
28-10-2008, 16:57
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
|
|
Erkekleri Dişilikleri İle Aptallaştıran Kadınlar
Araştırmalara göre cinsel görüntüler erkeklerin doğru karar verecek beyin etkinliğini sekteye uğratıyor
BRÜKSEL - Cinsel görüntülerin erkekleri ‘aptallaştırdığı’ üzerine çok şey duymuş olabilirsiniz ama artık bu bilimsel bir deneyle kanıtlandı. Müşteri davranışları üzerine yapılan bir deneyde, cinsel görüntüler izleyen erkeklerin daha acele ve düşüncesizce karar verdiği görüldü. NTV’nin haberine göre Bilim insanları, karar verme sürecinde beynin ‘aktif’ ve ‘ihtiyatlı’ iki farklı işlevinin rol oynadığını, cinsel görüntülerin erkeklerin acele ve düşüncesizce hareket etmesine neden olan ‘aktif sistem’i tetiklediğini belirtiyor.
Haberin devamı
Müşteri alışkanlıkları üzerine aylık yayın yapan Journal of Consumer Reserch adlı derginin son konusu nero-ekonomiydi. (Nero-ekonomi anlık verilen kararların müşteri alışkanlıklarında ve ekonomideki etkilerini araştıran ve buna göre stratejiler geliştiren bir alan.)
BİKİNİ DENEYLERİ
Dergi, Belçikalı araştırmacılar tarafından 358 genç erkek üzerinde yaptıkları bir seri test ve deneyi yazdı. Testlerden birinde, erkeklerden bir bölümü bikini ya da iç çamaşırı giymiş kadınların resimleri izlettirildi. Diğerlerine de doğa manzarası. Başka bir testte deneklerden bir bölümü doğa manzarası temalı reklamlar izledi, diğer bölümü yüzlerce bikinili kızın kumsalda koştuğu reklamalar izledi.
Deneklere deneylerden sonra para verileceği, eğer isterlerse bu paranın miktarını pazarlıkla artırabilecekleri söylendi. Deneyler bittiğinde cinsel görüntüleri izleyen deneklerin daha fazlası için beklemeyip parayı hemen kabul ettikleri ortaya çıktı.  Doğa manzarasını izleyenlerse daha fazlası için pazarlık yaptı.
CİNSELLİK PARA HARCATIYOR Deneyleri uygulayan bilim adamı Bram van der Bergh, çalışma sonuçlarını şöyle değerlendirdi:
“Araştırmalarımızda erkeklerin çabuk gelen ödülleri almaya, geç gelen daha büyük ödüllerden daha yatkın olduğunu gözlemledik. Bundan dolayı erkekler başka zamanlarda satın almayacakları şeylere, belli koşullarda para harcayabiliyor. Erkekler, cinsel imgelere ya da işaretlere maruz kaldıkları konularda düşünmeden hareket edebiliyor.”
BEYNİMİZDEKİ İKİ MELEK
Nero-ekonomi dalının kurucularından Mellon Üniversitesi öğretim üyesi George Loewenstein, beynin ekonomiyle diğer insani etkinliklerin birbirleriyle ilişkili olduğunu ileri sürüyor. Loewnstein, genel olarak hepimizin beyinlerinin aslında iki farklı akıl yürütme işlevine sahip olarak düşünülebileceğine inanıyor. Bunlardan biri, temel hareketlere yön veren ‘aktif’ sistem’, diğeri de ‘bilinçli’ ya da ‘ihtiyatlı’ sistem. Bir başka deyişle beynimiz hem sağ omzumuzdaki iyilik hem de sol omzumuzdaki kötülük meleklerini barındırıyor. Şöyle de düşünebiliriz, en ateşli anlarda bile beynimizin bir bölümü bize tehlike uyarısında bulunabilir ama ‘ihtiyatlı sistem’in, ‘aktif sistem’ tarafından çok önceden bastırılması da olası elbette.
İnsanlar bu iki sistem arasında bir tür pazarlık yapıyorlar. Beynin ekonomistleri en çok ilgilendiren yönü de burası; aklımızdan geçenleri nasıl satın alıyoruz? Bunun yanıtı belki de sabah kalktığımızda yaşadığımız utanmayı ya da limiti aşan kredi kartlarını açıklayabilir.
Otomobil fuarlarında neden her zaman güzel mankenlerin, çok pahalı arabaların önünde yer aldığının artık bilimsel açıklaması
Cinsellik sözkonusu olduğunda, kadınların gözlerinin de erkekler kadar kararıp kararmadığı konusunda da testler istiyoruz !
|

