
18-11-2008, 21:03
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 Nov 2008
Mesajlar: 172
|
|
Türkiye Aydınlarına 100 Aykırı Soru-rv1
Değerli Dostlarım, Lütfen eğer değer görürseniz ekli sorulardan istediğiniz kadarının yanıtlarını soru nolarını ekleyerek yada alıntılayarak paylaşabilirsiniz.
Sonuçta ortaya yararlı bir eser çıkarsa onayınızla kitap haline getirilecektir.
Soru sormayı bilen, sorulardan korkmayan ve yaşadığı ülke ve dünyadaki tüm renklerle birlikte, barış içinde yaşamı kararlılıkla savunan insanlar ülkesi olalım istiyorum.
Saygı ve Teşekkürlerimle,
Yalçın Karadaş (Anzor Keref)
TÜRKİYE AYDINLARINA
100 AYKIRI SORU-rv1
Yalçın Karadaş (Anzor K’eref)* -Ekim 2008, İstanbul
1-Çoğu mitinglerde yalan söyleyen politikacılar için, karda kışta alanları doldurup, onları desteklemeye yırtınanlar vatan-millet aşkı ve hizmet için mi orada oluyorlar yoksa gerçekte başka amaçları mı vardır?
2-Sizin aldığınız maaşın onda birini aldıkları halde, bazı memurlar, belediye çalışanları ve özellikle gümrükçüler nasıl sizden çok daha müreffeh bir hayata sahip olabiliyorlar?
3-Ülkemizdeki tüm mimar ve mühendisler ve onların örgütlenmeleri yolsuzluklara ve imar yanlışlarına karşıdırlar. Peki, içinde yaşadığımız ucube kentleri kim, nasıl inşa ediyor dersiniz?
4-Minibüs taşımacılığı hangi uygar ülkede vardır ve kentte halkın ulaşımında yarar ya da zararı nedir?
5-8300 km kıyı şeridine sahip bir yarımada olan Türkiye’de trafik canavarını lastik tekerlekli taşımacığa mahkum ederek yaratmak ve iki yarımadadan oluşan İstanbul’da halkı halk otobüsü ve minibüse mahkum etmeksizce ne anlama gelir?
6-Radyoaktif atıkların ve cep telefonlarının insanlarda kanser riski yarattığına insanlarımız neden inanmazlar?
7-Genelin tersine ülkemizde bir takım ayrıcalıklı kişiler “ateşli silah bulundurma hakkı” dolayısıyla “adam öldürme hakkı” na sahiptirler. Mesleği gereği, zorunluluktan silah taşıyanlar dışındaki bu ayrıcalıklılara, bu hakkı tanımanın mantığı nedir? Eğer sizce gerekli ise bu yetki nasıl verilmelidir?
8-Bir anda hayatımıza giren “organik tarım” nedir ve yine birilerinin cebini doldurma tezgahının işletilmesi söz konusu olabilir mi?
9-Geçmiş yıllarda bazı girişimciler her otomobilde bir ceset torbası bulundurma hakkında kanun çıkartılması için epey emek harcamışlardı. Nasıl oldu da hayata geçirilemedi?
10-Kadınları sürekli aşağılayan bazı insanları da, mecburen kadınlar doğurduğuna göre, bu aptalca düşmanlık ve önyargının kaynağı ne olabilir?
11-Özellikle büyük kentlerde bir otomobilin direksiyonuna kurulan en mülayim ve uygar insanın bile bir süre sonra canavarlaşması nasıl açıklanabilir?
12-“Aman evladım kimseyle kavga etme” diye yetiştirilen çocukların hayat boyu kavga etmeden ve dayak yemeden yaşayabileceği mi düşünülür?
13-Son zamanlarda ortalığa dökülen çocuklara cinsel istismarın artışını nasıl yorumluyorsunuz? Kendi çocuklarımıza gösterdiğimiz sevgi ve anlayışın yüzde birini başkalarının çocuklarına göstermek çok mu zordur?
14-İnsanın ürettiği sonsuz miktarda çöp vb. atıklar, sizce hangi zaman diliminde hayatımızı çöpe çevirecektir?
15-Homoseksüellik ve dönmelik, kapitalist sistemin yükselişi ile tüketimi artırma amacıyla abartılan, normal, hatta özendirilecek bir kavram haline getirilmiş olabilir mi?
16-Özellikle son yıllarda ana-babalar erkek çocuklarına neden, yoğun olarak “Onur “ “Erdem” ve ”Mert” gibi pozitif çağrışımları olan isimler takmaktadırlar?
17-Son yıllarda özellikle büyük kentlerde ana-babalar neden çocuklarını eğitmek konusunda, onların hiç fikirlerini almadan, bir tür eğitim yarışı tutturmuşlardır? Kendi yapamadıklarını çocuklarının yapmasını mı isterler?
18-Bazı insanlar, özellikle gençler, sakal ve saçlarıyla giyim kuşamlarını oldukça değişik ve çoğu kez çoğunluğa garip gelen hallere sokarak ne anlatmaya çalışıyorlar? Bunların içinde doğulu gençlerin görece yoğunluğu nasıl açıklanabilir?
19-“Çağdaşlaşma” yalnızca ekonomik gelişmeden mi ibarettir?
20-“Serbest Pazar ekonomisi” devletin pazarı başıboş ve denetimsiz bırakması anlamına mı gelir?
21-Kentlerimiz neden sürekli olarak bir “şantiye” görünümündedir?
22-Neredeyse tüm devlet hastanelerinin çevresinin, özel sağlık kurumları ile kuşatılması neyle açıklanabilir?
23-Sağlık ve eğitimin ticari meta haline gelmeleri doğal mıdır?
24-Çocuk sevgisinin ticari meta haline gelmesi nasıl önlenebilir?
25-Türkiye’nin sorunu “kentleşmek” midir yoksa, “kentlileşememek” mi?
26-Sovyetler birliği, kendiliğinden mi, iç baskılarla mı yoksa kapitalist dünyanın etkisi ile mi dağılmıştır? Yakın gelecekte dünyada benzer ülkeler yeniden doğabilir mi?
27-Eğitim sorunlarının kaynağı ekonomik midir yoksa başka nedenleri de var mıdır?
28-İstanbul beyefendisi dendiğinde akla kimler gelirdi? O insanlara bugün ne olmuştur?
29-İş yaşamında “başarılı” olmak için bir insanda olması gerekli özellikler nelerdir ve bunlar okullarda öğretilmekte midir?
30-İş hayatında ve özel hayatta “mış gibi görünmek” başarının önemli bir etkeni haline mi gelmiştir? Eğer öyle ise bunun nedeni ne olabilir?
31-Hırsız, arsız, dinci, kinci ve ırkçı politikacıları da aynı halk seçtiğine göre, neden hiç kimse halka toz kondurmaz? Yaşanan yanlışlarda halkın hiç mi suçu ve sorumluluğu yoktur?
32-“Ezberlerimizi bozalım” diyenler neden öncelikle kendilerinden başlama gereği duymazlar?
33-“Yobaz” terimi sadece dinsel tutucular için mi kullanılır? Yoksa her dünya görüşünün yobaz üretme potansiyeli var mıdır?
34-Takım tutan fanatik seyirciler gibi, bir dünya görüşünü, partiyi, topluluğu ya da hareketi körü körüne savunmak ve destek vermek ne demektir?
35-“Solculuk” ne demektir?
36-Kemalistler solcu mudur?
37-Kürtçüler solcu mudur?
38-CHP solcu mudur?
39-Aleviler solcu mudur?
40-“Bende neden yok?” zihniyeti ile sosyalist ya da solcu olunabilir mi?
41-Solculuk dine sövmeyi gerektirir mi?
42-Sağcılık sosyalizme sövmeyi gerektirir mi?
43-Askerler dahil herkesin zaman zaman demokrasiyi savunur olması iyiye mi alamettir; yoksa bu durum demokrasinin anlamının saptırıldığına mı delalet eder?
44-“Laiklik” nedir ve İslam dünyasına laiklik dersi veren batı ülkeleri ne kadar laiktir?
45-Hırsız da olsa, arsız da olsa, katil de, terörist de olsa, “bizden” ise ona arka çıkmak mı gerekir?
46-Dünyanın tamamında tek bir etnikten oluşmuş bir ulus ya da devlet var mıdır?
