Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 28-11-2008, 15:44
meaculpa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meaculpa meaculpa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
Lightbulb Otorite Gerekli midir ?

İnsanların, yönetimsiz kalırlarsa birbirlerini
yiyip bitireceklerine inanalara diyoruz ki:
Tıpkı sürgüne giderken " ZAVALLI KULLARIM
BENSİZ NE YAPACAKLAR" diyen o krala benziyorsunuz.

Kropotkin


Bu ifadeler ile otorite gereklimidir sorusuna ulaştım. Sizce otoriteler gereklimidir?

Gerekli iseler neden?

Gereksiz iseler, var olan yapıyı alaşağı ettiğimiz zaman düzeni ayakta tutmak için neler yapılabilir ?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 28-11-2008, 16:55
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger meaculpa;

Konuya, kisa bir giris yapayim. Dunyanin, icinde bulundugu; durumun da; gercekci temelde, tespitini ve durum degerlendirmesini yapalim. Buna gore; bilinen, insanoglunun kendi icin kurdugu en buyuk ve ust oterite, tanridir, yaraticidir. Onun, dini sistemidir. Tanrisini, kaybedenler icin; ise; geriye, tek bir otorite kalir, o da insanoglu. Buradaki, tanriyi kaybetme olgusu ise; toplumsal degil; bireyseldir.

Bundan sonra devreye, nihilizm girer, yukumlulugu hicler ve otoriteyi, bireyci akilcilik temelinde, guce verir. Tarihsel ornekleri hem gercek hem de sanaldir:Hitler, Mussolini, Superman, Spiderman,Teksas, Tommiks, Harry potter, tum mafia tipi, mit tipi kuruluslar, Tum gerilla hareketi, anarsizm ve terorizm v.s. Gunumuzden ise;Bush,Erdogan,F.Gulen v.s. Bu, otorite dagitimi; merkezi bir ag halini almistir.

Insanoglunu, bir butun olarak ele alir ve icinden; otoriteyi, kuran bir kesim secersek; bu da; ayrimcilik, erk, cikar ve bencillik olur. Ki su andaki, dunyanin durumu.

Insanoglunun, otorite; bosluguna dusmemesi icin; birey olarak; ne bir otorite vermeli ne de almalidir. Sadece, insan olmanin ve insanlik sunmanin yukumlulugunu tasimalidir.

Bu, yukumluluk de; iki yuzludur. Birinci yuzu;Bireyin, kendini ilgilendiren ve insan bilinci almis yuzudur. Yani, hak ve vicdan; ikinci yuzu ise, evrensel olan; yani tum insanligi kapsayan yuzudur. Bu da; saygi ve ozgurluktur. Bunlar, biribirini tamamlayarak;birey'in; bireysel olarak; insansal ve evrensel yasam ve iliskisidir.

Bu, nezaman gerceklesir? Bu, ancak; evrensel kokenin ayrimci, cikarci, bencil ve erksel yapisinin sorgulandigi ve bir alternatif sunuldugu zaman.

Su an ise, yapilabilecek tek sey;birey olabilme bilincine ulasmak ve bu bilinc temelinde; bir kisiye dogumdan beri; verilen degerlerden; kisinin, nedenleme-sorgulama yontemiyle arinmasidir. Bu, bir kisinin; kendi kendine ve kendi uzerinde yapacagi devrimdir.

Ilginctir, ben bu konuyla ilgili, yeni bir grup actim. Adi "Bu devrim, baska devrim" ve bir giris yazisi yazdim. Okursan, sevinirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Konu evrensel-insan tarafından (28-11-2008 Saat 17:25 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 28-11-2008, 21:38
kandahar
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Kurallar ve yasalar gerekliyse otorite de gereklidir. Bu kadar basit.

