İnsan;akıllı,düşünebilen,alet yaratıp-kullanabilen ve hayvanların en gelişmiş canlısıdır
Bu kavram artık sınıflara ayrıldı.Yani,genel bir insan tanımı yok.İnsanlar;Türk,Ermeni,Yunan,Britanya insanı,Afrika insanı,Kongo insanı,Hindistan insanı..............daha sayılmayan saçmalıklara ayrıldı
Ben bu makalemde;Türk İnsanı ile İnsan arasındaki durumu açıklayacağım
1.Madde;Türk İnsanı nasıldır?
Türk İnsanı;Ailesi Türk olan.Tarihini,ecdadını çok iyi bilen,Düşmanlarını tanıyan,gerekirse vatanı için canını feda edecek,inançlı,saygılı,höşgörülü insandır
Yani;Türk insanı özel bir insan türü gibi anlatılır,daha doğrusu anlatırlar.Ama nedense ''İNSAN''ı anlatmazlar.Çünkü;Türk tarihinde o kadar düşman vardır ki...
Şimdi ben ''İNSAN'' olarak Türk İnsanının tanımına karşıyım.Çünkü,her insan hata yapar,her insan hoşgörülü değildir,her insan inançlı değildir.Her insan yaşamak için vardır.Ölmek için yoktur.Her insan,bayrak için değil KENDİSİ için yaşar.
2.Madde;Türk İnsanının Düşmanları
Düşmanlar;Ermeniler,Yunanlılar,Britanyalılar,Frans ızlar,Araplar olur genellikle
Ve bu tanım ırkçı,milliyetçiler tarafından tanımlanır
Halbuki;Ermeni,Yunan,Türk insanı yoktur.İnsan vardır.
İnsan,İnsan ayırımı yapmaz.
Türk İnsanının tanımı yapan kişiler aksini söyler
3.Madde;Ateist,Rasyonalist,Hümanist,Nihilstleri Türk İnsanı sevmez
Çünkü,Türk insanı inançlıdır.Tarihe baktığımız zaman Türkler;Şamanizm'e çok bağlıdırlar.İslamiyet'e o kadar da bağlıdır
4.Madde;Türk insanı Tarihini çok sever,yüceltir,bağlıdır
Evet bu doğru Türk İnsanı gerçekten Tarihe İnsandan daha çok değer verir.Türk Tarihi çok iyidir bu kabul edilebilir ama İnsan Tarihten daha şanlıdır.
5.Madde;Türk insanı hoşgörülüdür
Hayır.Hepsi için geçerli değil.Özellikle %100 inançlı Türkler diğer dinden olanları sevmezler ya da felsefecilerle dalga geçerler.
6.Madde;Türk insanının İnsandan farkı nedir?
Artık sona geldik.Türk insanının İnsandan farkı şudur
*İNSANA,İNSAN GİBİ değer vermezler
Ama bunun suçu Türk insanında,Türk'te değil
İslamiyet'tedir.Çünkü bu kavramlar İslamiyet'ten sonra çıkmıştır.Milliyetçilik zamanında ortaya çıkmıştır
İnsan;akıllı,düşünebilen,alet yaratıp-kullanabilen ve hayvanların en gelişmiş canlısıdır
Bu konuda ciddi kuşkularım var. Küçük mavi bir noktada tepişen bir grup maymunun pek akıllı olduğu söylenemez.
Rasyonalist´isimli üyeden Alıntı
Şimdi ben ''İNSAN'' olarak Türk İnsanının tanımına karşıyım.Çünkü,her insan hata yapar,her insan hoşgörülü değildir,her insan inançlı değildir.Her insan yaşamak için vardır.Ölmek için yoktur.Her insan,bayrak için değil KENDİSİ için yaşar.
Gene katılamayacağım, bizler sadece büyük sürüleriz ve onlar gibi davranmamızda doğal.
Rasyonalist´isimli üyeden Alıntı
2.Madde;Türk İnsanının Düşmanları
Düşmanlar;Ermeniler,Yunanlılar,Britanyalılar,Frans ızlar,Araplar olur genellikle
Ve bu tanım ırkçı,milliyetçiler tarafından tanımlanır
Halbuki;Ermeni,Yunan,Türk insanı yoktur.İnsan vardır.
İnsan,İnsan ayırımı yapmaz.
Türk İnsanının tanımı yapan kişiler aksini söyler
Ne yazık ki insan insan ayrımı yapar. Farklı olan herşey kötüdür. Tarihtede tekrarıda çoktur. "Bize benzemiyorsun o halde seni günahlarından arındırmalıyız "
yada
"Tanrı onları kara yaratı... O halde yaşamları bizim olsun !" gibi..
