
23-01-2009, 16:27
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Harra Vakası - Büyük Hicaz Katliamı
Müslümanlar bilmez Harra ya da Harre vakasını. Çünkü bilinçli olarak üzerinde durulmaz, konu edilmez. Kerbela Katliamı'nı herkes bilir. Çünkü her yıl anma törenleri yapılır, katliamın acıları tazelenir. Halbuki Harra Katliamının yanında hiç kalır Kerbela. Kerbela'da öldürülenlerin yüz misli öldürülmüştür Mekke ve medine'de. Tecavüz ve yağmaların yanında Kabe'nin yakılıp yıkılması da vardır üstelik. Ama Kerbela bilinir, Harra bilinmez. Kerbela'yı parmak kesilmesine benzetirsek eğer, Harra'da kafa kesilmiştir. Türkleri katledenler, yüzbine yakın Türk'ü kesip sıra sıra ağaçlara asan, kadınlarına tecavüz edip köle pazarlarında satan Emeviler, bu alışkanlığı önce müslümanları katlederek kazanmışlardır.
Önce İslam kaynaklarından olayın özetini sunalım:
Aralarında, Medine eşrafından Abdullah b. Hanzala, Abdullah b. Ebu Amr ve Münzir b. Zübeyr'in de bulunduğu bir heyet, Şam'a gidip Halife Yezid ile görüşmüşlerdi.
Heyet, Medine'ye döndükleri zaman, Yezid'in dinsiz olduğunu, içki içtiğini, çalgı çaldırdığını, yanında şarkıcı kadınlar bulundurduğunu, köpek ve maymun beslediğini vs. söyleyerek, kendisini halife olarak tanımadıklarını açıklamışlar; bunun üzerine, Medineliler ayaklanarak henüz çocuk denilecek yaşta bulunan Medine valisi Osman b. Muhammed b. Ebu Süfyan'ı Medine'den sürüp çıkardıkları gibi, Medine'deki Emevîleri de Mervan b. Hakem'in evinde muhasara etmişlerdi.
Emevîlerin acele imdat istemeleri üzerine, Yezid, Müslim b. Ukbe’yi oniki bin kişilik bir ordu ile Medine ve Mekke halkını tepelemeye memur etmişti.
Müslim, Medine'de Kureyş'ten ve Ensardan binlerce kişiyi asıp kesmiş, şehri yağmaladıktan sonra Mekke üzerine yürümüş, Müsellel’e geldiğinde hastalanıp ölmüştü.
Ölürken, Husayn b. Numeyr'i yerine bırakmıştı. O da mancınıklar kurdurarak Mekke'yi taşa tutmuş, Kabe’nin duvarları yıkılmış ve yakılmıştı.
Taberî. Târîh. c. 7. s. 3-5.
Ezrakî, Ahbânj Mekke, c. 1, s. 196-204,
İtan Abdi Rabbih, Ikdu'l-ferfd, c. 4, s. 387-391 ,
Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 4, s. 42,
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 4/349-350.
|

23-01-2009, 17:05
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Tabi bu olay farklı biçimde de okunabilir sevgili başkan. Yeni teoriye göre (ohlig) Heraklıos'un ölümünden sonra iyice otonomlaşan Arap gücü, devletlerini güneye doğru genişletmek amacıyla Medine ve Mekke kentlerini yağmalayarak fethettiler.
Ah DMA başımıza ne işler açtın
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

23-01-2009, 17:23
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 03 Nov 2008
Mesajlar: 1.470
|
|
Bir sorun var bu olay islamın veya peygamberin emriylemi oluyor.
Yoksa yezidin emriylemi. muhatabınız yeziddir islam değil
|