47-Türkiye’de “Türk” kavramı etnik bir kavram mıdır, kültürel bir kavram mı yoksa her ikisi de mi doğru ya da yanlıştır? Kimler Türk kabul edilir?
48-“Türküm” diyenler gerçekten mutlu mudur?
49-“Ne mutlu Türküm diyene” ile , “Ne mutlu Türk olana” arasında nasıl bir farklılık vardır?
50-Dünyanın pek çok noktasında Türk diline yakın dil konuşan çok sayıda halkın bulunması nasıl açıklanır? Bu halklar gerçekten Türk müdür?
51-Orta Asya’daki bir Özbek mi daha Türktür, yoksa Balıkesir ‘deki bir Boşnak mı? Neden?
52-Türkiye Cumhuriyeti dış politikasında “Türk” kavramı, yurt içinde olduğu iddia edilen etnik ayrımcılık yapılmadığı söylenen “kapsayıcılığı” neden ve nasıl değiştirir? Örneğin Türkiye’de kanunla Türk sayılan Kürtler Irak dış politikasında nasıl “öteki” haline getirilir?
53-“Laz” dendiğinde aklınıza neler gelir?
54-“Çerkes” dendiğinde aklınıza neler gelir?
55-“Alevi” dendiğinde aklınıza neler gelir?
56-“Çingene” dendiğinde aklınıza neler gelir?
57-“Arap” dendiğinde aklınıza neler gelir?
58-“Kürt” dendiğinde aklınıza neler gelir?
59-“Göçmen” dendiğinde aklınıza neler gelir?
60-“Orta Asya” dendiğinde aklınıza neler gelir?
61-“Kafkasya “ dendiğinde aklınıza neler gelir?
62-“Balkanlar” dendiğinde aklınıza neler gelir?
63-Rahip ve bir takım Hıristiyan vatandaşlarımızın Trabzonlu gençlerin hedefi olmasının, bölgenin geçmişte Ortodoks Hıristiyan Pontus Rum devletinin başkenti olması ile bir ilişkisi olabilir mi?
64-Kafa sayısının demokratik haklar ve talepler için nasıl bir önemi vardır?
65-Halkların kardeşliğinde büyük kardeş, küçük kardeş ayırımı var mıdır? Halklar hiyerarşisi yaratarak, ilerici, demokrat, aydın ya da solcu olunabilir mi?
66-Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinin logosunun altında “Türkiye Türklerindir” ibaresinin yer alması ne anlama gelir?
67-Atatürk devrimleri halkın çoğunluğunun destek ve katkısını ne derece almıştır ve bugünkü sorunlarımızda o zamanki elitlerin kullandıkları yöntemlerin bir etkisi var mıdır?
68-Resmi devlet anlayışına göre madem bu ülkede hepimiz Türküz; bir Türk dili ya da lehçesi kabul edilmesi gereken Çerkesce, Lazca, Kürtçe veya Boşnakça dillerinden herhangi birinde devletin bastırdığı bir kitap adı biliyor musunuz?
69-Yaşayan kültürleri ayakta tutan dil olduğuna göre, Türkiye Cumhuriyeti sadece Türk dilli insanlardan mı oluşmaktadır ki, bu ülke kültürünü ayakta tutmak için sadece ve sadece Türk dili yaşatılmaya çabalanmaktadır?
70-Ülkemizdeki tüm halklar kanun önünde eşit olduğuna göre, eşitlerden sadece birinin diline ve kültürüne zenginleşme, gelişme ve yaşama şansı tanınırken diğerleri neden ölüme terk edilmiştir? Türk sayılan, Arnavutun, Lazın ya da Çerkesin dilinin, kültürünün hiçbir değeri, kullanım alanı, dünya kültürüne katkısı, kökü yok mudur ki, varlığı inkar edilmekte ve unutulsun diye devletçe tüm olanaklar zorlanmaktadır?
71-Bu denli etnik ve dilsel çeşitliliğe sahip ülkemizde, resmi ortak dil Türkçe iken, isteyen her ferdinin eğitiminin belirli bir aşamasında ailesinin ya da komşusunun yahut merak ettiği bir etniğin kullandığı başka bir dilin eğitimini de almasının ne gibi bir sakıncası olabilir? Yani en az iki dil bilen bir ülkenin vatandaşı o ülkeye zarar mı verir yoksa yarar mı sağlar?
72-“Bir dil bir insan” ise ve çocuklarımıza İngilizce öğretmek adına her tür fedakarlığı yapıp, paralar harcamaktan kaçınmıyorsak, neden analarımızın, ninelerimizin, komşumuzun konuştuğu dili de öğrenmeyelim?
73-Ülkemizde Türk diline saygı ve emek vermek aydın ve insan olmakla eşdeğer tutulur iken, yaşayan başka dillerin yok oluşunu ellerini ovuşturarak beklemek, hatta bir an evvel yok olsun diye tedbirler almak ne derece aydınca ve insanca bir tavırdır
74-Tek dilli, tek kültürlü ulusal devlet, bir ulusun onuruyla ayakta kalabilmesinin tek seçeneği midir? Çok dilli, çok kültürlü,ama “birlikte” yaşamak mümkün değil midir?
75-Sadece dil ortaklığı “bizden” olmaya, sadece dil farkı “öteki” olmaya yeterli olabilir mi?
76-Bir insanın birden çok etnik kimliği olabilir mi?
77-“Kimlik” nedir; kimlik ile “tarih bilinci” arasında nasıl bir ilişki vardır?
78-Türk dışında bir etnik kimliğe sahip olunduğu saklanmadan devlet ve özel sektörde etkin noktalara gelebilmek mümkün müdür?
79-“Türkler, Kürtler ve diğerleri” zihniyetini savunanları nasıl değerlendirmek gerekir? Halkları kategorize eden bu vb. anlayışların ilerici, demokrat, insan hak ve özgürlüklerinden yana olduklarına inanılır mı?
80-“Kürt sorunu” nedir ve kaynakları nelerdir? Kürt sorununda Kürtlerin hiç mi sorumluluğu yoktur?
81-Kürt sorunu nasıl çözülür?
82-Türkiye’nin sorunlarını Kürt sorununa indirgemek sorunların çözülmesini engellemenin bir yolu olabilir mi?
.
83-Türkiye Cumhuriyeti ülke halklarının bilinç ve iradeleri ile mi kurulmuştur, yoksa emperyal devletlerin isteklerine uygun olarak oluşturulmuş bir devlet mi söz konusudur?
84-Ezilen ulus milliyetçiliği “ırkçılık” a dönüşemez mi?
85-Bir ulusun en şoven milliyetçileri neden genellikle kökeni başka bir ulusa dayanan insanlardan çıkar?
86-1915 Ermeni tehciri, Cumhuriyetin kurulmasından sonra Yunanistan ile yapılan mübadele ve yürürlüğe konulan Türkleştirme politikaları sonucunda yaratılan “Türk-Müslüman” üniter devlet yapılanması hakkında düşünceleriniz nelerdir? Bu yaklaşım yerine Müslüman, Hıristiyan, Musevi vb. dinsel ve etnik çeşitliliğe sahip bir demokratik hukuk devleti daha gerçekçi ve sağlam bir devlet yapısı yaratmaz mıydı?
87-Ülkemizde Türk dışında hiçbir etnik grubun varlığı kabul edilmezken, buna sadece kendi kimlikleri için itiraz eden Kürtler kendilerini neden Türkler gibi ayrıcalıklı görmektedirler? Karşı çıktıkları ayırımcılığı ve inkarı bizzat kendilerinin de yaptığını kabul etmeleri mi gerekir?
88-“Yabancı birisi yazmış, söylemiş ise doğrudur” önyargısının kökeni nedir?
89-Atatürk ve Atatürkçülük bir “tabu” mudur? Tabu ise, müsebbipleri kimlerdir? Bu durumu toplumsal gelişim ve barışa ne getirir ya da ne götürür?
90-Atatürk devrimleri halkın çoğunluğunun destek ve katkısını ne derece almıştır ve bugünkü sorunlarımızda bu yöntemin bir etkisi var mıdır?
91-Sovyetler birliği, kendiliğinden mi, iç baskılarla mı yoksa kapitalist dünyanın etkisi ile mi dağılmıştır?
