
13-09-2005, 20:05
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Feb 2005
Mesajlar: 154
|
|
www.islamicevap.com'a cevaplar
1. http://www.islamicevap.com//cevaplar...i_onlermi.html
|
Dağların Kazık Olması
"Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık?" (78/ 6-7)
"Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık..." (21/ 31)
Bu ayetlerde dağların kazık işlevi gördüğü ve yeryüzündeki sarsıntıları önleyici özelliği olduğu vurgulanmaktadır. Yakın zamanda bilim adamları dağların sadece yüzey yükseltileri olmadığını dağ kökü adı verilen kısımları ile kendi boylarının 10-15 katına kadar yerin altına uzandıklarını keşfettiler. Mesela yüzeyde 9 km olan Everst'in 125 km civarında kökü mevcuttur. Dağlar manto tabakasına saplanan bu kökler sayesinde yerkabuğundaki sarsıntıyı en aza indirmektedirler. Dağlık bölgenin depremde güvenli olduğunu herkes bilmektedir. Ayette dağlar için kullanılan kazık tabiri o kadar uygundur ki batılı bilim adamları 20. yy verileri ile yazdıkları kitaplarında Kur'andaki kazık tabirini kullanmaktadırlar. Örneğin:
Amerikan Bilim Akademisi Başkanı olan Frank Press'in dünya çapında pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan Earth (Dünya) adlı kitabında, dağların kazık şeklinde oldukları ve yeryüzüne derinlemesine gömülü oldukları ifade edilmektedir. Yine bir başka ayette Allah;
"Dağlarını dikip-oturttu" (79/32)
Şeklinde bildirmektedir. Bu ayette geçen "ersayha" kelimesi "köklü kıldı, sabit yaptı, demirledi, yere çaktı" anlamlarına gelmektedir.
|
bir kere burda allahın dağları dünya ile birlikte yarattığı gibi komik bir iddia var. eğer herhangi bir jeoloji kitabına bakarsanız orda dağların nasıl oluştuğunu anlattığını görürsünüz. dağlar yüz binlerce, milyonlarca yıl içinde ufak ufak hareketlerle oluşurlar. yani dünyanın oluşumundan itibaren yoktu şimdiki dağlar. yer kürenin litosfer tabakasındaki levhaların birbirini sıkıştırması ve kırılmaları sonucu yer yüzüne doğru çıkıntı yapmasıyla oluşur dağlar. kuranda yazdığı gibi kimsenin bu dağları diktiği falan yoktur. ayrıca sabit dağlar dikildiğinin söylenmesi kuran için tam bir fiyaskodur bence. çünkü dağların oluşumu jeoloji bilimi tarafından çok net olarak ortaya koyulmaktadır.
2. http://www.islamicevap.com//cevaplar...ikazmidir.html
|
Deprem ilahi bir ikaz mıdır?
Kainatta her olan şey Allah'ın takdir etmesi ve yaratması ile olduğuna göre güzel yada çirkin herşeyin altında Allah'ın hikmeti yatmaktadır. Herşey Allah'ın emirber bir askeri gibidir. Eski kavimlerden bazılarının dört unsur denilen toprak, hava, su ,ateş unsurlarına emir verilerek helak edildiklerini bilmekteyiz.
Tabiki deprem de toprak unsurunun bir hareketi olarak emirle hareket ediyor. Ve bunda depremi yaşayan ve duyan insanlara büyük ikazlar sözkonusudur. Suçlunun yanında suçsuzun da ölmesi ise imtihan sırrından dolayıdır. Nitekim depremde sadece suçlular ölse, bir tane bile cami yıkılmasa imtihan bozulur herkes ister istemez inanmak zorunda kalırdı. Suçsuz olarak ölenler ise manevi şehid hükmüne geçmişlerdir. Bu tür umumi felaketlerde Allah'ın hususi yardımı masumlara gelebilir. Fakat bu, imtihan sırrını bozmayacak şekilde gerçekleşir. Nitekim depremden sonra göçükten çıkartılan birçok çocuğun anlattığı olağandışı yardım hadiseleri mevcuttur.
