Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 14-02-2009, 00:07
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Yeni Dengeler mi ?

İki haber asacagım buraya. Birincisi :

http://www.ekolay.net/haber/haber.as...haberid=594877

Bir digeri ise Abdullah Gülün Rusya ziyareti , Eşi ile ilgii haberi boş verin :

http://www.ekolay.net/haber/haber.as...haberid=594742

Rusya ile Türkiye arasındabir protokol imzalandı. İşbirligi protokolu.

Tartışalım.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-02-2009, 00:36
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

Ben bir alıntıyla başlıyayım,

Cumhuriyet 13.02.2009BIÇAK SIRTI
EROL MANİSALI
2002’de Darbe Geldi, Şimdi Gül Moskova’ya Gidiyor
2002’de Ecevit darbe yedi. 2002’deki Moskova teması,”Ecevit’e karşı darbeyi getirdi. 2002’de ABD’nin Irak’ı işgal planlarına destek vermeyi reddeden ve Rusya ile işbirliğini geliştirerek denge politikası kurmak isteyen Ecevit hükümeti,sivil bir darbe ileçökertilmiş ve AKP’nin gelişi sağlanmıştı.
-Ecevit 14 Ocak 2002’de ABD’ye zoraki bir ziyaretyaparken asker Moskova’da işbirliği temaslarını sürdürüyordu. Irak’ı işgale hazırlanan ABD ve İngiltere, Ecevit’ten destek alamayınca düğmeye bastılar.
-Tam da bu aylarda, 7 Mart 2002’de MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, Rusya ile işbirliği yapılarak Batı’nın dengelenmesinden söz ediyordu. Asker BOP’a karşı çıkıyor ve dengeli bir politikayı tercih ediyordu.
-Kaderini ABD’ye bağlayan “kimi büyük patronlardevreye sokuldu, medya hazırlandı.
Türkiye’nin de hedefte olduğu BOP’u destekleyecek bir yönetim getirilmeliydi. Denge politikası isteyenler, BOP’a karşı çıkanlar, ulusal bir duruş sergileyenler ABD’nin (ve Batı’nın) hedef tahtası olmuşlardı.
Ecevit hükümeti devrilmese Putin 2002’nin sonbaharında Ankara’ya gelecek ve kapsamlı bir işbirliği anlaşması yapılacaktı. Hükümetin, içinden sabote ettirilerekadeta bir sivil darbe ile dağıtılmasının hedefinde, denge politikalarını savunan ulusalcılarıntasfiyesi vardı. Ve bu yapıldı.
-Yerine Amerikancı, BOP’u savunan, denge politikaları yerine siyasal İslamı öne çıkaran bir yönetimin gelmesi sağlandı. Tayyip Erdoğan Başbakan, Abdullah Gül Dışişleri Bakanı oldular.
İktidara gelen yönetim ABD, İngiltere ve İsrail’in bütün taleplerini, Meclis’te reddedilen 1 Mart tezkeresi hariç, yerine getirdiler. Ancak hükümetin desteklediği Amerikancı (ve İsrailci) Ortadoğu politikaları AKP’de ve Türkiye’de bölünmelere neden oldu; halkın büyük çoğunluğu ABD, İngiltere ve İsrail’e karşıydı. Davos’taki Erdoğan-Peres kavgası, hükümetin izlediği politikaların, Türkiye’nin ulusal çıkarları ile çatışmasının bir sonucudur. Erdoğan dahi saf değiştirme ihtiyacını duydu, en azından bu görüntüyü verdi.
Ve 2009’da Gül Moskova’da…
Türkiye ve Rusya bölgenin iki önemli devleti; aralarındaki ilişkilerin geliştirilmesi çok doğal. Karadeniz’de, dış güçlere karşı çıkarlarımız ortak”, Kafkasya’da, Fener Patrikhanesi’nde taleplerimiz örtüşüyor. Doğalgaz konusunda Rusya’ya ihtiyacımız var. Ve iş çevrelerimiz için Rusya pazarı yaşamsal önem taşıyor.
Rusya ile ilişkilerimizin gelişmesi ABD’yi (ve AB’yi) rahatsız ediyor. Çünkü onlar, kendi himayeleri altında bir Türkiye’nin devamını istiyorlar. Sorun Türkiye’yi yöneten oligarşilerin Atatürk’ten sonra, Batı’nın denetimi altına sokulmalarından kaynaklanıyor.
-1960’ta Menderes Moskova’ya gitmeyi planladığı için darbe körüklendi.
-Demirel, Sovyetler Birliği ile kapsamlı iktisadi işbirliğine soyunduğu için 12 Mart 1971 faşist darbesi Amerikancılar tarafından hazırlandı.
-12 Eylül darbesi piyasacı, Batıcı, sermayeci ve dincibir kompozisyonun altyapısını sağlamak için ABD tarafından yapıldı.
- 2002’de Ecevit, Cumhuriyeti ve Lozanı ayakta tutabilmek amacıyla denge politikasına yöneldiği için hükümete sivil darbe gerçekleşti”. İddianamelerde de açıkça belirtildiği gibi, Rusya ve Avrasya ile işbirliğinin geliştirilmesi yoluyla denge politikasını savunanlar, suçlanmaktadırlar. İşin arkasında kimlerin olduğu açıktır.
Ve şimdi de Abdullah Gül Moskova’da. Yoksa 2002’de ABD (ve Batı) tarafından engellenen denge politikası için yeni bir adım mı atılıyor? Eğer böyleyse, Amerikancılar hariç, bütün Türkiye bunu destekler. Çünkü Türkiye’nin tek parça kalabilmesi, Lozan’ın ayakta tutulabilmesi buna bağlıdır.
Ortada küçük bir sorun var; acaba AKP yönetimi, ülkenin ulusal çıkarlarını gözeterek, ABD’ye rağmen bunu yapar mı? Özellikleyapabilir midemedim, çünkü yaptığınız zaman karşınızdaki sizin, nerede ve niçin durduğunuzu anlayacaktır.
Güney Amerika’ya bakın, görürsünüz.

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:01 .