Rasyonalist´isimli üyeden Alıntı
3.Madde;Ateist,Rasyonalist,Hümanist,Nihilstleri Türk İnsanı sevmez
Çünkü,Türk insanı inançlıdır.Tarihe baktığımız zaman Türkler;Şamanizm'e çok bağlıdırlar.İslamiyet'e o kadar da bağlıdır
Herkes sevmez. Sadece türk insanını için geçerli bir durum değil. Yakın Amerikan tarihine de hafifçe bakarsanız çok çok daha psikopat olaylar görürsünüz.
İnsan insandır.
İnsanları etnik ve dini temelde bölmek ırklara ayırmak ve her ırkın kendini diğerlerinden farklı hissetmesini sağlamak var olan dünya düzenin sürdürülmesi için gerekliliktir.
Ben bu dünya düzeninin değişmesini insanlar arasındaki ayrımları ortadan kalkmasını ve insanların hep birlikte kuracakları bir dünya insanlar birliğini düşünmekteyim.
Doğa ile uyumlu hakça bir paylaşım temelinde akil insanların her tür ayrımcılığın ortadan kaldırıldığı yeni bir dünya düzeni kurmasından yanayım.
Bizler her tür ayrımcılığa karşı insan olmanın onurunu korumanın savaşını vermekteyiz.
Her milletin içinde iyiside kötüsüde olabilir,Türkiye'de ne kadar Türk var acaba ve bir halk için nasıl bir genelleme yapılabilir.
Rasyonel kardeşimizin yazısı her millet için geçerlidir ve hakim ideoloji bu kavramları enjekte etmekte ve insanlar şartlandırılmaktadır.
Aidiyetlerimizden ve dogmalardan ,insanları kökenine ve dini inançlarına göre bölerek yöneten sistemden kurtulamadığımız sürece ,ayrımcılık ve savaşlar sürecektir.
Ne mutlu insanım diyene
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
İşte hepimizin üzerinde ittifak ile birleşebilecegimiz bir slogan. Acaba buna karşı çıkan var mı aramızda.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
"Ne mutlu, bireyin, bireysel olarak; dusunce ve davranista, insanoglunun verilen dogal-ayrimcilik-yapisindan arinip; kendini insansal-evrensel degerlerle insan yapan dusunduren dusunce ve onun davranisina, yonelisine"
Insanim, demekle insan olunmuyor. Bireyin, Insan olma yolundaki evrensel mucadelesi, dusunce ve davranis olarak yansirsa ve algilanirsa ayrica; hicbir ayrimcilik icermez ve boyunduruk tutsakligi mahkumu olmazsa-ki bu mucadele, ancak; bireyin olumuyle son bulur.
Dogan bebegin; yasam ve iliski mucadelesi, birey olma ve bireysel olarak; dusunce ve davranista; evrensel-insansal mucadele vermesidir. Maalesef; bu mucadele icin bu dunyaya getirilmistir ve bu mucadele, ancak olumde biter. Tabi ki, bu mucadele, ancak; dogan bebegin, bu bilince ulasabilmesiyle baslar. Genelde, gunumuz dunyasinda; cogu dogan bebek; bu bilince erisemeden yasaminin sonuna varir.
Ustelik, o dogan bebegin onundeki tum engeller, bu bilinci almasin diye vardir. Bebek zaten bu bilinci alamazsa; hayati boyunca ne kendi olur, ne kendi ve turu ve de yasam ve iliski surdugu evren icin yasar. Yasam ve iliskisi, ancak; ona verilen ayrilmislik temelindeki taraf mucadelesi icinde gecer. Ne, kendini, ne yasamini, ne iliskilerini ve ne de yasam surdugu evrenden birhaberdir.
Mustakil var olan varlik;-bebek-dunyaya kendi bilinci disinda gelir, kendi bilinci disinda olur (olmek), amacta zaten; bu iki konuyla bebegin dusunce ve davranisini "yikayip" tek ona ait olabilecek olan yasam ve iliskiyide onun elinden almaktir. Insanoglu, zaten kendi icindeki; bu mucadeleyi basarabilseydi; bugun ne o ideolojiler, ne de o teoriler olurdu.