28-10-2008, 17:35
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2008
Mesajlar: 648
|
|
Ne dedi şimdi bu anlamadım. Aktif ve ihtiyatlı sistem de nedir? Cinsellik zaten her reklam alanında kullanılan sinsi bir araçtır. İnsanların zayıf noktaları cinselliktir. Cinsellik kadınlarda biraz daha baskılanmıştır. Cinsellke ilgili şeylerde herkes aceleci davranır. Bunun kadını erkeği olmaz. Çünkü hayvanlar gibi cinsel özgürlüğümüzle yaşayamıyoruz. Onun için bilinçaltımızdan gelen ve bizi en çok etkilyene şeydir cinsellik. Korkuysa daha çok korkmamızı sağlar, haz ve zevkse daha fazlasını verir. Yani iyi veya kötü olarak etki alanı büyüktür cinselliğin. Fakat giderilememiş bir ihtiyaç olduğundan acelecilik söz konusu olmuş olabilir. Fakat bunun giderilememiş ihtiyaca karşı gösterilen alışkanlıktan olduğunu düşünüyorum. Cinsel yönden olgunlaşmış ve de doyuma ulaşmış bir insanda, bu aynı parasal davranışın görülemeyeceğini sanmaktayım.
Şöyle birşey vardır mesela insanda. Cinsellik sonrası idrarının gelmesini sağlayan bir insanın, bunu birkaç defa alışkanlık haline getirdikten sonra, daha sonra yaşaıdığı cinsellik deneyimlerinden sonra otomatik olarak kendini zorlamadan tuvaleti gelecektir. Cinsellik güçlü bir potansiyel olduğundan programlama yetisi büyüktür.
Günümüz insanlarının(doyuma ulaşamayan, açlarda özellikle) bu potansiyeli, kendisi doyumsuzluktan dolayı, aceleciliği alışkanlık haline getirmiştir. Ama doyuma ulaşan insanlarda böyle bir acelecilik görülmez. Bunlar ilk defa yukarıdaki Prof'un bulduğu şeyler değildir.Eğer öyle olduğunu söylüyorsa tam sahtecidir. 20. yüzyılın başlarından beri bilinen şeylerdir bunlar. Ama sürekli taşlanmıştır/hasır altı edilmeye çalışılmıştır. Neden? Çünkü bu bilgiler sermaye tarafından kötü amaçlarla kullanılmıştır. 20. yüzyılın başlarında bu alanda çalışan birçok insan da zaten konunun öneminden dolayı, hapse atılmış, hor görülmüş ve ezilmiştir. İşte 20. ve 21. yy'da bilimin ve bilginin kontrol altında tutulmasından kastedilen şey de bu ve benzer şeylerdir.
Diğer yandan kadınlar üzerinde yapılacak böyle bir deney, erkeklerdeki gibi bir sonuç vermeyebilir. Çünkü kadınlarda cinsellik erkeklere göre daha fazla baskılanmıştır. Kadınlarda bu doyurulamamış duygular acelecilik değil de, muhtemelen bir korkuyu ve çekinceyi dile getirecektir. Birçoğu böyle bir deneyi saçma ve aptalca da bulabilir.
|