Kropotkin'in onermesi su bakimdan yanlis; yasalar ve otorite butun insanlarin birbirine zarar verecegi onermesine dayanmaz, bunlar guclu olanlarin gucsuzleri acimasizca ezmesini onlemek icindir yani en kotu sartlar altinda bile cogunluk icin iyidir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 29-11-2008, 11:33
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Otorite;
"Otorite, Yetke, bir kişi ya da topluluğun, öteki kişi ya da topluluklar üzerindeki yasal gücüdür. Yasal bileşeni, otorite kavramı için yaşamsaldır ve yetkenin daha genel güç kavramından ayrılmasının temel aracıdır."
Kaynak, http://tr.wikipedia.org/wiki/Yetke (29.11.2008)

"Otorite ilkesinden mutlak olarak kötü, ve özerklik ilkesinden de mutlak olarak iyi bir şey diye sözetmek saçmadır. "
Kaynak, Federico Engels

Sn. meaculpa'nın Kropotkin alıntısındaki örnek otoriteyi bire bir yansıtmamaktadır.
Belki despotizm kelimesi yazılmış olan hikayeye daha uygun olabilir.
Anarşizm kuramcısı biri için yaşadığı tarihsel süreçte, kişisel görüşlerinin otorite karşıtlığı olması ve bunu da despotizm ile karıştırması normal karşılanabilir.

Otorite konusunda menfi ya da müspet görüş ileri sürmemiz biraz zor.
Otorite bir sonuçtur.
Oysa ki uğraşılması gereken şey nedenlerdir.

Sürüyü bir arada tutmak gerekliliği (kurtlara ve diğer zararlılara karşı) nedendir.
Bunu yaparken çoban görevlendirmek, köpek kullanmak, sopa sallamak, kaval çalmak ise sonuçtur, otoritedir.

Geldiğimiz noktada şunu söyleyebiliriz.
Sürüyü bir arada tutmak gerekli midir?

Bildiğimiz, algıladığımız ya da bize öğretilen, şartlandırılan görüşlerimiz ile bu soruya cevap verirsek;
Evet gereklidir!!!

Ama diğer şekli asla düşünemeyeceğiz. Çünkü böyle bir örnek yok.
Tarihsel hafızalarımda yok, yaşayanlar yok, yaşanmışlıklar yok.
Tüm bu yokluklar ile bizler kaf dağının ardındaki Anka kuşunun faydalı mı yoksa faydasız mı olduğunu tartışırız.

Doğuştan körler renkleri tarif edemez...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 29-11-2008, 14:34
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

Otorite gereklidir.
Kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya gider ya da zurnacıya

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 29-11-2008, 16:24
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart


Bugünki işlediğimiz konulara güzel bir özet oldu.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 29-11-2008, 19:29
mutluluk35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mutluluk35 mutluluk35 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Feb 2008
Mesajlar: 208
Standart

Otorite kavramını devlet olarak ele alarak birşeyler yazalım..Soruyu cevaplandırmak için,Thomas Hobbes’un Leviathan eserine göz atmak gerekir.Bu incilde geçen bir cana-varın adıdır.Herkesin herkesle savaştığı kaos dünyasında,insanlar başkalarının da benim gibi davranması şartıyla ‘haklarımdan vazgeçiyorum ve tüm haklarımı x kişisine ya da meclisine veriyorum’ demesiyle tüm güç ve kudret tek kişi ya da zümrede toplanmıştır.Böylece ‘’gerekli canavar’’ doğmuştur.(Tarihin herhangibir anında,bireylerin oydaşmasına dayalı böyle bir toplum sözleşmesİ yaşanmışmıdır bilinmez,durumun felsefi iddiası önemli bizim için).Canavardır çünkü,birey üzerinde meşru tasarruf yetkisine sahiptir,gereklidir çünkü güvenliği sağlayıcıdır.Otoritenin olmadığı yerde ancak gücü olan istediğini elde edebilir.


Toplum sözleşmesi tezine Locke,devletin sadece can güvenliğini değil,mülkiyeti de korumaya söz verdiğini ekleyecek,Hobbes’un devlet kutsaldır,mutlaktır,kendisine karşı hiçbir hak ileri sürülemez tezleriyle monarşiyi meşru görmesine karşın,mülklülerin kralın yetkilerini sınırlandırmalarının düşünsel temellerini atacaktır ortaya.Böylece tarihte bir parlamentonun ilk defa bir kralı idam edeceği İngiliz,daha sonra da Amerikan ve Fransız devrimlerinin fikir babası olmuştur.Konumuza dönecek olursak,her ikisi de ‘’doğa durumu''-ndaki anarşiye karşı,çözümü otoritede görmektedir sonuçta.Sözünü ettiğim devrimler vs. derken,yasama yürütme yargı erkleri birbirinden ayrılacak,insan hakları,temel hak ve özgü-rlükler gibi kavramlar doğacaktır.Elbette ki otoritenin olmadığı yerde bunların korunmasının mümkünü sözkonusu olmayacaktır.


