
16-01-2009, 23:40
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Beni Kureyza ve Filistin
İsrail Ordusu önce Batı Şeria'ya girer. Tüm Şerialı müslümanların evlerini yıkıp, bağlarını bahçelerini talan eder. Şehri boşaltacaklarını bildirir ve tüm halkı sınırdışına sürer.
Daha sonra Gazze şehrine girer ama direnişle karşılaşır. Müslümanlara kayıtsız şartsız teslim olmasını duyurur. Aksi takdirde kutsal kitapları Tevrat'ın hükmünü uygulayacaklarını bildirir. Tevrat'ta şöyle yazar:
Tesniye-20/10-14. Bir kente saldırmadan önce, kent halkına barış önerin.
Barış önerinizi benimser, kapılarını size açarlarsa, kentte yaşayanların tümü sizin için angaryasına çalışacak, size hizmet edecekler.
Ama barış önerinizi geri çevirir, sizinle savaşmak isterlerse, kenti kuşatın.
Tanrınız RAB kenti elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin.
Kadınları, çocukları, hayvanları ve kentteki her şeyi yağmalayabilirsiniz. Tanrınız RAB`bin size verdiği düşman malını kullanabilirsiniz.
Filistinliler teslim olmayıp direnirler. Bunun üzerine Yahudiler, şehri yakıp yıkar, teslim olmayanları yakalar. çocuk, yaşlı, genç binlerce erkeği toplar. Tüy kontrolü yaptırarak tüyü çıkmamış çocukları ayırır. Geriye kalan tüm erkekleri kadınların, çocukların feryatları arasında tek tek katleder. Kadınlardan savaşçı olanları ve isyan edenleri de öldürür. Geriye kalan kadınlar yağmalanır, tecavüz edilir.
|

17-01-2009, 00:50
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Şimdi başlık yazısında müslümanların yerine Yahudileri, İsrail ordusunun yerine Muhammed'in ordusunu koyarak yeniden okuyun. Batı Şeria'yı Beni Nadir olarak, Gazze'yi de Beni Kureyza olarak düşünün.
Aşağıdaki İslami linkte katliam ve sürgünlerin en masumane yazılmış halini okuyacaksınız.
Yahudilerin haksız ve katliamı haketmiş, Muhammed'in ise haklı ve mecbur kalmış gibi gösterilmeye çalışıldığı bu katliamların bir de bir Yahudi tarafından anlatıldığını düşünün.
http://www.islamicevaplar.org/ihlas.asp?siir_id=219
Gelin şimdi de bir Yahudiden değil de Sexy Huri'den dinleyelim katliamı:
http://sexyhuri.blogspot.com/2008/11...a-katliam.html
Yazısı uzun gelirse son paragraflarını mutlaka okumalısınız.
|

17-01-2009, 01:05
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Şimdi Filistin'de insanlar kan ağlarken, bir yandan yiyecek-ilaç sıkıntısı diğer yandan bombalar altında inlerken bu başlık doğru bulunmayabilir.
İsrail'i lanetleyelim elbette. Yaptığı saldırıların hiçbir haklı gerekçesi olamaz.
Eğer sadece Hamas'a yönelik bir müdahalesi mümkün olsaydı sesimizi çıkaramazdık belki. Ama en çok masum insanlara ve çocuklara zarar veriyor bu saldırılar. Bu katliamlardan İsrail kadar ona destek veren ABD ve AB de sorumludur.
Ama bu arada terörizmi destekleyici tavırlara da sıkça rastlamaktayız.
Açıkça El Kaide, Hamas ve Hizbullah propagandası yapılıyor ve "İsrail'in bu saldırılarından sonra müslümanların saldırısını kimse terörle suçlamasın. İslam'da kısas vardır ve bu saldırıların hesabı sorulacaktır." deniyor.
Barış böyle mi sağlanacak? Yine olan masum Filistinlilere olmayacak mı?
40 senedir hala bunu anlayamadılar mı?
Eğer kısasa kısas ise, Yahudilerin de Beni Kureyza'nın, beni Nadir'in hesabını sorma kısasları vardır bu durumda.
Ama şu denirse eğer:
"O olaylar 1400 sene öncesinin şartlarında yaşanmıştı. çağımızda artık insan hak ve özgürlükleri önemli. O yüzden böyle katliamlar olmamalı."
Öyleyse 1400 sene öncesinin hükümleriyle de hareket edilmemeli. kısasa kısas gibi ilkel yasalar yerine çağın uygar yasaları kabul görmeli.
|

