Trabzonlu'nun kopyalayip yapistirdigi ve hicbir fikir belirtmedigi yazilari okudum, bilimsel hicbir dayanak icermeyen, tamamen Harun Yahya olarak bilinen Adnan Oktarin bilim disi carpitilmis, konunun uzmani butun bilim insanlari tarafindan kuskuyla anilan ve kesinlikle bilim disi kabul edilen , ciddiye alinmayan iceriklerden kopyalayip yapistirilmis (Bu arada herkesin takip ettigi ergenekon operasyonlari kapsaminda basina sizan ifadelerde Harun Yahya isimli zatin bi turlu belirlenemeyen finansmaninin israil tarafinda yapildigi belirtilmis. Konuyla ilgili haberlerden rahatlikla bulabilirsiniz bu bilgiyi. Not: Harun Yahya nin bir cok yazsinda masonlari ateizmin destekleyicisi olarak gosterir ki bu imkansizdir ve anti semitist bir yaklasim sergiler, cok ilginc bilgiler oldugunu dusundugum icin parantez icinde paylasmak istedim).
Belirtilen linklerdeki yazilari okuyan ortalama bir bilgiye sahip bir insan bilimsel bir icerik olarak algilayabilir. Sebebide bilimsel dil ogelerinin ve kavramlarinin siklikla kulanilmasi.
Ayrica yazilarda surekili, kesinlikle soyle soyledir ya da kesinlikle boyle degildir, aslinda veya yanlis oldugu ortaya cikti gibi ifadeler kullanilmakta ve sebeplerinin ne oldugu aciklanmamakta. asagida bikac ornek veriyorum
1-Yazinin bir yerinde su ifade geciyor "İlkel atmosfer koşullarının varlığını doğru kabul etmeye devam etmenin tek nedeninin kimyasal evrim teorisinin buna ihtiyaç duyması olduğu anlaşıldı." Fakat burda ifadede iddia edilen seyin nasil anlasildigi, hangi deney veya hangi bilim adamanin hangi bilimsel makalesiyle anlasildigi yazinin hicbir yerinde belirtilememktedir (Anlasilan Harun Yahya anlamis bi sekilde)
2-Yazida gecen baska bir ifade "Stanley Miller'ın ve onunkine benzeyen diğer deneylerde varsayılan ilkel koşullar gerçekte ilk atmosferde mevcut olmadığı için bu deneyler hayatın kökeni hakkında hiçbir bilimsel temel oluşturmazlar. Bağımsız jeokimya çalışmaları ilk atmosferde amino asitlerin oluşumuna izin vermeyecek olan kimyasal koşulların üstün geldiğini kanıtladığına göre" Bakin burda da .... ilk atmosferde mevcut olmadigi icin ifadesine dikkat edin, belirtilen kosullarin ilk atmosferde mevcut olmadigini iddia etmektedir fakat yine hangi bilimsel calisma, bilim insani ya da deneyle anlasilmis yazini hibiryerinde rastlayamazsiniz, ayrica ayni ifade de .... koşulların üstün geldiğini kanıtladığına göre. kisminda kanitlanan seyin nasil kanitlandigi ile ilgili en ufak bir bilgir yok
Bunlari uzun uzadiya tek tek siralayabiliriz, yaziyi objektif okuyan herkes bu uslubu yazinn genelinde gorecektir. Bilimlsel bir dille yazilmis gibi duran bu yazi aslinda, bilimsel olarak konuya hakim olmayan bicok kisinin kafasini karistiracak ve bu tur yanlis mesnetsiz bilgileri gercek kabul etmesine sebep olabilecek mahiyette. Sizden ricam lutfen yukarda verdigim orneklerden yola cikarak yaziyi okuyunuz, bahsetttiyim uslubu rahatlikla farkedeceksiniz. Bu arada nedense yazilarda asla kaynak gosterilmiyor, yani bilimsel yazilarda en altta referanslar listesi yer alir, wikipedia'daki herhangi bir yazida bile rastlarsiniz buna. Bu ekibin hicbir iceriginde reserans olmaz tek referans oda verirlerse Harun Yahyanin bir baska yazisidir
Ayrica Bu tur bilimsel yaziymis gibi sunulan ve evrim teorisini curuttugunu iddia eden tum yazilarda bu usluba rastlarsiniz.
Amino asitlerin ilkel atmosferde kendiliginden olusumu ile ilgili ozellikle miller ile sekillenen fakat ondan once dillendiren bu teory, millerden sonrada bicok bilimsel deneyle ispatlanmis ve desteklenmistir, kaynak belirtmek isterim fakat malsef sadece ingilizcesini bulabildim
http://en.wikipedia.org/wiki/Origin_...rly_conditions ve
http://www.ucsd.tv/miller-urey/ ayrica henzu cok yeni olan bir yazi
http://blog.wired.com/wiredscience/2...npu=1&mbid=yhp bu millerin kendi ogrencileri tarafindan 2007 de miller oldukten sonra ofisinde bulduklari deneyin orjinal duzeneyi ile ilgili duzeneyi alip gunumuzun yeni teknolojileriyle incelediklerinde deney sonucunda elde edilen orneklerde millerin belirttigi gibi 3 amino asit deyil en 22 farkli amino asidin deney sonucunda olusmus oldugunu farkettiler, buda bilimsel dergilerde yayinlandi,
Sonuc olarak millerin yaklasimi ve deneyinde tabiki her bilimsel yaklasim ve deneyde eksiklikler olabilir ve vardi ama millerden sonra gelistirilen tum teoriler ve yapilan deneyle millerin eksikliklerini ortaya cikarsada ayrica temel olarak ilkel atmosferde amino asitlerin kendiliginden olusabilecegini kesin olarak kanitlamistir, ve bunun bicok farkli sekilde olabilecegi kanitlanmistir. zaten burda en onemli konu yasamin yapitasi olan amino asitlerin kendiliginden labaratuvvar ortaminda ilkel atmosferde olabilecek kosullarda olusabilmesidir.
Sanirim Cok uzattim, fakat oncelikle bilimselligi ve biyoloji biliminin tamaen ustune insa oldugu evrim teorisi gibi dunyada tamamen kabul gormus (tabi burda bilim camisasini ve bilim insanlarini kastediyorum, uluslar arasi alanda kabul gormus calismalari olan butun bilim insanlari evrim teorisini dogrulugunu tartismaz bile, suphesi olan herhangi bir universitenin bir biyooji profesorune danisabilir) bir teoriyi curuttugunu iddi eden aslinda bos laflar, carpitmalar ve yalanlardan baska hivbir icerik sunmayan ve nerden finanse edildigi mechul (aslinda bilinen, dunyada ozellikle amerikadaki dinci hiristiyan orgutlenmeler ve diger dinlerin dinci akimlari) bu bilgilerin kaynak olarak kullanilmasina karsi bir tavir almak istedim, ozellikle bu sitede.
Herkese Selamlar, Saygilar.