92-Okullarımızda resmi siyasi ve ideolojik tarihler yerine sosyo-kültürel tarih okutulması ne getirir ne götürür?
93-Kimlik bunalımı ya da kimlik örselenmesi neyi anlatır?
94-“Birlik” ile “bir örneklik” arasındaki farkı nasıl anlatabiliriz? Ülkemizde tek dil, tek kültür, tek millet ideolojisi ile yaratılmak istenen olgu tüm halkların birliği midir; yoksa bu yolla tüm farklı halklar birbirine tıpa tıp benzeyen bir örnekleştirilip, tek etniklik (Türk) mi yaratılmaktadır?
95-Türkçü ideologlardan Nihal Atsız’ın, oğlu Yağmur’a yazdığı “vasiyetname”de neredeyse tüm dünyanın ve özellikle birlikte yüzyıllardır yaşadığımız diğer Anadolu halklarının “Türk düşmanı” olduğunu belirtme gereği duymasını nasıl bir ruh halinin yansıması olarak açıklayabiliriz?
96-Kemalist aydınların ağzında düşürmedikleri “Arap sömürgeciliği” ile kast edilen nedir? Araplar mı Türkleri yoksa Türkler mi Arapları sömürgeleştirmişler idi? Kemalistbir kesim aydında yaygın olan Arap düşmanlığını nasıl açıklamalı?
97-İslam dininin temel kitabı Kuran’ın Arapça oluşunda Arapların ne suçu günahı vardır ki, bir kesim Kemalist aydınların sürekli olarak suçlamalarına maruz kalmaktadırlar? Müslümanların kutsal kitabı Türk dilinde olsa idi, Araplar da Türklere mi düşman kesileceklerdi?
98-“Milliyetçiliğin” dünyadaki ve ülkemizdeki yükselişi nasıl açıklanabilir?
99-Terör nasıl tanımlanır? terörün kaynakları yok edilmeden, yani nedenler mevcudiyetini sürdürürken, terörle mücadele etmek ne anlama gelir?
100-Ülkemizde bir kesim aydının ortak görüşü, Çerkeslerin MİT, ordu, polis ve bürokraside çok önemli noktalarda yer aldığıdır. Son günlerde “Ergenekon”un da bir “Adığe-Abhaz (Çerkes) ağırlıklı örgüt” olduğu tezi öne sürülmüş idi. Bunların gerçeklik payı sizce nedir ve neden böyle bir algılama oluşmuştur?
*Yazar hakkında:
YALÇIN KARADAŞ (ANZOR KEREF)
1960 yılında Kayseri-Pınarbaşı, Büyük Kabaktepe köyünde doğdu.1963 yılından beri İstanbul'da yaşıyor.
İTÜ Mimarlık Fakültesi'ni 1982 yılında bitirdi.1990 yılında bir grup arkadaşı ile "Nart Yayıncılık" ı kurdu."Abhazya'da Yaşam ve Kültür” ilk kitapları oldu. Daha sonra "Son Ubıh" yayınladıkları 2.kitaplarıdır.
"Metis Çeviri" dergisinde Dışek Elmas ile birlikte "Çerkesce'den Öyküler"i yayınlandı.
Kafkasya Gerçeği, Nart, Kafkasya Yazıları, Kafkasya Araştırma-Analiz, Şantiye ve Yapı dergileri ile, Radikal, Cumhuriyet, Birgün, Özgür Gündem, Taraf gazetelerinde "Anzor Keref" ve "Yalçın Karadaş" adlarıyla Demokrasi, İnsan Hakları, Çerkes Ulusal Sorunu, Kafkasya, Türkiye Tarihi, İnşaat Sektörü ve Mimarlık mesleği üzerine yazıları yayınlandı.
2007 yılında "Uzunyayla" web sitesi okurları tarafından "2007 Yılının Köşe Yazarı" ödülüne layık görüldü.
Mimarlık mesleği yanında "Jıneps Gazetesi" yayın kurulu üyesi ve yazarıdır.
Anadili Çerkesce (Adıgebze) dışında Türkçe, İngilizce ve Rusça bilir.
Not: 1-Site yönetimi uygun görürse konun sabitlenmesini takip kolaylığı açısından rica ederim.
2- Bu çalışma İnternette ilk kez bu forumda yayınlanmakta olup farklı tartışma platformlarında yayınlamak isteyen arkadaşlar , cevapların takip edilip belgelenebilmesine yardımcı olmak için lütfen yayınlanan adresi ( linki ) bana pm yolu ile bildirsinler.
Sevgiyle Kalın
Janti
Konu janti tarafından (18-11-2008 Saat 21:30 ) değiştirilmiştir.
Sebep: harf hatası
|

18-11-2008, 21:22
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 29 May 2008
Bulunduğu yer: ADANA!!
Mesajlar: 3.673
|
|
ilginç sorular asıl öğrenilmek istenen de bir iş var gibi geldi bana
ÖRGÜTLENİN!!!
|

18-11-2008, 21:59
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 20 Oct 2008
Mesajlar: 5.477
|
|
101. soruya cevap verim janti
Konudan bise anladıysam arap olim..Bi ara tekrar bakarım
|

18-11-2008, 22:58
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Soruların önemli bir kısmı ön yargılı, özellikle ya ak ya kara olarak düşünülerek hazırlanmış. İlk sorudan itibaren bunu görebiliriz.
|
1-Çoğu mitinglerde yalan söyleyen politikacılar için, karda kışta alanları doldurup, onları desteklemeye yırtınanlar vatan-millet aşkı ve hizmet için mi orada oluyorlar yoksa gerçekte başka amaçları mı vardır?
|
Mitinglere katılanlar genelleme yapılarak damgalanamaz.
Sorunun biçimi "Başka amaçları var, beklentileri var, menfaat umuyorlar" yanıtı bekleyecek şekilde hazırlanmış. Sokaktaki vatandaştan istediği bu yanıtı alabilir belki ama bir aydın bunu yutuyorsa gerçek aydın değildir.
Mitinglere katılanlar içinde kendi menfaatini düşünmeyenler de çoktur.
2. soru bir aydına sorulamayacak derecede basit.
|
3-Ülkemizdeki tüm mimar ve mühendisler ve onların örgütlenmeleri yolsuzluklara ve imar yanlışlarına karşıdırlar. Peki, içinde yaşadığımız ucube kentleri kim, nasıl inşa ediyor dersiniz?
|
Tüm mimar ve mühendislerin yolsuzluklara, imar yanlışlarına karşı olduğu çok saçma.
|
4-Minibüs taşımacılığı hangi uygar ülkede vardır ve kentte halkın ulaşımında yarar ya da zararı nedir?
|
Türkiye uygar ülke midir ki böyle bir soru sorulabiliyor?
|
5-8300 km kıyı şeridine sahip bir yarımada olan Türkiye’de trafik canavarını lastik tekerlekli taşımacığa mahkum ederek yaratmak ve iki yarımadadan oluşan İstanbul’da halkı halk otobüsü ve minibüse mahkum etmeksizce ne anlama gelir?
|
Uygar olmadığımız, varlıklarımızı kullanamadığımız anlamına gelir.
|
6-Radyoaktif atıkların ve cep telefonlarının insanlarda kanser riski yarattığına insanlarımız neden inanmazlar?
|
İnanırlar da umursamazlar. Sigara tiryakileri gibi.
|
7-Genelin tersine ülkemizde bir takım ayrıcalıklı kişiler “ateşli silah bulundurma hakkı” dolayısıyla “adam öldürme hakkı” na sahiptirler. Mesleği gereği, zorunluluktan silah taşıyanlar dışındaki bu ayrıcalıklılara, bu hakkı tanımanın mantığı nedir? Eğer sizce gerekli ise bu yetki nasıl verilmelidir?
|
Gereklileri de vardır, gereksizleri de. Hiç kimsede silah olmazsa, gereksinme de olmaz.
|
8-Bir anda hayatımıza giren “organik tarım” nedir ve yine birilerinin cebini doldurma tezgahının işletilmesi söz konusu olabilir mi?
|
Söz konusu olan ancak, bu sorunun saçmalığıdır.
|
9-Geçmiş yıllarda bazı girişimciler her otomobilde bir ceset torbası bulundurma hakkında kanun çıkartılması için epey emek harcamışlardı. Nasıl oldu da hayata geçirilemedi?
|
Onun yerine herkesin torbasını yanında taşıması daha makul.
|
10-Kadınları sürekli aşağılayan bazı insanları da, mecburen kadınlar doğurduğuna göre, bu aptalca düşmanlık ve önyargının kaynağı ne olabilir?
|
Erkeklik.