17-01-2009, 02:02
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Sep 2008
Mesajlar: 170
|
|
Beni Kureyza
lanet olsun su dinlere,inanclara.
milyonlarca insan yok yere sadece karsidakiyle ayni seye tapinmiyor diye olduruldu.
yok oldu gittiler.
hadi kurbanlari,hayvan kanini anladikda
butun bu kocaman saasali tanrilar
musluman yada ateist yada yahudi
bu akitilan kanlara mi kaldi.
mutlu mu oluyolar acaba.
bu tanrilarda ne basit varliklarmis.
hadi muslumanlari anladik,geneli cahilde
bu yahudilerdede ele surulcek akil yok ki.
yuce tanri bunlari dermi?
Tesniye-20/10-14. Bir kente saldırmadan önce, kent halkına barış önerin.
Barış önerinizi benimser, kapılarını size açarlarsa, kentte yaşayanların tümü sizin için angaryasına çalışacak, size hizmet edecekler.
Ama barış önerinizi geri çevirir, sizinle savaşmak isterlerse, kenti kuşatın.
Tanrınız RAB kenti elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin.
Kadınları, çocukları, hayvanları ve kentteki her şeyi yağmalayabilirsiniz. Tanrınız RAB`bin size verdiği düşman malını kullanabilirsiniz.
kimin tanrisi olursa olsun.once adam olsun.
"Eger camlariniz kirliyse manzarayi ne kadar degistirirseniz degistirin goruntu ayni kalir..."
|

13-04-2010, 14:55
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Aug 2009
Mesajlar: 243
|
|
Örnek insan muhammed! kainatın efendisi muhammed! Allahın en değerli elçisi muhammed! ....
"Ayşe (Hz.) nin aktardığına göre, bu kesim işi sabahtan akşama kadar sürmüş. Erkekler idam edilirken, Yahudi kadınlar ve çocuklar da buna feryat edip saçlarını başlarını yolmuşlar"
|

13-04-2010, 15:05
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
|
|
yani diyorsunuz ki, bu olup bitenler uluslarası emperyalizm bağlamında değerlendirilemez.
yani diyorsunuz ki bu onların eski kan davasıdır, bugünün mazlumları dünün zalimlerinin torunlarıdır.
yani diyorsunuz ki, muhammed katildir, ona inanan filistinlilerin kundaktaki bebekleri de yansın ölsün.
demogoji yapmıyorum.
söylediklerinizin pratikteki karşılığı bu.
insanlıktan yana tavır almamızı sağlayan içimizdeki şey her neyse, vicdan mı düşünce mi her ne ise adı, pratikte o şeyi dumura uğratıyorsunuz.
o halde doğruyu söylerken batılı murad ediyorsunuz.
kravatlı parlak traşlı elleri manikürlü katilleri görmemizi engellemek için mi bu söylemi ısrarla sürdürüyorsunuz.
|

13-04-2010, 18:37
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 04 Aug 2009
Mesajlar: 660
|
|
Savaşları Tanrılar başlatmamıştır
Fakat günümüzdeki savaşları emperyalizmin kıl çadırından ve kimselere görünmeden yönetmektedir.
Tanrıdan daha kullanışlı ve etkili bir alet henüz keşfedilmedi.
Ne demiş Ozan
KUTSAL ORMAN...
SADECE ODUN
''Havva anan dünkü çocuk.ANADOLUYUM ben.
A.Arif
|

