
01-11-2008, 14:23
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 06 May 2008
Mesajlar: 917
|
|
Adalet Nedir? Adaletsiz Kimdir?
adalet nedir? adaletin bir ölçütü var mıdır? adaletsizliği nasıl anlarsınız?
adalet, bana göre önemli düzeyde sorumluluk bilincine, eşitliğe ve özgürlüğün tanımlandığı biçime dayanır. adalet kavramı hangi toplulukta olursa olsun bu ölçütlere dayanmak zorundadır. adaletin ölçütlerini belirleyen topluluğun elit veya egemen sınıfı değil bizzat insanizm yani hümanizmin kendisidir. adil olan insan tarası olsa da tarafsız davranmak ve tarafsız düşünmek mecburiyetindedir. bu mecburiyet doğrultusunda insanlara toplumsal sorumluluk bilinciyle eşitlikçi ve özgürlükçü yakalaşacaktır.
adaletsizliğin olduğu yerde eşitlik, özgürlük ve adaletsizliği yaratanlarda sorumluluk bilinci toplumsal değil bireyseldir. kayırmacılık, ifade özgürlüğünü hiçe saymak ve aynı davranışa farklı yaklaşımlar sergilemek gibi davranışların olduğu ortamlarda adalet yoktur olamaz da...
devam edecektir...
|

01-11-2008, 15:39
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 06 May 2008
Mesajlar: 917
|
|
adalet kavramıyla hukuk kuralları veya toplumsal kurallar kavramını karıştırmamak gerekir. sözü edilen kurallar, adaleti tam anlamıylar uygular diye bir kaide yoktur. hukuk kuralları egemen sınıfın çıkarları doğrultusunda ortaya konan kurallardır ve yaptırımlarla kendini ortaya koyar. toplumsal kurallar da mevcut topluma göre toplumca belirlenir. toplumun kendi arasında yaşayışını düzenlemek adına kısmen hukuk kurallarına dayanan kurallardır.
bu kurallar dahi kendi çerçeveleri doğrultusunda bir adalet sistemi oluşturmuştur. ancak bu kurallara rağmen kişi veya topluluk çıkarları ön plana çıkarılarak kendi içerisinde oluşturulmuş adalet sistemini hiçe sayarak adaletsizliği ortaya koyar. toplumların tarihi ele alındığında adaletsizliğin sürekli tezahür ettiği görülür. kendini aydın veya aydınlanmacı tabir eden topluluklarda dahi kendi eşitlik ve özgürlük anlayışlarını hiçe sayan davranışlar sergilenmiştir ve hala sergilenmektedir. bu noktada adaletsizliğe karşı koyan insanların varlığı ve sözleri bu aydınlanmacı toplulukları rahatsız etmektedir. kendi kurallarını uygulamada gösterdikleri zaafların ortaya konulmasından kaynaklanan bu rahatsızlık, ileri götürülerek karşı koyuş gösterenlerin bazen aforozuna kadar giden bir yol izlenmektedir ya da rahatsızlık verme yoluyla yıldırılması şeklinde bir yol izlenir. tabii bu saydıklarım diğer adaletsiz sistemler için de geçerlidir...
|

23-05-2009, 02:25
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 06 May 2008
Mesajlar: 917
|
|
Panik ekiciler, bizi yalnızlığa mahkûm ediyor ve bize dayanışmayı yasaklıyorlar: altta kalanın canı çıksın, birbirlerini yesinler, bu komşu daima bir tehlike, dikkat, çok dikkat et, bir şeylerini çalar, o sana tecavüz edecek, bir Müslüman şu bebek arabasına bomba koymuş, eğer şu kadın sana bakarsa, şu masum görünüşlü komşu, eminim ki sana domuz gribi bulaştıracak…
Alt üst olmuş bu dünyada, ortak düşünce ve adaletin sağlanmasına yönelik en basit eylemler karşısında bile korku yaratılıyor
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=24277
|