İlk 10 soru, soruların kalitesizliğini, basitliğini ortaya koydu. Sonraki 90 soru da göz gezdirdiğim kadarıyla aynı. Arada ilginç ve kaliteli sayılabilecek bazı sorular ise saçma ve yanlı soruların içinde ezilmişler.
|

19-11-2008, 01:19
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Feb 2008
Mesajlar: 208
|
|
İçeriğinden anladığım kadarıyla mimar Yalçın Karadağ Baskın Orandan oldukça etkilenmiş görünüyor..Baskın hoca milliyetçilik ve azınlık konularında uzmandır..Tesev destekli burjuvazi sözcülerindendir,üniversitelerin paralı olması gerektiğini söylecek kadar hem de.Son sorulara doğru vurgulanan etnik ve dinsel çeşitlilik,çok kültürlülük gibi kavramlar insanlığın ortak değerleridir ki,her insana her zaman lazımdır..Ancak bu antimodernleşmeci küreselleşmeci ,Türkiyenin üretim toplumu olmasından korkan ve bu oranda tüketim toplumu olması için çaba sarfeden Soros demokrasisi yandaşlarının sözleri materyalizmden,pratikten kopuktur..Bir ülkede devrim için gerekli nesnel koşullar oluşur,örneğin fransız devriminde olduğu gibi ,sosyal altyapıdaki bir sınıfın kazandığı güç siyasal üst yapıya yansır..İkinci bir tür ise devrimin nesnel koşulları oluşmadan öznel koşullarını yukarıdan bir devrimle topluma dayatmaktır..Sovyet ve Türk devrimleri böyledir.Burda halka ben laiklik devrimi yapacam,ya da komünist devrim yapacam,izin veriyormusun denilerek görüşü alınmaz..90. sorudaki imaya göre bu gereklidir halbuki..Böyle bir durumda 600 sene islam şeriatını yaşamış halk pratikte içinde bulunduğu durumu teorik olarak da savunacak,devrimi reddedecektir..Bu indirgemecilik anlayışı olmazsa,halka devrim bilinci aşılamadan çok partili siyasal hayata geçilir ve inşallah,hamdolsun diyen siyasetçiler(karşı devrimciler) milyonları peşinden sürükler,sonra bunlar demokrat olur,devrimciler diktatör..
Bu küreselleşmeci demokratların bir özelliği de,yine yaşamsallıktan kopuk olarak,incelediği dönemin konjonktürel koşullarını devre dışı bırakmasıdır..Örneğin 86. sorudaki ima..Kutsal ittifak parçalanmış,çokuluslu imparatorluklar parçalanma dönemine girmiş,balkan savaşlarına giden süreçte her ulus kendi devletini kurma düşüncesi temelinde milliyetçilik hareketlerine girişmiş,bunlardan birkısmı kendilerine büyük devletlerin yardımıyla imtiyaz tanınmasını sağlarken,bir kısmı terör faaliyetlerine dahi girişmiş..Herkesin pastadan pay alma derdinde olduğu bir dönem..İspanyada Frankonun,İtalyada Musolininin,Almanyada Hitlerin dönemleri..Bu dönemde dinsel ve etnik çeşitliliğe sahip bir demokratik hukuk devleti yaratmak daha ''gerçekçi '' olurmuş..Sistemi çökerten bu etnik çeşitlilik oldu zaten ve tek ulusa dayalı devlet inşası bunun antitezi olarak çıktı..
Böyle bir devleti bugün istememek ayrı,geçmişe yönelik çamur atma stratejilerine dayalı sözde fikir üretmek ayrı..Bu mantık Fatih sultan mehmed neden internet kullanmadı mantığıdır ve günümüz solcu liberal aydınları bunu hep yaparlar..
''Filozoflar bugüne kadar dünyayı sadece değişik biçimlerde yorumladılar,oysa önemli olan onu değiştirmektir''...
|

19-11-2008, 03:02
|
|
|
Çerkes ırkçısı sosyal demokrat Anzor Keref'i de bu site sayesinde tanımış olduk vesselam.
Soruların çoğunluğu da yarı-aydınların soracağı türden. Bu bakımdan Pante ve Mutluluk35'e katılıyorum.
|

19-11-2008, 03:50
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 Nov 2008
Mesajlar: 172
|
|
Konu dağılmasın diye yorumlara hiçbirşey yazmamayı düşünüyordum ama full-aydın kandahar gene konuyu dağıtmak için elinden geleni yaptı.
Arkadaş yaftalamaktan vazgeç. Avatarınla yaptıkların ne kadar özdeşiyor yeni fark ettim.
Arkadaş yarıaydın nedir nasıl birşey bu aymamış yarı aydın full aydınmıdır olay.
Tamam adama ırkçı diye çamur atıyorsun, nedenini söyle bari ,şu sorulardan şunu çıkardım şu sorulara cevabım-yorumum şudur de ama lütfen boş yazma.
Basite indirgenen sorular Yaşar Kemal dahil bir çok aydına soruldu yakında cevapları aldıkça burda sizlerle paylaşacağız. Bu kötü bir paylaşım değildir siteye layıktır ve önünü kesecek sekter davranışlardan lütfen kaçının. Turan ağabeyin yakından tanıyanlar onun müthiş hoşgörüsünüde sabrınıda bilirler, ona yakışanı sitede yaşatmak şiarımız olmalıdır.
Entellektüel düzeyi üst görünen bu sitede her ortamda olduğu gibi birisi bir hata yapsında akbaba gibi üzerine konayım diye bekleşen belirli kişiler olacağını biliyordum. Geldiğim günden beride görmekteyim. Arkadaşlar işiniz yorum koymak olsun cellatlık yada infaz memurluğu değil mantıklı açıklamalar alaydan, etiketçilkten, sığ vuruşlardan daha iyi etki bırakır.
Bazı Türkçü faşistlerin kendi çamurlarını herzamanki gibi başkalarına yıkıp sözde temiz görünme çabaları olacağınıda biliyordum.
Şimdi Pante arkadaşımın yazısı üzerinden bir örnekle başlamak istiyorum.
Herkes aynı entellektüel düzeye sahip olamayacağı için birine sığ gelen diğerine çok farklı gelebilir. Bu sorular bugüne kadar neden sorulmadı diye düşünerek başlayabiliriz. Bizim bilmediğimizi koyun sürüsünü güden bir çoban birkaç cümle ile bize öğretebilir diyorsak soruları luzumlu luzumsuz diye ayırmamak daha doğru olacaktır.
''2-Sizin aldığınız maaşın onda birini aldıkları halde, bazı memurlar, belediye çalışanları ve özellikle gümrükçüler nasıl sizden çok daha müreffeh bir hayata sahip olabiliyorlar?''
Buna Hiç bir Aydın sığ yada gereksiz demez Aydının işi aşşağılamak değildir ortaokul öğrencisine bile yanıt vermektir Aydınlık.
Ben aydın değilim yarı yada full de değilim. Kendimce bir yanıt vereyim. Aydın bu konuya kendi yaşam standartlarını tecrübeleriyle ele alarak nedenleri sonuçları üzerinde değerlendirip yorumlandırır.
Örneğin; devlet bu tür unsurların kendi sistemini yağmalamasına sivrisinek bazında izin verir aksi halde bu unsurlar devletin farklı unsurlarına zarar vermeye başlarlar bu işlerde üst düzey unsurları ,genel müdürler, bakanlar ve yolsuzlukları hortumları-boruları deşifre etmesi sonucunda devlet zarar görür.
Konu dağılmasın diye uzatmayacağım ancak önemle rica ediyorum yazılar okuyanlara birşey vermeyecekse boşa yazmayalım , Pante ve Mutluluk35'e teşekkür ediyorum önem verip kendilerince değerlendirmede bulunmuşlar emekleri için tekrar teşekkürler.
Sevgiyle Kalın
|

19-11-2008, 05:19
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
1-Çoğu mitinglerde yalan söyleyen politikacılar için, karda kışta alanları doldurup, onları desteklemeye yırtınanlar vatan-millet aşkı ve hizmet için mi orada oluyorlar yoksa gerçekte başka amaçları mı vardır?
