
01-10-2005, 11:16
|
|
|
Maneviyatın Anlamı Nedir?
İslamcıların adeta dillerinden düşürmediği maneviyat acaba ne anlama geliyor?
İslamcılar genellikle dinsizleri maddeci olmakla suçlarlar, onlara göre dinsizler maneviyata önem vermezler. Oysa Müslümanlar maneviyata önem verirler.
Öncelikle islamcıların maneviyattan ne anladıklarını inceleyelim. İslamcılara göre maneviyat her şeyden önce allaha ve onun "peygamberina" inanç demektir. Dinsel değerlere inanmak, iman etmektir. Yani İslamcılar maneviyatı dinsel inanca indirgemişlerdir. Diğer manevi değerler sadece bunun çevresindeki süslerdir.
İslamcıların insan maneviyatını dinsel inanca indirgeyen bu sığ görüşleri aslında insan varlığına büyük bir haksızlık, insan ruhuna ihanettir. Çünkü insani değerlerimiz dinsel inançlardan ibaret olmadığı gibi, dinsel inançlar ruhsal zenginlik için bir gereklilik de değildir.
-İnsani değerlerimiz her şeyden önce din, dil, ırk, cinsiyet gibi ayrımlar gözetmeksizin insan varlığına saygı duymaktır. Oysa islam insanları inançlı-inançsız ayrımına sokup düşmanlık duygularının da tohumunu atmakda, böylece insan maneviyatına zarar vermektedir.
-Aşk, insan hayatındaki en önemli duygusal-manevi olgulardandır. İnsanların haremlik-selamlık ayrımına tabi tutulduğu, kadınların kızların kapalı kapılar ardına saklatıldığı, birbiriyle normal arkadaşlık yapmalarının bile günah veya ayıp sayıldığı bir toplum, insan maneviyatınına en büyük darbelerden birini vurmaktadır.
-Mizah ve gülme olgusu da yaşamımızı renklendiren, yaşamdan zevk almamızı sağlayan en önemli manevi öğelerdendir. İslami cemaatlerde hakim olan ciddiyet nedeniyle gülmenin ne kadar az yaşandığını, espritüel insanların "hafif insan" gibisinden yaftalandığını hemen hepimiz biliyoruz sanırım. "Ağır ol molla desinler" anlayışının İslami cemaatlere hakim olduğunu biliyoruz.
-Roman ve öykü yazabilmek de insan maneviyatının önemli özelliklerinden. Türkiyenin en büyük roman-öykü yazarlarından dünyaca ünlü üçünü nasıl sıralarsınız? Ben sıralama yapsam Aziz Nesin, Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk derdim. Hepside dinsiz değilmi? Nobel ödülü almış kaç tane "maneviyatı zengin" müslüman yazar var acaba?
-Şiir. Türkiyenin en büyük, dünyanın da sayılı şairlerinden biri Nazım Hikmet değil mi? AKP hükümeti bile onun değerini veriyor, mecliste şiirleri okunuyor, okul duvarlarını süsleyen Türk büyüklerinden biri yapılması düşünülüyor. Bu büyük şairimiz ateist değilmiydi?
|

14-10-2006, 18:10
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
Senin siralama yaptigin yazarlardan ucuncusu almis baris armaganini. Benim de birinci adayim, Aziz Nesin'dir. Tek basina, senelerce hapishanelerde curume bahasina, dogru bildiklerini anlatmaya calismis halkimiza. Milletini herseyden ustun tutmus, igneleyici uslubunun ardinda, buyuk bir insanlik sevgisini hemen her yazisinda gostermis bir yazar.
*En cok da aydinlardan sikayet etmistir sayin Ezkamonun "bana degmiyen yilan" basligindaki tutumlarindan dolayi. Maneviyatin en alasini anlatmistir hikayelerinde, tabi ki anlayana....
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