Fakat şunu da belirtmek gerekir ki bir şeyin herhangi bir sebebe binaen olması Allah'ın yaratmasının olmaması değil aksine Allah'ın iradesinin bir tecellisidir. Sebepler vardır ve Allah aksini dilemedikçe mutlaka olacaktır. Daha önce de bahsedildiği gibi sebepler ve tabiat kanunları Allah'ın yaratmayı istemesinin birer şart-ı adisi ve şeriat-ı fıtriyesidir. Yoksa bizzat yaratıcı değildirler. Zaten kanun da uygulama şeklini ifade eder yoksa uygulamanın faili değildir. Dolayısıyla deprem fay kırılması ile olur Allah'ın takdiri değildir diyen bir kişi cahilliğini ortaya koymuş olur. Doğrusu Allah'ın takdirinin fay kırılması ile gerçekleştiğidir.
|
deprem allahın isteğiyle oluyormuş. yani allah istemese deprem olmayacak öyle mi? bak bak bak. neler söylüyor. deprem bir ikazmış. suçlunun yanında suçsuzun yanması da imtihanıın bir parçasıymış. yani allah insanları sınava sokmuş ve arada suçlular çıkmış ve bunları depremlerle öldürme gereği duyuyor ama arada suçu olmayanlar da ölüyor. bak sen şu allahın işine. neden sadece suçlulurı öldürmüyor peki? bir andan kalp krizi ile suçluları öldürmeye gücü yetiyodur heralde allahın. neden öyle yapmıyor çok merak ettim şimdi. aklına gelmemiştir belki böyle birşey
günümüzde fay hatlarının nerelerden geçtiği biliniyor. hiç fay hatlarıyla ilgisi olmayan yerler var dünya üzerinde. hiç deprem olmayan yerler var. peki burdaki suçlulara ne yapıyor allah. onlar için farklı yöntemler kullanıyordur heralde. belki de onlar için kalp krizi numarasını kullanıyordur kim bilir
3. http://www.islamicevap.com//cevaplar...e_delilmi.html
|
Dinazorlar evrime delil olur mu?
Dinazorların neslinin tükenmesi evrime delil teşkil etmediği gibi evrim yorumlarını zor duruma düşüren bir durumdur.Çünkü evrimde esas olan uzun zaman dilimleri içerisinde nesillerin oluşması ve yine uzun zaman dilimlerinde nesillerin ortama uyum sağlayamayarak tükenmesi yada şartların değişmesiyle evrimleşmesidir. Dinazorlar ise tahminen günümüzden 225 milyon yıl önce yeryüzünde aniden yaşamaya başladılar ve 65 milyon yıl önce yine aniden yok oldular. Bu aniden varoluşlar ve aniden yok oluşlar evrimcilerin teorileriyle açıkça zıtlaşmaktadır.
Görüldüğü gibi dinazorlarla ilgili edinilen bilgi evrim açıklamalarına uygun düşmemektedir. Kuşların dinazorlardan evrimleşmiş olabileceği düşüncesi de Protoavis adlı 225 milyon yıllık bir kuş fosilinin bulunmasıyla geçerliliğini yitirmiştir.