23-05-2009, 02:39
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 May 2009
Mesajlar: 90
|
|
serüvenci´isimli üyeden Alıntı
Panik ekiciler, bizi yalnızlığa mahkûm ediyor ve bize dayanışmayı yasaklıyorlar: altta kalanın canı çıksın, birbirlerini yesinler, bu komşu daima bir tehlike, dikkat, çok dikkat et, bir şeylerini çalar, o sana tecavüz edecek, bir Müslüman şu bebek arabasına bomba koymuş, eğer şu kadın sana bakarsa, şu masum görünüşlü komşu, eminim ki sana domuz gribi bulaştıracak…
Alt üst olmuş bu dünyada, ortak düşünce ve adaletin sağlanmasına yönelik en basit eylemler karşısında bile korku yaratılıyor
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=24277
|
“İnsanların varlığını belirleyen şey bilinçleri değildir; tam tersine, onların bilincini belirleyen, toplumsal varlıklarıdır.” Karl MARX
"Toplumsal varlıkları belirleyen kollektif bilinç değildir, tam tersine toplumsal bılıncı belirleyen şeyler , tecrübelerdir" CYCTEC-2
adalet görecelidir, bir mazoziştin 200 sene sonra kendi isteğiyle acı çekme verme hakkı adalet olacaktır, ör: şu an bazılarının kendı ötenazilerini isteyip bunu hak gibi göstermeleri gibi! yani adalet oynak bir kavramdır, işte bu yuzden insan oğlu devrimlere gerek duyar. devrimler düzensiz ve kaotik sonuçları kestirilemeyen düzenlemelerdir. kesin adalet yaşam hakkı, doyma hakkı vb gibi temelller üzerine kısmen oturtulabilir.
adalet olgusunun kesinlikle var olması için öncelikle insanların ilkel duyguları olan ve doğa tarafından çekiştirmeyle aktif olan hislerin varlığının bulundugu su dunyada doğa temelli bir adalet olamaz. zaten akıllı olup menfaati doğa olan her canlı adaletten her daim uzaklaşacaktır. o yuzden bu dunya ile ilişiği sadece biz olan kanunların varlığı sürekli adalet için mantıklıdır.
eğer insan + doğa= sürekli
adalet denklemini çözme durumunda iseniz uraşmayın çözemezsiniz.hele işin içinde akıl varsa hiç.
ama şuda var insan + undoğa = sürekli adalet
|

23-05-2009, 03:09
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger arkadaslar;
Ortadabir adalet varsa; bu adaleti veren ve de uzerine adalet verilen vardir. Ayrica, adaletin olmasi demek; adaletli-adaletsiz karsitliginin varligi demektir.
Adalet; insanoglunun dusuncesinin kavramidir. Bu kavrami sadece, yaptiklarini kendi cikari icin; belirli bir temele oturtmak icin yaratmistir. Cunku Adalet ayni zamanda; guc, otorite, hak, hukuk ve bilimum ayrimciliklarin; sistemlesebilmesi ve duzenlenebilmesi icin; gerekli kilinmis; insanoglunu, bir cesit; karsi koymaya, yeltenmesin diye, ortaya atilmistir.
Ayrimcilik, bencillik, cikar v.s. insanlikdisi temelli dogal dusunce ve onun evrensel koken ve temeli uygulamada oldukca; bu tip kavramlar; insanoglunu ayirmaya ve bir veren bir de uzerine verilen olarak yasatilmaya mahkum kilacaktir.
Bence, adaletin yerini; bireyin bireysel bilincinin insan ozlu hak ve ozgurluklerininalmasi daha uygun olur.
En azindan; insanoglu arasindaki, dengeyi; insansal bilince varmis; bireyin bireysel dusunce ve davranisi; evrensel temelde saglar.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

23-05-2009, 03:11
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 May 2009
Mesajlar: 90
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Saygideger arkadaslar;
Ortadabir adalet varsa; bu adaleti veren ve de uzerine adalet verilen vardir. Ayrica, adaletin olmasi demek; adaletli-adaletsiz karsitliginin varligi demektir.
Adalet; insanoglunun dusuncesinin kavramidir. Bu kavrami sadece, yaptiklarini kendi cikari icin; belirli bir temele oturtmak icin yaratmistir. Cunku Adalet ayni zamanda; guc, otorite, hak, hukuk ve bilimum ayrimciliklarin; sistemlesebilmesi ve duzenlenebilmesi icin; gerekli kilinmis; insanoglunu, bir cesit; karsi koymaya, yeltenmesin diye, ortaya atilmistir.
Ayrimcilik, bencillik, cikar v.s. insanlikdisi temelli dogal dusunce ve onun evrensel koken ve temeli uygulamada oldukca; bu tip kavramlar; insanoglunu ayirmaya ve bir veren bir de uzerine verilen olarak yasatilmaya mahkum kilacaktir.
Bence, adaletin yerini; bireyin bireysel bilincinin insan ozlu hak ve ozgurluklerininalmasi daha uygun olur.
En azindan; insanoglu arasindaki, dengeyi; insansal bilince varmis; bireyin bireysel dusunce ve davranisi; evrensel temelde saglar.
Saygilarimla;
evrensel-insan
|
insansal bılıncın oldugu yerde yer cekımı yoktur ama, en azından bu evrende
saygılarımla ,
|

23-05-2009, 03:22
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger cyctec2;
Dedigin uygun olabilir. Neden dersen; dusuncenin bedeni yoktur. Dusunce sadece bir bedeni kendisine arac olarak kullanir. Bu temelde; dusunce. yercekimine bagimli degildir. Ustelik; bedeni davrandiran da; dusuncenin ta kendisidir.
Yeterki; insanoglunun dogal evrensel koken ve temelinin sorunsal temelini gorup; ondan arinabilecek ve birey olarak; bireysel dusunce ve davranisla; insanoglu goruntusunun insan ozunu insanlasmak ve insanlik sunmak temelinde; insansal-evrensel dusunen bir dusuncenin, kullandigi ve hareket ettirdigi vucuta uygulayacak olsun.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