15-10-2006, 00:50
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
Bunlara bir iki madde de ben eklemek isterim.
Müzik: İnsanlık binyılların deneyimi ile hayatın içinde her an duyduğumuz çeşitli gürültülerin içinden belli seçmeler yapmış, bunları biraraya getirmiş, bir armoni ve usul yaratmış, büyük bir emekle müzik denilen manevi zenginliği yaratmış. Binbir mücadele ile geliştirilen müzik aletleri haram sayılmış, sadece insan sesine, o da sınırlı bir çerçevede izin verilmiş. Müzik'in insanların ruhsal gelişmesine büyük katkısı olduğu için, çocuklara ninniler söylenir, hatta bir dönem akılhastanelerinde tedavi amaçlı kullanılmıştır. İşte böylesine önemli bir manevi araç üç beş ilahiye ve insan sesine daraltılıp manevi dünyamıza yasaklar konmuştur.
Resim ve heykel: İnsanın bir başka manevi güç kaynağıdır. Tanrıya eş koşuluyor, onun yarattığı şeyin benzeri yapılıyor gibi saçma bir gerici zihniyetle İslam dünyası bu zengin manevi güç kaynağından uzak tutulmuştur.
Doğa ve hayvan sevgisi: Son yıllarda özellikle Avrupa ve Amerika'da gelişen bir manevi güzelliktir bence. İslam'da hayvanlar ve doğa insanlara hizmet etmesi için yaratılmıştır. İnsanı merkeze alan böyle bir anlayışın doğal olarak doğa ve hayvanlar üzerinde her hakka sahip olduğu düşünülür. Hayvanlarda, bitkilerde vb. ruhsal varlık taşıdığı düşünülen ve doğaya, hayvanlara büyük saygı gösteren bazı dinlerle ise (Hinduizm, Şintoizm gibi) açıkça alay edilir. Manevi bir zenginlik olan bir alana son aşırı maddeci ve umursamaz bir yaklaşımdır bu.
|

15-10-2006, 01:49
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
Ahlak:
Bu islamcıların özellikle çok övündüğü bir mevzudur, kendilerini güzel ahlak sahibi görür, dinsizleri ahlaksızlıkla suçlarlar. Onlara göre bir müslüman ahlaklıdır öte yandan bir dinsizi ahlaklı olmaya zorlayacak ilahi bir gerekçe bulunmadığı için onlarda düzenbazlıktan sapık ilişkilere kadar her türlü ahlaksızlık bulunabilir.
Oysa islama karşı çıkan pek çok dinsiz bunu sadece gerçekçi olmak gerekçesiyle değil aynı zamanda ahlaki gerekçelerle yapmıştır.
Kendi adıma konuşayım, bence bir insanın çocuk yaşta kızla birlikteliği son derece bariz bir ahlaksızlık örneğidir ve bu ahlaksızlığı yapmış bir insanın yolunu izlemem, kendi ahlaki değerlerimin buna izin vermemesi sebebiyle mümkün değil.
Ayrıca tanınmış islamcılar da sık sık yaptıkları ahlaksızlıklarla basında yer almaktadır. Örneğin Harun Yahya (Adnan Oktar), süper lüks villasında mankenlerle kokainli seks partisi verirken yakalanmıştır. Bu hiç şüphesiz toplumumuzun ahlak anlayışına taban tabana zıt bir davranıştır.
Buna karşın tanınmış dinsizlerimizin hiçbiri yaptıkları ahlaksızlıklarla gündeme gelmemiştir. (en azından ben hiç duymadım)
Yardımsever Olma:
Bu da islamcıların haksız yere övündüğü bir diğer mevzudur. Tıpkı ahlak örneğinde olduğu gibi kendilerinin inançları gereği otomatik olarak yardımsever olduğunu, dinsizlerin ise sadece kendilerini düşünen insanlar olduğunu savunurlar.
Oysa din kişisel çıkar sağlama, başkalarından çalıp kendi küpünü doldurma aracıdır. Bence dinin en gerçekçi tanımı budur.
Vakti zamanında kendilerini peygamber ilan edenlerin yaptığını günümüzde tarikat liderleri yapmakta ve kandırabildikleri insanları iliğine kadar sömürerek kendilerine muazzam bir yaşam imkanı sağlamaktalar.
Peygamberin hayatını inceleyen ve günümüz tarikat liderlerinin nasıl yaşadığını bilen her insan bu gerçeği görebilir.
Dinsizlerin ise sırf kendilerini yardıma zorlayan ilahi bir gücün bulunmaması sebebiyle sadece kendilerini düşünen insanlar olmaları konusunda en güzel cevap hiç şüphesiz ünlü dinsizimiz Aziz Nesin'dir.
Ülkemizdeki her müslüman bu dinsizimizin binde biri kadar yardım sever olmayı başarsa Türkiye gerçekten cennet olurdu. Kendisi asla lüks villalarda oturmamış, son model arabalara binmemiş. Son derece mütevazi ve zaman zaman da ciddi maddi sıkıntılarla dolu yaşamına karşılık bağışladığı miktarlar inanılmaz boyutlara ulaşmış ve şu anda bile onun yardımları pek çok insanın hayatını değiştirmeye devam etmekte...
m.kara
|