|
Protoavis ile ilgili cevabı Ümit Sayın zaten vermiş durumda. onu aktarıyorum:
Evrimciler hic bir zaman kuslarin atasi tek bir yaratiktir dememislerdir. Bu yaklasimda nasil seriatcinin ya da bilimsel yaratiliscinin bilimsel bilgiyi kendi istekleri dogrultusunda carpittigi gorulmektedir. Kuslarin birden cok atasi vardir, Archaeopteryx tesadufen bulunan atalardan birisidir. Archaeopteryx bundan 150 milyon yil once yasamistir, ama ondan onceki 100 milyon yil icinde kuskusuz ki, pek cok surungen ve dinozor turu, hem memelilere hem de kuslara evrimlesmelerini surdurmuslerdir; hic unutulmamasi gereken surelerin milyon yillarla ifade edilmesidir; Homo sapiens'in ve yakin atalarinin 50 000 yil -1 milyon yil once evrimlestigi goz onune alinirsa ve bir milyon yillik bir surenin ne kadar uzun oldugu hatirlanirsa, bu evrim imkansiz degildir. Protoavis, Archaeopteryx'ten 75 milyon yil once yasamistir; cok parcali bir iskeleti vardir, ama kuslara Archaeopteryx'ten daha fazla benzemektedir; fakat bir dinozor kustur. Ama bu bilgi kuslarin surungenlerden evrimlestigi hipotezini curutmez, sadece guclendirir. Cunku bu demektir ki, en az 225 milyon ile 150 milyon yil once, kuslara ve surungenlere benzeyen yaratiklar vardi; ve 65 milyon yil once dinozorlar yokolana dek, en az bir 160 milyon yil evrimlesmeyi surdurduler. Bu evrimlesme icinde Sinosauropteryx (surungenlere yakinlik), Velaciraptor ( uzun kapici kollar), Iberomesornis (guclu kanatlar, omuzdan goguse inen kemikler, yerden yukselme yetenegi), Enantiornithes ( iskelette daha fazla kaynama, alula ve artmis ucus yetenekleri), Aoalulavis (alula ve ucus yetenegi) ve daha pek cok dinozor iskelet yapisina sahip, dinozor dislerine, pencelerine ve baska ozelliklerine sahip dinozor kus evrimlesmesini surdurmustur.
[1)Pat Shipman, "Taking the Wing: Archaeopteryx and the Evolution of Bird Flight", A Touchstone Book, 1999, 2)Kevin Padian and Luis Chiappe, "The Origin of Birds and their flight", Scientific American, February 1998, Sayfa:38-47. 3)Peter Wellnhofer, "Archaeopteryx", Scientific American, May 1990 sayfa:70-77. 4) Kevin Pedian,"Early Bird in Slow Motion", Nature, August 1996, 382: 400-402. 5) Alan Feduccia, "The origin and evolution of birds", 1996, Yale University Press.]
devamı gelecek...
|

13-09-2005, 20:29
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Feb 2005
Mesajlar: 154
|
|
4. http://www.islamicevap.com//cevaplar..._gercekmi.html
|
Evrim teorisi bilimsel bir gerçek midir?
Evrim teorisi bilimsel bir gerçek değil adı üstünde bir teoridir. Hatta aleyhinde yüzlerce delil getirilen bir teoridir. Durum böyle iken evrimi bilimsel bir gerçek olarak sunmak bilimi ideolojilere ve felsefelere alet etmek anlamına gelmektedir. Fakat malesef bu teoriyi savunanların çoğu bilimsel bir gerçek gibi savunmakta. Birçok bilimsel gerçeğin ve bulgunun arasına evrimi sokup bilimsel bir imaj içerisinde sunmaktadırlar. Böylece evrimin de diğer bilimsel gerçekler gibi kesinleşmiş olduğu yargısını vermeye çalışmaktadırlar. Halbuki evrim ortaya atıldığı 1800 lü yıllardan beri hiçbir somut delille ortaya konulamamış, ara forum bulunamayınca oluşturma yoluna gidilmiştir. Ve sadece materyalizmi doğru çıkarmak hevesiyle yapılmış yorumlarla yürütülmüştür. Bilimsel gerçeklerin içerisinden ayıklandığında bu yorumların elle tutulacak bir yanı olmadığı görülecektir.
İşte o yorumlardan bazıları;
--- İnsan ile maymun birbirine benziyor, demekki insan maymundan türedi...
---Bu organın ne işe yaradığını anlayamadım, demekki körelmiş organ...
---Filin hortumu var, demekki burnu uzamış..
---Zürafanın boynu uzun, demekki boynu uzamış..
---sürüngenler sinek yakalar, demekki kuşa dönüşmüşler
--- Mona Lisa tablosu tasarımdır, Mona Lisa'nın kendisi tasarım değildir...
|
aleyhinde yüzlerce kanıt varmış ama destekleyen hiç kanıt yokmuş hatta geçiş formlarının fosilleri de hiç bulunamamış. yapma ya kardeşim. keşke şu aleyhindeki yüzlerce kanıttan birkaç tanesini gösterseydin de biz de görseydik
geçiş formlarına gelelim. bak o yok dediğin geçiş formlarının fosilleriyle ilgili bir adres var burda.