23-01-2009, 19:23
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
|
Tabi bu olay farklı biçimde de okunabilir sevgili başkan. Yeni teoriye göre (ohlig) Heraklıos'un ölümünden sonra iyice otonomlaşan Arap gücü, devletlerini güneye doğru genişletmek amacıyla Medine ve Mekke kentlerini yağmalayarak fethettiler.
|
Sevgili Frodo;
Bu olayla ilgili eldeki kaynaklar maalesef yine İslami kaynaklar.
Bunlar İslam'ın su yüzüne vurdukları. Ya bilmediklerimiz?
Neler döndü o karanlık devirde acaba?
Yoksa Harra ve Kerbela, bir karşı din devriminin izleri mi?
İslam bu karşı devrimle mi İslam oldu ve bir mezhepten dine yükseldi yoksa bu karşı devrimle Muhammed eliyle kurulan din büyük değişikliklere mi uğratıldı?
Yoksa bir Aryüsçü Hristiyan mezhep inancı ikiye bölünmüştü de dediğin gibi kuzey, güney'i mi fethedip yeni bir din ortaya çıkardı?
Ne yazık ki bunlara kesin emin olamayacağız. Tüm bunlara ışık tutacak sürpriz bir kaynağın ortaya çıkması zor görünüyor.
|
Bir sorun var bu olay islamın veya peygamberin emriylemi oluyor.
Yoksa yezidin emriylemi. muhatabınız yeziddir islam değil
|
Kaynaklardan ortaya çıkan görüntüye göre zorla müslüman edilmiş olanlar, gerçek müslümanların kökünü kazımış oluyor. Kerbela'da, mekke'de ve Medine'de. Bu konuda bir de hadis var:
4786 - Ibnu'l-Museyyeb radiyallahu anh anlatiyor: "Ilk fitne yani Hz. Osman radiyallahu anh'in sehid edilmesi vukua geldigi zaman Ashab-i Bedr'den kimseyi hayatta birakmadi. Sonra ikinci fitne yani Harra hadisesi vukua geldi. Bu da Hudeybiye ashabindan kimseyi hayatta birakmadi. Sonra ucuncusu vukua geldi. O da insanlar arasinda akil ve kuvvet(sahabe) birakmadi."
Buhari, Megazi 11.
|

23-01-2009, 19:55
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Kaynakların uzun uzadıya kaydettiklerine göre Medine’de gerçekleşen isyanın asıl sebebi sarayına yaptıkları ziyaret esnasında Yezid’in ahlaksızca yaşantı içerisinde olduğunu gördükten sonra Medinelilerin ona olan biatlerini geri çekmesi olmuştur.
İslâm Tarihçilerinden büyük çoğunluğu, Medinelilerin, Yezid b. Muaviye’ye karşı isyan etmeleri ve sonrasında gerçekleşen Harra vakasında (63/683) dinî veya siyasî sebeplerin etkili olduğu görüşündedirler. Studies in Jahiliyya and Early Islam kitabının yazarı Kister ise Medinelilerin isyanında dinî veya siyasi sebeplerden ziyade sosyo-ekonomik nedenlerin etkili olduğunu iddia etmekte ve bunu ilk dönem kaynaklarından olan ancak İslâm Tarihi araştırmacıları tarafından gözardı edilen kaynaklardan istifade ederek delillendirmektedir.
Medine’deki isyanın gerçek sebebiyle ilgili olarak Ya’kubî’nin “Tarih”inde tamamen farklı bir bilgi yer almaktadır. Sorun aslında Muaviye’nin Medine’deki arazilerinin, tarlalarının, hurmalıklarının işlenmesi ve mahsüllerinin toplanması ile ilgilidir. Muaviye, bir çok bölgede bu tür mülkler edinmiş ve buralarda köleleri ya da kölelikten kurtulmuş mevali işçileri sistemli olarak çalıştırmaktaydı. Denildiğine göre Muaviye, zor kullanarak işçi çalıştıran ilk halife olmuştur.
Medine’liler valiye “Biz çok zor durumda kalıp açlıkla karşı karşıya gelince Muaviye bizim bu durumumuzdan istifade etmek istedi ve bizim arazilerimizi gerçek değerinin yüzde biri kıymetinde bir parayla satın aldı.” diyerek şikayetlerde bulunmuşlardı.
|