Böyle bir soru anlamsızdır. Burada mitinglere katılanları degil, mitingleri düzenleyenleri tartışmak gerekiyor. Miting toplanma demek. Bu toplanmanın amacı ise tepkidir, birilerine tepki Ama sorgulanması gereken şey o mitingi düzenleyenlerin amacı neydi ve gelenleri nasıl yönlendirmek istediler ve mitinge katılanların buna tepkisi neydi. Mitinge katılımın fazlalıgı ile katılımcıların mitingi düzenleyenlerin politikasına olan tepkisi mitingin amacına ulaşıp ulaşmadıgının da ölçütüdür.
2-Sizin aldığınız maaşın onda birini aldıkları halde, bazı memurlar, belediye çalışanları ve özellikle gümrükçüler nasıl sizden çok daha müreffeh bir hayata sahip olabiliyorlar?
Lenin, emperyalizm adlı eserinde bir soru sorar. Ve der ki : "Kapitalizmin emperyalizm aşamasında girdigi iki temel ekonomik degişiklik vardır. 1- Borsanın gücü artar, 2- Rüşvet anormal boyutlara çıkar.
3-Ülkemizdeki tüm mimar ve mühendisler ve onların örgütlenmeleri yolsuzluklara ve imar yanlışlarına karşıdırlar. Peki, içinde yaşadığımız ucube kentleri kim, nasıl inşa ediyor dersiniz?
MMO ların kuruluş amaçlarından en temeli de bilimsel bir kent tanımlaması ve organizasyonudur. Mimarların bunda suçu yok, mimar sadece istenilen projeyi yapar. Erk buna ilişkin mevzuatı hazırlamamışsa mimar ne yapsın. Ancak mimarların bu konuda demokratik bir baskı unsuru olmaya çalıştıkları çok açık.
4-Minibüs taşımacılığı hangi uygar ülkede vardır ve kentte halkın ulaşımında yarar ya da zararı nedir?
ufak otobüs toplu taşımacılıga dogru bir adım olarak ele alındı ama teşviki için ortaya koydukları rant kırılamaz hale geldi.
5-8300 km kıyı şeridine sahip bir yarımada olan Türkiye’de trafik canavarını lastik tekerlekli taşımacığa mahkum ederek yaratmak ve iki yarımadadan oluşan İstanbul’da halkı halk otobüsü ve minibüse mahkum etmeksizce ne anlama gelir?
Petrol tekellerinin dedigini yapmak anlamına gelir ki burada sorgulanması gereken Türkiyenin neden demiryolu politikasını terk ettigidir. Bugün her yerde her fırsatta söylenen 10. yıl marşının övündügü olgu ülkeyi demir aglarla örtmesi dir.
6-Radyoaktif atıkların ve cep telefonlarının insanlarda kanser riski yarattığına insanlarımız neden inanmazlar?
İnanç dediginiz anda iş biter. Düşünmek diye sordugunuz zaman cevabı almak kolaylaşır. Düşünmek ise maddi yaşamın algılanmasıdır. Bugün zonguldak madenleri için loto çekilişi yapıldı. Madenci olabilmek için 10 binlerce insan başvurdu ve lotoyu kazanan sevindi. Kansere gelinceye kadar o insanlar için o kadar risk var ki. Sigarayı algılamaya sıra gelmiyor bile.
7-Genelin tersine ülkemizde bir takım ayrıcalıklı kişiler “ateşli silah bulundurma hakkı” dolayısıyla “adam öldürme hakkı” na sahiptirler. Mesleği gereği, zorunluluktan silah taşıyanlar dışındaki bu ayrıcalıklılara, bu hakkı tanımanın mantığı nedir? Eğer sizce gerekli ise bu yetki nasıl verilmelidir?
Ruhsatlı silahla adam öldürmenin bir mantıgı yoktur. Balistik zaten sizi kaçınılmaz olarak bir mahkumiyete gönderecektir. Adam öldürmeyi planlayan kişi bunu ruhsatsız bir silahla yapar ve görgü tanıgı bırakmazsa daha avantajlıdır. Sorunu silahların yok edilmesi olarak ele almakta fayda vardır. Meslegin içinde silah olan birimleri ve silaha ihtiyaç duyan meslekleri yok etmek gerekir.
8-Bir anda hayatımıza giren “organik tarım” nedir ve yine birilerinin cebini doldurma tezgahının işletilmesi söz konusu olabilir mi?
Kapitalizm her şeyi, her degeri alınır ve satılır yapar. Burada tartışılması gereken neden daha dogal olan besinlerin tüketiminin varlıklı kesimin hakkı oldugudur.
9-Geçmiş yıllarda bazı girişimciler her otomobilde bir ceset torbası bulundurma hakkında kanun çıkartılması için epey emek harcamışlardı. Nasıl oldu da hayata geçirilemedi?
Bu yasanın çıkması için verecekleri rüşvet miktarı, satıştan elde edilecek rant oranı ile uyuşmamış olabilir.
10-Kadınları sürekli aşağılayan bazı insanları da, mecburen kadınlar doğurduğuna göre, bu aptalca düşmanlık ve önyargının kaynağı ne olabilir?
Analık ile kadının aşagılanmasını aynı kefeye koymak anlamsızdır. Ana ile mülki bir ilişkiniz yoktur. Ama kadının aşagılanma temeli anaynlı gelen soyun babayanlı soya dönüşmesidir.
sayın janti
soruların bir yönlendirme temeli taşıdıgı kuşkusuna ben de sahip oldum. Ancak bir diger konu bu soruların herbiri üzerinde bir tez yazılabilir. Tartışılması gereken ve herbiri ayrı başlık içeren sorular.
Elimden geldigi kadar cevaplandırmaya çalışacagım. Ama her soru üzerinde o kadar çok yazılacak şey var ki. Birer cümle ile yanıtlamaya çalışyorum.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

19-11-2008, 05:52
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger arkadaslar;
1-Çoğu mitinglerde yalan söyleyen politikacılar için, karda kışta alanları doldurup, onları desteklemeye yırtınanlar vatan-millet aşkı ve hizmet için mi orada oluyorlar yoksa gerçekte başka amaçları mı vardır?
Her, mitinge katilanin; kendine gore bir amaci olabilir, ama genelde suru psikolojisi hakimdir.
2-Sizin aldığınız maaşın onda birini aldıkları halde, bazı memurlar, belediye çalışanları ve özellikle gümrükçüler nasıl sizden çok daha müreffeh bir hayata sahip olabiliyorlar?
Rusvet yiyerek
3-Ülkemizdeki tüm mimar ve mühendisler ve onların örgütlenmeleri yolsuzluklara ve imar yanlışlarına karşıdırlar. Peki, içinde yaşadığımız ucube kentleri kim, nasıl inşa ediyor dersiniz?
Teori baska, pratik baskadir.
4-Minibüs taşımacılığı hangi uygar ülkede vardır ve kentte halkın ulaşımında yarar ya da zararı nedir?
Otobus, tren, v.s. cok yolcu tasiyan tasitlar, varken; minibuse gerek yok. Ustelik, denetim altinda da degiller. Sadece alisilagelmis bir ekmek kapisi.
5-8300 km kıyı şeridine sahip bir yarımada olan Türkiye’de trafik canavarını lastik tekerlekli taşımacığa mahkum ederek yaratmak ve iki yarımadadan oluşan İstanbul’da halkı halk otobüsü ve minibüse mahkum etmeksizce ne anlama gelir?
Turkiye de, ne trafik altyapizsi; ne de gelecek plani var. Sadece gun kurtarilmaya calisiliyor.
6-Radyoaktif atıkların ve cep telefonlarının insanlarda kanser riski yarattığına insanlarımız neden inanmazlar?
Aids bana bulasmaz, mantigindan.
7-Genelin tersine ülkemizde bir takım ayrıcalıklı kişiler “ateşli silah bulundurma hakkı” dolayısıyla “adam öldürme hakkı” na sahiptirler. Mesleği gereği, zorunluluktan silah taşıyanlar dışındaki bu ayrıcalıklılara, bu hakkı tanımanın mantığı nedir? Eğer sizce gerekli ise bu yetki nasıl verilmelidir?