15-10-2006, 04:49
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Sep 2006
Mesajlar: 21
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
En büyük maneviyatsız çok yüce olan allahtır. Çünkü vahşeti önleyeceği
yerde gönderdiği kitaplarla ona kılıflar uydurmuştur.Luta en büyük ahlaksızlığı yaptırmış kızlarıyla çiftleştirmiştir.İbrahime peze....lik yaptırmıştır.İsayı gayri meşru olarak dünyaya getirtmiştir.Muhamede yaptırdığı ahlaksızlıklar saymakla bitmez.Bunlara bakarak hangisini örnek almalıyızki maneviyatlı, ahlaklı olalım.Aziz NESİN'in dediği gibi yeryüzünde ilk peze...liğin karesini ibrahime yaptırmıştır.(Aziz nesin.Büyük grev)
*
ONUN KANUNLARI YERYÜZÜNDE YOK OLMADIKÇA İNSANLIK KURTULAMAZ
|

15-10-2006, 05:38
|
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
Maneviyat olgusunu daha iyi değerlendirebilmek için bence her kes yaşadığı yörede bir gözlem yapsın. Bir maneviyatı temel almış bir dindarı, bir de maddeyi temel alan bir dinsizi gözlemleyin. Aralarındaki farkı çok net bir şekilde görürsünüz. *Ha kişiler bunu ortaya çıkarmakta yetersiz kalıyorsa demokrasilerde çare tükenmez. Bu sefer aynı şekilde ülkelere bakın. Yine aralarındaki farkı çok net bir şekilde görürsünüz. Ondan sonra da kimse kalkıp da bana maneviyat şöyledir maneviyat böyledir martavalına sarılmasın.
Ben bu insanları anlayamıyorum. İnsanı, dünyayı kim yarattıysa umurumda değil. Şimdi bu dünyanın merkezinde biz insanlar varız. Eğer insanı Allah yaratmışsa bile varlığını biz insanlara borçludur. Biz olmazsak onun bir anlamı olacak mı? Biz olmasaydık o olacak mıydı?
O bizi yarattı. Biz de onu yaşatıyoruz. Tamam ödeştik.  *Mübarek artık kenara çekil.
Aklımız var mantığımız var. Müsade et de bunları kullanalım. Yani bir iyilik yaptıysan bunu da burnumuzdan getirme ki... Tutturmuşun bana kulluk yapın diyorsun. Hayır efendim ben bu dünyaya kul olmak için gelmedim. Ben bu kulluğu sana değil de insanlara yapmak istiyorum. İnsanlığın kulu kölesi olmak istiyorum. *
Bundan hareketle diyorum ki maneviyatımızın ağırlığını allah oluşturmasın. Allahın yerine insanlığı koyalım. Şimdiye kadar allahı koydular da ne oldu? Demek ki bu işte bir yanlışlık var. Allahla olmuyor. O zaman bunun peşinden gitmenin bir anlamı var mı?
Ey insanoğlu! Gelin bu maneviyata allah yerine insanlık değerlerimiz olan sevgi, saygı, barış, kardeşlik, huzur ve mutluluğu koyalım. Allaha tapar gibi bir de bunlara tapalım. Ne kaybımız olur ki...
|

15-10-2006, 07:00
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
Sevgili Ezkamo, senin,benim gibilerin bir kaybi olmaz da bu isten gecinenlerinki cok buyuk olur.Bu da onlarin isine gelmez, biz insanlik diye yirtindikca, onlar zindiklar diye bagirmaya devam edecektir.
* Donup dolasip egitimde dugumleniyor hersey.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

15-10-2006, 12:20
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
tanrı aslen bır politikacıdır...
politikacıların hepsi aynıdır. ortada nehir yokken o kente mutlaka köprü yaptıracaklarını vaat ederler.
soru : bir politikacı ne zaman yalan söyler?
cevap : konuşmaya başladıgı zaman.
http//dolfen.blogcu.com/
Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
|