19.yüzyılda marxizm,işçi sınıfının enternasyonalizmini ortaya koyduğunda,mülk sahibi sınıflar da bunları vatansızlar diye fişlemeye başladı.21. yüzyılda ise bu sınıf kendini vareden ulus-devlet duvarlarını da engel görmeye başladı kensdisine..Bu defa kendileri uluslararasıcılığı,vatansızlığı savunmaya başladı.Böylece sermaye enternasyonel hale gelince,emekçi kitlelerin silahı da sendikalardan ziyade,ulus-devlet olmaya başladı.


Burada ortak olan nokta farklı çıkar gruplarının ,diğerlerine karşı kendi örgütlenmelerini yaratmaları ve en yetkin otorite olan devlet ile benzeşleştirme çabaları.Dikkati çekmeye çalıştığım nokta,aslında temel haklar ve özgürlüklerin ancak,otoritenin sahiplenilmesiyle, yani otoriteyle içselleştirmesiyle korunabileceği.Örneğin Wilson,özgürlük tarihi devletin gücünü arttırmanın değil,aksine güç ve yetkilerini sınırlamanın tarihidir der.Sınır koyar fakat yok etmez çünkü yokolursa kendi de enkaz altında kalır.Devleti kendi ekonomik aygıtı haline getirir ama, mülkiyetinin de tadını çıkarmak için can ve mal güvenliğine ihtiyacı da vardır bir yandan..


Hegel' e de değinecek olursak,o sivil toplumu ekonomik alan çerçevesinde değerlendirir ve akli devlet bu çatışmanın çözümünü gerçekleştiren devlettir..Peki bu akli devlete ulaşmak mümkün müdür,ya da ona ulaşana dek ‘otoritesizliği’ mi savunmak gerekir.Birey öznel bir isteğini karşılamaya kalktığında,toplumun ilkelerinin bunu engellemesini özgürlüğüne müda-hale olarak görüyorsa,toplum ve devlet olmadan hangi gerkesinimlerini karşılayabileceğine bir bakmalıdır.Hegel de tıpkı Aristo gibi bireyleri bir gereksinimler toplamı olarak görmekte-dir.Bu muhtaçlık durumu her bireyin diğeriyle ortaklık kurmasına,genelin bir parçası olması-na yol açar.

Kısacası özgürlük,kuru kuruya otoriteyi reddetmekle mümkün olmaz. Teorik olarak her anarşist bunu yapar ancak pratikte yapacakları en iyi şey diğer anarşistlerle birleşip örgüt-lenmektir.


Aslında buraya kadar yazdıklarım biraz gereksiz oldu.Lafı getireceğim yer aslında 'zorunlu-luktan özgürlüğe geçiş' felsefesiydi.İnsanlar doğaya ve topluma hükmeden yasaları anladıkları nispette bu yasalara hükmedebilecek,rüzgardan,yağmurdan kurtulabilmek için tam da bunların gerçekleşmesini sağlayan yasaları kendi lehine çevirerek,bunları kullanarak ve bunlardan korunmak için kendi evini yapacaktır.Yani özgürlük Hegelci anlamda zorunlu-luğun farkına varılmasıdır.

Bir de işin içine kendi lehine çevirmek gibi devrimci bir anlayışı eklersek,Marxizmin de benzer görüşleri paylaştığını söyleyebiliriz.Bilim ve teknolojinin gelişmesi insanı özgürleştiri-yor mu,köleleştiriyor mu.Aslında bu gelişme insanın doğanın kölesi olmaktan kurtulması yö-nüyle özgürleştiriyor,insanları tüketim toplumuna çevirenlerin ise kölesi yapıyor.Geriye bir tek Marxizmin 'akıllı tasarım teorisi' kalıyor.Bilinçlendik,zorunluluğu ussal zeminde kavradık,geriye otoriteyi planlı toplum biçiminde işletecek şekilde dizayn etmeye geldi sıra.


