''sevgili mıtezile ben bu ayetleri araştırmadım.gerekde yok bence bu konu çok basit bence' (Mehmet). Kur'an-ı azimüş- Şan'da yer alan, Allah Celle Cellalihü'nün hakkında ayetler vahyettiği bir konuyu SENİN 'basit' diye niteleme hakkın var mı? Eğer senin böyle bir hakkın varsa, bilmediğim içi nbilgisizliğimden dolayı özür dilerim. Ben sana Kur'andaki cevap mahiyeti ndeki ayetleri yazacağım sözünü zaten vermiştim. Aşağıda Kuran'ın Muha mmedin öğretmenleri Bahsi ile ilgili 'Cevap Ayetleri' ni bulacaksın. Senin' Cevap bile vermeye tenezzül etmezdim' dediğin konuyu Allah VE Rasulü son derece ciddiye alıyorlar: Allah (C.C) yemin vererek başlıyor karşı ar
gümanlarına. Turan Dursun Din BU' 4 den okuyalım devamını: ''And olsun
ki biz onların::_Muhammede bir insan öğretiyor kesinlikle. dediklerini bili
yoruz. Savlarını dayandırdıkları kimsenin dili yabancıdır. Kuransa apaçık
bir arapçadır.'' (Nahl suresi ayet 103). Peygamber, Mekke'de köle olan birine öğretimde bulunuyordu. Yabancıydı. Puta tapardı. Adı da Bel'am'dı. Peygamberin yanına girişinde ve çıkışında putataparlar görüyorlardı. Muhammed'e her şeyi öğreten Bel'am'dır..' diye konuştular." (Bkz. Taberi, Cami'ul-Beyan, 14/119) Ya da Yaiş'ti üzerinde durulan köle. Bel'am için söylenen, Yaiş için de söyleniyordu. "Yaiş, Muhammed'e öğretmenlik yapıyor" deniyordu.(Turan Dursun Din Bu 4 S.72 ve öte.) Nahl Suresini okumaya devam edelim:104 - Allah'ın âyetlerine iman etmeyenleri, muhakkak ki Allah hidayete erdirmez ve onlara can yakıcı bir azab vardır. 105 - Yalanı ancak Allah'ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir. Görüldüğü gibi 103. ayetten sonrası laf-ı güzaf. Kuran asıl meramını 103. ayetde anlatıyor ve Dİlleri farklıydı. Muhammed o kölelerle aynı anadili konuşmuyordu diyor. Sanki başka ülkelere satılan köleler gittikleri ülkenin ana dilini öğrenemezmiş gibi. Muhammed (s.a.v) bu kölelerin yanlarında saatlerce kalıyor, dini öyküler ve musevilik, isevili k hakkında bilgiler ediniyordu. (Fahruddin Razi, Tefsir 24/50. al-Taberi Camiul-Beyan; Buhari: e's-Sahih; tecrid hadis no:1477) Mekkeliler Muhammede hitaben:''_Bize ulaşan bilgiye göre, sana öğreten Yemameli Rahman adlı adamdır. Biz Rahmana inanmayız'' (İbni ishak, Siyer S.180 fıkra 254)
Elmalılı hamdi yazır'ın Tefsirini okuyanlar Furkan suresinde, burdaki mevz unun ne olduğunu tam anlayamazlar. 'Allah korkusu' ile olacak ayetlerden
1-2 can alıcı kelime çıkarılmış. Şaşırtıcı ama GERÇEK; Diyanetin versiyonu Aslına uygun: Furkan suresi 4-6 ayetler

Diyanet versiyonu) =''Inkar edenler, 'Bu Kur'an, Muhammed'in uydurmasıdır. Ona başka bir topluluk yardım etmiştir.' Diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular Kur' an öncekilerin masallarıdır. Başkalarına yazdırılıp, sabah akşam onu okun maktadır' dediler. Ey Muhammed, de ki: 'O'nu göklerin ve yerin sırrını bile n indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, merhamet edendir." Hars Oğlu Nadr, Muhammed'in kendisini "Tanrı'nın elçisi", yani Tanrı'yla insanlar ara sında yer almış, Tanrı'nın bildirilerini insanlara iletme görevini üstlenmiş biri olarak tanıtmaya yöneldiğinde, ve "Kur'an ayetlerini" sunması karşısın da Mekkelileri uyarma yoluna gitmişti. Ve şöyle demişti: Sakın inanmayın bu adama. 'Tanrı'dandır' diye ileri sürdüklerinin tümü, eski masallardır. Ben size, onunkilerden daha güzellerini söyleyebilirim.." Iran krallarına, Iran'lı masal kahramanlarına ait söylencelerden örnekler aktarabileceğini söylüyor, anlatıp duruyordu Nadr.(Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyan,18/137-138). Kuranı okurken, surelerin, ayetlerini nüzul sebeplerini anlamaya çalı şırken KARŞILAŞTIRMALI okumanın ne kadar faydalı olduuğuna bir diğer örnekde bu mevzudur. Bir tek Elmalılı Hamdi'den okuyan ya da Nasuhi Bilmenden, ya da başka birinden okuyan ister istemez eksik bilgilenecek, doğru yorum getiremeyecektir. Turan Dursun bu yöndeki karşı çıkmaların olacağını bildiğinden 7-8 ünlü Mefessir ve Kuran Meali yazarını karşılaştır malı olarak okumuş ve sunmuştur. İlim Ahlakı, Hakkaniyet, Adalet dolu bir kalbe sahip olan bir adama da bu yakışırdı.
Bu arada İslami Sitelerin birinden IP'me Ban koymak suretiyle kapı dışarı
edildim. 2 ay kadar dayandılar. Site yönetiminden yazdığım hiç bir yazıya
Reddiye falan gelmedi. Diğer Site sakinleri ile olan konuşmaları izlediler sessizce ve Ban'ı da sessizce koydular. Hiç bir yazımda, küfür ve aşağılama tabii ki yoktu. Anneme, bana aileme küfürler edildi -bunlara mukabele ettim sadece..Ama bu da onların tercihi. En son Karababa nickli bir arkadaş tarafından Bursa Ulucami'deki sohbetlere davet edildim. Adamın davetine teşekkür edemedende sepetlendik. Ona buradan cevap
vermiş olayım en azından: '' Sevgili 'Karababa' temelde hiç bir konuda anlaşamamıza, ve beni Edeb' e davet eden tatsız yazılarına rağmen -Burs aya çağırdığın- zarif davetine icabet edemiyorum. Teşekkürler'' Mutezile