http://talkorigins.org/faqs/faq-transitional.html
çok merak ediyosan, öğrenmek istiyosan girip bakarsın. tüm geçiş formaları burda belirtiliyor.
ayrıca hala insan maymundan türedi geyiği yapıyosan sen zaten hiçbir şey bilmiyorsun demektir. sen otur önce evrim teorisiyle ilgili temel şelyeri öğren sonra site yapıp insanları kandırmaya çalış.
bir de Evrim Teorisinin ispatlanmamış olması veya bilimsel olmamasıyla ilgili iddiaya Dr. Ümit Sayın'ın vermiş olduğu cevapla karşılık verelim:
Bilimde kuramlar (teoriler), matematikteki veya mantiktaki gibi ispatlanamazlar. Ispatlama kavrami halk tarafindan yanlis anlasilmakta, yanlis kullanilmaktadir. Bilim bir konudaki gozlemlerini aciklayan teorileri one surerken daha once bilinen bilgileri ve gozlenen olaylari onune koyar. Bu olaylarla ilgili bazi bilimsel kanunlari ve kurallari matematik, fizik, kimya gibi bilimlerin yardimiyla cikarir. Daha sonra, bu gozlemi aciklamak icin, bazi hipotezler ortaya koyar. Bazi hipotezlerin dogrulugunu ve tutarliligini, gozlenen ve test edilen deneylerle destekler veya bazi hipotezlerin yanlisligini ispatlayarak bunlari curutur. Defalarca desteklenen hipotezler "Bilimsel Gercek" [scientific fact] haline gelirler. Sonucta bilim, teoriyi test edilen hipotezlerle ve gozlenen olgularla guclendirir veya zayiflatir, bilimsel gerceklerle destekler. Bilimin hic bir dalinda, teoriler matematikte veya mantikta goruldugu gibi % 100 ispatlanamazlar; bilimde boyle bir ispat kavrami yoktur. Ayrica bilimde dogma, dogmatik otorite, kutsal yasalar ve kati degismeyecek evrensel kurallar da yoktur. Gecerli nedenler, kanitlar bulundugunda tum kuramlar (teoriler) degistirilebilir, yerine yenilerini birakabilir (Newton mekaniginin yerini rolativite kuramina birakmasi gibi).
[Kaynak: 1)National Academy of Sciences, "Teaching about evolution and the nature of science", NAS Press, Washington, D.C.1998, sayfa:1-9. 2) Douglas Futuyma, "Evolutionary Biology", Sinauer, 1998, sayfa:1-30]
devamı gelecek...
|

13-09-2005, 20:41
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Aug 2005
Mesajlar: 32
|
|
Bak, saçmaliklarla doldurmussun ayri mesele ama insan Allah'a inanmasa bile evrim teorisi gibi aptalca bir seyi asla kabul etmemesi gerekir.
"Biz bu varolus meselesini açiklayamiyoruz" deyin ve geçin.
Ara geçis formu diye bir sey de yoktur, olmamistir, olmayacaktir. O linke tiklamadan sana kestirme olarak söyleyeyim: Ara geçis formu diye gösterilen bir sey varsa kesin düzmecedir, montajdir, buna benzer bir seydir. Daha önce de kaç kere yapilmis ama ortaya çikarilmis, bilmiyor musun?
Son olarak, EVRIM BIR TEORI DEGILDIR, OLSA OLSA BIR "HIPOTEZ" OLABILIR.
|

13-09-2005, 21:07
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Feb 2005
Mesajlar: 154
|
|
|
kaos85 Diyor ki
Bak, saçmaliklarla doldurmussun ayri mesele ama insan Allah'a inanmasa bile evrim teorisi gibi aptalca bir seyi asla kabul etmemesi gerekir.
"Biz bu varolus meselesini açiklayamiyoruz" deyin ve geçin.
Ara geçis formu diye bir sey de yoktur, olmamistir, olmayacaktir. O linke tiklamadan sana kestirme olarak söyleyeyim: Ara geçis formu diye gösterilen bir sey varsa kesin düzmecedir, montajdir, buna benzer bir seydir. Daha önce de kaç kere yapilmis ama ortaya çikarilmis, bilmiyor musun?