Otoriteyi reddetmeye dayalı özgürlük anlayışı,yaşamın nesnel temellerinden kopuk,metafi-zik bir anlayıştır..Sonuç da bu cümle olsun....

''Filozoflar bugüne kadar dünyayı sadece değişik biçimlerde yorumladılar,oysa önemli olan onu değiştirmektir''...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 29-11-2008, 20:11
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

İnsanların, yönetimsiz kalırlarsa birbirlerini
yiyip bitireceklerine inanalara diyoruz ki:
Tıpkı sürgüne giderken " ZAVALLI KULLARIM
BENSİZ NE YAPACAKLAR" diyen o krala benziyorsunuz.

Kropotkin
"Kral öldü. Yaşasın kral!" olur sonuç.
Kral olmazsa, başkan olur. Boşluk doldurulmak zorundadır.
Aksi takdirde başıboşluk oluşur.

Otorite örgütlülüğün sonucudur.
En küçük örgüt olan ailede dahi otorite gereklidir.

Bırakın insanları, bir balarısı kolonisinin örgütsüzlüğünü ve otoritesizliğini düşünün. Böyle bir durumda koloninin ömrü en fazla 1 aydır. Ana arının öldüğü ve otoritenin kalmadığı bir kovanda, eğer kısa sürede yeni bir kraliçe üretilmezse kovan ölür. Karıncalarda da böyledir, birlikte yaşayan tüm hayvanlarda da.
İş bölümü, görevler, kurallar otoriteyle sağlanır.

Uzağa gitmeye, fabrikaları, kurumları, belediyeleri, devleti düşünmeye gerek yok. Forumda otorite olmadığını varsayalım ve sonucu düşünelim yeter.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 30-11-2008, 00:50
meaculpa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meaculpa meaculpa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
Standart

Sayın Mhmd; haklısınız. Kropotkin zamanının despot düzenine karşı anarko bir kişiliği benimsemiş ve zamanın otoritelerini reddetmiştir. Bu anlamda Otoriteyi birebir karşılayack bir örnekleme değildir zaten alıntıladıgım ifadeleri. Zaten bu ifadelerle otorite kavramının aklıma geldiğini ifade edip, konuyu biraz daraltmış olabilirim. Nitekim anarşizmin otoritenin reddini ön gören fikirleri de kendi içerisinde çelişkiler yaratmaktadır. Mutluluğun değinmiş olduğu örgütlenme modeli bu konuda iyi bir ifade olmuştur. Her türlü merkezi örgütlenme sağlayacak otoritelere karşı çıkan kuramlarını yine kendi siyasi merkezlerince örgütlenme yollarıyla ortaya koymuşlardır. Tespitiniz için teşekkürler.

Sevgili Mutluluk; çok iyi yerlere değinmişsin. Hem fikir oldugum yerleri geçerek sana açmanı istediğim alıntıyı iletmek istiyorum.

Burada ortak olan nokta farklı çıkar gruplarının ,diğerlerine karşı kendi örgütlenmelerini yaratmaları ve en yetkin otorite olan devlet ile benzeşleştirme çabaları.

Bahsi geçen benzeşme kavramı en yetkin otorite yerine ikame olabilme çabasımıdır? Aksi halde biri yetkin diğeri ise bu iddia ile hareketlenen iki otorite söz konusu olmalıdır. İki karşıtlık yaratan bu durum içinde ise benzeşmeden çok bir çatışma havası var gibi.

Pante'nin yazdıklarından doğadaki otoritelerin var olmasını saglayan ussal zorunluluk ve bilinç neyin eseridir sorusuna eriştim. Doğanın kendi içinde yürüttğü bu sistem karşıtların kendi içlerinde sagladıkları bir uyumun otonom yönetim şeklimidir ?

Bir diğer sorum ise otoriteyi oluşturan insan merkezli anlayışlarda, otoriteyi saglayanın bu otoriteye ne kadar uyum sagladıgı konusundadır. Anarko kimliklerin karşı kuramları bu alandan mı beslenir yoksa otoritenin sağladıgı güç için oluşturulmaya çalışılan bir başka otoriterlik savaşının gizil gerceğimidir? Çünkü mevcut şartlarda anarşizmin öngördüğü bilinçte bir özyönetimsel mekanizma işlevselliği olmayacaktır. Topkeyün politik yapılara, denetime ve kararlara karşı çıkmak ne kadar yaşatılabilir ki realitede...