23-05-2009, 03:29
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 May 2009
Mesajlar: 90
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Saygideger cyctec2;
Dedigin uygun olabilir. Neden dersen; dusuncenin bedeni yoktur. Dusunce sadece bir bedeni kendisine arac olarak kullanir. Bu temelde; dusunce. yercekimine bagimli degildir. Ustelik; bedeni davrandiran da; dusuncenin ta kendisidir.
Yeterki; insanoglunun dogal evrensel koken ve temelinin sorunsal temelini gorup; ondan arinabilecek ve birey olarak; bireysel dusunce ve davranisla; insanoglu goruntusunun insan ozunu insanlasmak ve insanlik sunmak temelinde; insansal-evrensel dusunen bir dusuncenin, kullandigi ve hareket ettirdigi vucuta uygulayacak olsun.
Saygilarimla;
evrensel-insan
|
varlığın sebebi nedir?
neden varız?
düşünce varlığı araçmıdır?
yol düşünmek midir?
düşünme esasında üşümektir, yere düşmektir... keşke kuş olsaydım demeyiz umarım.
bu arada ınsanın başı neden ağrır
saygılar ,
|

23-05-2009, 03:48
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger cyctec2
varlığın sebebi nedir?
Varligin sebebinin ne oldugunu insanoglu ortaya koymus, ustelik ortaya koydugu sebebi; var-yok tartismasina tasiyarak; kendini kisir donguye sokmustur. Varlik; insanoglunun; sezgisel veya yansisal algi olarak; algilayip; kavramlastirdigidir. Ya bes duyuyla algilanir, ki somut varliktir. Ya da; sezgi veya duyum ile algilanir, ki soyut varliktir. Bilhassa soyut varliklar, sadece sezenler icin vardir, sezmeyenler icin yoktur. Konu varligin sebebi degil; varligin, yasam ve iliskisidir. Cunku insanoglu varligi; ne dogumunu kontrol edebilir, ne de olumunu kendi adina yasayabilir. Onun icin varligin anlami; yasam ve iliskileridir.
neden varız?
Insanoglunun verdigi cevaplardan birini secebilirsin, ya da kendin kendine gore; ister bilimsel, ister inancsal, ister tanrisal, ister felsefi v.s. cevap bulabilirsin. Hangi cevap seni tatmin ediyorsa da; onda karar kilabilirsin. Benim acimdan tek bir cevabi var. Annem-babam beni bu dunyaya getirdigi icin varim.
düşünce varlığı araçmıdır?
Dusunce varligin; kavramlayicisi, ifade edicisi, ve varligi kavramla ozdeslestirendir. Dusunce olmazsa; varligi ortaya koyan kavram olmaz; varlik olmazsa; dusuncenin uretecegi kavram olmaz.
yol düşünmek midir?
Bu soruyu pek algilayamadim ama; dusunmek; yasam ve iliskiyi, insanca yasatmak ve evrenin diger varliklariyla birlikte yasatmaktir. Dusunce, bir yol ve yontemdir. Bir ...e goresi vardir. Benim ...egorem ve baslangic noktam; dusunce ve davranistaki insan olmak ve insanlik sunmaktir.
düşünme esasında üşümektir, yere düşmektir... keşke kuş olsaydım demeyiz umarım.
Umarim.
bu arada ınsanın başı neden ağrır
Eger dusunme uretmeye alisik ve hazir degilse; dusunce uretirken zorlanirsa ve urettigi dusunce; alisilagelmis tabularina, sorgulanmazlarina ve onu tutsak eden boyunduruguna dokunursa, basi agrir. Cunku "bana bunlari sorma, benibu konuda dusundurtme" demekte, basi agriyan da; onu zorlamaktadir.
Bu arada, benim basim genelde hic agrimaz. Cunku ureyen dusunce hic bitmez.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

23-05-2009, 04:06
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger arkadaslar;
"Adalet, mulkun temelidir" cumlesi; dogal dusunce evrensel kokeninin temel bagini ve sorununu da; cok guzel aciklamaktadir. Dusunce, varligi; mulkiyet olarak algiladikca, sahiplik, aitlik, bencillik, ayrimcilik, guc, otorite ve de adalete ihtiyac duyacaktir. Eger; Adalet olmazsa; dusunce davranis olarak; mulkiyet olarak kavramladigina hangi bahaneyle; sahip cikacaktir?
Demekki; dusunce mulkiyet ve sahipligi korudugu kolladigi ve onu sistemlestirdigi duzenlestirdigi surece de; adalete; adil-adil degil; ve "adalet budur" temelinde, sahip cikmaya devam edecektir. Tabi; adaleti uygulayanlar ve uzerine adalet uygulananlar olarak.
Sorunun temeli; dogal dusuncenin; evrensel sekillenis ve isleyis seklidir. Ayrica, bunun alisilagelmis, kalici kilinmis, sorgulanmaz v.s. algisidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:46 .
|