Sevgili Özgür Beyin,
Zaten saçmalıkların en büyüğü sünnetli olarak doğmuş olması. Burada yine ben aynı soruyu sorarım o zaman. Onun peygamber olması mıdır avantajı?Yani ben sünnet olurken acıların en büyüğünü yaşadım ama beyefendi sünnetli doğmuş. Hadi acı kısmını bir kenara bırakalım. O zaman allah neden herkesi sünnetli olarak yaratmamış? Veya bu sünnet olayı nereden geliyor? allah sünneti (ki adı üstünde sünnet) farz kılmamışken bizler neden sünnet oluyoruz veya çocuklarımızı sünnet ettiriyoruz? Farz bile olmayan birşeyin, muhammed öyle doğmuş diye (ki inanmıyorum) farz gibi algılanması yani " bak peygamber bile sünnetli doğmuş, bizim de sünnet olmamız lazım" lafları gibi saçmalıkların, islamiyet safsatasıyla beyni körelmiş toplumumuzda kabul görmesinin nedeni nedir? Hani müslümanlar derler ya allah insanları eksiksiz yaratmıştır. O zaman müslümanlar neden tam yaratıldıklarına karşı olarak bedenlerinden hemde en önemli bölgelerinden eksiltme yoluna gidiyorlar? Kaldı ki bu allahlarının onlara verdiklerini beğenmeyip düzeltme yoluna gitmiş oldukları gerçeğidir. İslamiyet başlı başına bir saçmalık olduğu için bu tip şeyler bana artık normal gelmeye başladı. Aslında sorgulamamak lazım. Ve bu sünnet olayı ile ilgili bir sürü başlık var. Burada yeniden irdelemeye gerek yok. Şimdi size kendi sünnetimi harfiyen aktarayım;
Ben: Baba, ben kestirmiycem pipimi yaaa! (6 yaşındayım)
Babam: Olmaz oğlum, bak abininki de kesilecek. Kesilmezse hasta olursunuz.
Amcam: Bişey olmaz len, acımıycak bile. Sonra denize gidecez her beraber.
Abim: Baba bırak yaaa, korkak işte (yalakaaaa

) bak ben korkuyormuyum hiç?(11 yaşında)
Babam: Afferim oğluma, hadi bakayım sünnetçi amca da geldi.
Sünnetçi:RÖaaargh, kesilecekler neredeee....
Ben: Anneeeee, istemiyooommmm
Amcam:Kaçma layn, gel buraya eşşek sıpası...
Abim: Dur amca ben yakalarım (Sanki düşmanıyım eşşoğlueşşeğin)
Babam:Bırakın gitsin.Paşa paşa gelecek.
.....(2 saat sonra)
Annem:Hadi oğlum çık dışarı (WC de saklanıyorum)
Ben:Gitti mi o?
Babam:Çık oğlum gitti.
Ben: İnanmıyorum sizee
Babam:Ulan çıksana dışarı rezil olduk millete
Annem: Saçmalama bey, çocuk korktu işte beklesinler aceleleri ne?
Babam:İyi ben gidiyorum çıkar şunu dışarı.
Annem: Hadi güzel oğlum benim gel dışarı da bi an evvel bitsin, sen de oyuncaklarınla oyna.
Ben: (oyuncak lafına kandım) tamam çıkıyorum...
.....(Cırrrt..gitti bizim ufaklığın fazlalığı)
Ben:UVAAAHAAAAAA..ACIDIIIII...
Sünnetçi: Nıhahhaahaaa....Kestim işte...Bu fazlalık kemerimi süsliyecek...
Abim: Anneeee...çok acıdı...uvvvaaaaaaaaaaah...(Nooldu düdük? hani bişi olmazdı)
Amcam:Oldu da bitti maşallah....
Babam: Oy ben fena oluyorum...
Annem: Allah belanı versin sünnetçi...ne ağlatıyorsun çocuklarımı...
.......
(2 saat sonra)
Ben: Abi bak silah ne güzel...araba da harika
Abim: Ühühühhüüüü...fırk..ühühühüüüü...acıyo yaa...(hala ağlıyor)
....sürer gider...
Bu olaylar kesinlikle yaşanmıştır. Harfiyen hatırlıyorum. Çünkü hayatımda ki en büyük travmalarımdan biridir. Sünnetçi halen yaşamaktadır ve bir çok çocuğa aynı travmaları yaşatmaktadır. Başımdan geçen bu olayın sizleri biraz olsun güldürmesini umuyorum. Ama gülerken de (varsa eğer) çocuklarınızın yaşayabileceklerini de düşünmenizi...
Sevgiyle kalın...