Ayrıca bu konuda Sevgili Dilaverden eski toplumlarda otorite kavramını biraz anlatmasını rica edebiliriz.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 30-11-2008, 02:35
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Önce bir alıntı :

Peder Schmidt ve çalışma arkadaşları ilkel toplumun üç temel tipini veya evresini ayırma geregi duyuyorlar. Birincisi etnolojinin bildigi en ilkel insanlar. Tierra del Fuego'nun en güneydeki kayalıklarının ve kanallarının arasında yaşayan küçük Yaghanlar; Patagonya ve Merkez Kalifornia'da yaşayan dagınık kabileler, kuzey Kanada'nın Karibu Eskimoları, Kongo ve Andaman Adaları pigmeleri ve güneydogu Avusturalya'nın Kurnaileri. Bu avcı, balıkçı ve toplayıcı kabilelerin etnolojik koşulları ataerkil ya da anaerkil olduklarını gösterecek bir yapı taşımıyor, daha çok cinsler arasında eşitlik hüküm sürüyor. Her cins kendine uygun işleri yürütürken kendine ait özel ayrıcalıklar veya kullanabilecegi özel haklar iddiasında bulunmuyor. Erginlik ritleri erkek çocuklara ve erkeklere kapalı degil, erkek ve kadın olarak da ayrılmamış, iki cins için de aynı. Ritler fiziksel biçim bozma ve mistik gizlerin aktarılmasını da içermiyor. Bu törenler basitçe gençler için egitim kursları niteliginde onların iyi anne ve baba olmasını amaçlıyor. Ögretimin temelinde özel kabile ve grup çıkarı yatmıyor, çünkü grup anlayışı o kadar gelişmiş degil. Tipik toplumsal biçim 20-40 anne baba ve çocuklardan oluşuyor, temel toplumsal sorun uyum içerisinde bir arada yaşamak, gün boyunca doyacak kadar yiyecek toplamak ve karanlık basınca birlikte hoş zaman geçirebilecek oyunlar bulabilmek.

Bunun dışında eski toplumda gözlemledigimiz bir şey daha var. Dini ritüelleri uygulamak için ayrı bir grup ya da rahiplik sınıfı bulunmuyır, ayrıca tapınaklar da bulunmuyor. Şeflik ancak savaş zamanı için geçerli bir şey. Yani barış zamanında bir otorite bulunmuyor.

Neden diye sormamız gerekiyor. Bu insanlar ilkel oldugu için mi otorite bulunmuyor. Toplum ya da topluluk tek otorite. En büyük ceza da dışlanma. Bizim tanıdıgımız suçları bilimiyorlar. Hırsızlık, tecavüz, vs gibi suçlar yok. Çünkü her şey ortaklaşa. Kendi kabilesinden birini öldürmek ise hem olmayan hem de bagışlanamayan bir suç. Bu tarz suçlar bilinmiyor ama velev ki biri böyle bir suçu nadiren de olsa ,işlese derhal dışlanıyor.

Bu toplumlarda bir otorite görünmüyor, nedeni ise henüz sınıflara ayrılmamış olması. Otorite ancak sınıflarla birlikte mecburi oluyor. Toplum sınıflara ayrılımıştır ve birileri digerlerinin yoksullaşması pahasına zenginleşmiştir. Yoksul olanlar da kaçınılmaz olarak isyan ediyorlar; işte otorite tam da burada gerekli oluyor.

O halde otoriteden kurtulmanın tek yolu da onun çıkış koşullarını ortadan kaldırmakta yatıyor. Yani sınıfları.

Peki sınıf nedir, Mülkiyete karşı tavırla belirleniyor. Yani mülkün varsa sınıf atlıyorsun. Peki mülkü nasıl elde ediyorsun, Başkasından çalarak.

O halde mesele mülkiyetin dagılmasında yatıyor. Mülkü dogru bir biçimde paylaşabilirseniz otoriteye de gereksiniminiz kalmaz.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:34 .