Son olarak, EVRIM BIR TEORI DEGILDIR, OLSA OLSA BIR "HIPOTEZ" OLABILIR.
|
çok heyecanlısın. bunu gençliğine veriyorum ve yazdığın saçmalıklara geçiyorum.
1. evrim teorisi aptalca diyorsun. sana bir soru evrim teorisiyle ilgili ne biliyorsun? evrimsel sürecin nasıl geliştiği, bir canlının evrim geçirerek nasıl yeni bir tür oluşturduğu hakkında bilimsel bilgin var mı?
2. ara geçiş formu yoktur demişsin ve o linktekilerin hepsi düzmecedir demişsin. daha önce böyle birşey olmuş ve bulunmuş. yapılan bir sahtekarlığın bulunması sence iyi birşey değil mi? bu sahte kanıtların barınamayacağının bir göstergesidir. bir sahtecilik olduğunda objektif bilimadamları tarafından bunun ortaya çıkarılacağının bir göstergesidir. onun için önceden olmuş onun için onların hepsi düzmecedir demek ancak yobazların işidir. o linkte fosilleri bulunan birçok ara geçiş formu var. bunlar gizli şeyler değil zaten. evrimle ilgilenen tüm bilimadamları birçok ara geçiş formu bulunduğunu bilir. ama harun yahya'nın yalanlarıyla insanlar hiçbir ara geçiş formu bulunmamış sanıyor ve bunu araştırma gereği bile duymuyor.
3. evrim teori değildir sadece hipotezdir demen de sadece komik. cevap verme gereği bile duymuyorum. batıdaki üniversitelerde "Evrim Bilimi" diye ders vardır.
Cemal Yıldırım'ın Evrim Kuramı ve Bağnazlık adlı kitabından senin için bir alıntı yapıyorum:
Unutmamak gerekir ki, bilimde tüm kuram ve genellemeler az ya da çok doğrulanmış hipotezlerdir. Her hipotezin bir açıklama işlevi vardır; bir alanda açıklama işlevi bakımından daha kapsamlı, daha doyurucu alternatif bir hipotez ortaya atılıncaya dek, yürürlükteki hipotez korunur. Bilimde her kuram veya hipoteze geçici gözüyle bakılır; yeni gözlem veya deney sonuçlarının ters düştüğü hiçbir hipotez yanlışlanmaktan kurtulamaz. Bu noktayı bilerek ya da bilmeyerek gözden kaçıranların evrim kuramının birtakım sorulara yanıt vermediği gerekçesiyle bilimsel olmadığı savına sarıldığını görmekteyiz. Oysa "tüm bilimsel kuramlar gibi evrim kuramı da ne kesindir, ne de "kesin değil" diye bilim dışı sayılabilir.
Evrim kuramını "ispatsız kaldığı" gerekçesiyle bilim dışı saymak ne denli yanlışsa, tartışılmaz "bilimsel bir yasa" saymak da o denli yanlıştır. Hiçbir bilim adamı (Darwinci ya da yeni-Darwinci olsun) evrim kuramının ispat edildiği düşüncesini ileri süremez. Ne var ki, evrim kuramının sağlam olgusal verilere dayandığı gerçeği de yansız ve nesnel düşünen hiç kimsenin gözünden kaçmayacak kadar açıktır. Üstelik evrim olgusunu açıklama yolunda bu kurama seçenek sayılabilecek başka bir kuram da bugüne değin ortaya atılmış değildir. Kuşkusuz bu durum kuramın kesinlik kazandığı anlamına gelmez. Bilimde her kuram gibi evrim kuramı da irdelenebilir, tartışılarak geliştirilebilir. Nitekim, doğal seleksiyon ilkesi tartışma götüren bir konudur; evrim sürecinin kimi inceliklerini açıklamada bu ilkenin tümüyle yeterli olduğu kolayca söylenemez. Ancak açıklama gücü daha doyurucu yeni bir ilke oluşturuluncaya dek doğal seleksiyon düşüncesinden vazgeçilemez.
işte bir bilimadamının, bilimsel düşünceyi bilen birinin Evrim Teorisi'ne yaklaşımı böyledir. umarım okuyup birşeyler kapmışsındır.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:23 .
|