15-10-2006, 13:01
|
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
"Kalktık Horasan'dan sökün eyledik. Kırmızı yakut gözlü atlarımızı Sind suyuna, Nil boyuna sürdük. Memleketler, kaleler, şehirler aldık. Devletler kurduk. Harran ovasına, Mezopotamya'ya, Arabistan çölüne, Anadolu'ya, Kafkas dağlarına, Genç Rus bozkırlarına, kartallar gibi indik. Yüzyıllar geçti, parça parça bölündük, küçüldük..."
* *"Binboğalar Efsanesi", yüzyıllar süren bu bölünmenin, bu küçülmenin kısa bir öyküsüdür. Ve aslında bu öykü, bugün varlık yokluk noktasında yaşayan hemen tüm Anadolu halklarının öyküsüdür.
* *Yaşar Kemal, Binboğalar Efsanesi'nde Çukurovalıyı, Çukurova'nın Yörüğünü, Türkmenini kendine has üslubuyla anlatıyor. Çukurova'nın Türkmenlerinin, Osmanlı'dan Cumhuriyete uzanan varoluş kavgaları, kültürlerini baskı, şiddet, asimilasyon sonucu toprağa bağlanarak yaşatamaz hale gelmeleri, gözünüzün önünde şöyle bir canlanıveriyor.
* *"1876'da Türkmen ile Osmanlı arasında Çukurova'da bir savaş oldu. Osmanlı Türkmeni yerleştirmek, toprağa çakmak, ondan vergi almak, onu asker etmek istiyordu. Türkmense buna karşı koyuyordu. Dövüş beter oldu. Bu dövüşte Türkmenler yenildi. O gün bugündür bu yenilginin acısı, iskanın kepazeliği hiç bir Türkmenin yüreğinden çıkmaz.
* *Savaşta yenilmelerine, zorla iskan edilmelerine, sürüklenmelerine karşın Türkmenlerin hepsi buna boğun eğmedi. İskandan sürgünden kaçanlar, gene eski yaşamlarını, konup göçmeyi sürdürdüler."
* *Yörükler yenilirler bu savaşta. Kılıçtan geçirilirler. Büyük çoğunluğu iskan edilir. Kaçanlar ise yörük kültüründe diretirler.
* *Kitapta asıl olarak 1935-1945 arası süreç anlatılsa da tarih o günde kalmıyor ve geriye Osmanlı'nın zulmüne gidiyor, sonra bu zulmün Türkiye Cumhuriyeti yönetimleri tarafından devam ettirilmesi geliyor.
* *Çukurova Yörüğü yazın yaylalarda, kışın ova ve kışlaklarda yaşarlar. "Yörükler Yörük olduklarından beri" bu böyledir. Ancak üzerlerinden zulmün, baskının eksik olmaması sonucunda Yörükler yerleşik hayata geçmeye, köyler kurmaya başlarlar. Bu durumdan dolayı Yörüklerin sayısı gün geçtikçe azalır.
* *Romanda anlatılan bu azalıştan "arta kalmayı" başarabilenlerden biri olan Karaçulcu obasıdır. Karaçulcu obası nereye konsa, nerede hayvanlarını otlatsa, nerede bir tas su içip mola verse bir sahibi çıkar. Ve bedelini, ayak bastı kirasını ister. Her isteyen de almadan gitmez... Vermeseler, ödemeseler ya terk etmeleri söylenir ya da jandarma çağırılarak dövülüp sövülüp atılırlar. Adeta Çukurova Yörüklere yasaklanır, yaşam hakkı tanınmaz.
* *Dertlerini bir obalıya anlatırlar ve sorarlar "bu topraklar kimin?" diye. Obalı "hiç kimsenin ya da sizden başka herkesin" diyerek cevap verir. Konup göçecek bir toprak çok görülmüştür onlara.
* *Olan biten Yörük-yerli halk çatışması gibi görünse de, çatışma aslında Yörüklerin yoz bencil yaşamı reddetme, zulme boyun eğmeme, devletin yasalarını tanımama, baskısı altına girmeme mücadelesidir. Devletin amacı bu insanların mutlu bir yaşam sürmesini sağlamak değil, Kozanoğullarını, Dadaloğullarını çıkaran bir halkı kontrol altında tutup vergi almak, asker yapmaktır.
* *Adı "eşkıya" diye anılır Yörüklerin. Çukurova'da, Isparta'da, Ege'de, Aydın'da. Evet eşkıyadır Yörükler. Yaşadıkları dönemde mevcut sistemin uygulamalarını karşı çıkıyorlardı. Ağanın, beylerin zulmüne karşı eşkıyadırlar. Onurlarına, namuslarına el uzatıldığı için eşkıyadırlar. Emekleri çalındığı için eşkıya olup, yaşadıkları sistemi tanımamışlardır. Bu isyanlara en güzel örnek Dadaloğlu, Kozanoğlu'dur. Saraylara, sultanlara isyan edip çıkmışlardır dağlara.
* *Anadolu'nun parlak, güzel sayfalarıdır onlar. Ve egemenlerin bizden hep sakladığı sayfalar. Sürgünler, ihanetler, gayri-meşru zenginleşmeler, kültürün, geleneğin eriyip gitmesi... vardır bu sayfalarda.
* *Yörükler, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen umutlarını yitirmemiş, sürekli mücadele etmiş, kendi kültürlerine sarılmışlardır. Ancak mücadele hiçbir zaman güçlü bir karşı koyuşa, isyana da dönüşememiştir. En sonunda dayanacak güçleri kalmadığı, direnemedikleri için geleneklerini sürdürememiş, çadırları yıkmak, yerleşik hayata geçmek zorunda kalmışlar.
* *Ama hala konup göçenleri vardır. Yerleşenlerin bile yürekleri yayla yayla hala konup göçmektedir. Konup göçmekte ve Dadaloğlu'nu, Kozanoğlu'nu arayıp durmaktadır...
Maneviyat Yaşar Kemal'in "Binboğalar efsanesi" isimli eserinde ki yazın yazlak ve kışın kışlaktan başka istemleri olmayan o ülkem insanlarının içindeki,obanın demircisinin tam 4 yıl boyunca kartal kanı ile işlediği kılıcı Cumhurbaşkanına sunduğu zaman yazın yazlak kışın kışlak istemine hiç bir cevap verilmediğinde;içindeki çaresizliği ve yıkılmışlığı tüm zerrelerimde hissederek kendimi onun gibi hissettiğim şey mi acaba ?
|