Silah, oldurucu bir alettir. Sadece, guvenligin; o da sadece gorev esnasinda kullanmasi gerekir. Av amacli silahlar da, denetilmelidir.
8-Bir anda hayatımıza giren “organik tarım” nedir ve yine birilerinin cebini doldurma tezgahının işletilmesi söz konusu olabilir mi?
Organik tarim, bir aldatmacadir.
9-Geçmiş yıllarda bazı girişimciler her otomobilde bir ceset torbası bulundurma hakkında kanun çıkartılması için epey emek harcamışlardı. Nasıl oldu da hayata geçirilemedi?
Bir kaza aninda; kazayi yapanlar degil; yardimci ekipler mudahele etmelidir. Tibbi bilgi gerekir.
10-Kadınları sürekli aşağılayan bazı insanları da, mecburen kadınlar doğurduğuna göre, bu aptalca düşmanlık ve önyargının kaynağı ne olabilir?
Erkek egemen toplum ve dogu erkegi olmak
11-Özellikle büyük kentlerde bir otomobilin direksiyonuna kurulan en mülayim ve uygar insanın bile bir süre sonra canavarlaşması nasıl açıklanabilir?
Duygusal ortama ayak uydurmasi
12-“Aman evladım kimseyle kavga etme” diye yetiştirilen çocukların hayat boyu kavga etmeden ve dayak yemeden yaşayabileceği mi düşünülür?
Bazi sozlerin anlamsizligini yasam ve iliskiler kanitlar
13-Son zamanlarda ortalığa dökülen çocuklara cinsel istismarın artışını nasıl yorumluyorsunuz? Kendi çocuklarımıza gösterdiğimiz sevgi ve anlayışın yüzde birini başkalarının çocuklarına göstermek çok mu zordur?
Bu, bir bilinc ve egitim meselesi
14-İnsanın ürettiği sonsuz miktarda çöp vb. atıklar, sizce hangi zaman diliminde hayatımızı çöpe çevirecektir?
Recycle yontemiyle; yani artiklar, tekrar kullanilir hale getirilerek.
15-Homoseksüellik ve dönmelik, kapitalist sistemin yükselişi ile tüketimi artırma amacıyla abartılan, normal, hatta özendirilecek bir kavram haline getirilmiş olabilir mi?
Kapitalizmin veya topluma ters gelen seyi sistemin yonlendirmesi dogaldir. Yalniz, bunlar bir hastalik veya sapiklik degildir.
16-Özellikle son yıllarda ana-babalar erkek çocuklarına neden, yoğun olarak “Onur “ “Erdem” ve ”Mert” gibi pozitif çağrışımları olan isimler takmaktadırlar?
Eski, turk kultur geleneginin yukselisi olabilir.
17-Son yıllarda özellikle büyük kentlerde ana-babalar neden çocuklarını eğitmek konusunda, onların hiç fikirlerini almadan, bir tür eğitim yarışı tutturmuşlardır? Kendi yapamadıklarını çocuklarının yapmasını mı isterler?
Turkiye de, birey yetismez ve bireysel haklar ve ozgurlukler yoktur.
18-Bazı insanlar, özellikle gençler, sakal ve saçlarıyla giyim kuşamlarını oldukça değişik ve çoğu kez çoğunluğa garip gelen hallere sokarak ne anlatmaya çalışıyorlar? Bunların içinde doğulu gençlerin görece yoğunluğu nasıl açıklanabilir?
Her, giyim ve gorunusun ya dikkat cekici, yada dusunceyi yansitici bir icerigi olabilir.
19-“Çağdaşlaşma” yalnızca ekonomik gelişmeden mi ibarettir?
Dusuncenin guncellesmesinden ve bu gelisimin hem bireysel hemde toplumsal temeldeki egitiminden ve bu egitimin verdigi bilincten.
20-“Serbest Pazar ekonomisi” devletin pazarı başıboş ve denetimsiz bırakması anlamına mı gelir?
Rekabet, denetim altinda tutulmalidir.
21-Kentlerimiz neden sürekli olarak bir “şantiye” görünümündedir?
Cunku, kentlesmenin anlami bilinmemektedir.
22-Neredeyse tüm devlet hastanelerinin çevresinin, özel sağlık kurumları ile kuşatılması neyle açıklanabilir?
Basibosluk ve basibozuklukla.
23-Sağlık ve eğitimin ticari meta haline gelmeleri doğal mıdır?
Hayir
24-Çocuk sevgisinin ticari meta haline gelmesi nasıl önlenebilir?
Insansal bilince kavusarak
25-Türkiye’nin sorunu “kentleşmek” midir yoksa, “kentlileşememek” mi?
Kent kokeni uygun degildir.
26-Sovyetler birliği, kendiliğinden mi, iç baskılarla mı yoksa kapitalist dünyanın etkisi ile mi dağılmıştır? Yakın gelecekte dünyada benzer ülkeler yeniden doğabilir mi?
Sorosvari ozgurlugun, mikro ayrimcilik politikasiyla.En son Kosova
27-Eğitim sorunlarının kaynağı ekonomik midir yoksa başka nedenleri de var mıdır?
Bilincsizlik, plansizlik ve gelecegi gorememe.
28-İstanbul beyefendisi dendiğinde akla kimler gelirdi? O insanlara bugün ne olmuştur?
Degisime ugramis ve yozlasmistir.
29-İş yaşamında “başarılı” olmak için bir insanda olması gerekli özellikler nelerdir ve bunlar okullarda öğretilmekte midir?
Calismanin bilincinde olmak, is disiplini ve ortamina uyum saglamak. Dusunce uretebilmek. Turkiye de, hayir
30-İş hayatında ve özel hayatta “mış gibi görünmek” başarının önemli bir etkeni haline mi gelmiştir? Eğer öyle ise bunun nedeni ne olabilir?
oz ve temelin olmamasi
31-Hırsız, arsız, dinci, kinci ve ırkçı politikacıları da aynı halk seçtiğine göre, neden hiç kimse halka toz kondurmaz? Yaşanan yanlışlarda halkın hiç mi suçu ve sorumluluğu yoktur?
Halk, egitim ve ogretimle bir yerlere gelir. Bunu, kendi kendine almasi; toplumsal olarak imkansizdir.
32-“Ezberlerimizi bozalım” diyenler neden öncelikle kendilerinden başlama gereği duymazlar?
Cunku, igneyi kendilerine batirmazlar ve kendilerini gormezler.
33-“Yobaz” terimi sadece dinsel tutucular için mi kullanılır? Yoksa her dünya görüşünün yobaz üretme potansiyeli var mıdır?
Yobaz-gerici-tutucu-temelliyse, evet.
34-Takım tutan fanatik seyirciler gibi, bir dünya görüşünü, partiyi, topluluğu ya da hareketi körü körüne savunmak ve destek vermek ne demektir?
Kendini kandirmak, bosa kurek cekmek
35-“Solculuk” ne demektir?
Tarihe karismistir
36-Kemalistler solcu mudur?
37-Kürtçüler solcu mudur?
38-CHP solcu mudur?
39-Aleviler solcu mudur?
Tarihe karisan, solcu dan ne algilandigina bagli
40-“Bende neden yok?” zihniyeti ile sosyalist ya da solcu olunabilir mi?
Teori yoksa, hersey olur.
41-Solculuk dine sövmeyi gerektirir mi?
42-Sağcılık sosyalizme sövmeyi gerektirir mi?
Sovmek, ne insanliga yakisir; ne de bir yarar saglar.
43-Askerler dahil herkesin zaman zaman demokrasiyi savunur olması iyiye mi alamettir; yoksa bu durum demokrasinin anlamının saptırıldığına mı delalet eder?
Demokrasiden, ne algilandigina bagli.
44-“Laiklik” nedir ve İslam dünyasına laiklik dersi veren batı ülkeleri ne kadar laiktir?
Laiklik, 18. yuzyilda kalmistir.Bireysel hak ve ozgurlukler ve sekularite soz konusudur. Farklarin korundugu,antiayrimcilik, kilit faktordur.
45-Hırsız da olsa, arsız da olsa, katil de, terörist de olsa, “bizden” ise ona arka çıkmak mı gerekir?
Arka cikmakta, karsi gelmekte cozum degildir. Cozum egitim ve bilinclenmedir.
46-Dünyanın tamamında tek bir etnikten oluşmuş bir ulus ya da devlet var mıdır?