28-10-2008, 18:48
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Dec 2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.924
|
|
Araştırma zaten ciddiye alınacak türevde bir araştırma değil..Hatta buna araştırma bile denemez...Topu topu 358 hemde genç erkek üzerinde yapılmış olan böylece yüzeysel bir pazarlama araştırması ..
Serdara bu konuda katılıyorum...Kadınlarda erkeklerde beyinlerinde cinsel çağrışım yaptıracak görsellerle karşılaştıklarında bu araştırmanın isimlendirdiği şekilde isimlendirecek olurak eğer aptallaşırlar..Kadınlar baskılandığından dolayıdır ki bunu yoğun bir şekilde göstermenin ayıp sayılacağı düşüncesiyle fazla belli etmemeye çalışırlar..Hatta bazı kadınlar öylesine içselleştirmiştir ki bu dayatmayı,, heyacan duyduğunun farkına bile varamaz..Bir de kadın ve erkeklerin anatomik,hormonal,nörolojik yapıları cins olarak farklılık teşkil ettiğinden,aktif yani etkin olan erkekte seksüel isteğin dışavurumu daha belirgin olur...
Reklamlarda meta olarak (diyelim, sadece bir tabir neticede)kullanılan sadece kadınlar değildir..Erkeklerde bol miktarda kullanılmakta ve bunları seyreden, hele hele bu erkeklere yakınlaşabilen kadınlarda aptallaşabilmektedir..Hatta bu reaksiyonun bariz dışa vurumunu, erkek performansların konserlerini izleyen kızların ayılıp bayılıp, çığlık çığlığa bağırarak verdikleri tepkilerden de anlayabilirsiniz..
Aşağıda meta yerine konulmuş ,yakışıklı reklam mağduru josh halloway in haberi var
Sawyer'a ahlaksız teklif
DHA
Magnum 2008 lansman toplantısına Magnum Double'ın yeni reklam yıldızı olarak katılan Josh Holloway, salondaki kadınlardan birinin garip teklifi üzerine şaşkına döndü.
JOSH HOLLOWAY İSTANBUL'A GELDİ
Basın toplantısında bir kadının, cinsel ilişki teklifi üzerine şaşkınlıkla ne diyeceğini bilemeyen Lost yıldızı yüzüğünü göstererek "evli olduğumu hatırlatmam gerekiyor sanırım" dedi.
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/8742510.asp
Konu placebo tarafından (28-10-2008 Saat 22:55 ) değiştirilmiştir.
|

28-10-2008, 18:49
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
sevgili meaculpa erkekleri bam telinden vurmuş haber.
demekki artık aptallaşmak için kursa gitmemize gerek kalmadı. 
fashion tv'yi seyretmemiz aptallaşmamız için yeterli
sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
|

28-10-2008, 19:04
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 10 Sep 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.493
|
|
 Erkekleri Dişilikleri İle Aptallaştıran Kadınlar
Erkekler yine erkekleri avlamak için kadınların cinsel cazibesini kullanıyor.
Kadınlar üzerinde aynı deney farklı kültürlerde farklı sonuç doğurabilir diye düşünüyorum.
|

28-10-2008, 22:12
|
|
|
Sağolsun Avrupalı bilim adamları her gün Amerika'yı yeniden keşfediyorlar. Bunların işi gücü oturup oturup "yarın ne yumurtlasak acaba?" diye düşünmek galiba.
Ayrıca bir erkek olarak kadın tezgahtarlardan rahatsız olduğumu de söylemek istiyorum. Sakin sakin bir kıyafete yahut herhangi bir şeye bakmak ne mümkün? Hemen başınıza bir tanesi dikilip "yardımcı olayım mı?" diye atlıyor (kollarını da kavuşturmuş olurlar) kadınların parayı koklama özelliğine dayanan, eğer paranız yoksa ve "hayır teşekkür ederim ben öylesine bakıyordum" derseniz hemen yüzlerinde beliren "parasız bir erkek ha?" ifadesi de kazara "bir pantolon bakıyordum" derseniz bala konmuş sinek gibi yapışmaları kadar rahatsız edici. Fakat ben bir çaresini buldum bir dahaki sefere "yardımcı olayım mı?" sorusu geldiğinde "evet ol, burada pantolon bakıyordum, kendim beğenemem ve kendim giyemem, gel şu kabine gidelim de giymeme yardım et arz-ı endam edelim ve zevk-ü cima tadalum ta ki bedenim sıhhat ve afiyet bula" diyeceğim.
Böylece içimi dökme fırsatı veren yaşlı dost Meaculpa'ya da teşekkür ederim.
|

28-10-2008, 23:28
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Aug 2008
Bulunduğu yer: ANTALYA ya da KONYA
Mesajlar: 590
|
|
sadness cıden bole bı konu beklenırdı zaten..  ii konu hoş olmuş.. arasıra fıkra vb konulara takılmak rahatlatıyo insanı..!
|