15-10-2006, 15:09
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Mar 2006
Bulunduğu yer: şirrinmişirrin egemino canlıuzurlu bi sayilgassabasının şirim bi beldesimden tefrişediyom sitteye.
Mesajlar: 1.168
|
|
Re: Maneviyatın Anlamı Nedir?
Dertlerini bir obalıya anlatırlar ve sorarlar "bu topraklar kimin?" diye. Obalı "hiç kimsenin ya da sizden başka herkesin" diyerek cevap verir. Konup göçecek bir toprak çok görülmüştür onlara.
* Olan biten Yörük-yerli halk çatışması gibi görünse de, çatışma aslında Yörüklerin yoz bencil yaşamı reddetme, zulme boyun eğmeme, devletin yasalarını tanımama, baskısı altına girmeme mücadelesidir. Devletin amacı bu insanların mutlu bir yaşam sürmesini sağlamak değil, Kozanoğullarını, Dadaloğullarını çıkaran bir halkı kontrol altında tutup vergi almak, asker yapmaktır.
Psiko abim*-elşine salık ne güzel şeyler yazmışın*-saol.Bi yörük coçuu olarak okudum.Benim anam tarafı balkan-*babam yörük .bende kandan dolayı yörüküm.
Orda yazmışınya abim.doru deil o cümle..
"hiç kimsenin ya da sizden başka herkesin
öle deil abim öle bakmıyos biz..
BİZİM BU TOPRAKLAR ::BİZİM..
burda yaşayan bi çok insanın vatanı..kürdün..lazın..çerkeşin..hattam rumun..
ama en çok BENİM VATANIM benim CAN VATANIM..
bin yıl önce gelip yerleşmişiz..koca bin yıll artık tamamıyla bizim bu vatan..tamamıyla bizim..
taa türkmenistandan gelip..dağ taş aşıp..korumak için can verdiimiz*-öldüümüz üldürdüümüz...canımız-kanımız-namusumuz..VATANIMIZ bu bizim..biz YÖRÜKLERİ vatanı bu..Türkün atası olan yörüün bu vatan..bakma sen oSmannı arada yedii kaba çısmışsada..müim deil..her kardeş bazi kardeşine yannışlık yapar.biz unuttuk oSmannının aslını inkar yapışını..oSmannı öldü..ATATÜRKÜM çıktı..o bize kim olduumuzu göstertti..
Bu vatan için
*-Bize savaşmayı deil.
ÖLMEYİ EMREDEREK*- bu vatan saip yaptı.
Yörüklüümle iftaar ediyom..hiç saklamıyom..yörükolu yörüküm..
Ne mutlu bana..
Bu güzel yazından dolayı saol..ben fıssat bulursam bu romanı bulup okucam.çok güzelmiş.saol abim.
Maneviyat bence insan olduunu-kim olduunu bilmektir.
kardeşin cemal.
'Biri senin hakkında kötü bir şey söylerse
sakın kızma ama şöyle karşılık ver:
Hakkımda bunu söyleyen hiç şüphesiz başka kusurlarımı bilmiyormuş.
Bilseydi, sadece bunu söylemekle kalmazdı!'
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:14 .
|