"Benim yasam ve iliskilerim, bana mi ait, benim mi kontrolumda? Yasam ve iliskilerim; insan olmaya mi hizmet ediyor, yoksa ayrimciliga mi? yasam ve iliski surdugum ortami-ki en genis temeliyle evren-kendim disinda; kalan tum diger varliklarla, paylasabiliyormuyum, paylasamiyormuyum? Bu paylasimda; kendime ve kendi disimdakilere zararim oluyormu? olmuyor mu? Bu, zararin paylasiminda; benim katkim var mi? yok mu? Varsa neden? nasil "yok" kilabilirim? v.b. sorular, her kisinin sorupta kendi iradesiyle cevap vermesi gereken sorulardir. Tabi, bu bir; ilgi-etki-onem ve bilinc konusudur. Cunku, herkes icin sorun, gorebildigi kadariyla vardir.
"Turk insani" diye bir tamlama; mantikli degildir. Cunku, INSANIN KENDISI SIFATTIR VE BASKA SIFATI YOKTUR.
Turk veya; herhangibir ayrimcilik; ancak; mustakil var olan varlik icin; yani dogan bebek icin gecerlidir. Oda, zaten onun secimi degil; ona verilen bir ayrimciliktir. Dogan bir bebegin mucadelesi; tum ona verilen ayrimci kavramlardan arinarak; insan sifatina erisebilme mucadelesi olmalidir.
Bu da maalesef; dogan bebege verilmeyen tek sifattir.
Ona isim, soyad, aile, sulale, cevre, toplum, ulke, ve hazir bir duzen ve sistem sunulur ve ondan, bu ayrimci kavramlar icin savunu-karsi cikis mucadelesi istenir. Ona verlmeyen tek sifat; Insan sifatidir.
Iste, o bebek te; butun mucadelesini-tabi bilincine varirsa-bu sifati alabilmek icin harcar. Cunku, bebek; kendisinin bir insan oldugu "kandirmacasiyla" buyur ve verilen degerleri; insanlik degeri olarak gorur. Cunku, tum ayrimci, erksel, bencil, cikarci degerler; insanda varmis gibi gosterilir. Dolayisiyle, bebegin ana amaci olacak olan, insan olma mucadelesi; bastan ortadan kaldirilir. Iste ilk bilinc, bunun farkina varmaktir.
Bebek, fiziksel olarak insan dogar; ama dusunce ve davranisinin yonlendirilisi ve yonetimi onun insan olmasini engeller. Bebek, yetiskin, erkek, kadin, A ailesi, sulalesi uyesi, A ulkesi vatandasi, A milliyeti, A dini, A ahlaki, gelenegi, gorenegi, toresi, A dogrusu, iyisi, guzeli A zihniyeti, ideolojisi, teorisi, egitimi, A icin mucadele, A sorusu-cevabi, kisaca A yasam ve iliskisi verileriyle, beslenir. Buradaki, B veya diger harflerde ayni koken ve iceriktedir. Onlarda, ayrimciliktir ve insan sifati tanimaz. Tum degisik harfler ise; X kokensel-tabiatina, sifatina-karakterine dayanir. Iste, bebege insan sifatini tanimayan, bu X verili tabiattir.
Iste bebegin gormesi gereken; A nin bir ayrimcilik oldugu, insan sifati tasimadigidir. Cunku, o verilen A bir boyunduruk tutsakligi, duzen ve sistemin bir alisilagelmisligi ve genelde tabulari ve sorgulanamazlaridir. Cunku, A nin tum resmi: Karsit A, A karsiti, A degil, A olmayan, A siz, A li, A ci, 7' lisinden olusur. Iste, bu 7'liyi ortaya koyabilmek; ancak A yi- A nin hicbir yerinde yer almadan-ortaya koyabilmektir. Bunlar, A larin farklaridir ama koken ve temeli A dir.A da, ayrimcilik temeli uzerine kurulmustur.Bu, 7'li B,C v.s. icinde gecerlidir. Iste, bu A, B, C v.s. bebege insan sifati tanimaz.
Dunya pastasindan pay kapmak icin once birey sonra ciftler,aileler,sokaklar, mahalleler,semtler,sehirler, bolgeler,ulkeler gibi daha sayabilecegimiz tum gruplar birbirlerine ustunluk kurma savasindadir. Onemli olan ekonomik olarak daha guclu olma cabasidir. Bunun icin millet,din,cemaat gibi bir suru araci kurumlar hedefe ulasmada sadece birer aractirlar. Bu durumda genellemeler yaparak Turk'ler soyledir, diger irklar veya milletler boyledir demek sadece basit bir onyargidir. Her toplumda iyi,kotu vardir, cunku vicdan ve zeka kisiye gore degisir.