23-01-2009, 20:16
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Bu arazi sorununa ilave siyasi bir sorun vardır ki o da Muaviye ölmeden önce oğlu Yezid’i halife yapmak istemiş, tüm bölgelerden biat edilmesine rağmen Mekke ve Medine’den biat gelmemiştir.
Yezid, Osman b. Muhammed b. Ebû Süfyan’ı Medine’ye vali olarak tayin edince Muaviye’nin Medine’deki arazilerinin âmili olan İbn Mîna, Osman b. Muhammed’e gelerek Medinelilerin daha önceki yılların aksine bu sene buğday ve hurma mahsulünü ve vergileri toplamasına engel oldukları hususunda bilgiler verdi.
Vali Osman b. Muhammed, bir grup Medineliyi yanına getirtti ve onları bu tür davranışları sebebiyle sert bir şekilde azarladı. Bu tavır Medinelileri çok kızdırdı.
Bir gün Medine’ye çokça yağmur yağdı ve halk yağmur sularını kendi tarlalarına akıtabilmek için koşuşturmaya başladı. Muaviye’nin Mevâlîsi de yağmur sularını Muaviye’nin arazisine bağlamak için harekete geçti. Bunun üzerine Medineliler, onlarla mücadele etmeye başladılar. Tansiyon yükseldi.
Kerbela katliamının haber alınmasıyla ipler tamamen koptu. Abdullah b. Zübeyr, Yezid’e olan biatını geri çekti. Çarşı halkı bir bayrak açarak onun mevâlîsi ile çarpışarak bazılarını öldürdü. Bu olay, bardağı taşıran son damla oldu ve Medineliler vali ve Emevi oğullarına karşı isyanı başlattılar; onları Medine’den kovdular. Kovulan Emevi oğullarının geçecekleri yolları kayalarla tıkadılar.
|

23-01-2009, 21:02
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Yezid’in ordusu Müslim b. Ukbe komutasında Medine’yi kuşatıp teslim olmaları için 3 gün mühlet verdi. 3. günün sonunda şehre saldırdı ve kısa sürede şehri teslim aldı. Üç gün boyunca şehir yağmalandı, talan edildi. Kadınlara, kızlara üç gün boyunca tecavüz serbest bırakıldı. Birçoğu ganimet olarak alındı. Mekke ve Medine’de onbine yakın insan katledildi. Bu olaydan sonra aileler kızlarını evlendireceklerinde bekaret konusunda garanti veremiyorlardı. Harre katliamı da denilebilecek bu olay İslam tarihinin yüz karası olarak nitelenmiş ve Kerbela’dan değil asıl bundan dolayı Yezid’e lanet edilmesi caiz görüldü.
Mekke kuşatması sırasında Yezid ölünce önce oğlu II. Muaviye'ye, iki ay sonra onun da ölümü üzerine Mervan b. Hakem'e biat ettiler. Emevi ailesinden iki yöneticinin art arda ölümüyle meydana gelen kargaşa döneminde Filistin, Humus ve Kınnesrin ordugâhları Abdullah b. Zübeyr'e biat etmeye hazırlandılar. Fakat Mervan b. Hakem, kısa zamanda duruma hakim oldu. Bu arada, Abdullah'ın Filistin'i almak için kardeşi Mus'ab idaresinde gönderdiği ordu başarısızlığa uğradı. Bu mücadeleler devam ederken, 7 Mayıs 685'te Mervan öldü ve yerine oğlu Abdülmelik geçti.
Karışıklıklar devam ediyordu. Müslümanlar ikiye bölündü. Hicaz ve doğu eyaletlerinde Abdullah b. Zübeyr, Suriye, Filistin ve mısır’da Abdülmelik hakimdi. Diğer taraftan Hariciler de çetelerle Abdülmelik’e karşı savaşıyordu.
Karışıklıkları bastırıp duruma hakim olan Abdülmelik, hiç zaman kaybetmeden, ünlü komutanı Haccac b. Yusuf'u bir orduyla Mekke üzerine gönderdi. Haccac, şehri kuşattı. Şehir direnmekteydi. Haccac, Abdülmelik'ten hem takviye birlikler göndermesini hem de gerektiğinde şehre şiddetli bir taarruzda bulunmaya izin vermesini istedi. Abdülmelik, 5 bin askerden oluşan takviye bir birlik gönderirken taarruz iznini de vermişti.
|