29-10-2008, 01:05
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
|
|
kandahar´isimli üyeden Alıntı
Sağolsun Avrupalı bilim adamları her gün Amerika'yı yeniden keşfediyorlar. Bunların işi gücü oturup oturup "yarın ne yumurtlasak acaba?" diye düşünmek galiba.
Ayrıca bir erkek olarak kadın tezgahtarlardan rahatsız olduğumu de söylemek istiyorum. Sakin sakin bir kıyafete yahut herhangi bir şeye bakmak ne mümkün? Hemen başınıza bir tanesi dikilip "yardımcı olayım mı?" diye atlıyor (kollarını da kavuşturmuş olurlar) kadınların parayı koklama özelliğine dayanan, eğer paranız yoksa ve "hayır teşekkür ederim ben öylesine bakıyordum" derseniz hemen yüzlerinde beliren "parasız bir erkek ha?" ifadesi de kazara "bir pantolon bakıyordum" derseniz bala konmuş sinek gibi yapışmaları kadar rahatsız edici. Fakat ben bir çaresini buldum bir dahaki sefere "yardımcı olayım mı?" sorusu geldiğinde "evet ol, burada pantolon bakıyordum, kendim beğenemem ve kendim giyemem, gel şu kabine gidelim de giymeme yardım et arz-ı endam edelim ve zevk-ü cima tadalum ta ki bedenim sıhhat ve afiyet bula" diyeceğim.
Böylece içimi dökme fırsatı veren yaşlı dost Meaculpa'ya da teşekkür ederim.
|
Sevgili genç dostum Kandahar, sen hiç " ekmek parası be abi " deyimini duymadınmı gözünü seveyim 
Ayıptır sarkma tezgahtar kızlarada, yakışmaz senin bilinçli müşteri modeline
|

29-10-2008, 01:09
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
|
|
ozgur_beyin´isimli üyeden Alıntı
sevgili meaculpa erkekleri bam telinden vurmuş haber.
demekki artık aptallaşmak için kursa gitmemize gerek kalmadı. 
fashion tv'yi seyretmemiz aptallaşmamız için yeterli
|
Sevgili Özgür;
Yazdıklarını okuyunca bardaki alkollü kadın geldi aklıma
Abi, bazen ben aptallaşıyorum kaldı ki siz
|