Mumkun degildir.
47-Türkiye’de “Türk” kavramı etnik bir kavram mıdır, kültürel bir kavram mı yoksa her ikisi de mi doğru ya da yanlıştır? Kimler Türk kabul edilir?
Kimlik olarak, etnik; butun olarak; kavim, kultur. Turk kultur ve degerlerini benimseyen ve uygulayan her dusunce ve davranis. Kim istiyorsa o.
48-“Türküm” diyenler gerçekten mutlu mudur?
Mutluluk nedir?
49-“Ne mutlu Türküm diyene” ile , “Ne mutlu Türk olana” arasında nasıl bir farklılık vardır?
Ikiside milliyetci soylemdir. Biri tesviktir.Kimlik, dogumdan ve etnik kokenden gelir. Bunu da, kisinin secme hakki yoktur.Savunmasida anlamsizdir.Sadece o kulturu yasatabilir, milliyeti olma vasfiyla, milliyetci degil.
50-Dünyanın pek çok noktasında Türk diline yakın dil konuşan çok sayıda halkın bulunması nasıl açıklanır? Bu halklar gerçekten Türk müdür?
Turk dili degil; turkcedir. Turkce de; bati altay dillerindendir Bir kisi, bir dili konusuyorsa; otomatikman, o dilin milli kimligini almasi gerekmez.Bu, halklar da; bati altay dil grubundadir.
51-Orta Asya’daki bir Özbek mi daha Türktür, yoksa Balıkesir ‘deki bir Boşnak mı? Neden?
Kimse, kimsenin etnik kimligini ne olcebilir, ne de buna hakki vardir. Kisi ne hissediyorsa odur.
52-Türkiye Cumhuriyeti dış politikasında “Türk” kavramı, yurt içinde olduğu iddia edilen etnik ayrımcılık yapılmadığı söylenen “kapsayıcılığı” neden ve nasıl değiştirir? Örneğin Türkiye’de kanunla Türk sayılan Kürtler Irak dış politikasında nasıl “öteki” haline getirilir?
..... kokenli, TC vatandasi.Kimsenin, kimseye etnik konuda mudahelesi olamaz. Kisi kendi etnik kokenini kendisi secer. O kokenin degerlerini yasatabilmek ve iliskilerine tasiyabilmek icin
53-“Laz” dendiğinde aklınıza neler gelir?
54-“Çerkes” dendiğinde aklınıza neler gelir?
55-“Alevi” dendiğinde aklınıza neler gelir?
56-“Çingene” dendiğinde aklınıza neler gelir?
57-“Arap” dendiğinde aklınıza neler gelir?
58-“Kürt” dendiğinde aklınıza neler gelir?
59-“Göçmen” dendiğinde aklınıza neler gelir?
60-“Orta Asya” dendiğinde aklınıza neler gelir?
61-“Kafkasya “ dendiğinde aklınıza neler gelir?
62-“Balkanlar” dendiğinde aklınıza neler gelir?
63-Rahip ve bir takım Hıristiyan vatandaşlarımızın Trabzonlu gençlerin hedefi olmasının, bölgenin geçmişte Ortodoks Hıristiyan Pontus Rum devletinin başkenti olması ile bir ilişkisi olabilir mi?
Yonetim ve yonlendirim ile ilgisi var. Genclerin, beyninin yikanmasi ve cikar saglanmasi.
64-Kafa sayısının demokratik haklar ve talepler için nasıl bir önemi vardır?
Katilimci demokrasi de, rolu vardir. Diktator demokrasilerde ve suru psikolojisi ve korku felsefesiyle yonetilen ve yonlendirilen toplumlarda onemli degildir. onemli
65-Halkların kardeşliğinde büyük kardeş, küçük kardeş ayırımı var mıdır? Halklar hiyerarşisi yaratarak, ilerici, demokrat, aydın ya da solcu olunabilir mi?
Olmamasi gerekir. Haklar, bireyseldir. Bir sey, ya yonlendirim ya da kendini egitimle olunur.
66-Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinin logosunun altında “Türkiye Türklerindir” ibaresinin yer alması ne anlama gelir?
turk milliyetciligi
67-Atatürk devrimleri halkın çoğunluğunun destek ve katkısını ne derece almıştır ve bugünkü sorunlarımızda o zamanki elitlerin kullandıkları yöntemlerin bir etkisi var mıdır?
Ataturk devrimleri bir ust yapi devrimidir, alt yapiya tasinamamistir.
68-Resmi devlet anlayışına göre madem bu ülkede hepimiz Türküz; bir Türk dili ya da lehçesi kabul edilmesi gereken Çerkesce, Lazca, Kürtçe veya Boşnakça dillerinden herhangi birinde devletin bastırdığı bir kitap adı biliyor musunuz?
Bilmeyi isterdim.
69-Yaşayan kültürleri ayakta tutan dil olduğuna göre, Türkiye Cumhuriyeti sadece Türk dilli insanlardan mı oluşmaktadır ki, bu ülke kültürünü ayakta tutmak için sadece ve sadece Türk dili yaşatılmaya çabalanmaktadır?
Dil bir zenginliktir. Herkes, istedigi dili konusmakta hak ve ozgurluklere sahip olmalidir. Okullarda; cok dillilik gonullu olarak verilmelidir.
70-Ülkemizdeki tüm halklar kanun önünde eşit olduğuna göre, eşitlerden sadece birinin diline ve kültürüne zenginleşme, gelişme ve yaşama şansı tanınırken diğerleri neden ölüme terk edilmiştir? Türk sayılan, Arnavutun, Lazın ya da Çerkesin dilinin, kültürünün hiçbir değeri, kullanım alanı, dünya kültürüne katkısı, kökü yok mudur ki, varlığı inkar edilmekte ve unutulsun diye devletçe tüm olanaklar zorlanmaktadır?
Turklestirme politikasi. Farklari yok saymak.
71-Bu denli etnik ve dilsel çeşitliliğe sahip ülkemizde, resmi ortak dil Türkçe iken, isteyen her ferdinin eğitiminin belirli bir aşamasında ailesinin ya da komşusunun yahut merak ettiği bir etniğin kullandığı başka bir dilin eğitimini de almasının ne gibi bir sakıncası olabilir? Yani en az iki dil bilen bir ülkenin vatandaşı o ülkeye zarar mı verir yoksa yarar mı sağlar?
Hic bir sakincasi olmaz.Bir dil, bir kisi demektir.
72-“Bir dil bir insan” ise ve çocuklarımıza İngilizce öğretmek adına her tür fedakarlığı yapıp, paralar harcamaktan kaçınmıyorsak, neden analarımızın, ninelerimizin, komşumuzun konuştuğu dili de öğrenmeyelim?
Ogrenelim
73-Ülkemizde Türk diline saygı ve emek vermek aydın ve insan olmakla eşdeğer tutulur iken, yaşayan başka dillerin yok oluşunu ellerini ovuşturarak beklemek, hatta bir an evvel yok olsun diye tedbirler almak ne derece aydınca ve insanca bir tavırdır
Ne aydinca, ne de insanca bir tavirdir.
74-Tek dilli, tek kültürlü ulusal devlet, bir ulusun onuruyla ayakta kalabilmesinin tek seçeneği midir? Çok dilli, çok kültürlü,ama “birlikte” yaşamak mümkün değil midir?
Egitim ve bilinc saglanir, birey yetistirilir ve devlet bireyi icin cabalarsa; evet.
75-Sadece dil ortaklığı “bizden” olmaya, sadece dil farkı “öteki” olmaya yeterli olabilir mi?
Bizden ve oteki; yoneten ve yonlendirenlerin, cikarci iktidarlarinin bir urunudur.
76-Bir insanın birden çok etnik kimliği olabilir mi?
Evet, anne ve baba ayri etnik kokenlerden gelebilir. Ama, vatandaslik, ulkesel ve cografidir.
77-“Kimlik” nedir; kimlik ile “tarih bilinci” arasında nasıl bir ilişki vardır?
Kimlik, bir kisinin dogumdan aldigi; anne-ve babasinin etnik kokenidir. Bir de, bulundugu ulkenin vatandasligini alir.Tarih bilinci ise; kisinin o bilinci alip almamasiyla paraleldir.
78-Türk dışında bir etnik kimliğe sahip olunduğu saklanmadan devlet ve özel sektörde etkin noktalara gelebilmek mümkün müdür?