23-01-2009, 21:26
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Mekke kuşatmasından dolayı evlerde yiyecek bir şey kalmamıştı. Birçok mahallede bulaşıcı hastalıklar ortaya çıkmıştı. Haber gönderilemiyor, yardım gelmiyordu. Birçok kaynakta, kuşatma altında çok zor günler geçiren Müslümanların binek hayvanlarını, hatta hakaret amacıyla Haccac tarafından kendilerine mancınıkla atılan köpekleri bile yemek zorunda kaldıkları anlatılmaktadır.
Kuşatmanın altıncı ayında yiyecek hiçbir şey kalmamıştı. Yorulan, bıkan, açlıkla baş başa kalan bazı direnişçiler; Abdullah b. Zübeyr'in etrafından ayrılmaya başladılar. Bunların arasında, Abdullah'ın oğullarının dahi bulunduğu kaydedilmektedir. Abdullah durumun çok kötüye gittiğini ve başka bir çıkış yolu olmadığını görmüştü. Teslim olmak yerine ölümü tercih etti. Şehirde yaşanan faciaya bir son vermek ve daha fazla insanın ölmesini engellemek amacıyla bir çıkış hareketi yaptı ve vuruşarak öldü (1 Ekim 692).
Adı zamanla, zulüm ve zorbalıkla özdeşleşecek olan Haccac; büyük bir vahşet ve gururla Abdullah b. Zübeyr'in başını kestirerek önce secdeye kapandı, daha sonra da onun başını Suriye'ye gönderdi. Haccac; haram ayda, haram kılınan bir bölgede kan dökmekten, Allah'ın evini taşa tutmaktan ve Kabe'nin içine sığınan insanları bile katletmekten çekinmemişti.
Kerbela’dan sonra Mekke ve Medine katliamlarıyla Müslüman sahabenin kökü kazınmış sayılırdı. Geride ses çıkacak, karşı koyacak, Müslümanlara önderlik yapacak kimse kalmamıştı. (Belki de karşı devrim tamamlanmıştı)
4790 - Hisam Ibnu Hisan rahimehullah anlatiyor: "Haccac'in hükmen öldürdüğü insanların miktarı sayılmış, 120 bin kişiye ulaştığı görülmüştür."
Tirmizi, Fiten 43, (2221).
|

24-01-2009, 00:03
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Kabe'nin yakılıp yıkılması konusu net olarak anlaşılmamış olabilir, çünkü yazımda yeterince vurgulanmamış.
Önce 683'de Yezid'in zamanında saldırılıyor Mekke'ye ve Kabe'ye.
Bu 1. kuşatmada Kabe'nin duvarları yıkılıyor, ahşap kısımları ve örtüsü yanıyor.
Yezid'in ölümü ve halife seçimi konusunda çıkan karışıklıklar sırasında 9 yıl boyunca Abdullah b. Zübeyr Mekke'de halifelik yapıyor. Bu sıra İslam devleti çift başlı. Bir halife de Emevilerde var.
Abdullah b. Zübeyr, kabe'yi tamamen yıkıp yeniden yaptırıyor.
692 tarihinde, Abdülmelik döneminde Mekke yeniden kuşatılıyor Haccac tarafından.
Şehir ve Kabe yine mancınıklarla dövülüyor. Kabe 2. defa yakılıp yıkılıyor.
Abdullah b. Zübeyr de öldürülüyor.
Bu defa Abdülmelik yıkılan Kabe'yi tekrar yaptırıyor.
Birinci kuşatmada biat etmeyenleri cezalandırmak, ikincide ise iki başlı hale gelmiş islam devletinin Mekke'de halifeliğini ilan etmiş olan Abdullah b. Zübeyr'i devirmek için. Düpedüz iç savaş yani. Üstelik en önemlisi de iç savaş ve taht kavgası kutsal tanımıyor. Ne Kabeymiş, ne kur'an'mış ne sahabeymiş, ezip geçiyor.
|

24-01-2009, 12:16
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Tuhaf bir durum.
Kadir-i mutlak son din olarak islamı seçiyor ve islamı kullarına anlatmak için bir kitap
vahyediyor.
Arapça ve apaçık bir kitap bu.
Ama ne hikmetse daha iki cihan serveri sevgili elçisinin toprağı katılaşmadan kanlı bir
hesaplaşmanın iktidar kavgalarının içine düşüyor.
Sonra bu kavgaların, iktidar hırsının taşıyıcıları islamı dünyaya yayıyorlar.
Gözünü kan bürümüş bir hırsın taşıyıcıları aynı zamanda islamı günümüze taşıyanlar.
Ve bu din barış dini...
Şaka olmalı tüm bunlar.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:11 .
|