29-10-2008, 01:26
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
|
|
Serdar´isimli üyeden Alıntı
Ne dedi şimdi bu anlamadım. Aktif ve ihtiyatlı sistem de nedir? Cinsellik zaten her reklam alanında kullanılan sinsi bir araçtır. İnsanların zayıf noktaları cinselliktir. Cinsellik kadınlarda biraz daha baskılanmıştır. Cinsellke ilgili şeylerde herkes aceleci davranır. Bunun kadını erkeği olmaz. Çünkü hayvanlar gibi cinsel özgürlüğümüzle yaşayamıyoruz. Onun için bilinçaltımızdan gelen ve bizi en çok etkilyene şeydir cinsellik. Korkuysa daha çok korkmamızı sağlar, haz ve zevkse daha fazlasını verir. Yani iyi veya kötü olarak etki alanı büyüktür cinselliğin. Fakat giderilememiş bir ihtiyaç olduğundan acelecilik söz konusu olmuş olabilir. Fakat bunun giderilememiş ihtiyaca karşı gösterilen alışkanlıktan olduğunu düşünüyorum. Cinsel yönden olgunlaşmış ve de doyuma ulaşmış bir insanda, bu aynı parasal davranışın görülemeyeceğini sanmaktayım.
Şöyle birşey vardır mesela insanda. Cinsellik sonrası idrarının gelmesini sağlayan bir insanın, bunu birkaç defa alışkanlık haline getirdikten sonra, daha sonra yaşaıdığı cinsellik deneyimlerinden sonra otomatik olarak kendini zorlamadan tuvaleti gelecektir. Cinsellik güçlü bir potansiyel olduğundan programlama yetisi büyüktür.
Günümüz insanlarının(doyuma ulaşamayan, açlarda özellikle) bu potansiyeli, kendisi doyumsuzluktan dolayı, aceleciliği alışkanlık haline getirmiştir. Ama doyuma ulaşan insanlarda böyle bir acelecilik görülmez. Bunlar ilk defa yukarıdaki Prof'un bulduğu şeyler değildir.Eğer öyle olduğunu söylüyorsa tam sahtecidir. 20. yüzyılın başlarından beri bilinen şeylerdir bunlar. Ama sürekli taşlanmıştır/hasır altı edilmeye çalışılmıştır. Neden? Çünkü bu bilgiler sermaye tarafından kötü amaçlarla kullanılmıştır. 20. yüzyılın başlarında bu alanda çalışan birçok insan da zaten konunun öneminden dolayı, hapse atılmış, hor görülmüş ve ezilmiştir. İşte 20. ve 21. yy'da bilimin ve bilginin kontrol altında tutulmasından kastedilen şey de bu ve benzer şeylerdir.
Diğer yandan kadınlar üzerinde yapılacak böyle bir deney, erkeklerdeki gibi bir sonuç vermeyebilir. Çünkü kadınlarda cinsellik erkeklere göre daha fazla baskılanmıştır. Kadınlarda bu doyurulamamış duygular acelecilik değil de, muhtemelen bir korkuyu ve çekinceyi dile getirecektir. Birçoğu böyle bir deneyi saçma ve aptalca da bulabilir.
|
Sevgili Serdar;
Çok cidiiye alınacak bir araştırma değil tabiki yoksa yeri cafe olmazdı
Aktif ve ihtiyat kavramlarına gelince; zannedersem bir iç güdüsel olarak bir anda alabilecegimiz kararlar ve uygulamaya sokacağımız davranışlar beynin aktif olarak işlediği kısmı.
İhtiyat ise iç güdülerimizi kanalize edebilmek için; arzular, korkular ve neticesi olan mantıksal bir çıkarımın olgunlaşması halinde beynin ortaya koyacağı karar mekanizmasının diğer bir işlevsel yanı olmalı.
Cinsellik yada bu kavramın esası olan üreme kavramının sağladıgı varyasyonlar elbetteki iç güdüsel gerçeklerimiz. Bu şekilde tepkiler veren 300 küsür gencin de iç güdülerinin aktifleştiği bir zaman aralığında karar vermeleri çok doğal. Ancak doyurulmuş hazları ile bu testlere maruz kalan insanlar çok daha farklı tepkilerde gösterebilirlerdi.
Bu testten bir genelleme yapabilmek komik olur tabi ki ama bugünkü mevcut sistemler ne yazık ki cinsellik unsurunu senin de ifade ettiğin gibi en sinsi araç olarak gırtlagımıza kadar dayamış vaziyetteler. Öyle bir hal alıyor ki bazen görselliklerden gına geliyor bir çoğumuza. Nereye dönsek birer cinsel uyarıcı motif, yazı, resim veya bu sistemlerin kukaaları haline getirilmiş cinsellik takıntılı tipler. Veya amaçlarına ulaşabilmek için cinselliğin yarattığı zaafı kavrayan, hin beyinler...
Ve üzülerek söylemek istiyorum ki bu konuda bazı kadınlar ustaca hareket ediyorlar. Binlerce yılın sömürüsü, bazı kadınlara kapitalist sitemler içinde bir evrim yaşatmış gibi. Bu evrim de ise en güçlü silahı cinsel cazibesi ve bedeni olup çıkmış. Sözlerinin yada benliklerinin tek önemsendiği yer olarak cinselliği keşfetmiş olmaları onları erkeklere karşı trajik bir savaşa itiyor. Kullanılıyor ve de kullanıyorlar.
Tabiki bu kadınları da bu duruma getiren en önemli etken yine erkekler fakat bazen öyle şeyler gözlemleyebiliyorum ki çevremde; kadınlar artık bu işi bazen zevk haline dönüştürebilmeyide başarmışlar. Kendi öz kocasını bile bu konuda sömüren kadınları görmek bana :eek: böyle baktırıyor... Sonra düşünüyorum ve doğru olan ne acaba diyorum
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:44 .
|