi
c- Vahiy meleğinin insan suretinde gelmesi
d- Bir uğultu şeklinde gelmesi
e- Cebrailin gerçek surette gelmesi
f- Göklerin üstünde, perde arkasından hitapta bulunulması
g- Melek bulunmadan peygambere direk hitap şeklinde olması.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:22 .