13-04-2010, 21:02
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
anarchist´isimli üyeden Alıntı
yani diyorsunuz ki, bu olup bitenler uluslarası emperyalizm bağlamında değerlendirilemez.
yani diyorsunuz ki bu onların eski kan davasıdır, bugünün mazlumları dünün zalimlerinin torunlarıdır.
yani diyorsunuz ki, muhammed katildir, ona inanan filistinlilerin kundaktaki bebekleri de yansın ölsün.
demogoji yapmıyorum.
söylediklerinizin pratikteki karşılığı bu.
insanlıktan yana tavır almamızı sağlayan içimizdeki şey her neyse, vicdan mı düşünce mi her ne ise adı, pratikte o şeyi dumura uğratıyorsunuz.
o halde doğruyu söylerken batılı murad ediyorsunuz.
kravatlı parlak traşlı elleri manikürlü katilleri görmemizi engellemek için mi bu söylemi ısrarla sürdürüyorsunuz.
|
Islam da , Musevilik de , Hristiyanlik da ulusal emperyalizm düsüncesinin temelini atmis dini ideolojilerdir. Bu dinlerin günümüzdeki evrilmis hali iste bu ulusal emperyalizmdir.
|
Ebû Talib ölmeden bu işe bir çözüm bulmalıyız, yoksa öldükten sonra Muhammed'e yapacağımız her iş için bizi ayıplarlar. Ebû Talib sağken bir şey yapamadılar, o öldü, yeğenine şunları şunları yaptılar, demesinler."
Bu düşüncelerinden dolayı müşriklerin ileri gelenleri toplanarak Ebû Talib'i ziyarete gittiler. Sağlık temennilerinden sonra Ebû
Talib'e dediler ki:
"Ey Ebû Talib! Sen bizim reisimiz, büyüğümüzsün. Şunu görüyoruz ki, sana ölüm yaklaşmıştır. Biz senin ölümünden korkuyoruz, sen sağken şu meseleyi halledemedik, öldükten sonra hiç halledemeyiz. Sen şimdi sağken onu çağır, ondan sağlam bir söz al, biz de bir söz verelim. Bundan sonra ne o bizimle uğraşsın, ne de biz onunla." Ebû Talib, Kureyş heyetini dinledikten sonra yeğenine haber salarak, yanına gelmesini istedi. Amcasının davet haberini alan Kâinatın Efendisi, hemen ölüm döşeğindeki Ebû Talib'in yanına vardı. Bir anda kalabalık bir Kureyş topluluğu ile karşılaşan Efendimiz, bu davetin altında bir şeylerin yattığını anlamakta gecikmedi. Ebû Talib, Kureyş heyetinin isteklerini yeğenine anlattı.
"Ey kardeşimin oğlu! Kavminden ne istiyorsun?" dedi. Kâinatın Efendisi
"Kendilerinden bir kelime istiyorum. Eğer söylerlerse, bütün Araplar o kelime sayesinde kendilerine uyacak, bütün acem o kelime sayesinde onlara cizye ödeyecek." dedi. Ebû Talib atılarak:
"Yani tek bir kelime mi?" diye sordu. Efendimiz:
"Evet, amcacığım tek bir kelime. "Lâ ilâhe illallah" diyecekler."
Sad, 38/1–8. Tirmizî, Tefsir, Sa'd (3230)
|
Bu kelime bugün Kürt, Rum, Ermeni veya Arap oldugu halde "ne mutlu Türküm diyene" diyerek Türk olmak zorunda kalmak demektir veya Uygur oldugu halde Cinli olmak demektir, yani millet tek millet olana kadar savasin, boyunlarini vurun demenin baska bir versiyonudur, bu asirlar önce semavi dinlerin tetiklededigi asimilasyondur.
Konu ALKA tarafından (13-04-2010 Saat 21:09 ) değiştirilmiştir.
|

14-04-2010, 12:43
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
|
|
sevgili alka
iyiniyetlisiniz fakat yanlış mantık yürütüyorsunuz.
din bir üstyapı kurumudur.
emperyalizmin temeli değildir.
emperyalizm kapitalist üretim biçiminin sonucudur.
dinin bugun evrilmiş biçimide sonuçtur.
yani her ikiside sonuçtur.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:46 .
|