Genelde hayir.
79-“Türkler, Kürtler ve diğerleri” zihniyetini savunanları nasıl değerlendirmek gerekir? Halkları kategorize eden bu vb. anlayışların ilerici, demokrat, insan hak ve özgürlüklerinden yana olduklarına inanılır mı?
Ya ayrimci, ya da farklarin farkina varmis olarak. Farklarin farkina varmis ise; ve bu farklari bir butunluk-birlik, beraberlik ve uniter yapi icinde tutmayi amacliyor ise; evet.
80-“Kürt sorunu” nedir ve kaynakları nelerdir? Kürt sorununda Kürtlerin hiç mi sorumluluğu yoktur?
etnik kimlik sorunudur. Kaynagi, Turkiye'nin hala 18. yuzyili yasamasidir.
81-Kürt sorunu nasıl çözülür?
Antiayrimci ve bireysel hak ve ozgurluklerin hukuk guvencesinde.
82-Türkiye’nin sorunlarını Kürt sorununa indirgemek sorunların çözülmesini engellemenin bir yolu olabilir mi?
Evet. Cozum onermeden once; sorun tum ciplakligiyla ortaya konmalidir.
.
83-Türkiye Cumhuriyeti ülke halklarının bilinç ve iradeleri ile mi kurulmuştur, yoksa emperyal devletlerin isteklerine uygun olarak oluşturulmuş bir devlet mi söz konusudur?
Ataturk'un onderliginde ve diktatorlugunde.Su anda mi?
84-Ezilen ulus milliyetçiliği “ırkçılık” a dönüşemez mi?
Cok rahat. sorosvari egitimle.
85-Bir ulusun en şoven milliyetçileri neden genellikle kökeni başka bir ulusa dayanan insanlardan çıkar?
Kendini ispat veya "kraldan, daha kralci olma" dusuncesi.
86-1915 Ermeni tehciri, Cumhuriyetin kurulmasından sonra Yunanistan ile yapılan mübadele ve yürürlüğe konulan Türkleştirme politikaları sonucunda yaratılan “Türk-Müslüman” üniter devlet yapılanması hakkında düşünceleriniz nelerdir? Bu yaklaşım yerine Müslüman, Hıristiyan, Musevi vb. dinsel ve etnik çeşitliliğe sahip bir demokratik hukuk devleti daha gerçekçi ve sağlam bir devlet yapısı yaratmaz mıydı?
Odevir, milliyetci cikislar devriydi. Osmanli boyle parcalandi. Osmanlinin, musluman temeli korunarak.Teklestirme politikasi.
87-Ülkemizde Türk dışında hiçbir etnik grubun varlığı kabul edilmezken, buna sadece kendi kimlikleri için itiraz eden Kürtler kendilerini neden Türkler gibi ayrıcalıklı görmektedirler? Karşı çıktıkları ayırımcılığı ve inkarı bizzat kendilerinin de yaptığını kabul etmeleri mi gerekir?
Kurt halkinin bunda rolu yoktur.
88-“Yabancı birisi yazmış, söylemiş ise doğrudur” önyargısının kökeni nedir?
Bati hayranligi ve ozentisi. Batiya karsi duyulan asagilik duygusu.Kendi verilerine guvenmeme.Kendini bilememe. Oz bilincin yoksunlugu. Birey olamama.
89-Atatürk ve Atatürkçülük bir “tabu” mudur? Tabu ise, müsebbipleri kimlerdir? Bu durumu toplumsal gelişim ve barışa ne getirir ya da ne götürür?
Yavas, yavas olmaktan cikiyor.Tabular, hem bireysel hem de toplumsal gelisimin onundeki engellerdir. Dusunce ve fikir ozgurlugu tanimaz. Diktator agirliklidir.
90-Atatürk devrimleri halkın çoğunluğunun destek ve katkısını ne derece almıştır ve bugünkü sorunlarımızda bu yöntemin bir etkisi var mıdır?
Ataturk devrimleri ust yapi devrimleridir. Sadece belirli bir egitim almis kesime etki etmistir.
91-Sovyetler birliği, kendiliğinden mi, iç baskılarla mı yoksa kapitalist dünyanın etkisi ile mi dağılmıştır?
Daha once soruldu, bu soru.
92-Okullarımızda resmi siyasi ve ideolojik tarihler yerine sosyo-kültürel tarih okutulması ne getirir ne götürür?
Okullarimizda; disaridan bakis acili ve notr algili olan tarih okutulmasi gerekir.
93-Kimlik bunalımı ya da kimlik örselenmesi neyi anlatır?
Kisinin rahatsizligini ve mutsuzlugunu, tedirginligini.Yasam ve iliskilerindeki acik ve gercekci olamamayi.
94-“Birlik” ile “bir örneklik” arasındaki farkı nasıl anlatabiliriz? Ülkemizde tek dil, tek kültür, tek millet ideolojisi ile yaratılmak istenen olgu tüm halkların birliği midir; yoksa bu yolla tüm farklı halklar birbirine tıpa tıp benzeyen bir örnekleştirilip, tek etniklik (Türk) mi yaratılmaktadır?
Anadolunun cok sesli mozaik yapisi; farklarin farkina varilmasini ve gozetilmesini; bir uniter yapi temelinde birlik ve beraberlik saygisinin hak ve ozgurluklerinin temelinde ve hukuk guvencesinde.Antiayrimcilik, birlik demektir.
95-Türkçü ideologlardan Nihal Atsız’ın, oğlu Yağmur’a yazdığı “vasiyetname”de neredeyse tüm dünyanın ve özellikle birlikte yüzyıllardır yaşadığımız diğer Anadolu halklarının “Türk düşmanı” olduğunu belirtme gereği duymasını nasıl bir ruh halinin yansıması olarak açıklayabiliriz?
96-Kemalist aydınların ağzında düşürmedikleri “Arap sömürgeciliği” ile kast edilen nedir? Araplar mı Türkleri yoksa Türkler mi Arapları sömürgeleştirmişler idi? Kemalistbir kesim aydında yaygın olan Arap düşmanlığını nasıl açıklamalı?
Ortada bir somurgelesme yok. Sadece toplumdaki muslumanlik yasam ve iliskilerinde; turk kulturu yerine, arap kulturu hakim.
97-İslam dininin temel kitabı Kuran’ın Arapça oluşunda Arapların ne suçu günahı vardır ki, bir kesim Kemalist aydınların sürekli olarak suçlamalarına maruz kalmaktadırlar? Müslümanların kutsal kitabı Türk dilinde olsa idi, Araplar da Türklere mi düşman kesileceklerdi?
Kurani okuyup anlama acisindan; her musluman ulke; kendi diline cevirmeli; en azindan neye inandiginin bilincine varmalidir.
98-“Milliyetçiliğin” dünyadaki ve ülkemizdeki yükselişi nasıl açıklanabilir?
Sorosvari-ozgurlugun mikro ayrimci ideolojik calismasiyla.
99-Terör nasıl tanımlanır? terörün kaynakları yok edilmeden, yani nedenler mevcudiyetini sürdürürken, terörle mücadele etmek ne anlama gelir?
Terorle mucadele demek; terorizmle mucadele demektir. Teoristle yapilan mucadele, teroru onlemez. Terorizmi ya azdirir, ya da terorist saldirilari gecici sekteye ugratir.
100-Ülkemizde bir kesim aydının ortak görüşü, Çerkeslerin MİT, ordu, polis ve bürokraside çok önemli noktalarda yer aldığıdır. Son günlerde “Ergenekon”un da bir “Adığe-Abhaz (Çerkes) ağırlıklı örgüt” olduğu tezi öne sürülmüş idi. Bunların gerçeklik payı sizce nedir ve neden böyle bir algılama oluşmuştur?
Bende, boyle bir algilama yok.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

19-11-2008, 06:01
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 Nov 2008
Mesajlar: 172
|
|
Sayın Dilaver , mesaj-yorum için teşekkür ediyorum. Daha geniş değerlendirmelerinizide sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Sayın evrensel-insan , verdiğiniz önem ve emek için sizlerede teşekkür ederim.
Sevgiyle Kalın.
Konu janti tarafından (19-11-2008 Saat 06:06 ) değiştirilmiştir.
Sebep: yeni mesaja teşekkür eklemek.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:13 .
|