Muhsin yazıcıoğlunun mitinge giderken bir helikopter kazası geçirip,günlerce aranılmasına rağmen bir türlü bulunamaması ve hayatını kaybetmesi,bu olayın ardında bir suikast girişimi olabileceğini düşündürtüyor..
Bu konu seçimin araya girmesinin heyecanıyla fazla tartışılmamış olsa da önümüzdeki günlerde ele alınacağını düşünüyorum..
Ali Bulaç da aynını düşünmüş olmalı ki bazı çıkarımlar yapmış;
Ali Bulaç'ın yazısının ilgili bölümü..
Evet, helikopter olayı tabii ki salt bir kaza olabilir. Ama 'tuhaf" gelen bazı noktalar var:
1) Yazıcıoğlu, helikoptere binmek isteyen biri değil. Basına da yansıdığı kadarıyla, bunu kendisine teklif edenlere, "Beni öldürmek mi istiyorsunuz?" demişti.
2) Bu model helikopterlerin çok güvenli olmadığı yolunda söylentiler var, acaba kiralanırken yeterince araştırmalar yapıldı mı?
3) Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını almadan önce helikopterin bulunduğu yerden ayrılıp bir müddet sonra döndüğü söyleniyor. Helikopter sadece yakıt mı aldı, kimler yanına yaklaştı?
4) Helikopterin düştüğü bilgisinin gelmesiyle ciddi olarak aramalara başlanması arasında geçen zaman aralığı ihmal edilmeyecek kadar önemli. Bu arada bir tür "bilgi kirliliği" ortalığı kapladı, helikopterin bulunduğu, yaralıların Kayseri'de tedavi altına alınmak üzere yola çıkarıldığı söylendi. Ciddi arama, karanlık bastıktan sonra başladı. Bu bilgileri kim ve hangi amaçla yaydı?
5) İlk aramada yanlış koordinatların kullanıldığı söylendi, 1,5 gün sonra başka yönde arandı. Bu, bariz bir hata değil mi?
6) Bunca dinleme sistemleri ve yüksek teknolojinin geliştiği bir dünyada –Ergenekon davasında bu teknolojinin ne kadar başarıyla kullanıldığını görüyoruz- koca bir helikopterin ve cep telefonları olan beş kişinin –İHA muhabiri 112'yi arayıp dakikalarca konuşuyor- bulunamaması 'tuhaf' değil mi?
http://www.haber7.com/haber/20090328...uhafliklar.php
Komplo teorileriniz nelerdir?Yoksa bu sadece bir kaza mıdır?
Saygılar